GÜNDEM - 27 Aralık 2024 Cuma 13:33

Türk Kızılay Genel Başkanı Yılmaz 2025 stratejik planını açıkladı: "Aşevleri ve ücretsiz giyim mağazaları yaygınlaştırılacak"

A
A
A
Türk Kızılay Genel Başkanı Yılmaz 2025 stratejik planını açıkladı: "Aşevleri ve ücretsiz giyim mağazaları yaygınlaştırılacak"

Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, 2025 stratejik planında aşevlerinin sayısını artırmayı ve 81 ilde yaygınlaştırmayı hedeflediklerini belirtti. Yılmaz, ayrıca ihtiyaç sahiplerinin ücretsiz giyim malzemesi temin edebileceği butiklerin sayısını da artıracaklarını vurguladı.


Türk Kızılay, 156 yıllık yardımlaşma geleneğini bağışçı ve gönüllülerinin desteğiyle sürdürmeye devam ediyor. Ankara’da yaşayan 65 yaşındaki hayırsever Sebahat Tekin, Türk Kızılay’a yaptığı 8 taşınmaz bağışıyla örnek bir davranış sergiledi. Bu önemli bağış sayesinde, Kırıkkale’deki aşevi tamamen yenilendi ve Tekin’in anne ve babası Ahmet-Hatice Balıkçıoğlu’nun isimleri ölümsüzleştirildi. Yenilenen aşevi, haftanın 6 günü 300 kişiye 3 çeşit sıcak yemek sunacak şekilde yeniden tasarlandı. Ayrıca, afet durumlarında kapasitesini 5 bin kişiye çıkarabilecek şekilde planlanan tesis, Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz’ın katıldığı törenle hizmete açıldı. Yılmaz, törende yaptığı açıklamada, Türkiye genelinde 44 aşevi, 157 ikram aracı ve mobil beslenme birimiyle ihtiyaç sahiplerine hizmet sunduklarını belirterek, her gün 41 bin kişiye sıcak yemek ulaştırıldığını ifade etti.


Başkan Yılmaz, aşevlerinin sosyal dayanışmanın bir simgesi olduğuna dikkat çekerek, "Türkiye genelinde 44 aşevi ve 157 ikram aracıyla toplamda 201 mobil birimimiz bulunuyor. Her gün 41 bin insanın evine sıcak yemek ulaştırıyoruz. Bu yemekler, bazen tek başına yaşayan bir Ahmet Amca’nın kapısını çaldığımızda ’Allah razı olsun, kapımı çalan yoktu’ dediği anlamlı bir hizmet haline geliyor. Aşevleri, toplumumuzun el ele vererek kimseyi yalnız bırakmama kararlılığının bir göstergesidir" dedi.



"81 ilimizin hepsinde bir aşevimiz olsun istiyoruz"


Aşevlerinin diğer ihtiyaçların karşılanmasında da bir köprü görevi gördüğünü belirten Yılmaz, "Kızılay dediğimiz zaman, bağışçılarımızdan aldığımız emaneti gerçek ihtiyaç sahiplerini bularak ulaştırma sorumluluğumuz var. Aşevleri bize bu sorumluluğu yerine getirme imkanı sağlamış oluyor. Aşevinin olduğunu bilen o ihtiyaç sahipleri, o aşevine geldikleri zaman aslında onların diğer ihtiyaçlarını da karşılamış oluyoruz. Dolayısıyla biz, aşevlerini her ilimize yaygınlaştıracak şekilde bir projemizin başlangıcını yapmış ve hedefini almış durumdayız. Bugün 44 tane aşevimiz var. Ama birkaç sene içinde 81 ilimizin hepsinde bir aşevimiz olsun istiyoruz. Bu aşevi, tarihimizden gelen bir ocak olsun istiyoruz. Kurbanını, adağını bağışlamak isteyenlerin, bulundukları ildeki aşevine bağış yapmasını istiyoruz. Sosyal yardımlaşma vakfımızdan, Valiliğimizden, belediyemizden, zaten hep birlikte yürütülen bir hizmettir" diye konuştu.



