Son Dakika
|
Kuyumcukent AVM’de 20 milyonluk soygun
ABD Başkanı Trump: "İran’la görüşebilirim"
Esenler’de İBB şantiyesinde yangın: 3 konteyner zarar gördü
Esenler’de 4 katlı binanın çatısı alev alev yandı
Teknik direktör Engin Fırat son yolculuğuna uğurlandı
İran Ordusu, Hayfa’daki petrol ve gaz rafinerisi ile yakıt depolarını hedef aldı
Niğde’deki patlamanın boyutu gün ağarınca ortaya çıktı
İran Meclis Başkanı Galibaf: "Kesinlikle ateşkes peşinde değiliz"
İran’ın İsrail’e saldırılarında ölenlerin sayısı 13’e yükseldi
İzmir’de taksi şoförü ücret tartışmasında öldürüldü
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kyrgyz Designer Brings Traditional Motifs to the International Runway
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı el-Burhan ile telefonda görüştü
İsrail Dışişleri Bakanı Sa’ar: "Sonsuz bir savaş istemiyoruz"
Katar’da mahsur kalan Türk vatandaşları Türkiye’ye döndü
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: "İran'ı yok etme hayaline kapılanlar, tarihten hiç ders çıkarmamışlar
Almanya Başbakanı Merz: "İran'daki savaşı sonlandırma konusunda ortak plan olmamasından endişeliyim"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, Fransa’da
Laricani: "Hürmüz Boğazı ya barış ya da savaş kışkırtıcıları için yenilgi boğazı olacak"
KÜLTÜR SANAT
Kutsal emanetler Malatya’da sergilendi
10 Mart 2026 Salı - 17:35:19
Malatya’da Ramazan ayı nedeniyle açılan Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi yoğun ilgi gördü. 12 Mart’a kadar ziyaretçilerine açık olacak sergide 99 eser yer alıyor. Malatya’da Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Milli Saraylar Başkanlığı iş birliğinde, Ramazan ayı etkinlikleri kapsamında düzenlenen Kutsal Emanetler ve Vakıf Eserleri Sergisi bugün açıldı. 99 eserin yer aldığı sergide Kabe örtüleri, Ravza-i Mutahara örtüleri, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammet’in Saç-ı Şerifi ve Sakal-ı Şerifi’nin yanı sıra ayrıca Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlı müzeler, teberrükat depoları ve vakıf kayıtları arşivinden seçilen kutsal emanetler ve taşınır vakıf kültür varlıkları yer alıyor. Serginin açılışında konuşan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, vakıf kültürününün önemine dikkat çekerek, "Böyle bir programda özellikle vakıf eserlerinin müzelerimizde sergileniyor olması bizler için son derece gurur verici bir durumdur. Vakıf kültürü, medeniyetimizin gerçekten vazgeçilmez unsurlarından biridir" dedi. Malatya’nın bu sergiye ev sahipliği yapmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Malatya Valisi Seddar Yavuz ise, "Aziz milletimizin Hazreti Peygamber’e ve Ehli Beyt’e olan sevgisi, diğer İslam toplumlarına kıyasla çok daha güçlü ve derindir. Neredeyse Hazreti Peygamberimizin ismi anıldığında herkesin elini göğsüne götürerek salavat-ı şerife getirdiğini görürüz. Cumhurbaşkanımızın, milletvekillerimizin, Kültür ve Turizm Bakanımızın ve Milli Saraylar Başkanlığı’nın şehrimize ve diğer illerimize verdiği değerin bir göstergesi olarak bunu değerlendiriyorum. Bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımıza, Kültür ve Turizm Bakanımıza ve emeği geçen bakanlık ile Milli Saraylar Başkanlığı’nın kıymetli yöneticilerine huzurlarınızda teşekkür ediyorum" diye konuştu. Malatya Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Eğitim Merkezi’nde (MABESEM) açılan sergi 10 - 12 Mart tarihleri arasında ziyaretçileriyle buluşacak.
