SAĞLIK - 12 Ağustos 2025 Salı 11:26

Diş tedavisinde yapay zeka çağı

A
A
A
Diş tedavisinde yapay zeka çağı

Yapay zeka sayesinde hastalıkların teşhisi ve tedavisinde devrim niteliğinde gelişmeler yaşanıyor. Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Melisa Öçbe, "Gözle göremediğimiz, ayırt edemediğimiz lezyonları, kistleri, hatta kanser hastalıklarının ön tanısını bize sunuyor. Türkiye klinik ve eğitimde yapay zekayı kullanan öncü ülkelerden biri" dedi.


Dr. Melisa Öçbe, yapay zeka destekli tanı sistemlerinin Türkiye’de birçok klinikte aktif olarak kullanılmaya başlandığını söyledi. Öçbe, "Türkiye’deki diş hekimi meslektaşlarımın yaptıkları bilimsel çalışmalara baktığımda gelişmiş ülkelere çok yakın olduğunu ve hatta bazen çok daha iyi olduğunu görüyorum. Bu benim için büyük bir gururdur. Ülkemiz bu alanda klinik rutinine de, eğitime de yapay zeka uygulamalarını dahil eden öncü ülkelerden biri oldu" dedi.



"Gözle görülmeyen kistleri, lezyonları gösteriyor"


Yapay zekanın görüntü analizindeki başarısının oldukça yüksek olduğuna dikkat çeken Öçbe, şöyle devam etti:


"Diş hekimliğinde radyoloji alanında yapay zekayı sıklıkla kullanıyoruz, başarısı oldukça yüksek. Yapay zeka uygulamalarına panoramik röntgenleri ve radyolojik görüntüleri sunduğumuzda hastada mevcut olan diş çürüklerini, kanal tedavilerini, daha öncesinde yapılmış olan dolguları, gömülü dişleri, eksik dişleri, fazla dişleri ve diş eti çekilmesine bağlı gerçekleşen kemik kaybını bize gösteriyor. Yapay zeka aynı zamanda henüz olmamış problemleri bize başlangıç aşamasında, ’Bakın bu gerçekleşebilir’ gibi uyarılarla sunabiliyor. Henüz çürümeye başlamamış ya da gözle görülmeyen bir diş yapısındaki kaybı ’Burada mineral kaybı var, demineralizasyon var’ diye gösterebiliyor. Kemik içerisinde normalde iki boyutlu olan göremeyeceğimiz, kemik yıkımlarını, patolojik yapıları, kistleri, lezyonları yapay zeka analizlerde bize sunabiliyor"



"Kanser ön tanısı bile koyuyor"


Kemik içinde gizlenen lezyonlar ve kistlerin yanı sıra yapay zekanın bazı kanser türlerine yönelik ön tanı potansiyeline de dikkat çeken Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Melisa Öçbe, "Önce bizim gözle görebildiğimiz çürük gibi mevcut dolgular, kanal tedavileri gibi yapıları yapay zeka algoritmasına öğrettik. Algoritmanın şu anda geldiği nokta artık bizim de gözle göremediğimiz, seçemediğimiz, ayırt edemediğimiz gri tonlarını ayırıp bize mevcut lezyonların, mevcut kistlerin, tümörlerin hatta kanser hastalıklarının bir ön tanısını sunması. Yapay zeka üç boyutlu bir görüntü datasından, tomografi gibi manyetik rezonans görüntüleme gibi, lezyonları analiz ederek bir ön tanı sunabiliyor ve bu lezyonların hangi tedaviyle küçülebileceğini bize gösteriyor. Diyor ki: ‘Buna radyoterapi vermene gerek yok. Bu radyoterapiyle iyileşmeyecek bir kanser çeşidi’. Bu da hem devleti ekstra sağlık yükünden kurtarıyor hem hastayı ekstra komplikasyon ve yan etki riskinden kurtarıyor hem de hekimin iş gücünü azaltıyor. Bu hala geliştirilme aşamasında olsa da son 5 yıllık yapay zeka gelişiminde baktığımızda artık kliniklerde rutin olarak kullanabileceğimiz bir algoritma olması çok yakın gelecekte gibi gözüküyor"



"Kişiye özel tedavi planlıyor"


Yapay zekanın kişiye özel tedavi planlamasında oldukça yardımcı olduğuna dikkat çeken Melisa Öçbe, "Örneğin ortodontik tedavi veya implant planlamalarında hastanın mevcut kemik yapısına ve çenelerin birbirleriyle ilişkisine dayanarak hastaya özel bir tedavi planı çıkartmada çok yardımcı oluyor" dedi.


