GENEL - 09 Şubat 2018 Cuma 16:35

Kırıkkaleli koyun yetiştiricilerinden Zeytin Dalı’na destek

A
A
A
Kırıkkaleli koyun yetiştiricilerinden Zeytin Dalı’na destek

Kırıkkale Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği üyeleri düzenlediği kampanya ile Afrin’de mücadele gösteren Türk askerlerine destek amacıyla sınıra 180 adet koyun ve keçi gönderdi.

Kırıkkale Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği üyeleri düzenlediği kampanya ile Afrin’de mücadele gösteren Türk askerlerine destek amacıyla sınıra 180 adet koyun ve keçi gönderdi.


Zeytin Dalı Harekatı’na yönelik destek amacıyla toplanan koyun ve keçiler, Kırıkkale Cumhuriyet ve Demokrasi Meydanı’nda düzenlenen törende dualarla uğurlandı. 180 adet koyun ve keçinin Niğde’de kesiminin yapılarak sınır bölgesinde görev yapan askerlere kumanya olarak gönderilmesi hedefleniyor. Kırıkkale Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği tarafından organize edilen kampanya şehirdeki çeşitli kamu kurumlarının desteği ile gerçekleştirildi.


Tören sırasında açıklamalarda bulunan Kırıkkale Valisi M. İlker Haktankaçmaz, “Türkiye’nin kimsenin bir karış toprağında gözü yoktur. Biz de bunu bir sefer daha buradan bütün dünyaya haykırıyoruz. Bu millet öyle alicenap bir millet ki kendi ekmeğini oradan zorla göç ettirilen, kaçan ve ülkemize sığınan din kardeşleri ile paylaştı. 3 milyona yakın misafir kabul ettiğimiz insanlarımız, bu milletin kendi boğazından keserek paylaştığı kardeşleridir ve öyle olmaya da devam edecek” şeklinde konuştu.


Ordumuza yönelik bu yardım kampanyasına şahitlik yapmaktan onur ve gurur duyduğunu belirten Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Genel Başkanı Nihat Çelik, “Türkiye’de merkez birliğimize bağlı 260 bin işletmemiz var, aileleriyle birlikte 3 milyon insanımız Mehmetçiğimiz için sadece birer koyun değil, canlarını feda etmeye seve seve bu görevi yapmaya hazır olduklarını ben yetiştiricilerim adına beyan ederim. Ben de merkez birliği başkanı olarak ailemle birlikte canımı bu vatan için feda ederim” dedi.


Yetiştiricilerin yoğu talebi üzerine bu kampanyayı düzenlemeye karar verdiklerini ifade eden Kırıkkale Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı M. Kürşat Ulusoy, “İlk önce ilimizin plaka numarası olan 71 adet koyun ve keçiyi yardım olarak göndermek istedik. Bu sayının tamamlanması sonrası ihtiyacın olmadığını belirtmemize rağmen bize çok sayıda talep geldi ve şu anki rakama ulaştık. Hala daha yardım etmek isteyen yüzlerce yetiştiricimizin bağışını ise ihtiyaç olmaması sebebiyle alamadık" diye konuştu.