10 Mart 2026 Salı - 16:39
"Çete Destanı" Turnuvasının kazananları İstanbul’u keşfetti
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi’nin gençlik markası Pusula Maraş tarafından 12 Şubat Kurtuluş Haftası kapsamında düzenlenen "Çete Destanı: Maraş’ın Kurtuluşu" adlı mobil oyun turnuvasında derece elde eden 40 genç İstanbul gezisine katıldı. Gençler, ödül olarak düzenlenen gezi programında Türkiye’nin en önemli tarih ve kültür merkezlerinden biri olan İstanbul’u yakından tanıma imkanı buldu. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi, gençlerin sosyal, kültürel ve akademik gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla hayata geçirdiği projeleri Pusula Maraş çatısı altında çeşitlendirmeye devam ediyor. Gençlerin tarih bilincini güçlendirmek, kültürel mirasla bağlarını kuvvetlendirmek ve sosyal gelişimlerine katkı sunmak amacıyla gerçekleştirilen etkinlikler kapsamında bu kez de anlamlı bir gezi programı düzenlendi. 12 Şubat Kurtuluş Haftası kapsamında lise öğrencileri arasında gerçekleştirilen "Çete Destanı: Maraş’ın Kurtuluşu" adlı mobil oyun turnuvasında derece elde eden 40 genç, Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İstanbul gezisine katıldı. Hem rekabet dolu bir turnuva deneyimi yaşayan hem de şehrin kurtuluş mücadelesini dijital bir platformda öğrenme fırsatı bulan gençler, ödül olarak düzenlenen gezi programında Türkiye’nin en önemli tarih ve kültür merkezlerinden biri olan İstanbul’u yakından tanıma imkanı buldu. Tarihi mekanlar yerinde keşfedildi Gezi kapsamında gençler, İstanbul’un asırlara meydan okuyan tarihi ve kültürel miraslarını yerinde görerek bilgi edinme fırsatı yakaladı. Program çerçevesinde gençler; Eyüp Sultan Camii, Fatih Camii, Süleymaniye Camii, Bayezid Meydanı, Çemberlitaş, Sultan Ahmet Meydanı, Alman Çeşmesi, Ayasofya Camii, Eminönü Sahili, Mısır Çarşısı, Üsküdar Sahili ve Kız Kulesi gibi İstanbul’un simge mekanlarını ziyaret etti. Gezi boyunca rehberler eşliğinde gerçekleştirilen ziyaretlerde gençlere, Osmanlı döneminden günümüze ulaşan eserlerin tarihi geçmişi, mimari özellikleri ve kültürel değeri hakkında bilgiler aktarıldı. Böylece gençler hem İstanbul’un tarihi dokusunu yakından tanıma hem de Türkiye’nin kültürel mirasına dair bilgi birikimlerini artırma fırsatı elde etti. Hem eğlenceli hem öğretici bir deneyim Gerçekleştirilen gezi programı gençler için yalnızca bir ödül değil, aynı zamanda öğretici ve ilham verici bir deneyim oldu. Farklı tarihi mekanları görmenin heyecanını yaşayan öğrenciler, özellikle İstanbul’un tarihi atmosferinden ve kültürel zenginliğinden çok etkilendiklerini ifade etti. Geziye katılan gençler, bu organizasyonun kendileri için unutulmaz bir anı olduğunu belirterek tarihi mekanları yerinde görmenin kendilerini hem mutlu ettiğini hem de gururlandırdığını dile getirdi. Öğrenciler ayrıca böylesine anlamlı bir gezi programı düzenlediği için Büyükşehir Belediyesine ve Pusula Maraş ekibine teşekkür etti.
10 Mart 2026 Salı - 16:37
Karagöz ile Hacivat’a yoğun ilgi
"Kampüste Ramazan Ayı Programı" etkinlikleri kapsamında İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Zahit Aksu Konferans Salonu’nda "Karagöz ile Hacivat" gösterisi izleyicilerle buluştu. Etkinlik başlamadan önce Temel Eğitim Topluluğu çocuklar için yüz boyama etkinliği yaptı. Bütün çocuklara balon ve çikolata hediye edilirken etkinlik renkli anlara sahne oldu. Tiyatro Sanatçısı Mehmet Ali Karataş, Hacivat ve Karagöz gölge oyunundan ipli kukla gösterisine, meddah anlatılarından geleneksel orta oyununa kadar geniş bir yelpazede performans sergiledi. Sadece sahne gösterileriyle sınırlı kalmayan Karataş, çocukları da oyunun içine katarak onlarla çeşitli oyunlar oynadı. Programın sonunda katılımcılara geleneksel Ramazan şerbeti ikram edildi. Herkesin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, kültürel değerlerin yaşatılması adına büyük beğeni topladı.