Tedavi planı çıkarmanın da oldukça kolay olduğunu ifade eden Öçbe, "Tedavi planlaması butonuna tıklıyoruz ve bize dolgu yapılması gereken dişleri, çekilmesi gereken dişleri, hatta eksik dişlerin yerlerini, implant yapılması gereken yerleri dahi gösteriyor" diye konuştu.



"Hastalarımız şaşırıyor"


Dr. Melisa Öçbe, yapay zeka ile tedavi sürecine hastanın da dahil edildiğini anlattı. Öçbe, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Hastalarımıza ’Şimdi sizi yapay zeka ile muayene edeceğiz’ diye bir giriş yapıyorum ve hastalar buna çok şaşırıyorlar. ’Yapay zeka sizin dişinizdeki çürüğü gördü. Bir kemik kaybınız var, yapay zeka gösterdi’ gibi bilgilendirmelerle onları sürece dahil ediyorum. Yapay zeka patolojik yapıların rengini, şeklini, vurgusunu değiştirdiği için hasta bu görsellerden durumunu daha iyi anlıyor. Hastalarımızın tepkileri olumlu oluyor"



"İnanılmaz faydalı bir eğitim modeli"


2024 yılından itibaren Diş Hekimliği Fakültesi’nde yapay zeka uygulamasına başladıklarını vurgulayan Dr. Öçbe, "Bunun öğrencilerimiz için inanılmaz faydalı bir eğitim modeli olduğunu düşünüyoruz. Eskiden sınıfta sözlü bir şekilde ders anlatıyor, öğrencileri bilimsel olarak doyuramadığımı hissediyordum. Yapay zekayı derslerime katıyor olmam onların daha fazla ilgisi çekiyor. Yeni nesille daha iyi bağ kurabiliyorum. Teknolojik gelişmelerle mesleğin daha başındayken tanışmış olmaları ufuklarını genişletiyor" ifadelerini kullandı.



