GÜNDEM - 14 Temmuz 2025 Pazartesi 09:29

Fıskiyeden abdest alıp darbecilere direnen gazi akademisyen, 15 Temmuz’un izini bacağında taşıyor

A
A
A

Ankara’da 15 Temmuz gecesi Genelkurmay Başkanlığı önünde bacağından ve sırtından vurularak gazi olan Öğretim Görevlisi Dr. Hasan Önsoy, o gece şehadet bilinciyle hareket ettiklerini belirterek, "Meclis bahçesindeki fıskiyelerden abdest aldık, orada tanımadığım insanlarla birlikte. Şehadet için gitmiştik. Benim gibi birçok insan da aynı düşünceyle oradaydı" dedi.

15 Temmuz 2016’daki FETÖ darbe girişiminin en sıcak noktalarından biri olan Genelkurmay Başkanlığı önünde ayağından ve sırtından vurularak gazi olan Kırıkkale Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Hasan Önsoy, karanlık geceyi İhlas Haber Ajansı’na anlattı. Darbe girişimi günü, saat 21.00 sularında kalkışmayı duyar duymaz Genelkurmay’ın önüne gittiğini belirten Önsoy, darbeci askerlerin tavırlarına birebir şahit olduğunu ve vatandaşların ellerinde silah olmadan tankların önüne çıkacak kadar cesaretli davrandığını söyledi.

Önsoy, "Durdurmaya çalıştığımız, önüne geçip engel olduğumuz zırhlı araçların önüne çıktığımız anlar oldu. Her birinde batan sevgisinin gençlerde ve yaşlılarda ne kadar güçlü olduğunu gördük. Bunu biri bana anlatsa, ‘ancak filmlerde olur’ derdim" dedi.

Kendisini her zaman cesur biri olarak gördüğünü, ancak o gece gerçek cesaretini gördüğünü dile getiren Önsoy, "Hayatımda hiç tank görmemiştim, üstüme de hiç ateş edilmemişti. Ateş edilmesine rağmen, korkuya dair içimde en ufak bir şey yoktu. Ama insanların içindeki o imanı hissedebiliyordum" diye konuştu.

Fıskiyeden abdest alıp darbecilere direnen gazi akademisyen, 15 Temmuz’un izini bacağında taşıyor

"Bu vatan sevgisi, imanla olacak bir cesaret"

O gecenin unutulmaz kahramanlarından birini de anlatan Önsoy, "Belki o gün şehit olanlar yaşasaydı şimdi 26-27 yaşlarında olacaklardı. Bu vatan sevgisi, imanla olacak bir cesaret. Allah rahmet eylesin, Yasin isminde bir şehidimiz vardı. ‘Nereden ateş ediyorlar’ dedi. Ben de ‘Genelkurmay Başkanlığı’ndan’ dedim. Kaçacağını sandım ama o çocuk Genelkurmay’ın içine koşmaya başladı. Nereden ateş edildiğini sorup, ateş edilen yere doğru koşan bir çocuk. Onun gibi binlerce kahraman vardı" şeklinde konuştu.

Her yaştan vatandaşın orada olduğunu, özellikle yaşça büyük olanların daha da tepkili olduğunu dile getiren Önsoy, "Ülke, darbeler ülkesi olarak bugüne gelmişti ve yaşça büyük olanlar bu darbenin ülkeye ne büyük zararlar vereceğini çok iyi biliyordu. Bu yüzden onlar daha tepkiliydi" ifadelerini kullandı.

Şehadet bilinciyle hareket ettiklerini belirten Gazi Önsoy, "Meclis bahçesindeki fıskiyelerden abdest aldık, orada tanımadığım insanlarla birlikte. Şehadet için gitmiştik. Benim gibi birçok insan da aynı düşünceyle oradaydı. Kızılay’dan ilerleyen tankları durdurmaya çalıştık. O anlarda tanktan iki kez düşürüldüm" dedi.

