ÇEVRE - 18 Ağustos 2024 Pazar 12:00

İZAYDAŞ’ı kuran Sefa Sirmen, tartışmalı yeni çöp fabrikası hakkında konuştu

A
A
A
İZAYDAŞ’ı kuran Sefa Sirmen, tartışmalı yeni çöp fabrikası hakkında konuştu

Türkiye’nin ilk atık yakma tesisini İzmit’e kuran dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Sefa Sirmen, günlerdir kamuoyunda tartışılan yeni çöp fabrikasıyla ilgili, "Bizim projemiz gibi olacaksa ve zararı yoksa karşı çıkmak doğru değil. Zarar verecekse hiçbir yere yapılmasın. İZAYDAŞ o dönemde koku verse derhal kapatırdım. Şimdilerde koku veriyorsa nedeni iyi depolanmamasıdır" dedi.


Eski İzmit Büyükşehir Belediye Başkanı Sefa Sirmen, Kocaeli’nin Kandıra ilçesine yapılması planlanan ancak günlerdir kent kamuoyunda tartışmalara yol açan çöp fabrikasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 1996 yılında Alikahya bölgesine Türkiye’nin ilk atık yakma tesisi olan İZAYDAŞ’ı kuran Sirmen, çöp fabrikasıyla ilgili olarak dikkat edilmesi gereken noktaları vurguladı.



"Kötü koku hissetsem o tesisi derhal kapatırdım"


Önce İZAYDAŞ’ın kuruluş sürecinde dikkat edilen noktaları paylaşan Sirmen, "İZAYDAŞ bizim Almanya’da Mannheim şehrinden örnek aldığımız projedir. Orada şehrin merkezinde, göbeğinde yapılmış. Düşünün Belsa Plaza’yı, orada çöp fabrikası var. Biz aynı onun örneğini aldık ve onu yapan firmayı davet ettik, onlara yaptırdık. Ne çevresine koku, ne de zehir söz konusu değil. Oradaki incelemelerimizde; yakılmayan, depolanması gereken atıklar depolanıyor, üzeri yarım metre toprakla örtülüyor, çimlendiriliyor, ağaçlandırıyorlar. Milli park olarak doğaya terk ediyorlar. Biz gittik o parkları gezdik. O nedenle orayı aldık, öyle yaptık. Fakat eğer dökmeyi tekniğine ve teknolojiye uygun yapmazsan, bacalarını bırakmazsan, haddinden fazla tonajlı, daha ağır şeyler koyarsan o koku da yapar, atıklar taşkınlık da yapar. O çevreye zarar da verebilir. Biz öyle yapmadık. Her şeyi kuralına uygun yaptık. Bizim zamanımızda; İZAYDAŞ’a her gün giderdim. Bir kere bile koku hissetmedim. Hissetsem o tesisi derhal kapatırdım" dedi.



"Bizim projenin aynısı yapılacaksa hiçbir zararı yok"


Kendi projelerinin aynısı yapılacaksa karşı çıkılmaması gerektiğinin altını çizen Sefa Sirmen, "Şimdi yeni yapılacak olana yer konusunda karşı çıkılıyor. Bana göre, bizim projenin aynısı yapılacaksa karşı çıkılacak bir proje değil. Hiçbir zararı yok. Ama başka bir şey yapılacaksa, gelişigüzel depolama gibi bir şey yapılacaksa o zaman koku yapabilir. İZAYDAŞ’ın şimdi koktuğu söyleniyor. Maça gidenler rahatsız oluyormuş. Bana göre dökme alanında, çöpün döküldüğü yerde baca sistemini iyi yapmadıkları için, iyi depolamadıkları için koku yapıyor. Bizim zamanımızda hiç koku görmedik. O zamanlar siyasi muhaliflerimiz ’Tesis buraya yapılır mı? Çevreyi zehirleyeceksiniz’ diye propaganda yaptılar. Bizim tesisi lekelemeye çalıştılar. Sonra kendileri yönetime geldiler; ’O tesisten büyük tesis yok. Türkiye’ye örnek olmalı!’ Başka yerlere yapmak için çaba da gösterdiler fakat başarılı olamadılar" diye konuştu.



