EKONOMİ - 27 Şubat 2025 Perşembe 11:17

Akbank’tan 250 milyon dolarlık "veri kalesi"

A
A
A
Akbank’tan 250 milyon dolarlık "veri kalesi"

Dijitalleşen dünyada büyük yatırımlarla sektördeki yerini güçlendiren Akbank, müşteri sayısını son dört yılda yüzde 89 artırdı. Banka, veri güvenliği konusunda da önemli adımlar atarak 250 milyon dolarlık yatırımla depreme dayanıklı veri koruma merkezleri inşa etti. 2025 yılında ise yıllık teknoloji yatırımını yüzde 50’den fazla artırarak 315 milyon dolara çıkarmayı planlıyor.


Akbank Gebze Veri Merkezi’nde basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda basın mensupları, veri merkezini gezerek güvenlik önlemleri hakkında detaylı bilgi aldı. Ardından gerçekleştirilen toplantıda, Akbank’ın dijitalleşme alanındaki yatırımları ve gelişmeleri anlatıldı.


"Veri merkezimizi 250 milyon dolarlık yatırımla inşa ettik"


Veri güvenliğiyle ilgili açıklamalarda bulunan Akbank Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Gökçay, "Veri merkezimizi 250 milyon dolarlık yatırımla kısa bir süre önce inşa ettik. Birincil veri merkezimiz İstanbul’da ve altında 202 sismik izolatör bulunuyor. Bu yapı, 9 büyüklüğündeki depreme dayanıklı olarak tasarlandı. Deprem anında 80 santimetreye kadar hareket edebilmesine rağmen işlemlerin aksamadan devam etmesi sağlanıyor. Bugün sizlerle birlikte merkezi gezdik, güvenlik önlemlerini ve olağanüstü durumlara karşı alınan tedbirleri inceledik. Olağanüstü durum merkezimiz Ankara’da bulunuyor. Birincil veri merkezimizin devre dışı kalması durumunda tüm sistemleri Ankara’dan çalıştırmaya devam edeceğiz" dedi.


Yapay zeka etkin rol oynuyor


Bankacılık süreçlerinde yapay zekanın etkin rol oynadığını vurgulayan Gökçay, üretken yapay zekayı üç temel alanda kullandıklarını belirtti. Gökçay, "Bankamızda tüm kararlarımızı veri analitik ve yapay zeka algoritmalarına dayanarak alıyoruz. Hangi müşterimize, ne kadar kredi vereceğimizden, ATM’lerin içine ne kadar banknot koyacağımıza kadar bankamızda yüzlerce bilişsel model var. Özellikle üretken yapay zeka son yıllarda çok gündemde. Üretken yapay zekayı üç alanda kullanıyoruz. Birincisi çalışanlarımızın sorularını yardımcı pilotlarla yanıtlıyoruz. Her çalışanımızın yanında bir bankacılık yardımcı pilotu var. Telefonla bir yardım masasını aramaktansa, ya da bir arama motoruna aratmaktansa nokta atışlı detaylı sorusunu soruyor ve yanıtını yüzde 93 oranında doğru alıyor. Müşterilerimize sunduğumuz servislerde üretken yapay zekayı aşamalı olarak kullanıyoruz. Akbank asistan dediğimiz asistan hizmetimizin bazı parçalarını şimdi daha geniş bir bilgi dağarcığında, üretken yapay zekayla yanıtlıyoruz. Müşterilerimizin uluslararası piyasaları hakkında edinmek istedikleri bilgileri daha insansı, daha anlaşılır bir şekilde üretken yapay zekayla müşterilerimize sunuyoruz ve bunun gibi çok sayıda yapay zeka üretken yapay zeka çözümüzü kullanmaktayız" diye konuştu.


"Son 5 yılda mobil bankacılık özelliklerimizi iki katına çıkardık"


Akbank, dijitalleşme yatırımlarını hız kesmeden sürdürerek 2025 yılında yıllık teknoloji yatırımını yüzde 50’den fazla artırarak 315 milyon dolar seviyesine taşıyacak. Bu yatırımlar, bankanın inovasyon odaklı stratejisini daha da güçlendirecek.


