GÜNDEM - 14 Ocak 2026 Çarşamba 16:03

Rektör Altun’dan KAYSO yönetimine ’bilgilendirme toplantısı’

A
A
A
Rektör Altun’dan KAYSO yönetimine ’bilgilendirme toplantısı’

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun tarafından Kayseri Sanayi Odası (KAYSO) Yönetim Kurulu Üyelerine ERÜ’de tamamlanan ve devam eden projeleri anlatan bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan Rektör Prof. Dr. Altun, 800 yataklı yeni ERÜ Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin projesinin tamamlandığını söyledi.


Düzenlenen toplantıya Rektör Prof. Dr. Fatih Altun’un yanı sıra, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Oktay Özkan, Prof. Dr. M. Hakan Poyrazoğlu ve Prof. Dr. Cevdet Kırpık, KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, KAYSO Meclis Başkanı Abidin Özkaya, ERÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. İbrahim Narin, Genel Sekreter Yardımcıları Prof. Dr. Afşın Alper Cerit ve Dr. Oktay Musa Kayırga ile KAYSO Yönetim Kurulu Üyeleri katıldı.


Toplantıda konuşan Rektör Prof. Dr. Fatih Altun, ERÜ’de tamamlanan ve devam eden projeler hakkında bilgi verdi. Proje ihalesi tamamlanan 800 yataklı Eğitim ve Araştırma Hastanesi hakkında bilgi veren Rektör Prof. Dr. Altun, yapılacak olan hastane binasının 190 bin 269 metrekare alanda 390 adet sismik izolatörlü 12 katlı bir bina olacağını söyledi. Konuşmasında projenin dört mevsim yeşil ve sulama gerektirmeyen çatı örtüsü ve güneş panelleri ile kendi tükettiği elektriği de üreteceğinin altını çizen Rektör Prof. Dr. Altun, 816 araçlık kapalı 340 araçlık da açık otoparka sahip bir bina olacağını sözlerine ekledi. ERÜ’de tamamlanan projeler hakkında da bilgi veren Rektör Prof. Dr. Altun, Diş Hekimliği Fakültesi Diş Hastanesi’nin tamamlandığını ve önümüzdeki günlerde açılışının gerçekleştirerek, 399 diş ünit sayısı ile Türkiye’nin en büyük diş hastanesi olacağını belirtti.


Üniversite kampüsünde yenilenebilir enerji projelerine de önem verdiklerine dikkat çeken Rektör Prof. Dr. Altun, açık otoparkların üzerine kurulan güneş panelleri ile 2 MW’lık üretim yatırımını tamamlayarak, üniversiteye büyük bir kazanım sağladıklarını söyledi. Kaba inşaatı tamamlanan Aşı Araştırmaları ve Geliştirme Binası hakkında da bilgi veren Rektör Prof. Dr. Altun, binanın vizyon projelerden birisi olduğunu ve bina tamamlandığında klinik faz çalışmaları için aşı antijeninin üretilebileceği büyük bir merkez olacağına dikkat çekti. Erciyes Teknopark bünyesindeki Erciyes Teknopark ikinci geliştirme bölgesinin inşaat çalışmalarında da sona geldiğinin altını çizen Rektör Prof. Dr. Altun, 68 bin metrekare alanda prototipleme yapılacak hangar ofis şeklinde bir proje olduğunu söyledi.


ERÜ’de devam eden projeleri de anlatan Rektör Prof. Dr. Altun, 28 yıldır kullanılan merkez kütüphanede onarım ve tadilat çalışmalarının devam ettiğini ve 150 Milyon TL’lik bir onarım ve yenileme bütçesinin ayrıldığını vurguladı. Rektör Prof. Dr. Altun, konuşmasında şunları kaydetti:


"Çağdaş dijital ağırlıklı, dönüşüm olan ve mimari dezavantajları ortadan kaldırıp kullanım kapasitesini yüzde 50’ye kadar artırarak, bireysel çalışma alanlarına kadar oluşturduğumuz bir proje olarak inşallah Nisan veya Mayıs ayında kütüphanemizi kullanıma tekrar açmış olacağız."


Konuşmasında planlanan projeler hakkında da bilgi veren Rektör Prof. Dr. Altun, Öğrenci Proje Merkezi, Milli Teknoloji Atölyesi kuracaklarına dikkat çekti. Öğrenci Proje Merkezi, Milli Teknoloji Atölyesi için, "Üniversitemiz için gençlerimizin sanayiye entegresi noktasında çok ciddi öneme sahip bir proje" diyen Rektör Prof. Dr. Altun, "Öğrencilerimiz proje süreçlerinde özellikle proje yarışmalarına çok dahil oluyorlar. Buralarda kendilerini desteklememiz gerekiyor. An itibariyle öğrenci bu proje hazırlığı yapan takım sayısı 63-64’e ulaşmış durumda. Son TEKNOFEST’te biz 51 branşın 49’unda vardık. 27 branşta finallere kaldık. 12 branşta ödüller aldık. Aslında bu öğrencilerimize, gençlerimize önem verdiğimizde olayın nereye gittiğini bize göstermiş oluyor" diye konuştu.


