EKONOMİ - 07 Ekim 2021 Perşembe 13:49

Gazaltı kaynak teli üretiminde Türkiye’de yüzde 20 pazar payı hedefliyor

A
A
A
Gazaltı kaynak teli üretiminde Türkiye’de yüzde 20 pazar payı hedefliyor

Konya’da gazaltı kaynak telleri üretimi yapan Orweld, Türkiye’de yüzde 10 olan pazar payını, yeni yatırımlar ve teknoloji ile ürün çeşitliğini artırarak yüzde 20’lere çıkarmayı hedefliyor.

Konya’da gazaltı kaynak telleri üretimi yapan Orweld, Türkiye’de yüzde 10 olan pazar payını, yeni yatırımlar ve teknoloji ile ürün çeşitliğini artırarak yüzde 20’lere çıkarmayı hedefliyor.


Orweld Kaynak Telleri, gelişen Dünya’da sanayinin en yaygın kullanılan kaynak tüketim malzemesi olan gazaltı kaynak tellerinde, yurtiçi ve yurtdışındaki müşterilerinin ihtiyaç duydukları özelleştirilebilir hizmetleri sağlıyor. 2019 yılı 2. çeyrekte üretime gazaltı kaynak teli olarak başlayan firma, 8 bin 500 ton olan yıllık üretim kapasitesini kısa vadede yeni makine parkuruyla 12 bin tona yükseltecek. Devam eden yeni üretim tesisiyle ürün çeşitliliğini artırarak kaynak sektöründe yurtiçinde ve yurtdışında taleplere karşılık vermek isteyen Orweld, yeni üretim tesisinde gazaltı kaynak teli üretiminde yıllık 30 bin ton hedefliyor. Türkiye’de pazar payı yüzde 10 olan firma, yeni yatırımlar ve teknoloji ile ürün çeşitliğini artırarak yüzde 20’lere ulaşmak istiyor. Orweld, otomotiv sektörü, savunma sanayi, makine üreticileri, tarım makinaları sektörü, inşaat sektörü, kaynak teli tüketimi yapan bütün bölümler, tersanelere hizmet veriyor.



“Yeni yapacağımız yatırımlarla 25-30 bin tona kadar çıkacağız”


Firmanın Satış Müdürü Duygu Elibol, gazaltı kaynak telleri üretimi yaptıklarını belirterek, “SG2 ve SG3 gazaltı kaynak telleri üretimi yapıyoruz. Bunu ilk başlarda aylık 300 ton gibi bir kapasiteyle başladık, şuanda 700 tona çıktık. 7 bin 500 - 8 bin ton bir kapasiteyle üretim yapıyoruz. Talepler doğrultusunda tozaltı kaynak telleri üretimine de başladık. Sektörde bunlar da çok kullanılıyor. Bu şekilde üretimimizi devam ettirmekteyiz. Yeni makine parkurlarımız ve yeni yatırımlarımızla biraz daha üretim kapasitemizi yukarı çıkarıp talepleri daha iyi karşılayacağımıza inanıyorum. Üretim kapasitemiz her geçen yıl artış sağlıyor. Şuanda 7 bin 500 - 8 bin arasında değişiyor. Yeni yapacağımız yatırımlarla bu 25-30 bin tona kadar çıkacak. Diğer ürünler de mesela tersanelerde gemi sektöründe, gemi inşaatlarında özlü teller kullanılıyor. Şuanda özlü tele doğru bir yönelme var. Özlü tel üretimimiz de başlayacak. Bunun yanında yine vazgeçilmez elektrot var kaynak sektöründe. Elektrot üretimimiz olacak, bu şekilde yelpazeyi genişleterek devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.



"Yeni bir firmayız fakat kaliteli ve hızlı bir giriş yaptık"


Türkiye’nin Dünya piyasasında ilk 5’te olduğunu belirten Elibol, “Bu da Avrupa ülkelerinin artık gazaltı kaynak teli üretmediği daha performanslı teller ürettiği için Türkiye biraz daha tercih ediliyor. Fiyat avantajımız da olduğu için ve ihracatla alakalı yurtdışı satışlarla biz de elimizden geleni yapabiliyoruz. Türkiye içerisinde de yüzde 10’luk bir pasta payı alıyoruz bu noktada ve ilk 5’e girebiliyoruz. Yeni bir firmayız fakat kaliteli ve hızlı bir giriş yaptık. Ürün yelpazemizi genişleterek büyüme hedeflerimiz var. Kapasite artırımı, düşük maliyetlerde rekabetçi ortam sağlayarak müşterilerimize daha iyi uygun fiyatta kaliteli bir ürün ürütmek, şuandaki hedeflerimiz arasında bunlar var. Önceliğimiz kalite, hep kaliteye odaklandık. Yani Ar-Ge çalışmalarımız kendi içimizdeki çalışmalarımız, müşterilerden gelen geri dönüşler, istekler o doğrultuda hedefimiz daha iyi yerlere getirmek” diyerek konuştu.


