EĞİTİM - 06 Eylül 2025 Cumartesi 10:07

SEDEP- SETAP 2025-2026 eğitim yılı protokolü imzalandı

A
A
A
SEDEP- SETAP 2025-2026 eğitim yılı protokolü imzalandı

Selçuklu Değerler Eğitimi Programı (SEDEP) ile Sanat, Eğitim, Teknoloji ve Atölye Programı (SETAP) için 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı protokolü imzalandı. Selçuklu Belediye Başkanı Pekyatırmacı," Bu projelerle çocuklarımızın hem kalbine hem zihnine hem de geleceğine dokunmuş oluyoruz" dedi.


Selçuklu Belediyesi öncülüğünde Konya Valiliği, Necmettin Erbakan Üniversitesi, Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Selçuklu Kent Konseyi iş birliği ile 2025-2026 Eğitim Öğretim Döneminde sürdürülecek olan "Selçuklu Değerler Eğitimi Programı (SEDEP)- Sanat, Eğitim, Teknoloji ve Atölye Programının (SETAP) protokolü gerçekleştirildi.


Selçuklu Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen protokol imza törenine Konya Valisi İbrahim Akın, Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Konya İl Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit, Selçuklu Kent Konseyi Başkanı Cem Hayırlıoğlu katıldı.



Selçuklu Belediye Başkanı Pekyatırmacı," SEDEP eğitimde Konyamızın bir markası haline geldi"


SEDEP ve SETAP projelerinin 2025-2026 Eğitim-Öğretim Dönemi Protokol İmza Töreni’ni gerçekleştirmek için bir araya geldiklerini ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı," Öncelikle yeni eğitim-öğretim döneminin ilçemiz, şehrimiz ve ülkemiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Bizler Selçuklu Belediyesi olarak medeniyetin merkezi olan Selçuklumuzu eğitimin, kültürün ve sanatın merkezi konumuna getirerek bütün alanlarda, bütün dallarda en iyi şekilde temsil etmek için var gücümüzle çalışıyoruz. SEDEP ve SETAP projeleri de işte bu anlayışın en somut örnekleri. Bu projelerle çocuklarımızın hem kalbine hem zihnine hem de geleceğine dokunmuş oluyoruz. 2012 yılında başlattığımız Selçuklu Değerler Eğitimi Projemiz (SEDEP) ile çıktığımız yolda, bugün artık Konyamızın eğitim dünyasında bir markası haline gelmiştir. Projemizle, çocuklarımızın sadece akademik olarak değil, aynı anda milli, manevi ve insani değerlerle yetişmesini amaçlıyoruz. Bu projemizin, öğrencilerimizin sorumluluk bilinci kazanmalarına, doğru kararlar verebilmelerine ve toplumumuza faydalı bireyler olarak yetişmelerine de katkı sağlandığını görüyoruz. 2018 yılından itibaren bu süreci Sanat, Eğitim, Teknoloji ve Atölye Programlarımız (SETAP) ile daha da genişlettik. Sille Tabiat Okulu ile başlayan yolculuğumuz; Çocuk Kütüphanesi, Sanat ve Tasarım Atölyesi, Trafik Eğitim Parkı, Gelişim ve Teknoloji Akademisi ve Yeşil Atölye ile de devam etti. Bugün bu okul dışı öğrenme ortamlarımızda, çocuklarımıza ve gençlerimize farklı imkânlar, yeni fırsatlar sunuyoruz.


