SAĞLIK - 15 Aralık 2024 Pazar 15:11

Uzmanından kritik uyarı: Diyabetin diş kaybı tehdidi

A
A
A
Uzmanından kritik uyarı: Diyabetin diş kaybı tehdidi

Uzman Diş Hekimi ve Ağız Diş Çene Cerrahı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, diyabet ve ağız sağlığı arasındaki bağlantıya dikkat çekerek, diyabetli bireylerin diş kaybı yaşayabileceğinin altını çizdi.


Diyabet hastaları için Uzman Diş Hekimi ve Ağız Diş Çene Cerrahı Prof. Dr. Birkan Taha Özkan, kritik uyarılarda bulundu. Diyabetli hastaların diş problemlerinin normal bireylere göre 3 kay daha fazla olduğunu dile getiren Prof. Dr. Özkan, sağlıklı beslenmeye dikkat çekti. Ayrıca diyabet hastalarının diş kaybetme riskinin de yüksek olduğunu dile getiren Özkan, tedavi yöntemlerini hakkında açıklamalarda bulundu.



“Diyabetli bireylerde periodontal hastalık riski 2 ila 3 kat daha fazla”


Diyabetli bireylerin periodontal hastalık riskinin 3 kat daha fazla olduğunu belirten Prof. Dr. Birkan Özkan, “Diyabetin, periodontal hastalıkların hem şiddetini hem de ilerleyişini artırdığı artık bilimsel bir gerçek. Diyabetli bireylerde bağışıklık sisteminin zayıflamasına bağlı olarak, Periodontitis daha da hızlı ilerliyor. Diyabetli bireylerde periodontal hastalık riski 2 ila 3 kat daha fazla. Ayrıca periodontal enfeksiyonlar sistemik rahatsızlığı tetikleyerek insülin direncini artırıyor ve glisemik kontrolü zorlaştırıyor. Son yıllarda yapılan güncel bilimsel araştırmalar, periodontal tedavi sonrası diyabetli bireylerde HbA1c seviyelerinin 3-4 ay içinde anlamlı derecede düştüğünü gösteriyor. Bu düşüş, sadece ağız sağlığını değil, aynı zamanda hastanın genel sağlık durumunu da olumlu etkiliyor. Kandaki HbA1c Seviyesindeki yüzde 1’lik bir azalma, diyabete bağlı ölüm riskini yüzde 21 oranında azaltıyor. Bu, sadece bir diş eti tedavisiyle bile ne kadar büyük bir fark meydana getirebileceğimizi gösteriyor” dedi.



“En önemli komplikasyonlardan biri diş kaybıdır”


Diyabetin yol açtığı en önemli durumlardan birinin de diş kaybı olduğunu belirten Prof. Dr. Birkan Özkan, “Diyabetin yol açtığı en önemli komplikasyonlardan biri diş kaybıdır. Diyabetli bireylerde diş kaybı riski, hem doğrudan iltihabi süreçlerle hem de ağız hijyenine bağlı problemlerin artışıyla katlanarak büyür. Bu durum, çene kemiğinin erimesine ve çiğneme işlevinin kaybına yol açar. Çene kemiği erimesi sadece diş kaybına değil, yüz estetiğinde de bozulmalara neden olabiliyor. Diyabeti kontrol altına almak istiyorsak önce ağız sağlığını da bütüncül bir yaklaşımla ele almalıyız. Diş taşı ve plak varlığında, Diş taşı oluşumuna sebebin kaynağı bulunup tedavi edilmesi ve ardından diş taşı temizliği tedavileri (periodontal tedavi), diş eti sağlığını iyileştirirken, aynı zamanda glisemik kontrolü de iyileştirir. Periodontal tedavi seçeneklerinin 5 farklı tedavi seçenekleri içerdiği, gerekirse antibiyotik desteği de alınabilmesiyle diyabetli bireylerde olumlu sonuçlar doğuruyor. Bu tedavilerin profesyonel bir şekilde planlanması ve kişiye özel teşhis ve tedavilerinin yapılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.