"Zararı yoksa karşı çıkmak doğru değil"


Sefa Sirmen, sözlerini şöyle sürdürdü:


"2000 yılında Avrupa Birliği’nden Avrupa Çevre Ödülü aldık. Bu ödülü alan Türkiye’de tek büyükşehir belediyesi bizdik. Niye aldık? Hava kirliliğini doğal gazı getirerek çözmüşüz. İçilebilir suyu Yuvacık Barajı ile 24 saat musluklardan akıtır hale getirmişiz. Bir de doğayı kirletmemişiz; arıtma tesislerimizi yapmışız. Ne doğayı, ne denizi kirletmişiz. Eskiden Outlet’in olduğu yer, fuar merkezinin olduğu yer çöplüktü. Benden evvelki belediye başkanları çöpleri oraya dökerdi, denize dolgu malzemesi olarak. Ne denize yanaşabilirdiniz, ne oradan geçebilirdiniz. Böyle bir felaketleri yaşadık biz. Onlardan kurtulduk. Şimdi koku varsa; gelsin teknik elemanlar incelesin, mutlaka depolamada teknik bir hata vardır. Onu çözebilirler. Koku diye bir şey kalmaz. Şimdi yapılacak tesis de bir yere yapılacak. Eğer zararlı bir şeyse hiçbir yere yapılmasın. Zararı yoksa, gayesi çevreyi korumaksa her yere yapılabilir. Karşı çıkmak bana göre doğru değil."



"Tesis her yıl 200 milyon dolar kazanıyor"


İzmit Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde yap-işlet-devret modeliyle Yuvacık Barajı’nı yaptıran ve sık sık gündeme gelen ’Kocaeli’nin en borçlu belediyesi’ tartışmalarında dönem dönem odak olan Sefa Sirmen, baraj ve borçlarla ilgili de şu ifadeleri kaydetti:


"Her sene 200 milyon dolar para kasada kalıyor. 14 sene kullandılar ve devrettiler. Bizim paramız mı vardı onu yapabilelim. Yoktu. Adamlar geldi yaptı, 14 sene işletti. Ürettiği suyun parasını aldı. Neye göre pahalı? Pahalı olamaz ki. Bu proje 780 milyon dolara anlaşma imzalanarak yapıldı. Buna da hazine kefil oldu. 2 milyar dolar falan demeye başladılar. Orada kayıtlar var. 780 milyon dolara mal oldu. Bunun faizi var. O zamanki hazine şartları libero artı 5’ti. Aynı şartlarda kredi geldi, ödendi. Şimdi borcu yok, harcı yok. Her yıl tesis 200 milyon dolar para kazanıyor. Ne oldu? Zarar mı var?"



"Belediye başkanı olduğumda maske dağıtıyordum"


Görevde olduğu dönemde İzmit’teki hava kirliliği sorununa da değinen Sirmen, "Ben belediye başkanı olduğum zaman maske dağıtıyordum. O kadar zehirliydi havamız. Türkiye’nin en zehirli havası olan şehir İzmit’ti. Coğrafi olarak çanak gibi. İki taraf dağlarla çevrili, kirli hava basıyor ve bütün halkı zehirliyor. En fazla akciğer kanseri bizim bölgeden çıkıyordu. Ama biz doğal gazı getirerek onu bitirdik. İZGAZ’ı yaptık. Tertemiz havaya kavuştuk. Şakır şakır da para kazanıyordu. 110 milyon dolara yaptık. Bizi aldılar içeri attılar. Benden sonra gelen yönetim 550 milyon dolara tek ihalede tek firma katıldı, verdiler. 2 milyar dolarlık projeydi o. Ve İZGAZ satıldı, gitti. Ben şimdi Muğla’da suyu içemiyorum. Bırakın çay bile demleyemiyorum. Burada nimet, musluktan akan sudan içebiliyoruz. Bir damacana su 100 liraya satılıyor" şeklinde konuştu.



"Borcu yoksa hiçbir şey yapmamış demektir"


Sirmen, "Belediyenin borcu yoksa hiçbir şey yapmamış demektir. Sadece Yuvacık Barajı’nı satsan belediyenin hazinesi dolar, bir lira da borcu kalmaz. Nitekim işletenler benden satın almak da istedi. 8-10 milyar dolara o zamanlar satabilirdik, satmadık. Şimdi belediye her ay parasını alıyor" diyerek sözlerini tamamladı.



