SPOR - 09 Şubat 2025 Pazar 11:34

Nevzat Bayram: "Kulüp benim, başkanı benim. Son noktaya kadar satmayacağım"

A
A
A
Nevzat Bayram: "Kulüp benim, başkanı benim. Son noktaya kadar satmayacağım"

Nesine 2. Lig ekibi Belediye Derincespor’un, Bölgesel Amatör Lig takımı Gebzespor’a sezon sonu satışı konusunda anlaşma yapıldığına dair iddialara yanıt veren Kulüp Başkanı Nevzat Bayram, "Kulüp benim, başkanı benim. ‘Satmıyorum’ dediğimde ne olacak? Yusuf Başkan ile yan yana bile gelmedik. Satış en son çare ve şu an başka çözüm yollarıyla uğraşıyoruz" dedi.


TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta mücadele eden Belediye Derincespor’un kentlisi Bölgesel Amatör Lig’in yarışmacısı Gebzespor’a satışıyla ilgili kent kamuoyunda gündeme gelen iddialarla ilgili Kulüp Başkanı Nevzat Bayram, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirinin sorularını yanıtladı.



"Beklediğimiz sözler ve satış var"


Şu ana kadar prensipte dahi olsa herhangi bir satış anlaşmasının yapılmadığının altını çizen Bayram, "Belediye Derincespor olarak ekonomik sıkıntılarımıza çözüm üretmeye çalıştığımız bir dönemdeyiz. Zor günlerden geçtiğimiz doğru. Çıkış yolu aradığımız da. Ancak kulübü satışa çıkarmak bizim için en son çare. Şu an beklediğimiz gelirler, sezon başında verilen ve tutulmasını istediğimiz önemli sözler, eş zamanlı olarak satmayı planladığımız başka bir şehirde şahsi taşınmazımız, arsamız var. Ne zaman gerçekleşir bilemediğimiz için önümüzü görmekte zorlanıyoruz. Arsa dediğiniz yarın da satılabilir, 3 gün sonra da, 3 ay sonra da. Satılsa zaten ekonomik açıdan rahatlarız. Ekonomik sorunumuzu aştığımız takdirde kulübü satmak gibi bir şey konu söz konusu olamaz" dedi.



"Kulüp başkanıyla hiç yan yana gelmedik"


Gebzespor Kulüp Başkanı Yusuf Öztürk’ün satış işlemini sonlandırmaya çalıştığına dair beyanatlarının hatırlatılması üzerine Belediye Derincespor Kulüp Başkanı Nevzat Bayram şu ifadeleri kullandı:


"Kulübümüzün Gebzespor’a satışı konusunda Yusuf Ağabey (kulüp başkanı Yusuf Öztürk) ile hiç yan yana gelmedik, yüz yüze görüşme yapmadık. Elbette ki onların da kendilerine göre çalışmaları var; nasıl yaparız, nasıl ederiz diye araştırıyorlar. Aradaki isimler vasıtasıyla bizden bilgi istiyorlar, veriyoruz. Dolaylı yoldan iletişimimiz var. Onlar da kendi açılarından değerlendirme yapıyor, duruma bakıyor. Onlar için de, bizim için de fizibilite aşamasındaki bir konu. Kamuoyuna aktarıldığı gibi satış konusunda anlaşma yapıldığı, el sıkışıldığı, sezon sonuna kadar kulübümüzün burada kalıp sonra takımın Gebzespor’a gideceği gibi durum yok. Kulüp benim, başkanı da benim. Birinci ağızdan açıklama yapıyorum. Tekrar ediyor ve ısrarla altını çiziyorum; kulübü ekonomik açıdan yönetemediğimiz son noktaya kadar satmayı düşünmüyorum. İlçenin takımını; Derince halkını bir araya getiren, bu kentin genç oyuncularının oynama fırsatı bulduğu, güçlü takımlara karşı her geçen gün güzel oyunuyla sonuçlar almaya başlayan, yüzlerce çocuğumuzun spor yaptığı ve kendine hedef koyduğu bir kulübü kapatmak veya satmak gibi bir düşüncem yok. Bu takımın tribünleri artık dolmaya başladı. İlçemiz de takımı ve bizi sahiplendi. Tek derdimiz; ekonomik zorluğu aşmak. İlçenin takımı ilçede kalsın istiyoruz"



