GENEL - 14 Ocak 2020 Salı 11:29

Tarihi okulun bir sınıfını müzeye çevirdiler

A
A
A
Tarihi okulun bir sınıfını müzeye çevirdiler

Kırıkkale’nin Ahılı köyünde 1928 yılında vatandaşlarca inşa edilen ve şehrin en eski yapılarından olan ilkokulda bir sınıf tarihi eser eşyalarla donatıldı.

Kırıkkale’nin Ahılı köyünde 1928 yılında vatandaşlarca inşa edilen ve şehrin en eski yapılarından olan ilkokulda bir sınıf tarihi eser eşyalarla donatıldı. Teknolojiye yenik düşen eski eşyalar öğrencilerin ilgi odağı oldu.


Kırıkkale merkeze 5 kilometre mesafede bulunan Ahılı Ortaokulunda Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni Hüseyin Demirbilek, yıllarca yurdun dört bir yanından topladığı tarihi eşyalarla bir sınıfı adeta müzeye çevirdi. Yeşilçam yıldızlarının fotoğraflarından kaset ve plaklara, tarihi paralardan eski fotoğraf makinelerine, geçmişte giyilen kıyafetlerden kullanılan eşyalara kadar pek çok ürünün sergilendiği sınıf, tarihe tanıklık ediyor. Toplamda 50 öğrencinin bulunduğu okulda müzeye çevrilen sınıfın bulunduğu 1928 yılında yapılan bina da adeta yıllara meydan okuyor. Öğrencilerin de zaman zaman ziyaret ederek bilgiler aldığı ve tarihe dokunduğu müdür makamında, 300’ün üzerinde eşya bulunuyor.



“Binayı müze yaparak eşyaları tanıtmak istiyoruz”


Müzeyle ilgili İHA muhabirine bilgiler veren Hüseyin Demirbilek, “Bu bina 1924-1925 yıllarında köyümüzde okul yapmak anlamında imece usulüyle kerestelerini Keskin’den, tuğlalarını Yahşihan köyünden, taşlarını Kızıl Dağ’dan getirmek suretiyle 1928 yılı bitirilmek kaydıyla köylülerimiz kendileri yapmış. Okul olarak da Milli Eğitim Bakanlığına sunmuşlar. O tarihten itibaren de bu bina okul olarak hizmet veriyor. Şu anda ilkokul binamız oluyor burası. İki tane sınıfı boş olduğu bir tanesini de tahsis etti. Eşyalarımızı küçük bir yerde sergiliyorduk önce. Şu an rahatladık ama bizim isteğimiz bu binayı komple müze yapıp hem köyümüzün tanıtımında hem de bu eşyaları daha çok kitlelere göstermek anlamında çok iyi bir sonuç olacağını tahmin ediyorum” dedi.



“Öğrenciler burayı çok seviyorlar”


Müze kararını nasıl verdiğinden bahseden Demirbilek, “En başta sevmek ve özlemek diyelim. Geçmişte kullanıp da şimdi kullanılmayan eski eşyaların çoğunu çocukluğumda yaşadım. Yaş ilerledikçe ve de imkanlar dahilinde bu eski eşyaları müsait bir yerde biriktirip hem öğrencilerimize hem Kırıkkale’den veya başka yerden gelen misafirlerimize nostalji yaşatmak anlamında güzel bir sunum yapmak istedim. Bir hayli çok değişik kategorilerde eşyalar topladık. Bunları istiyorum ki resmi bir müze kimliği altında sergileyebilmek. Örneğin buranın en eski eşyası, Diyarbakır’da Kültür ve Turizm Müdürlüğünde ben memurken arkadaşlar bir kazıdan çıkarılan bu fosilleşmiş istiridye kabuğu. Milyonlarca yıl öncesine ait olma özelliği vardır. Diyarbakır’ın zamanında su altında bir yerleşim yeri olduğunun en büyük kanıtlarından birisidir bu. En eski malzemem bu. Öğrenciler çok seviyorlar. Şu an da kış mevsimi olduğu için karşı binaya alındı ama önceden çocuklar buradayken sabah gelirler benim odam da dolaşırlar kafasına takılanları sorarlar. Biz de anlatırız dilimiz döndüğünce. Çok mutlu olaraktan derslerine de girerler” ifadelerini kullandı.



"Bunları bilmiyordum, buraya gelince öğrendim"


Hayatında ilk defa bir müze gördüğünü belirten 5. sınıf öğrencisi Defne Şen, “Buraya tarihi eşyaları bakmaya geldik. Burada eskiden kalma kılıç, hançer, terlikler, ayakkabılar, bir sürü şey var. Ben bunları bilmiyordum. Buraya gelince öğrendim. Öğretmenimiz bize kağnıyı anlattı. İçimde çok güzel bir his vardı mutluydum” dedi.


Müzeyi ziyaret eden diğer öğrenciler ise atalarından kalma bu eşyalara dokunmanın kendilerine heyecan verdiğini ve kendilerine aktarılmasının önemli olduğunu kaydetti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.