ÇEVRE - 15 Ağustos 2024 Perşembe 09:55

Marmara Depremi’ne karşı dimdik ayakta kalan Tavşancıl’ın hikayesi

A
A
A
Marmara Depremi’ne karşı dimdik ayakta kalan Tavşancıl’ın hikayesi

Merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin acı dolu hatıraları her yıl bu dönemde yeniden canlanırken, o gece tek bir tuğlası bile yerinden oynamayan Tavşancıl Mahallesi dikkatleri bir kez daha üzerine çekiyor.


17 Ağustos 1999’da saat 03.02’de 7,4 büyüklüğünde meydana gelen ve 45 saniye süren Marmara Depremi; Kocaeli, Yalova, Sakarya ve Düzce’de yıkıma sebep olmuştu. 2010 yılında yayımlanan Meclis araştırma raporuna göre, 18 bin 373 kişi öldü, 48 bin 901 kişi yaralandı. Büyük kayıplara sebep olan depremde 285 bin 211 ev ile 42 bin 902 iş yeri hasar gördü.


O felaket geceden birçok ilçe büyük hasar alırken, Dilovası ilçesine bağlı Tavşancıl’da hiçbir kayıp yaşanmadı. Hemen yanı başında bulunan Körfez’de çok sayıda bina yıkıldı ancak Tavşancıl’da bir tuğla bile yerinden oynamadı.


Tavşancıl, 1989 yılında belediye başkanı seçilen Salih Gün’ün bilim insanlarıyla birlikte hazırladığı imar planı sayesinde dimdik ayakta kalmıştı. Belediye başkanı seçildikten sonra Kocaeli Üniversitesi’nden uzmanlarla zemin etüt çalışması yaptıran Gün, Tavşancıl’da 2,5 katın üzerine kat çıkılmaması kararını aldı.



"Çok katlı evlerin olmaması yıkıma sebep olmadı"


Tavşancıl Mahalle Muhtarı Kenan Keleş, 17 Ağustos gecesi depreme evde yakalandıklarını anlatarak, "Depremi ağır bir şekilde yaşadık. Gerçekten depremi tanımış olduk. Mahallemiz konum itibariyle Kuzey Marmara Fay Hattı üzerinde. Zeminimizin sağlam olması bizi büyük bir yükten kurtardı. Çok katlı evlerin olmaması yıkıma sebep olmadı. Bu bölgenin tarihi dokusu da var. Bölgemizdeki evler genellikle 2 katlıdır. 3 ya da 4 katlı evler çok nadirdir. Mahallemizde bu yüzden yıkım yaşamadık" dedi.



"Kendi babasına bile müsaade etmedi"


Eski belediye başkanı Salih Gün’ün görev süresi boyunca çok katlı evlere müsaade etmediğini ifade eden Keleş, "Benim bildiğim kadarıyla rahmetli belediye başkanının babası da evine kat çıkmak istemiş ama başkan ona bile müsaade etmemiş. O kuralı mahallemizde uyguladı. Güzel de yaptı, mekanı cennet olsun. Kendisi 3 dönem belediye başkanlığı, bir dönem de milletvekilliği yaptı" diye konuştu.


Kenan Keleş, Tavşancıl’da üniversiteden gelen akademisyenlerin çeşitli incelemeler yaptığına da dikkat çekerek, "Bölgemizin zemin etütleri de yapıldı. Yapılan incelemelerde sert, kaya zemini olduğu da belirlendi" şeklinde konuştu.



"Depremde yıkım olmamasına çok sevindik"


1989 yılında Tavşancıl Belediyesi’nin Sosyal Tesisler Müdürü olarak görev yapan Mehmet Servet Akkor ise afet sırasında evinde uyuduğunu, depremin ardından hemen sokağa çıktığını söyledi. Yolda yürüdüğü sırada Salih Gün ile karşılaştığını anlatan Akkor, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Yürüyorduk. Bir ışık gördüm. Makam arabasında Salih Gün vardı. Bana, ’Öbür makam arabasına bin. Tavşancıl’a git, yıkım var mı yok mu bak’ dedi. Bende hemen belediyenin önündeki makam arabasını almaya gittim. Tavşancıl’a geldim. Herhangi bir yıkım olmadığını cep telefonuyla Salih Gün’e bildirdim, teşekkür etti. Sonrasında ise belediyeye gittik. Belediyede toplantı yapıldı. Müdürler olarak bizde vardık. Acil deprem masası kuruldu. Depremde yıkım olmamasına çok sevindik. İnsanların yaşamı bizim için çok önemliydi"



"İlk kızdığı kişi babasıydı"


