GÜNDEM - 06 Mayıs 2026 Çarşamba 09:43

Azmin adı Yavuz Selim

A
A
A

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde bilgisayar klavyesini ayak parmaklarıyla kullanan 15 yaşındaki kas hastası Yavuz Selim Çöl, LGS'de elde ettiği yüksek puanla hayalindeki lisede bilişim bölümünü kazansa da mevzuata takıldı.

Sağlık durumu nedeniyle evde eğitim alması gerektiği için yönetmelik gereği Anadolu lisesine gönderilen azimli genç eğitim mücadelesinden vazgeçmezken; çok okumak istediği lisenin bahçesinde yüzlerce öğrencinin katılımıyla kendisi için hazırlanan sürpriz doğum günü partisi ise duygu dolu anlar yaşattı.

Alınan bilgiye göre; kas hastası Yavuz Selim Çöl, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavında 402 puan alarak Mehmet Tuğrul Tekbulut Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Bilişim Teknolojileri Alanı'na yerleşmeye hak kazandı. Ellerini tam olarak kullanamadığı için bilgisayar klavyesini ayak parmaklarıyla kullanan Çöl, eğitimine büyük ilgi duyduğu bu alanda devam etmenin hayalini kuruyordu.

Ancak Yavuz Selim, kazandığı bu okulun sıralarına hiç oturamadı ve tek bir gün bile eğitim göremedi. Alınan sağlık kurulu raporunda; "musküler distrofi" ve "spastik kuadriplejik serebral palsi" tanısıyla takip edilen öğrencinin, örgün eğitim kurumundan doğrudan yararlanmasının sağlığı açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceği gerekçesiyle 1 yıl süreyle "evde eğitim" görmesi gerektiği belirtildi.

Azmin adı Yavuz Selim

Mevzuat engeli

Öğrencinin durumu, Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği'ne takıldı. Yönetmeliğin 23. maddesinde yer alan "Mesleki ve teknik eğitim kurumlarında kayıtlı öğrencilerden evde eğitim göreceklerin Anadolu liseleri veya Açık Öğretim Lisesine nakil işlemleri yapılır" hükmü uyarınca Çöl'ün kaydı Gebze Anadolu Lisesine alındı.

Hayalindeki okulda unutulmaz doğum günü

Bürokratik engellere rağmen hayalindeki okuldan kopamayan Yavuz Selim için yerleşmeye hak kazandığı Mehmet Tuğrul Tekbulut Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde unutulmaz bir 15. yaş günü sürprizi hazırlandı. Okul müdürü ile öğretmenlerin işbirliğinde hazırlanan ve okul bahçesinde gerçekleştirilen kutlamaya öğrenciler yoğun katılım gösterdi.
Müziklerin çalındığı, şarkılar eşliğinde dansların edildiği etkinlikte öğrenciler, hazırladıkları özel pankartları açarak Yavuz Selim'e moral verdi. Sınıf ortamında küçük bir kutlama beklerken okul bahçesindeki coşkulu kalabalığı karşısında gören Yavuz Selim, şaşkınlığını ve mutluluğunu gizleyemedi.

Azmin adı Yavuz Selim

"Ayak parmaklarımla on parmak yazmayı geliştirdim"

Bilgisayar ve yazılım mühendisi olmak istediğini belirten Yavuz Selim Çöl, bilgisayar alanında kendini sürekli geliştirmeye çalıştığını söyledi. Klavyeyi ayaklarıyla kullanabildiğini anlatan Çöl, "Klavyeyi ayağımla kullanabilir miyim diye denedim, zaten aklımda bunu yapmak vardı. Yapabildiğimi gördüm. Kendimi geliştirerek daha da hızlandım. Daha hızlı yazabiliyor oldum ama uzun zamandır tabii klavyede yazmadığım için sadece biraz yavaşladım. Ona rağmen yine de iyi yazıyorum" dedi.

"Bunu beklemiyordum, çok mutlu oldum"

Yerleştiği lisede geçtiğimiz günlerde kendisi için düzenlenen doğum günü kutlamasına da değinen Çöl, okul bahçesinde idareciler ve öğrencilerin katılımıyla yapılan sürpriz etkinlikten dolayı çok mutlu olduğunu belirterek, "Ben böyle bir kutlama hayal etmiyordum. Çok az öğrencinin katılacağını ve sınıfta yapılacağını düşünüyordum. Okulun bahçesinde olup, bütün öğrenciler de katılınca çok şaşırdım, çok mutlu oldum. Bunu organize eden öğretmenlerime, okul müdürümüze, arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.