“Ağız sağlığı, sadece dişlerinizi değil, genel sağlığınızı da etkiler”


Son olarak hastalık hakkında bilgi veren Prof Dr. Birkan Özkan, “Periodontal hastalık, çok yönlü ele alınması gerekmekle birlikte risk artıran faktörlerin iyi belirlenmesi gerekir. Periodontitis; sıklıkla kalıtımsal bir rahatsızlık olmasının yanı sıra, yaş artışı, kötü ağız bakımı, sigara içilmesi, obezite, sosyoekonomik durum, kronik sistemik rahatsızlıklar (Kalp damar hastalıkları, osteopöroz, diyabet) ile direk ilişkilidir. Sigara alışkanlığının da periodontal dişeti hastalığının ciddiyet seviyesivi artırmaktadır. Sigara içen diyabetik hastalarda periodontal hastalıklar, içmeyenelere göre daha ciddidir. Ayrıca hem aktif hem pasif sigara içiciler kalp damar hastalıklarında artmış bir risk durumuna sahiptir. Akdeniz diyeti ve DASH diyeti gibi sağlıklı beslenme modelleri, hem diyabet yönetiminde hem de ağız sağlığının korunmasında önemli rol oynuyor. Ağız sağlığı, sadece dişlerinizi değil, genel sağlığınızı da etkiler. Diyabette glisemik seviye standardize edilirken Periodontal sağlık için de tavsiye edilen tedavilerin yapılması hem genel sağlık hem de ağız sağlığı açısından oldukça önem taşır. Bu yüzden, düzenli ve detaylı diş hekimi muayenesi ile erken tanı, kişiye özel tedavi planlaması yapılması ve ardından periodontitis tedavi seçenek sıralama ve aşamalarının muntazam belirlenmesi ile diyabetin getirdiği komplikasyonları en aza indirgeyebilirsiniz. Bu sayede bireyin yaşam kalitesini artırmakla birlikte hayat kurtarma potansiyeli de artar” şeklinde konuştu.



