SPOR - 09 Eylül 2025 Salı 09:47

Selçuklu kış spor okulları kayıtları başlıyor

A
A
A
Selçuklu kış spor okulları kayıtları başlıyor

Konya’nın Selçuklu ilçe belediyesinin her yıl binlerce çocuğu sporla tanıştırdığı spor okullarında kış dönemi kayıtları 10 Eylül Çarşamba günü başlıyor.


Sporun merkezi Selçuklu’da, çocukların hem bedensel hem de zihinsel gelişimlerini desteklemek amacıyla yıl boyunca düzenlenen spor okulları faaliyetlerinde kış dönemi için kayıtlar 10 Eylül Çarşamba günü saat 09.00’da www.sporselcuklu.com.tr adresi üzerinden online olarak yapılabilecek. Geçtiğimiz yaz döneminde yaklaşık 15 bin öğrencinin katılımıyla tamamlanan yaz spor okullarının ardından, çocukların yılın kalan kısmında da spor yapabilmelerine imkan sunan kış spor okulları, 30 farklı tesiste ve 50 spor salonunda, 15 branşta gerçekleştirilecek. Her yıl veliler ve öğrenciler tarafından yoğun talep gören spor okullarında kontenjanların kısa sürede dolması beklenirken, en fazla ilgi gören branşlar yüzme, cimnastik ve futbol olarak öne çıkıyor.


Bu dönemde kayıt alınacak branşlar ise şöyle:


"Futbol, Yüzme, Tenis, Basketbol, Voleybol, Cimnastik, Taekwondo, Karate, Wushu Kung-Fu, Kick Boks, Masa Tenisi, Satranç, Okçuluk, Judo, Güreş."


Kış spor okullarında eğitimler 4 Ekim 2025’te başlayacak ve 24 Mayıs 2026’da tamamlanacak.



Spor malzemeleri ücretsiz


Kış dönemi boyunca 15 branşta verilecek eğitimlere katılan öğrencilere spor kıyafeti ve çanta ücretsiz olarak hediye edilecek. Eğitimler haftada iki gün yapılacak olup, ilk kayıt için 750 TL, sonraki aylar için 600 TL aidat ücreti alınacak. Selçuklu sınırları içinde yaşayan ve servis hizmetinden yararlanmak isteyen öğrenciler için ayrıca 1000 TL servis ücreti uygulanacak. Aynı aileden iki veya daha fazla kardeşin kaydında ise kişi başı 150 TL indirim sağlanacak.



Başkan Pekyatırmacı: "Çocuklarımızı sporla buluşturmaya devam ediyoruz"


Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, şunları söyledi:


"Geçtiğimiz hafta sona eren yaz spor okullarımızda yaklaşık 15 bin öğrencimize spor yaptırdık. Şimdi de kış spor okulları için hazırlıklarımızı tamamladık. 30 tesis ve 50 spor salonunda, 15 farklı branşta binlerce çocuğumuzu sporla buluşturacağız. Çocuklarımızın hem bedensel hem de zihinsel gelişimine katkı sağlayan spor okullarımızı sadece yaz döneminde değil, tüm yıl boyunca sürdürerek onların spordan uzaklaşmalarını istemiyoruz. Ayrıca yetenekli sporcularımızı kulübümüze kazandırıp lisanslı sporcu haline getiriyoruz. Bugün önemli başarılara imza atan pek çok milli sporcumuzun spor okullarımızdan yetişmesi bizleri gururlandırıyor. Çocuklarını bizlere emanet eden ailelerimize teşekkür ediyor, bu dönem spor yapacak öğrencilerimize başarılar diliyorum."



