GÜNDEM - 14 Şubat 2025 Cuma 09:55

Ramazan öncesi kritik seviye

A
A
A
Ramazan öncesi kritik seviye

Kış aylarının gelmesiyle birlikte artan hastalıklarla ters orantılı olarak kan bağış oranları düşen Türk Kızılay’da stoklar alarm veriyor. Yaklaşan ramazan ayı öncesinde bağışların daha da düşeceğini öngören Kızılay yetkilileri, stokları doldurabilmek için vatandaşlara kan bağışı çağrısı yaptı.


Kan stoklarının riskli seviyeye düştüğünü, kış aylarının ve ramazanın kan bağışına etkisini, afet durumunda beslenme görevlerine ilişkin kapasitelerini test ettiklerini ve 2024 yılı rakamlarını paylaşan Türk Kızılay Kocaeli İl Merkezi Başkanı İbrahim Pay, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu.



"Kan stoklarımız şu an oldukça düşük seviyede"


Kış aylarında hastalıkların artmasıyla kan bağışının azaldığının altını çizen Pay, "İnsanlar kendini korumak için evlerinden çıkmıyor. Hastalıklar ve gribal enfeksiyonlar kan bağışını azaltıyor. Bizim kan stoklarımız riskli seviyelere geldi. Kan stoklarımız şu an oldukça düşük seviyede. Önümüz de ramazan. İnsanımız oruçlu oluyor. Ramazanda da kan bağışında süre kısıtı oluyor, iftardan sonraya kalıyor. İsteriz ki ramazan öncesinde bu konuda vatandaşlarımız daha çok kan bağışı yaparak ramazanı daha rahat geçirmemizi sağlasın. Ramazana kadar kış ayı için stoklarımızı yükseltmemiz gerekiyor. Hemşehrilerimizden ve vatandaşlarımızdan bu konuda kan bağışı desteklerini rica ediyoruz. Değerli iyilikseverlerimizi kan vermeye davet ediyorum. Kan versinler, can versinler. Kan versinler bir vatandaşımızın can dostu olsunlar. Kan acil değil, sürekli bir ihtiyaçtır. Bütün vatandaşlarımızı kan vermeye davet ediyorum" dedi.



Ramazan da iftar sonrası gece 00.00’a kadar açık olacak


Kocaeli’de 3 noktada sabit kan alma merkezleri olduğunu belirten Pay, "Kocaeli’de kan vermek isteyen bağışçılarımız Yahya Kaptan’daki kan merkezimize ve Gebze Kent Meydanı’ndaki kan alma noktamıza her gün saat 18.30’da kadar, Anıtpark’taki sabit kan alım noktamıza ise haftanın 6 günü saat 18.30’a kadar bağışlarını yapabilirler. Ramazan ayında ise iftardan sonra her gün gece 24.00’e kadar kan alma noktalarımız hizmet vermeye devam edecek. Kurum ve kuruluşlarımız, özel sektör, firmalar, fabrikalar, kamu kurumlarımız bize toplu halde kan vereceklerine dair talep oluşturduklarında da biz seyyar ekiplerimizle o mahalde kan bağışlarını kabul ediyoruz. Bu konuda kamu kurumlarımız bize desteği var. Ama bir miktar daha fazla yaparak- kan bağışlayan işçilere o gün bir saat izin vermek gibi, öğleden sonra evine gitmesi gibi- genel işleyişi aksatmayacak şekilde pozitif ayrımcılık yapmalarını bekliyoruz" diye konuştu.



"350 bin insanımıza dokunduk"


Kan bağışı dışındaki desteklere de değinen ve her vatandaşa ulaşmak istediklerini kaydeden İbrahim Pay, "Kentimizde 2024 yılında yaklaşık 350 bin insanımıza dokunduk. Yarıya yakını kıyafet, gıda kolisi, kırtasiye desteği olmak üzere sosyo-ekonomik destek. Diğer etkinliklerimizde de vatandaşımızla beraber olduk. Hedefimiz; daha çok vatandaşımıza ulaşmak. Türkiye’de ise geçtiğimiz sene Kızılay yaklaşık 45 milyon insanımıza ulaştı. Biz de kentimizde bu paralelde sayıyı yükseltmek istiyoruz. Ayrıca önümüz malum ramazan. Bağışçılarımızın zekat, fidye ve fitrelerine veya diğer bağışlarına talibiz. İhtiyaç sahiplerine ramazan ayı özelinde gıda kolisi dağıtıyoruz. Nakdi yardımlarımız var. İnsanın yüzünde tebessüm oluşturacak her türlü sosyo-ekonomik ve psikolojik katkıyı yapmaya çalışıyoruz. Asrın felaketinin 2.yıldönümüydü. Depremde şehit olan tüm vatandaşlarımıza ve Kızılaycılarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Yaralılarımıza acil şifa diliyorum. Şu an Kızılay deprem bölgesinde halen faaliyetlerini sürdürmekte. En son kişi sağ salim evine huzur içine çıkana kadar biz orada olacağız. Halen aşevi yemek faaliyetlerimiz devam etmekte. Gençlerimiz liseye ve üniversiteye hazırlansın diye kütüphaneler yapıyoruz. İlk planda 10-12 kütüphane olacak şekilde çalışmalarımız var" ifadelerini kullandı.



