ASAYİŞ - 04 Ekim 2025 Cumartesi 14:11

Patlamada ölen işçilerin kimlikleri belli oldu

A
A
A
Patlamada ölen işçilerin kimlikleri belli oldu

Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde bulunan GEBKİM OSB’deki bir fabrikada meydana gelen patlamada hayatını kaybeden 2 işçinin kimlikleri belli oldu.


Patlama, GEBKİM Organize Sanayi Bölgesi içerisinde bulunan bir fabrikada henüz bilinmeyen bir sebepten dolayı meydana geldi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, sağlık, AFAD ve polis ekibi sevk edildi. Patlamada işçiler Abdurrahman Kanber ile Murat Fırtına’nın yaşamını yitirdiği öğrenildi.


Kocaeli Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamada, "Dilovası ilçemizde bir iş yerinde meydana gelen iş kazasında ilk belirlemelere göre 2 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. İş kazası ile ilgili soruşturma başlatılmıştır. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz" denildi.



Patlamada ölen işçilerin kimlikleri belli oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Şeker hastası 83 yaşındaki yaşlı adam ampütasyondan son anda kurtuldu Diyabetik ayak enfeksiyonu şikâyetiyle İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’ne başvuran 83 yaşındaki Artvinli Mustafa Kafa, 90 gün süren yoğun tedavinin ardından sağlığına kavuştu. Kafa, "Başka hastanelerde ayağımın kesilebileceğini söylediler. Ancak burada ‘bu ayağı kurtarırız’ dediler ve başardılar" ifadelerini kullandı. Diyabet hastası 83 yaşındaki Mustafa Kafa, hastalığına bağlı diyabetik ayak enfeksiyonu nedeniyle Artvin’de çeşitli hastanelere başvurdu. Kafa’ya diyabetik ayak ampütasyonu önerilmesine rağmen, farklı bir tedavi umuduyla İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi’ne geldi. Enfeksiyon, dahiliye, ortopedi ve plastik cerrahi birimlerinin ortak çalışmasıyla 90 gün boyunca tedavi edilen Kafa, sağlığına kavuşarak taburcu edildi. Kafa, "Ayağım perişan durumdaydı. Başka hastanelerde kesileceğini söylediler. Burada ‘bu ayağı kurtarırız’ dediler ve başardılar. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Şu an iyiyim, ayağıma çocuk bakar gibi bakmamı söylediler, biz de buna uyacağız" ifadelerini kullandı. Kafa, kendisiyle ilgilenen hekim ve hemşirelerle birlikte Artvin’de fındık toplayacağının sözünü verdi. "Yüzümüzü güldüren bir sonuç aldık" Mustafa Kafa’nın tedavisini yürüten Eşrefpaşa Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Altan Gökgöz, "Hastamız pek çok merkeze başvurmuş ancak yara bakımı konusunda etkili bir tedavi alamamış. Ayağında nekroz yani ölü dokular çok fazlaydı. Dış merkezlerde ampütasyon olabileceği söylenmiş, ancak biz hastamızın da uyumu sayesinde iyileştirdik. Bazen ‘uzvu keselim’ denilerek çözüm basitmiş gibi düşünülebiliyor; oysa asıl zor ve doğru olan, uzvu korumaktır. Tedaviyi multidisipliner şekilde yürüttük; enfeksiyon, dahiliye, ortopedi ve plastik cerrahinin ortak çalışmasıyla başarılı sonuç aldık. Bakımını yaparsa, ilaçlarını düzenli alırsa ve kontrollerine gelirse, bu hastalık bir daha tekrarlamayacaktır. Yüzümüzü güldüren bir sonuç aldık ve çok mutluyuz" dedi. Eşrefpaşa Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Başak Bayram da Kafa’yı ziyaret ederek tedavisi hakkında görüştü.
