SAĞLIK - 22 Aralık 2024 Pazar 10:36

Hamile kadınlar için kritik uyarı

A
A
A
Hamile kadınlar için kritik uyarı

Uzman Diş Hekimi ve Ağız Diş Çene Cerrahı Prof. Dr. Birkan Özkan, kadınları hedef alan diş eti hastalığının ciddi sonuçları olabileceğini açıkladı. Özkan, özellikle hamile kadınların hormonal değişiklikleri sebebiyle erken doğum ve düşük doğum ağırlığının riskinin fazla olduğunu söyledi.


Uzm. Diş Hekimi ve Ağız Diş Çene Cerrahı Prof. Dr. Birkan Özkan, diş eti hastalığı (periodontitis) hakkında açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Birkan Özkan, bu hastalığın kadın sağlığı üzerindeki etkisine dikkat çekti. Hamile kadınların hormonal değişiklikleri sebebiyle diş eti hastalığına karşı savunmasız olduğunu dile getiren Prof. Dr. Özkan, gebelik öncesi diş eti tedavisinin önemine değindi. Ayrıca hastalık sebebiyle erken doğum riskinin arttığını söyleyen Özkan, bebeğin sağlığının da olumsuz etkilenebileceğinin altını çizdi.



"Yalnızca anne sağlığını değil, bebeğin sağlığını da olumsuz etkiler"


Hamilelik döneminde hormonal değişikliklerin kadınları periodontitise karşı daha savunmasız hale getirdiğini ifade eden Prof. Dr. Birkan Özkan, "Gebelikte diş etlerinde meydana gelen inflamasyon (şişlik ve kızarıklık), yalnızca anne sağlığını değil, bebeğin sağlığını da olumsuz etkiler. Gebelik sırasında östrojen ve progesteron seviyelerindeki artış, periodontitisin şiddetlenmesiyle, diş etlerinde inflamasyonu artırabilir. Erken doğum ve düşük doğum ağırlığı riski daha yüksektir. Ayrıca periodontitis şiddetlenince, dişeti altındaki bakteriler diş çürüğünde artışa yol açıyor. Ayrıca, hamilelikte bebek tarafından çekilen kalsiyum, hamile kadında diş dişeti ve çene kemiğinde olumsuz değişikliklere yol açıyor. Hatta toplumda bilinen her doğumda bir diş kaybettim olgusu da bu olumsuz etkilerden kaynaklanıyor. Bu dönemde bazı kadınlarda ‘gebelik tümörü’ adı verilen ve çiğnemeyi engelleyebilen diş eti büyümeleri de görülebilir. Ayrıca mide bulantısı nedeniyle dişlerin yeterince fırçalanamaması, diş taşı ve plak oluşumunu hızlandırarak bu diş eti hastalığı risklerini artırır" dedi.



"Kemik kaybını hızlandırarak diş kayıplarına yol açabilir"


Menopoz sonrasında diş kaybına yol açabilecek nedenlerin olduğunun altını çizen Prof. Dr. Özkan, "Menopoz döneminde östrojen seviyelerinin düşmesi, diş etinin keratinizasyonunda azalmaya yol açar. Diş eti hassaslaşır, kolayca zedelenir ve ağrılı hale gelir. Tükürük salgısının azalmasıyla ağız kuruluğu, yanma hissi ve diş çürüklerinde artış gözlemlenir. Osteoporoz, tek başına diş eti hastalığına neden olmaz. Ancak mevcut bir hastalık varsa, kemik kaybını hızlandırarak diş kayıplarına yol açabilir. Özellikle osteoporoz ilaçlarına başlamadan önce diş hekiminin muayenesinin gerekli. Bu ilaçların çenede enfeksiyonlara yatkınlığına bağlı olarak çene kemik ölümüne (nekrozuna) neden olabilir" ifadelerini kullandı.



