SAĞLIK - 21 Ocak 2020 Salı 11:42

Alternatif ilaç kör etti

A
A
A
Alternatif ilaç kör etti

Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesinde tedavi olan 20’ye yakın hastanın yapılan iğneden sonra görme kabiliyetini kaybettiği iddia edildi.

Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesinde tedavi olan 20’ye yakın hastanın yapılan iğneden sonra görme kabiliyetini kaybettiği iddia edildi. Ankara’ya sevk edilen mağdurlar çeşitli hastanelerde tedavi altına alındı.


Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göz Hastalıkları polikliniğinde bir süredir tedavi gören yaklaşık 20 kişi, düzenli olarak aldıkları iğneyi 17 Ocak günü tekrar yaptırdı. İddialara göre, bu günün akşamında görme kaybı yaşayan hastalar, hastaneye gelerek yetkililere durumu bildirdi. Burada yetkililer görme kaybının 20’den fazla kişide yaşandığını bildirip durumun normal olduğunu belirterek, hastaları evlerine gönderdi. Geçen iki gün sonrasında hastaneye tekrar çağrılan hastalara burada tekrar iğne yapıldı. Buradaki yapılan tedaviden sonuç alınamayınca hastaların tamamı, Ankara’nın çeşitli hastanelerine gönderilerek ameliyata alındı. Gelecek güzel bir haberi bekleyen mağdurlar, kendi aralarında kurdukları iletişim grubu ile hastalar hakkında bilgi sahibi oluyor.



"Yaptırdıktan 4-5 saat sonra gözde görme kaybı oluyor"


Babası Hayati Çimen’in gören gözüne iğne vurulduğunu ve şu an iki gözünün de görmediğini öne süren Ufuk Han Çimen, babasının Gazi Hastanesinde ameliyata alındığını kaydetti. Çimen, “Babam Hayati Çimen 17 Ocak 2019’da sürekli yaptırdığı göz iğnesini Kırıkkale Üniversitesi Hastanesinde tekrar yaptırıyor. Yaptırdıktan 4-5 saat sonra gözde görme kaybı olduğunu kaybediyor. Sonra tekrar hastaneye gidiyor. Hastanede bu durumun geçici olduğu söyleniyor ve sonrasında gönderiliyor. Gönderildikten sonra bu durum devam ediyor ve ilerleyen saatlerde tekrar geliyor. Geldiklerinde bu durumun sadece geldikleri için değil, diğer hastalar için de olduğunu fark ediyorlar. Sonrasında eve döndüğünde tekrar hastaneden arıyorlar. Hastaneye çağrıldıkları andan itibaren hastanedeki yetkililer bununla ilgili açıklama yapıyorlar” dedi.



Yetkililerden ailelere ‘yaşandı, önümüze bakalım’ açıklaması


Çimen, “Açıklamada da ‘evet oldu bu yaşandı. Önümüze bakalım. Bunu nasıl düzeltebiliriz gibi onu yapalım’ gibi açıklamalar yapıldı. 30’a yakın hastaya iğne vuruluyor. Bunlardan yaklaşık 20’si görme yetisini kaybediyor. Hastaneye geldiğinde Cumartesi akşamı iğne yapıldı tekrar gözlerine ve sabaha kadar biz orada bekletildik. Özellikle sormamıza rağmen hani burada bir şey yapılamıyorsa Ankara’ya gidelim ya da başka bir yere gidelim. Bizi yönlendirin dememize rağmen bizi saat ertesi gün sabah 10.30’a kadar hastanede tuttular sonrasında da gönderdiler. Yarım saat öncede işte burada Gazi Üniversitesinin Hastanesinde babam ameliyata alındı. Şu an da bekliyoruz. Hiç de iç açıcı konuşmadı buradaki doktorlar. Kırıkkale’den gelen başka birisi daha var. Diğer hastaları da Ankara’nın çeşitli hastanelerine sevk ettiler” ifadelerini kullandı.