Çin ve Uzakdoğu ülkelerinin ilk sıralarda olduğu kaynak teli üretiminde artan konteyner fiyatları ve pandemi döneminde birçok Uzakdoğu ve Avrupa ülkesinin ağır etkilenmesinden dolayı Türkiye’nin kalitesi, fiyat avantajı talep oluşturdu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da başladı, Mogadişu’da devam ediyor Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Finans ve Bankacılık Bölümünden 2024 yılında birincilikle mezun olan Somalili öğrenci Siham Ali Hussein, Rektör Prof. Dr. Akın Levent’i makamında ziyaret etti. Lisans eğitimini Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinde tamamlayan Hussein, mezuniyetinin ardından bölüm öğretim üyelerinin kariyer planlaması ve yönlendirmeleri doğrultusunda Somali’nin başkenti Mogadişu’da Ziraat Katılım Bankasında göreve başladı. Çalıştığı kurum tarafından düzenlenen eğitim programı kapsamında İstanbul’a gelen Hussein, bu vesileyle Erzincan’a gelerek üniversitesini ve akademisyenlerini ziyaret etti. Ziyarette, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Finans ve Bankacılık Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Volkan Baysal da hazır bulundu. Mezun öğrenci Siham Ali Hussein, üniversitede aldığı eğitimin mesleki hayatına önemli katkılar sağladığını belirterek, EBYÜ’nün kariyer yolculuğunda kendisi için önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti. Rektör Prof. Dr. Akın Levent ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, üniversitenin uluslararası öğrencilere verdiği nitelikli eğitimin mezunlar aracılığıyla farklı ülkelerde karşılık bulmasının gurur verici olduğunu söyledi. Levent, mezunların kendi ülkelerinde ve uluslararası kurumlarda görev almasının, Türkiye’nin yükseköğretimdeki gücünü ve üniversitenin uluslararası akademik etkileşime katkısını ortaya koyduğunu kaydetti.
Ankara "Mehmet Akif İnan Ödülleri" sahiplerini buldu Mehmet Akif İnan Vakfı ile Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) tarafından düzenlenen 7’nci Mehmet Akif İnan Ödülleri hak sahiplerini buldu. Mehmet Akif İnan Vakfı ve Memur-Sen iş birliğiyle bu yıl 7’ncisi düzenlenen Mehmet Akif İnan Ödül Töreni programı, edebiyat, düşünce ve sendikal mücadele alanlarında önemli katkılar sunan isimleri bir araya getirdi. Programda, Türk şair, yazar, araştırmacı ve Memur-Sen’in kurucusu Mehmet Akif İnan’ın fikir dünyasını, mücadelesini ve bıraktığı mirası yaşatmak amacıyla çeşitli kategorilerde ödüller takdim edildi. Program kapsamında Mehmet Akif İnan’ın düşünce hayatına ve sendikal mücadele anlayışına vurgu yapıldı. "Mehmet Akif İnan abi, sendikal zeminde emeğin izzetini tahkim eden bir mefkurenin müellifiydi" Ödül töreninde açıklamalarda bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Mehmet Akif İnan’ın Türkiye için önemli bir edebiyat insanı olduğunu belirterek, "Mehmet Akif İnan abi, kalemiyle tefekkür eden, kürsüde sözü inşa eden, sendikal zeminde emeğin izzetini tahkim eden bir mefkurenin müellifiydi. Ardında bıraktığı, Hakk’a yaslanan bir mizan, ölçüsü olan bir tavır, edebi olan bir mücadele terbiyesiydi. Hakk’ı talep ederken dili kirletmeyen, adaleti savunurken ölçüyü zedelemeyen, haysiyeti pazara düşürmeyen bir sebat çizgisi oluşturdu. Bu akşam o mizanın huzurunda duruyoruz. Kendi sözümüzün ağırlığını, kendi tavrımızın istikametini, kendi mesuliyetimizin hududunu tartıyoruz. Zira bu terbiye, insanın iç nizamını da dünyanın hengamesini de aynı terazide okur. Mazlumun ahını duyan vicdanı diri tutar, zalimin