10 Mart 2026 Salı - 16:04
Merkezefendi Belediyesinin gönül sofrası Akkonak Mahallesi’ne kurulacak
Merkezefendi Belediyesi, Ramazan ayının birlik ve beraberlik ruhunu mahalle iftarlarıyla yaşatmaya devam ediyor. 12 Mart Perşembe günü Akkonak Mahallesi’nde kurulacak gönül sofrasına tüm vatandaşları davet eden Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, "Ramazan’ın huzurunu ve paylaşmanın güzelliğini birlikte yaşayacağımız iftar soframıza tüm hemşehrilerimizi bekliyoruz" dedi. Ramazan ayında farklı mahallelerde iftar düzenleyen Merkezefendi Belediyesi, geleneğine devam ediyor. Ramazan ayında vatandaşları iftar sofralarında buluşturan Merkezefendi Belediyesi tarafından gerçekleştirilecek mahalle iftarları Akkonak Mahallesi Akkonak Açık Pazar Yeri’nde yapılacak. İftar sofrası, 12 Mart Perşembe günü Akkonak Mahallesi Akkonak Açık Pazar Yeri’ne (Akkonak Mahallesi Muhtarlığı Yanı) kurulacak. Başkan Doğan’dan iftara davet Aynı sofrayı paylaşmanın, dayanışma duygusunu pekiştireceğini belirten Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, "Mahalle iftarlarımızı Akkonak Mahallemizde kuracağız. Kuracağımız gönül sofralarında hemşehrilerimiz ile bir araya gelmenin mutluluğunu yaşayacağız. Birlik ve beraberliğin önemli olduğu bu dönemde, aynı sofrayı ve duyguları paylaşmak Ramazan ayını daha anlamlı hale getiriyor. Ramazanın huzurunu, paylaşmanın güzelliğini yaşayacağımız iftar soframıza tüm hemşehrilerimiz davetlidir" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
24 Şubat 2026 Salı- 11:30
Tozlu araç görünce dayanamıyor, camları sanat eserine dönüştürüyor
2
07 Mart 2026 Cumartesi- 14:01
Deve güreşi takvimi belli oldu
3
08 Mart 2026 Pazar- 14:22
Burhaniye’de iki mahallenin iftarı yüzlerce vatandaşı buluşturdu
4
09 Mart 2026 Pazartesi- 13:09
Kadınlardan ritim gösterisi
5
07 Mart 2026 Cumartesi- 10:14
Düzce’de çıraklık okulu konser salonuna dönüştürülecek
22 Ocak 2026 Perşembe - 15:08
Samsun’da yarıyıla özel tatil sahnesi
SAMSUN (İHA) – Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlikler ile çocuklar yarıyıl tatilini keyifle geçiriyor. Farklı periyotlarda düzenlenen kültür sanat etkinlikleri düzenleyen Samsun Büyükşehir Belediyesi, çocukları da unutmadı. Büyükşehir Belediyesi, yarıyıl tatili için de dopdolu bir program hazırladı. Adeta karne hediyesi niteliği taşıyan program kapsamında çocuklar sanat ve kültürle dolu bir yarıyıl tatili geçirecek Yarıyıl tatiline özel bir hafta boyunca sinema perdeleri ve tiyatro sahneleri çocuklar için açılacak. Sevimli Dinazor Dobizor, Kaptan Pengu ve Arkadaşları, Bremen Mızıkacıları, Maysa ve Bulut, Ege ile Gaga, Neşeli Kuklalar ve Ormanlar Kralı Aslan gibi birçok oyunla çocuklar tiyatro dünyasının büyülü dünyası ile tanışacak. Yine program kapsamında Arabalar, Oyunbozan Ralph, Tersyüz, Aslan Hürkuş3, Kaptan Pengu ve Arkadaşları 5 gibi filmler de minik izleyicilerle buluşacak. Geleneksel Tiyatro Kahramanları Hacivat- Karagöz gölge oyunu ile Kavuklu, Pişekar ile de çocuklar geleneksel bir deneyi yaşayacak. İnteraktif sahne gösterileri ise çocukların tatil sevincini zirveye taşıyacak. Çeşitli şovlar, illizyon gösterisi ve kukla gösterisi gibi programlarla çocuklar eğlenceye doyacak. Çocuklar ayrıca tatil boyunca Keşif Kampüsü, Bilim Merkezi ve Sanat Merkezinde düzenlenecek çeşitli atölye etkinlikleri ile ağırlanacak. Sanat Merkezi’nde 6 gün boyunca çocuklar resimden, seramiğe, piksel kodlama anahtarlıktan çanta yapımı atölyesine birçok etkinlikle hem eğlenecek hem öğrenecek. Bilim Samsun ve Keşif Kampüsü ise bilim ve keşif dolu bir tatil deneyimi sunmayı sürdürecek.