Azmin adı Yavuz Selim

Çöl, kazandığı meslek lisesinde okumak istediğini vurgulayarak, "Milli Eğitim Bakanımıza seslenmek istiyorum. LGS'den 402 puan alarak meslek lisesine yerleşmeme rağmen kendi istediğim bölümü okuyamayıp şu anda düz lisede eğitim görüyorum. Bunun düzeltilmesini ve kendi meslek liseme alınmayı istiyorum" ifadelerini kullandı.

Baba Hayri Çöl ise oğlunun SMA değil, nadir rastlanan musküler distrofi adında bir kas hastalığı bulunduğunu, zeka seviyesinin ve kavrama yeteneğinin oldukça iyi derecede olduğunu dile getirdi. Çöl, "Kasları güçsüz ama zeka seviyesi iyi derecede, kabiliyeti, kavraması iyi derecede. Bunu zaten doktorlar da söylüyor. Bu az rastlanan bir kas hastalığı türünden" diye konuştu.

Azmin adı Yavuz Selim

"Bilişim ve bilgisayar teknolojilerini çok seviyor, hayatı bunun üzerine kurulu"

Hayri Çöl, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yavuz Selim, 402 puanla hak ederek Mehmet Tuğrul Tekbulut Lisesi'ne yerleşti. Ancak evde eğitim aldığı için meslek lisesi müfredatından öğretmen tayin edilemediği söylendi ve bizi Gebze Anadolu Lisesi'ne kaydırdılar. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüze dilekçe verdik, sağ olsunlar çok yardımcı oldular ancak genelgede değişiklik olması gerektiği için sorun yerelde çözülemedi. Yavuz Selim bilişim ve bilgisayar teknolojilerini çok seviyor, hayatı bunun üzerine kurulu. Yeniden hakkı olan lisede bilişim bölümüne geçmesini istiyoruz, yetkililerden destek bekliyoruz."

"Çok zeki ve her şeyin bilincinde bir çocuk"

Anne Özlem Çöl de Yavuz Selim'in zorlu süreçlerden geçtiğini, bağışıklığının zayıf olması nedeniyle enfeksiyon riskine karşı dikkatli olduklarını ve yoğun bakım süreçleri yaşadıklarını kaydetti. Çocuğunun yoğun bir skolyozu bulunduğunu ve ameliyat için gün beklediklerini belirten anne Çöl, "Çok zeki ve her şeyin bilincinde bir çocuk. Kendi hastalığının da eğitiminin de farkında. Onu geride bırakmamak ve sosyalleştirmek için elimizden gelen her türlü imkanı vermeye çalıştık, öğretmenlerimiz de hep çok ilgilendi" ifadesini kullandı.