Onların yeteneklerini keşfetmelerine, ilgilerini tanımalarına ve kendilerini geliştirmelerine destek oluyoruz. 2018 yılından bu yana bu ortamlarımızda 141 bin 840 öğrencimizle buluştuk, son 1 yılda ise 36 bin 534 öğrencimize eğitim imkanı sağlamış olduk. Türkiye Yüzyılı Maarif Eğitim Modeli kapsamında da bu merkezlerimiz büyük bir işlevi yerine getiriyor. Çocuklarımız bu ortamlarımızda modern teknolojinin tüm imkânlarını kullanarak eğitim alıyor, aynı zamanda doğa ile iç içe farklı deneyimler kazanıyorlar. Siber güvenlikten İHA ve mekatroniğe, sanat atölyelerinden trafik eğitimine kadar geniş bir yelpazede sunduğumuz eğitimler sayesinde öğrencilerimizin hem akademik hem de sosyal hayatlarına değer katıyoruz. Bu projedeki temel amacımız; güçlü iletişim kurabilen, özgüveni yüksek, çağın yeniliklerine açık ve milli-manevi değerlerine bağlı bireyler yetiştirmek. Çünkü biliyoruz ki, bir toplumun en kıymetli yatırımı gençliğine yaptığı yatırımdır. Tabii bu projelerin gerçekleşmesinde ve bugünlere gelmesinde emeği geçen Konya Valimiz, Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörümüz, İl Milli Eğitim Müdürümüz, İlçe Milli Eğitim Müdürümüz, Selçuklu Kent Konseyimiz, fedakâr öğretmenlerimiz ve kıymetli öğrencilerimize şükranlarımı sunuyorum. Bu vesileyle tekrar 2025-2026 eğitim-öğretim döneminin ve imzalayacağımız protokolümüzün hayırlara vesile olmasını diliyor, hepinizi sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum" dedi.



Konya Valisi Akın," Konyamızın eğitimdeki vizyonu ve kararlılığı tüm Türkiye’ye örnek olmaktadır"


Konya’nın eğitim alanındaki en önemli dayanışmalarından birine daha şahitlik etmekten büyük bir memnuniyet duyduklarını ifade eden Konya Valisi İbrahim Akın," Necmettin Erbakan Üniversitemiz, Selçuklu Belediyemiz, Selçuklu Kent Konseyimiz, İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerimiz paydaşlığında imzalayacağımız SEDEP ve SETAP protokolüyle öğrencilerimizin okul dışında da eğitim ve öğretim görebilecekleri, kendilerini tanıyıp bilgi ve becerilerini geliştirebilecekleri imkan ve mekanların sunulması amaçlanmaktadır. Protokol kapsamında öğretmenlerimizin görevlendirilmesi, belediyemizin mali destek sağlaması ve Necmettin Erbakan Üniversitemizin programları akademik olarak değerlendirip gerekli yönlendirmeler yapması planlanmaktadır. Selçuklu Değerler Eğitimi Programımız öğrencilerimize temel insani ve milli değerleri kazandırmayı hedeflerken Selçuklu Sanat Eğitim Teknoloji ve Atölye Programımız sanattan teknolojiye ve doğaya uzanan geniş bir yelpazede uygulamalı öğrenme imkanları sunmaktadır. Bu programlar sayesinde çocuklarımız bilgi ve beceriyle birlikte doğruluk, merhamet ve sorumluluk duygusuyla yetişmekte ve böylece Konyamızın eğitimdeki vizyonu ve kararlılığı tüm Türkiye’ye örnek olmaktadır. Burada altını çizmek isterim ki Konyamız her alanda olduğu gibi eğitim ve kültürde de öncü bir markadır. Eğitimde birlik ve beraberlik anlayışı Konyamızın en büyük gücüdür. Kamu kurumları, belediyelerimiz, üniversitelerimiz ve sivil toplum kuruluşlarımızla el ele verildiğinde ortaya çıkan eserler geleceğin Türkiye’sini de şekillendirecektir. Bu vesileyle emek veren tüm paydaşlarımıza, eğitim neferlerimize, öğretmenlerimize ve çocuklarımızın geleceği için fedakarca çalışan herkese teşekkür ediyorum. İmzalayacağımız protokolün şehrimiz ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum" şeklinde konuştu.