Selçuklu kış spor okulları kayıtları başlıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bilim diplomasisi için ortak çağrı İlim Yayma Ödülleri İstişare Kampı kapsamında Silivri’de düzenlenen basın toplantısında, akademisyenlerin imzasını taşıyan "Bölgesel İstikrar İçin Bilim Diplomasisi" bildirgesi kamuoyuna açıklandı. Silivri’de 1-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen 2. İlim Yayma Ödülleri İstişare Kampı, bilim dünyasını ve karar vericileri ilgilendiren önemli bir bildirgeyle gündeme geldi. Kamp kapsamında düzenlenen basın toplantısında, farklı disiplinlerden ödül sahibi akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan "Bölgesel İstikrar İçin Bilim Diplomasisi" başlıklı metin kamuoyuyla paylaşıldı. Programda İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan’ın yanı sıra akademisyenler, üniversite temsilcileri ve çok sayıda basın mensubu yer aldı. Akademik birikim politika önerisine dönüştü Toplantıda yapılan konuşmalarda, İlim Yayma Ödülleri’nin yalnızca bireysel başarıları ödüllendiren bir organizasyon olmadığı, aynı zamanda akademik bilgi üretimini toplumsal ve siyasal karar süreçlerine entegre etmeyi hedeflediği vurgulandı. Necmettin Bilal Erdoğan, ödül sahibi akademisyenlerin her yıl istişare kamplarında bir araya gelerek ortak akıl geliştirdiğini ve bu sürecin somut çıktılarının bildirgeler aracılığıyla kamuoyuna sunulduğunu ifade etti. Geçtiğimiz yıl yayımlanan "Sağlıkta Teknolojik İstiklal" bildirgesinin kamu kurumları nezdinde karşılık bulduğunu hatırlatan Erdoğan, bu yıl hazırlanan bildirgenin ise çok daha geniş bir çerçevede, bölgesel istikrar ve uluslararası iş birliği ekseninde şekillendiğini belirtti. "Bölgesel istikrar dışa bağımlı olamaz" Akademisyenler tarafından kaleme alınan bildirgede, özellikle Orta Doğu ve çevresinde yaşanan çatışmalar, enerji hatları üzerindeki jeopolitik baskılar ve uluslararası sistemdeki belirsizlikler detaylı şekilde ele alındı. Bu gelişmelerin, bölgesel barış ve güvenliğin yalnızca dış merkezli yapılarla sürdürülemeyeceğini ortaya koyduğu vurgulandı. Metinde, bölge ülkelerinin kendi tarihsel, kültürel ve bilimsel birikimlerinden hareketle yeni bir iş birliği zemini oluşturması gerektiği ifade edilirken, bu zeminin askeri ittifaklar ya da geçici siyasi uzlaşılarla değil; bilimsel üretim, eğitim, teknoloji ve ortak değerler üzerine inşa edilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Bilim diplomasisi stratejik araç olarak konumlandırıldı Bildirgede bilim diplomasisi; yalnızca akademik bir faaliyet alanı değil, aynı zamanda krizleri önleyen, güven inşa eden ve uzun vadeli istikrarı destekleyen stratejik bir araç olarak tanımlandı. Ortak akademik ağlar, veri paylaşım sistemleri, öğrenci ve akademisyen hareketliliği gibi unsurların bölgesel iş birliğinin temel yapı taşları olduğu belirtildi. Türkiye’nin sahip olduğu yükseköğretim kapasitesi, savunma sanayiindeki gelişimi, diplomatik tecrübesi ve tarihsel bağları sayesinde bu süreçte öncü bir aktör olabileceği vurgulandı. Sekiz maddelik yol haritası açıklandı Toplantıda kamuoyuna duyurulan bildirgede, bölgesel istikrarın sağlanmasına yönelik somut öneriler de yer aldı. Bu kapsamda; ülkeler arası ortak politika üretimini sağlayacak daimi ilmi komisyonların kurulması, büyükelçilikler bünyesinde bilim ateşeliklerinin oluşturulması ve araştırma kurumları arasında ortak fon mekanizmalarının geliştirilmesi önerildi. Ayrıca üniversiteler arası iş birliklerinin güçlendirilmesi, ortak veri havuzlarının kurulması, öğrenci değişim programlarının daha etkin hale getirilmesi ve deprem, iklim, enerji gibi alanlarda bölgesel bilimsel çalışma gruplarının oluşturulması gerektiği ifade edildi. Savunma ve güvenlik teknolojilerinde ortak AR-GE ağlarının kurulması da bildirgenin dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Uluslararası öğrenci ve akademisyen vurgusu Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’nin uluslararası öğrenci ve akademisyenler açısından önemli bir cazibe merkezi olduğu da vurgulandı. Bu potansiyelin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda diplomatik ve kültürel etkiler oluşturduğuna dikkat çekildi. Uluslararası öğrencilerin mezuniyet sonrasında ülkelerinde üst düzey görevlere gelerek Türkiye ile güçlü bağlar kurduğu ifade edilirken, bu durumun Türkiye’nin küresel etkisini artıran önemli bir unsur olduğu kaydedildi.