"Yola çıktıktan sonra değişen şeyler bizi zora soktu"


Son birkaç yıldır ciddi ekonomik kriz yaşayan ve bundan dolayı iki senedir sezon başında el değiştiren kulübü alırken mali disiplin açısından gerekli hazırlıkların yeterli düzeyde yapılıp yapılmadığına dair ise Nevzat Bayram, "Önceki sezonun sonuna doğru belediye takımıyken kulüp satıldığında hepimiz üzüldük. Geçen sezon da ortada. Kulüp başka bir yere gitmesin, ilçede kalsın istedik. Bende gerekli tüm araştırmaları, çalışmaları ve hazırlarını yaptım. Ardından talip oldum. Tabii ki kafama göre ‘Hadi gidip bu takımı alayım’ diye yola çıkmadım. Danıştığım insanlar, fikrini sorduğum büyüklerim oldu. Ticari açıdan hesaplamalarım oldu. Kulübün mali yönetimi açısından hazırlıklarımın yanı sıra el sıkıştığım insanlar, kurumlar ve sponsorluk/destek sözü aldığım büyüklerim oldu. Planlamadaki üzerime düşen tüm harcamaları yaptım, yapıyorum. Ona göre de yola çıktım. Fakat yola çıktıktan sonra bazı şeyler değişti. Destekler çıktığı noktadan bize ulaşana kadar onda bir oranında azaldı. Neticede bugüne geldik" diye konuştu.



"En çok üzen; söz verilmesine rağmen sahipsiz bırakılmak"


Esnafa borçlu olmamak için gerekirse kendi ticaretiyle kazandığını kulübün borçlarına kullanacağını dile getiren Bayram, "Ben de Derince’nin insanı ve esnafı olarak kasaba, markete veya diğer esnaf arkadaşlara borcum olmasın, başım öne eğilsin istemiyorum. Kendim bu işte zarar ediyorken esnaf arkadaşlarıma zarar veremem. Gerekirse ticaretimden kazandığımın hepsiyle de esnafa borcu öderim. Beni bu süreçte en çok üzen; bu ilçenin takımına sahip çıkma sözü verenlerin bizi yalnız bıraktığını görmek ve benim ağzımdan çıkmamış sözler üzerinden gerçekmiş gibi algı oluşturulması. Takımımız yoluna devam ediyor. Son maçta çok güçlü rakiplerimizden Menemen’i yendik. Şimdi inşallah Aksaray’ı da yenmek istiyoruz. Son ana kadar mücadelemizi vereceğimizden kimsenin şüphesi olmasın" cümlelerini kullandı.