"Yaralıyı da bir kez daha vurdu"

Silah seslerinin havaya sıkılan kurşunlardan çıktığını sandıklarını ancak bölgeye ulaştıklarında yaralıların olduğunu gördüklerini aktaran Önsoy, "Bir yaralı amcamızı taşırken, dört kişi birlikte vurulduk. Vuran askere, ‘adam yaralı, bırak’ dedik. Yaralıyı aldık ama darbeci asker bizimle hiç konuşmadı. Öfkesi ve darbeyi gerçekleştirme isteği, konuşma kabiliyetini bile bastırmıştı. Tek kelime etmeden şarjör değiştiriyordu. Biz, ‘sonuçta insan, bize sıkmaz’ dedik ve arkamızı döndük. Ama döner dönmez dördümüzü de tekrar vurdu. Yaralıyı da bir kez daha vurdu" diye konuştu.

"Bacağımdaki yaraya taş soktum"

Yaralandıktan sonra yaşadıklarını da anlatan Önsoy, şu ifadelere yer verdi:

"Biz yere düştük. Yaralıyı sürükleyerek Akay yokuşunun duvarının arkasına aldım. Ben vurulmuştum, şoktaydım. Ayağımdan kan akıyordu. Kanamayı durdurmak için deliğe taş sokmaya çalıştım. O heyecanla insan ne yaptığını bilmiyor. Tıbbi bilgimiz de yoktu. Bir genç kardeşimiz, Allah rahmet eylesin, o da şehit oldu. Ayağıma tişörtünü bağladı. ‘Nereden ateş ediliyor’ diyen çocuk da oydu. Tişörtü bağladıktan sonra Genelkurmay’a doğru koştu. O, şehadete çağrılmış bir kardeşimizdi. Mekanı cennet olsun. Amcam yurtdışından Yozgat’a gelmişti. Annemi aramış, ‘tankın üstünde Hasan’ı gördüm’ demiş. Cumhurbaşkanına olan hassasiyetimi bilir, ‘Tayyip Erdoğan konuşmadan Hasan oradan gelmez. Boşuna arayıp sormayın, o gelmez. Tayyip Erdoğan ne zaman kurtulur, ülke ne zaman kurtulur, Hasan o zaman gelir’ demiş."

"Gözlerimi yoğun bakımda açtım"

Önsoy, "Yaralıları hastaneye taşıdık. Motosikletli bir kurye vardı, beline bağlayıp o da yaralı vatandaşı taşıyordu. Sabaha karşı artık ben kan kaybından bitkin düşmüştüm. Sırtımdaki yaraları hastanede fark ettim. O gece dört kez hastaneye girişim olmuş. Duvara yaslanınca bir hemşire duvardaki kan izini gördü. ‘Sırtınızdan vurulmuşsunuz,’ dedi. Tişörtüm koyu renkti. Baktık ki iki kurşun yarası var. Artık her tarafı bembeyaz görüyordum, kan kaybından gözüm bulanmıştı. Bir gün sonra da gözlerimi yoğun bakımda açtım" dedi.

