SAĞLIK - 05 Mayıs 2026 Salı 14:46

Yedikleriniz kokunuzu değiştiriyor

A
A
A
Yedikleriniz kokunuzu değiştiriyor

Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, özellikle yaz aylarında terleme problemi ile gelen hastaların en büyük şikayetlerinin kötü koku olduğunu söyleyerek, "Kötü koku çoğu zaman ter ile değil hastaların ne yediği ile alakalı oluyor" dedi.


Özellikle yaz aylarında ortaya çıkan terlemelerin ikiye ayrıldığını söyleyen Dermatoloji Uzmanı Dr. Muhammed Burak Yücel, "Yaz aylarının gelmesiyle birlikte hastalarımız, özellikle terleme problemleriyle bize sıkça başvuruyorlar. Tabii terlemeyi tıp literatüründe biz hiperhidroz tanısı olarak biliyoruz. Öncelikle bunu ikiye ayırmak lazım. Birincisinde sekonder yani altında bir sebep olan terleme sebeplerine bakmak lazım. Özellikle tiroid hastalıkları, diyabet, enfeksiyonlar, kullanılan ilaçlar ve tüketilen yiyeceklerle ilgili bölgesel değil ancak genel bütün vücutta gördüğümüz terlemelerin altta yatan sebeplerini biz bu alt başlıklarda mutlaka araştırıyoruz. Dahiliye uzmanlarıyla, endokrin uzmanlarıyla birlikte ve hastanın anamneziyle, hikayesiyle birlikte altta yatan sebep varsa bunu kestiğimiz zaman yaygın terlemelerin tedavisinin olabileceğini hastamızla paylaşıyoruz. Diğeri ise primer hiperhidroz dediğimiz altta herhangi bir sebep bulamadığımız bölgesel terlemeler özellikle bu gruba girmektedir. Hastalarımız da en çok bu gruptan muzdarib olmaktadırlar. Bunlar özellikle günlük hayatta gördüğümüz koltuk altı yoğun terlemeleri, el ayak bölgesi terlemeleri, alın ve yüz bölgesindeki terlemeler de yine bu gruba girmekte. Öncelikle tabii bu grupta kullanabileceğimiz tedavilerimiz çeşitli. Tabii terlemenin sıklığına, şiddetine ve hastayı rahatsız etmesine göre tedavi seçeneklerimiz değişmekte. En hafif ve orta şiddetli bölgesel terlemelerde özellikle alüminyum klorür içeren krem ve losyonları kullanabilmekteyiz. Bunlar o bölgedeki ter bezlerinin ağızlarını kapatarak terin yüzeye çıkışını azaltmakta ve hafif ve orta şiddetli vakalarda bizim elimizi güçlendiren tedavi seçenekleri arasında mutlaka kullanmaktayız" dedi.


Muhammed Burak Yücel, daha ileri safhalarda terleme önleyici tedavilere başladıklarını söyleyerek, "Bir ileri düzeyde iyontoforez dediğimiz yine terleme önleyici tedaviler de kullanmaktayız. Burada hastanın terleyen bölgesini su dolu bir küvet düşünebiliriz. Bunun içerisine alıyoruz ve düşük dozda elektrik akımı vererek o bölgeye giden, ter bezlerine giden sinirlerin aktivitesini geçici olarak blokluyoruz. Bu da yine hafif ve orta şiddetli hiperhidrozlarda tercih ettiğimiz ve hastaların fayda gördüğü yöntemlerden birisi. Orta şiddetli ve ağır şiddetli biraz daha terlemenin hastayı rahatsız ettiği durumlarda da biz botulinum toksin dediğimiz botoks uygulamalarını sıkça hem koltuk altında hem yüz ve alın bölgesi terlemelerinde hem de el ve ayak bölgesi terlemelerinde sıkça kullanmaktayız. Hem de hastalarımızdan tedavi sonuçları açısından gayet tatminkar sonuçlar almaktayız. Burada özellikle ter bezine giden sinirlerin aktivitesini baskıladığımız zaman hem en az 4 ay en fazla 6-7 ay olacak şekilde bu ter bezlerinin aktivitelerini biz bloklayabiliyoruz. Dolayısıyla bir yaz başlangıcının girişinde bir de kış mevsiminin başlangıcında senede iki kere bazı durumlarda hastanın semptomuna göre de senede üç kere botoks uygulamalarını etkili şekilde yaparak bölgesel hiperhidrozlarda bölgesel terlemelerin önüne geçiyoruz ve hasta açısından da gayet tatminkar sonuçlar alıyoruz. Bu söylediğimiz yöntemlere ek olarak yanıt alamadığımız, terlemeyi kontrol altına alamadığımız durumlarda da özellikle göğüs cerrahisi uzmanlarıyla konsülte edip hastamızı paylaşıp sempatektomi dediğimiz yani o ter bezlerine giden sinirin ameliyat yöntemiyle kesilip klipslemesi ve o bölgedeki ter aktivitesinin kalıcı olarak durdurulmasına yönelik cerrahi operasyonları, minör ameliyatları da yine göğüs cerrahisi uzmanlarıyla birlikte planlayarak hastamızı yönlendiriyoruz ve bu şekilde de eğer diğer yöntemlerden fayda alamadıysak özellikle ağır hastanın günlük hayatını bozan terleme şikayetlerinde de bu şekilde tedavi yöntemlerini kullanabilmekteyiz" ifadelerini kullandı.