İZAYDAŞ’ı kuran Sefa Sirmen, tartışmalı yeni çöp fabrikası hakkında konuştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum İşte kurban eti pişirmenin altın kuralları Kurban Bayramı’nda doğru beslenmenin önemli noktalarından birinin de kurban etini doğru pişirmek olduğunu söyleyen Prof. Dr. Murat Tosun, her etin pişirme tekniği ve sıcaklığının olduğunu söyledi. Prof. Dr. Murat Tosun, kurban etleriyle ilgili pişirme tavsiyelerini sıralarken, "Sert olan boyun ve kol bölgesi etleri kıyma yapımına, orta sert olan but ve göğüs etleri haşlamaya, bonfile gibi yumuşak sırt etleri ise ızgaraya uygundur. Her etin kendine göre doğru pişirilme tekniği ve sıcaklığı vardır. Örneğin; değerli kısım dediğimiz bonfilenin (ızgara) pişirilme tekniği ile but (haşlama) kısmından elde edilen bir etin pişirme tekniği çok farklıdır. Uzun süreli ve yüksek ısıda pişen etlerin rengi koyulaşır ve besin değerini kaybeder. Bu yüzden et pişirirken sıcaklık ve süreye çok dikkat etmek gerekir" dedi. Eti ateşle direkt temas ettirmeyin Kavurma yapılacak etlerin sinirlerinin ve damarların ayrılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Murat Tosun, "Özellikle kavurma yaparken etin lezzetini korumak için pişirme işleminde etin kendi su ve yağından istifade edilmelidir. Kavurma yaparken pişirme süresi etin türüne göre değiştiği için süreye dikkat etmek gerekmektedir. Tuz, baharat her zaman pişmeye yakın eklenmelidir. Et eğer mangal ızgarada pişirilecek ise öncelikle kaliteli kömür kullanılmalı ve kömürün tam olarak beyaz kor olması beklenmeli. Eti ateşle direkt temas ettirmek yerine bu amaçla özel olarak üretilen mermer veya taş ızgaraların kullanılması daha sağlıklı olması açısından önemli Eğer direk mangalda pişirilecek ise mangal ateşi ile ızgara arasındaki mesafenin en az 15 cm olmasına dikkat edilmesi gerekir" şeklinde konuştu.
Erzurum Özbekistanlı sağlık profesyonellerine destek Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi’nde Özbekistanlı sağlık profesyonellerine yönelik uluslararası eğitim programı tamamlandı. Hastanenin uluslararası bilimsel iş birlikleri kapsamında düzenlediği ve Özbekistan’ın köklü sağlık kuruluşlarından Respublika İxtisoslashtirilgan Onkologiya va Radiologiya İlmiy-Amaliy Tibbiyot Markazi hastanesinden gelen 2 anestezi uzmanı ile farklı branşlarda görev yapan 11 hemşirenin katıldığı yaklaşık 3 haftalık gözlem ve eğitim programı başarıyla tamamlandı. Programın kapanış törenine Sağlık Bakım Hizmetleri yöneticileri de katılarak misafir sağlık profesyonellerine desteklerini bir kez daha ortaya koydu. Katılımcılara katılım belgeleri, Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Esra Dişçi tarafından takdim edildi. Başhekim Prof. Dr. Atila Eroğlu, Özbekistanlı misafir sağlık profesyonellerine mesleki hayatlarında üstün başarılar dileyerek hastanenin kapılarının her zaman onlara açık olduğunu ve iki ülke arasındaki sağlık iş birliğinin gelecekte de sürmesi yönündeki temennilerini paylaştı.Tören, katılımcılarla gerçekleştirilen toplu fotoğraf çekimiyle son buldu. Konu ile ilgili yapılan paylaşımda, "Gönül coğrafyamızda köklü bir yeri bulunan kardeş ülke Özbekistan ile bu anlamlı eğitim programı aracılığıyla uluslararası sağlık eğitimine katkı sunmaktan ve bilgi paylaşımını güçlendirmekten büyük memnuniyet duyduğumuzu bir kez daha ifade ediyor; tüm katılımcılara yeni görevlerinde başarılar diliyoruz" denildi.