Törene ayrıca AK Parti Kırıkkale Milletvekilleri Ramazan Can ve Abdullah Öztürk, Kırıkkale Garnizon Komutanı Tuğgeneral Selami Arslan, Belediye Başkanı Mehmet Saygılı, İl Genel Meclisi Başkanı Murat Çaykara ve AK Parti İl Başkanı Nuh Dağdelen katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun "Sağlam Kafa Sağlam Vücutta Bulunur" temalı seminer Samsun’da Büyük Anadolu Hastaneleri tarafından düzenlenen "Geleceğimizin Teminatı Çocuklar İçin Sağlık Semineri"nde çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimine ilişkin velilere yönelik bilgilendirme yapıldı. Büyük Anadolu Hastaneleri ile özel bir kolej iş birliğinde gerçekleştirilen seminerde, çocuk sağlığı, beslenme, hijyen alışkanlıkları ve psikolojik gelişim konuları ele alındı. "Sağlam Kafa Sağlam Vücutta Bulunur" temasıyla düzenlenen etkinlikte, anne ve babalara çocuk gelişimine ilişkin çeşitli başlıklarda bilgi verildi. İnteraktif sunum eşliğinde gerçekleştirilen programda; Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Serenay Sağıroğlu Kaya, Psikiyatri Uzmanı Uzm. Dr. Akif Taşdemir ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Alev Cansu Certel tarafından sunum yapıldı. Seminerde çocukların uyku düzeni, sağlıklı beslenme, kişisel hijyen, ruhsal gelişim ve aile içi iletişim konularına değinildi. Ayrıca çocuk gelişiminde güvenlik, bağlanma, özgüven, özerklik, kendini ifade edebilme ve gerçekçi sınırlar gibi başlıklarda velilere çeşitli bilgiler aktarıldı. Soru-cevap şeklinde devam eden program, katılımcıların toplu hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi. Büyük Anadolu Hastaneleri yetkilileri, çocukların sağlıklı gelişimine katkı sağlamak amacıyla eğitim kurumlarıyla ortak çalışmaların sürdürüleceğini belirtti.
Ankara Ankara’da yaya geçidinde otomobilin çarpması ile hayatını kaybeden Elif’in davasına devam edildi Ankara’da 14 yaşındaki kızın yaya geçidinden yolun karşısına geçerken bir otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetmesine ilişkin davaya devam edildi. Ölen çocuğun annesi Tuğba Güner, "Yaya geçitlerindeki ölümlü kazalar için kaza demiyorum, kaza ve cinayetin ayrılmasını istiyorum. Bunların cinayetle ve ağır cezada yargılanmasını istiyorum. Kızımın başına gelen basit bir trafik kazası olarak görülmesin. Benim çocuğumun geçecek başka bir yeri yoktu" dedi. Yaya geçidinden geçerken bir otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybeden Elif Güner’le (14) ilgili davanın ikinci duruşması Ankara Adliyesi’nde görüldü. Duruşma öncesi adliye önünde bir araya gelen vatandaşlar ve çeşitli sivil toplum kuruluşları, trafik kazalarında yaşanan can kayıplarına dikkat çekerek, adalet çağrısında bulundu. Elif Güner’in annesi Tuğba Güner ve ailenin avukatı Tahir Burak Koçak, sürecin takipçisi olacaklarını vurguladı. "Kızım Elif Güner için adalet istiyoruz" Kızı Elif’in sesini duyurmak için adliye önünde toplandıklarını belirten Tuğba Güner, "Kızım 19 Şubat akşamı saat 20.00 sıralarında Turan Güneş Bulvarı’nda yaya geçidinde katledildi. Katledildi diyorum, çünkü kızım yaya geçidinde kurallara uyan bir çocuktu. Kurala uymayan bir insan, bir maganda tarafından, şahitlerin de dediği gibi bir araç ile tampon tampona yarış halinde giderken 110-120 kilometre süratle, frensiz bir şekilde, manevra yapmadan kızıma çarpıp, 42 metre savurup olay yerinde kızımın ölümüne sebep oldu. Bugün ikinci duruşmamız var. Emsal kararlardan da gördüğümüz üzere yüksek ihtimalle tutuksuz yargılanacak. Biz bunun can yangını ve korkusu içerisindeyiz. Biz adalet istiyoruz. Elif’in şu an sesi çıkmıyor. Elif toprağın altında. Biz kızımın sesini çıkarmak için hepimiz burada toplandık. Elif için ve Elif gibi olan çocuklar için adalet istiyoruz" dedi. "Kaza ve cinayetin ayrılmasını istiyorum" Anne Güner, "Yaya