Bursa Bursa Büyükşehir mazot desteğini 5 bin liraya yükseltti Bursa Büyükşehir Belediyesi, tarımsal üretimi desteklemek ve çiftçilerin girdi maliyetlerini azaltmak amacıyla sağladığı mazot desteğini 5 bin liraya yükseltti. Büyükşehir Belediyesinden alınan bilgiye göre, destekten faydalanmak isteyen üreticiler başvurularını 2 Şubat ile 1 Mart arasında yapabilecek. Mazot desteğinden yararlanabilmek için çiftçilerin 2026 yılı Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı olması ve ÇKS sahibine ait traktör ruhsatının bulunması şartı aranıyor. Başvurular, www.bursa.bel.tr/kirsaldestek adresi üzerinden online olarak gerçekleştirilecek. Değerlendirmelerin ardından sonuçlar, Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından başvuru sahiplerine bildirilecek. Mazot desteği programının, kırsal kalkınmaya katkı sağlaması ve üreticilerin ekonomik yükünü hafifletmesi hedefleniyor. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Kırsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı aracılığıyla önemli bir desteği geçen yıl hayata geçirdiklerini belirterek, "Mazot Desteği" projesi ile başvuru şartlarını sağlayan yaklaşık 6 bin Bursalı üreticiye, düzenlenen törenle kişi başı 4 bin lira değerinde mazot kartı teslim edildiğini hatırlattı. Üretmek isteyen, tarlasını boş bırakmak istemeyen çiftçilerin yanında olmayı bir sorumluluk olarak gördüklerini aktaran Bozbey, özellikle maliyetler altında ezilen üreticiye nefes aldıran projelere ağırlık verdiklerini anlattı. Damla sulama borusu, gübre, fidan, toprak analizi, küçükbaş hayvan temini, tohum ve mazot gibi desteklerle çiftçilerin maliyetini düşürmeyi ve gelirlerini artırmayı hedeflediklerini dile getiren Bozbey, bu yıl da tarım ve hayvancılıkla ilgili desteklerinin artarak süreceğini kaydetti. Ekilenin tamamını satın alma garantisi verdiklerini belirten Bozbey, "Bu aldığımız ürünleri de değerlendiriyoruz. Mazot desteği başvuruları başlıyor, talepleri almaya yakında başlayacağız" dedi.
Hatay Alacak verecek tartışması, taşlı bıçaklı kavgaya dönüştü: 1 yaralı Hatay’da yabancı uyruklu şahıslar arasında çıkan alacak verecek tartışması taşlı bıçaklı kavgaya dönüşürken, o anlar kameraya yansıdı. Kavgada 1 kişi bıçakla yaralanırken, mahallede yaşayan vatandaşlar tedirgin olduklarını söylediler. Olay, Antakya ilçesi Akhisar Mahallesi’nde yaşandı. Alacak verecek tartışması sonrası motosikletle mahallede bulunan bir eve gelen yabancı uyruklu 2 kişi, yabancı uyruklu başka bir kişinin evini bastı. Alacak verecek tartışması, ev sahibi ile motosikletli şahıs arasında kavgaya dönüştü. Motosikletli şahsın taşlı ve bıçaklı saldırısıyla ev sahibi yaralandı. Motosikletli şahısların gelip aralarından birinin evin içerisine girip ev sahibiyle tartıştığı, tartışmanın taşlı bıçaklı kavgaya dönüştüğü anlar ise saniye saniye kameraya yansıdı. Mahalle sakinlerinin polise haber vermesinin ardından motosikletli kişiler olay yerinden kaçarak uzaklaştı. Olayla ilgili ev sahibinin ise polise şikayetçi olmadığı öğrenildi. Olay hakkında konuşan Rüstem Karadeniz adlı vatandaş, "Motosikletle 2 kişi geliyor ve evin kapısına taşlarla saldırıyorlar. İçeriden bir kadın da çıkıyor ve kadına vuruyorlar. Duyduğumuz kadarıyla şahısların arasında alacak verecek meselesinden dolayı tartışma çıktı. Sonra polise haber verip olay yerine geldiği esnada şahıslar kaçtı. Ev sahibi kendini savunurken bıçakla bir yaralanma oluyor. Şahıslar ev sahibini tehdit ederken ev sahibi de kendini savunmaya devam ediyor. Mahalle tedirgin içerisinde kalıyoruz. Bu durumlar nedeniyle çocuklarımızı dışarıya bırakmıyoruz. Bu tarafa biraz daha önlem alınırsa çok memnun oluruz" ifadelerini kullandı.
