ASAYİŞ - 10 Aralık 2025 Çarşamba 15:25

Kırıkkale Valisi Mehmet Makas: "Yangın kontrol altında 170 personel ile müdahalemiz sürüyor"

A
A
A
Kırıkkale Valisi Mehmet Makas: "Yangın kontrol altında 170 personel ile müdahalemiz sürüyor"

Kırıkkale’deki fabrika yangınıyla ilgili açıklama yapan Kırıkkale Valisi Mehmet Makas, "Yangın kontrolümüz altında. Söndürme çalışmalarımız devam ediyor, en kısa sürede inşallah soğutma çalışmalarına geçeceğiz diye tahmin ediyoruz" dedi.


Kırıkkale Valisi Mehmet Makas, Kırıkkale Organize Sanayi Bölgesindeki kimya fabrikasında çıkan yangınla ilgili son gelişmeleri açıkladı. Vali Makas, yangının kontrol altına alındığını ve kısa süre içerisinde tamamen söndürerek soğutma çalışmalarını hedeflediklerini kaydetti.


170 personelin yangına müdahale ettiğini söyleyen Vali Makas, "Kırıkkale Organize Sanayi Bölgemizde fabrika yangınıyla ilgili müdahalemiz devam ediyor. Saat 11.30 civarındaki yangına hem tahliye hem de güvenlik tedbirleri noktasında yerinde zamanında müdahale ettik. Fabrikada çalışan 70 işçimizi, kardeşimizin tahliyesi gerçekleştirildi. Her birinin burnunun bile kanamadan dışarı çıkması bizim için sevindirici oldu. Ankara başta olmak üzere çevre vilayetler, Samsun dahil, Çorum, Çankırı, Kırşehir, tüm çevre illerimizden gelen itfaiye ekiplerimizle müdahale ediyoruz. Bir taraftan TÜPRAŞ, bir taraftan Makine Kimya, bir taraftan da diğer fabrikalardan aldığımız takviyeler var. An itibarıyla 50 araç 170 personelle müdahalemiz sürüyor. Yangın kontrolümüz altında. Söndürme çalışmalarımız devam ediyor, en kısa sürede inşallah soğutma çalışmalarına geçeceğiz diye tahmin ediyoruz. Riskli bölümleri atlattık. Tankların olduğu, patlama olabilecek bölgelerle ilgili tedbiri aldık. AFAD Başkanlığımız Ankara’dan koordinasyonu sağlıyor. AFAD Başkan Yardımcımız da yanımızda. Arkadaşlarımız can kıraş şekilde çalışıyor. Verdiğimiz araç sayıları sadece yangına müdahale eden araçlar. Jandarmamız, emniyetimiz, belediyelerimiz ile burada farklı ekiplerimiz var. İnşallah en kısa sürede söndürmeyi gerçekleştireceğiz ve soğutmaya geçeceğiz. 70 kişiye ekmek kapısı olan bir fabrikamız. İnanıyoruz, en kısa sürede tekrar faaliyete gösterecektir. Şehrimize önemli bir katkı sağlayan fabrikamız, işadamımız. İnşallah kısa sürede fabrikanın ayağa kalkmasını rabbim nasip eder, biz de Kırıkkaleliler olarak hep beraber destekleyeceğiz" dedi.


Yangına müdahale sırasında aynı OSB’deki farklı bir fabrikada çıkan yangınla ilgili de bilgi veren Vali Makas, "Bu fabrikaya müdahalemizden müdahale kaynaklı elektrik kesintisine gidildi. Bir fabrikamızda makineleri beslemek için akü odası var. O akülerin devreye girmesi kaynaklı, fabrikada farklı bir alanda yangın çıktı. Kontrolümüz altında. Ana fabrikamızla ilgili bir sorun yok. İnşallah onu da atlatmış olacağız" diye konuştu.