22 Ocak 2026 Perşembe - 14:37
Dönem dizileri ahşaba olan ilgiyi arttırdı
Televizyon ekranlarında izleyiciyle buluşan dönem dizileri ve geçmişe duyulan özlem, ahşap eşyalara olan ilgiyi artırdı. Samsun’da özellikle şimşir kaşıklar, el örmesi sepetler ve bastonlar vatandaşlardan yoğun talep görüyor. Geçmişi konu alan dizi ve filmler, yalnızca hikâyeleriyle değil, kullandıkları eşyalarla da nostalji duygusunu canlandırıyor. Eski zamanlarda günlük yaşamda yer alan ahşap ürünler, bu yapımlarla birlikte yeniden dikkat çekiyor. Vatandaşlar, geçmişe duyulan özlemle tahta kaşıklar, sepetler, yer masaları ve tabureler gibi birçok ahşap ürünü hem kullanım hem de dekoratif amaçla evlerine taşıyor. İnsanların hâlâ ahşaba meraklı olduğunu, satışların güzel gittiğini ifade eden esnaf Abdullah Torun, "İnsanlar ahşaba meraklı. Genelde kaşık ürünlerine çok ilgi oluyor. Dönem dizileri ve filmleri de ahşap eşyalara olan ilgiyi arttırıyor. Geçmişte kullanılan ahşap kap-kaçaklar, kaşıkların rağbet görmesinde bu dizi ve filmlerin etkisi olduğunu düşünüyorum. Bastonlara da yine gençler filmlerden özenip yöneliyorlar. Gençler daha çok dekoratif bastonları tercih ediyorlar. Yaşlılar ise ihtiyaçtan dolayı görsellik yerine daha çok fiyat-performans bastonlarını tercih ediyorlar" dedi. "En çok şimşir kaşıklar rağbet görüyor" Vatandaşların en çok rağbet gösterdiği ürünün şimşir kaşık olduğunu dile getiren Abdullah Torun, "En çok rağbet gören ürün, şimşir kaşıklar. Şimşir ağacından yapılan işlemeli kaşıkların fiyatı 4 bin TL’ye kadar çıkıyor. Bastonlar da 4 bin TL’ye kadar gidiyor. Bastonlarda ise en çok gürgenden yapılan ürünler tercih ediliyor. Satışların çoğu fiziki mağazada oluyor. İnsanlar dokunarak, görerek almayı daha çok seviyorlar. Ahşaba dokunmanın hissiyatı daha güzel olduğundan internetten çok, mağazadan satış yapılıyor" diye konuştu. Sepetlerin de dekoratif olarak çok tercih edilen eşyalar arasında yer aldığına değinen Torun, "Ahşap sepetler de çok rağbet gören ürünler arasında yer alıyor. Plastik çıktığından beri yöresel el örmesi sepetler eskisi kadar çok kullanılmıyor. Yine de birçok insan geleneksel sepetlere ilgi duyuyor. Sepetler de 150 TL’den 2 bin TL’ye kadar çıkabiliyor. Sepetler günümüzde farklı amaçlarda kullanılıyor. Önceden alışveriş çantası olarak kullanılan sepetler, şimdilerde ise dekoratif olarak masa üzeri meyve sergilemek için, şömineye odun koymak için, fındık, ceviz koymak için kullanılıyor" şeklinde konuştu.
