EKONOMİ - 18 Ocak 2021 Pazartesi 20:11

Bakan Varank: “Facebook açısından bu isabetli bir karar olmuştur”

A
A
A
Bakan Varank: “Facebook açısından bu isabetli bir karar olmuştur”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Facebook’un Türkiye’de temsilcilik açma kararına ilişkin, “Facebook açısından bu isabetli bir karar olmuştur” dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Facebook’un Türkiye’de temsilcilik açma kararına ilişkin, “Facebook açısından bu isabetli bir karar olmuştur” dedi.


Bakan Varanak, Kilis Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen toplantıda sosyal ağ sağlayıcılarının Türkiye’de temsilcilik açmasının zorunlu kılındığını hatırlatarak, “Bu yasal düzenlemenin sonucu olarak VK, YouTube, Tiktok, Dailymotion ve Linkedin’den sonra bugün Facebook da Türkiye’de temsilcilik açma kararını açıkladı. Facebook açısından bu isabetli bir karar olmuştur. Türkiye’de artık herkesin eriştiği, haberlerin, bilgilerin çok hızlı dolaşıma sokulduğu bu platformların yerel kanunlardan bağımsız olması düşünülemez. Tabii biz bu yasal düzenlemeyi hayata geçirdiğimizde bunu bir sansür düzenlemesi olarak göstermeye çalışanlar oldu. Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere birçok ülkede benzer düzenlemeleri kabul eden bu şirketlerin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına ikinci sınıf uygulama yapması kabul edilemezdi. Biz bu çifte standardı ortadan kaldıran bir düzenlemeyi hayata geçirdik. İşte bunun olumlu neticelerini de alıyoruz” dedi.



"Tüm dünya için zor bir yılı geride bıraktık“


Bakan Varank, tüm dünya için zor bir yılı geride bıraktıklarını belirterek, “Korona virüs salgını ekonomilerin üretim, tüketim ve dış ticaret kanallarını derinden etkiledi. Tüketim alışkanlıklarında önemli değişimler oldu. Hizmet sektörüne ilişkin faaliyetlerde daralma yaşanırken, gıda, ev tekstili, elektrikli ev aletleri, mobilya ve elektronik gibi sektörlerde tüketici talebi arttı. Uluslararası tedarik zincirinde yaşanan aksaklıklar, yerli üretimin ve arz kaynaklarına yakınlığın önemini biz kez daha ortaya koydu. Lojistik avantajları ve sağlam üretim altyapısıyla doğrudan yatırımlar bakımından Türkiye’nin cazibesinin pandemi sonrası dönemde artacağını öngörüyoruz. Salgında öne çıkan diğer bir husus sektörel çeşitlendirme oldu. Sadece turizme ya da hizmetler sektörüne dayalı ekonomiler daha büyük yara aldılar. Türkiye, bu anlamda güçlü sanayi ve tarım üretimiyle pozitif ayrışan nadir ülkelerden biri olmayı başardı. Özellikle imalat sanayimiz hem iç hem de dış talebi karşılamak için olağanüstü bir gayret sarf etti. En gelişmiş ülkelerde dahi market raflarının boşaldığı, temel ihtiyaç maddelerinin tükendiği böylesine bir dönemde ülkemiz bu manada hiçbir sıkıntı yaşamadı. Geçen hafta açıklanan Kasım 2020 sanayi üretim endeksi verileri, sanayi üretimimizin beklentilerin üzerinde artmaya devam ettiğini gösteriyor. Yıllık bazda yüzde 11, aylık bazda yüzde 1,3’lük artışla sanayi üretimini en çok artıran ülkelerden biri olduk. Ben bu tabloda emeği olan başta bu salondakiler olmak üzere tüm sanayicilerimizi yürekten tebrik ediyorum. Bu artış, yılın son çeyreğini güçlü, 2020 yılını ise pandemi şartlarına rağmen pozitif büyümeyle tamamlayacağımıza işaret ediyor. Senenin başında Türkiye ekonomisi için oldukça karamsar bir tablo çizen uluslararası kuruluşlar da büyüme tahminlerini pozitif şekilde revize etmeye başladılar” ifadesini kullandı.