Ankara Kerkük Valisi Seman Ağaoğlu: "Bakanlık kabinesinde kesinlikle bir Türkmen bakanı oluyor" Kerkük Valisi Mehmet Seman Ağaoğlu, "Bakanlık kabinesinde kesinlikle bir Türkmen bakanı oluyor. Bu sadece şahsı, kimi seçeceğiz bakan olarak bir. Bir de 3 tane bakanlık arasında dönüyor şu anda pazarlık. Biri illerden sorumlu devlet bakanı, biri dışişlerinden sorumlu devlet bakanı, biri de kadın aile bakanlığı. Üçünden birini yüzde yüz alacağız Allah’ın izniyle" dedi. Kerkük Vilayet Meclisi’nin 16 Nisan 2026 tarihinde düzenlenen oturumunda Kerkük Valisi olarak seçilen Irak Türkmen Cephesi Başkanı Mehmet Seman Ağaoğlu, İhlas Haber Ajansına özel röportaj verdi. Ağaoğlu, "Öncelikle Kurban Bayramı münasebetiyle bütün İslam aleminin ve özellikle Türk milletinin bayramını kutluyorum. Allah’tan inşallah hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ederiz. Bildiğiniz üzere biz Osmanlı devleti yıkıldıktan sonra bugüne kadar Kraliyet dönemi, Cumhuriyet dönemi, Saddam Hüseyin’in diktatör dönemi, 2003’ten sonra Amerika Birleşik Devletleri’nin ordusu ile işgal edilen Irak’ta her zaman, bütün müteakip hükümetlerde asimile politikasıyla karşı karşıya kaldık. Ve hiçbir zaman yüksek makam, yüksek mevki, yüksek görevlerde yer almadık. Bu da tabii ki biraz emperyalist güçlerin de etkisi vardı. Her zaman bir Türk korkusu vardı açıkçası. Biz o topraklarda yüz yıldan beri mücadele ediyoruz. Katliamlara maruz kaldık, zorluklara maruz kaldık, kimliğimizi yitirmedik. Ve bugüne kadar her zaman o topraklarda milli mücadelemizi sürdürdük. Geçen yıl Nisan ayında ben Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanlığına geldikten sonra milletimize bir söz verdim. Dedim 2026’da Allah’ın izniyle Türk yılı olacaktır ve Türkmenlerin yılı olacaktır Irak’ta" diye konuştu. "Biz dedik ki, bakınız Türkiye’yi örnek alın" Türkiye’deki barış sürecine dikkati çeken Ağaoğlu, "2025 yılında parlamento seçimleri oldu. Biz o seçimlerde de çok şükür Birleşik Irak Türkmenleri Cephesi listesiyle 3 tane milletvekili kazandık. Bağdat’ta etkili siyaset yaratmaya başladık. Oyunun bir parçası değil, biz oyun kurmaya başladık. Şii, Sünni, Kürt demeden herkesle görüşmelere başladık. Siyasi kitle başkanlarıyla görüştük. Devlet İttifakı koalisyonu toplantılarına katıldım ben Türkmenleri temsilen. Ve biz orada bir mesajımız vardı. Biz denge siyasetinden bahsettik. Adaletin olması gerektiğini ve eşitlik olması gerektiğini. Kürt, Arap, Türkmen, Sünni, Şii, Hristiyan demeden bu topraklarda bir olmazsak Siyonistlerin oyunlarına hedef olacağız. Ki biliyorsunuz son aylarda Amerika Birleşik Devletleri ile İsrail, İran’a yönelik bir savaş ama Irak da o bir payını aldı. Lübnan’da aynı olay oldu. Ve bu hala devam ediyor, yani o kriz hala devam ediyor. Hürmüz sıkıntısı devam ediyor. Biz de dedik ki, bakınız Türkiye’yi örnek alın. Bugün Türkiye’de bir barış süreci var" şeklinde konuştu. "Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü dış politikası olmasaydı bunu başaramazdık" Türkiye’nin güçlü dış politikası olmasaydı bunları başaramayacaklarını ifade eden Kerkük Valisi Ağaoğlu, "Bugün Türkiye’de farklı bir politika var ve hedef de Türkiye’nin bekasıdır. Milletin bekasıdır. Milletin bekası hedef olunca gerisi teferruattır. Bugün biz de Irak içerisinde eğer bu şekilde ayrıma devam edersek bu ülke yıkılır ve fitne tohumlarına, fitne oyunlarına karşı İsrail, Amerika gelip burayı da işgal eder. Eğer böyle bir senaryoyla karşı karşıya kalmak istemiyorsanız bugün Hristiyanlara da sahip çıkın, Türkmenlere de sahip çıkın, bütün diğer azınlıklara sahip çıkın. Bunlar bizim için önemli bir husustur. Birlik önemli bir mesajdır. Ve herkesi ikna ettik. Ama burada da bir gerçek vardır. Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlü dış politikası olmasaydı son yıllarda ve açıkçası Türk kurumlarının da desteği olmasaydı orada bunu başaramazdık. Bugün Türkiye ne kadar güçlüyse dış Türkler o kadar güçlüdür. Ayakta kalabiliyor ve oyun kurabiliyor ve söz sahibi olabiliyor. Bunu da 2026’da valilik alma konusunda gördük ve yaşadık. Ve çok şükür diyorum 102 yıl sonra Kerkük’te ilk Türkmen valisi olarak seçildik" sözlerini söyledi. "Biz Türk’e yakışanı yaparız, biz bize yakışanı yaparız" Görevini Türk’e yakışır şekilde yapacağını ifade eden Ağaoğlu, "Bugün seçildiğimiz günden de bugüne kadar yaklaşık bir ay birkaç gün oldu, şunu söyledik. Bakınız adaletin tecelli etmediği bir devlet yıkılmaya mahkumdur. Biz adaletli olacağız. Birileri bizi eleştiriyor. Araplar vali oldu da yapmadı, Kürt vali oldu da yapmadı. Biz Türk’e yakışanı yaparız. Biz bize yakışanı yaparız. Biz Kürt semtlerine, Arap semtlerine, ilçelere, kasabalara her yere o adaleti getireceğiz. Her yere eşit davranacağız. Ve güçlü siyasi çalışmalarımızla Bağdat’ta ve yine buradaki kurumların desteğiyle, Cumhurbaşkanımızın desteğiyle bugün Allah’ın izniyle bayram biter bitmez Bağdat’ta bana söylenen, verilen söz. Başbakanın, yeni başbakan, eski başbakan, bütün siyasi kitle başkanları şunu dedi: ‘Gözünüz aydın olsun, bakanlık da veriliyor sizlere.’ Tabii o şu anda bir süreç vardır" ifadelerini kullandı. "Bakanlık kabinesinde kesinlikle bir Türkmen bakanı oluyor" Irak Bakanlık kabinesinde bir Türk bakanın yer alacağını açıklayan Kerkük Valisi Ağaoğlu, "Bakanlık kabinesinde kesinlikle bir Türkmen bakanı oluyor. Bu sadece şahsı, kimi seçeceğiz bakan olarak bir. Bir de 3 tane bakanlık arasında dönüyor şu anda pazarlık. Biri illerden sorumlu devlet bakanı, biri dışişlerinden sorumlu devlet bakanı, biri de kadın aile bakanlığı. Üçünden birini yüzde yüz alacağız Allah’ın izniyle. Bu da bizim inşallah daha da elimizi güçlendirir. Hem bugün Bağdat’ta bakanlık kabinesinde Türkmen bakanı var, Türkmenlerin, Türkmeneli’nin dertlerini oraya iletecek. Hem de Kerkük Valiliği bizde. O da çok önemlidir. İnşallah biz bize destek olan herkesi mahcup etmeyeceğiz. Orada adaleti göstereceğiz ve öyle bir hizmet yapacağız ki Kürt, Arap bundan sonra diyecek ki hep Türkmen valisi gelip görev yapsın" dedi.
İstanbul Yurtta hava durumu Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden alınan tahminlere göre; yurdun parçalı ve çok bulutlu, (Çanakkale hariç) Marmara, (İzmir Hariç) Ege, (Antalya merkez hariç) Akdeniz, İç Anadolu, Karadeniz ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve batısının sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu geçmesi bekleniyor. Yağışların öğle saatlerinde Trakya, İç Ege, Göller Yöresi, Batı Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Akdeniz’in Toroslar mevkii, Ankara, Kırıkkale ve Çankırı çevreleri ile Niğde ve Kayseri’nin doğu kesimlerinde, akşam saatlerinde Sakarya ve Düzce çevrelerinde yerel olarak kuvvetli olması tahmin ediliyor. Hava sıcaklığı mevsim normalleri civarında seyredecek. Rüzgarın genellikle kuzey ve kuzeybatı, doğu kesimlerde güneybatı yönlerden hafif ara sıra orta kuvvette, yağış anında yer yer kuvvetli olarak esmesi bekleniyor. Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle: Ankara: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde yerel kuvvetli olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 25 İstanbul: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 26 İzmir: Parçalı, yer yer çok bulutlu 30 Adana: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 30 Antalya: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinde batı ve iç kesimleri sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 28 Samsun: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 24 Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 24 Erzurum: Parçalı ve çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 18 Diyarbakır: Parçalı ve az bulutlu 30