TEKNOLOJİ - 14 Ağustos 2024 Çarşamba 16:37

Selçuk Bayraktar: "Türkiye’nin milli teknoloji hamlesinin dip dalgası girişimler şeklinde gelmeye başladı"

A
A
A
Selçuk Bayraktar: "Türkiye’nin milli teknoloji hamlesinin dip dalgası girişimler şeklinde gelmeye başladı"

TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali kapsamında düzenlenen yarışları takip eden TEKNOFEST ve Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, "TEKNOFEST 2023’de girişim yarışmasını ayrı olarak düzenledik ve büyük bir ilgi olduğunu, dünyaya geliştirdikleri teknolojileri satan girişimlerin TEKNOFEST ekosisteminden çıktığını gördük. Türkiye’nin milli teknoloji hamlesinin dip dalgasının girişimler şeklinde gelmeye başladığını, dünyaya damgasını vuracak girişimlere dönüşeceğini görmeyi hedefliyoruz" dedi.


TÜBİTAK Gebze Yerleşkesinde gerçekleştirilen TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali; Uluslararası Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarışları, Liseler Arası Efficiency Challenge Elektrikli Araç Yarışları ve Hyperloop Yarışlarıyla devam etti. TEKNOFEST ve Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar da TÜBİTAK’a gelerek, yarışları izledi. Aynı zamanda Bayraktar, burada gençlerle bir araya gelerek, projeleri hakkında bilgiler aldı.



"TEKNOFEST adeta çığ gibi büyüdü"


İncelemelerinin ardından gazetecilere açıklamalarda bulunan Selçuk Bayraktar, "TEKNOFEST adeta bir çığ gibi büyüdü. 2018’de ilk düzenlediğimizden bugüne kadar geometrik bir artışla büyüdü. Yarışmalarımıza 1,5 milyona yakın başvuru oldu. Tabii yeni yarışmalarımız da var. Hyperloop hızlı tren yarışmamız TÜBİTAK’ın yıllardır düzenlediği bir yarışma. Burada da ciddi ilerlemeler olduğunu, geleceğin hem hızlı ulaşım teknolojilerini geliştirecek kardeşlerimizin yetişmesi açısından, hem de elektrikli motorların ileri teknolojide gelişmesi açısından önemli bir yarışma olduğunu değerlendiriyoruz. Tüm yarışmalarımızda olduğu gibi buradaki ilginin de büyük olduğunu ayrıca görüyoruz" dedi.


Bayraktar, TEKNOFEST’in büyük bir emekle yapıldığını ifade ederek, "Yarışmanın paydaşı olan, sahibi olan TÜBİTAK’a bu ülkenin mühendis evladı olarak şükranlarımı iletiyorum. Yarışmanın düzenlenmesine emeği geçen görevlilerimize, gönüllülerimize teşekkür ediyorum" diye konuştu.



"Bu sene ilave yarışmalarımız var"


TEKNOFEST kapsamında birçok yarışmalar düzenlediklerini aktaran Selçuk Bayraktar, "Bu sene ilave yarışmalarımız var. Bu yıl biliyorsunuz TEKNOFEST Akdeniz Adana merkezli olarak düzenleniyor. Akdeniz’in neredeyse bütün illerinde etkinliklerimiz var. Bunun yanında kuantum teknolojileriyle alakalı yeni bir yarışmamız var. Biliyorsunuz, geleceğin kuantum bilgisayarlarının işlemci bilgisayar teknolojisinde çığır açacağı öngörülüyor. Bunun yanında nükleer enerjileri teknolojilerinde dünyada büyük bir ilgi var. Onunla alakalı yarışmamız var. Yeni birkaç daha yarışmamız var. TEKNOFEST bir yandan büyürken, bir yandan da değişimi devam ediyor" ifadelerini kullandı.



"Dünyaya damgasını vuracak girişimlere dönüşeceğini görmeyi hedefliyoruz"


Selçuk Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti:


"TEKNOFEST’in en önemli amacı, yüksek teknoloji geliştiren ve bunu tüm dünyaya bayrağımızı en yüksek seviyeye taşıyacak şekilde üretecek nesilleri yetiştirmekti. TEKNOFEST’in ilk yılından itibaren biz girişim yarışmamızı da başlatmıştık. TEKNOFEST 2023’de girişim yarışmasını ayrı olarak düzenledik ve büyük bir ilgi olduğunu, dünyaya geliştirdikleri teknolojileri satan girişimlerin TEKNOFEST ekosisteminden çıktığını gördük. Türkiye’nin milli teknoloji hamlesinin dip dalgasının girişimler şeklinde gelmeye başladığını, dünyaya damgasını vuracak girişimlere dönüşeceğini görmeyi hedefliyoruz. Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinin hepsinin TEKNOFEST’teki gibi ufak bir ’garaj şirketleri’ diye tabir ettiğimiz küçük takımlarla başladığını görüyoruz. Bu dalganın oluşmaya başladığını Allah’a çok şükür görmeye başladık"


Gençlerin, Türkiye’nin teknoloji alanında ilerlemesini sağlayacak eserlere imza atacağına inandığını belirten Bayraktar, "İnanıyorum ki, dünyaya da eserlerini bir anlamda yaymış olacaklar. Türkiye inşallah ilerde kendi süper hızlı trenlerini üretip dünyaya satan bir ülke haline gelmiş olacak" diye konuştu.