Ankara Keçiören Belediyesi’nden ücretsiz ‘Engelsiz Taksi’ hizmeti Keçiören Belediyesi’nin sosyal belediyecilik anlayışıyla yürüttüğü Engelsiz Taksi hizmeti, engelli bireylerin ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla özel olarak tasarlanan araçlarla ulaşım hizmeti sunuyor. Engelsiz Taksi hizmetiyle ilçe sınırları içerisindeki engelli bireyler, tekerlekli sandalye kullanan vatandaşlar ve hareket kısıtlılığı bulunan yaşlıların sağlık hizmetleri, eğitim kurumları, resmi kurumlar gibi çeşitli noktalara ulaşımı sağlanıyor. Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Müdürlüğü bünyesine hizmet veren Engelsiz Taksi, özel gereksinimli bireylerin sosyal hayata katılımını kolaylaştırıyor. Engelsiz Taksi, akülü ve tekerlekli sandalye için uygun iki engelli arabası ve beş refakatçi kapasitesine sahip üç araçla hizmet veriyor. Vatandaşlar, asansörlü araçlar ve refakatçiler eşliğinde güvenli bir şekilde seyahat ederek ulaşım engellerini aşıyor. Telefonla randevu alınıyor, ücretsiz hizmet veriliyor Düzenli yürütülmesi amacıyla randevu sistemi ile çalışan bu hizmetle engelli bireyler, önceden randevu oluşturarak, belirlenen gün ve saatte adreslerinden alınıp hastane, ev, kamu kurumları ya da talep ettikleri diğer noktalara güvenli ve konforlu bir şekilde ulaştırılıyor. Engelsiz Taksi hizmetinden yararlanmak isteyen bireyler, 0312 360 30 30 numaralı Engelli Danışma Hattı’ndan randevu alarak hizmetten ücretsiz olarak faydalanabiliyor. "Vatandaşın yaşamı kolaylaşıyor" Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, uygulama ile ilgili yaptığı değerlendirmede ulaşımda zorluklar yaşayan engelli bireyler için sundukları Engelsiz Taksi hizmetiyle bu sorunu tamamen ortadan kaldırdıklarını belirtti. Bu hizmetten faydalanan bireylerin memnuniyetini görmekten mutluluk duyduklarını da ifade eden Başkan Özarslan, ilçede tüm vatandaşların hayatını kolaylaştırmaya yönelik çalışmaları sürdüreceklerini belirtti.