İnsanları depremin değil, binaların öldürdüğünü ifade eden Akkor, "En büyük avantajımız oydu. Üzerine basa basa söylüyorum. Rahmetli Salih Gün belediye başkanı seçildiğinde Kocaeli Üniversitesindeki görevlilere zemin etüt çalışması yaptırdı. Belediye başkanımız, 3 katın üzerinde hiçbir kata izin vermeme yetkisine sahipti ve bunu uyguladı. Hatta halka ’4 kat isteyen belediyeye gelmesin’ derdi. Tavşancıl’da şuanda 4 katlı bina var ancak o da sonradan yapılan yapılar. Tavşancıl’da 1989 yılından sonra 3 katın üzerinde ev yaptırılmadı. Salih Gün bu konuda ruhsat da vermedi. Tavşancıl’da kızdığı ilk kişi de babasıydı. Babası 2 katlı evi için, ’Oğlum belediye başkanı olduktan sonra evimizin üzerine ev yaptırır’ dedi, kat çıkmak istedi ama Salih Gün ona bile müsaade etmedi" ifadelerini kullandı.



Marmara Depremi’ne karşı dimdik ayakta kalan Tavşancıl’ın hikayesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük Kavşakta iki otomobil çarpıştı: 4 Yaralı Karabük’te iki otomobilin kavşakta çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında 4 kişi yaralandı. Kazaya denk gelen AK Parti Karabük Milletvekili Ali Keskinkılıç, yaralılara ilk müdahalede bulunarak geçmiş olsun dileklerini iletti. Kaza, 28 Mayıs 2026 günü saat 11.45 sıralarında Eflani Kavşağı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, E.Ç. idaresindeki 34 NIG 636 plakalı otomobil, Karabük istikametinden Bartın yönüne seyir halindeyken kavşağa geldiği sırada, Eflani ilçesi istikametinden kavşağa kontrolsüz şekilde giriş yaptığı iddia edilen M.B. yönetimindeki 37 SE 899 plakalı otomobille çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle 37 SE 899 plakalı araçta bulunan sürücü M.B. ile yolcular N.B., H.B. ve M.B. yaralandı. Kaza sırasında Eflani’deki bayramlaşma programından dönen AK Parti Karabük Milletvekili Ali Keskinkılıç’ın da olay yerinden geçtiği öğrenildi. Keskinkılıç’ın yaralılara ilk müdahalede bulunarak sağlık ekipleri gelene kadar ilgilendiği ve geçmiş olsun dileklerini ilettiği belirtildi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılardan M.B. ile N.B. Safranbolu Devlet Hastanesi’ne, H.B. ve M.B. ise Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yapılan kontrollerde her iki sürücünün de alkolsüz olduğu ve yeterli sınıf sürücü belgesine sahip bulunduğu öğrenildi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
Aydın Nazilli’de kurutmalık sebze oymacılığı "bacasız fabrikaya" dönüştü Aydın’ın Nazilli ilçesinde Kabakçı ailesinin 70 yıl önce başlattığı doğal sebze kurutma geleneği, bugün 100’den fazla kişiye istihdam sağlayarak ilçe ekonomisine katkı sunuyor. Tamamen doğal yöntemlerle kurutulan sebzeler, Türkiye’nin dört bir yanındaki sofralara ulaşıyor. Yıldıztepe Mahallesi’nde sürdürülen üretim sayesinde 100’den fazla kişiye istihdam sağlanırken, mahalle adeta "bacasız fabrikaya" dönüştü. Nazilli’de dededen toruna aktarılan kurutmalık sebze oyma işi iddiaya göre ilk olarak 1956 yılında Tahsin Kabakçı’nın dedesi tarafından kuru patlıcan oyarak başladı. Yıllar içerisinde gelişen üretim ağıyla birlikte bugün dolmalık biber, kızartmalık biber, domates, fasulye, bamya ve kabak gibi birçok sebze doğal yöntemlerle kurutularak Türkiye’nin dört bir yanına gönderiliyor. Ailenin üçüncü kuşak temsilcisi Tahsin Kabakçı, yıllık yaklaşık bin 500 ton ürün işlediklerini belirterek, ürünlerin tercih edilmesindeki en önemli unsurun doğallık olduğunu söyledi. Kabakçı, "Patlıcanın dışında artık her çeşit sebzeyi kurutuyoruz. Hiçbir katkı maddesi kullanmıyoruz. Ürünlerimizi evde kullandığımız içme suyuyla yıkıyoruz. Daha sonra suyun içinde yaklaşık 45 dakika bekletip güneşe seriyoruz. Güneşin durumuna göre 1-2 