Hasan Ay

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Çekmeköy’de engelsiz yüreklerden anlamlı kurban bağışı Çekmeköy Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezi’nde eğitim alan özel gereksinimli bireyler, el emeği ürünlerinden elde ettikleri gelirle satın aldıkları kurbanlık koçu ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez’e teslim etti. Anlamlı dayanışma örneği büyük takdir topladı. Çekmeköy Belediyesi Engelsiz Yaşam Merkezi’nde eğitim alan özel gereksinimli bireyler, örnek bir sosyal sorumluluk projesine imza attı. Öğrenciler ve veliler tarafından atölyelerde hazırlanan el emeği ürünler, Doğa Park’ta bulunan kadın kooperatifi standında ve Engelsizfest etkinliğinde satışa sunuldu. Yapılan satışlardan elde edilen gelirle kurbanlık koç satın alındı. Özel gereksinimli gençlerin dayanışma ve paylaşma duygusuyla gerçekleştirdiği anlamlı proje kapsamında alınan kurbanlık koç, Kurban Bayramı’nda kesilerek Çekmeköy’deki ihtiyaç sahibi ailelere dağıtılacak. Projeye destek vermek amacıyla öğrencileri ziyaret eden Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez, özel gereksinimli bireylerin duyarlılığının herkese örnek olduğunu ifade etti. Başkan Çerkez, özel gereksinimli bireylerin ve ailelerinin ortaya koyduğu bu anlamlı dayanışmanın toplumsal birlik ve beraberliğe katkı sunduğunu belirtti. Özel gereksinimli öğrenciler ve aileleri, satın aldıkları kurbanlık koçu düzenlenen programla Başkan Orhan Çerkez’e teslim etti. Duygu dolu anların yaşandığı programda paylaşmanın ve dayanışmanın önemine dikkat çekildi. Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez, "Öncelikle annelerimize sonsuz teşekkür ediyorum. Burada evlatları etkinlik ve atölyelerle hem zihinlerini hem de el becerilerini geliştirirken, kendileri de el işi yapıp üretiyorlar. Üretmiş oldukları el emeği, göz nuru ürünleri de Kadın Emeği Pazarımızda verdiğimiz stantta satma imkânı buldular. Oradan elde edilen gelirle de Kurban Bayramı nedeniyle bir kurban almışlar. Bu kurbanı da aşevimize bağışlamak istediler. Bu, paylaşmanın ve dayanışmanın en güzel örneklerinden biridir" dedi. Kurban bağışı ile çocukların bilinç kazandığını belirten veli Meryem Şahin "En başta burası için biz çok mutluyuz. Çocuklarımıza çok büyük faydaları oldu. Başkanımız bizlere bir takım olanaklar sundu, biz de bunları dönüştürebildik. Güzel bir şekilde çocuklarımız adına bağış yaptık. İnşallah ihtiyaç sahiplerinin sofralarına sıcak bir şekilde ulaşır" dedi. Veli Öznur Duman, "Öncelikle Başkanımıza teşekkür ediyoruz. Gerçekten çocuklarımız çok mutlu, biz anneler olarak da çok mutluyuz. Kendimizi özel hissediyoruz. Bir şeyler ürettik, emeklerimizin karşılığında kazanç sağladık. Bununla da güzel bir şeye vesile olduk. Çok mutluyuz" dedi.
Çanakkale AK Partili Gider: "Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk’ten ayrıldığı günden beri kavgayla, gürültüyle, hırsızlıkla, yolsuzlukla anılan bir parti" AK Parti Çanakkale Merkez İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen bayramlaşma programında konuşan AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Atatürk’ten ayrıldığı günden beri kavgayla, gürültüyle, hırsızlıkla, yolsuzlukla anılan bir parti olduğunu söyledi. AK Parti Çanakkale Merkez İlçe Başkanlığı tarafından, Kurban Bayramı’nın Arefe Günü’nde öğretmenevinde partililer ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla bayramlaşma programı gerçekleştirildi. Bayramlaşma programına, AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, AK Parti MKYK üyeleri Jülide İskenderoğlu, Naim Makas, AK Parti İl Başkanı Abdurrahman Kuzu, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Recep Ragıp Barış, Gençlik ve Kadın Kolları yönetimi