kabalığı karşısında eğilmeyen vakar talim eder, hak hatırını her şeyin fevkinde görmeyi öğretir. Genel olarak büyüklerimizin ve özel olarak da Akif İnan abinin bizlere emanet ettiği çizgi, bugünün gürültüsü içinde sözü ve duruşu muhkem kılan bir muhasebe kapısıdır. İçinden geçtiğimiz zaman, bu muhasebeyi daha ağır ve daha zaruri kılıyor" diye konuştu. "Hakemlik iddiasındaki yapıların tarafsızlığını kaybettiği bir dünyada; güçlü olmak bir mecburiyettir" Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle birlikte gençlerin vizyonunu daha da üst sıralara çıkaracaklarının altını çizen Bakan Tekin, "Kontrol ve denge mekanizmalarının zayıfladığı, hakemlik iddiasındaki yapıların tarafsızlığını kaybettiği bir dünyada güçlü olmak bir mecburiyettir. Bu güç, zulmetmenin imkanı değil; zulümden korunmanın, haysiyeti muhafaza etmenin, hakkı savunmanın dayanağıdır. Kendi güvenliğimiz kadar, mazlumların hukukuna omuz verebilmenin de şartıdır. Bu yüzden teknolojide güçlü, ilimde güçlü, stratejik akılda güçlü, en önemlisi maneviyatı güçlü nesiller yetiştirmek zorundayız. Dünyayı bilen ama kendini de bilen; kökünü inkar etmeden ufkunu büyüten, tarihini ve kültürünü bir hamaset malzemesi değil, bir istikamet kaynağı olarak taşıyan bir nesil yetiştirmek zorundayız. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, işte bu nesli yetiştirecek modeldir" şeklinde konuştu. "Mehmet Akif İnan, Türkiye’nin emek tarihine yön veren kurucu akıldır" Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise, Mehmet Akif İnan’ın sadece bir fikir adamı olmadığını, sendikalaşmanın kurucusu olduğunu da ifade ederek şunları söyledi: "Mehmet Akif İnan, yalnızca bir edebiyatçı değildir. O; şair, yazar, öğretmen, sendikacı, fikir ve aksiyon adamıdır. Tüm bu vasıfları tek bir kimlikte buluşturmuş, aydın sorumluluğuyla hareket etmiş bir münevverdir. Anadolu’nun vicdanından süzülüp gelen bir duruşun adı, isminin hakkını veren, medeniyet davamızın yiğididir. ‘Hiçbir ülke, yeniden ayağa kalkma potansiyeline bizim kadar sahip değildir’ derken, bu millete özgüven aşılayan, inancı dirilten bir öncüdür. Türkiye’nin emek tarihine yön veren, sendikal dünyaya Eğitim Bir-Sen’i, Memur-Sen’i armağan eden kurucu akıldır. Emek, ekmek ve medeniyet mücadelemizde, sivil toplum alanında attığımız her adımı haykırıyoruz. Hamdolsun bugün çatısı altında bulunduğumuz Memur-Sen kurucu liderinin vasfıyla kuşanmış, bir sendikadan fazlası olmayı kendine şiar edinmiş bir örgütlenmedir. Dün, milletin tepesine çöken yasakçılara, başörtüsünü turnikelerde boğmak isteyenlere, 28 Şubat’ın hadsizliğine, 27 Nisan’ın aymazlığına, 15 Temmuz’un hainliğine karşı ‘pabuç o kadar ucuz değil’ diyerek bir yumruk gibi meydanlara indiysek, biliniz ki bu duruşun arkasında, mayası yerli, mefkuresi milli Akif İnan’ın halis fikirleri vardı." Tören kapsamında ödül hak sahiplerinin isimleri ve aldıkları ödüller ise şöyle: "Dr. Dilek Gürsoy - Jüri Özel Ödülü, Prof. Dr. Mustafa Büyükada - Çalışma Hayatı ve Emek Ödülü, Tahta Kılınç - Başarı ve Teşvik Ödülü, Ebubekir Eroğlu - Kültür Sanat Edebiyat Ödülü, Prof. Dr. Bekir Karlığa - Üstün Hizmete Vefa Ödülü, Sumud Filosu - Uluslararası Değer Ödülü." Eğitim, kültür ve sendikal alanda emek veren kişi ve kuruluşların ödüllendirildiği programa, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, ÖSYM Genel Başkanı Bayram Ali Ersoy ile sendika üyeleri katıldı. Program, ödül töreninin ardından hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.