“Sağlam gözüne yapıldı iğne ve sağlam gözünü de kaybetti”


İğne hakkında çeşitli spekülasyonlar olduğunu aktaran Çimen, “Sonrasında öğrendik ama bu iğne hakkında çeşitli spekülasyonlar var vurulmaması gerektiğine dair. Şu anda süreç nereye gider, ne olur bilmiyoruz. Diğer hastalar vurulan gözünü kaybetti. Bir gözünü kaybetti. Fakat benim babamın diğer göz zaten görmüyordu. Sağlam gözüne yapıldı iğne ve sağlam gözünü de kaybetti. Kırıkkale’deki olayın müsebbibi olan doktorların yüzünü bir kere veya iki kere gördük. İnanın buradaki doktorlar bu mahcubiyet onlara aitmiş gibi bu doktorlar onlardan daha çok yardımcı oldu. Sağlıktan sonra bununla ilgili kesinlikle yargı bize nereye kadar gidin derse oraya kadar gitmeyi düşünüyoruz” şeklinde konuştu.



“Konuyla ilgili bilgi almamızı da engellediler”


Çimen’in kızı Şeyda Yılmaz ise şunları kaydetti:


“Konuyla ilgili bilgi almamızı da engellediler. Bazı evrakları alalım tarzında davrandığımızda onda da engellediler. Biz kendi aramızda WhatsApp gurubu kurduk o gün gelen hastalarla. Yaklaşık 20 kişi ile bu grubu oluşturduk ki bir birlerinden haber alsınlar. Hani ‘süreç nasıl gidiyor. İyileşiyorlar mı?’ diye birbirimizden haber alalım diye. Onlar da çeşitli şekilde başvuracaklar.”



