TEKNOLOJİ - 13 Ağustos 2024 Salı 17:10

Kıyasıya rekabet: Gençler hyperloop yarışmasında ter döküyor

A
A
A
Kıyasıya rekabet: Gençler hyperloop yarışmasında ter döküyor

TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali kapsamında Hyperloop Geliştirme Yarışması’nın final süreci, TÜBİTAK Gebze Kampüsü’nde başladı. Yarışmaya katılan gençler, hyperloop teknolojisi üzerine geliştirdikleri projeleri sunarak, kıyasıya bir rekabet içerisine girdi.


Yarışmaya katılan ekipler, geleceğin ulaşım sistemi olarak görülen hyperloop teknolojisi üzerine geliştirdikleri projeleri sunarak, büyük ödül için kıyasıya bir rekabet içerisine girdi. Yarışma haftası boyunca takımlar, teknik kontrollerden geçecek ve performanslarını sergileyecekler. Program kapsamında çelik levitasyon gösterileri ve çeşitli oturumlar düzenlenecek. Yarışma sonunda, başarılı olan ilk 3 takım uluslararası bir yarışmaya katılma hakkı kazanacak ve ayrıca destek ödemeleri alacak. Yarışma kapsamında, 21 takım, her biri 80 bin TL olmak üzere toplam 1 milyon 680 bin TL destek alacak. Performans ödülleri, tünel içinde en yüksek hız ve güvenli performansı gösteren takımlara verilecek. Birinciye 200 bin TL, ikinciye 150 bin TL, üçüncüye ise 120 bin TL ödül verilecek. Ayrıca, inovasyon ödülleri kapsamında elektromanyetik levitasyon, itki sistemleri, altyapı geliştirme gibi 5 farklı kategoride toplamda 150 bin TL ödül dağıtılacak.



"Yaptığımız her yeni prototip, bir öncekinden daha iyi oluyor"


Yarışmaya katılan, Hyperbee takımının kaptan yardımcısı Tuba Akbulut, projeleri hakkında bilgi verdi. Akbulut, "2022 yılından beri bu yarışmaya katılıyoruz ve bu yıl 3’üncü aracımızı yaptık. Her sene bir önceki yılın üzerine koyarak ilerliyoruz. Yaptığımız her yeni prototip, bir öncekinden daha iyi oluyor. Şu anda aracımız tamamen hazır. Daha önce bahar kampında gerçekleştirdiğimiz testlerle güzel veriler elde ettik. Şimdi burada, aracımızın tam performansını görmeyi bekliyoruz" dedi.



"Motorun analizlerini ve optimizasyonunu biz yaptık, üretimini ise atölyemizde gerçekleştirdik"


Akbulut, araçlarının iki temel alt sistemi olan itki ve levitasyon üzerine yoğunlaştıklarını belirterek, "İtkiyi, tamamen kendi tasarımımız ve üretimimiz olan lineer senkron motor ile sağlıyoruz. Motorun analizlerini ve optimizasyonunu biz yaptık, üretimini ise atölyemizde gerçekleştirdik. Bu yıl çelik levitasyona geçtik. 2022 yılından beri TEKNOFEST’te farklı levitasyon yaklaşımları vardı; alüminyum ve dönen diskler yaygın olarak kullanılıyordu ancak bu yıl, çelik levitasyon teknolojisini kullanan ilk takımız. Dünyada da bu teknoloji enerji açısından daha verimli ve gelecekte daha çok kullanılacak gibi görünüyor. Bu sene çelik levitasyonumuzu sergileyeceğiz" diye konuştu.



"Fosil yakıt tüketmediği için oldukça çevreci bir sistem"


Hyperloop teknolojisinin, itki sistemi ve manyetik levitasyon sisteminin aynı anda kullanıldığı 5. nesil bir ulaşım aracı olarak tanıtıldığını belirten Hyperbee Takım Kaptanı Hamza Bahadır Çelik, "Bu sistem, vakumlu tünellerde manyetik levitasyonu kullanarak kapsülün hiçbir yere temas etmeden ilerlemesini sağlar. Böylece sürtünmesiz ortamdan da faydalanarak kapsülümüz saatte 1200 kilometre hıza kadar çıkabilir. Bu teknoloji sayesinde uçakların iki katı hızında istediğimiz yerlere ulaşabileceğiz. Aynı zamanda, fosil yakıt tüketmediği için oldukça çevreci bir sistem" dedi.


TEKNOFEST yarışmasına 3 kez katıldıklarını belirten Çelik, "Her sene katıldığımızın üstüne koyarak aldığımız başarıları bir üst seviyeye taşıyoruz. Geçtiğimiz sene TEKNOFEST’te 3’üncü olduk. Bu sene hedefimiz ise şampiyonluk" diyerek sözlerini tamamladı.



"Bu yarışmanın güzel bir deneyim olduğunu düşünüyorum"


Hyperloop yarışmasının bir başka katılımcısı olan Hermod Takımı’nın Kaptanı Bilgin Bartu Gözüm ise yarışmanın getirdiği zorluklar ve takımın deneyimlerinden bahsetti. Gözüm, "Bu takım olarak üçüncü katılımımız. Tabii ki takımımıza değişiklikler oluyor ama 3 yıldır burayı deneyimleyen bir kadromuz var. Takımımızda burada olmaktan kaynaklanan bir heyecan var ancak benim için bu 3’üncü katılımım olduğu için daha keyifli hale gelmeye başladı. Bu yarışmanın güzel bir deneyim olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı.