Selçuk Bayraktar: "Türkiye’nin milli teknoloji hamlesinin dip dalgası girişimler şeklinde gelmeye başladı"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Dilovası’ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var" Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davada, tanık olarak dinlenen çevre sakinleri patlama seslerinin peş peşe geldiğini, içeride kalanlara müdahale edemediklerini ve iş yerinin daha önce defalarca şikayet edildiğini öne sürdü. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 9 sanığın savunmaları ile müşteki ifadelerinin dinlenmesi tamamlandı. Sıra tanıkların dinlenmesine geçildi. "Patlamalar peş peşe oldu" Tanık Cemil Düzgüner, yangının çıktığı fabrikanın evine çok yakın olduğunu belirterek, "Yanan fabrika evime yaklaşık 10 metre mesafedeydi. Patlama sesi duydum. Dışarı çıktığımda Tuncay’ın yandığını gördüm. Hürol’un ise onu söndürmeye çalıştığını gördüm. Hemen hortumla müdahale ettik. Çocukların ve kadınların içeride olduğunu öğrendik. Alevlere yaklaşamadık. Onları kurtarma imkanımız olmadı. Patlamalar peş peşe oldu. Altay ve İsmail’i iş yerinde gördüm. Çalışanlar kaldırımda yemek yiyordu, çalışma şartları kötüydü" dedi. "İkinci patlamadan sonra içeriden ses gelmedi" Tanık Mehmet Düzgüner ise olay günü yaşananları anlatarak, "Olay günü gümleme ve çığlık sesleri duydum. Yanan birini gördüm. Abim Cemil ile altlı üstlü oturuyoruz. Hemen hortumu çektik ve şahsı söndürdük. İkinci bir patlamadan sonra içeridekilerin sesi kesildi. Orası daha önce başka bir iş yeriydi, lazer işleri yapılıyordu. Sonrasında parfüm üretimi yapılmaya başlandı. Kurtuluş’u tehlike konusunda uyardığımda bana ‘Biz önlemlerimizi aldık’ dedi" diye konuştu. "Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım" Olay gününden bahseden İlhan Altan, "Olay yerine 50-60 metre mesafemiz vardı. Patlama sesi duyunca olay yerine gittim. Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım ancak çok da yapabileceğim bir şey yoktu" ifadelerini kullandı. "Sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı" Tesisin elektrik işleriyle ilgilenen tanık Adem Çukan, "Elektrik işleri ile uğraşıyorum. Kurtuluş Bey beni çağırdı, üst katta dağıtım panosunu yaptım. Elektrik kablosu çektim. Ben işlemleri yaptığımda sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı. Kaçak akım rölesi çektim" dedi. "Bir işçi ‘İçimde kötü bir his var’ dedi" Tanık Gökçe Şadiye Sağlam, "Raviva’da ön muhasebe işlerini yapıyordum. Hafta sonu mesaisine gittim, Tuncay ve Hürol ürün yapıyordu. Bir işçi, ‘İçimde tarif edemediğim bir sıkıntı var’ dedi. Kısa bir süre sonra patlama meydana geldi. Eski yerde de tesise kadar çalıştım. Olaydan bir hafta önce Kurtuluş çağırdı, yeni yerde öylece çalışmaya başladım. Sheliq marka krem ve Shauran markalarına ait parfüm yapılıyordu. Dosyada yer alan iş yeri müracaat kontrol müessese açma ruhsatı gösterildi. Atılan imzaların kendisine ait olmadığını söyledi" ifadelerini kullandı. "Eşyalarını almaya gittiler, çıkamadılar" Kıvılcımın karıştırıcıdan çıktığını belirten tanık Hürol Eroğlu, "Olay günü Tuncay ile iş yerine geldik. O gün yapmamız gereken karışımlar vardı. Ben krem, Tuncay ise kolonya karışımı yapıyordu. Birden patlama oldu. Alevlerin içinden Tuncay geldi, onun üzerini söndürmeye çalıştım. Komşu hortum uzattı, onunla söndürdük. 112’yi aradım, içeri giremedim. Kurtuluş’u aradım, ‘Yangın var, hemen gel’ dedim. Sonra itfaiye geldi. 4-5 aydır orada çalışıyordum, geçici süreliğine orada işe başladım. Tuncay, yaralıyken ‘Karıştırıcıda kıvılcım çıktı’ dedi. Ataşehir’deki merkez ofiste Kurtuluş’un çocukları kalıyordu. Ayten’e olay günü, ‘Nasıl oldu da sen yangından çıkabildin, diğerleri çıkamadı?’ diye sorduğumda bana, ‘İşçiler telefon ve çantalarını almaya gitti’ dedi" ifadelerini kullandı. "Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz" Müşteki avukatı, "Tanık, bizim sorduğumuz sorulara düşünerek; sanık avukatlarının sorularına ise soluksuz ve düşünmeden cevap verdi. Tanık Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz. Bu sebeple hesap hareketleri ile HTS kayıtlarının incelenmesini talep ediyoruz. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağız" dedi. Duruşma, avukatların savunmasının alınması ve ara karar verilmesi amacıyla yarına ertelendi.