Göz Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan açıklama


Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan yapılan açıklamada, "Türkiye Cumhuriyeti Sosyal Güvenlik Kurumu’nun ilaç uygulamaları ile ilgili tebliğine ’Sağlık Uygulama Tebliği (SUT)’ adı verilir. Bütün ilaç uygulamalarının geri ödemeleri için bu tebliğde yayınlanan ilkeler esas alınır. Kamu, özel tüm sağlık kuruluşları bu sistem üzerinden hareket eder. Basında “ucuz ilaç” ibaresi ile yer alan ilaç ismi Bevacizumab olup bu ilaç gözün sarı nokta hastalıkları ile şeker hastalığına bağlı göz hasarında kullanılan bir ilaçtır. Bu ilaç yukarıda sayılan hastalıklara bağlı olarak değişik derecelerde görme kaybı yaşanan hastalara gözün çeşitli tabakalarındaki hasarı tamamen veya kısmen azaltmak adına uygulanır. Sağlık Uygulama Tebliği; göz hastalıklarında ilaç kullanım ilkelerini net bir şekilde belirtmiştir. SUT’nin 28.01. 2019 tarihli son güncel tebliğinde probleme neden olduğu düşünülen ilaç ilk tedavi seçeneği olarak yer almaktadır. Ayrıca bu ilaç hastane eczanelerinde bulunması gereken bir ilaç olarak tanımlanmış ve Kamu hastanelerinde bulundurulmaktadır. Ayrıca bu tebliğe göre ilaç yeni kullanımda olan bir ilaç değildir. Bu olaya neden olduğu düşünülen Bevacizumab etken maddeli ilaç ile ilgili Kırıkkale Üniversitesi Hastanemizde inceleme başlatılmış olup ilk planda bütün hastalar kör oldu haberi yanlıştır. Çünkü biyolojik olarak aktif olan bu ilaç aynı hastaların bir kısmına daha önce uygulanmıştır. Fakat bu tarz ilaçlarda ilaç reaksiyonu oluşabilir. Sterilizasyon şartlarına dikkat edildiği bilinmekte olup o gün kullanılan setlerin sterilizasyon kodları da doğrulanmıştır. Çünkü ameliyathaneye gönderilen setler otomatik cihazlar onay vermeden kullanıma gönderilmemektedir. İşlemler ameliyathane ortamında ve steril şartlarda gerçekleşmiştir. İşlemden sonra daha 24 saat dolmadan enfeksiyon oluşması olasılığı düşükte olsa araştırılmaktadır. Hastaların hepsinin kör olması söz konusu olamayacağı gibi işlem yapılan 9 hastanın durumu iyidir. Diğerlerine de ulaşılmış ve gerekli tedavileri başlatılmıştır. Her olasılık üniversite hastanemizce göz önünde bulundurularak araştırılmakta olup net sonuçlar elde edilene kadar şu an için ilaç uygulaması yapılmamaktadır. Ancak çeşitli hasta iddialarında olduğu gibi yanlış ilaç verme zaten söz konusu değildir. Endikasyonu Sosyal Güvenlik Kurumu, SUT tarafından net olarak tanımlanan ve belirtilen ilaç endikasyonları ışığında ilaç göz hastalıkları hekimlerince uygulanmıştır. Bu nedenle ilacın gözdeki yukarıda belirtilen hasar nedeni görmesi bozulmuş, azalmış hastalarda uygulanması ile ilgili tıbbi hata bulunmamaktadır, yine de teknik detaylarda her olasılık göz önüne alınarak araştırılmaktadır" denildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Gürlek: "Faili meçhul dosyalarında devlet olarak kararlı bir irade ortaya koyuyoruz" Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul suçların aydınlatılması amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü bünyesinde özel bir daire başkanlığı kurduklarını belirterek, "Şu ana kadar mahkemelerden 638 dosya alındı. Burada amacımız savcılık makamının yerine geçmek değil, teknik destek sağlayarak dosyaların yeniden değerlendirilmesini sağlamak" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, katıldığı TGRT canlı yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Özellikle toplumda hassasiyet oluşturan faili meçhul dosyalar üzerinde yoğunlaştıklarını söyleyen Gürlek, "Rabia Naz, Gülistan Doku, Rojin Kabaiş gibi toplum vicdanını yaralayan olaylarda devlet olarak sonuna kadar kararlı bir şekilde süreci takip ediyoruz" ifadelerini kullandı. "638 faili meçhul