ASAYİŞ - 10 Ağustos 2024 Cumartesi 15:57

İzmit’te 2 günde 958 şahıs ve 45 araç polis kontrolünden geçti

A
A
A
İzmit’te 2 günde 958 şahıs ve 45 araç polis kontrolünden geçti

Kocaeli’nin İzmit ilçesinde polis ekiplerince 2 günde 51 işletme denetlenerek 958 şahıs ve 45 araç kontrol edildi.


Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğü, umuma açık istirahat ve eğlence yerlerine yönelik 9-10 Ağustos tarihinde İzmit ilçesinde toplam 51 işletmede denetim yaptı. Yapılan denetimlerde 9 işletmeye 4207 sayılı kanuna aykırılık (Sigara içmek), 1 işletmeye ruhsatsız canlı müzik yayını yapmak, 6 işletmeye mesul müdür bulundurmamak, 1 işletmeye 1774 sayılı kanuna aykırılık (Kimlik bildirmemek), 1 işletmeye işgaliye makbuzu ibraz edememe, 1 işletmeye yetkisiz güvenlik bulundurmaktan işlem yapılarak toplam 19 işletme hakkında tutanak tanzim edildi. Yapılan denetimlerde toplam 958 şahıs ve 45 araç kontrol edildi. 6 araç sürücüsüne ise 7 bin 404 TL cezai işlem uygulandı. Bir işletmede de 18 yaş altı şahıs olduğu tespit edilerek gerekli işlemler için kişiler Saraybahçe Polis Merkezine teslim edildi.



İzmit’te 2 günde 958 şahıs ve 45 araç polis kontrolünden geçti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Emekli profesör, baba mirası dönerci dükkanına sahip çıkıyor Sakarya Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden mezun olduktan sonra yaklaşık 40 yıl boyunca akademisyenlik yapan Prof. Dr. Ahmet Oğur, emekliliğinin ardından 100 yaşındaki babasının dönerci dükkanının başına geçti. Eğitim hayatının ardından İstanbul Teknik Üniversitesinde asistan olarak göreve başlayan ve profesörlüğe kadar yükselen 67 yaşındaki Ahmet Oğur, yoğun mesaisine rağmen memleketi Sakarya’daki baba mesleğinden hiç kopmadı. Şehir dışında görev yaptığı dönemlerde dahi hafta sonları dükkana gelerek ailesine yardım eden Prof. Dr. Oğur, akademisyenlik kariyerini 2024’de noktaladıktan sonra tamamen tezgahın arkasına geçti. "Hem akademisyenlik hem lokantacılık işini birlikte yürüttüm" Çocukluğundan bu yana mesleğin her alanında yetiştiğini anlatan Oğur, üniversite eğitimi sonrası başlayan çalışma hayatı boyunca baba ocağına hep destek verdiğini söyledi. Oğur, "Üniversiteden makine mühendisi olarak mezun olduktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi’ne asistan olarak işe başladım ama yine de hafta sonları geldiğim zaman cumartesi, pazar akşamları babama yardımcı oluyordum. Ondan bir şeyler kapmaya, öğrenmeye çalışıyordum. Daha sonra 1990 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nde doçent olana kadar İstanbul’a gidip geldim. Ben küçüklüğümden beri babamın yanında bu mesleği öğrendim. Akademisyenliğin yanı sıra, edindiğim tecrübemi bu dükkana aktarmaya çalıştım. Dolayısıyla hem akademisyenlik hem lokantacılık veya kebapçılık işini birlikte yürüttüm" dedi. "Eleman olmadığı zaman boşluğu doldurmak adına hep çalıştım" Akademisyenlik ile esnaflığın benzer yönleri bulunduğuna işaret eden Oğur, her ikisinde de belli bir çaba ve uzmanlık doğrultusunda ilerlendiğini vurguladı. Esnaf olmanın zorluklarını yaşayarak öğrendiğini dile getiren Oğur, "Akademisyenlik belli bir konuda uzmanlaşmak. Aynı şeyi lokantacılar, kebapçılar düşünürse o da çıraklıktan kalfalığa bir eğitim gerektiriyor. Dolayısıyla ikisi de emeğin, çabanın karşılığı olarak neticeleniyor. Baba mesleği olduğu için bulaşıkhanesinden garsonluğuna, tezgahta köfteciliğe kadar her türlü işi yaptım. Eleman olmadığı zaman boşluğu doldurmak adına hep çalıştım, o yüzden bana hiç zor gelmedi. Gerçekten esnaf olmanın çok zor bir şey olduğunu yaşaya yaşaya gördüm. Bu tecrübemi ve birikimimi akademik hayattan sonra da hayata geçirmek istedim. Babam işine sadık ve çok seven birisi, bizde aynı yoldan gitmek istiyoruz. Onun adını devam ettirmek istiyoruz" diye konuştu.