katıldı. Partililerin ve vatandaşların Kurban Bayramı’nı kutlayan AK Parti Milletvekili Ayhan Gider, "Ne yazık ki dünyanın birçok yerinde bayram şu anda mutsuz kutlanıyor. Filistin’de hala saldırılar devam ediyor. İran-Amerika savaşı gerginliği devam ediyor. Ukrayna-Rusya savaşı devam ediyor. Şükür ki, Türkiye olarak biz dün olduğu gibi bugün de mazlumun yanındayız. Dün olduğumuz gibi bugün de hakkın yanındayız" dedi. ’Mutlak Butlan’ kararı sonrası CHP’de yaşanan gelişmelere de değinen Milletvekili Ayhan Gider, konuşmasına şöyle devam etti: "Bugünlerde bütün Türkiye neyi konuşuyor. Bütün memleket neyi konuşuyor. Cumhuriyet Halk Partisi bir kongre yapmış. Tamamen kendi içinde, kendi delegeleriyle yaptıkları bir organizasyon. Ve yapılan bu organizasyondan delegelerin bir kısmı adaletle çıkılmadığını düşündüğü için mahkemeye gitmiş. Somut verilerle, delillerle, belgelerle, mahkeme de bir karar vermiş. Verdiği karar ne, mevcut genel başkanı alıp da, yerine bir kayyum atamamış. Yerine bağımsız bir adam atamamış. Yerine bir heyet atamamış demiş ki, bu kongre hakkaniyetle gerçekleşmediği için bu kongreden önce kim varsa pozisyon neyse o pozisyonda maç devam etsin. Hani hakem maçı durduruyor ya, diyor ya ’bu pozisyondan öncesini oynuyoruz’ diye, mahkeme böyle bir karar vermiş. Bu durumda Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olan Kemal Kılıçdaroğlu görevine geri gelmiş. Peki, Kemal Kılıçdaroğlu kim? Biz meydan meydan gezip, bu adam memleketi yönetemez dediğimizde şu anda küfredenler tarafından şu anda bela okunanlar tarafından ’hayır çok önemli adam, memleketi bu yönetmeli, Türkiye’de cumhurbaşkanı bu olmalı’ dendiği adam Kemal Kılıçdaroğlu. Onu demiş ki Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı yapsın. Yani onların övdükleri adam. Ancak bu olay bir kez daha gösteriyor ki eğer kişisel menfaat söz konusuysa, eğer makam mevki söz konusuysa, eğer para pul söz konusuysa Cumhuriyet Halk Partililer için dün övdüklerine bugün sövmek, bugün sövdüklerini de yarın övmek hiç mesele değildir. Buradan bir kez daha söylüyorum. Kendi kumlarında oynasınlar, kendi pislikleriyle mücadele etsinler. Kendi işlerine bizi karıştırmayı uğraşmasınlar. Çünkü bizim çok işimiz var. Bizim AK Parti olarak çok işimiz var. Liderimiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çok işi var. Hala Ukrayna ve Rusya’yla aynı anda görüşebilen tek lider Cumhurbaşkanımız. İran-Amerika savaşında ortada durabilen kişi Cumhurbaşkanımız. Önümüzdeki hafta dünya liderlerini burada ağırlayacak. Bakın Avrupa’ya gidiyor. Savunma sanayimizin geldiği durum ortada. Cumhurbaşkanımız bunlarla uğraşırken, AK Parti bunlarla uğraşırken CHP’nin koltuk kavgasıyla, CHP’nin para pul kavgasıyla uğraşacak ne vaktimiz, ne enerjimiz, ne de niyetimiz var." CHP’ye yönelik eleştirilerine devam eden Gider, sözlerini şöyle sürdürdü: "Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk’ten ayrıldığı günden beri kavgayla, gürültüyle, hırsızlıkla, yolsuzlukla anılan bir parti. Ve Türkiye’de kavga partisi yerini o domine ediyor. Onun için diğer partilerde özellikle bizde kavga meraklıları olan varsa onların yeri Cumhuriyet Halk Partisidir. Hiç buralarda vakit geçirmesinler." AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, konuşmasının ardından partililer ve vatandaşlarla bayramlaştı.