dosya yeniden inceleniyor" Faili meçhul suçlarla mücadele amacıyla yeni bir yapılanmaya gittiklerini ifade eden Gürlek, "Bir daire başkanlığı kurduk. Altında yeteri kadar tetkik hakimimiz bulunuyor. Bu birim şu ana kadar 638 dosyayı yeniden incelemeye aldı. Burada savcıların soruşturma yetkisine müdahale etmiyoruz. Sadece teknik destek veriyor, eksik delil ya da yeniden değerlendirilebilecek hususlar olup olmadığına bakıyoruz" diye konuştu. Dosyaların tamamının yeniden açılacağı anlamına gelmediğini vurgulayan Gürlek, "Savcı bütün delilleri toplamış ve doğru bir karar vermiş olabilir. Ancak bazen gözden kaçan bir detay ya da sonradan ortaya çıkan yeni bir delil olabilir. Bizim yaptığımız, bu süreçlerde devletin kararlı olduğunu göstermektir" dedi. Gülistan doku davasında ABD’ye firar eden Umut Altaş’ın kilit isim olduğunu söyleyen Bakan Gürlek, "Amerika’da firari biz bunun hakkında kırmızı bülten çıkarttık. Orada bizim Adli Müşavir arkadaşımız var, o da takip ediyor. Özellikle biz Umut Altaş’ın iadesini ivedilikle istedik. Sağ olsun onlar da hassasiyet gösteriyor" dedi. "İfade vereceğini düşünüyorum" Bakan Gürlek, Umut Altaş’ın Türkiye’ye geldiği zaman olayın çözüleceğini ifade etti. Bakan Gürlek, "Ben ifade vereceğini düşünüyorum. Sonuçta o da şu an suç ortağı, suçlu birisi olarak gözüküyor. Eğer üzerinde bir leke kalmamasını istiyorsa bildiklerini samimi olarak anlatması gerekiyor" dedi. Umut Altaş’ın en yakın görgü tanığı olduğunu söyleyen Bakan Gürlek, "Abisiyle de görüşmeler yapıldı. Abisi de kardeşinin gelmesi konusunda olumlu irade beyan etti. Yani Umut Altaş gelirse mutlaka bu olaya ilişkin anlatacakları vardır" diye konuştu. "İkrarlar, tanık beyanı, maddi deliller de önemli" Faili meçhul cinayetlerde cesedin önemli bir delil olduğunu vurgulayan Bakan Gürlek şöyle konuştu: "Burada zaten verilmiş yüzlerce içtihat var. Cesedin ortaya çıkarılmasına gerek yok. Mutlaka ceset önemli bir delil ama onun haricinde ikrarlar, tanık beyanları, diğer maddi deliller. Burada bunlar yeterli. Yani cesedin olmaması olayın cinayet olmadığını göstermez. Bu halk nezdinde böyle bir düşünce var, bunun üzerine altını çizmek istiyorum." "Ceset olmadan da cinayet soruşturması yürütülebilir" Kamuoyunda tartışılan "ceset olmadan cinayet soruşturması olur mu?" sorusuna da değinen Gürlek, "Yargıtay’ın bu konuda çok sayıda kararı var. Ceset önemli bir delil ancak cesedin bulunmaması olayın cinayet olmadığı anlamına gelmez" açıklamasında bulundu. "Yargılamaların uzun sürmesi vatandaşta memnuniyetsizlik oluşturuyor" Göreve geldikten sonra en büyük sorunlardan birinin uzun süren yargılamalar olduğunu gördüğünü söyleyen Gürlek, "Bir boşanma davası 12 yıl, kira tahliye davası 4 yıl sürmez. Vatandaşın en büyük şikayetlerinden biri bu. Biz empati yapıyoruz. Uygulamayla ilgili sorunları biliyoruz" dedi. Hakim ve savcıların hedef süre uygulamasına uyması gerektiğini kaydeden Gürlek, "Hedef süre aşılırsa bunun gereği sorulacak. İş yoğunluğu veya personel eksikliği olabilir ancak hakimin şahsından kaynaklanan bir problem varsa bununda gereğini yapacağız. Burada makul süre hedef süre var. Herkes ona uyacak yapmak istediğimizde bu" diye konuştu. "Yasa dışı bahis gençliğin en büyük problemlerinden biri" Yasa dışı bahisle mücadelede kararlı olduklarını vurgulayan Gürlek, "Göreve başladığım ilk gün 81 ilin başsavcısına genelge gönderdim. Yasa dışı bahis, uyuşturucu ve yolsuzluk suçlarıyla mücadelede kararlı olunmasını istedim. Ben başsavcılıkta yaparken yasadışı bahis gençliğin en büyük problemi. Devlet gençlerimizin hem fiziken hem ruhen korumak zorunda. Bizde yasadışı bahis oynamak kanunumuzda suç değil. Oynatan, yer ver imkan sağlayan, para transferini yapan, aracılık