Mert Gürenç

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla MTK öğrenme yolculuğunu antik kentlere taşıyor Eğitimi yalnızca sınıf ortamıyla sınırlamayan MTK Koleji, öğrencilerini tarih, kültür ve doğayla buluşturan sosyal projelerine bir yenisini daha ekliyor. 12 Mayıs 2026 Salı günü gerçekleştirilecek "Arkeolojik Keşif, Tarihe Yolculuk Gezisi" etkinliği kapsamında öğrenciler Kaunos Antik Kenti’ni ziyaret edecek, Dalyan tekne turuna katılacak ve İztuzu’nda faaliyet gösteren DEKAMER’de caretta carettalar hakkında bilgi alacak. MTK Koleji’nin "yerinde öğrenme" anlayışı ile düzenlediği özel gezi programı; öğrencilerin tarihi mirası yerinde tanımasını, kültürel değerlerle bağ kurmasını ve çevre bilinci kazanmasını hedefliyor. "Arkeolojik Keşif, Tarihe Yolculuk Gezisi" kapsamında farklı sınıflardaki öğrencilerin yıl boyunca Kaunos, Stratonikeia ve Afrodisias antik kentlerini ziyaret edeceği belirtildi. Eğitimciler, teorik bilginin sahada deneyimle desteklenmesinin öğrenmeyi daha kalıcı hale getirdiğini vurgularken, antik kent ziyaretlerinin çocuklarda tarih bilinci ve kültürel mirasa sahip çıkma duygusunu güçlendirdiğine dikkat çekiyor. Program kapsamında öğrenciler, Karya uygarlığının önemli merkezlerinden biri olan Kaunos Antik Kenti’nde antik tiyatrodan kaya mezarlarına kadar birçok tarihi yapıyı inceleme fırsatı bulacak. Dalyan kanalları boyunca yapılacak tekne turuyla bölgenin doğal ve kültürel dokusunu gözlemleyecek öğrenciler, ardından DEKAMER ziyaretinde caretta carettaların yaşam döngüsü, korunması ve ekolojik denge üzerine bilgilendirilecek. MTK Koleji yetkilileri, özellikle DEKAMER ziyaretinin okulun sürdürülebilirlik ve çevre odaklı eğitim yaklaşımıyla doğrudan örtüştüğünü belirtti. MTK’nın sahip olduğu "Global Schools" (Küresel Okullar Programı) onayı kapsamında sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik çalışmalar yürüttüğü ifade edilirken, okulun "Climate Action Schools" (İklim Eylemi Okulu) yaklaşımı doğrultusunda caretta carettaların da okulun öne çıkan çevresel farkındalık türlerinden biri olduğu vurgulandı. Bu kapsamda öğrencilerin yalnızca tarihi mirası değil, biyolojik çeşitliliği ve doğal yaşamın korunmasının önemini de yerinde öğrenmelerinin amaçlandığı kaydedildi. MTK Koleji yetkilileri, öğrencilerin yalnızca akademik başarıya değil; kültürel farkındalık, çevre duyarlılığı ve sosyal gelişim alanlarında da desteklenmesini önemsediklerini belirtti. "Yerinde öğrenme" anlayışıyla hazırlanan etkinliklerin, öğrencilerin yaşadıkları coğrafyayı daha yakından tanımalarına katkı sunduğu ifade edildi. Tarih, doğa ve bilimi bir araya getiren bu etkinlik sayesinde öğrencilerin geçmişi yalnızca kitaplardan okumakla kalmayacağı, tarihi mekânlarda gözlem yaparak öğrenmenin deneyimsel yönünü de yaşayacağı ifade edildi.
Muğla Sorumsuzluk yangına davetiye çıkarıyor Muğla’nın Menteşe ilçesinde çevresi çam ormanları ile kaplı bir alanda sorumsuz vatandaşlar tarafından geceleri gerçekleştirilen ateş etrafında alkollü muhabbette söndürülmeden bırakılan ateş yangına davetiye çıkarıyor. Muğla’da her yıl yaşanan orman yangınları binlerce hektarlık yeşil alanı yok ederken, yetkililerin tüm uyarılarına rağmen bazı vatandaşların sorumsuz davranışları yeni felaketlerin önünü açıyor. Yanan ormanlık alanlarda kış boyunca temizlik ve fidan dikim çalışmaları sürdürülse de, doğanın eski haline dönmesi için 25 ila 30 yıllık bir süreç gerekiyor. Muğla Valiliği ve Orman Bölge Müdürlüğü tarafından ormanlık alanlarda ateş yakılmaması, yangına hassas bölgelere giriş yapılmaması, araçlardan sigara izmariti atılmaması ve kırsal bölgelerde anız yakılmaması konusunda sık sık uyarılar yapılıyor. Ancak tüm uyarılara rağmen bazı kişilerin ihmalkâr davranışları dikkat çekiyor. Menteşe ilçesine bağlı Akaçova-Yeşilyurt yolu üzerindeki, Yeşilyurt ile Kafaca mahallelerine hakim tepede gece saatlerinde ateş yakıldığı belirlendi. Kimliği henüz belirlenemeyen kişilerin, yaktıkları odun ateşini söndürmeden bölgeden ayrıldığı görüldü. Tamamı çam ormanlarıyla çevrili alanda farklı noktalarda yakılan ateşlerin izleri sabah saatlerinde de dikkat çekerken, dumanların halen tütmesi tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi. Bölgede çok sayıda alkol şişesi ve cam kırıkları bulunması da muhtemel bir yangın riskini artırdı. Yetkililer, özellikle yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte vatandaşları daha duyarlı olmaya çağırırken, küçük bir ihmalin büyük orman yangınlarına neden olabileceği uyarısında bulundu.