Nevzat Bayram: "Kulüp benim, başkanı benim. Son noktaya kadar satmayacağım"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Savcıyım" diyerek vatandaşı tehdit eden kadın tahliye edildi İstanbul’da toplu taşımada savcı olduğunu iddia ederek bir yolcuya tehdit ve hakaret eden kadın adli kontrol tedbiriyle tahliye edildi. Toplu taşımada savcı olduğunu iddia ederek bir yolcuyu tehdit eden Y.S. isimli kadının yargılandığı davanın görülmesine devam edildi. İstanbul 54. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Y.S. ile tarafların avukatları hazır bulundu. "Yobaz kelimesini küfür olarak söylemedim" Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Y.S., yaşananlardan dolayı üzgün olduğunu belirterek, "Kendi kurduğum cümlelerin mağduru oldum. Polislerden ve herkesten özür diliyorum. Hiçbir şekilde tesettürlü insanlara olumsuz bir söylemde bulunmadım. Yobaz kelimesini küfür olarak söylemedim. Müştekiden ve herkesten özür diliyorum. Tekrardan cezaevine dönmek istemiyorum. Beraatımı ve tahliyemi talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Beyanda bulunan müşteki avukatı, sanığın üzerine atılı suç yönünden cezalandırılmasını talep etti. Savunma yapan sanık avukatı ise, söz konusu olayda suç unsuru oluşmadığı gerekçesiyle, sanığın tahliyesini ve beraatını istedi. Tahliye edildi Ara kararını açıklayan mahkeme, sanık Y.S.’nin ’yurt dışına çıkış yasağı’ tedbiriyle tahliyesine hükmederek, olay anını kayda alan kişinin tanık sıfatıyla beyanının alınması için duruşmayı erteledi.
Kars Kars’ta hayvancılık için güç birliği: KATSO’dan Eren Alp’e hayırlı olsun ziyareti Kars Ticaret ve Sanayi Odası (KATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Bozan, Meclis Üyeleri ile birlikte yeniden Kars İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanlığına seçilen Eren Alp’e hayırlı olsun ziyaretinde bulundu. Gerçekleşen ziyarette, Kars’ın hayvancılık sektörünün mevcut durumu, üreticilerin beklentileri ve yeni dönemde hayata geçirilebilecek ortak projeler ele alındı. Samimi bir ortamda gerçekleşen görüşmede, Kars’ın Türkiye’nin önemli hayvancılık merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekilerek, sektörün gelişimi adına kurumlar arası iş birliğinin önemine vurgu yapıldı. Özellikle büyükbaş hayvancılık, süt üretimi, üretici destekleri ve kırsal kalkınma konularında atılabilecek ortak adımlar üzerine karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. KATSO Başkanı Kadir Bozan, Kars’ın tarım ve hayvancılık alanındaki potansiyelinin daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, üreticilerin güçlendirilmesine yönelik projelerin önem taşıdığını ifade etti. Bozan, birlik ve beraberlik içerisinde yürütülecek çalışmaların hem üreticilere hem de bölge ekonomisine önemli katkılar sağlayacağını dile getirdi. Yeniden başkanlığa seçilerek güven tazeleyen Eren Alp ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek, Kars hayvancılığının gelişimi için tüm kurumlarla iş birliğine açık olduklarını söyledi. Alp, yeni dönemde üreticilerin sorunlarının çözümüne yönelik daha aktif çalışmalar gerçekleştirmeyi hedeflediklerini kaydetti. Ziyaret sonunda KATSO heyeti, Eren Alp’e yeni görev döneminde başarı dileklerini ileterek nazik ev sahipliği dolayısıyla teşekkür etti. Görüşmenin, Kars’ın tarım ve hayvancılık alanındaki gelişimine katkı sağlayacak yeni projelerin hayata geçirilmesi açısından önemli bir adım olduğu değerlendirildi.
