GÜNDEM - 13 Temmuz 2025 Pazar 09:27

Konya’da etli ekmek kadın ustanın elinde lezzet buluyor

A
A
A
Konya’da etli ekmek kadın ustanın elinde lezzet buluyor

Konya’da yaşayan Neriman Gülhan Bursa, küçük bir fırında ustalarına bakarak öğrendiği etli ekmek ustalığına 10 yıldır devam ediyor.


Çocuklarının okul masraflarını karşılamak için adım attığı mesleğe temizlik personeli olarak başlayan Bursa, etli ekmek ustalığına ve işletme sahipliğine kadar yükseldi. Neriman usta, etli ekmek ustalığını kadın eliyle yürüterek öne çıkıyor.



"Çıraklığını yapmadığın bir işin ustası olmak mümkün değil"


Çocuklarının okul masrafları ve ev taksitlerinin bu işe girmesine sebep olduğunu belirten etli ekmek ustası Neriman Gülhan Bursa, "20 yıllık iş hayatımız var ama 10 yılı bu işin içinde geçiyor. Mahallemizde küçük bir fırın vardı. Orada temizlik personeli olarak başladık. Yani adım adım gitti. Hemen olabilecek bir iş olmadığı için 1-2 ay tırnakta çalıştım. Etli ekmek yaptığımız yerin ismi tırnaktır. Orada çalıştıktan sonra küreğe geçsem mi, geçmesem mi, etli ekmeği atabilir miyim, atamaz mıyım gibi onu da başardık. Hızlı bir şekilde ilerlemeye başladı. Onuncu yılın devamında tamamen yapamayacağım bir iş olmadığına inandım. Şimdi yapıyorum. İşletme sahibiyim, ustayım. Klasik bir söz ama çıraklığını yapmadığın bir işin ustası olmak mümkün değil. Hikayemiz böyle başladı. Şimdi de işlerimiz güzel devam ediyor" dedi.


Yıllar önce oğlunun dershane parasının ilk taksitini ödemekte çok zorlandıklarını söyleyen Bursa, "Bir yere temizlikçi alınacak diye komşumuz önerdi. Yapar mıyım, yapamaz mıyım diye çok tereddüt ettim ama girdim yardımcı oldular. Kadın bir şeyi istediği zaman, hem temizliği hem de hijyeni bu işi bütünüyle başaramayacağı hiçbir şey yok. Önemli olan dürüstçe çalışmak. Konya’da kadın usta olarak tekim, işletme olarak da tekim diyorum. İşletme sahibi olabilirsin, büyük paralarla işletme açabilirsin fakat çıraklığını yaparak, ustalık dönemini geçirerek hepsini bir arada topladığıma inanıyorum" diye konuştu.



Konya’da etli ekmek kadın ustanın elinde lezzet buluyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Malatya Cemil Çiçek: "Özal Türkiye’ye çağ atlattı, üç temel özgürlükle dönüşüm sağladı" TBMM 24. Dönem Başkanı Cemil Çiçek, Malatya’da düzenlenen "Özallı Yıllar" konferansında Turgut Özal’ın Türkiye’nin dönüşümünde kritik rol oynadığını belirterek, "Özal hayatın içinden gelen bir liderdi, Türkiye’ye çağ atlattı" dedi. Malatya Turgut Özal Üniversitesi, Malatya Büyükşehir Belediyesi ve Yeşilyurt Belediyesi tarafından 8. Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal’ın vefatının 33. yıl dönümü dolayısıyla "Özallı Yıllar" konferansı düzenlendi. Turgut Özal Üniversitesi Yeşilyurt Kampüsü’nde gerçekleştirilen programda konuşan Malatya Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, üniversitenin akademik ve fiziki gelişimine ilişkin bilgiler verdi. Rektör Bentli, lisans program sayısında yüzde 67 artış sağlandığını, öğrenci sayısının 4 bin 500’den 12-13 bin seviyesine ulaştığını söyledi. Akademik kadronun güçlendirildiğini belirten Bentli, TÜBİTAK’tan 30 proje ile 35 milyon TL, Avrupa Birliği projelerinden ise yaklaşık 1,7 milyon avro destek sağlandığını ifade etti. Konferansta konuşan TBMM 24. Dönem Başkanı Cemil Çiçek, Turgut Özal’ın devlet, siyaset ve ekonomi alanında Türkiye’nin dönüşümüne önemli katkılar sunduğunu söyledi. Çiçek, Türkiye’nin milli mücadeleyle kazandığı bağımsızlığa, Cumhuriyet’in kuruluşuna ve demokrasi sürecine