yapanlar hakkında Türk Ceza Kanununda düzenlemeler var. Yasadışı bahisle mücadele etmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Uyuşturucu kullanma yaşı çok düştü" Uyuşturucu ile mücadele konusunda da değerlendirmelerde bulunan Gürlek, "Uyuşturucu kullanma yaşı maalesef çok düştü. Özellikle çocukların ve gençlerin korunmasına yönelik yeni düzenlemeler üzerinde çalışıyoruz. Uyuşturucu gençlerimizde sıkıntı oluşturuyor. Mücadele etmemiz gerekiyor" dedi. Uyuşturucu suçlarında kullanıcıdan başlayarak dağıtıcı ve organizasyon yapısına ulaşıldığını belirten Gürlek, "Kullanıcıyı yakaladığınızda size kimden aldığını söylüyor. Bu şekilde zincirin üst halkalarına ulaşılıyor. 1 ay içerisinde İstanbul’da kokain yakalandı, silsileyi yakalamanız gerekiyor. Bizim amacımız uyuşturucunun kötü olduğunu, gençlerimizin özenmemesini istiyoruz. İstanbul’daki kokain haritasını çözdük. Yani İstanbul’a gelen kokain miktarı, kimlerin getirdiği altı tane büyük dağıtıcı. Bunların hepsini tek tek biz bulduk. Sağ olsun Emniyet Müdürlüğümüzde camların komutanlarımızda çok güzel çalışmalar. Sürekli olarak da operasyon yapılıyor" diye konuştu. TGRT Ankara Temsilcisi Fatih Atik’in belediyelere yönelik operasyonlarla ilgili sorusuna Gürlek, "Yani ben savcı olarak da görev yaptığım için diyorum; bütün arkadaşlarımız dosyanın tarafına bakmaz, kapağına bakmaz. Şahsın belediye başkanı olması, A partisinde olması, B partisinde olmasına bakmaz ki söylediğiniz gibi, geçen de açıkladık rakamları; AK Partili belediyelere de operasyon yapıldı. Yakın zamanda Halfeti, biliyorsunuz kayyımdı, operasyon yapıldı. Bildiğim kadarıyla tutuklandı. Şimdi burada bütün suç örgütlerinin bir amacı var. Biz sizin söylediğiniz, şu an yargılamaya konu, iddianameyi yazım aşaması tamamlandığı için diyorum, suç örgütünün bir elbette amacı var. Bir yolsuzluk havuzu oluşturuyor. Bu yolsuzluk havuzu ile aynı şekilde bir Cumhurbaşkanlığı fonu oluşturuyor. Yani sonuçta şahıs Cumhurbaşkanlığı adayı olmak istiyor. Burada havuzda biriken paralar da fonla birlikte bir Cumhurbaşkanı adayı olmak için bir yol haritası çiziyor. Bir de bir partiyi dizayn etme olayı var. Bunu da biz belirttik; yani biliyorsunuz delegelere para verilmesi, rüşvet dağıtılması. Bunlar iddianamede yazıyor" dedi. "Özkan Yalım’ın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına etkin pişmanlıktan beyanda bulunduğunu duydum" Bakan Gürlek, rüşvet, irtikap ve ihaleye fesat karıştırma suçlamalarıyla yürütülen geniş çaplı soruşturma kapsamında tutuklanan eski Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ve Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturması kapsamında Muhittin Böcek’in oğlu Gökhan Böcek’in etkin pişmanlıktan faydalandığını açıkladı. Gürlek, "Özkan Yalım’ın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına etkin pişmanlıktan beyanda bulunduğunu duydum. Etkin pişmanlıktan faydalanacak olanların samimi olması lazım, bildiklerinin tamamını anlatması lazım. Gökhan Böcek’in de etkin pişmanlık beyanları alındı. Bu devam eden bir soruşturma süreci" ifadelerini kullandı. "Suça sürüklenen çocuklarla ilgili cezalar artırılacak" Çocukların suç örgütleri tarafından kullanıldığına dikkat çeken Gürlek, "Bunlarla ilgili 12. yargı paketinde bir kısım düzenlemeler yapmayı düşünüyoruz. Bu konuda meclisimize gönderdik sayın milletvekillerimizin takdirinde. Özellikle bizim sistemimizde çocuk kavramı suça sürüklenen çocuk kavram 12 ve 18 yaş aralığında. Bizde ikili bir sistem var. 12 ve 15 yaş, 15-18 yaş. Özellikle verilen cezaların çocuklara verilen cezaların toplumda cezasızlık algısı oluşturduğunu kanaat getirdik. Bu konuda cezaların bazı suçlarda adam öldürme işte dolandırıcılık, ırza karşı