EKONOMİ - 01 Kasım 2025 Cumartesi 11:14

Torlukçuların dumanlı hayatı: Zor şartlarda üretilen kömürün tonu 28 bin liradan satılıyor

A
A
A

Kırıkkale’de ormanlık bölgeye kurdukları çadırlarda yaşayan torlukçular, zorlu şartlar altında meşe odunundan mangal kömürü üreterek geçimlerini sağlıyor. Her sezon yaklaşık 40 ton kömür üreten torlukçular, ürünlerinin tonunu 28 bin liradan toptancılara satıyor.

Diyarbakır’dan kilometrelerce yol kat ederek Kırıkkale’nin Sulakyurt ilçesine gelen 5 aile, meşe odunundan mangal kömürü üretmek için altı ay boyunca doğayla baş başa, zorlu yaşam şartları altında çadırlarda kalıyor. Aileler, asırlardır Orta Asya ve Anadolu’da sürdürülen konar-göçer çadır geleneğini yaşatıyor. Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan mesai, ormanda kesilen meşe odunlarının traktörlerle ocak sahasına taşınmasıyla devam ediyor. Boyutlarına göre ayrılan odunlar, koni şeklinde dizilerek üzerleri saman ve toprakla örtülüyor. Ortalama 400-500 derece ısıyla günlerce yanan odunlar, dikkatle yürütülen bir sürecin ardından mangal kömürüne dönüşüyor. Ancak üretim, yüksek ısı, yoğun duman ve is nedeniyle oldukça zahmetli. Kömürlerin tamamen yanıp kül olmaması için aile bireyleri gece gündüz dönüşümlü olarak nöbet tutuyor. Karanlıkta dumanın içinde geçen gecelerde, ateşi kontrol altında tutmak için sabaha kadar ocak başında bekleniyor. Dumanın yüzleri kararttığı, gözlerin yandığı bu ağır emek, torlukçular için hem geçim hem gelenek anlamı taşıyor. Bir sezonda yaklaşık 40 ton mangal kömürü üreten aileler, ürünlerini tonu 28 bin liradan toptancılara satıyor. Emeklerinin karşılığını zor şartlarda alan kömürcüler, dumanlı havanın içinde alın teriyle ekmeklerini kazanıyor. Üretimin her aşamasında aile dayanışması öne çıkıyor.

Torlukçuların dumanlı hayatı: Zor şartlarda üretilen kömürün tonu 28 bin liradan satılıyor

Kadınlar, sahadaki çalışmalara yemek hazırlayarak, çocuklara bakarak ve zaman zaman kömür sahasında yardım ederek katkı sağlıyor. Aksakal ailesinin en küçük üyesi 11 aylık Muhammed ise, çadır yaşamının en küçük ama en neşeli sakini olarak aileye moral veriyor. Dumana, sıcağa ve zorlu şartlara rağmen aile, küçük Muhammed’in gülüşleriyle güç buluyor.

İbrahim Aksakal, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, 5 ailenin odun kömürü ürettiğini söyledi. Aksakal, "Odunları getiriyoruz ster yapıyoruz. Orman İşletme’nin kontrolü altında bu işi yapıyoruz. Daha sonra odunları torluğa vuruyoruz ve kömür yapıyoruz. Poşetliyoruz daha sonra satıyoruz. İkinci satış bölmesine girdik. Bizim müşterilerimiz İstanbul, Antalya, Mersin’de var. Baharın başında pazarlık yapıyoruz. Geçen sene kilosunu 23 liraya sattım bu sene de 28 lira. Pazarlığımı da yaptım" dedi.

Torlukçuların dumanlı hayatı: Zor şartlarda üretilen kömürün tonu 28 bin liradan satılıyor

Ocaklarda nöbet tutmanın öneminden bahseden İbrahim Ertekin ise, "Bütün işlemlerden sonra buraya getiriyoruz. Saman ve toprak atıp ateşe veriyoruz. Kömür kül olunca bütün emek boşa gidiyor. Gece gündüz bunun nöbetini tutuyoruz. Eğer tutmazsan bütün emekler boşa gider. O telaş sayesinde bu emekler oluyor" diye konuştu.

