EKONOMİ - 26 Temmuz 2022 Salı 10:51

Yağlık ayçiçeği tarlaları yüzleri güldürdü: Çiftçi yüksek verim bekliyor

A
A
A
Yağlık ayçiçeği tarlaları yüzleri güldürdü: Çiftçi yüksek verim bekliyor

Kırıkkale’de devlet desteğiyle tarım arazisine yağlık ayçiçeği eken çiftçi, yağışlarında etkisiyle yüksek verim bekliyor.

Kırıkkale’de devlet desteğiyle tarım arazisine yağlık ayçiçeği eken çiftçi, yağışlarında etkisiyle yüksek verim bekliyor.


Yurt genelinde etkili olan yağışlar hem uzun sürdü hem de tarlaları olumlu anlamda etkiledi. Yağışların etkili olduğu Kırıkkale’de de yağlık ayçiçeklerde yüksek verim bekleniyor. Karakeçili ilçesine bağlı Sulubük köyünde çiftçilik yapan Canbekdede Atay (56), devletten destek alarak 40 dönüm araziye yağlık ayçiçeği ektiğini söyledi. Atay, ülkenin birçok yerinde tırtıl böceği istilası yaşanırken tarlalarında ise zararlı böceklerin olmadığını belirtti. Canbekdede Atay, bu yılki yağışlardan dolayı yüksek verim beklediklerini belirterek, tarlalarında zararlı tırtıl böceğinin de görülmediğini söyledi.



"Verim iyi olduktan sonra fiyat önemli"


Devletten destek aldığını ifade eden Atay, "Devletimizin katkısıyla verdiği tohumla ayçiçeği önerdiler bize. Bizde ekimi yaptık şükürler olsun bu senede iyi gitti. Emeğimizin karşılığını alacağız İnşallah. 40 dönüm araziye ektik. Komşularımıza da önerdik onlarda ekti. Yağmurda iyi şükürler olsun dönümüne 200 kilo bekliyoruz. Artık fiyat alımı nasıl olur bilemeyiz ama verim iyi olduktan sonra fiyat önemli değil. Bizim için verim önemli. Memleketimizin kalkınması için üretim şart. Yağ krizi olduktan sonra Tarım İlçe Müdürümüz Orhan Güvenç ile beraber otururken ‘ben size tohum vereyim’ dedi. Bizde tarlayı hazırladık o zamana kadar da tohum geldi. Yardımcı oldu bizde ektik" dedi.



"Hiç ilaçlamaya da gerek kalmadı"


