KÜLTÜR SANAT - 21 Temmuz 2025 Pazartesi 18:05

"Batı Dünyasında Lystra İmgesi" sergisi tarih meraklılarını buluşturuyor

A
A
A
"Batı Dünyasında Lystra İmgesi" sergisi tarih meraklılarını buluşturuyor

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milletlerarası Müzeler Konseyi (ICOM) Türkiye Milli Komitesi, Konya Büyükşehir Belediyesi, Meram Belediyesi ve Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin (NEÜ) düzenlediği "Batı Dünyasında Lystra İmgesi" adlı sergi açıldı.


Tantavi Kültür Sanat Merkezinde düzenlenen sergi açılışında konuşan Lystra Kazı Başkanı Doç. Dr. İlker Mete Mimiroğlu kazı çalışmalarının hızlı bir şekilde devam ettiğini belirtti. Lystra’nın oldukça ünlü bir kent olduğunu kaydeden Doç. Dr. Mimiroğlu, "100’e yakın Lystra’yı konu alan tablolar, sanat eserleri var. Bu sanat eserlerinde Avrupalı sanatçılar hayallerindeki Lystra’yı resmetmiş. Bugün bu ufak sergiyle aslında bu sanatçıların bakış açılarını, ne hayal ettiklerini göstermeyi ve tanıtmayı hedefledik" diye konuştu.



"Özellikle Lystra’daki kazının sesleri dünyanın her tarafından gelecek"


Meram Belediye Başkanı Mustafa Kavuş, "Konya’ya gelen milyonlarca turist var. Burası Mevlana şehri. Yerel yönetimler olarak amacımız hem geçmişe ışık tutmak hem de Konya’ya gelen misafir sayısını artırmak. Özellikle Lystra’daki kazının sesleri dünyanın her tarafından gelecek. Zaten bildikleri bölgenin ortaya çıkarıldığını duyan bütün Hristiyan inancına sahip insanlar veya tarih meraklıları eminim ki koşarak turlar halinde buraya gelecek" dedi.



"Turizm açısından, dinler açısından Konya’mıza büyük bir enerji sağlayacak"


NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, Konya’nın barındırdığı tarihi eserler açısından ciddi bir ziyaretgah şehri olduğunu söyleyerek, "Eğer bu eseri ortaya çıkarır ve yine mücessem bir hale getirirsek Hristiyanlık tarihi açısından da önemli ziyaret mekanlarından birisi olacak. Bu açıdan da çok önemli. Konya’mıza büyük bir enerji sağlayacak; turizm açısından, dinler açısından. Bu işte emeği geçen başta İlker hocam, Meram Belediye Başkanım, Büyükşehir Belediye Başkanım, her problemimizde hamilik ve abilik yapan Valimize teşekkür ediyorum" değerlendirmesini yaptı.



"10 bin yıldır şehir hayatını sürdürebilmiş ender yerleşim yerlerinden birisi"


Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Çatalhöyük’ten referansla Konya’nın yaklaşık 10 bin yıldır şehir hayatını sürdürebilmiş dünya üzerindeki ender yerleşim yerlerinden birisi olduğunu hatırlattı. Başkan Altay konuşmasına şöyle devam etti: "O gün başlayan yaşam, Anadolu’nun kalbinde bu şehri her dönemin en güzel hatırlarının olduğu, her dönemin en güzel zenginliklerinin yaşandığı bir şehir haline getirmiş. Çatalhöyük’te yapmış olduğumuz karşılama merkezi oradaki ziyaretçi sayısına çok büyük bir katkı sağladı. Darülmülk Projesi kapsamında özellikle dış sur içerisinde 13. yüzyılın Konya’sını ortaya çıkarmak adına çok yoğun bir çaba sarf ediyoruz. Larende’de sur kalıntılarıyla ilgili çok yoğun bir çalışma yürütüyoruz."