Uzmanından kritik uyarı: Diyabetin diş kaybı tehdidi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük Evin çatısına ve önündeki çitlere yazılan yazılar ekipleri harekete geçirdi Karabük’te kendisinin "Mesih" olduğunu iddia eden 61 yaşındaki şahsın evinin çatısına ve önündeki çitlere yazdığı yazılar, polis ve zabıta ekiplerinin kontrolünde kaldırıldı. Edinilen bilgiye göre, Bayır Mahalle Bağlar Sokak’ta M.D. (61) isimli şahsın ikamet ettiği evin çatısına ve çevresine "Peygamber’ "66", "Mesih", "İsa" ve "35" gibi çeşitli yazılar yazıldığını gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve zabıta ekipleri sevk edildi. Ekipler, görüştükleri ev sahibi M.D.’den söz konusu yazıları kaldırmasını talep etti. Şahsın tepki göstermesinin ardından yazılar boya yardımıyla silinerek kaldırıldı. M.D., Allah tarafından kendisine tebliğ yapıldığını söyledi. Erzurum’un İspir ilçesinde yaşandığını öne sürdüğü bir olayın ardından ailelerinin takip altına alındığını iddia eden M.D., kendisinin kamuoyunda bilinen bazı isimlerle ilgisinin olmadığını söyledi. Vatandaşlardan herhangi bir şikayet olmadığını ve bazı kişilerin kendisini tebrik ettiğini öne süren M.D., insanlara tebliğde bulunduğunu, "cihat" çağrısı yaparken bunun şiddet içeren bir anlam taşımadığını, en büyük mücadelenin kalem ve sözle yapılan mücadele olduğunu söyledi. Küçük yaşlardan itibaren ailesinin çevresinin kuşatıldığını düşündüğünü aktaran M.D., Mesihlik iddiasının yaklaşık 5 ila 8 yıl önce kesinlik kazandığını ileri sürdü. M.D., farklı dinlere mensup insanların "Mesih İsa’yı beklediğini" ve kendisinin de bu kişi olduğunu iddia etti. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
Hatay Turfanda can eriği Avrupa ülkelerine ihraç ediliyor Hatay’da 5 bin metrekarelik serasında 320 ağaçta can eriği üretimi yapan Aladdin Aslan, nisan ayında başladığı hasadı sürdürüyor. Ağaçlardan tek tek elle toplanan can eriğinin kilosu iç piyasada 350 TL iken, yurt dışına 450 TL’den ihraç ediliyor. Türkiye’nin en bereketli topraklarından olan Hatay’da afetzede çiftçiler üreterek hayata tutunmayı sürdürüyor. Samandağ ilçesi Yaylıca Mahallesi’nde 5 bin metrekarelik serasında 320 ağacıyla can eriği üretimi yapan çiftçi Aladdin Aslan, bahçesinde nisan ayında can eriği hasadına başladı. Kış aylarında örtü altında üretilen can eriğinin kilogram fiyatı iç piyasada 350 TL iken, dış piyasada ise 450 TL’den genellikle Avrupa ülkeleri İngiltere, Almanya, Danimarka, Belçika ve Hollanda’ya ihraç ediliyor. Geçtiğimiz yıl Orta Doğu’ya da ihracat yapan Arslan, ABD, İsrail ve İran’ın savaşı nedeniyle bu yıl Arap ülkelerine satış yapamıyor. Can eriği üretiminden memnun olduğunu ifade eden Aslan, bu yıl yağışlarla birlikte can eriğinde rekolteyi yüksek beklediğini söyledi. Çiftçi Alaadin Arslan, "Ben 15 yıldır örtü altı yani serada can eriği yetiştiriyorum. Geçen sene bir kuraklık vardı. Onun zorluğunu bir şekilde çektik ama çok şükür yine atlattık. Bu sene de yağışlardan dolayı biraz erkencilikte geç kaldık ama yine şükür erikte rekolteler güzel oluyor. Burası 5 dönüm ve içinde 320 erik ağacı var. Ben bir hevesle ve sevgiyle başladım. Bizde Akdeniz Bölgesi iklim olarak müsait durumda. Biraz daha erkencilik sağlayalım diye düşündük, yaptık ve başardık. Bu yıl hasat çok şükür rekolte olarak güzel. Kışın bu şekilde soğukların iyi gitmesi etki etti. Çünkü bu sert çekirdekli olan bütün ağaçlar, meyveler soğuğu sever. Soğuğu alacak ki uykuya girsin ve uyandığı zaman rahat uyansın. Bu sene bunu yaşadık ve iyi verim olarak çok güzel oldu. İç piyasa ve ihracat piyasası gibi iki ayrı kalemden topluyoruz. Zaten ihracat olmazsa ciddi bir şekilde bu işi yapamayız. Erik iç piyasada 200 ila 350 TL bandında değişiyor. İhracat olduğu zaman biraz daha kalite gerekiyor. İhracatta ise 350 ila 450 TL arasında değişiyor. Geçen yıl verim az olduğu için biraz daha iyiydi. Geçen sene fiyat 500 TL bandındaydı. Biz her sene aynı ihracat firmalarına verdiğimiz için Avrupa ülkelerine gönderiyoruz. Zaten şu anda Orta Doğu’da vardı ama Orta Doğu’ya savaştan dolayı biraz ihracat yapamıyoruz. Avrupa ülkeleri olarak Almanya, Danimarka, Belçika, İngiltere ve Hollanda gibi ülkelere gidiyor. Erikler ağaçlardan elle tane tane koparılarak toplanıyor" ifadelerini kullandı.