Konya İl Milli Eğitim Müdürü Yiğit," SEDEP ve SETAP yeni dönemde de birçok değerli çalışmaya öncülük edecektir"


Tarihi boyunca bir eğitim ve kültür şehri olan Konya’nın kurumlar arası iş birliği ve dayanışmayı da en güzel şekilde yaşatan bir şehir olduğunu belirten Konya İl Milli Eğitim Müdürü Murat Yiğit," Adeta her yeni gün bu iş birliğinin bir yenisine daha rastlayacağımız Konya’da dünya standartlarında örnek olabilecek nice eğitim çalışması hayata geçmektedir. Sayın Valimizin himayelerinde yürütülen Selçuklu Belediyemizin lokomotifi olduğu SEDEP Selçuklu Değerler Eğitim Programı kapsamında Necmettin Erbakan Üniversitesi ve Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüzün de yüklendiği sorumluluklarla çok önemli ve kıymetli çalışmaların altına imza atılmaktadır. 2025-2026 eğitim-öğretim yılında da Selçuklu ilçemiz genelindeki tüm okullarda Selçuklu Değerler Eğitim Programı (SEDEP) ile Sanat Eğitim Teknoloji ve Atölye Programı’nın (SETAP) uygulanmasını içeren bu protokol inanıyoruz ki yeni eğitim-öğretim yılında da öğrencilerimize yepyeni ufuklar açacaktır. Türkiye Yüzyıllı Maarif Modeli’nin de özünde olan erdem, değer, eylem çerçevesinde evrensel, milli ve manevi değerlerin yaşatılması ile sosyal, sanatsal ve kültürel konularda sorumluluk kazanılmasını hedefleyen SEDEP ve SETAP yeni dönemde de birçok değerli çalışmaya öncülük edecektir. Bu duygu ve düşünceler içerisinde ilimiz genelindeki tüm eğitim, öğretim çalışmalarına yaptığı öncülük vesilesiyle Sayın Valimize şükranlarımı arz ediyorum. Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörümüze, Selçuklu Belediye Başkanımıza, Selçuklu Kent Konseyi Başkanımıza ve Selçuklu İlçe Milli Eğitim Müdürümüze teşekkürlerimi iletiyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum" dedi.



NEÜ Rektörü Prof. Dr. Zorlu: "Belediyelerimiz Türkiye’de marka haline geldi"


Konya’da belediyelerin sosyal belediyecilikte Türkiye’de marka haline geldiğini ifade eden Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Cem Zorlu: "Başta Büyükşehir Belediyesi olmak üzere bütün ilçe merkez belediyeleri, sosyal belediyecilikte artık Türkiye’de önder ve rehber belediyeler haline geldiler. Bu nokta Konya açısından oldukça sevindirici ve mutluluk verici bir husus. Necmettin Erbakan Üniversitesi olarak da bu konuda elimizden gelen bütün gayreti ortaya koyuyoruz. Herhangi bir belediyemizden bir talep geldiğinde bütün imkanlarımıza seferber oluyoruz. Biz de tabii belediyelerimize kendi projelerimizi götürüyoruz. Sağ olsun bütün belediyelerimiz bu konuda bize imkanların çerçevesinde destek veriyorlar. Üniversiteler insan kaynakları itibariyle zengin bir kurum. Ama belediyeler insan kaynakları imkanı dışında birçok imkanlara sahip kurumlarımız. İki kurum birleştiğinde her ikisinde de bulunmayan önemli imkanlar bir araya, kaynaklar bir araya geldiğinden dolayı çok müthiş Türkiye çapında, hatta SOBE’yle dünya çapında işler yapıldığını birlikte görüyoruz. SEDEP uzun süredir devam eden bir proje. Yeni konseptiyle ortaya çıkıyor SETAP’la birlikte bu. Daha derin daha analitik, daha kaliteli, daha bilimsel eğitim faaliyetlerine dönüşmüş durumda. Biz de bu konuda akademik seviyede bütün hocalarımızla destek veriyoruz ve destek vermeye devam edeceğiz. Bu projenin baştan itibaren bu noktaya gelmesinde hamiliği yapan Sayın Valime, projenin sahibi olan


Sayın başkanım’a ve İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürümüze, Kent Konseyi başkanımıza teşekkür ediyorum. Bu protokolün hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum." dedi.