İstanbul Edirnekapı Şehitliği’nde hüzünlü bayram arefesi Arefe gününde şehit aileleri ve yakınları Eyüpsultan’da bulunan Edirnekapı Şehitliğini ziyaret etti. Kurban Bayramı arefesinde şehit yakınları sabah erken saatlerden itibaren Edirnekapı Şehitliği’ne ziyarette bulundu. Şehit yakınları mezar başlarında Kur’an-ı Kerim okudu, kabirlerin bakımını yaptı ve mezar taşlarını yıkadı. "Vatan için bir evladımızı verdik" 2022 yılında oğlu şehit olan Cemalettin Koç, "Biz, sadece bugün için değil her gün buradayız. Burası bizim ikinci evimiz. Sürekli buradayız. 2022’de şehit oldu benim oğlum. Onsuz şimdi 4’üncü yılını kutluyoruz. Zor, çok zor. Allah kimseye evlat acısı vermesin ama bir taraftan da tabii gururluyuz. Allah’a hamd ediyoruz. Oğlumuz şehit oldu. Vatan için bir evladımızı verdik. Bu da bizi çok gururlandırıyor" dedi. "O özlemine hiçbir kelime bulamam" Şehit annesi Emine Koç ise "Kaçıncı bayram, kaçıncı arefe bıraktım artık saymayı. Yine bir arefe günü, yine bir bayram Enes’siz. Enes’im cennetin en güzel köşkünde, cennet bahçesinde. Burası bizim artık bir cennet bahçemiz oldu. Henüz 19 yaşındaydı askere gittiğinde. 20’inci yaşına da askere girdi. Bu cennet bahçesinin en küçüğü. Ne anlatsam ne söylesem o özlemine, hasretine hiçbir kelime bulamam. Buruk, bayramlarımız buruk" şeklinde konuştu. "Her bayram buradayız" Şehit yakını Osman Baki ise "Her zaman olduğu gibi her zaman evladımızın yanındayız. Geçen hafta seneyi devriyesiydi. Geçen hafta pazar günü mevlidini yaptık. Şehit olalı 10 yıl oldu. Her bayram buradayız, her zaman evladımızın yanındayız. Rabbim onların şefaatine bizleri nail eylesin. Tüm Müslüman aleminin bayramını kutluyorum" ifadelerini kullandı.
Bursa Bursa’nın önde gelen isimleri, öğrencilere tecrübelerini aktardı Şahinkaya Eğitim Kurumları tarafından düzenlenen ’Tea&Talk Yaşamdan Dersler’ konferansları, farklı alanlarda önemli deneyimlere sahip isimleri öğrencilerle buluşturmaya devam ediyor. Kariyer yolculuklarından yaşam mücadelelerine, girişimcilikten kişisel gelişime uzanan söyleşilerde öğrenciler; yalnızca meslekleri değil, hayatın içinden gerçek deneyimleri de dinleme fırsatı buluyor. RUMELİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mimar Murat Evke, öğrencilerle mesleki gelişim, kariyer yolculuğu ve yaşam deneyimleri üzerine samimi bir söyleşi gerçekleştirdi. Öğrencilere kendilerini geliştirirken ilgi duydukları sektörleri yakından tanımalarının ve o alanlarda araştırma yapmalarının büyük önem taşıdığını ifade eden Evke, gelecekte seçebilecekleri mesleklere erken yaşta yaklaşmanın doğru kariyer kararları açısından önemli bir avantaj sağladığını belirtti. Mezuniyet sonrası hızlı bir şekilde üst pozisyonlarda çalışma isteğini anlayabildiğini dile getiren Evke, mesleki deneyimin başarı yolculuğundaki en kritik unsurlardan biri olduğuna dikkat çekti. Deneyim kazanmadan bir mesleğin tüm yönlerine hâkim olmanın mümkün olmadığını ifade eden Evke, sabırlı ve gelişime açık bir kariyer yolculuğunun önemine değinerek öğrencilerine şu sözlerle seslendi; "Ne iş yaparsanız yapın, sevdiğiniz işi yapın. İnsan ancak keyif aldığı işte gerçekten başarılı ve mutlu olabilir." Yaşamdan Dersler buluşmasının bir diğer konuğu olan Teleferik A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı İlker Cumbul ise öğrencilerle üniversite yaşamı, kariyer planlaması ve sosyal çevrenin başarı üzerindeki etkisi üzerine konuştu. Üniversite hayatının yalnızca akademik bilgiyle sınırlı olmadığını vurgulayan Cumbul, öğrencilik yıllarının; akıllı, üretken ve ilham veren insanlarla bir arada bulunmak, güçlü dostluklar kurmak ve sosyal kulüpler aracılığıyla farklı deneyimler kazanmak açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. "En iyi itibar eğitimle kazanılır." sözleriyle eğitimin bireyin yaşamındaki en güçlü sermayelerden biri olduğuna dikkat çeken Cumbul, başarının yalnızca çok çalışmakla değil; doğru çevre, doğru bakış açısı ve kişinin kendi sorumluluğunu üstlenmesiyle mümkün olduğunu söyledi. Öğrencilere kendilerini kurban psikolojisine hapsetmeden hayata aktif katılmaları gerektiğini belirten Cumbul, gençlere bu yaşlarda kuracakları