“Dinamik bir salgın yönetimi gerçekleştiriyoruz”


Bakan Varank, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Bizler, ilk günden itibaren Cumhurbaşkanımızın liderliğinde oldukça dinamik bir salgın yönetimi gerçekleştiriyoruz. Ekonomi yönetimi olarak tam bir koordinasyon içinde çalışıyoruz. Uyguladığımız politikalarla Türkiye’yi pek çok ülkeden pozitif yönde ayrıştırmayı başardık. Emekçilerimizi ve işverenlerimizi mağdur etmemek için tüm kaynaklarımızı seferber etmiş durumdayız. Kısa çalışma ödeneği, nakit ücret desteği, sosyal destek ve normalleşme desteği programlarımızla milyonlarca vatandaşımızın hayatına dokunduk. Yine son dönemde gelir kaybı yaşayan esnaf ve sanatkarlarımız için yeni bir paket devreye soktuk. Finansa erişim konusunda kamu bankalarımız büyük kolaylıklar sağladı. Kriz yönetiminde gösterdiğimiz başarı sayesinde yerli ve yabancı yatırımcıların Türk ekonomisine güveni arttı. Artan güven hem üretimi hem de yatırımları tetikledi. 2020 yılı Ocak-Kasım dönemi yatırım talebi, salgına rağmen geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 30 daha fazla. Yine aynı dönemde sadece Kilis’imizde toplam sermaye büyüklüğü 58 milyon lirayı bulan 107 yeni firma kurulduğunu görüyoruz. Yüzyılın en büyük sıkıntılarından birinin yaşandığı bu dönemde girişimcilerimizin gösterdiği bu iştiyak takdire şayan. Öncü göstergeler tüketici talebinin ve yatırım iştahının 2021 ilk ayı itibarıyla da artış eğilimini sürdürdüğünü gösteriyor. Aşılama takvimiyle birlikte pandemide bir dönüm noktasına geldik. Bu sıkıntılı süreci geride bırakıp artık tam anlamıyla yatırıma, üretime, ihracata ve istihdama odaklanacağımız bir döneme giriyoruz. Ekonomi ve hukuk alanında güçlü bir reform irademiz var. Yatırım ortamını güçlendirecek adımları kararlılıkla atacağız. İlgili bakanlıklar olarak tam bir eşgüdüm içinde Türkiye’yi makro hedeflerine ulaştırmak için gece gündüz çalışıyoruz. Çalışmaya devam edeceğiz.”



“Kilis halkı Suriye’deki istikrarsızlıktan yoğun bir şekilde etkilendi”