Kars Kars’ta koruyucu aile hizmeti için farkındalık toplantısı düzenlendi Kars Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından koruyucu aile hizmet modelinin tanıtılması ve toplumda farkındalık oluşturulması amacıyla Sarıkamış ilçesinde bilgilendirme toplantısı düzenlendi. Yoğun katılımla gerçekleştirilen programda, çocukların aile ortamında büyümesinin önemine dikkat çekilirken koruyucu aile hizmetinin toplumsal dayanışmanın en güçlü örneklerinden biri olduğu vurgulandı. Toplantıya Kars Valisi Ziya Polat’ın eşi Pınar Filiz Polat, Vali Yardımcısı Şeyma Aktaş Semiz, Sarıkamış Kaymakamı Enis Aslantatar’ın eşi Sema Aslantatar ile Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mustafa Tosunoğlu katıldı. Programda protokol üyeleri, koruyucu aile sisteminin çocukların sevgi, güven ve şefkat ortamında yetişmesine sağladığı katkılara dikkat çekti. Uzman personeller tarafından yapılan sunumlarda koruyucu aile hizmet modelinin kapsamı, başvuru şartları, değerlendirme süreçleri ve ailelere sağlanan destekler hakkında katılımcılara detaylı bilgiler verildi. Çocukların kurum bakımından ziyade aile ortamında büyümesinin sosyal, psikolojik ve duygusal gelişimleri açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi. Program kapsamında katılımcılar da merak ettikleri soruları uzmanlara yönelterek süreç hakkında bilgi aldı. Koruyucu aile olmanın yalnızca bir çocuğun hayatına dokunmak değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluğun önemli bir parçası olduğu belirtildi. Yetkililer, koruyucu aile hizmet modeline yönelik farkındalık çalışmalarının ilerleyen süreçte farklı ilçelerde de devam edeceğini belirterek, daha fazla çocuğun sıcak bir aile ortamına kavuşmasının hedeflendiğini ifade etti.
Sakarya Bu sokaklar açık hava müzesi: Osmanlı’dan günümüze tanıklık eden miras Osmanlı’dan günümüze taşınan geleneksel mimari yapısıyla hem sinema sektörünün hem de tarih meraklılarının gözde mekanları arasında yer alan Sakarya’nın Taraklı ilçesi özgün sokak dokusu ve asırlık evleriyle ziyaretçilerini tarihi bir atmosferde ağırlıyor. Sakarya’nın güneyinde yer alan Taraklı’da, Osmanlı sivil mimarisinin en güzel örneklerini yansıtan 2 ve 3 katlı tarihi konaklar görenlerin ilgisini çekiyor. Doğal güzelliklerle bütünleşen bu yapılar, ilçeye karakteristik bir kimlik kazandırırken, geçmişin estetik anlayışını bugüne taşıyor. Sokak yapısı ve mimari bütünlüğü bozulmadığı için sit alanı olarak koruma altına alınan bölge, yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası haline gelmiş durumda. Tarihi dokusunun yanı sıra Taraklı, küresel ölçekte de başarısını tescilledi. İlçe, 2021 yılında Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü tarafından düzenlenen ‘En İyi Turizm Kırsal Yerleşimleri ve Köyleri Girişimi’ çerçevesinde ödüle layık görüldü. Tarihi evleri ve korunan atmosferiyle Taraklı, Sakarya’nın turizm potansiyeline önemli katkı sunmaya devam ediyor. "Safranbolu’yu kuranlar Taraklılardır" Tarihi evler hakkında bilgi veren Alaattin Yılmaz, "Taraklı evleri sivil, Türk ve Osmanlı mimarisine göre yapılmış evlerdir ve konakların kendilerine göre hikayeleri de vardır. Eğer evler 3 katlıysa zemin katta evin hanımı günlük işleri yapar ve evlerin mahremiyetini korumak için büyük değil küçük pencereler vardır. Evin ikinci katı kışlık, üçüncü katı yazlık olarak kullanılır. Safranbolu evleri, Taraklı evleriyle benzer. Sebebi Safranbolu’yu kuranlar Taraklılardır. Safranbolu’nun eski ismi Medine-i Taraklıborlu’dur. Bazen insanlar köklerini bulmak için Taraklı’ya ziyarete de gelirler. Buradaki evler 150-200 yıllık evlerdi hatta 300 yıllık evler de bulunur. Ahşap evlerin özelliği restore edilirse nesilden nesle aktarılıyor ama beton evlerin özelliği 50-100 yıl kadardır" dedi.