"Hiç kimsenin aç uyumamasını sağlamaktır bizim ana hedefimiz"


Yılmaz, "İkinci yönü Türk Kızılay, afet zamanlarında beslenmeden sorumlu. İster afet olsun, ister seferberlik olsun. Ne zaman bizim ülkemizde bir ihtiyaç olursa afet ve acil durum anlamında Türk Kızılay’ın ana sorumluluğu, dakikalar içinde, bir saati bulmayacak şekilde oraya sıcak yemeği ulaştırmaktır. Bu anlamda sadece Türk Kızılay’ı değil, beslenme platformlarını da koordine ederek hiç kimsenin aç uyumamasını sağlamaktır bizim ana hedefimiz." dedi. Afet ve acil durumlarda Kızılay’ın ana sorumluluğunun beslenme hizmeti sağlamak olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Türk Kızılay’ı olarak günlük 1 milyon yemek çıkarma kapasitemiz var ama 41 bin yemek dağıtımı gerçekleştiriyoruz. Afet olduğu zaman çok hızlı bir şekilde yedek gücümüzü devreye alarak 1 milyon kişiye aynı gün içinde sıcak yemeği sunabilir hale geliyoruz. Amacımız da bu kapasiteyi artırmak" ifadelerini kullandı.



"İnsanların ulaşabileceği aşevlerinin sayısını artıracağız"


2025 yılı stratejik planları kapsamında aşevlerini tüm illere yaymayı hedeflediklerini açıklayan Yılmaz, "2025 yılıyla alakalı yaptığımız stratejik planda 2 tane önceliğimiz var sosyal yardım alanında. Bunlardan bir tanesi, kalıcı bir şekilde aşevlerimizin sayısını artırmak. Standartları zaten belli. İnsanların ulaşabileceği aşevlerinin sayısını artırmak, yaygınlaştırmak, görünürlüğünü artırmak ve bir anlamda da insanlarımıza sahiplendirmek. İkinci hedefimiz de butiklerimizin sayısını artırmak. Butik dediğimiz zaman da bizler, ihtiyaç sahiplerinin istedikleri zaman mağazadan farklı olmayan mekanlara girerek ihtiyaç duydukları herhangi bir giyim malzemesini kabinlerde deneyip ’Ben bunu istiyorum’ deyip, evlerine dönmesini içeren bir yapı" diye konuştu.


Konuşmanın ardından, Türk Kızılay Genel Başkanı Yılmaz, Kırıkkale Vali Yardımcısı Oktay Erdoğan, hayırsever Sebahat Tekin ve ailesi ile davetliler tarafından aşevinin açılış kurdelesi dualarla kesildi. Açılışın ardından Yılmaz ve beraberindekiler, aşevini gezerek personele kolaylıklar diledi.