Bakan Varank, Kilis halkının Suriye’deki istikrarsızlıktan yoğun bir şekilde etkilendiğini vurgulayarak, “Şehrin temel sorunu olan güvenlik sorununu, Cumhurbaşkanımızın kararlı duruşu ile gerçekleştirdiğimiz sınır ötesi operasyonlarla çözdük. Kilis’in büyük alicenaplıkla bağrını açtığı sığınmacılarla birlikte zaten sınırlı olan imkanların ekonomik olarak sizleri zora soktuğunu biliyoruz. Pandeminin de etkisiyle 2020’de Kilis’in ihracatında bir düşüş söz konusu. Ama yine de Kilisli iş insanlarımız gayretleriyle şehrimizde üretime ve istihdama devam ettiler. Bizler de bu süreçte tüm imkanlarımızla sizin yanınızda olduk. Sanayi başta olmak üzere tüm sektörleri destekleyecek adımlar attık. Kilis’teki işletmelerimize ve Kilis’e yatırım yapmayı planlayan yatırımcılarımıza önemli kolaylıklar sağladık, büyük mali destekler sunduk. 2012 yılından bu yana Kilis’e yatırım yapmak isteyen 100 yatırımcıya teşvik belgesi düzenledik. Bu belgelerle 2,3 milyar liralık sabit yatırım yapılmasının, üç binden fazla kişiye istihdam sağlanmasının önünü açtık. KOSGEB ile zor zamanlarda yanınızda olmaya gayret ettik. Sadece 2020 yılında işletmelerimize 2 milyon lira doğrudan hibe desteği sağladık. 2003 yılından bu yana doğrudan hibe desteği verdiğimiz işletme sayısı 621’e, faiz desteği verdiğimiz işletme sayısı ise bin 804’e ulaştı. Faiz desteklerimizle oluşan kredi hacmi 185 milyon lirayı buldu. İpekyolu Kalkınma Ajansımız, kurulduğu 2008 yılından bugüne Kilis’teki 135 projeye yaklaşık 50 milyon lira destek sağladı. GAP Bölge Kalkınma İdaremiz; tarım, kırsal kalkınma, verimlilik ve ulaşım alanlarında Kilis’teki 50 farklı projeye 50 milyon liranın üzerinde destek sağladı. Başta da ifade ettiğim gibi, sanayi sektörü Kilis’in geleceğidir. Kilis’in sanayi altyapısına 2002 yılından bu yana yaklaşık 100 milyon lira yatırım yaptık. Bunu elbette yeterli bulmuyoruz. İşte bunun için Cumhurbaşkanımızın vizyonuyla, Kilis’i Cazibe Merkezleri Destekleme Programı’na dahil ederek sanayi bölgelerinde yapılacak yatırımların yeniden 6. bölge desteklerinden faydalanmasının önünü açtık. Bu adım sonrası Kilis’e yönelen yatırım talebini karşılamak için önemli altyapı çalışmaları yürütüyoruz. Hem mevcut OSB’nin genişleme projesini, hem de Polateli Şahinbey OSB’yi 2021 yılı yatırım programına dahil ettik. Altyapı inşaatı devam eden Kilis OSB ilave alan projesini 2021 içinde tamamlayarak yatırımcıların hizmetine sunuyoruz. Projeye ait atık su arıtma tesisi ihalesini de bu yıl içinde inşallah gerçekleştireceğiz. Tabii bölgemizin genç ve dinamik nüfusu, özellikle emek yoğun sektörler için cazip imkanlar sunuyor. Ayakkabıcılar Sanayi Bölgesi kurulduktan sonra Şanlıurfa’da ayakkabı sektörüne yapılan yatırımlar malumunuz” dedi.



“Tekstilkent projesini hayata geçiriyoruz”


Tekstil sektörü özelinde benzer bir yapılanmayı şimdi Kilis için hayata geçireceklerini ifade eden Bakan Varanak, “Tekstil sektörü yapılan yatırım karşılığında oluşturduğu istihdam bakımından çok önemli bir avantaj sağlıyor. Kilis’in bu avantajdan yararlanmasını istiyoruz. İşte bu yüzden Kilis OSB içinde uygulanacak Tekstilkent projesini hayata geçiriyoruz. İpekyolu Kalkınma Ajansımızın desteğiyle 13.5 milyon liralık bir yatırımla kuracağımız Kilis Tekstilkent’te yaklaşık 2 bin 500 kişi istihdam edilecek. Her türlü altyapısı hazır, toplam 43 bin metrekare alan üzerinde her biri 10 bin metrekare kapalı alandan oluşan 2 adet fabrika binamızı bu yıl içerisinde yatırımcılara tahsis ederek üretime başlayacağız. Bu projenin fikir babası ve emektarı kısa süre önce kaybettiğimiz Belediye Başkanımız Mehmet Abdi Bulut idi. Kendisine tekraren Allah’tan rahmet diliyorum. Bugün kongremizde de ifade ettim. İnşallah adını ve anısını yaşatmak üzere Tekstilkent’e başkanımızın adını vereceğiz. Ben şimdiden Kilis Mehmet Abdi Bulut Tekstilkenti’nin şehrimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” diye konuştu.



