SAĞLIK - 16 Nisan 2023 Pazar 11:09

Bu teknoloji yaşlanmayı 10 yıl yavaşlatıyor

A
A
A
Bu teknoloji yaşlanmayı 10 yıl yavaşlatıyor

Güzellik uzmanı Ahmet Akın, cilt yaşlanma süresini 10 yıl ileriye atabilecek hibrit cold plazma teknolojisinin detaylarını anlattı.

Güzellik uzmanı Ahmet Akın, cilt yaşlanma süresini 10 yıl ileriye atabilecek hibrit cold plazma teknolojisinin detaylarını anlattı.


Günlük hayatta hemen hemen herkesin cildiyle ilgili farklı problemler ile karşı karşıya kaldığını söyleyen güzellik uzmanı ve Phanes Beauty Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akın, bu sorunların insanların sosyal haytanı olumsuz etkilediğini belirtti. Cilt sorunlarının tamamına yakınını kısa sürede ve cerrahi işlem olmadan tedavi edebilecek hibrit cold plazma teknolojisinin cilt yaşlanma süresini 10 yıl geriye atabileceğini belirten Akın, "Cildinde herhangi bir sorunu olanlar iyi bilir ki akne, leke, ciltte ton farklılıkları, siyah nokta, güneş lekeleri, cilt kurulukları yada cilt yağlanması, egzama, cilt kırışıklıkları, göz kapağı düşmesi, siğil ve ameliyat ya da yara izleri gibi ciddi sorunlar bir defa oluşunca kolay kolay tedavi edilmezler. Günlük hayatımızda cildimizle ilgili hemen hemen herkesin bu tür problemlerle karşılaştığını biliyoruz. Özellikle vücudumuzun görülebilen bölgelerinde ya da yüzümüzde oluşan bu tür ciddi cilt problemlerin sosyal hayatımızı da olumsuz etkileyebilmekte. Her geçen gün gelişen güzellik ve estetik sektörü hayatımıza olumlu şekilde gelişmelerle yansıtmakta" dedi.



"Cilt yaşlanma süresini 10 yıl ileriye atabileceğimiz bir güzellik teknolojisidir"