Ayçiçekte zararlı tırtıl böceğinin de olmadığını anlatan Atay, "Son zamanlarda basında gördüğümüz ve duyduğumuza göre bir tırtıl üremesi çıktı. Şükürler olsun bizim Ayçiçek de tırtıl falan yok. Hiç ilaçlamaya da gerek kalmadı. Güzel çok şükür yaprakları da güzel. Olmadığı da bizim için daha iyi çünkü arılar falanda ilaçlarsak ölecekti. Yazıktır onlarda sebeplensin. Ülkemizin kalkınması için de biz çiftçiler olarak üretmeye devam edeceğiz inşallah" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ağrı AİÇÜ’de zebra balığı translasyonel tıp araştırma laboratuvarı açıldı Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi bünyesinde kurulan Zebra Balığı Translasyonel Tıp Araştırma Laboratuvarı düzenlenen törenle hizmete açıldı. AİÇÜ’de, insanlarla yüksek gen homolojisine sahip olan zebra balıkları üzerinde yürütülecek laboratuvar çalışmalarıyla; kanser araştırmaları, nörodejeneratif hastalıklar, epilepsi, metabolik hastalıklar olmak üzere çeşitli hastalıkların süreçlerini araştırmak ve bu hastalıklara karşı ilaç geliştirme süreçlerine önemli katkılar sağlanması hedefleniyor. Merkezi Araştırma ve Uygulama Laboratuvarı (MERLAB) Konferans Salonunda gerçekleştirilen açılış programına AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin, üniversite üst yönetimi, MERLAB Müdürü Doç. Dr. Akın Akıncıoğlu, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Açılış töreninde konuşan AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin, üniversitenin bilimsel araştırma altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirterek, Zebra Balığı Translasyonel Tıp Araştırma Laboratuvarı’nın sağlık bilimleri alanında önemli katkılar sunacağını ifade etti. Prof. Dr. Gülçin, özellikle translasyonel tıp araştırmalarında model organizma olarak kullanılan zebra balığı ile yürütülecek çalışmaların, hastalıkların mekanizmalarının anlaşılması ve yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Prof. Dr. Gülçin, AİÇÜ Tıp Fakültesinden Biyofizik Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Fümet Duygu Üstündağ ile Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Ünsal Veli Üstündağ’ın girişimleriyle hayata geçirilen laboratuvarın AİÇÜ ve bilim camiası için hayırlı olması temennisinde bulunarak, laboratuvarın açılmasındaki katkılarından dolayı Dr. Öğr. Üyesi Fümet Duygu Üstündağ’a, Dr. Öğr. Üyesi Ünsal Veli Üstündağ’a ve MERLAB Müdürü Doç. Dr. Akın Akıncıoğlu’na teşekkür etti. Törende, Dr. Öğr. Üyesi Fümet Duygu Üstündağ gerçekleştirdiği sunumda, zebra balıklarının insanlarla yüksek gen homolojisine sahip olması, hızlı gelişim süreci ve ex-utero gözleme uygun yapısı sayesinde; nörodejeneratif hastalıklar, epilepsi, metabolik hastalıklar ve ilaç geliştirme çalışmaları başta olmak üzere pek çok alanda güçlü bir model organizma olduğunu belirtti. Zebra balıkları hakkında bilgi veren Dr. Öğr. Üyesi Üstündağ, zebra balığı modelinin, kanser araştırmaları ve ilaç geliştirme süreçleri açısından da önemli avantajlar sağladığını vurguladı. Dr. Öğr. Üyesi Üstündağ, laboratuvarın açılış sürecindeki katkı ve desteklerinden dolayı AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. İlhami Gülçin’e teşekkür etti. Açılışın ardından Prof. Dr. İlhami Gülçin ve beraberindekiler laboratuvarda ncelemelerde bulundu.
Aydın Kuşadası’nda leylekler geri döndü Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yaklaşık 40 yıl aradan sonra bir çift leylek, yeniden yuva kurdu. EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, kuşların geri dönüşünü "doğanın hala bir şansı olduğunu hatırlatan önemli bir mesaj" olarak nitelendirdi. Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, 1980’li yıllarda Kuşadası’nda kent içindeki sur kalıntıları ve ağaçlarda üreyen leyleklerin, şehirleşme ve nüfus artışı nedeniyle bölgeyi terk ettiğini söyledi. Geçen yıl Ağustos ayında bir çift leyleğin Davutlar yol kavşağına yakın bir mermer atölyesinin telefon direğine yuva yaptığını belirten Sürücü, "Geç geldikleri için üreme gerçekleştiremediler. Ancak bu yıl geri gelip gelmeyeceklerini merakla bekliyorduk" dedi. Dün yağmurlu bir günde Kuşadası’ndaki yuvaya ilk leyleğin geldiğini ifade eden Sürücü, "Bugün üst geçitteki aydınlatma direklerine çıkarak çevreyi izledi. Aradan geçen bir yılda çevrenin değiştiğini, özellikle beslenme alanlarının azaldığını fark etti. Burada kalıp kalmayacakları ise eşinin de gelmesiyle netlik kazanacak" diye konuştu. Sürücü, Kuşadası’nda bir çift leyleğin yeniden yuva yapmasının, hızla artan yapılaşma, çoğalan insan nüfusu ve giderek azalan doğal alanlar karşısında güçlü bir doğa mesajı olduğunu vurguladı. "Bu yuva bir umut olduğu kadar aynı zamanda bir uyarıdır. Leyleklerin geri dönüşü, doğanın hala bir şansı olduğunu; ancak bu şansı korumanın bizim sorumluluğumuz olduğunu hatırlatıyor" dedi. EKODOSD’un Aydın genelinde 17 ilçeden 16’sında leylek sayımı ve izleme çalışmaları yürüttüğünü kaydeden Sürücü, "Kuşadası’nda yuva bulunmadığını biliyorduk. Bu gelişmeyle birlikte artık Aydın’ın tüm ilçelerinde leylekler yaşam bulmuş oldu" ifadelerini kullandı.