Sakarya Sakaryaspor - İstanbulspor maçının ardından Trendyol 1. Lig’in 33. haftasında oynanan Sakaryaspor-İstanbulspor maçının ardından iki takımın teknik sorumluları açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in 33. haftasında Sakaryaspor, konuk ettiği İstanbulspor ile 2-2 berabere kaldı. Maçın ardından düzenlenen basın toplantısında mücadeleyi değerlendiren İstanbulspor Teknik Sorumlusu İlyas Öztürk, "Buraya gelirken Sakarya’nın da puanını bildiğimizden dolayı çok zor mücadele olacağını biliyorduk. 2-1 öne geçmemize rağmen Sakarya’nın baskılarına cevap vermek istedik ama Sakaryaspor etkili oldu, golü buldu ve 2-2’ye getirdi. Biz mutluyuz ancak sakatlıklar konusunda sıkıntılar yaşıyoruz. Hiçbir zaman için tam bir kadro çıkamadık ama mutluyuz buradan bir puan aldık. Bundan sonraki maçlara bakıp aldığımız kadar puan alarak ligde kalmayı hedefliyoruz" dedi. "3 puanı hakkettiğimiz bir maçta 1 puan almamız bizi derinden üzdü" Sakaryaspor Teknik Direktörü Mustafa Dalcı ise, "Çok üzgünüz kendi sahamızda kazanmamız gereken bir maçtı. Bütün hafta yaptığımız kazanmak adınaydı. Ön alan baskılarını oyuna başlayıp oyunu domine etmek gibi bir planımız vardı. İyi oynadığımızı düşünüyorum, pozisyon üreten, coşkulu bir takımdık. 2 gol attık ama sadece şuna üzülüyorum; 2 tane gol yemiş olmamız. Sonuna kadar 3 puanı hakkettiğimiz bir maçta 1 puan almamız bizi derinden üzdü. Ama ligin sonuna kadar bırakmadan devam edeceğiz" diye konuştu.
Ankara Ticaret Bakanlığı: "Tüketicilerimizin haklarını korumak için piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi kararlılıkla sürdürmekteyiz" Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, "Tüketicilerimizin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi ülke genelinde kesintisiz ve kararlılıkla sürdürmekteyiz" denildi. Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen piyasa gözetim ve denetim çalışmaları kapsamında; İstanbul’da faaliyet gösteren bir marketler zincirinde; çeri domates, Çengelköy salatalık ve kırmızı biber ürünlerine ilişkin olarak tedarik zinciri boyunca oluşan fiyat hareketleri Hal Kayıt Sistemi üzerinden detaylı şekilde incelendiği vurgulandı. Yapılan incelemeler sonucunda; çeri domates ürününün, İstanbul’da faaliyet gösteren bir tüccar tarafından Antalya Kumluca Hali’nde faaliyet gösteren komisyoncudan 50 liradan satın alındığı, aynı tüccar tarafından İstanbul’da faaliyet gösteren zincir markete 110 liradan satıldığı, söz konusu zincir market tarafından ise ürünün tüketicilere 250 liradan satıldığı, Çengelköy salatalık ürününün, İstanbul’da faaliyet gösteren bir komisyoncu tarafından zincir markete 60 liradan satıldığı, zincir market tarafından ise tüketiciye 135 liradan sunulduğu belirlendi. Kırmızı biber ürününün ise Antalya Kumluca Hali’nde faaliyet gösteren komisyoncu tarafından İstanbul’da faaliyet gösteren tüccara 70 liradan satıldığı, aynı tüccar tarafından zincir markete 100 liradan satıldığı, zincir market tarafından ise ürünün tüketiciye 225 liradan sunulduğu tespit edildi. Bakanlık tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda, adı geçen firmalar tarafından haksız fiyat artışı yapıldığı tespit edilerek, gerekli idari yaptırımların uygulanması amacıyla konu Ticaret Bakanlığı Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na iletildi. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "Ticaret Bakanlığı olarak; üretimden tüketime kadar tüm aşamalarda fiyat hareketlerini yakından takip etmeye, piyasalarda adil, şeffaf ve dengeli fiyat oluşumunu sağlamaya, tüketicilerimizin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik piyasa gözetim ve denetim faaliyetlerimizi ülke genelinde kesintisiz ve kararlılıkla sürdürmekteyiz. Fırsatçılığa ve haksız fiyat artışlarına karşı mücadelemiz tavizsiz şekilde devam edecektir" ifadelerine yer verildi.