22 Ocak 2026 Perşembe - 14:25
Sincan Belediyesi’nden tiyatro şöleni
Sincan Belediyesi yarıyıl tatilinde çocukların kaliteli zaman geçirmeleri amacıyla gerçekleştireceği tiyatro gösterileri 1 Şubat’a kadar Lale Konferans Salonu’nda çocuklarla buluşuyor. Sincan Belediyesi; tiyatro ve animasyon gösterileriyle çocukların hem eğlenceli hem de kültür ve sanatla iç içe bir tatil geçirmelerine imkan sağlıyor. Tiyatro gösterimleri 1 Şubat’a kadar devam edecek. Birbirinden eğlenceli ve eğitici etkinlikler, Lale Tiyatro Salonunda 13.00 ve 15.00 saatlerinde çocukları bekliyor. Sihirli Dünya oyunuyla başlayan tiyatro oyunları çocukları teknoloji bağımlılığı konusunda bilgilendirerek eğlenceli bir yolculuğa çıkarıyor. "Sahnelenen tiyatro oyunlarımıza tüm öğrencilerimizi bekliyoruz" Çocukların karne heyecanına ortak olduklarını belirten Sincan Belediye Başkanı Murat Ercan, "Yarıyıl tatilinde çocuklarımıza yönelik tiyatro etkinlikleri düzenliyoruz. Amacımız öğrencilerimizin yoğun geçen bir eğitim döneminin ardından yarıyıl tatillerini daha kaliteli ve keyifli geçirmelerini sağlamak. Sahnelenen tiyatro oyunlarımıza tüm öğrencilerimizi bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Sincan Belediyesi’nce hazırlanan program şöyle: 23 Ocak ve 24 Ocak Sihirli Dünya, 25 Ocak Bir Sevgi Masalı, 26 Ocak Animasyon Etkinlikleri, 27 Ocak Orman Melekleri, 28 Ocak Animasyon Etkinlikleri, 29 Ocak Pinokyo, 30 Ocak Animasyon Etkinlikleri, 31 Ocak Keloğlan Korsana Karşı, 1 Şubat Ahmet Can’ın Hayal Dünyası.
22 Ocak 2026 Perşembe - 13:58
‘Şiddetli geçimsizlik’ dünya prömiyerini Manisa’da yaptı
Kara mizah ve toplumsal taşlamayı absürt bir dille harmanlayan ‘Şiddetli Geçimsizlik’ adlı tiyatro oyunu, dünya prömiyerini yaptığı ilk gösteriminde Manisalı sanatseverlerden büyük ilgi gördü. Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Uğur Mumcu Sahnesi’nde perde açan ‘Şiddetli Geçimsizlik’ adlı tiyatro oyunu, izleyicilerin beğenisini topladı. Oyun, üretkenliğini yitirmiş bir adam ile diş hekimi olan eşinin bitmek bilmeyen ayrılık çıkmazını mizahi bir dille ele alıyor. Evli bir çiftin ironi ve zeka dolu çatışmalarını sahneye taşıyan oyun, izleyicilere kahkaha dolu bir akşam yaşattı. Oyunu Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun yanı sıra Genel Sekreter Burak Deste, MASKİ Genel Müdürü Ali Kılıç, Genel Sekreter Yardımcıları Ulaş Aydın, Pınar Mine Hacıalibeyoğlu ve Ahmet Ata Temiz, Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Daire Başkanı Ural Sevener, Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Kubilay Penbeklioğlu, oyunun yazarı Erkan Ersezer ve çok sayıda vatandaş izledi. Başkan Dutlulu, "Gurur verici" Oyun sonunda sahneye çıkan Başkan Besim Dutlulu, oyuncuları tebrik ederek şunları söyledi: "Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak böylesine nitelikli organizasyonlara imza atmak gurur verici. Önceki dönemde başlayan bu süreç, Ferdi Başkanımız ile bambaşka bir boyuta taşındı. Bizim görevimiz bu çıtayı daha da yukarı taşımaktır. Salonun tamamen dolu olması bizler için en büyük mutluluk." "Bu oyun, dünya prömiyerini bugün yaptı" Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Kubilay Penbeklioğlu ise oyunun önemine dikkat çekerek, "Bugün bizim bayramımız. Bu oyunun en özel yanı, dünya prömiyerini bugün burada, sizlerle birlikte yapmış olmasıdır. Bizleri yalnız bırakmadığınız için teşekkür ederiz" dedi.