Gökhan Gökçay, şirket olarak dijitalleşmeye önem verdiklerinin altını çizerek, "Bu dönüşümde en büyük önceliğimiz Akbank Mobil oldu. Son 5 yılda mobil bankacılık özelliklerimizi iki katına çıkardık. Her yıl 50 yeni özellik ekledik, 40 mevcut özelliği ise yenileyerek daha kullanıcı dostu hale getirdik. Bugün Akbank Mobil ile müşterilerimiz tüm finansal işlemlerini gerçekleştirebiliyor. Son dört yılda müşteri sayımızı yüzde 89 artırdık. Bu da dijitalleşmeye yaptığımız yatırımların ne kadar etkili olduğunu gösteriyor" şeklinde konuştu.


"Gençlere destek"


Akbank’ın gençlere yönelik eğitim projelerine de değinen Akbank Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Gökçay, "Yeni mezun arkadaşlarımızın teknoloji becerilerini geliştirmek için birçok çalışma yapıyoruz. Akbank Akademi 100 binlerce öğrenciye teknoloji konularında programlar ve eğitimler verdi. Bu eğitimlerin bir kısmını Akbank Teknoloji çalışanlarımız yerine getirdi. Mobil geliştirme, Java ile programlama, altyapı yönetimi gibi pek çok farklı alanda gençlere destek oluyoruz" ifadelerini kullandı.