Bursa Afetlere karşı dirençli kentler Osmangazi’de konuşuldu Osmangazi Belediyesi, "asrın felaketi" olarak hafızalara kazınan 6 Şubat depreminin yıl dönümü öncesinde, kent yaşamına ve toplumsal farkındalığa katkı sunan önemli bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. ‘Afetlere Karşı Dirençli Kentler ve İletişim’ programı, katılımcılara hem bilgi dolu hem de ilham verici bir deneyim sundu. Ördekli Kültür Merkezi’nde Sevda Kurul’un moderatörlüğünde düzenlenen programda, alanında uzman isimler bilgi ve deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. Doç. Dr. Burcu Zeybek, "Afet ve Deprem Sürecinde İletişim ve Dezenformasyon" başlıklı sunumuyla, kriz anlarında doğru bilginin hayati önemini vurguladı. Dijital çağda yanlış bilginin yayılma hızına dikkat çeken Zeybek, sağlıklı iletişim stratejilerinin toplumun psikolojik dayanıklılığı üzerindeki etkilerini çarpıcı örneklerle aktardı. "Teyide muhtaç bilgiyi etkileşim ağına sokmak yanlış" Afetlerin öncesinde, sırasında ve sonrasında olmak üzere bölümlendirildiğinde her bir süreç için her alandan bilim insanının, yerel yöneticinin, idari mülki amirin yapacağı pek çok şey olduğuna değinen Doç. Dr. Burcu Zeybek, şu açıklamalarda bulundu: "Artık dijital bir dönüşüm çağındayız, dolayısıyla sadece geleneksel medya değil dijitalde içerik ürettiğimiz tarafta da çok dezenformasyon ve krizin büyümesine açık bir ortam var. Çünkü orada herkes içerik üreticisi ve biz bunu 6 Şubat depreminde yaşadık. Arkası gelmeyen ihbarlar, dezenformasyon içeriklerin çok geniş ve etkileşimli bir şekilde yayıldığını gördük. Bu platformlarda, hem içerik tüketicisi, hem üreticisiyiz ama teyide muhtaç bilgiyi etkileşim ağına sokmak burada yanlış olan. Bu platformların kullanıcıları olarak görevlerimizde etik ve yasal çerçeveyi bilerek içerik üretiyor olmak gerek. Teyit edilmemiş bilgi, algoritmaya takılıyor. Biliyorsunuz, orada algoritma üzerinden yürüdüğü için çok daha geniş kitleye duyurulmasına imkan veriyoruz. Bu platformların algoritmalara göre işlediğinin farkında olmak lazım. İçerik seçtiğini, gölge banlama yaptığını biliyor olmak gerekiyor. Önce tüketici olarak, sonra içerik üreticisi olarak bunun farkında olmak ve yasal, etik çerçeveleri bilmek gerekiyor." "Coğrafyanın şartlarını kabul etmeliyiz" Programın bir diğer konuşmacısı Dr. Öğr. Üyesi Tuğçe Tezer ise "Deprem ve Planlama Ekseninde Geçmişten Bugüne Antakya" başlıklı sunumunda, kentsel planlamanın tarihî gelişimi ile afetlere hazırlık arasındaki ilişkiyi ele aldı. Antakya üzerinden yapılan değerlendirmeler, katılımcılara hem geçmişten ders çıkarma hem de geleceğe yönelik çözüm önerileri üretme imkanı sundu. 13 yıldır Antakya üzerinde çalışmalar yaptığını söyleyen Tezer, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: "Antakya, Kahramanmaraş merkezli depremlerde merkeze uzak olmasına rağmen en büyük yıkımı yaşayan kentlerden biri oldu. Bu da bize şehir planlamasında, yapılaşmada ve denetimde ciddi hatalar yaptığımızı gösteriyor. Aslında depremle ilgili neyin doğru neyin yanlış olduğunu biliyoruz ama uygulamada sınıfta kalıyoruz. Doğa bize açık mesaj veriyor. Fay hatlarına, su kenarlarına, zemini zayıf alanlara yerleşmemek gerekiyor. Planlama mevzuatımız buna uygun ama planlama-uygulama-denetim zincirinin birbirinden ayrılmaması gerekiyor. Müteahhitlik ciddi bir teknik iş olmasına rağmen yeterince nitelikli yürümüyor. Bir de imar affı gerçeği var; Antakya’daki örnek bize en az 56 bin yapının affedildiğini gösterdi. Bu sadece Hatay’ın değil, tüm Türkiye’nin bir afet ülkesi olduğu gerçeğini yüzümüze vuruyor. Özetle, Coğrafyanın şartlarını kabul edip, bilimi, teknolojiyi ve denetimi ciddiye alarak doğru yerlere, doğru şekilde yerleşmemiz şart." Soru-cevap bölümüyle interaktif bir atmosfere dönüşen programda, izleyiciler merak ettikleri konuları uzman isimlere doğrudan yöneltme fırsatı buldu. Yoğun ilgi gören etkinlik, afetlere karşı bilinçli bir toplum oluşturma yolunda önemli bir adım olarak değerlendirildi.