Hibrit cold plazma teknolojisinin detaylarını Ahmet Akın, "Toplumumuzda hemen hemen herkeste küçük ya da büyük cilt problemleri yaşanabilmektedir. Genetik cilt problemleri ya da sonradan farklı nedenlerden dolayı meydana gelen cilt hastalıkları sosyal hayatımızı ciddi şekilde olumsuz etkileyebilmektedir. Her geçen gün gelişen ve üzerinde ciddi Ar-Ge çalışmaları yapıldığı güzellik ve estetik sektörü hayatımızı güzelleştirme de bizlere büyük yardımlar edebiliyor. Cilt sorunlarının neredeyse tamamına yakınını artık 15-20 dakika gibi kısa sürede ve herhangi bir cerrahi işlem olmadan tedavi edebilecek bir güzellik teknolojisini tamamladık. Kalıcı olan cilt ve güneş lekeleri, göz kapağı sarkması, cilt sıkılaştırması, cilt kırışıklıklarının gözle görülür şekilde giderilmesi, yara ve ameliyat izlerinin kalıcı olarak giderilmesi, anti-agining ve tırnak problemleri de dahil birçok ciddi sorunları hibrit cold plazma teknolojisiyle kalıcı olarak giderebiliyoruz. Yeni hibrit plazma teknolojimiz sayesinde dünyada ses getirecek ve cilt ile ilgili hemen hemen tüm sorunları ortadan kaldırabileceğiz. Herhangi bir yan etkisi olmayan ve çok hızlı uygulama süresi sayesinde kişilerin uygulama sonrası hemen sosyal hayatlarına geri dönebilecek. Aynı zamanda anti-aging uygulamalarıyla da kişilerin cilt yaşlanma sürelerini 10 yıl ileriye atabileceğimiz bir güzellik teknolojisidir" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mardin Mardin’de INSURE Projesi kapsamında 4 milyon liralık ekipman teslim töreni Avrupa Birliği’nin finansal desteğiyle, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ve Türk Kızılay iş birliğinde yürütülen proje kapsamında Mardin’de iki üretici birliğine toplam 4 milyon lira değerinde ekipman desteği sağlandı. Projeden Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği’nin 90, Arıcılar Birliği’nin ise 70 üyesi yararlanacak. Türk Kızılay Mardin Toplum Merkezinde düzenlenen törende; Tarım ve Orman Bakanlığı, Türk Kızılay, İŞKUR, UNDP ve yerel paydaşların temsilcileri ile üretici birlikleri bir araya geldi. Tören kapsamında, Mardin İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği ve Mardin İli Arı Yetiştiricileri Birliği’ne sağlanan ekipmanlar teslim edilerek sözleşmeler imzalandı. İl Tarım ve Orman Müdürü Ender Muhammed Gümüş, son dönemdeki yağışların ardından arazilerin bereketlendiğini belirterek, "Malumunuz, 2023 yılında ülkemiz çok ciddi bir şekilde deprem gerçeğiyle tekrar yüzleşti. Bölgemizde özellikle depremden etkilenen 10 ilimiz bu süreçten fazlasıyla etkilendi. Ancak evler yıkıldı ama çiftçilerimiz arazisini terk etmedi, üretmeye devam etti. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı kapsamında, hem uyum çerçevesinde hem de Bakanlığımızın hazırladığı bu proje ile çiftçilerimize yerinde destek verilmesi amaçlandı" dedi. "Daha fazla destek vermeyi arzu ediyoruz" Mardin’in proje kapsamında dikkat çeken bir il olduğunu ifade eden Gümüş, "Bu kapsamda 2025 yılında uygulanan proje çerçevesinde, çiftçi örgütlerimizden yapılan başvurular değerlendirildi. Proje 7 ilde uygulanıyordu; en güneydoğusunda Mardin, en kuzeybatısında ise Bursa yer alıyordu. Bu iller arasında yapılan değerlendirmeler sonucunda Mardin’den iki çiftçi örgütümüz destek almaya hak kazandı. 2026 yılı içerisinde de proje başvuruları sona erdi. Bu yıl toplam 17 proje başvurumuz var. Az önce yetkili arkadaşlarımızdan öğrendiğimize göre, Mardin bu 7 il arasında en fazla proje başvurusu yapan il oldu. Bu da çiftçi örgütlerimizin konuya olan ilgisi ve alakası açısından bizim için büyük bir gurur kaynağı oldu. İnşallah daha fazla destek vermeyi arzu ediyoruz. Bugün gerçekleştirdiğimiz teslim töreninde; koyun kırkma makinesinden el fenerine, güneş enerji sistemlerinden bağlı sulama makinelerine kadar çeşitli ekipmanlar kapsamında iki örgütümüze destek verilecek" diye konuştu. "Çok ciddi bir talep ve istek var" UNDP Program Yöneticisi Arzu Karaarslan Azizoğlu ise Tarım ve Orman Bakanlığı’nın yerelle uyumlu güçlü bir vizyona sahip olduğunu vurgulayarak, bu doğrultuda Türk Kızılay ile birlikte Avrupa Birliği’ne sunulan projenin hayata geçirildiğini söyledi. Azizoğlu, "Çok farklı faaliyetlerimiz var. Bunlardan biri tarımsal örgütlere yönelik ayni destekler ve hibe programı. Bunun bir kısmı hayata geçti ve bugün teslim törenindeyiz. Ancak hemen arkasından yeni bir değerlendirme sürecine de başladık. Çünkü çok ciddi bir talep ve istek var. Hatta Mardin bu konuda birinci sırada. Bunu görmek de gerçekten çok güzel" ifadelerini kullandı. Projenin sadece ekipman desteğiyle sınırlı olmadığını belirten Azizoğlu, mevsimlik tarım işçilerine yönelik çalışmaların da sürdüğünü kaydederek, "Malatya’da bir alan inşa ediyoruz. Bu alanın çok kıymetli olduğuna inanıyoruz. Çünkü biliyoruz ki Mardin aynı zamanda en fazla göç veren illerden biri ve mevsimlik tarım işçiliğinin de yoğun olduğu illerden biri. Malatya’da yapacağımız bu alanın Türkiye’ye önemli bir hizmet sunacağını düşünüyoruz. Çünkü Malatya’da daha önce böyle bir konaklama alanı yoktu. Bunun yanı sıra mesleki eğitimler veriyoruz. Bu eğitimlerde özellikle tarım sektörünün ihtiyaç duyabileceği alanlara odaklanıyoruz ve istihdam garantili olmasına dikkat ediyoruz. Üreticilerimize yönelik, özellikle istihdam sağlayan üreticilere yönelik teşviklerimiz var" dedi. "Türk Kızılay olarak bu projenin parçası olmaktan büyük memnuniyet ve gurur duyuyoruz" Türk Kızılay Toplum Temelli Göç Programları Koordinatörü Eda Çok Öztürk de kurum olarak projede yer almaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, "Türk Kızılay olarak bu projenin parçası olmaktan büyük bir memnuniyet ve gurur duyuyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığımızın özellikle tarım ve hayvancılık alanındaki vizyonu ile birlikte hem bu projenin paydaşıyız hem de katkı sağlamaya çalışıyoruz. Aynı zamanda Türk Kızılay olarak bu alanla ilgili önemli tecrübeler edindiğimizi düşünüyoruz. Bu bizim için gerçekten çok kıymetli. Hem öğrenme hem de tecrübe anlamında bize büyük katkılar sağladı. Güzel bir ekip olduk, güçlü bir iş birliği ortaya çıktı. Umarız bu güzel iş birliğini önümüzdeki dönemlerde de artarak devam ettiririz" şeklinde konuştu. Tarım ve Orman Bakanlığı Hayvancılık Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Bekir Yücel Tanrıkulu ise projenin 7 ilde uygulandığını hatırlatarak, birçok kurumun emeğiyle hayata geçirildiğini belirtti. Tanrıkulu, Mardin’de gerçekleştirilen eğitim programlarına değinerek, "İlimizde düzenlenen eğitimlere 69 kişi katıldı ve bunların 34’ü istihdama kazandırıldı. Bu bizim için gurur kaynağı" dedi. Hayvancılık alanında yürütülen çalışmaların sonuç verdiğini de ifade eden Tanrıkulu, "Bu vizyon projelerle birlikte hem büyükbaş hem küçükbaş hayvan varlığımızda artışlar meydana geldi. Son 3 yılda büyükbaş hayvan varlığımız 17 milyon 500 bine, küçükbaş hayvan varlığımız ise 58 milyon 500 bin başa ulaştı" değerlendirmesinde bulundu.