Trabzon Bakan Bak: "Yüzme Bilmeyen Kalmasın projesi çerçevesinde bu zamana kadar yaklaşık 12 milyon insanımıza yüzme öğrettik" Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, "Yüzme Bilmeyen Kalmasın projesi çerçevesinde bu zamana kadar yaklaşık 12 milyon insanımıza, çocuğumuza, gencimize yüzme öğrettik. Hepimiz derelerde öğrendik ama esas havuzda öğrenmek çok daha başka. Havuzda hocalar eşliğinde stilini öğreniyorsunuz. Biz su ile kavga ediyorduk" dedi. Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Trabzon’un Akçaabat ilçesi Yaylacık Mahallesi’nde yapımı tamamlanan Yarı Olimpik Yüzme Havuzu’nun açılışına katıldı. Törende bir konuşma yapan Bakan Bak, Türkiye’nin spor tesisleri devrimi yaşadığını belirterek, "Geldiğimizde sınırlı sayıda olan spor tesislerinin hepsini katlayarak her mahalleye, köye, ilçeye yayılmasını gerçekleştirdik. Türkiye’de şu anda tamamlanmış 780 tane yarı olimpik ve olimpik yüzme havuzu var. İnşaatı devam eden 100 tane havuz var. Yüzme Bilmeyen Kalmasın projesi çerçevesinde bu zamana kadar yaklaşık 12 milyon insanımıza, çocuğumuza, gencimize yüzme öğrettik. Hepimiz derelerde öğrendik ama esas havuzda öğrenmek çok daha başka. Havuzda hocalar eşliğinde stilini öğreniyorsunuz. Biz su ile kavga ediyorduk. Akçaabat yüzme havuzundan açıldığında beri 9 bin 800 kişi faydalanmış. Bir çocuğun yüzme bilmediği için boğularak hayatını kaybetmesinin karşılığı yok. O yüzden Cumhurbaşkanımız ’Gittiğiniz her yere spor tesisi yapacaksınız’ diye talimat verdi. Dijital bağımlılık, uyuşturucu, içki ve kumar gibi bağımlılıklarla mücadelenin önleyicisi spordur" ifadelerini kullandı. "Anadolu efsanesini oluşturan Trabzonspor çok kıymetli" Trabzon’un bir spor şehri olduğunu kaydeden Bakan Bak, "Trabzon’u tartışmaya gerek yok. Trabzon bir spor şehri. Neresinden bakarsanız bakın Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren ve daha öncesinde de sporla iç içe olmuş bir şehir. Trabzonspor gibi bir dünya markası var. Trabzonspor’u da tebrik ediyoruz. Anadolu efsanesini oluşturan Trabzonspor çok kıymetli. Çocukluğumuzda onları takip ederdik. Trabzonspor’un lige getirdiği renk, alt yapısından yetiştirdiği sporcular ve teknik adamların hepsinin farklı bir özelliği var. Trabzon hakikaten sporun başkenti" diye konuştu. "Toplumumuz obezite tehlikesi ile karşı karşıya" diyen Bakan Bak, "Çok hareket etmemiz lazım. Hareket etmeyen bir toplum sağlık sorunları yaşamaya başlıyor. Herkesi spor yapmaya ve hareket etmeye davet ediyoruz. Spora yapılan bir liralık yatırım, bize 5 lira olarak geri geliyor" şeklinde konuştu. "1 milyon yatak kapasitesine ulaştık" Öğrenci yurtlarında 1 milyon yatak kapasitesine ulaştıklarını dile getiren Bakan Bak, "Bu yıl üniversiteye başvuran öğrencilerden yüzde 99,6’sını yerleştirdik. 1 milyon yatak kapasitesine ulaştık. Cumhurbaşkanımız, ’Dışarıda hiçbir öğrenci kalmayacak, her çocuğumuza eğitimde barınma hakkını sağlayacaksınız’ diye talimat verdi. Öğrencilerimize sabah kahvaltısını ve akşam yemeğini ücretsiz veriyoruz. Sadece ayda bin TL sembolik ücret alıyoruz. Böyle bir yapı dünyada yok. Gençlerimizi diğer akımlardan uzak tutmak, devletin kanatları altında tutmak için böyle talimatı var" ifadelerini kullandı. Bakan Bak, Türkiye Yüzyılı’nın gençliğin yüzyılı olacağını vurgulayarak, "Şampiyon Trabzonspor’u tebrik ediyoruz" dedi. Konuşmaların ardından Bakan Bak’a Sebat Gençlik Spor’un forması hediye edildi. Kurdele kesiminin ardından Bakan Bak ve beraberindekiler açılışı yapılan yüzme havuzunda incelemelerde bulundu. Açılışa Bakan Bak’ın yanı sıra Trabzon Valisi Tahir Şahin, AK Parti Trabzon milletvekilleri, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Akçaabat Belediye Başkanı Osman Nuri Ekim, ilçe belediye başkanları, sporcular ve vatandaşlar katıldı.