Diş tedavisinde yapay zeka çağı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Uzmanından Kurban Bayramı için sağlıklı beslenme önerileri Bayram döneminde yapılan küçük beslenme hatalarının mide problemleri, hazımsızlık ve kilo artışına neden olabileceğini belirten Diyetisyen Meral Tansu Ayışık, "Kurban Bayramı’nda hem geleneklerimizi yaşatmak hem de sağlıklı beslenmek mümkündür. Bayram sofraları bereketli olduğu kadar dikkat de gerektirir. Önemli olan aşırıya kaçmadan dengeli beslenebilmektir" dedi. Kurban Bayramı’nda artan et tüketiminin sindirim sistemi, kalp-damar sağlığı ve kilo kontrolü açısından bazı riskleri beraberinde getirebildiğine dikkat çeken Medical Park TEM Hastanesi’nden Diyetisyen Meral Tansu Ayışık, bayram sofralarında dengeli beslenmenin önemine vurgu yaptı. Bayram döneminde yapılan küçük beslenme hatalarının mide problemleri, hazımsızlık ve kilo artışına neden olabileceğine değinen Dyt. Ayışık, "Kurban Bayramı’nda hem geleneklerimizi yaşatmak hem de sağlıklı beslenmek mümkündür. Bayram sofraları bereketli olduğu kadar dikkat de gerektirir. Önemli olan aşırıya kaçmadan dengeli beslenebilmektir" şeklinde konuştu. "Güne hafif bir kahvaltıyla başlanmalı" Bayram sabahına hafif ve dengeli bir kahvaltıyla başlanması gerektiğini ifade eden Dyt. Ayışık, özellikle kahvaltıda kavurma tüketilmesinin sık yapılan hatalardan biri olduğunu söyledi. Yeni kesilen etin hemen tüketilmemesi gerektiğini belirten Dyt. Ayışık, "Etin sindirimi zor olabilir. Bu nedenle etlerin 12-24 saat dinlendirildikten sonra tüketilmesi daha sağlıklı olacaktır" diye konuştu. "Etin pişirme yöntemi önemli" Et tüketiminde porsiyon kadar pişirme yönteminin de önemli olduğunu vurgulayan Dyt. Ayışık, "Izgara, haşlama veya fırında pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. Kızartma ve aşırı yağlı tüketimden kaçınılmalıdır" açıklamasında bulundu. Dyt. Ayışık ayrıca et yemeklerinin yanında mutlaka sebze, salata ve yoğurt gibi destekleyici besinlerin bulunması gerektiğini belirterek lifli beslenmenin sindirim sistemini desteklediğini söyledi. "Su tüketimi ihmal edilmemeli" Bayram döneminde su tüketiminin azalmasının kabızlık ve sindirim problemlerine yol açabileceğine dikkat çeken Dyt. Ayışık, "Ana öğünlerden yaklaşık 15 dakika önce bir bardak su tüketmek sindirime yardımcı olabilir. Gün içerisinde en az 2 litre su içilmeli, ayrıca maden suyu tüketimi de destekleyici olabilir" dedi. "Her tatlı ikramına ‘evet’ demeyin" Bayram ziyaretlerinde ikram edilen tatlılara karşı ölçülü olunması gerektiğini söyleyen Dyt. Ayışık, "Her tatlı ikramına evet demek yerine sevilen tatlılardan küçük porsiyonlar tercih edilmelidir. Porsiyon kontrolü bayram döneminde oldukça önemlidir. Her şeyden biraz tüketilebilir ancak ölçülü olmak gerekir" diye konuştu. "Bayramda hareket etmeyi unutmayın" Fiziksel aktivitenin de ihmal edilmemesi gerektiğini anlatan Dyt. Ayışık, "Bayram boyunca her gün en az 20-30 dakikalık yürüyüş yapılması hem sindirim sistemine hem de kilo kontrolüne katkı sağlayacaktır" ifadelerini kullandı. Diyetisyen Meral Tansu Ayışık, bayram döneminin "kaçamak zamanı" değil, dengeyi koruma dönemi olarak görülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Erzurum Erzurum’da "Zor Zamanda Konuşan Adam: Necip Fazıl Kısakürek" programına yoğun ilgi Erzurum’da, Necip Fazıl Kısakürek anısına düzenlenen "Zor Zamanda Konuşan Adam: Necip Fazıl Kısakürek" programı yoğun katılımla gerçekleştirildi. Necip Fazıl Kısakürek Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen programa vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Şiiri, fikir dünyası ve ortaya koyduğu mücadeleyle Türk düşünce hayatında önemli bir yere sahip olan Necip Fazıl’ın hayatı, eserleri ve düşünce dünyası programda ele alındı. Programda konuşmacı olarak yer alan akademisyen ve yazar Ömer Demirbağ, üstadın edebi kişiliğini, fikir dünyasını ve Türk düşünce hayatına bıraktığı etkileri anlattı. Necip Fazıl’ın eserlerinden örnekler veren Demirbağ, özellikle gençliğe yönelik fikirleri ve toplum üzerindeki etkisine dikkat