ASAYİŞ - 17 Şubat 2025 Pazartesi 16:22

Eski eşi Ajda’yı restoranda öldürmüştü, ilk kez konuştu

A
A
A
Eski eşi Ajda’yı restoranda öldürmüştü, ilk kez konuştu

Kocaeli’nin Körfez ilçesinde eski eşi Ajda Yatar’ı restoranda yemek yediği sırada tabanca ile ateş ederek öldüren sanık, ilk kez hakim karşısına çıktı. Sanık savunmasında, kız çocuğunun dayısı tarafından istismara uğradığını, şikayet etmek istediğinde kendisini dağa kaçırmakla tehdit ettiklerini, olay günü ise Ajda ile konuşmak istediğini ancak ettiği küfür sebebiyle cinayeti işlediğini öne sürdü. Olay günü Ajda’nın yanında bulunan arkadaşı ise "Sanık Ajda’ya, ’Sen nasıl beni bırakırsın? Nasıl pantolon giyersin?’ diyerek bir şeyler söyledi ve küfür etti. Sanık 4-5 el ateş ettikten sonra hiçbir şey olmamış gibi çıktı" dedi.


Olay, 22 Kasım 2023’de Güney Mahallesi Adnan Kahveci Caddesi’nde bulunan dönerci dükkanının 2. katında meydana geldi. Arkadaşıyla birlikte yemeğini yiyen Ajda Yatar’a (28), eski eşi Vahyettin P. (39) tarafından tabanca ile kafasından 4 el ateş edildi. Kurşunların hedefi olan kadın kanlar içinde yere yığıldı, zanlı ise geldiği araçla olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri Ajda Yatar’ın hayatını kaybettiğini belirledi. 3 çocuk annesi Ajda Yatar, 10 yıl önce evlendiği eşinden 2 Kasım 2023’de boşanmıştı. Olay sonrasında kayıplara karışan Vahyettin P., yakalanarak cezaevine gönderildi. Vahyettin’in kaçmasını yardım ederek suçluyu kayırmadan ise Mehmet Y. ve Burhan Ö. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.



"Örgüte üyeyiz seni dağa kaldırırız dediler, korkudan bir şey diyemedim"


"Tasarlayarak boşandığı eşe karşı kasten öldürme" suçundan açılan davanın ilk celsesi Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu sanık Vahyettin P., tutuksuz sanıklar, tanıklar, maktulün ailesi ve taraf avukatları katıldı.


Savunması için söz hakkı verilen sanık Vahyettin P., "2012 yılında eşimle görücü usulüyle evlendik. Güzel bir evliliğimiz vardı. Eşimin akrabalarının dağda öldüğünü öğrendik, cenazelerine gitmedim, bu sebeple sorunlar başladı. Eşimin öz abisi tarafından ters ilişkiye maruz kaldım. Örgüte üyeyiz seni dağa kaldırırız dediler, korkudan bir şey diyemedim, şikayetçi olmadım. Eşim de 15 yaşlarındayken istismara uğradığını bana söylemişti" iddialarında bulundu.



"Kızımın dayısı tarafından istismara uğradığını öğrendim"


2022 yılında kızının rahatsızlığı sebebiyle ameliyat olduğunu belirten Vahyettin P., iddialarına şöyle devam etti:


"Çocuğum bir türlü iyileşmiyordu. Kızımın ilaçlarını satın almama rağmen ilaçların verilmediğini öğrendim. 2022’nin ekim ayında kızım için randevu oluşturdum. Kayınpederim bizim eve geldi, çay içtikten sonra kızımı hastaneye götüreceğimi söyledim, müsaade istedim. Kızım arabada, ’Bu tür insanları neden evimize alıyorsun?’ dedi. E. dayısının kendisini soyduğunu ve kötü şeyler yaptığından bahsetti. Annesine ve dedesine söylediğini ancak konuyu kapattıklarını söyledi. ’Seni aramak istediğimde beni pencereden sarkıttılar’ dedi. Evime döndüğümde kayınpederim evden çıkmıştı. Eşime sorduğumda durumu ağlayarak kabul etti. Kayınpederimi aradığımda beni tehdit etti, ’Arkamızda örgüt var’ dedi. Şikayetçi olmayı düşündüm ancak eşim kabul etmedi, ’Babamın evine giderim, her şeyi reddederim’ dedi. 1 hafta bunun mücadelesini verdim ve şikayet etmeye kabul etti. Doktor, ’Çocuk ilaçları kullanmazsa ölecek’ dediği için ilaçları bilerek vermemişler. Kızımın istismar olayını şikayet edeceğim gün Ajda durumu ailesine anlatmış. Şikayet etmeyeyim diye eşim kendisini darp ettiğimi iddia ederek şikayette bulunmuş. Darp raporu istedim, darp raporunda bir şey çıkmadı. Ben olaya anlam veremeden eşim boşanma davası açtı. Ben de çocuklarım için suç duyurusunda bulundum. Çocuğumun ifadeleri Yalova’da alınmıştır. Bu süreç içerisinde kayınpederim tehditler savuruyordu, beni darp etmeye çalıştılar. Anlaşmalı boşanmak için tehditler savurdular, ’Dağa kaldırırız’ dediler. Kızım öz dayısı tarafından istismara uğramış, dünyam başıma yıkılmıştı. Anlaşmaya boşanmaya razı oldum"



"Ciddi bunalım yaşıyordum"


Boşanma sürecini de anlatan tutuklu sanık, " İmzayı atmadan önce hakim eşime sordu, ’Çocuklarınla görüşmek istemiyor musun?’, ’Hayır, hiçbiri işe görüşmek istemiyorum’ dedi. Hakim, ’Kızım aklın başına geldiği zaman çocuklarını alabilirsin’ dedi. Eşim, bunu sürekli bana koz olarak kullandı, ’Şikayetinden vazgeçmezsen çocukları alırım, kızımı örgütün hizmetçisi yaparım, ben de başkasıyla evlenirim’ dedi. Ciddi bunalım yaşıyordum. Çok kez intihar etmek istedim. Çocuğum tek böbrekli, böbreğimi ona vermek için intihar etmedim, yoksa ben kendimden geçtim. Olay günü adliyeye şikayet için gidecektim. Ancak öğle arasına girdiği için adliye kapalıydı. Ben de kahvaltı yapmak istedim, kafede oturarak poğaça yedim. Karşıdan eşim ve arkadaşının yürüdüğünü gördüm. 50 metre takip ettim sonra geri döndüm. Arabayı park ettiğim yere gittim. Eşimin bana baktığını gördüm" dedi.



"Eşimi çok seviyordum, ayrılmak da istemiyordum"


Ajda ile sakince konuşmak için yanına gittiğini söyleyen Vahyettin P., "Lokantanın 2. katına çıkar çıkmaz Ajda masasından kalkarak bana saldırdı, küfür etti. ’Beni neden takip ediyorsun? Seni öldürtürüm’ dedi. Beni azarlamasına, ağza alınmayacak küfürlere rağmen onu sakinleştirmeye çalıştım. ’Ben başkasıyla evlenirim, sen de köpek gibi peşimden koşarsın’ dedi. Oradaki insanlar da bana hakaretlerde bulundular ve üstüme yürüdüler. Ben kontrolden çıktım ve olaylar yaşandı. Olaydan dolayı pişmanım. Yanımda bulundurduğum silahı beni tehdit ettikleri için üstümde taşıyordum. Çocuklarından dolayı psikolojim yerinde değildi. Tetiğe bastım, dünyam başıma yıkıldı. Daha önce uzaklaştırmayı ihlal ettiğim için gün cezaevinde yattım. Eşimi çok seviyordum, ayrılmak da istemiyordum" diye konuştu.



"Vahyettin’e teslim olmasını söyledim"


Vahyettin P’nin kaçmasına yardım ederek "suçluyu kayırma" suçundan tutuksuz yargılanan Mehmet Y., "Olaydan haberimiz yoktu. Olayı öğrenince Burhan ile sanığın aile evine gitmeye karar verdik. Yolda sanığın kardeşi Erhan bizi aradı. Onu da yoldan aldık. Erhan, abisinden haber alamadığını söyledi, Karamürsel’e kadar gittik. Vahyettin geldi arabaya bindi, teslim olmasını söyledim. Ancak kabul etmedi, eşine ateş ettiğini ancak ölüp ölmediğini bilmediğini söyledi. Ben yanlarından ayrıldım. Burhan, Vahyettin’i hiç görmedi o benden önce araçtan indi" dedi.