"Konya Hristiyanlık dönemine ait çok önemli alanlara da sahip bir şehir"


Konya’nın geçmişinin sadece bu iki dönemden ibaret olmadığını, özellikle Hristiyanlık dönemine ait çok önemli alanlara da sahip bir şehir olduğunu vurgulayan Başkan Altay, "Karatay Belediyemizle Savatra’da yine benzer bir kazı çalışması yürütüyoruz. Lystra’da da Meram Belediyemiz ve Necmettin Erbakan Üniversitemizle birlikte bu çalışma, ilk duyduğumuz andan itibaren bize heyecan veriyor. Çünkü dünyanın birçok müzesinde Lystra’yla ilgili çok önemli sanatçıların eserlerinin olması, buranın önemini bir kez daha öne çıkarıyor. Belki fiziki olarak çok büyük bir kazı alanı değil ama ağırlık olarak, bilinirlik olarak çok önemli bir kazı alanı. İki yıldır çıkan eserler de bize ümit veriyor. İnşallah kazı tamamlandığında çok önemli yapıların ortaya çıkacağını ümit ediyoruz" ifadelerini kullandı.



"Konya’nın turizm pastasından aldığı payın arttığına hep birlikte şahit olacağız"


Bir taraftan da önemini ortaya çıkarmak adına hem kazı çalışmalarının hem de Lystra’nın dünyadaki resimlerinden oluşan böyle bir serginin hazırlanmasının kıymetli olduğunu belirten Başkan Altay, "Konya olarak tarihimize sahip çıkıyoruz ve bunun turizm alanında şehrimizin gelişmesine katkı sunmasını amaçlıyoruz. Hazreti Mevlana ve Selçuklu başkentine 3 milyondan fazla ziyaretçi geliyor. Bu ziyaretçilerin şehrimizde konaklamalı hale gelmeleri için geçmişten itibaren belediyelerimiz çok önemli yatırımlar yapıyor. İnşallah 2029’da hedeflerimizi gerçekleştirdiğimizde Konya’nın destinasyon sayısının çok arttığına, turizm pastasından aldığı payın arttığına ve Konya’nın ekonomisine çok ciddi bir katkı sağladığına hep birlikte şahit olacağız" cümlelerine yer verdi.


Konya’daki birlikte çalışma kültürüne dikkat çeken Başkan Altay, "Necmettin Erbakan Üniversitemiz, Meram Belediyemiz, Konya Büyükşehir Belediyemiz, Valimizin himayesinde kamu kurumlarıyla bu süreci yürütüyoruz. İnşallah bu kazı döneminin de başarılı geçmesini temenni ediyorum. Tüm kazı ekibine teşekkür ediyorum" sözleriyle konuşmasını tamamladı.



Vali Akın Konya Büyükşehir’e teşekkür etti


Konya Valisi İbrahim Akın da Konya’nın yüzyıllar boyunca farklı inançlara, kültürlere ve medeniyetlere ev sahipliği yaptığına değinerek, "Konya’mızda yankılanan Hazreti Mevlana’nın çağrısı nasıl tüm insanlığı kucaklıyorsa sanat da tıpkı o çağrı gibi dili ve inancı aşan evrensel bir buluşma zemini sunmaktadır. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz sergimiz de işte bu ruhun bir yansımasıdır. Bu vesileyle Kültür ve Turizm Bakanlığımıza, Konya Büyükşehir Belediyemize, Meram Belediyemize, Necmettin Erbakan Üniversitemize böylesi kıymetli bir sergiyi şehrimize kazandırdıkları için en kalbi şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu.



Sergi 27 Temmuz’a kadar ziyarete açık olacak


Orta Çağ ressamlarının, tuvale aktardıkları Lystra’yı konu alan tabloların görselleştirilmesi ve Lystra’da yürütülen kazı çalışmalarıyla gün yüzüne çıkarılan arkeolojik buluntulara ait fotoğrafların bulunduğu sergi, 27 Temmuz’a kadar Tantavi Kültür Sanat Merkezi’nde ziyaret edilebilecek.


Meram ilçesine bağlı Hatunsaray Beldesi Gökyurt köyü sınırları içinde bulunan Lystra, Orta Çağ’da Roma’nın önemli koloni kentlerinden biri oldu. Antik kent, Aziz Pavlus’un gelişiyle Hristiyanlık tarihinde de özel bir yer edindi.