"Kötü koku yenilen gıdalarla ilgili olabilir"


Hastaların terleme ile birlikte en büyük şikayetlerinin kötü koku olduğunu söyleyen Yücel, "Terleme ile birlikte hastaların genelde bize başvuru sebeplerinden bir tanesi koku oluyor açıkçası. Bu terlemeye genelde eşlik ettiği için özellikle biz terlemenin üzerinde duruyoruz. Yani biz eğer ter salgısını kesersek ter salgısının içerisinde çözülmüş olan koku miktarı da azalacağından dolayı koku şikayeti de hastanın kendiliğinden azalmış oluyor. Bu noktada bilimsel açıdan anlamı olan şeyler aslında biraz da hastanın yedikleriyle ilgili. Ter kokusunun sekonder çok fazla bir sebebinin olduğunu düşünmüyoruz hastalık açısından. Ancak tabii dediğim gibi bu acı baharat yiyecekleri, biraz daha soğan, sarımsak gibi ter kokusunun içerisinde daha uzun süre çözünen koku moleküllerini yayan yiyeceklerden de hastalarımızın uzaklaşmasını söylüyoruz ve özellikle ter şikayetinin azalmasına odaklandığımızda da kokunun da sekonder olarak azaldığını hastalarımızda gözlemliyoruz" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Konyaaltı Sahili’nde sezon öncesi hazırlıklar başladı Antalya’da Büyükşehir Belediyesi ekipleri turizm sezonu öncesi dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili’nde iş makineleri ile temizlik ve düzenleme çalışması başlattı. Yaz sezonunun yaklaşmasıyla birlikte Konyaaltı Sahili’nde hummalı bir çalışma başladı. 2 günlük fırtınanın ardından güneşli havayı fırsat bilen kent sakinleri ve yabancı turistler hafta içi olmasına rağmen Konyaaltı Sahili’nde denize girdi. Hava sıcaklığının 20 derece civarında seyrettiği kentte turizm sezonu öncesi Antalya Büyükşehir Belediyesi ekipleri Konyaaltı Sahili’nde temizlik ve düzenleme çalışması yaptı. Sezon öncesi hazırlıklar sürüyor Denize giren yabancı turistler ve vatandaşların bakışları arasında Konyaaltı Sahili’ne inen iş makileri ve kepçeler sahilin bazı noktalarında düzenleme yaptı. Bir yandan da yaz aylarında denize girmek için gelen vatandaşların kıyafetlerini değiştirmesi amacıyla soyunma kabinleri vinç ve kepçeler yardımıyla sahilde belirlenen noktalara yerleştirildi. Denize giren yabancı turistler ile sahilde çalışma yapan iş makineleri ilginç görüntüler oluşturdu. Hollanda’da yaşayan ve ailesi ile birlikte Antalya’ya tatile geldiklerini söyleyen Emrah Bayrak, "Havayı da bu kadar güzel görünce denizde keyfini çıkartalım dedik. Birkaç gün yağışlıydı, ama bugün daha iyi. Deniz suyu hala soğuk, ama girilmeyecek gibi de değil. Biraz önce girdik, hala güzel, keyifli. Yanımızdan iş makineleri geçti. Soyunma kabini yerleştiriyorlar, hazırlıkları yapıyorlar. Ona da sevindik en azından bir ilerleme oluyor, kabinleri falan yerleştiriyorlar. Biraz önce bize de lazım olmuştu. Şimdi gördük arkaya konulmuş, en azından kullanabiliriz" dedi.
Adana Adana’nın 2040 vizyonu bu çalıştayda belirleniyor Adana’nın 2040 vizyonunun belirlenmesi amacıyla çalıştay düzenlendi. Adana Valisi Mustafa Yavuz, "Amacımız 2.3 milyonluk büyük Adana ailesinin daha huzurlu, daha mutlu ve daha yaşanabilir bir şekilde bu şehirde yaşamasını sağlamak" dedi. Adana Valiliği öncülüğünde ‘Vizyon 2040 Çalıştayı’ düzenlendi. Kentteki bir otelde kamu kurumları, belediyeler, oda-borsalar, sivil toplum kuruluşlarından temsilciler ve üniversitelerden öğretim üyelerinin yer aldığı çalıştaya yaklaşık 500’den fazla kişi katıldı. Çalıştay kapsamında katılımcılar, tematik olarak oluşturulan masalarda 8 farklı başlık altında bir araya gelerek Adana’nın geleceğine yönelik proje ve yatırım önerilerini ele aldı. "Bu çalıştayı önemsiyoruz" Çalıştay sırasında gazetecilere açıklamalarda bulunan Adana Valisi Mustafa Yavuz, "Şehrimizin, Adana’mızın 2040 vizyonuna giderken kısa vadede, orta vadede ve uzun vadede yol haritasını belirleyecek olan bu çalıştayı önemsiyoruz. Zaten sizlerin de gördüğü salonda yaklaşık 500’den fazla katılımcımız var. Gerçekten Adana’da adeta her kesimden ve her disiplinden, her sektörden bugün burada temsilcilerimiz Adana’yı konuşuyorlar" ifadelerini kullandı. "Şehrimizde güzel bir sinerji oluşacak" Çalıştaydan umutlu olduklarını dile getiren Yavuz, "İnşallah hep birlikte birlik ve beraberlik içerisinde, el ele vererek şehrimizde güzel bir sinerji oluşacak. Bizler de bu şehrin idarecileri olarak buradan çıkacak proje önerilerini ve teklifleri değerlendirerek yol haritası niteliğinde çalışmalarımıza başlayacağız" diye konuştu. Yavuz, amaçlarının Adana’da yaşayan 2,3 milyon vatandaşın daha huzurlu, mutlu ve yaşanabilir bir şehirde hayat sürmesini sağlamak olduğunu belirterek, "Birliğimizi ve beraberliğimizi güçlendirdikçe, bu şehir için tek yürek oldukça altından kalkamayacağımız hiçbir sorun olmadığını düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen ise çalıştaya akademik olarak katkı sunduklarını, çalıştayın Adana için önemli olduğuna değindi.