Burhan Ö’de suçlamayı kabul etmeyerek Mehmet Y’nin dediklerini doğruladı.



"İstismar olayını gerçekleştirdiği iddia edilen abim yüzde 99 görme engellidir"


Ajda’nın abisi Aydoğan Yatar, sanığın ailesi hakkında iftira attığını ifade ederek, "Sanık, kız kardeşime baskıda bulunuyordu. Sanığın kardeşi ve ablası kız kardeşime şiddette bulundu. Sanık tehditleri sebebiyle kardeşim çocuklarını almadı. Kardeşim 10 yıllık süreç içerisinde gördüğü şiddetten dolayı onlarca kez küsüp baba evine gelmiştir. Kız kardeşimi zorla da olsa ikna ederek geri evine gönderiyorduk. Tüm sanıklardan şikayetçiyim. İstismar olayı iftiradır. İstismar olayını gerçekleştirdiği iddia edilen abim yüzde 99 görme engellidir. Sanık defalarca kız kardeşimin başına silah dayayıp ’Sen balkondan atla, elimi kana boyama’ demiştir. Sanık annemin önünü keserek, ’Senin 4 oğlunu öldüreceğim’ diyerek tehdit etmiştir. Şikayetçiyim" diye konuştu.



"Beni PKK ile itham ediyor, senaryo yazıyor"


Ajda’nın babası Haydar Yatar ise "Kızımın evlilik sürecinde hep huzursuzluk vardı. Ben neymişim de sanığı o kadar tehdit etmişim? Korucu başlığı yaptım. 9 çocuk babasıyım. Çocuklarımın hepsi evli, diğer dünürlerim ile sorun olmadı da sanıkla mı oldu. Ben senaryo yazmasını bilemem, yaşananları anlatıyorum. Beni PKK ile itham ediyor, senaryo yazıyor. Sanıktan şikayetçiyim" ifadelerini kullandı.



"Ajda, eşinin onu kemerle dövdüğünü söyledi"


Olay günü Ajda Yatar birlikte olan tanık Melek E., "Ajda arkadaşım olur. Eşinin onu kemerle dövdüğünü, çocuklarını özlediğini, zorlayarak imzayla çocuklarından uzak kaldığını söyledi. Vefatından bir kaç gün önce sanık bizi takip ettiğini öğrendik. Olay günü Ajda ile sınava, sonrasında da yemek yemeye gittik. Ajda elini yıkamaya gittiği sırada olay yaşandı. Çok yakından ateş etti. Sanık Ajda’ya, ’Sen nasıl beni bırakırsın? Nasıl pantolon giyersin?’ diyerek bir şeyler söyledi ve küfür etti. Sanık 4-5 el ateş ettikten sonra hiçbir şey olmamış gibi çıktı" şeklinde konuştu.


Restoranda çalışan tanık Medine A., "Olay günü 2 kadın geldi, yemeklerini yedi. Tam kalkacakken sanık geldi, direkt ateş etti. Kadın yalvardı. Ben panikle aşağıya kaçtım" ifadelerini kullandı.


Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi.



"Sanık çocuklarının geleceğini yakarak kendine çıkış yolu sağlamaya çalıştı"


Duruşma sonrasında açıklamalarda bulunan Ajda’nın abisi Aydoğan Yatar, "Sanık, kız çocuklarının geleceği ile oynamaktadır, iftiralar atmaktadır. Bu şekilde indirim almaya çalışmaktadır. Bahsettiği kız çocuğu, ablasının çocukları tarafından istismara uğradı. Biz bunu dile getirmek istemedik. Kız çocuğunun geleceği etkilenmesin dedik ama sanık bugün çocuklarının geleceğini yakarak kendine çıkış yolu sağlamaya çalıştı. Söylediklerinin tamamı iftiradan ibarettir. Umarım gereken cezayı alacaktır. Yeğenlerimin arkasındayım. Sanık, kendini kurtarmak için çocuklarını harcadı. Yeğenlerim için canımı vermeye hazırım. Onlar bize Ajda’nın emaneti" dedi.



Eski eşi Ajda’yı restoranda öldürmüştü, ilk kez konuştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.