22 Ocak 2026 Perşembe - 13:57
Vezirköprü’de tarihi yapılar restore ediliyor
Samsun’un Vezirköprü ilçesinde vakıflara ait tarihi yapılar restore ediliyor. Vakıflar Bölge Müdürü Hüseyin Uysal, çalışmaların ilçenin tarihi ve kültürel dokusuna uygun biçimde tamamlanmasının hedeflendiğini söyledi. Vezirköprü’de Tacettin Paşa Camii, tarihi Bedesten ve Kale Hamamı’nda incelemelerde bulunan Vakıflar Bölge Müdürü Hüseyin Uysal, devam eden tadilat ve restorasyon süreçlerine ilişkin yetkililerden bilgi aldı. Çalışmaların aslına uygun şekilde sürdürüldüğünü vurgulayan Uysal, yapıların tamamlanmasının ardından kente değer katacak biçimde yeniden işlevlendirilmesinin amaçlandığını ifade etti. İnceleme ziyaretlerine Vakıflar Bölge Müdür Yardımcısı Fahri Demir, AK Parti Samsun İl Başkan Yardımcısı Ahmet Muştu, Vezirköprü Belediye Başkanı Murat Gül, AK Parti Vezirköprü İlçe Başkanı Muzaffer Çil ile Samsun Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Halil İbrahim Doğan da eşlik etti.
22 Ocak 2026 Perşembe - 13:56
İki kardeş şehrin sanatsal buluşması
Erzurum Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen fotoğraf sergisinde kardeş şehirler bir araya geldi. Erzurum-Harbin Kardeş Şehir Fotoğraf Sergisi, sanatın evrensel ruhu ve birleştirici gücünü bir kez daha ortaya koydu. Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zafer Aynalı ve diğer protokol üyeleri katıldı. Genel Sekreter Aynalı, burada yaptığı konuşmada, "İki kadim medeniyetin, iki köklü devlet geleneğinin ve iki tarihî şehrin buluşmasına şahitlik etmenin onurunu yaşıyoruz. Bugünkü buluşmamız, sıradan bir ziyaretin çok ötesinde bir anlam taşımaktadır. Çünkü bugün; Çin Halk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında kurulan diplomatik ilişkilerin 55. yılını idrak ederken, aynı zamanda ‘Buz ve Kar Şehri’ Harbin ile ‘Dadaşlar Diyarı’ Erzurum arasında 2010 yılında tesis edilen kardeş şehir ilişkisinin 15. yılını da birlikte kutlamanın gururunu yaşıyoruz" dedi. "Türkiye ile Çin arasındaki ilişkiler, yalnızca modern diplomatik temaslara dayanan bir süreç değildir. Bu ilişkiler, tarihin derinliklerine uzanan, İpek Yolu’nun tozlu yollarında şekillenmiş, ticaretle, kültürle, ilimle ve karşılıklı etkileşimle beslenmiş kadim bir bağın devamıdır" diyen Aynalı, "Asya’nın kalbinden Anadolu’nun kapılarına uzanan bu tarihî hat, milletler arasında yalnızca mal değil; fikir, kültür ve medeniyet de taşımıştır. Bugün bizler, işte bu tarihî mirasın modern çağdaki temsilcileri olarak bir aradayız" şeklinde konuştu. "Erzurum; medeniyetlerin beşiğidir" Genel Sekreter Aynalı, "Erzurum, tarih boyunca bu büyük medeniyet yolunun en önemli duraklarından biri olmuştur. Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Cumhuriyet’ten günümüze kadar Erzurum; ilmin, irfanın, ticaretin ve stratejik aklın merkezi olma vasfını korumuştur. Harbin ise Çin’in kuzeyinde, sert iklimiyle, disiplinli şehir yapısıyla, buz ve kar temalı kültürel zenginliğiyle dünya çapında tanınan, vizyoner bir şehir olarak öne çıkmaktadır" kaydını düştü. Erzurum ile Harbin’i buluşturan şeyin aynı zamanda iki kardeş şehrin karakterini de yansıttığını dile getiren Aynalı, şöyle devam etti: "2010 yılında Erzurum ile Harbin arasında ilan edilen kardeş şehir ilişkisi, bir protokol metninden ibaret kalmamış; karşılıklı ziyaretler, teknik iş birlikleri, kültürel paylaşımlar ve samimi dostluklarla bugünlere kadar taşınmıştır. Aradan geçen 15 yıl boyunca, iki şehir arasında sürdürülen temaslar, şehir diplomasisinin ne kadar kıymetli ve kalıcı sonuçlar üretebildiğini