Öğrencilerin gün boyu kampüste kaliteli zaman geçirmeleri için de Öğrenci Yaşam Merkezi kuracaklarının altını çizen Rektör Prof. Dr. Altun, "Öğrenci yaşam merkezi özellikle içerisinde tiyatro gösterilerinin yapıldığı, küçük marketlerin olduğu, orada kütüphane olarak da öğrencinin oturup kitap okuyabileceği imkanları sunan bir butik bir proje" şeklinde konuştu.


KAYSO Başkanı Mehmet Büyüksimitci de konuşmasında Erciyes Üniversitesi ile her zaman gurur duyduklarını belirterek, Rektör Prof. Dr. Fatih Altun ve yönetimine özverili çalışmalarından dolayı teşekkür etti.



Rektör Altun’dan KAYSO yönetimine ’bilgilendirme toplantısı’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kuş besleyenlere kritik uyarı: Akciğerde geri dönüşümsüz hasar riski Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Gör. Aliye Gamze Çalış, halk arasında "kuşçu akciğeri" olarak bilinen Hipersensitivite Pnömonisi’ne ilişkin uyarılarda bulundu. Tanı konulmasına rağmen kuş beslemeye devam edilmesinin ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirten Çalış, "Akciğerde ilerleyici ve geri dönüşümsüz sertleşme gelişebilir, bu tablo solunum yetmezliğine kadar ilerleyebilir" dedi. Evde kuş beslemek, çatıda kuşların barınması ya da kuş pisliği temizliği sırasında ortaya çıkan partiküller, akciğer sağlığını tehdit edebiliyor. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Gör. Aliye Gamze Çalış, özellikle kuş tüyü ve dışkısına maruziyetin Hipersensitivite Pnömonisi’ne neden olabileceğini belirterek, hastalığın çoğu zaman grip ya da astımla karıştırıldığına dikkat çekti. Ev ortamındaki görünmeyen tehlike Kuşlara ait tüy, dışkı ve deri döküntülerinde bulunan antijenlerin solunum yoluyla akciğerlere ulaşmasının bağışıklık sistemini tetiklediğini ifade eden Çalış, "Kuşların tüyleri, dışkıları ya da deri döküntülerindeki antijenler inhale edildiğinde, akciğerlerimiz bunları yabancı madde olarak algılar. Bu durum bağışıklık sisteminin reaksiyon vermesine yol açar. Oluşan immünolojik yanıt sonucunda akciğer dokusunda sertleşme ortaya çıkabilir" dedi. Akut form grip gibi başlıyor Hipersensitivite Pnömonisi’nin akut ve kronik olmak üzere iki farklı klinik tabloda görülebildiğini belirten Çalış, akut formun temas sonrası saatler içinde gelişebildiğini söyledi. Çalış, "Kuşla temasınızdan yaklaşık 4-8 saat sonra grip benzeri semptomlar ortaya çıkabilir. Burun akıntısı, ateş, öksürük ve kırgınlık en sık görülen şikayetler arasında yer alır" şeklinde konuştu. Kronik form sinsi ilerliyor Uzun süreli maruziyetin daha ciddi bir tabloya yol açabileceğini vurgulayan Çalış, kronik formda belirtilerin yavaş geliştiğini ifade ederek, "Kronik formda hastalık yıllar içinde sinsi şekilde ilerler. Hastalar genellikle efor dispnesi, kuru öksürük ve gece tıkanma hissi tarif eder. Bu form daha ağır seyredebilir ve kalıcı hasar riski taşır" dedi. Birçok hasta astım zannediyor Semptomların farklı hastalıklarla karıştırılabildiğine dikkat çeken Çalış, "Tahminimizden çok daha fazla hastayla karşılaşıyoruz. Hastaların önemli bir kısmı kendini astım hastası zannediyor ya da uzun süre grip tedavisi alıyor. Bu nedenle doğru anamnez hayati önem taşıyor" ifadelerini kullandı. ‘Buzlu cam’ Tanı sürecine ilişkin bilgi veren Çalış, değerlendirmede kuş besleme öyküsünün belirleyici olduğunu kaydetti. Çalış, "Muayene sonrası akciğer grafisi, gerekirse yüksek çözünürlüklü tomografi (HRCT) çekiyoruz. Tomografide bizim için anahtar bulgu ‘buzlu cam’ görünümüdür. Kuş maruziyeti öyküsüyle birlikte bu bulgu tanıyı güçlü şekilde destekler" dedi. Kesin tanı için solunum fonksiyon testi ve bronkoskopi uygulandığını da sözlerine ekledi. Tedavide en kritik adım, antijenden uzaklaşmak Çalış, tedavi