“Polateli-Şahinbey Tekstil İhtisas OSB’yi 2021 yılı yatırım programına dahil ettik"


Bakan Varank, sözlerini şöyle sürdürdü:


“Mevcut OSB’mizin yanında, ülkemizin en büyük OSB’lerinden biri olacak Polateli-Şahinbey Tekstil İhtisas OSB’yi yatırımcılarımızın hizmetine sunmak için çalışmalarımız devam ediyor. Az önce ifade ettiğim gibi projeyi 2021 yılı yatırım programına dahil ettik. OSB tarafından hazırlanacak altyapı uygulama projeleri ve keşiflerin onaylanması gerek. Ben Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğümüze talimat veriyorum. Bu süreçleri hızlıca bitirip 2021 yılında inşallah Polateli Şahinbey Tekstil İhtisas OSB’nin alt yapı ihalelerini gerçekleştireceğiz. Planlanan yatırımlar gerçekleştiğinde Kilis’in limanlara ve sınır kapılarına olan kaliteli ulaşımı daha da önem kazanacak. Özellikle Amanos Tüneli tabiri caizse çıkmaz sokak olarak anılan bu bölgeyi, önemli bir destinasyon haline getirecek. Bu konularda Ulaştırma Bakanlığımız ile koordineli bir şekilde çalışıyoruz. OSB yatırımlarına ek olarak bildiğiniz gibi üç kısımdan oluşan Küçük Sanayi Sitesi’ni de tamamladık ve esnafımızın hizmetine sunduk. 2002 yılından bu yana yaklaşık 30 milyon lira yatırım yaptığımız Küçük Sanayi Sitesi şu anda 332 işyeri ile esnafımıza hizmet sunuyor ve bin 175 kişiye istihdam sağlıyor. Son olarak tarım sektörü, Kilis‘in yurtiçi hasılasının yüzde 20’sinden fazlasını oluşturuyor. Bu durum tarıma dayalı sanayinin gelişmesi için aslında büyük fırsatlar sunuyor. Bölgesel kalkınmada temel yaklaşımımız şehirlerin iç potansiyelini harekete geçirmek. Kilis’in salçalık kırmızı biber, üzüm ve zeytin konusunda önemli bir potansiyeli var. Biz de kalkınma ajansı ve GAP idaremizin desteğiyle bu alanlara yönelik olarak iki önemli işleme, paketleme ve depolama tesisi kurduk. Zeytin tesisimiz halihazırda faaliyete başladı, üzüm işleme tesisi de bu yıl tamamlanıp üreticilerin hizmetine sunulacak. Toplamda 10 milyon liraya yakın destek sağladığımız bu projeler sayesinde Kilisli üreticilerimizin ürünleri yurt içi ve yurt dışı pazarlara ulaşacak. Kilis’in marka değeri daha da yükselecek” diye konuştu.