dostlukların ve yaşayacakları deneyimlerin kıymetini bilmeleri yönünde tavsiyelerde bulundu. Öğrencilerle bir araya gelen 25. ve 26. Dönem Bursa Milletvekili Bennur Karaburun ise yaşam mücadelesiyle şekillenen etkileyici hayat hikâyesini paylaştı. Hayatını değiştiren trafik kazasının ardından yaşadığı sağlık sürecini anlatan Karaburun, "5 dakikalık yol" düşüncesiyle emniyet kemeri takılmamasının nelere mal olabileceğine dikkat çekti. Kaza sonrası yapılan yanlış müdahaleler nedeniyle fiziksel hasarın daha da büyüdüğünü ifade eden Karaburun, buna rağmen yaşam mücadelesinden hiçbir zaman vazgeçmediğini söyledi. Yurt dışında uygulanan kök hücre tedavileri üzerine araştırmalar yaptığını ve gördüğü tedavilerin ardından yeniden yüzmeye başladığını anlatan Karaburun, sağlık süreci nedeniyle eğitim hayatında büyük zorluklar yaşadığını ancak annesinin motivasyonu sayesinde eğitimden kopmadığını ifade etti. Tekstil, işletme ve sosyal hizmetler alanlarında üniversite eğitimlerini tamamlayan Karaburun, bugün dördüncü üniversitesi olarak adalet bölümünde eğitimine devam ettiğini belirtti. Milletvekilliği sürecine de değinen Karaburun, TBMM tarihinde ilk kez kendisi için rampa sistemi oluşturularak yemin töreninin gerçekleştirildiğini anlattı. Konuşmasının sonunda öğrencilere hayatın zorlukları karşısında vazgeçmemenin önemini hatırlatan Karaburun, "Demirin dövüldüğünü zannederiz ama aslında şekilleniyormuş." sözleriyle yaşanan her deneyimin insanı güçlendirdiğini vurguladı.
Eskişehir Vali Yılmaz’dan jandarma uygulama noktasında sürücülerle bayramlaştı Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, Kurban Bayramı dolayısıyla Seyitgazi Jandarma Uygulama Noktasında görevi başındaki jandarma ekiplerini ziyaret ederek bayramlaştı. Seyitgazi yolu üzerindeki jandarma kontrol noktasında gerçekleşen ziyarette Vali Yılmaz, güvenlik güçlerinin bayramını kutladı. Görevli personele çalışmalarında kolaylıklar dileyen Yılmaz, uygulama noktasında durdurulan araçların yanına giderek sürücülerin de bayramını kutladı. Sürücüleri emniyet kemeri takmaları gününde uyaran Vali Yılmaz bayram tatili boyunca trafik kurallarına titizlikle uymaları yönünde uyarılarda bulundu. "Çünkü bayramı bayram yapan insanımız, insansız olmaz" Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz, şunları söyledi: "Cenab-ı Allah’a hamdolsun, bir Kurban Bayramı’na daha kavuşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Arife günündeyiz; jandarmamız, emniyetimiz ve bayram boyunca görev yapacak olan tüm kurumlarımız sahada en etkili, en verimli şekilde çalışıyorlar. Özellikle bayramda seyahat eden vatandaşlarımızın, hemşehrilerimizin trafik kurallarına azami dikkat göstermelerini rica ediyorum. Maalesef trafikte çok fazla can kaybı yaşıyoruz ve bunun en büyük nedeninin kurallara uymamak olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla hız kurallarına uyalım, emniyet kemerimizi takalım ve yorgun araç kullanmayalım. Çünkü bayramı bayram yapan insanımızdır; insansız bayram olmaz. Biz de ’Bayram sensiz olmaz’ diyoruz. Yolculuğu hayata bağlamak, bir acıya ya da zehre dönüştürmemek için bu kurallara uyulmasını tüm hemşehrilerimizden ve vatandaşlarımızdan ısrarla istirham ediyoruz. Bütün hemşehrilerimizin mübarek Kurban Bayramı’nı kutluyor; sağlık, mutluluk ve huzur içinde nice bayramlara kavuşmalarını diliyorum. Bir kez daha belirtmek isterim ki, tüm vatandaşlarımızın huzur ve güvenliği için emniyetimiz ve jandarmamız başta olmak üzere bütün kurumlarımız sahada olacak ve bayram boyunca da çalışmalarını sürdürecekler. Hayırlı bayramlar." Öte yandan Vali Yılmaz’a ziyaret kapsamında İl Emniyet Müdürü Tolga Yılmaz ve İl Jandarma Komutan Yardımcısı Jandarma Albay Metin Ünlü’de eşlik etti.