Vali Makas, kimyasal sızıntısı noktasında da bir sorun olmadığını, ekiplerin gerekli tüm önlemleri aldığını söyledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da trafik kazasında vefat eden 14 yaşındaki kızın babası: "Makas atarak ilerleyen sürücü yaya geçidinde kızıma çarpmış, kanlar içindeydi" Ankara’da yaya geçidinde otomobil çarpması nedeniyle vefat eden 14 yaşındaki kız çocuğunun babası, "Makas atarak ilerlediği söylenen bir sürücü kızıma çarpmış. Yanına gittiğimde kanlar içindeydi" dedi. Olay, 19 Şubat akşamı Çankaya ilçesi Turan Güneş Bulvarı’nda meydana geldi. Alınan bilgilere göre, 14 yaşındaki Elif Güner’e yaya geçidinden karşı yola geçmeye çalıştığı sırada Yasin Aloğlu idaresindeki 06 BA 4825 plakalı otomobil çarptı. Kazada ağır yaralanan Güner olay yerinde hayatını kaybederken, gözaltına alınan Aloğlu çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Vefat eden lise 1’nci sınıf öğrencisi Güner’in cenazesi Karşıyaka Mezarlığında toprağa verildi. Kazayla ilgili konuşan Güner’in annesiyle babası ise Aloğlu’nun olay anında aracını süratli kullandığını ve makas atarak ilerlediğini ileri sürdü. "Makas atarak ilerleyen sürücü yaya geçidinde kızıma çarpmış" Olayla ilgili konuşan baba Dündar Güner, "Kızım iftardan sonra arkadaşlarıyla birlikte kahve içmek istemiş. Dışarıya çıktığında yaya geçinde durduğu sırada makas atarak ilerlediği söylenen bir sürücü kızıma çarpmış. Yavrumuzu bizden götürdü. Böyle bir acı yok. Arkadaşları olaydan sonra bizi aradı. Herkesten önce kızımın yanına gittim. Kanlar içinde gördüm. Kalbi durmuş. Çarpan kişi muhtemelen kaçmıştı. Sonradan tutuklandığını öğrendim. Kim olduğunu bilmiyoruz. Tek istediğimiz bu olayı görenlerin bize ulaşması. Benim kızım şu anda okulda olacaktı ama artık toprağın altında. Bu acının tarifi yok" dedi. "Çok güzel hayalleri vardı" Kızının ileride veteriner hekim olma hayali kurduğundan bahseden baba Dündar, "Hayvanları çok severdi. Çevresindeki tüm hayvanları beslerdi. Veteriner olmak istiyordu. Çok güzel hayalleri vardı. Kedisinin doğum günü için hazırlıklar yapıyordu. Çok dürüst bir kızdı. Ona meleğim diye seslenirdim. Bir parçam gitti. Artık bu ömrüm nasıl geçer düşünmek istemiyorum. Umarım adalet yerini bulur" diye konuştu. "Hayalleri yarım kaldı" Anne Tuğba Güner ise hukuk mücadelelerini sürdüreceklerini dile getirerek, "Olayı gören, araçlarında kamera kaydı olan kim varsa bize ulaşsın. Sürücünün makas atarak gittiğini gören kişiler bizi bulsun. Sadece bunu istiyorum. Kızımız melek oldu. Ciğerimiz yanıyor. Hayalleri yarım kaldı. Sebep olanlar umarım aynı acıyı yaşarlar. O kişi ömür boyu hapiste kalsa da kızım gelmeyecek ama en büyük cezayı almasını istiyorum" ifadelerine yer verdi.
İstanbul Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde "haksız kazanç" davasında 3 sanık hakkında tahliye kararı Hastalar üzerinden haksız kazanç sağlandığı iddiasıyla Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne yönelik, 1’i profesör, 11 sanıklı davada mahkeme, tutuklu 3 sanığın tahliyesine hükmetti. Dava dosyasında tutuklu sanık kalmazken, duruşma eksiklerin giderilmesi için ertelendi. Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli sağlık çalışanlarının hastalar üzerinden haksız kazanç sağlandığı iddiasına ilişkin 1’i profesör 11 sanığın yargılanmasına devam edildi. Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Cuma günü görülmeye başlanan duruşmaya, 3’ü tutuklu 11 sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. Cuma günü sanıkların savunmaları tamamlanırken, sanıklar savunmalarında üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmediklerini belirterek, mahkemeden beraatlarını talep etti. Duruşmanın bugünkü oturumu, müşteki beyanlarıyla devam etti. "Kendi rızamla imza attım, 50 bin lira bağış yaptım" Beyanda bulunan müşteki Münevver Özyurt, sanık V.E.’den şikayetçi olmadığını belirterek, "Sanıklardan bir tek V.E. ve vizite yapan M.M.’yi tanıyorum. V.E. hocadan bir şikayetim bulunmamaktadır. Diğer hiçbir sanıktan da şikayetçi değilim. Ameliyatım iyi geçti bu konuda memnunum. Bu doktoru ben, kendi iradem ile tercih ettim. Hatta hocaya bizzat, ‘ameliyata siz girer misiniz?’ dedim. O da hasta yoğunluğunun olduğunu söyledi. Bana hastaneye bağış yaparsanız sizi ben ameliyat ederim dedi. Medikal alacağım dedi. Ben de kabul ettim ve bağışta bulundum, şikayetçi değilim. Faydam olsun diye bağış yaptım" şeklinde konuştu. Müşteki Ayşenur Yılmaz ise beyanında, "Kardeşim 1 yıldan fazla süredir kanser hastasıydı. Son olarak Yedikule Hastanesine gittik. Ameliyat için sıraya aldık. Kardeşim çok sıkıntılıydı. Ameliyat için bizden herhangi bir para istenmedi. Ameliyattan kardeşim sağ sağlim çıkınca kendim bağış yapmak istedim. Emekli öğretmenim ve bir maaşımı bağışlamak istedim. Hemşire hanımla görüştüm hocaya bilgi verelim dedi. Doktora söyledim bağış yapmak istediğimi söyledim. A. hanıma yönlendirdi. Bir yere imza atmam gerekmiyor mu dedim. Bana bir boş bir kağıt verdi. Kendi rızamla imza attım, 50 bin lira bağış yaptım. Bu bağış parasını elden verdim. Her hangi bir belge almadım. Kardeşimin durumu çok kötüydü bir aydan fazla süre sıra bekledi" dedi. "Şikayetler genelde Y.S., V.E. ve M.M. hakkındaydı" Duruşmada, hastanenin eski Başhekimi Sedat Altın ‘tanık’ sıfatıyla beyanda bulundu. Altın, "2001-2015 arası ve 2019-2024 arası yıllarda Yedikule’de Başhekimlik yaptım. Hastaneler bu zamanda kadar, hasta ve hasta yakınından bağış almıştır. Ancak bağışı idare alır ve döner sermayeden makbuz kesilir ve teşekkürler belgesi verilir. Mesela ben başhekimken acil binası yapıldı ve bu bir bağıştı. Hastane eski olduğu için ve bakanlık ek ödeme yapmadığı için hasta yakınları bizlere bağışta bulunma isteğinde bulunurdu. Biz de onlara eksiğimizi söylerdik. Doktorlar bağış yapmak ister misiniz diye sormaz bağış yapmak isteyen bir hasta varsa idareye yönlendirir" diye konuştu. Hastanenin Başhekimi olan ve ‘tanık’ olarak dinlenen Nurettin Yiyit ise "Bağış sistemi idarenin etkisindedir cihaz bağışı ise komisyon kararı ile olur. Nakdi olacaksa bağış, döner sermaye üzerinden olur. Ancak bazen ikili ilişkiler ya da mevzuat dışı ilişkiler olabiliyor ancak bu ufak tefek tamirat tadilat işleridir. Nakdi ya da cihaz bağışı varsa mevzuata uygun ilerleriz. Bize CİMER üzerinden gelen şikayetlerde ’medikal malzeme aldırıldı’ gibi şikayetler oldu. Biz de bunları İl Sağlık Müdürlüğüne dilekçe olarak bildirdik. Şikayetler genelde Y.S., V.E. ve M.M. hakkındaydı" şeklinde beyanda bulundu. Dava dosyasında tutuklu kalmadı Alınan savunma ve beyanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti tutuklu sanıklar V.E., Y.S. ve M.M.’yi ‘yurt dışına çıkış yasağı’ tedbiriyle tahliyesine hükmetti. Verilen tahliye kararıyla birlikte dava dosyasında tutuklu sanık kalmadı. Duruşma eksikliklerin giderilmesi için ertelendi.