sürecinde en kritik adımın antijen maruziyetinin tamamen sonlandırılması olduğunu vurgulayarak, "En önemli şey antijenin uzaklaştırılmasıdır. Hayvanlarımız ve hobilerimiz elbette kıymetli ancak nefesimiz çok daha kıymetli. Bu nedenle hastalığa neden olan kuşlardan bir an önce uzaklaşmak gerekir. Kuşu başka odaya almak ya da bahçeye çıkarmak çözüm değildir. Tüy ve partiküller havada dolaşmaya devam edeceği için inhalasyon sürer ve hastalık tekrarlayabilir. Bu yüzden tamamen uzaklaşmak gerekir. Sadece bu önlem bile tedavi başarısında önemli bir katkı sağlar" dedi. Antijenin ortadan kaldırılmasının yeterli olmadığı hastalarda ilaç tedavisine başvurduklarını belirten Çalış, "Gerekli durumlarda yaklaşık 3 ay süreyle, hekim kontrolünde kortikosteroid tedavisi uyguluyoruz. Bazı hastalarda daha dirençli bir tablo görülebiliyor. Bu durumda bağışıklık sistemini daha güçlü şekilde baskılayan ilaçlar kullanmamız gerekebilir. Tedavi sürecinde hastalarımızı düzenli aralıklarla akciğer grafisi, solunum fonksiyon testi ve klinik muayenelerle takip ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Hobilerimiz kıymetli ama nefesimiz daha kıymetli" Tanı konulmasına rağmen önlem alınmamasının ciddi sonuçlara yol açabileceğini ifade eden Çalış, şöyle devam etti: "Akciğerde ilerleyici ve geri dönüşümsüz sertleşme gelişebilir. Bu durum bir süre sonra solunum yetmezliğine, oksijen cihazı kullanımına, hatta yoğun bakım ihtiyacına kadar ilerleyebilir." Çalış, kuş besleyen ve nefes darlığı ile öksürük şikayetleri bulunan kişilere göğüs hastalıkları hekimine başvurma çağrısı yaptı.
Konya Konya Ramazan ayına hazır Konya İl Müftüsü Prof. Dr. Ali Öge, Ramazan ayı vesilesiyle gerçekleştirilecek hizmetlerle ilgili hazırlıkların tamamlandığını söyledi. Diyanet İşleri Başkanlığı ve Konya İl Müftülüğü tarafından Ramazan ayı içerisinde gerçekleştirilecek faaliyetler ile vaaz ve irşat hizmetlerine yönelik basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan İl Müftüsü Prof. Dr. Ali Öge, "Başkanlığımız her yıl Ramazan ayında toplumda duyarlılığı ve farkındalığı artırmak amacıyla belirli temayı kamuoyunun gündemine taşımakta ve belirlenen tema etraflı bir şekilde ele alınmaktadır. Bu meyanda, 2026 yılı Ramazan ayı teması ’Ramazan, Cami ve Hayat’ olarak belirlenmiştir. Ramazan, ’vaktin kıymetini bilme’ şuurunu pekiştirirken; cami, ’mekanın vahdete açılan kapısı’ olarak birlik ruhunu canlı tutar. Bu iki unsur bir araya geldiğinde ’hayat’ ibadet iklimine bürünür. İşte bu dönüşüm mübarek Ramazan ayının bereketinin en bariz yansımalarından biridir" dedi. Prof. Dr. Ali Öge konuşmasına şöyle devam etti: "Ramazan ayı boyunca; müftülerimiz İlahiyat Fakültesi öğretim üyeleri, Selçuk Dini Yüksek İhtisas Merkezi ve Konya Dini İhtisas Merkezi müdürlüklerimiz ile öğretim görevlileri, din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenleri, vaizlerimiz ve emekli müftülerimizden oluşan vaaz ve irşat ekipleri camilerimizde cemaatimizle buluşacak. Ramazan boyunca ilimizdeki tüm camilerimizde (3 bin 275 cami) sabah namazı başta olmak üzere belirlenen vakitlerde mukabeleler okunacaktır. Kapu Camii’nde öğle namazı öncesi Kurra Hafız hocalarımızın katılımıyla mukabele programı düzenlenecektir. Bu yıl il genelinde merkez ilçelerde 40, taşra ilçelerde 31 olmak üzere toplam 71 camide hatimle teravih namazı kılınacaktır. Hatimle teravih kılmak isteyen vatandaşlarımız için bu camilerimiz hizmet verecektir. Ayrıca Aziziye Camii’mizde ’Enderun’ usulü ile teravih programları icra edilecektir. Ramazan ayının son on gününde ilimiz genelinde belirlenen 360 camimizde itikafa girilebilecektir. Ramazan ayının ruhunu yaşatmak amacıyla ilimizde bu yıl 16 camimize mahya asılacaktır" diye konuştu.