"Bugün bana, yarın başkasına lazım olur. Vatandaşlık görevimiz"


Kan veren bir vatandaş, "Vatandaşlık görevimizi yerine getirdik. Bu her vatandaş için geçerlidir. Kan vermek vücudun yenilenmesini sağlıyor, bağışlık sistemini düzenliyor. İnsanların sağlığı açısından da kan vermek daha verimli olduğu için veriyoruz. Herkesi vatandaşlık görevini yerine getirsin" dedi.


Farklı nedenlerle kan bağışı yapmak üzere Kızılay Kocaeli Kan Bağış Merkezi’ne giden gönüllü bağışçılardan Oğuzhan Koç, "Düzenli olarak Kızılay kan bağışçısıyım. Sizleri de kan vermek için buralara bekliyoruz. Kan vermek hayat kurtarır. Bunun için sizleri de burada görmek isteriz. Gelin hep beraber kan kardeşi olalım" diye konuştu.



"Herkes kan versin"


Kan bağışında bulunmadan önce form dolduran, ardından şeker ve tansiyonu ölçülen, geçmiş rahatsızlıklarını da dile getirdikten sonra Kızılay’ın doktoruyla birebir görüşen Selim Deniz, sonrasında kan verdi. Vatandaşlara çağrıdan bulunan Deniz, "Arkadaşım ameliyat olduğu için kan verdim. Daha önce de vermiştim. Herkes kan versin isterim. Yeter ki sağlık olsun. Başka bir şey istemiyorum" ifadelerini kullandı.



"Hepimiz kan vermeye daha çok gelmeliyiz"


Oğlu Burak Bostan ile birlikte yakınına kan vermek için bağışta bulunan Yusuf Bostan, "İnsanlara sağlık açısından ve hastalara destek açısından kan vermek iyi bir şey. Lütfen herkes kan versin" dedi. Burak Bostan ise "Hepimiz kan vermeye daha çok gelmeliyiz. 3 ayda bir kan vermeye devam etmeliyiz. İnsanların ihtiyacı olduğu için kan vermeliyiz. Bugün bize, yarın hepimize. Bugün kan bize gelir, yarın hepimize yardımcı olur. Hepimiz kan vermeye devam edelim" şeklinde konuştu.