Selçuklu Kent Konseyi Başkanı Cem Hayırlıoğlu," Değerlerine bağlı, üretken, yenilikçi ve bilinçli bireyler yetiştirdiğimiz sürece ülkemizin geleceği aydınlık olacaktır"


Kentin geleceği olan çocuklar için hayata geçirilen bu çalışmaların büyük bir gurur vesilesi olduğunu belirten Selçuklu Kent Konseyi Başkanı Cem Hayırlıoğlu," SEDEP ile öğrencilerimizin sorumluluk bilincini geliştirmeyi, değerlerini yaşatmayı ve onları akademik başarı kadar ahlaki donanımla da desteklemeyi hedefliyoruz. SETAP ile de çocuklarımızın bilgi, beceri ve yeteneklerini keşfetmeleri, sağlıklı ortamlarda kendilerini geliştirmeleri için güçlü bir imkan sunuluyor. Selçuklu Kent Konseyi olarak bizler de toplumsal dayanışmanın, ortak aklın ve gençliğe yapılan yatırımın ne kadar kıymetli olduğunun bilincindeyiz. İnancımız odur ki, değerlerine bağlı, üretken, yenilikçi ve bilinçli bireyler yetiştirdiğimiz sürece hem ilçemizin, hem ilimizin, hem de ülkemizin geleceği aydınlık olacaktır. Bu anlamlı çalışmalara emek veren tüm kurum ve kişilere teşekkür ediyor, imzalanacak olan protokolümüzün hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum" diye konuştu.


Konuşmaların ardından SEDEP ve SETAP protokolü imza töreni gerçekleşti.