dikkat çekerek bu üç temel kazanımın ülkenin en önemli değerleri olduğunu belirtti. Özal’ın devlet planlama teşkilatından özel sektör tecrübesine, dış ilişkilerden siyasal birikimine kadar çok yönlü bir lider olduğunu ifade eden Çiçek, "Özal hayatın içinden gelen, devleti ve toplumu iyi tanıyan bir liderdi" dedi. Türkiye’nin savunma sanayi ve ekonomik gelişimine de değinen Çiçek, Özal döneminde savunma sanayine yönelik kurumsal adımların atıldığını, Roketsan ve çeşitli üretim altyapılarının bu süreçte temellerinin güçlendiğini belirtti. TOKİ’nin kuruluş sürecine de değinen Çiçek, Türkiye’de gecekondu sorununa karşı önemli bir adım atıldığını, toplu konut politikalarının bu dönemde kurumsallaştığını ifade etti. Özal’ın Türkiye’ye kazandırdığı en önemli yaklaşımın üç temel özgürlük olduğunu kaydeden Çiçek, bunları fikir ve ifade özgürlüğü, inanç ve vicdan özgürlüğü ile teşebbüs özgürlüğü olarak sıraladı. Çiçek, bu özgürlüklerin Türkiye’nin çağ atlamasında temel rol oynadığını söyledi. Çiçek ayrıca Özal’ın turizm, ekonomi ve dış politika vizyonuyla Türkiye’nin dünya ile daha entegre hale geldiğini, ihracat ve döviz gelirlerinde önemli artışlar yaşandığını da kaydetti. Programa, TBMM 24. Dönem Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Cemil Çiçek, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Malatya Vali Seddar Yavuz, AK Parti Malatya Milletvekilleri Bülent Tüfenkci ve İnanç Siraç Kara Ölmeztoprak, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, siyasi parti ile STK temsilcileri akademisyen ve öğrenciler katıldı.
İzmir AK Parti Karşıyaka Kadın Kolları, ödülünü Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan aldı AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı tarafından düzenlenen Ideathon Programı’nda, AK Parti Karşıyaka Kadın Kolları Takımı Türkiye üçüncüsü oldu. Toplam 264 takımın katıldığı yarışmada dereceye giren ekip, ödülünü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı. "Bağımlılığa Karşı Aileyi Güçlendiren Politikalar" temasıyla düzenlenen yarışmada ekipler, toplumsal sorunlara yönelik yenilikçi politika önerileri geliştirdi. Final aşamasına yükselen 15 takım arasında yer alan Karşıyaka ekibi, hazırladığı proje ile üçüncülük kürsüsüne çıktı. Proje, jüri tarafından akademik altyapısı ve saha uygulanabilirliği nedeniyle öne çıkarıldı. Akademik disiplinle gelen başarı Takımın liderliğini yürüten Karşıyaka Kadın Kolları Başkanı Ayşe Ümran Erdoğan, projenin stratejik planlama ve final sunum süreçlerini yönetti. Sosyoloji alanında doktora çalışmalarına devam eden Erdoğan’ın yanı sıra ekipte makine mühendisliği alanında doktora yapan Fatma Elif Güneş ve tarih bölümünde yüksek lisans eğitimi süren Dilek Yavaş yer aldı. "Kadınların neler başarabileceğinin göstergesidir" Elde edilen başarıya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ayşe Ümran Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Bu başarı yalnızca bir yarışma derecesi değil; İzmir’imizin ve Karşıyaka’mızın fikir üretme, proje geliştirme ve toplumsal meselelerde çözüm üretme gücünün bir göstergesidir. Türkiye genelinde gerçekleştirilen böylesine prestijli bir organizasyonda İzmir’i ve Karşıyaka’yı temsil ederek dereceye girmek bizim için büyük bir gurur oldu. Sayın Cumhurbaşkanımızın elinden ödül almak ise bu süreci bizim için unutulmaz kıldı. Bu başarı; inanan, çalışan ve üreten kadınların neler başarabileceğinin en güzel göstergesidir. İnandığımız değerler doğrultusunda üretmeye, çalışmaya ve ülkemize katkı sunmaya devam edeceğiz."