gün içerisinde kurutma işlemi tamamlanıyor" dedi. Yıldıztepe Mahallesi’nin doğal hava koridorunun ürünlerin kalitesine büyük katkı sağladığını ifade eden Kabakçı, bölgedeki üretimin mahalle halkına da önemli bir gelir kapısı oluşturduğunu söyledi. Kabakçı, "Bu iş mahalle halkına ekmek kapısı oldu. Bölgeyi adeta bacasız fabrikaya çevirdik. Mahallemizin hava koridoru sayesinde ürünlerimiz doğal şekilde kuruyor ve Türkiye’nin dört bir yanına ulaşıyor. Hem üretime hem de istihdama katkı sağlıyoruz. İşimizi büyük bir aşk ve şevkle sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı.
İstanbul Bahçelievler’de geleneksel bayramlaşma programında eski bayramlar yaşatıldı Bahçelievler Belediyesi’nce geleneksel olarak düzenlenen bayramlaşma programı bu yıl da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Vatandaşlara çeşitli ikramlarda bulunulurken, çocuklara pamuk şeker, patlamış mısır ve bayram harçlığı dağıtıldı. Bahçelievler Belediyesi bahçesinde düzenlenen bayramlaşma programına Bahçelievler Belediye Başkanı Dr. Hakan Bahadır’ın yanı sıra çok sayıda vatandaş katıldı. Program kapsamında vatandaşlara kurban eti ve çeşitli ikramlar dağıtılırken, çocuklar için de özel etkinlik alanları oluşturuldu. Bayramlaşma programında çocuklara patlamış mısır, pamuk şeker ve bayram harçlığı verildi. Vatandaşlar ise hem ikramlardan faydalandı hem de eski bayramların atmosferini yeniden yaşama fırsatı buldu. "Bayram sadece eğlence değil" Programda konuşan Başkan Dr. Hakan Bahadır, bayramların birlik ve beraberlik açısından önemli olduğunu belirterek, "Kurban Bayramı’nın ikinci gününde komşularımızla bayramlaşıyoruz. Rabbim daha güzel, savaşların olmadığı, insanların eziyet çekmediği bayramlara ulaşmayı nasip etsin" dedi. Bahadır, çocuklara bayram kültürünü anlatmak istediklerini ifade ederek, "Bayram sadece oyun ve eğlence değildir. Büyüklerin ellerini öpmek, yaşlıları ziyaret etmek, kimsesizlerin yanında olmak ve yetim çocuklarla ilgilenmektir. Çocuklarımıza bunu anlatmak istiyoruz" diye konuştu. Yaklaşık bin vatandaşın programa katıldığını belirten Bahadır, etkinliklerin ilerleyen saatlerde de devam edeceğini söyledi. Öte yandan program boyunca vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlik alanlarında renkli görüntüler oluştu.
Ankara Sincan Belediyesinden 720 personel bayram boyunca sahada Sincan Belediyesi, Çimşit ve Yenikent’te oluşturulan 4 ayrı kesim noktasında ve pazar alanlarında veteriner hekimi gözetiminde kurban kesim hizmeti sundu. Vatandaşların herhangi bir aksaklık yaşamaması için görev başında olan 720 kişilik ekip, bayram boyunca sahada aktif olarak çalışmalarını sürdürüyor. Sincan Belediyesi, vatandaşların Kurban Bayramı’nı huzur ve güven içinde geçirebilmesi için tüm imkanlarını seferber etti. Bayram süresince 720 personel ile sahada görev alan ekipler, kurban kesim ve temizlik çalışmalarını titizlikle yürütüyor. 60 kasabın görev aldığı Yenikent ve Çimşit’teki 4 kurban kesim alanı ile pazar yerlerinde veteriner hekimi kontrolünde kurbanlıkların kesim işlemleri gerçekleştirildi. Vatandaşlar güvenle kurban ibadetlerini yerine getirirken, temizlik ekipleri de kesim işlemlerinin ardından anında temizlik çalışması yaptı. Çöp konteynerleri yıkandı. Dezenfeksiyon çalışmaları yürütüldü. Zabıta ekipleri denetimlerini sürdürdü, kesim alanları dışında kurban kesimi yapan şahıslara cezai yaptırım uygulandı. Kaçan kurbanlıkların yakalanması için oluşturulan kurban yakalama ekibi ise bayram süresince göreve devam edecek. Temizlikten zabıtaya, veteriner hizmetlerinden teknik ekiplere kadar birçok birim koordineli şekilde çalışırken, vatandaşlar sunulan hizmetlerden memnun kaldıklarını ifade etti.