Torlukçuların dumanlı hayatı: Zor şartlarda üretilen kömürün tonu 28 bin liradan satılıyor

Daha çok yemek ve çocuklarla uğraştığını anlatan Rabia Aksakal da "Diyarbakır’dan buraya kömür yapmaya geldik. Ben çalışmıyorum yemekle uğraşıyorum. İşçiler tutuyoruz onlar sahaya gidiyor odun kesiyor bende burada yemek hazırlıklarını yapıyorum. Çamaşır yıkıyoruz çocuklara bakıyorum. Çok yoğun olduklarında onlara da yardım ediyoruz" şeklinde konuştu.

Hasan Ay

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Selçuk Üniversitesi akademisyenleri 4 yeni bitki türü keşfetti Selçuk Üniversitesi, Türkiye’nin biyolojik zenginliğini gün yüzüne çıkaran önemli bir akademik başarıya imza attı. Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul’un yürütücülüğündeki proje kapsamında Orta Toroslar’da keşfedilen 4 yeni kayagülü türü bilimsel literatüre kazandırıldı. TÜBİTAK’ın destek verdiği kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik proje kapsamında Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, Prof. Dr. Tuna Uysal, Doç. Dr. Meryem Bozkurt, Doç. Dr. Emrah Şirin, Doç. Dr. Hakkı Demirelma ve Doç. Dr. Burcu Yılmaz Çıtak, Türkiye genelinde 45 ilde saha çalışmaları gerçekleştirdi. Konya, Karaman ve Antalya’dan alınan örnekler üzerinde yapılan değerlendirme ve analizler sonucunda ise daha önce bilinmeyen dört yeni kayagülü türü kayıtlara geçti. Türler, bilim dünyasına tanıtılarak uluslararası saygınlığı bulunan Plants dergisinde yayımlandı. Proje detaylarına ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, "Çalışmamız, TÜBİTAK tarafından desteklenen kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik bir projenin ürünüdür. Türkiye’de 45 ilde gerçekleştirdiğimiz arazi çalışmalarında yaklaşık bin 500 örnek topladık. Ayrıca yurt içindeki 15 herbaryum ve yurt dışındaki yaklaşık 10 uluslararası herbaryumu inceleyerek toplamda 2 bin 500’e yakın örnek üzerinde çalıştık. Morfolojik, taksonomik, tohum, polen, moleküler ve kromozom analizlerini birlikte değerlendirerek bu dört bitki türünün bilim dünyası için yeni olduğuna karar verdik" diye konuştu. Türkiye Kayagülü açısından önemli bir merkez Yeni türlerin tamamının Toroslar’da yayılış gösterdiğine dikkat çeken Ertuğrul, "Bu bitkilerin tamamı Konya, Karaman ve Antalya illerindeki Toros Dağları’nda tespit edildi. İki tür Karaman’da, biri Konya’da, biri ise Antalya’nın Akseki ilçesinde tanımlandı. Bu türleri Beyşehir kayagülü, Sultan kayagülü, Akseki kayagülü ve Göktepe kayagülü olarak adlandırdık. Kayagülü cinsi dünyada yaklaşık 70 türle temsil ediliyor ve bunların 51’i Türkiye’de yayılış gösteriyor. Bu 51 türün 37’si endemik, yani yalnızca Türkiye’de bulunuyor. Bu durum Türkiye’yi bu bitki grubu açısından önemli bir merkez haline getiriyor" dedi. Bitkilerin yetişme ortamına ilişkin bilgi veren Ertuğrul, "Türlerin büyük bölümü serpantin ve kireçtaşı gibi kayaç alanlarda, bin 100 ile 2 bin metre arasındaki yükseltilerde yetişiyor. Beyşehir kayagülü ise daha çok bozkır alanlarda görülüyor. Bu bitkiler halk tarafından çok bilinen türler değil. Bu nedenle kullanım alanlarına dair literatürde şu an için bir bilgiye rastlamadık" ifadelerini kullandı. Yeni türler, Herbaryumumuza eklendi Ertuğrul, yeni keşfedilen türlerin de yaklaşık 30 bin örnekle Türkiye’nin önemli koleksiyonları arasında yer alan ve Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü bünyesinde bulunan KNYA Herbaryumu’na eklendiğini belirtti. Prof. Dr. Ertuğrul, hazırlıkları süren ve yaklaşık 70 cilt olarak planlanan "Resimli Türkiye Florası" çalışmasıyla Türkiye’nin bitki çeşitliliğinin güncel ve görsel bir şekilde sunulmasının hedeflendiğini aktardı.