Yalova Kendisini icraya veren SGK avukatını öldüren sanık hakim karşısında Yalova SGK İl Müdürlüğü binasında kendisini icraya veren kurum avukatı Zekeriya Polat’ı silahla vurarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Davada savcı tarafından ağırlaştırılmış hapsi talep edilen sanığın akli dengesinin araştırılması kararı verildi. 7 Ocak 2026 tarihinde işlenen cinayette Şehit Ömer Faydalı Caddesi üzerinde bulunan SGK İl Müdürlüğü binasına gelen Hamza Haznedar (57) icra dosyası nedeniyle kurum avukatı Zekeriya Polat’ın (31) odasına gitti. Sanık burada avukata ruhsatsız tabancasıyla 3 el ateş ederek ağır yaraladı. Avukat ise kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Sanık Hamza Haznedar’ın Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde "kişiyi yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle tasarlayarak öldürmek" ve "ruhsatsız silah taşımak"suçlamalarıyla yargılanmasına başlandı. Sanık duruşmaya Sakarya’daki cezaevinden SEGBİS ile katıldı. Davada Polat’ın ailesi de hazır bulundu. Davaya ayrıca Türkiye Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan, çok sayıda ilden gelen baro başkanları ve temsilcileri katıldı. Baroların davaya katılım talebi mahkeme tarafından kabul edildi. Duruşmada dinlenen sanık Hamza Haznedar, 10 sene önce felç geçirerek yüzde 68 engelli olduğunu söyledi. Hastaneden rapor aldıktan sonra malulen emekli olduğunu kaydeden sanık, 1 sene sonra iyileştiği belirtilerek maaşının kesildiğini ifade etti. Tekrar malulen emekli olmak için birçok başvuru yaptığını ve dava açtığını kaydeden sanık, bu süreçte de evi ve otomobilini sattığını belirterek, "3 sene mahkeme devam etti. Hastaneler düşük rapor veriyordu" dedi. "Öldürmek istemezdim" İstinafa gitmediğini dile getiren Haznedar, olaydan 10 gün önce markete gidip kartını kullanmak istediğinde hesaplarına bloke konulduğunu öğrendiğini belirtti. Blokenin nereden konulduğunu araştırdığını anlatan sanık, maktulün numarasına ulaştığını belirterek şöyle konuştu: "Numarasını aldım. Aradım telefonda konuştuk. ’Borcun var’ dedi bana. Yarın 11.00’de gelmemi söyledi. Ertesi gün konuşma amacıyla gittim. Benim kendisiyle bir hasımlığım yoktu. Odasına girdim. Senin bana borcun var dedi. Ben de benim sana borcum yok dedim. Tekrar ’var’ deyince sağ elimi kullanamıyorum ben sol elimi kullanabiliyorum. Bu yüzden silah göğsümdeydi. Silahı çıkarttım sıktım. İkazda bulunmak amacıyla sağ koluna doğru ateş ettim. Ben odanın kapısının önündeydim. O da oturuyordu. Ben kolumu kullanamıyorum o da kullanamasın, beni anlasın diye kolundan yaralansın diye sıktım. Öldürmek amacıyla yapmadım. 