çekti. Samimi anlatımıyla katılımcıların ilgisini çeken programda zaman zaman duygu dolu anlar yaşandı. Demirbağ konuşmasında, "Necip Fazıl, yaşadığı dönemde fikirleriyle birçok insana yön vermiş önemli bir mütefekkirdir. Onun ortaya koyduğu düşünce mirası bugün hâlâ konuşulmaya ve anlaşılmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı. Programa, Erzurum Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Ergün Engin ile Erzurum Büyükşehir Belediyesi ve Palandöken Belediyesi Meclis Üyesi Muhammed Gökberk Kocaaliler de katıldı. Program sonunda katılımcılar, organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirerek kültür ve sanat etkinliklerinin devam etmesinden dolayı Erzurum Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti.
İstanbul Arnavutköy’de ormanlık alanda kanadı kırık flamingo bulundu İstanbul’un Arnavutköy ilçesinde ormanlık alanda kanadı kırık halde bulunan flamingo, duyarlı bir vatandaş tarafından kurtarıldı. Arnavutköy Belediyesi ekiplerince ilk müdahalesi yapılan flamingonun sonrasında Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ekiplerine teslim edileceği öğrenildi. Olay, Arnavutköy ilçesi Boyalık Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, ormanlık arazide dolaşan Doğan Kibar isimli vatandaş, yerde hareketsiz duran flamingoyu fark etti. Yakından kontrol eden vatandaş, flamingonun kanadının kırık olduğunu fark etti. Kanatlarındaki renklerden dolayı dikkat çeken flamingoyu bir süre takip ettikten sonra uçamadığını fark edince belediye ekiplerine ihbarda bulundu. Arnavutköy Belediyesine bağlı ekipler gelerek flamingoyu teslim aldı ve belediyeye ait sahipsiz hayvan barınağında müdahalelerinin gerçekleştirileceği öğrenildi. Tedavisi tamamlanan flamingonun sonrasında Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü’ne teslim edileceği öğrenildi. "Flamingoyu ilk defa gördüm" Flamingoyu görünce şaşırdığını belirten Doğan Kibar, "Doğa koruma ekiplerine haber verdik. İnşallah kanadı iyileşir ve tekrar doğaya bırakılır. Buralarda leylek görüyorduk ama flamingoyu ilk defa gördüm. Kanatlarının kırmızı olması müthiş bir güzellik. Daha önce flamingoları uçarken görmüştüm ama bu kanadı kırık olduğu için düşmüş" dedi.
Bursa Bursa’nın barajları doldu taştı, kapaklar açıldı... 220 günde sıfırdan yüzde 100’e Bursa’da yaklaşık yaklaşık 7 ay önce Doğancı ve Nilüfer barajlarında ’0’a kadar düşen doluluk oranları sebebiyle alarm verilirken, yaklaşık 220 günde tablo tamamen tersine döndü. Yoğun yağışlar ve kar erimeleriyle birlikte bugün barajlarda doluluk oranı yüzde 100’e ulaşırken, bu kez kontrollü su tahliyeleriyle beraber, taşkın riski olabilir mi tedirginliği yaşanmaya başladı. Geçtiğimiz yıl sonbaharda Bursa’nın önemli içme suyu kaynaklarından olan Doğancı ve Nilüfer barajlarında su seviyeleri kritik seviyelerin altına düşmüş, kent genelinde kesinti gerçekleştirilmişti. Baraj havzalarında çatlayan zeminler ve kuruyan alanlar dikkat çekerken, "Bursa susuz mu kalacak?" sorusu kamuoyunun en çok konuştuğu konular arasında yer almıştı. Aradan geçen yaklaşık 220 günlük süreçte ise özellikle kış aylarında etkili olan yoğun yağışlar ve Uludağ’daki kar erimeleri barajlardaki tabloyu tamamen değiştirdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi ile AKOM tarafından yapılan açıklamada, rezervuarlara yüksek debili su girişleri yaşandığı belirtilerek barajlarda kontrollü su salınımı gerçekleştirildiği duyuruldu. Açıklamada kontrollü tahliye yapılan barajlar arasında Doğancı Barajı, Nilüfer Barajı, Büyükorhan (Cuma) Barajı, Çınarcık Barajı, Gölbaşı Barajı ve Boğazköy Barajı’nın bulunduğu bildirildi. Doğancı Barajındaki yüzde 100 doluluk ve açılan kapaklarla yapılan tahliye işlemi dron ile görüntülendi. DSİ koordinasyonunda yürütülen tahliye süreci kapsamında akarsu yataklarında ani su yükselmeleri yaşanabileceği belirtilirken, vatandaşların dere yatakları ve baraj çevrelerinden uzak durmaları istendi. Yetkililer ayrıca ulaşım yolları, tarım arazileri ve düşük kotlu bölgelerde gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini vurguladı.