Bursa Zayıflama iğnesi ile ilgili bilgi kirliliğine dikkat Günümüzde her üç kişiden birinin fazla kilolu veya obez olduğunu belirten Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Mahmut Öztürk, obeziteye karşı geliştirilen ve gittikçe yaygınlaşan GLP-1 hormon tedavisinin ancak uzman hekim kontrolünde uygulandığında güvenli ve etkili olabileceğini kaydetti. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, çağımızın en yaygın hastalıklarından biri haline gelen obezite ile mücadele edenlerin sayısının 2030 yılına kadar ikiye katlanması bekleniyor. Uzm. Dr. Mahmut Öztürk obezitenin kalp hastalıklarından diyabete, eklem rahatsızlıklarından pek çok kanser türüne kadar birçok kronik hastalığın temel nedeni haline gelen bir sağlık sorunu olduğunu, dolayısıyla vücudun tüm sistemini etkileyen bu durumla başa çıkmanın kolay olmadığını söyledi. "Obezite, vücutta aşırı yağ birikimi ile seyreden kronik bir hastalıktır. Tedavi edilmezse ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir" diyen Uzm. D. Öztürk, halk arasında genellikle "zayıflama iğnesi" olarak bilinen tedavinin yaygın olarak kullanıldığını belirtti. Bu tedavide GLP-1 hormonunu taklit eden ilaçların obez kişiye enjekte edildiğini söyleyen Uzm. Dr. Öztürk, şöyle konuştu : "GLP-1 bağırsaklardan salgılanan ve iştahı kontrol eden doğal bir hormon. Bu hormonun etkisini taklit eden ilaçlar, tokluk hissini artırır, iştahı azaltır ve kalori alımını düşürerek sağlıklı kilo kaybına yardımcı olur. Bu tedavi, özellikle vücut kitle indeksi yüksek olan veya obeziteye eşlik eden ek hastalıkları bulunan bireylere hekim kontrolünde uygulanabilir. Genellikle enjeksiyon şeklinde uygulanır ve kişiye özel planlanır. En sık görülen yan etkiler bulantı ve hafif mide şikayetleridir; genellikle geçicidir. Tedavi sürecinde doktor takibi önemlidir." Açıklamasında, son dönemde sosyal medyada GLP-1 tedavisi ile ilgili bilimsel dayanağı olmayan olumsuz paylaşımlar yapıldığını dile getiren Burtom Konur Cerrahi Tıp Merkezi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Mahmut Öztürk, bu tür paylaşımların çoğu zaman bireysel deneyimlere dayandığını, oysa uygun hasta grubunda ve hekim kontrolünde uygulandığında GLP-1 analoglarının güvenli ve etkili olduğunu belirtti. Uzm. Dr. Öztürk, "Obezite tedavi edilebilir bir hastalıktır ve modern tıbbi yaklaşımlar ile başarılı sonuçlar elde edilebilir" dedi.
İstanbul ING Türkiye’de üst düzey atama ING Türkiye’de üst düzey bir atama gerçekleşti. ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcılığı ve İcra Kurulu Üyeliği görevine, bankacılık alanında önemli bir deneyime sahip olan ve Tüzel Bankacılık Mevduat, Yatırım ve Dijital Ürünler Direktörü olarak görev yapan Sezin Erken atandı. ING Türkiye’de üst düzey bir atama gerçekleşti. Bankacılık alanında önemli bir deneyime sahip olan ve Tüzel Bankacılık Mevduat, Yatırım ve Dijital Ürünler Direktörü olarak görev yapan Sezin Erken, ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcılığı ve İcra Kurulu Üyeliği görevine atandı. Sezin Erken’in yeni görevine BDDK onaylarının ardından 13 Mayıs itibarıyla başlaması planlanıyor. Erken, yeni dönemde bankanın en sevilen dijital bankası olma ve üstün müşteri deneyimi sunma hedefi doğrultusunda özel bankacılık ve yatırım alanındaki çalışmalarına liderlik edecek. ’’Sezin Erken’in stratejik hedeflerimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum’’ Atama ile ilgili değerlendirmede bulunan ING Türkiye Genel Müdürü Alper Gökgöz, "Türkiye’nin en sevilen dijital bankası olma hedefimize ilerlerken yatırım alanını ve özel bankacılığı stratejik önceliklerimiz arasında konumluyoruz. Bu kapsamda, stratejik bakış açısı ve veri odaklı karar alma yetkinliği ile birçok başarıya imza atmış değerli bir ismin bu önemli göreve atanmasından dolayı mutluyuz. Deneyimi ve bilgi birikimiyle Sezin Erken’in stratejik hedeflerimize ulaşmamızda önemli katkı sağlayacağına inanıyorum" dedi. Açıklamaya göre Sezin Erken, Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme Bölümü’nde lisans eğitimini ve Columbia Üniversitesi’nde MBA programını tamamladı. McKinsey & Company’de Analist olarak başladığı kariyerine, 2003-2014 yılları arasında Capital One’da devam etti. 2014-2024 yılları arasında sırasıyla; Alternatif Bank Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı, Fibabanka Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı, Dgpays Bireysel ve Perakende Genel Müdürü olarak görev yaptı. 2025 yılında ING Türkiye’ye Tüzel Bankacılık Mevduat, Yatırım ve Dijital Ürünler Direktörü olarak katılan Erken, tüzel bankacılık bünyesinde sürdürülebilir büyümeyi destekledi ve dijital pazarlama yolculuğunun şekillenmesinde etkin rol üstlenerek müşteri deneyimini iyileştiren dijital yetkinliklerin güçlenmesine öncülük etti.