"Batı Dünyasında Lystra İmgesi" sergisi tarih meraklılarını buluşturuyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Selçuk Üniversitesi akademisyenleri 4 yeni bitki türü keşfetti Selçuk Üniversitesi, Türkiye’nin biyolojik zenginliğini gün yüzüne çıkaran önemli bir akademik başarıya imza attı. Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul’un yürütücülüğündeki proje kapsamında Orta Toroslar’da keşfedilen 4 yeni kayagülü türü bilimsel literatüre kazandırıldı. TÜBİTAK’ın destek verdiği kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik proje kapsamında Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, Prof. Dr. Tuna Uysal, Doç. Dr. Meryem Bozkurt, Doç. Dr. Emrah Şirin, Doç. Dr. Hakkı Demirelma ve Doç. Dr. Burcu Yılmaz Çıtak, Türkiye genelinde 45 ilde saha çalışmaları gerçekleştirdi. Konya, Karaman ve Antalya’dan alınan örnekler üzerinde yapılan değerlendirme ve analizler sonucunda ise daha önce bilinmeyen dört yeni kayagülü türü kayıtlara geçti. Türler, bilim dünyasına tanıtılarak uluslararası saygınlığı bulunan Plants dergisinde yayımlandı. Proje detaylarına ilişkin bilgi veren Prof. Dr. Kuddisi Ertuğrul, "Çalışmamız, TÜBİTAK tarafından desteklenen kayagülü (Aethionema) cinsinin revizyonuna yönelik bir projenin ürünüdür. Türkiye’de 45 ilde gerçekleştirdiğimiz arazi çalışmalarında yaklaşık bin 500 örnek topladık. Ayrıca yurt içindeki 15 herbaryum ve yurt dışındaki yaklaşık 10 uluslararası herbaryumu inceleyerek toplamda 2 bin 500’e yakın örnek üzerinde çalıştık. Morfolojik, taksonomik, tohum, polen, moleküler ve kromozom analizlerini birlikte değerlendirerek bu dört bitki türünün bilim dünyası için yeni olduğuna karar verdik" diye konuştu. Türkiye Kayagülü açısından önemli bir merkez Yeni türlerin tamamının Toroslar’da yayılış gösterdiğine dikkat çeken Ertuğrul, "Bu bitkilerin tamamı Konya, Karaman ve Antalya illerindeki Toros Dağları’nda tespit edildi. İki tür Karaman’da, biri Konya’da, biri ise Antalya’nın Akseki ilçesinde tanımlandı. Bu türleri Beyşehir kayagülü, Sultan kayagülü, Akseki kayagülü ve Göktepe kayagülü olarak adlandırdık. Kayagülü cinsi dünyada yaklaşık 70 türle temsil ediliyor ve bunların 51’i Türkiye’de yayılış gösteriyor. Bu 51 türün 37’si endemik, yani yalnızca Türkiye’de bulunuyor. Bu durum Türkiye’yi bu bitki grubu açısından önemli bir merkez haline getiriyor" dedi. Bitkilerin yetişme ortamına ilişkin bilgi veren Ertuğrul, "Türlerin büyük bölümü serpantin ve kireçtaşı gibi kayaç alanlarda, bin 100 ile 2 bin metre arasındaki yükseltilerde yetişiyor. Beyşehir kayagülü ise daha çok bozkır alanlarda görülüyor. Bu bitkiler halk tarafından çok bilinen türler değil. Bu nedenle kullanım alanlarına dair literatürde şu an için bir bilgiye rastlamadık" ifadelerini kullandı. Yeni türler, Herbaryumumuza eklendi Ertuğrul, yeni keşfedilen türlerin de yaklaşık 30 bin örnekle Türkiye’nin önemli koleksiyonları arasında yer alan ve Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü bünyesinde bulunan KNYA Herbaryumu’na eklendiğini belirtti. Prof. Dr. Ertuğrul, hazırlıkları süren ve yaklaşık 70 cilt olarak planlanan "Resimli Türkiye Florası" çalışmasıyla Türkiye’nin bitki çeşitliliğinin güncel ve görsel bir şekilde sunulmasının hedeflendiğini aktardı.