3 el ateş ettim. İsabet ettiğini bilmiyordum. Sonra şarjörü çıkartıp silahı yere bıraktım. Kaçabilsin diye. Sağa sola kaçıştı. Masanın altına saklanmaya çalıştı. Vurmak amacıyla gitmedim. Öldürmek istemezdim." Sanığın "Ben kolumu kullanamıyorum o da kullanamasın" sözü üzerine hakim maktulün kolu ve gözünden engelli olduğunu hatırlattı. İlk cinayeti değilmiş Sol örgüt tetikçisi tarafından öldürülmeye çalışıldığını fakat kendisini korumak için şahsı öldürdüğünü kaydeden Haznedar, tehdit edildiği için hep üzerinde silah taşıdığını ileri sürdü. Oğlu öldürülen anne Havva Polat ise, "Ben sonuna kadar şikayetçiyim. Onu büyütene kadar canım çıktı. Var mı benim evladımın bir hatası. Bu adam çıkmayacak" diye konuştu. Semiha Polat ise sanık için en ağır cezayı talep ederek, "3 yaşında bir oğlumuz var. Çok iyi bir babaydı. Onun adına da burada konuşuyorum. Anne babam nerede diye soruyor. En ağır cezayı almasını istiyorum" dedi. "Bana cani demeyin" Öte yandan duruşma sırasında kendisinden "cani" olarak bahseden avukatlara tepki gösteren sanık, "Ben cani demeyin. Ben değilim" diyerek tepki gösterdi. Sanık ayrıca maktulün ailesine de başsağlığı diledi. Bu sözlerin üzerine aile avukatları sanığa birçok kez cani olarak hitap etti. Duruşma tanıkların dinlenmesiyle devam etti. Daha sonra mütalaasını açıklayan savcı sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapsinin talep etti. Savcı ayrıca ruhsatsız silah nedeniyle de sanığın cezalandırılmasını talep etti. TBB Başkanı Sağkan da mütalaaya katıldıklarını kaydetti. Sanık avukatı ise müvekkilinin akli dengesiyle ilgili rapor talep etti. Duruşmaya ara veren mahkeme heyeti, sanık savunması için avukata süre verdi. Mahkeme ayrıca sanığın akli dengesinin araştırılması yönünde karar vererek davayı ileri bir tarihe erteledi. "Türkiye Barolar Birliği meslektaşının yanında" Dava sonrasında açıklamalarda bulunan Türkiye Barolar birliği Başkanı Erinç Sağkan’ın zor koşullarda eğitim alarak avukat olduğunu belirterek, "Bizim meslektaşımız işini çok iyi yapan bir avukattı. Bugünkü yargılamada önemli bir gelişme oldu. Hem Barolarımızın hem de Türkiye Barolar Birliği’nin davaya katılma yönündeki taleplerini mahkeme kabul etti. Bunun özellikle adil yargılanma hakkı bakımından da çok önemli bir gelişme olduğunu düşünüyorum" dedi. Yalova Baro Başkanı Elif Turnacı Çavuş ise, "Bugün Türkiye Barolar Birliği Başkan Yönetimi ve tüm baro başkanlarımız, baro temsilcilerimizle birlikte Zekeriya’nın dosyasını takip için buradayız. Bu sadece Zekeriya’ya olan bir gönül borcumuz değil. Aynı zamanda böyle bir olayın bir daha yaşanmaması adına, emsal bir karar çıkması adına da çok önemli" dedi.