Takım olarak yaşadıkları zorluklara da değinen Gözüm, "3 yıldır yaptığımız çalışmayı burada bir araya getiremedik. En azından bu yıl bunu başarmayı hedefliyoruz. Her yıl, hatta her ay yeni bir sıkıntı ile karşılaşıyoruz. Bu, sorun çözme becerimizi geliştirmemize yardımcı oluyor. Geçen bahar kampında motorumuz yandı. 2 hafta önce arkadaşlar onun onarımını gerçekleştirdiler. Batarya paketimizde problem çıktı, onu çözmeye çalışıyoruz. Bu tür birçok ufak tefek sorunlarla karşılaşıyoruz" şeklinde konuştu.



Kıyasıya rekabet: Gençler hyperloop yarışmasında ter döküyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Dilovası’ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var" Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davada, tanık olarak dinlenen çevre sakinleri patlama seslerinin peş peşe geldiğini, içeride kalanlara müdahale edemediklerini ve iş yerinin daha önce defalarca şikayet edildiğini öne sürdü. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 9 sanığın savunmaları ile müşteki ifadelerinin dinlenmesi tamamlandı. Sıra tanıkların dinlenmesine geçildi. "Patlamalar peş peşe oldu" Tanık Cemil Düzgüner, yangının çıktığı fabrikanın evine çok yakın olduğunu belirterek, "Yanan fabrika evime yaklaşık 10 metre mesafedeydi. Patlama sesi duydum. Dışarı çıktığımda Tuncay’ın yandığını gördüm. Hürol’un ise onu söndürmeye çalıştığını gördüm. Hemen hortumla müdahale ettik. Çocukların ve kadınların içeride olduğunu öğrendik. Alevlere yaklaşamadık. Onları kurtarma imkanımız olmadı. Patlamalar peş peşe oldu. Altay ve İsmail’i iş yerinde gördüm. Çalışanlar kaldırımda yemek yiyordu, çalışma şartları kötüydü" dedi. "İkinci patlamadan sonra içeriden ses gelmedi" Tanık Mehmet Düzgüner ise olay günü yaşananları anlatarak, "Olay günü gümleme ve çığlık sesleri duydum. Yanan birini gördüm. Abim Cemil ile altlı üstlü oturuyoruz. Hemen hortumu çektik ve şahsı söndürdük. İkinci bir patlamadan sonra içeridekilerin sesi kesildi. Orası daha önce başka bir iş yeriydi, lazer işleri yapılıyordu. Sonrasında parfüm üretimi yapılmaya başlandı. Kurtuluş’u tehlike konusunda uyardığımda bana ‘Biz önlemlerimizi aldık’ dedi" diye konuştu. "Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım" Olay gününden bahseden İlhan Altan, "Olay yerine 50-60 metre mesafemiz vardı. Patlama sesi duyunca olay yerine gittim. Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım ancak çok da yapabileceğim bir şey yoktu" ifadelerini kullandı. "Sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı" Tesisin elektrik işleriyle ilgilenen tanık Adem Çukan, "Elektrik işleri ile uğraşıyorum. Kurtuluş Bey beni çağırdı, üst katta dağıtım panosunu yaptım. Elektrik kablosu çektim. Ben işlemleri yaptığımda sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı. Kaçak akım rölesi çektim" dedi. "Bir işçi ‘İçimde kötü bir his var’ dedi" Tanık Gökçe Şadiye Sağlam, "Raviva’da ön muhasebe işlerini yapıyordum. Hafta sonu mesaisine gittim, Tuncay ve Hürol ürün yapıyordu. Bir işçi, ‘İçimde tarif edemediğim bir sıkıntı var’ dedi. Kısa bir süre sonra patlama meydana geldi. Eski yerde de tesise kadar çalıştım. Olaydan bir hafta önce Kurtuluş çağırdı, yeni yerde öylece çalışmaya başladım. Sheliq marka krem ve Shauran markalarına ait parfüm yapılıyordu. Dosyada yer alan iş yeri müracaat kontrol müessese açma ruhsatı gösterildi. Atılan imzaların kendisine ait olmadığını söyledi" ifadelerini kullandı. "Eşyalarını almaya gittiler, çıkamadılar" Kıvılcımın karıştırıcıdan çıktığını belirten tanık Hürol Eroğlu, "Olay günü Tuncay ile iş yerine geldik. O gün yapmamız gereken karışımlar vardı. Ben krem, Tuncay ise kolonya karışımı yapıyordu. Birden patlama oldu. Alevlerin içinden Tuncay geldi, onun üzerini söndürmeye çalıştım. Komşu hortum uzattı, onunla söndürdük. 112’yi aradım, içeri giremedim. Kurtuluş’u aradım, ‘Yangın var, hemen gel’ dedim. Sonra itfaiye geldi. 4-5 aydır orada çalışıyordum, geçici süreliğine orada işe başladım. Tuncay, yaralıyken ‘Karıştırıcıda kıvılcım çıktı’ dedi. Ataşehir’deki merkez ofiste Kurtuluş’un çocukları kalıyordu. Ayten’e olay günü, ‘Nasıl oldu da sen yangından çıkabildin, diğerleri çıkamadı?’ diye sorduğumda bana, ‘İşçiler telefon ve çantalarını almaya gitti’ dedi" ifadelerini kullandı. "Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz" Müşteki avukatı, "Tanık, bizim sorduğumuz sorulara düşünerek; sanık avukatlarının sorularına ise soluksuz ve düşünmeden cevap verdi. Tanık Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz. Bu sebeple hesap hareketleri ile HTS kayıtlarının incelenmesini talep ediyoruz. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağız" dedi. Duruşma, avukatların savunmasının alınması ve ara karar verilmesi amacıyla yarına ertelendi.