Son olarak Gökçay, Akbank Mobil’in kullanım oranlarına dair de dikkat çeken veriler paylaştı. Gökçay, "Dijital yatırımlarımız sayesinde müşterilerimiz Akbank Mobil’i daha fazla tercih ediyor. Ortalama bir müşteri, her ay 30 kez Akbank Mobil’e giriş yapıyor. Günde toplamda 700 milyon kez Akbank Mobil’in arkasındaki sunuculara erişim sağlanıyor" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa BUÜ ile ICESCO arasında akademik işbirliği köprüsü Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), İslam Dünyası Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (ICESCO) ile Arap dili ve akademik araştırmalar başta olmak üzere pek çok alanda işbirliğini öngören kapsamlı bir protokole imza attı. Rektörlük Yönetim Kurulu Salonunda düzenlenen törende; Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, ICESCO temsilcisi Prof. Dr. Mecdî Hâc İbrahim, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Apak, Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. İsmail Güler, BM nezdinde Arap Birliği Daimi Temsilciliği Başkan Yardımcısı Dr. Nasiriya Fliti ve ICESCO Temsilcisi Dr. Enes Al-Naimi hazır bulundu. İki kurum arasında akademik birikimin paylaşılmasını ve bilimsel araştırmaların desteklenmesini öngören bu işbirliği ile önümüzdeki süreçte Arapça öğretimi, ortak projeler ve kültürel faaliyetlerin hız kazanması hedefleniyor. İmza töreninde konuşan Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitenin uluslararası alandaki görünürlüğünü artırmaya kararlı olduklarını ifade etti. Bu protokolün özellikle Arap dili ve ilgili akademik branşlarda yeni bir dönemin kapısını aralayacağını belirten Rektör Yılmaz, ICESCO gibi prestijli bir kurumla kurulan bağın, hem öğrencilerin hem de araştırmacıların vizyonuna büyük katkı sunacağını dile getirdi. Yılmaz ayrıca, bu tür ortaklıkların kurumsal kapasiteyi güçlendirme noktasındaki stratejik önemine vurgu yaparak, hayata geçirilecek projelerin sonuçlarını görmeyi sabırsızlıkla beklediklerini kaydetti. ICESCO temsilcisi Prof. Dr. Mecdî Hâc İbrahim ise BUÜ gibi köklü bir eğitim kurumuyla işbirliği yapmaktan duydukları memnuniyeti paylaştı. Akademik çalışmaların ulusal sınırları aşarak uluslararası düzeyde yaygınlaştırılmasının önemine değinen İbrahim, imzalanan bu metnin sadece kağıt üzerinde kalmayacağını; konferanslar, seminerler ve ortak çalıştaylarla yaşayan bir sürece dönüşeceğini belirtti. Özellikle bilimsel yayıncılığın güçlendirilmesi ve araştırmacılar arası etkileşimin artırılması noktasında BUÜ’nün sahip olduğu potansiyelin ICESCO için çok kıymetli olduğunu sözlerine ekledi.
Kahramanmaraş Okul saldırısından önce öleceğini hissetmiş Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen silahlı saldırıda hayatını kaybeden 9 öğrenciden biri olan 11 yaşındaki Bayram Nabi Şişik’in babası İsmail Şişik, olaydan önce oğlunun davranışlarının değiştiğini, kendilerine daha düşkün olduğunu, bir yere gidecekmiş gibi eşyalarını düzenleyip bazılarını bantlayarak kutuladığını söyledi. Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu 5. sınıf öğrencisi Bayram Nabi Şişik’in anne ve babası Bayram’ın mezarını ziyaret ediyor. Baba Mezarına çiçekler ekip, Kur’an-ı Kerim okuyan aile gözyaşlarına hakim olamadı. Bayram Nabi’nin babası İsmail Şişik, eğitim sisteminde millileşmeye vurgu yaparak, "Çok zor bir süreçten geçiyoruz. Hepimizin evlatları var. Bu yaşanan olayın bir milat kabul edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Artık sadece öğretim değil, gerçek anlamda eğitimin ne kadar önemli olduğunu görmemiz gerekiyor. Eğitimde millileşme olmalı. Bu çocuklar bize bunu yaşayarak anlattı. Bundan ders çıkarmak zorundayız. Eğitim ailede başlar, okulda devam eder, sokakta sürer. Ahlak her yerde ahlaktır. Bizim değerlerimiz var; dinimiz doğruluğu, dürüstlüğü ve iyiliği emrediyor. Bu çocuklar da tertemiz, günahsız evlatlardı. Onları unutmayacağız, unutturmayacağız" dedi. Şişik, yaşanan olayın ülke için bir dönüm noktası olması gerektiğini belirterek, "Ülkemiz için bu olay bir dönüm noktası olmalı. Eğitim sistemi, aile yapısı, dijital platformlar baştan sona gözden geçirilmeli. Siyasilerimize, öğretmenlerimize ve ailelere büyük sorumluluk düşüyor. Gerekli adımlar atılmazsa kaybeden biz oluruz. İsimlerinin yaşatılmasını istiyoruz. Bu acı unutulmamalı. Toplum zaten vicdanında bu çocukları ölümsüzleştirdi. Devlet büyüklerimizin de bu olayı unutturmaması, gerekli düzenlemeleri yapması gerekiyor. Bazı avukatlar arayıp tazminat davası açmamızı önerdi. Ancak biz devletimize dava açacak bir konumda değiliz. Devlet bizim devletimiz. Çocuğumuzun bir tel saçını dünyadaki hiçbir maddiyatla değişmeyiz. Parayla ölçülemez. Biz evladımızın şehit olduğuna inanıyoruz. İnancımız tam. Onun daha güzel bir yerde olduğuna, bizi karşılayacağına inanıyoruz" diye konuştu. ’Bir yere gidecekmiş gibi hazırlık yapmıştı’ Oğlunun son gün bir yere gidecekmiş gibi odasındaki eşyaları toparlayıp kutuladığını ifade ederek, "Evladımız son zamanlarda farklı davranıyordu. Daha düşkün olmuştu. Eşyalarını düzenlemiş, bazılarını bantlayıp kutulamıştı. Sanki bir yere gidecekmiş gibi hazırlık yapmış. Kendisi de biliyordu bence çünkü daha da düşkünleşmişti bize. O zaman anlayamadık ama şimdi bakınca sanki gideceğini hissetmiş gibi geliyor. Bazen gelip tekrar tekrar sarılırdı, vedalaşır gibi davranırdı. Son zamanlarda akşamları üç dört kere gelip bizi öper uyurdu. Bu durum şimdi aklımıza geldikçe yüreğimizi daha da yakıyor. Akşam odasından mis gibi koku geliyordu saatlerce ağladık. Odada kimse yok giriyoruz çıkıyoruz çok zor. Biz evladımıza her zaman okula giderken bunun bir görev, bir ibadet olduğunu söylerdik. Besmeleyle başlamasını isterdik. O da bu bilinçle hareket ederdi. Çok temiz, çok iyi bir çocuktu. Rabbim mekanını cennet eylesin. Biz de ona layık bir anne-baba olmaya çalışacağız. Bu olaydan hepimizin ders çıkarması gerekiyor. Aile çok önemli. Çocukların takibi, eğitimi ve ahlaki gelişimi ihmal edilmemeli. Toplum olarak değerlerimize sahip çıkmazsak bu acılar tekrar yaşanır. Bu yüzden herkes üzerine düşeni yapmalı, gerekli tedbirler alınmalı" dedi.