Mardin Mardin Vali Yardımcısı Kurt: "Dara antik kenti için büyük uygulama projesi hazırlıyoruz" Mardin Vali Yardımcısı Hasan Kurt, Dara antik kenti için büyük uygulama projesi hazırladıklarını, dört ay içinde uygulama aşamasına geçmeyi planladıklarını söyledi. Mardin’de 50. Turizm Haftası kapsamında "Turizm Sektör Paydaşları Buluşması" düzenlendi. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünde düzenlenen programa Mardin Vali Yardımcısı Hasan Kurt, İl Kültür Turizm Müdürü Vural Güngör ile sektör temsilcileri katıldı. Vali Yardımcısı Hasan Kurt, toplantıda yaptığı konuşmada, Dara antik kentine yönelik kapsamlı bir proje üzerinde çalışıldığını belirterek, "Dara antik kentini önemsiyoruz. Uygulama projesi hazırlanıyor. Yaklaşık dört ay sonra uygulama aşamasına geçmeyi planlıyoruz" dedi. Antik kentin turizm potansiyelinin yüksek olduğuna dikkat çeken Kurt, bölgede çevre düzenlemesi, iyileştirme çalışmaları ve kamulaştırma projelerinin hayata geçirileceğini ifade etti. Kurt, "Oranın çevresinde düzenlemeler ve iyileştirmeler yapmayı düşünüyoruz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın, GEDAŞ üzerinden yürüttüğü bir köyün kamulaştırılması ve taşınması projesi var. Bakanlık onayını verdi, proje de onaylandı. Sit alanını tamamen turistik bir alana dönüştüreceğiz. Oradaki köylerimize hizmet vermeye devam edeceğiz. İstihdam anlamında köylülerimiz yine yer alacak. Ancak köy tamamen boşaltıldıktan sonra, gelen misafirlere daha iyi hizmet sunulan turistik bir alan oluşturacağız. Bu anlamda projemiz çok kıymetli" diye konuştu. Gece turizmine yönelik çalışmaların da planlandığını belirten Kurt, Dara antik kentinde ışıklandırma projeleriyle birlikte gece ziyaretlerinin başlatılacağını söyledi. Kurt ayrıca, Mardin’de Birinci Cadde’ye yönelik yayalaştırma projesinin büyük ölçüde tamamlandığını dile getirerek, "Birinci caddenin yaygınlaştırılması projesi var. Proje büyük ölçüde tamamlandı. Bazı revizyonları değerlendiriyoruz. Birinci caddenin kademeli olarak trafiğe kapatılması planlanıyor. Vatandaşlarımızın günlük yaşamını zorlaştırmadan uygulamaya geçeceğiz. İlk etapta kısa sürelerle, ardından daha uzun saatlerde trafiğe kapatılacak. Elektrikli araçlar ve yeni bir sistemle, gün içerisinde belirli saatlerde trafik kapalı olacak. Esnaflarımızın taleplerini de dikkate alıyoruz. Ne esnafımız zarar görsün ne de misafirlerimiz turizmi trafik çilesiyle yaşasın" ifadelerini kullandı. Kentte turizm verilerinde artış yaşandığını vurgulayan Kurt, "Konaklama sayılarında ve yabancı turistlerde artış var. 2022’den sonra her yıl yüzde 25-30 artış görüyoruz. 2024’te yüzde 25, 2025’te yüzde 29 artış oldu. Ziyaretçi sayısında da yaklaşık yüzde 30’luk bir artış söz konusu. Yabancı turist profilinde özellikle Uzak Doğu öne çıkıyor. Bu kapsamda Çin Büyükelçisini ağırladık. Güney Kore Büyükelçisi yeni atandı, onu da ağırlayacağız. Japonya ile iletişim halindeyiz" diye konuştu. İl Kültür ve Turizm Müdürü Vural Güngör ise 2025 yılının Mardin turizmi açısından rekor yılı olduğunu belirterek, "1 milyonun üzerinde geceleme ile birlikte toplamda 3 milyondan fazla ziyaretçi ağırladık. Bu da bir önceki yıla göre yüzde 29’luk bir artış anlamına geliyor" dedi. Güngör, hedeflerinin Mardin’in kültürel mirasını koruyarak turizm çeşitliliğini artırmak ve kenti ulusal ve uluslararası alanda daha güçlü bir marka haline getirmek olduğunu ifade etti. Asya ülkelerine yönelik tanıtım çalışmalarına da değinen Güngör, Çin, Japonya, Güney Kore ve Malezya gibi ülkelerle temasların sürdüğünü belirterek, bu ülkelerden daha fazla turist çekmeyi hedeflediklerini söyledi. Dara antik kentinde karşılama merkezi, çevre düzenlemesi ve gece müzeciliği projelerinin de hayata geçirileceğini aktaran Güngör, çalışmaların Mardin Valiliği öncülüğünde sürdüğünü kaydetti. Program sonunda, Uluslararası Gastronomi ve Aşçılık yarışması Güneydoğu Bölge Şampiyonasında dereceye giren Mardin Evliya Çelebi Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Öğrencilerinden Tesnim İbrahim, Eylül Çelik ve Semanur Talas’a sahnede hediye çeklerinin takdim edildi.