Kilis Mehmet Abdi Bulut Tekstilkenti protokolü OSB Yönetim Kurulu Başkanı Mahir Can ile İpekyolu Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. Burhan Akyılmaz tarafından imzalandı. Toplantıya Kilis Valisi Recep Soytürk, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Kilis Belediye Başkanı Servet Ramazan, Kilis milletvekilleri Mustafa Hilmi Dülger, Ahmet Salih Dal, AK Parti Kilis İl Başkanı Mehmet Murat Karataş ile sanayici ve iş adamları katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Başkan Dere: "Umutsuzluğa kapılmak ya da geri adım atmak yok" Çorum FK Onursal Başkanı ve Sungurlu Belediye Başkanı Muhsin Dere, Bandırmaspor karşısında alınan mağlubiyetin ardından yaptığı açıklamada, "Kaybedilen puanların kritik öneme sahip olduğunun farkındayız. Ancak ligin son virajında; her maçın final niteliği taşıdığı bu süreçte umutsuzluğa kapılmak ya da geri adım atmak yok" dedi. Trendyol 1. Lig’in 33. haftasında Çorum FK, dün sahasında oynadığı Bandırmaspor’a 1-0 mağlup olurken, şampiyonluk yarışısında 7 maçlık galibiyet serisi de sona erdi. Maçla ilgili değerlendirmelerde bulunan Çorum FK Onursal Başkanı ve Sungurlu Belediye Başkanı Muhsin Dere, takımın puan kaybını telafi ederek Süper Lig’e yürüyüşünü sürdüreceğini vurguladı. Konuyla ilgili Başkan Dere, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Galibiyet serisi oluşturan ve iyi bir oyun sistemi oturtan takımımız; milli maç arası sonrasında maalesef son haftalardaki ritminden uzak göründü. Kaybedilen puanların kritik öneme sahip olduğunun farkındayız. Ancak ligin son virajında; her maçın final niteliği taşıdığı bu süreçte umutsuzluğa kapılmak ya da geri adım atmak yok. Biz bu zorlukları daha önce de yaşadık ve her seferinde ayağa kalkmayı bildik. Bu camia, birlik olduğunda aşamayacağı hiçbir engel yok. Takımımız; bu puan kaybını telafi edecek ve Süper Lig yürüyüşünü kararlılıkla sürdürecek. Yağmurlu havaya rağmen tribünleri tıklım tıklım dolduran muhteşem taraftarımızla birlikte bugün çok üzüldük. Ama pes etmek yok, vazgeçmek yok. Başka Arca Çorum FK yok."
Ankara Bakan Göktaş: "Aile Akademi Platformu sayesinde bugüne kadar 67 bin 754 kişi içerik ve eğitimlere erişti" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, aile eğitimi, evlilik, sağlık, çocuk ve genç gelişimi ile mahremiyet bilinci gibi başlıklarda eğitimlerin yer aldığı Aile Akademi Platformu’ndan bugüne kadar 67 bin 754 kişinin yararlandığını bildirdi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aile Akademi Platformu’na ilişkin yazılı açıklama yaptı. Göktaş, platform ile sağlıklı aile yapısını güçlendirmeyi, bilgi ve bilinç düzeyini artırmayı, ebeveynlere rehberlik etmeyi ve toplumsal dayanışmayı pekiştirmeyi hedeflediklerini belirtti. Ebeveynlere rehberlik etmek amacıyla hizmetleri yaygınlaştırdıklarını kaydeden Göktaş, eğitim, ekonomi, kültür, sanat, sağlık ve ulaşım başta olmak üzere her alanda ailelerin yanında olmaya gayret ettiklerini vurguladı. Göktaş, ‘Aile Dostu Ekosistem’ anlayışıyla aileyi koruyan, değerlerini yaşatan, kuşaklar arası dayanışmayı güçlendiren ve güçlü bir toplumun temelini ailede gören bir vizyonla çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti. "Aileleri tehlikelerinden korumak için yoğun mesai harcıyoruz" Son yıllarda sosyal medyanın etkileri ve dijital risklerin aileler için önemli bir endişe kaynağı haline geldiğine dikkati çeken Göktaş, "Bu sorunları aşmanın yolu ancak bilinçli kullanım ve dijital farkındalıkla mümkündür. Bu kapsamda Bakanlık olarak toplumu, aileleri, özellikle de çocuklarımızı dijital dünyanın tehlikelerinden korumak için yoğun mesai harcıyoruz" ifadelerini kullandı. Aile Akademi Platformu’nun aile yapısını koruma, destekleme ve geleceğe taşıma yolunda önemli katkılar sunduğunu aktaran Göktaş, platform kapsamında