"Çene kemiği yapısını da tehdit eden ciddi bir hastalıktır"


Genetik faktörlerinde kadınlarda periodontitis hastalık riskini artıran önemli etken olduğunu belirten Prof. Dr. Özkan, "25-35 yaşlarında sıklıkla kadınlarda başlayan, toplumda aslında yüzde 65 oranında var olan periodontitis hastalığının temelinde, genetik yatkınlığın ve düşük bağışıklık sisteminin oluşu bulunuyor. Kadınların bağışıklık sisteminin bazı durumlarda şişlik ve kanama gibi etkilere daha duyarlı olması, diş eti hastalıklarının daha şiddetli seyretmesine neden olabilir. Periodontitis, sadece diş eti sağlığını değil, diş, ağız, çene ve çene kemiği yapısını da tehdit eden ciddi bir hastalıktır. Tedavi edilmediği takdirde kötü ağız kokusu, diş taşı ve plak artışı, diş eti çekilmesi, dişeti şişmesi, çene kemik erimesi ve dişlerin sallanarak kaybı gibi sonuçlara yol açabilir. Diş kaybı, yalnızca estetik bir sorun değildir. Diğer dişlerinde pozisyonlarının yer değiştireceği, kötü ağız kokusu, çiğneme işlev bozukluğu, çene kemik erimesini artırarak çene kemiğinde güçsüzleşmeyi ve genel sağlığı da olumsuz etkiler" şeklinde konuştu.



"Dişeti hastalıkları tedavileri veya operasyonunun yapılması önemli"


Kadınların hormonal değişimlerini ve genetik yatkınlıklarını dikkate alan kişiye özel tedavi yöntemleri ve planlama oluşturulması gerektiğini dile getiren Özkan, "Adet döngüsündeki kadınlar için dişeti hastalığı bu dönemde geçici bir risk oluştursa da, periodontitis teşhisinin yapılması için kişiyi muayeneye teşvik etmesi ve periodontitisin kişiye özel tedavisinin yapılması yararlı olur. Hamile kadınlar için diş eti iltihaplarını önlemek adına, diş ve periodontitis tedavisinin gebelik öncesi yapılması daha rahat ve sağlıklı bir gebelik geçirmesi açısından yararlı olur. Menopoz dönemindeki kadınlar için Dişeti ve Çene Kemik sağlığını destekleyen tedavi yaklaşımları önemlidir. Menopoz öncesi diş tedavi ve dişeti hastalıkları tedavileri veya operasyonunun yapılması önemli" dedi.



Erken teşhisin önemi


Kadınlarda hormonal ve genetik faktörlerin, diş eti sağlığını etkilediğini vurgulayan Birkan Özkan, "Genç kadınlarda erken teşhis, kişiye özel tedaviler ve düzenli diş hekimi muayenelerinin, hastalık riskini en aza indiriyor. Diş eti hastalıklarının ilerlemesini engellemek, yalnızca dişlerin değil, çene kemiği ve genel sağlığın korunması, gebe, genç kadın ve ayrıca bebeğin sağlığı açısından da kritik öneme sahiptir. Sağlıklı bir ağız, sağlıklı bir yaşamın anahtarıdır" diye konuştu.