Türk Kızılay Genel Başkanı Yılmaz 2025 stratejik planını açıkladı: "Aşevleri ve ücretsiz giyim mağazaları yaygınlaştırılacak"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’da vatandaşlar kendini polis ve savcı olarak tanıtıp 15 milyon lira dolandıran şüpheliler yakalandı Ankara’da kendini polis ve savcı olarak vatandaşları 15 milyon lira dolandıran bir grup şüpheli polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyon sonucu suçüstü yakalandı. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla, Etimesgut İlçe Emniyetince yürütülen çalışmalar kapsamında, kendilerini polis ve savcı olarak tanıtarak Ankara’da vatandaşları dolandıran şüpheliler gerçekleştirilen operasyon sonucu suçüstü yakalandı. Yapılan tespitlerde, vatandaşların yaklaşık 15 milyon lira değerinde para ve ziynet eşyasını bir şüpheli şahsa elden teslim ettiği anlaşıldı. Şüpheli şahıslar mağdur kadını kilometrelerce uzakta kamerasız bir bölgeye çekti. Soruşturma kapsamında Şüphelilerin; mağduru korku ortamına sokarak döviz ve ziynet eşyası talep ettikleri anlaşıldı ve vatandaşın döviz ve ziynet eşyalarını verdikten hemen sonra dolandırıldığını anlaması sonrasında yapılan çalışmalarda şüphelinin adresi tespit edildi. Şüpheli şahsın mağdurdan aldığı ziynet ve paraları başka şahıslara teslim edeceği tespit edildi, parayı teslim almak için şahsın ikametine gelen şahıslarda asayiş ekiplerince suçüstü yakalandı. Şüphelilerden ele geçirilen döviz ve ziynet eşyaları sahiplerine teslim edildi. Yakalanan şüpheliler, işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilirken, olayla ilgili soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü bildirildi.
Ankara İletişim Başkanı Duran: "28 Şubat sürecinde yaşanan engellemeler şükürler olsun bugün artık aşılmıştır" İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Kadınların inançlarından dolayı iş ve eğitim hayatının engellendiği ve açıkça dışlandığı dönemlerde ne yazık ki yaşanmıştır. 28 Şubat sürecinde yaşanan üniversite hayatından kamuya ve özel sektöre kadar uzanan engellemeler şükürler olsun bugün artık aşılmıştır" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla siyasetten iş dünyasına, spordan sanata, fabrikadan tarlaya, evden okula, hayatın her alanında var olan, emeğini, yüreğini, sabır, şefkat ve özveriyle ortaya koyarak hayata dokunan kadınlarımızın hikâyesini fotoğraflarla görünür kılmak amacıyla "Hayata Dokunan Kadınlar" sergisi düzenlendi. 5 Mart 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığında gerçekleştirilen "Hayata Dokunan Kadınlar" sergisi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün anlam ve önemine dikkat çekerken aynı zamanda tarihe tanıklık eden kareler aracılığıyla kadınların toplumsal yaşamın her alanındaki varlığını ve emeğini gözler önüne sererek kadınların cesareti, azmi ve kararlılığıyla şekillenen hikâyelerini geçmişten bugüne taşıyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın açılışını yaptığı sergide çay hasadı yapan kadınlardan, seramik fabrikasında çalışan kadınlara, Ankara Radyosu’nda yayın yapan kadın spikerden Türkiye’nin ilk kadın taksi şoförüne, eğitimden sanata, kamusal alandan gündelik yaşama kadar hayata dokunan kadınlarımızın arşiv fotoğraflarına yer veriliyor. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı dijital görsel arşivinden derlenen siyah beyaz fotoğraflardan oluşan sergide 1934-1986 yılları arasında kadınların yaşamın farklı alanlarında iz bıraktığı anlara tanıklık eden 41 fotoğraf karesi yer alıyor. Serginin açılış programında konuşan İletişim Başkanı Duran, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle düzenlediğimiz bu sergide sizlerle bir arada olmaktan memnuniyet duyuyorum. Elbette bugün sadece bir takvim günü değil. Kadın emeğinin, kadın aklını, kadın iradesini ve kadınların bu ülkenin geçmişindeki ve geleceğindeki üstlendiği belirleyici rolü güçlü bir biçimde ortaya koymak için toplandık. Sergimizde yer alan görseller, kadın emeğinin tarihsel dönüşümünü ve hayatın her alanında üstlendikleri sorumluluğu açıkça göstermektedir. Şunu özellikle ifade etmek isterim. Kadının onuru, emeği ve toplumsal kıymeti bizim için modern bir hak arayışının ötesinde medeniyetimizin temel değerleri arasında yer alan köklü bir anlayışın ifadesidir" diye konuştu. "Bizim kültürümüzde kadın, toplumu kuran, dönüştüren ve ayakta tutan asli bir öznedir" Türk kültüründeki kadının yerinin vurgulayan İletişim Başkanı Duran, "Bizim kültürümüzde kadın yalnızca önemli bir değer değil, toplumu kuran, dönüştüren ve ayakta tutan asli bir öznedir. Yakın ve uzak tarihimiz bunun en açık şahididir. Kurtuluş Savaşı’ndan, Cumhuriyet’in inşasına, 28 Şubat’tan, 15 Temmuz