hem vatandaşlara hem de Bakanlık personeline yönelik çeşitli eğitim içeriklerinin sunulduğunu aktardı. Ailelerin birlik ve beraberliğini güçlendiren projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini vurgulayan Göktaş, şöyle devam etti: "Aile yapısının güçlendirilmesi, sosyal hizmetlerin etkinliğinin artırılması, toplumsal farkındalığın yükseltilmesi ve Bakanlık personelinin bilgi ve beceri düzeylerinin geliştirilmesi amacıyla geçen yıl Aile Akademi Platformu’nu hayata geçirdik. Aile Eğitim Programı, Bilgi Güvenliği Farkındalık Eğitimi, Çocukların Yaşam Becerilerinin Güçlendirilmesi ve Geliştirilmesine Yönelik Farkındalık Eğitim Programı, Veri Güvenliği ve Kötüye Kullanım Senaryoları, ANKA Çocuk Destek Programı modülleri ile Siber Güvenlik Farkındalık Eğitimleri başta olmak üzere geniş bir yelpazede eğitim içerikleri sunuyoruz. Platform sayesinde bugüne kadar 67 bin 754 kişi, Bakanlığın sunduğu içerik ve eğitimlere erişti." "Kriz yönetimi ve teknoloji kullanımı başlıkları bulunuyor" Söz konusu eğitimlerle bireylerin ve Bakanlık çalışanlarının bilgi, farkındalık ve yetkinliklerinin artırılmasının hedeflendiğini belirten Göktaş, "Vatandaşlara yönelik eğitimlerde; aile eğitimi ve iletişimi, evlilik ve sağlık, çocukların ve gençlerin gelişimi, mahremiyet bilinci ile sosyal hizmetlere erişim gibi konular yer alıyor. Bakanlık personeline yönelik eğitimlerde ise mesleki becerilerin geliştirilmesi, yasal düzenlemeler, kriz yönetimi ve teknoloji kullanımı başlıkları bulunuyor" dedi. Aile Akademi Platformu’nun e-Devlet ile entegre şekilde tasarlandığını ve eğitimlere katılım ile başarı belgelerinin doğrulanabildiğini aktaran Göktaş, bu entegrasyon sayesinde katılımcıların kendilerine uygun zamanlarda eğitimlere erişebildiğini belirtti. Göktaş ayrıca, eğitimlerin çevrim içi sunulmasının hedef kitleyi genişlettiğini, geleneksel yöntemlere kıyasla zaman ve maliyet tasarrufu sağlayarak bütçeye katkı sunduğunu ifade etti.
Nevşehir Dünyanın en güzel köyü 7 Haziranda sandık başına gidecek Nevşehir’in Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa’nın belediye statüsünden çıkarılarak köye dönüştürülmesine ilişkin işleme karşı açılan davada mahkeme iptal kararı verdi. Kararla birlikte Mustafapaşa yeniden belediye olma hakkı kazanırken, belde halkı 7 Haziranda sandık başına gidecek. Ankara’da görülen davada mahkeme, İçişleri Bakanlığı’nın Mustafapaşa’nın köye dönüştürülmesine ilişkin işlemini hukuka aykırı bularak iptal etti. Kararda, Mustafapaşa’nın nüfusunun bazı resmi kayıtlara göre 2000’in üzerinde olduğu tespitine yer verildi. Böylece belediye statüsünün kaldırılması işlemi geçersiz sayıldı. Öte yandan Dünya Turizm Örgütü tarafından 2021 yılında ’dünyanın en güzel turizm köyü’ seçilen Mustafapaşa, alınan bu kararla birlikte yeniden belediye statüsüne kavuşma sürecine girerken, bölgede seçim heyecanı da başladı. Turizmci Mustafa Ak sürecin zorlu geçtiğini belirterek; "Mustafapaşa’yı yeniden belde yapma mücadelesini kazandık. Bu süreçte çok sıkıntılar yaşadık ancak köyümüzün turizm potansiyeli ve 2021 yılında dünyanın en iyi turizm köyü seçilmesi önemli bir etken oldu. Halkımız büyük bir mücadele verdi. Sonuçta Mustafapaşa halkı hakkı olan belediyeyi geri aldı" dedi. Belde halkından Erdoğan Aytaş ise geçmişte yapılan nüfus sayımına dikkat çekerek, "Nüfus aslında 2000’in altına düşmezdi ancak o dönem sayım eksik yapıldı. Şu anda bölgede üniversite var, yaklaşık 3 bin öğrenci bulunuyor. 70’e yakın otel var. Burası köy olarak yönetilecek bir yer değil. Haziran ayında sandığa gidilecek, halk belediye başkanını seçecek. Şu an 5-6 aday adayı var" diye konuştu. Mahkeme kararının ardından Mustafapaşa’da seçim sürecinin başlaması beklenirken, belde halkı yeniden belediye statüsüyle yönetilecek olmanın heyecanını yaşıyor.