Hamile kadınlar için kritik uyarı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük Evin çatısına ve önündeki çitlere yazılan yazılar ekipleri harekete geçirdi Karabük’te kendisinin "Mesih" olduğunu iddia eden 61 yaşındaki şahsın evinin çatısına ve önündeki çitlere yazdığı yazılar, polis ve zabıta ekiplerinin kontrolünde kaldırıldı. Edinilen bilgiye göre, Bayır Mahalle Bağlar Sokak’ta M.D. (61) isimli şahsın ikamet ettiği evin çatısına ve çevresine "Peygamber’ "66", "Mesih", "İsa" ve "35" gibi çeşitli yazılar yazıldığını gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve zabıta ekipleri sevk edildi. Ekipler, görüştükleri ev sahibi M.D.’den söz konusu yazıları kaldırmasını talep etti. Şahsın tepki göstermesinin ardından yazılar boya yardımıyla silinerek kaldırıldı. M.D., Allah tarafından kendisine tebliğ yapıldığını söyledi. Erzurum’un İspir ilçesinde yaşandığını öne sürdüğü bir olayın ardından ailelerinin takip altına alındığını iddia eden M.D., kendisinin kamuoyunda bilinen bazı isimlerle ilgisinin olmadığını söyledi. Vatandaşlardan herhangi bir şikayet olmadığını ve bazı kişilerin kendisini tebrik ettiğini öne süren M.D., insanlara tebliğde bulunduğunu, "cihat" çağrısı yaparken bunun şiddet içeren bir anlam taşımadığını, en büyük mücadelenin kalem ve sözle yapılan mücadele olduğunu söyledi. Küçük yaşlardan itibaren ailesinin çevresinin kuşatıldığını düşündüğünü aktaran M.D., Mesihlik iddiasının yaklaşık 5 ila 8 yıl önce kesinlik kazandığını ileri sürdü. M.D., farklı dinlere mensup insanların "Mesih İsa’yı beklediğini" ve kendisinin de bu kişi olduğunu iddia etti. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Hatay Turfanda can eriği Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor Hatay’da 5 bin metrekarelik serasında 320 ağaçta can eriği üretimi yapan Aladdin Aslan, nisan ayında başladığı hasadı sürdürüyor. Ağaçlardan tek tek elle toplanan can eriğinin kilosu iç piyasada 350 TL iken, yurt dışına 450 TL’den ihraç ediliyor. Türkiye’nin en bereketli topraklarından olan Hatay’da afetzede çiftçiler üreterek hayata tutunmayı sürdürüyor. Samandağ ilçesi Yaylıca Mahallesi’nde 5 bin metrekarelik serasında 320 ağacıyla can eriği üretimi yapan çiftçi Aladdin Aslan, bahçesinde nisan ayında can eriği hasadına başladı. Kış aylarında örtü altında üretilen can eriğinin kilogram fiyatı iç piyasada 350 TL iken, dış piyasada ise 450 TL’den genellikle Avrupa ülkeleri İngiltere, Almanya, Danimarka, Belçika ve Hollanda’ya ihraç ediliyor. Geçtiğimiz yıl Orta Doğu’ya da ihracat yapan Arslan, ABD, İsrail ve İran’ın savaşı nedeniyle bu yıl Arap ülkelerine satış yapamıyor. Can eriği üretiminden memnun olduğunu ifade eden Aslan, bu yıl yağışlarla birlikte can eriğinde rekolteyi yüksek beklediğini söyledi. Çiftçi Alaadin Arslan, "Ben 15 yıldır örtü altı yani serada can eriği yetiştiriyorum. Geçen sene bir kuraklık vardı. Onun zorluğunu bir şekilde çektik ama çok şükür yine atlattık. Bu sene de yağışlardan dolayı biraz erkencilikte geç kaldık ama yine şükür erikte rekolteler güzel oluyor. Burası 5 dönüm ve içinde 320 erik ağacı var. Ben bir hevesle ve sevgiyle başladım. Bizde Akdeniz Bölgesi iklim olarak müsait durumda. Biraz daha erkencilik sağlayalım diye düşündük, yaptık ve başardık. Bu yıl hasat çok şükür rekolte olarak güzel. Kışın bu şekilde soğukların iyi gitmesi etki etti. Çünkü bu sert çekirdekli olan bütün ağaçlar, meyveler soğuğu sever. Soğuğu alacak ki uykuya girsin ve uyandığı zaman rahat uyansın. Bu sene bunu yaşadık ve iyi verim olarak çok güzel oldu. İç piyasa ve ihracat piyasası gibi iki ayrı kalemden topluyoruz. Zaten ihracat olmazsa ciddi bir şekilde bu işi yapamayız. Erik iç piyasada 200 ila 350 TL bandında değişiyor. İhracat olduğu zaman biraz daha kalite gerekiyor. İhracatta ise 350 ila 450 TL arasında değişiyor. Geçen yıl verim az olduğu için biraz daha iyiydi. Geçen sene fiyat 500 TL bandındaydı. Biz her sene aynı ihracat firmalarına verdiğimiz için Avrupa ülkelerine gönderiyoruz. Zaten şu anda Orta Doğu’da vardı ama Orta Doğu’ya savaştan dolayı biraz ihracat yapamıyoruz. Avrupa ülkeleri olarak Almanya, Danimarka, Belçika, İngiltere ve Hollanda gibi ülkelere gidiyor. Erikler ağaçlardan elle tane tane koparılarak toplanıyor" ifadelerini kullandı.