direnişine kadar kadınlarımız milletimizin kader anında önemli sorumluluklar almış ve belirleyici rol üstlenmiştir. Hepimizin malumu Cumhuriyet’le birlikte kadınlarımız seçme ve seçilme hakkına birçok Batı ülkesinden önce kavuşmuş, kamusal ve mesleki hayatta erkeklerle eşit şartlarda varlık göstermeye başlamıştır. Ancak açıkça ifade etmek isterim ki, kadının güçlenmesi yalnızca hukuki kazanımlarla değil, toplumsal gerçeklikle örtüşen politikalarla mümkündür" şeklinde konuştu. "28 Şubat sürecinde yaşanan engellemeler şükürler olsun bugün artık aşılmıştır" 28 Şubat döneminde kadınların yaşadığı zorlukların sona erdirildiğini hatırlatan Duran, "Nitekim kapsamlı sosyolojik araştırmalar, kadınların iş hayatına katılım konusunda güçlü bir irade ortaya koyduğunu, aynı zamanda çalışma hayatında eşit muamele beklentisinin hala tam anlamıyla karşılanamadığını göstermektedir. Bununla birlikte, kadınların inançlarından dolayı iş ve eğitim hayatının engellendiği ve açıkça dışlandığı dönemlerde ne yazık ki yaşanmıştır. 28 Şubat sürecinde yaşanan üniversite hayatından kamuya ve özel sektöre kadar uzanan engellemeler şükürler olsun bugün artık aşılmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde inanç özgürlüğünün önündeki tüm engeller ortadan kaldırılmıştır" ifadelerini kullandı. "Artık Türkiye’de kadınlar, karar alma mekanizmalarında da daha etkin biçimde yer almaktadır" Türkiye’nin son 25 yılda kadın haklarını güçlendirmek için neler yaptığını aktaran Duran, şunları kaydetti: "Türkiye özellikle son 25 yılda kadın haklarını güçlendirmeye yönelik kamu politikaları ve anayasal düzenlemelerle kadın erkek eşitliğini müesses hale getirme adına önemli adımlar atmıştır. Yine bu süreçte kadın istihdamını arttırmaya yönelik teşvikler hayata geçirilmiş, girişimci kadınların kredi ve hibe programları sunulmuş, doğum süt izni ve çocuk yardımı gibi uygulamalarla hukuki eşitliğin fiili zemini güçlendirilmiştir. Artık Türkiye’de kadınlar yalnız sahada değil, karar alma mekanizmalarında da daha etkin biçimde yer almaktadır. Bizim için kadınlarımızın gerçek anlamda güçlenmesi, şiddetten arındırılmış bir hayat, sosyal ve siyasal hayata etkin katılıp ekonomik güvence ve saygın bir çalışma ortamıyla doğrudan ilgilidir. Zira güçlü kadının güçlü aileyi, güçlü ailenin de güçlü toplumu inşa edeceğini düşünmekteyiz." "Kadının güçlenmesiyle ailenin güçlenmesi, birbirini tamamlayan iki unsur olarak görülmelidir" 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayan Duran, "Kadının güçlenmesiyle ailenin güçlenmesi birbirine alternatif değil, birbirini tamamlayan iki unsur olarak görülmelidir. Bu minvalde, İletişim Başkanlığı olarak sorumluluk alanımız çerçevesinde aile değerlerimizin medyada ve iletişimin her sahasında görünür ve özendirici olması için son derece gayret gösteriyoruz. Bu konuda her birimizin sergilemiş olduğu katkıyı ve hassasiyeti değerli buluyorum. Bunun için sizlere teşekkür ediyorum. İletişim ve medya alanında yürüttüğümüz her çalışmada kadın çalışma arkadaşlarımızın emeği ve sorumluluk bilinci kurumumuzun taşıyıcı kolonlarından biridir. Bu katkı niceliksel olduğu kadar niteliksel bir güçtür. Bu düşüncelerle hepinizin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ediyorum. Hepinize teşekkür ediyor, saygılar diliyorum" dedi.
Osmaniye Kadirli OSB’de tavuk fabrikasında çıkan yangın sabaha karşı söndürüldü Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde bulunan Kadirli Organize Sanayi Bölgesi’nde (OSB) faaliyet gösteren tavuk fabrikasında çıkan yangın sabaha karşı söndürülürken, soğutma çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Yangında can kaybı yaşanmadı. Edinilen bilgilere göre, Kadirli OSB içerisinde bulunan Şen Piliç’e ait tavuk fabrikasında gece saatlerinde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen yangın, rüzgarın da etkisiyle fabrikanın farklı noktalarına yayıldı.Fabrikadan yükselen dumanları fark eden çalışanlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, sağlık ve güvenlik ekibi sevk edildi. Yangına ilk müdahale Kadirli ve Osmaniye Belediyesi itfaiye ekipleri tarafından yapılırken, yangının büyümesi üzerine çevre il ve ilçelerden de takviye itfaiye ekipleri çağrıldı. Yangın söndürme çalışmalarına Orman İşletme Müdürlüğü’ne ait arazözler de destek verdi. Ekiplerin yoğun müdahalesi sonucu yangın sabaha karşı kontrol altına alınarak söndürülürken, bölgede soğutma çalışmalarının devam ettiği öğrenildi. Öte yandan Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti ile Kadirli Kaymakamı Erdinç Dolu da yangın bölgesine gelerek yetkililerden söndürme çalışmaları hakkında bilgi aldı. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.