SEDEP- SETAP 2025-2026 eğitim yılı protokolü imzalandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Glokom belirti vermeden görme kaybına yol açabilir" Halk arasında göz tansiyonu olarak bilinen glokomun sessiz ilerleyen bir hastalık olduğuna dikkat çeken Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ahmet İçağasıoğlu, "Glokom belirti vermeden görme kaybına yol açabilir. Düzenli göz muayenesi, ilaçlara uyum ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları, görmenin korunması için en etkili önlemlerdir. Özellikle 40 yaş sonrası ve risk gruplarındaki kişiler kontrollerini ihmal etmemelidir" dedi. VM Medical Park Pendik Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ahmet İçağasıoğlu, 8-14 Mart Dünya Glokom Haftası dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Glokomun göz içi basıncının artışıyla göz sinirine zarar veren ve tedavi edilmezse görme kaybına yol açabilen kronik bir hastalık olduğunu belirten Op. Dr. Ahmet İçağasıoğlu, "Glokom halk arasında göz tansiyonu olarak bilinir. Hastalık çoğu zaman sinsi şekilde ilerler ve erken dönemde hastalar herhangi bir belirti fark etmeyebilir. Bu nedenle glokom ‘sağlıklı gözün sessiz hırsızı’ olarak adlandırılır" dedi. ’’Görme kaybı geri döndürülemez’’ Glokomun retina ve optik siniri etkilediğini anlatan Op. Dr. İçağasıoğlu, hastalığın mekanizmasını şu sözlerle açıkladı: "Hastalık genellikle önce çevresel görmeyi etkiler. Başlangıçta hastalar görmelerinin iyi olduğunu düşünebilir, bu yüzden çoğu fark etmez. Ancak ilerledikçe görme alanı daralır ve ileri evrede tünel görme gelişebilir. Glokomda kaybolan retinal ganglion hücreleri ve optik sinir lifleri geri gelmez. Tedavinin amacı kaybedilen görmeyi geri kazandırmak değil, hastalığın ilerlemesini durdurmak veya yavaşlatmaktır." Göz içi basıncının dalgalanmalarının da hastalıkta önemli rol oynadığını dile getiren Op. Dr. İçağasıoğlu, "Sadece ortalama basınç değil, gün içi dalgalanmalar ve özellikle gece yükselmeleri de sinir hasarını hızlandırır. Bu yüzden düzenli damla kullanımı ve takip hayati önemdedir" dedi. ’’Düzenli takip kritik önemde’’ Glokom tedavisinde düzenli kontrollerin ve ilaç uyumunun büyük önem taşıdığını belirten Op. Dr. İçağasıoğlu, hastaların çoğu zaman kendilerini iyi hissettikleri için tedaviyi aksatabildiğini ifade etti. Op. Dr. İçağasıoğlu, "Glokom kronik ve ilerleyici bir hastalıktır. Göz içi basıncı kontrol altında tutulmazsa, sinir hasarı sessiz şekilde devam eder. Düzenli takip, OCT ve görme alanı testleri ile hastalığın ilerlemesini izlemek gerekir. Tedavi planı buna göre ayarlanır" şeklinde konuştu. ’’40 yaş sonrası göz muayenesi ihmal edilmemeli’’ Glokomda erken tanının görmenin korunmasında en önemli faktör olduğunu kaydeden Op. Dr. İçağasıoğlu, "Glokomda erken tanı görmenin korunmasında en önemli faktördür. Özellikle 40 yaşından sonra düzenli göz muayenesi ihmal edilmemelidir. Ailede glokom öyküsü bulunan kişilerde risk daha yüksektir. Bu yüzden bu kişilerin daha erken yaşlardan itibaren düzenli göz muayenesi yaptırmaları gerekir" dedi. ’’Sağlıklı yaşam alışkanlıkları göz sağlığını destekliyor’’ Günlük yaşam alışkanlıklarının göz sağlığı üzerinde etkili olduğunu vurgulayan Op. Dr. İçağasıoğlu, düzenli egzersiz ve yaşam tarzı önerilerini şöyle paylaştı: "Tempolu yürüyüş, hafif koşu ve yüzme gibi aerobik egzersizler göz içi basıncını birkaç birim düşürebilir ve gözün kan dolaşımını artırabilir. Ancak çok ağır kaldırma gibi basıncı artırabilecek egzersizlerden kaçınılması gerekir. Ayrıca uyku pozisyonu da önemlidir; yüzüstü uyumak veya sürekli aynı göz üzerine yatmak basıncı artırabilir. Bazı yoga hareketlerinde yapılan baş aşağı duruşlar da dikkatli uygulanmalıdır. Çok fazla kahve veya su, göz içi basıncını geçici olarak yükseltebilir. Sıvı tüketimini gün içine yaymak daha sağlıklıdır. Antioksidan açısından zengin beslenme ve sigaradan uzak durmak göz sinirini korumaya yardımcı olur." ’’Bebeklerde de görülebiliyor’’ Glokomun nadir de olsa bebeklerde görülebileceğini belirten Op. Dr. İçağasıoğlu, konjenital glokom hakkında şunları söyledi: "Konjenital glokomda göz içi sıvısının dışarıya akmasını sağlayan yapıların gelişiminde bozukluk olur. Bu durum göz içi basıncının yükselmesine ve göz dokularında hasara yol açabilir. Bebeklerde aşırı göz sulanması, ışıktan