Sakarya Sakaryaspor - İstanbulspor maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 33. haftasında oynanan Sakaryaspor-İstanbulspor maçının ardından iki takımın teknik sorumluları açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 33. haftasında Sakaryaspor, konuk ettiği İstanbulspor ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında mücadeleyi değerlendiren İstanbulspor Teknik Sorumlusu İlyas Öztürk, "Buraya gelirken Sakarya’nın da puanını bildiğimizden dolayı çok zor mücadele olacağını biliyorduk. 2-1 öne geçmemize rağmen Sakarya’nın baskılarına cevap vermek istedik ama Sakaryaspor etkili oldu, golü buldu ve 2-2’ye getirdi. Biz mutluyuz ancak sakatlıklar konusunda sıkıntılar yaşıyoruz. Hiçbir zaman için tam bir kadro çıkamadık ama mutluyuz buradan bir puan aldık. Bundan sonraki maçlara bakıp aldığımız kadar puan alarak ligde kalmayı hedefliyoruz" dedi. "3 puanı hakkettiğimiz bir maçta 1 puan almamız bizi derinden üzdü" Sakaryaspor Teknik Direktörü Mustafa Dalcı ise, "Çok üzgünüz kendi sahamızda kazanmamız gereken bir maçtı. Bütün hafta yaptığımız kazanmak adınaydı. Ön alan baskılarını oyuna başlayıp oyunu domine etmek gibi bir planımız vardı. İyi oynadığımızı düşünüyorum, pozisyon üreten, coşkulu bir takımdık. 2 gol attık ama sadece şuna üzülüyorum; 2 tane gol yemiş olmamız. Sonuna kadar 3 puanı hakkettiğimiz bir maçta 1 puan almamız bizi derinden üzdü. Ama ligin sonuna kadar bırakmadan devam edeceğiz" diye konuştu.
Ankara Ticaret Bakanlığı: "Tüketicilerimizin haklarını korumak için piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdürmekteyiz" Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, "Tüketicilerimizin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi ülke genelinde kesintisiz ve kararlılıkla sürdürmekteyiz" denildi. Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen piyasa gözetim ve denetim çalışmaları kapsamında; İstanbul’da faaliyet gösteren bir marketler zincirinde; çeri domates, Çengelköy salatalık ve kırmızı biber ürünlerine ilişkin olarak tedarik zinciri boyunca oluşan fiyat hareketleri Hal Kayıt Sistemi üzerinden detaylı şekilde incelendiği vurgulandı. Yapılan incelemeler sonucunda; çeri domates ürününün, İstanbul’da faaliyet gösteren bir tüccar tarafından Antalya Kumluca Hali’nde faaliyet gösteren komisyoncudan 50 liradan satın alındığı, aynı tüccar tarafından İstanbul’da faaliyet gösteren zincir markete 110 liradan satıldığı, söz konusu zincir market tarafından ise ürünün tüketicilere 250 liradan satıldığı, Çengelköy salatalık ürününün, İstanbul’da faaliyet gösteren bir komisyoncu tarafından zincir markete 60 liradan satıldığı, zincir market tarafından ise tüketiciye 135 liradan sunulduğu belirlendi. Kırmızı biber ürününün ise Antalya Kumluca Hali’nde faaliyet gösteren komisyoncu tarafından İstanbul’da faaliyet gösteren tüccara 70 liradan satıldığı, aynı tüccar tarafından zincir markete 100 liradan satıldığı, zincir market tarafından ise ürünün tüketiciye 225 liradan sunulduğu tespit edildi. Bakanlık tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda, adı geçen firmalar tarafından haksız fiyat artışı yapıldığı tespit edilerek, gerekli idari yaptırımların uygulanması amacıyla konu Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na iletildi. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "Ticaret Bakanlığı olarak; üretimden tüketime kadar tüm aşamalarda fiyat hareketlerini yakından takip etmeye, piyasalarda adil, şeffaf ve dengeli fiyat oluşumunu sağlamaya, tüketicilerimizin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi ülke genelinde kesintisiz ve kararlılıkla sürdürmekteyiz. Fırsatçılığa ve haksız fiyat artışlarına karşı mücadelemiz tavizsiz şekilde devam edecektir" ifadelerine yer verildi.