suçlar, uyuşturucu, ticareti gibi suçlarda arttırılmasına ilişkin bir teklif hazırladık. Aynı şekilde biliyorsunuz suça sürüklenen çocuklar konusunda infaz sistemi farklı. Yani ceza evinde yaptıkları bir gün iki gün sayılıyor. Örgütler cezai indirimleri bildikleri için çocukları kullanıyor. Bu nedenle bazı suçlarda çocuklara yönelik cezaların artırılmasına ilişkin düzenleme hazırladık" dedi. Özellikle adam öldürme, uyuşturucu ticareti ve cinsel suçlar gibi ağır suçlarda infaz sisteminin değiştirileceğini kaydeden Gürlek, "Toplumdaki cezasızlık algısını ortadan kaldırmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.
Muğla Sinan Kaloğlu: "Bu çocukların emeklerini çaldılar" Pendikspor Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu, Bodrum FK’ya mağlup oldukları maçın ardından, "Tahkim Kurulu’na yazıklar olsun, bu maçın hakemlerine yazıklar olsun. Gerçekten bu çocukların emeklerini çaldılar. Hepinizi Allah’a havale ediyorum" dedi. Trendyol 1. Lig play-off çeyrek finalinde Pendikspor deplasmanda Bodrum FK’ya 2-0 mağlup olarak elendi. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında Pendikspor Teknik Direktörü Sinan Kaloğlu, açıklamalarda bulundu. Kaloğlu, hakemleri eleştirerek hak etmedikleri bir mağlubiyet aldıklarını belirterek, "Maalesef mağlup olduk ve elendik. Rakibimiz Bodrumspor’u tebrik ediyorum, yoluna devam ediyorlar ama tabii bence hak edilen bir galibiyet de değildi, onu da söylemem lazım. İstediğimiz oyunu ilk yarı oynadık, üstün taraftık zaten. Top genel olarak bizdeydi, zaten iyi hazırlanmıştık karşılaşmaya. Saha içinde de bunu bunu gösterdik. Kenarlarda genişledik, iç koridorları kullandık ve ceza sahasına girdik de ama maalesef o beceriyi gösteremedik ilk yarı. İkinci yarı yine iyi başladık ama tabii olmayan bir kornerden bir korner verdi Ömer Hoca. Gerçekten bugün bütün takdir haklarını onlardan yana kullandı. Çok basit onlara faulleri çalıp bizlere sarı kart gösterirken, aynı düşünceyi, aynı yapıyı onlara karşı yapmadı. Açıkçası çok formsuzdu bugün. Zaten çok da iyi bir hakem değil ama maalesef böyle önemli maça böyle atanıyor. Bu arada bir VAR hakemi var, Davut Çelik. Tanımam etmem ama bugün 1-0 iken, lütfen tüm spor kamuoyuna söylüyorum, Wilks’in pozisyonuna bir baksınlar 1-0 iken. Bu pozisyon nasıl olur da penaltı olmaz? Ya bunu bana bir izah etsinler yani. Şimdi Wilks topa vurmuş ceza sahasında ve rakip gelmiş, indirmiş yere, vurmuş ve burada Davut hocamızın söylediği. Pozisyona bir bakın. Nasıl hakkımızın yendiğini göreceksiniz yani, orada penaltıyı verse belki maç 1-1 olacak, şimdi farklı şeyler de konuşacağız. Onun haricinde, buradan Tahkim Kurulu Başkanı’na ve oradaki üyelere de sesleniyorum; Ali Aytemur iyi bir çocuk, ben cezadan yana değilim ama şimdi Amedspor karşılaşmasında bir direkt kırmızı kart görmüş bir oyuncu var ve prosedür gereği de zaten iki maç ceza alması gerekiyor. Hiç kimseye haber vermeden cezası onanmış şekilde bugün, iki maç cezası onanmış şekilde açıklama yapılıyor daha önce. Peki nasıl oluyor da bu karşılaşma öncesi sessiz sedasız Ali Aytemur’un cezası bire indiriliyor? Bizim itiraz etmeye, düşünmeye zamanımız bile olmadı, karşımıza çıktı futbolcu birden maçta. Yani nasıl oluyor? Tüm hazırlıklarımızı biz defanstaki etkili bir oyuncusu olan Ali Aytemur, onun üstüne yapıyoruz; oynamayacak diye biliyoruz. Bir bakıyoruz karşımızda. Pendikspor güzel ve güzide bir kulüp. Çocuklar bütün sezon uğraştılar, play-off’a kaldık. Play-off’tan da umutlarımız vardı, herkesin umutlarını çaldınız. Hepinize yazıklar olsun, Tahkim Kurulu’na yazıklar olsun, bu maçın hakemlerine yazıklar olsun. Gerçekten bu çocukların emeklerini çaldılar. Hepinizi Allah’a havale ediyorum" diye konuştu.