geçitlerindeki ölümlü kazalar için kaza demiyorum, kaza ve cinayetin ayrılmasını istiyorum. Bunların cinayetle ve ağır cezada yargılanmasını istiyorum. Kızımın başına gelen basit bir trafik kazası olarak görülmesin. Benim çocuğumun geçecek başka yeri yoktu. O yaya geçidi çizgileri görsel olarak yapılmadı, güvenli alan demektir. Benim çocuğum güvenli alandaydı. Kurallara uydu ama kurala uymayan bir maganda benim çocuğumun hayatına kastetti. Benim 14 yaşındaki kızımın hayalleri yarım kaldı, biz yarım kaldık. Katiller dışarıda elini kolunu sallayarak gezmesin. Adalet yerini bulsun. Yaptırımlar, cezalar biraz arttırılsın ki bu kazalar, cinayetler artık düşsün. Biz ve bizim gibi olan mağdur aileler ve toprak altında yatan çocuklarımızın seslerini lütfen duyun, adalet istiyoruz" diye konuştu. "Böyle bir kaza olsa olsa kasttır" Duruşmanın geldiği aşama hakkında bilgi veren Güner ailesinin avukatı Tahir Burak Koçak ise, "Elif’in adalet arayışının ikinci celsesi için buradayız. İlk celsede tanıklarımızın tamamı dinlendi. Bütün tanıklar sanığın çok hızlı seyrettiğini, önündeki araçla yarıştığını, frene basmaksızın yaya geçidinde Elif’e 110-120 kilometre hızla vurarak, 40 metre savurup ölümüne sebep olduğunu beyan ettiler. Dosyamız Adli Tıp Kurumu’na gönderildi, kusur raporu alındı ve sanığın yine aynı tespitlerle tamamen kusurlu olduğuna yönelik rapor geldi. Sanık şu anda bilinçli taksirden dolayı yargılanıyor, tutuklu olarak yargılanıyor ancak biz bunun bir kaza olmadığını söylüyoruz. Yaya geçidinde bu şekilde meydana gelen bir kaza olsa olsa bir olası kasttır, kaza değildir. Sanık 120 kilometre hızla yaya geçidinde, kendi beyanına göre de 20 metre geriden çocukları görmesine rağmen frene basmaksızın, önündeki araçla yarışarak ölüme sebebiyet verdi. En ağır cezayı almasını talep ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Cezaların artırılmasını talep ediyoruz" Yaşanan mağduriyetler için cezaların artırılması gerektiğini vurgulayan Koçak, "Biz ve bizim gibi birçok mağdur aile var ve bu insanlar acılarını yaşayamıyorlar. Cezaların artırılmasını talep ediyoruz. Adalet Komisyonu’na bir yasa teklifi için başvurumuz da var. Bunun olumlu sonuçlanmasını ümit ediyoruz. Sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyoruz. Onun dışında alınacak herhangi bir karar bu ailelerin acılarını daha fazla arttıracaktır" dedi.
İstanbul Fatih’te 400 yıllık cami minaresinin kubbesi vinç çarpmasıyla yıkıldı İstanbul Fatih’teki 400 yıllık cami minaresinin kubbesi inşaat çalışmaları esnasında vincin taşıdığı demirin çarpması sonucu yıkıldı. O anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Olay, sabah saatlerinde Fatih Unkapanı’ndaki Atlamataşı Camisi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre 1 yıl önce başlayan inşaattaki kule vinç, malzemeleri taşıdığı esnada 400 yıllık caminin minaresinin kubbesine çarptı. Çarpma sebebiyle minare kubbesi yere düştü. Kubbenin düştüğünü görenler, durumu inşaat çalışanlarına haber verdi. Yaşanan olay sonrasında cami çevresi vatandaşların giriş ve çıkışına kapatıldı. Cami 1 yıldır kapalı Çarpma esnasında çıkan sesi duyduğunu söyleyen Sertan Saltan, "Sabah vinç burada çalışırken malzemeyi buradan o tarafa inşaat alanına doğru çekerken malzeme minarenin kenarına çarpmasıyla kubbe yere düşmüş. Kopan parçalar caminin ön tarafına düşmüş. Biz sesi duyduk, baktık çarpmış düşüyor. Burası 1616 yılından beri tarihi eser bir cami. Ama minarenin sonradan yapılmış parçaları vardı. İnşaatın tadilatı dolayısıyla cami 1 senedir kapalı" dedi. 400 yıllık tarihi caminin minaresindeki kubbenin vincin çarpması sonucu yıkıldığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde inşaat malzemesi taşıyan vincin minareye çarptığı ve sonrasında kubbenin yıkıldığı görülüyor.