Ramazan öncesi kritik seviye

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kübra’yı hayattan koparanlar, sosyal medya hesabına girip yaşıyor süsü vermiş Burdur’da cinayete kurban giden 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na gelen aileden DNA örneği alındı. Baba Yunus Yapıcı, ise olayla ilgili ilginç bir detay paylaştı. Tutuklanan zanlıların cinayet sonrası Kübra’nın sosyal medya hesabına giriş yapıp beğeni atarak kızlarının yaşadığı süsünü verdiğini söyleyen Baba Yapıcı, "Haberi aldığımız sabahın akşamında Instagram’ında giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Bunu yaptıysa hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık" dedi. Antalya’da yaşayan ve 30 Nisan’dan beri haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) cesedi, ekipler tarafından yapılan çalışmalar neticesi dün gece yakılmış halde bulunmuştu. Yapılan incelemede Yapıcı’nın silahla öldürülerek gömüldüğü, ardından gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki barajda bulundu. Zanlılar tutuklandı Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından bugün tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildi. 2 cinayet zanlısı şüpheli çıkarıldıkları mahkemece "kadına karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Anne ve baba DNA örneği verdi Yapıcı ailesi, öğle saatlerinde kızlarının cenazesini alabilmek için Antalya Adli Tıp Kurumu’na geldi. Vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için DNA örneği veren anne ve babanın son derece üzgün olduğu görüldü. Örneğin alınmasının ardından Kübra Yapıcı’nın babası ile annesi ifade için emniyete götürüldü. Adli tıp morgundaki işlemler sürerken baba Yunus Yapıcı, İHA kameralarına özel açıklamalarda bulundu. "Bu işe en dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" Yüreğinin yandığını belirten Yapıcı, kadın ve çocuk cinayetlerine verilen cezaların artırılmasını talep etti. Yapıcı, "Bu tip canilerin ortada gezmemesi gerek. Kimsenin çocuğunun canı bu kadar ucuz olmamalı. Bir daha gün yüzü görmemeli. En azından kadın ve çocuk katillerine idam çıkmasını istiyorum. Planlı yapılan bir cinayetin etkin pişmanlığı olmasın. Bu işe dahil olanlar her kimse en yüksek cezayı almasını istiyorum" dedi. "Onlar öldürsünler diye mi, kızım geceleri üşümemesi için nöbet tuttum" Tüm Türkiye halkına ve yetkililere teşekkür eden baba Yapıcı, "Ben bakamıyorum haberlere ama anlatıyorlar. Türkiye halkına ve yetkililerimize desteklerinden dolayı teşekkür etmek istiyorum. Bundan sonra da unutturmayıp bu desteklerinin devamını istiyorum. Çünkü bu şekilde gitmez, gitmeyecek. Buna bir çözüm bulunması lazım. Bu acıyı yaşayan biliyor. Herkes empati yapsın ona göre karar verilsin. Ben onun çocukluğunda sabahlara kadar uyku uyumadım, nöbet tuttum. Üşümesin diye üstünü örtüp büyüttüm. Onun için mi büyüttüm. Bunu yaşayan bilir. Herkes kendi çocuğunu gözünün önüne alsın ve ona göre karar versin. Benim tek ricam, en ufak dahil olana bile en az ağırlaştırılmış müebbet verilsin" diye konuştu. "Tabancayı koyduğu yeri neden işaretlemiş?" Olaydaki Suç aleti tabancanın saklandığı yerin işaretlenmiş olmasını da değerlendiren Yapıcı, "Silahın yerini niye belirlemiş gömdüğü yerde? Unutunca oradan çıkaracak ki işaret koymuş. Demek ki ikinciye bir daha niyetin var. Yazık herkes evladını bunlar için büyütmüyor. Bu insanın ciğerini parçalıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık. Kafamız yerinden gitti. Bugün bana yarın sana. Buna hep birlikte dur dememiz lazım. Tüm Türkiye sağ olsun, hepsinden Allah razı olsun. Halk ile devlet el ele bunu bitirmeli." "İnstagram’ından beğeni yapmışlar, yaşıyor sandık" Baba yapıcı, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini ileri sürerek, "Haberi aldığımız sabahın akşamında İnstagram’ına giriş ve beğeni gördük. Biz ‘yaşıyor’ deyip sevindik. Oysa kendileri girmiş ve onlar atmış. Sosyal medya hesabına girdiyse hayatta dedik, sabahında ölüm haberini aldık. Çocuğumun telefonunun şifresini açmak için 60’ın üstünde deneme yapmışlar. Bir de diyorlar borcu var. Çocuk parasız değil ki sizden para alsın. Siz çocuğun IBAN’ını boşaltmak için bunu yaptınız. Parayı aldılar mı almadılar mı onu bilmiyorum ama uğraştıklarını ve yapamadıklarını duydum" ifadelerini kullandı. "Kolunda 80 bin liralık saati vardı" Kızının geçen yıl 80 bin liraya saat aldığını ve bunun da ortada olmadığını da söyleyen Yapıcı, "Kolunda geçen sene 80 bin liraya aldığı saat vardı, o yok. Onu da almışlar demek ki. Çantası vardı o da yok, belki de içinde para vardı o yüzden onu da aldılar" dedi. Son olarak kızının çok yufka yürekli olduğunu dile getiren Yunus Yapıcı, "Markette bir çocuk görürdü ona bir şeyler alırdı. Yaşlı görse de aynısını yapardı. Ona bu layık değildi, bu ona yapılmazdı. Düşündükçe kendimden geçiyorum. Devletimizden ve tüm Türkiye’den adalet bekliyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
Bolu Bolu’da kural ihlali yapan sürücülere ceza yağdı Bolu’da polis ekiplerince gece saatlerinde gerçekleştirilen trafik uygulamasında, kural ihlali yaptığı tespit edilen sürücülere ceza yağdı. Denetimlerde ‘dur’ ihtarına uymama, alkollü araç kullanma, ehliyetsiz araç kullanma, yüksek sesle müzik yayını ve psikoteknik belgesi olmadan ticari araç kullanma gibi ihlaller nedeniyle sürücülere cezai işlem uygulandı. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Sümer Mahallesi Cumhuriyet Caddesi üzerinde şok uygulama gerçekleştirdi. Cadde üzerinde seyreden araçlar tek tek durdurularak kontrol edildi. Denetimlerde eksiklikleri ve kural ihlalleri bulunan sürücülere cezai işlem uygulandı. Uygulama noktasında polisin "dur" ihtarına uymayan 33 DD 020 plakalı aracın sürücüsüne, "dur" ihtarına uymamaktan 3 bin lira idari para cezası kesildi. 5’inci kez alkollü ve ehliyetsiz yakalandı Denetimlerde durdurulan 06 DIL 816 plakalı aracın sürücüsü H.A.’nın alkollü ve ehliyetsiz olduğu belirlendi. Sürücüye ayrıca yüksek sesle müzik yayını yaptığı gerekçesiyle de işlem uygulandı. Daha önce de aynı suçtan 4 kez işlem yapıldığı öğrenilen H.A.’ya toplam da 353 bin lira idari para cezası kesildi. H.A.’nın 2035 yılına kadar sürücü belgesi alamayacağı öğrenildi. Alkollü taksiciye işlem Kontrol noktasında durdurulan 14 T 0444 plakalı taksinin sürücüsü H.M.T.’nin de alkollü olduğu ve psikoteknik belgesinin bulunmadığı tespit edildi. Sürücüye alkollü ticari araç kullanmaktan 25 bin lira, psikoteknik belgesi olmadan araç kullanmaktan ise 10 bin 666 lira ceza uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine el konulduğu öğrenildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, trafik güvenliğinin sağlanması amacıyla kent genelindeki denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.