kaçma, gözleri sıkma ve kornea bulanıklığı en sık görülen belirtilerdir. Ayrıca göz büyüklüğünde artış ve korneada ödem görülebilir. Bu belirtiler fark edildiğinde vakit kaybetmeden göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır." Tedavinin genellikle cerrahi yöntemlerle yapıldığını söyleyen Op. Dr. İçağasıoğlu, "Erken dönemde yapılan müdahale ile görme büyük oranda korunabilir. Geç kalınırsa optik sinir hasarı kalıcı olur" dedi. Dünya Glokom Haftası mesajı Op. Dr. İçağasıoğlu, toplumda farkındalık oluşturmanın önemine değinerek şunları paylaştı: "Glokom sessiz ilerleyen bir hastalıktır. Belirti vermeden görme kaybına yol açabilir. Düzenli göz muayenesi, ilaçlara uyum ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları, görmenin korunması için en etkili önlemlerdir. Özellikle 40 yaş sonrası ve risk gruplarındaki kişiler kontrollerini ihmal etmemelidir."
Samsun OMÜ’de "Cumhuriyet ve Kadınların Siyasal Temsili" söyleşisi Samsun Ondokuz Mayıs üniversitesi (OMÜ) Merkez Kütüphanesi’nde "Cumhuriyet ve Kadınların Siyasal Temsili" adlı söyleşi düzenlendi. Düzenlenen söyleşide; İktisadi Ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Nuray Ertürk Keskin ve Eğitim Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Aydın konuşmacı olarak yer aldı. Türkiye’de kadınların ulusal ve yerel siyasetteki konumunu sayısal verilerle değerlendiren Prof. Dr. Nuray Ertürk Keskin, kadınların siyasi olarak güçlendirilmesinin önemini vurguladı. Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Cinsiyet Uçurumu Endeksinin 2025 verilerini paylaşan Keskin, kadınların siyasal temsilinin önündeki engelleri sıralayarak bu engellerin aşılmasına yönelik önerilerini dile getirdi. Keskin, kadınların siyasette yer almaları kadar kamu politikalarına ilişkin talep ve program sahibi olmalarının da önemli olduğunu belirtti. Söyleşinin diğer konuşmacısı olan Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Aydın ise Türk tarihinde ve toplumunda kadının yeri ile ilgili genel bir değerlendirme yaptıktan sonra Samsun’un ilk kadın milletvekili Ayşe Meliha Ulaş’tan bahsetti. 8 Mart Dünya Kadınlar Gününün ardından düzenlenen söyleşide tarihe adını ilklerle yazdıran, siyasal temsilci ve milli mücadele döneminde etkin bir faal gösteren kadınlar konuşuldu. Kadın ve Aile Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi destekleriyle düzenlenen söyleşi, teşekkür belgesi takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Manisa Köprübaşı Çileği altın sezonunu yaşıyor Mart ayında kilosu 200 liraya alıcı bulan coğrafi işaretli Köprübaşı Çileği, dört mevsim süren hasadı ve yoğun talebiyle hem üreticinin yüzünü güldürüyor hem de ilçe ekonomisine önemli katkı sağlıyor. Manisa’nın en küçük ilçesi olan Köprübaşı’nda coğrafi işaretli çileğin üretimi dört mevsim aralıksız devam ediyor. Tadı, aroması ve kalitesiyle dikkat çeken tescilli Köprübaşı çileğinin mart ayında kilosu 200 liradan alıcı bulması ise üreticinin yüzünü güldürdü. Tarlaya gelen bazı alıcıların çilekleri kendilerinin toplaması ise dikkat çekti. İlçede yaklaşık 4 bin dekar alanda yetiştirilen Köprübaşı çileği, yaz ve kış aylarının ardından bahar ayında da hasat edilmeye devam ediyor. Büyük emekle toplanan çilekler, Manisa’nın yanı sıra çevre il ve ilçelerdeki pazarlarda tüketiciyle buluşuyor. Mart ayında da üretimini sürdüren çilek üreticisi Selçuk Kayacan, örtü altında 6 dekar, açık alanda ise 4 dekar olmak üzere toplam 10 dekarda üretim yaptığını belirtti. Kayacan, Köprübaşı çileğinin hem açık arazide hem de sera altında yetiştirilebildiğini ifade ederek, fiyatların üreticiyi memnun ettiğini söyledi. Çileğin kilosunun 200 liradan başladığını dile getiren Kayacan, "Toptancıların ilgisi güzel. Hatta bazı alıcılar tarlaya gelip çileği kendileri topluyor. Yüzümüz gülüyor, cebimiz para görüyor. İlçemizde dört mevsim çilek hasadı yapılabiliyor. Köprübaşı çileği artık markalaşmış bir ürün" dedi. Kayacan ayrıca Köprübaşı çileğinin Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaret belgesiyle tescillendiğini hatırlatarak, ürünün yıl boyunca aranır hale geldiğini vurguladı. Köprübaşı’nda yaklaşık 500 üreticinin 4 bin dekarlık alanda çilek yetiştirdiği öğrenilirken, kış sezonunda üretimi artırmak için tünel sera çalışmalarının sürekli artarak devam ettiği bildirildi.