bizlere açıkça göstermiştir. Kardeş şehir ilişkileri, artık sadece temsili dostluklar değildir. Günümüz dünyasında şehirler; ekonomide, turizmde, kültürde ve teknolojide doğrudan aktör haline gelmiştir. Erzurum olarak bizler, bu bilinçle hareket ediyor; uluslararası ilişkilerimizi yalnızca merkezi diplomasinin gölgesinde değil, şehirlerarası güçlü bağlar üzerinden de inşa ediyoruz. Harbin ile kurduğumuz bu kardeşlik bağı, bu anlayışın en somut örneklerinden biridir. Erzurum’umuz, sadece Türkiye’nin doğusunda bir şehir değil; aynı zamanda Kafkasya’ya, Orta Asya’ya ve Asya içlerine uzanan bir vizyonun merkezidir. Ulaşım altyapımız, lojistik gücümüz, üniversitelerimiz, turizm potansiyelimiz ve özellikle kış turizmindeki iddiamızla, bölgesel bir cazibe merkezi haline gelmiş durumdayız." "2026; Çin’in on beşinci beş yıllık kalkınma planı’nın başlangıç yılıdır" Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin de, "Büyükşehir Belediye Başkanlığı Genel Sekreteri Zafer Aynalı ile birlikte ‘Erzurum-Harbin Kar ve Buz Kardeş Şehirler Fotoğraf Sergisi’nin açılışını yapmaktan büyük bir onur ve mutluluk duyuyorum. Öncelikle, bu anlamlı etkinliğe katılarak iki şehrin zengin kültürel birikimini ve görkemli doğal manzaralarını fotoğraflar aracılığıyla birlikte paylaşmamıza vesile olan siz değerli misafirlere teşekkür ediyorum. Erzurum, köklü bir tarihe sahip olup, antik İpek Yolu üzerindeki önemli şehirlerden biridir.’Açık hava müzesi’ olarak anılan bu şehirde, her bir taş ve her bir iz, kadim uygarlıkların ve tarihî hanedanların derin izlerini taşımaktadır. Aynı zamanda Erzurum, Anadolu toprağının karlarla bezeli bir incisi olarak dünyanın dört bir yanından kış sporları tutkunlarını kendine çekmektedir. Kış sporları alanındaki özgün avantajları sayesinde Erzurum, ACES Europe tarafından 2025 Avrupa Kış Sporları Başkenti olarak seçilmiştir" şeklinde konuştu. "Harbin de Çin’in önemli tarih ve kültür şehirlerinden biridir" diyen Büyükelçi Xuebin, şunları kaydetti: "Binlerce yıllık Çin uygarlığının birikimi ve farklı kültürlerin etkisiyle Harbin, Doğu ile Batı’nın kaynaştığı, çok kültürlü yapısıyla sürekli yeni bir dinamizm ortaya koymaktadır. Kar ve buz, Harbin’in en belirgin kültürel simgesidir. ‘Buz Şehri’ olarak da anılan Harbin’de düzenlenen Buz Fenerleri Festivali, Buz ve Kar Dünyası ile Güneş Adası Kar Fuarı, bugün dünya çapında tanınan ve Çin’in buz ve kar kültürünü temsil eden önemli simgeler haline gelmiştir. Harbin ile Erzurum, 2010 yılında kardeş şehir olmuş; kar ve buz teması etrafında sürekli diyalog ve iş birliği geliştirerek Çin-Türkiye ilişkilerine katkıda bulunmuştur. 2026 yılı, Çin’in ‘On Beşinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın başlangıç yılıdır. Bu dönemde yüksek kaliteli kalkınmayı kararlılıkla teşvik edecek, yüksek düzeyde dışa açılmayı genişletecek ve Türkiye dâhil olmak üzere dünyanın tüm ülkeleriyle kalkınma fırsatlarını paylaşarak ortak gelişimi hedefleyecek, karşılıklı faydaya dayalı iş birliğinde yeni bir sayfa açacağız. Bu yıl aynı zamanda Çin ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 55. yıl dönümüne denk gelmektedir. Son yıllarda, Çin Cumhurbaşkanı Sayın Xi Jinping ile Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın stratejik liderliği altında, Çin-Türkiye ilişkileri olumlu bir gelişim ivmesini korumuş; çeşitli alanlardaki iş birliği istikrarlı biçimde ilerlemiş ve somut, verimli sonuçlar elde edilmiştir." Konuşmaların ardından halk oyunları ve halk danslarının gösterimi sonrası serginin açılışı yapıldı.
22 Ocak 2026 Perşembe - 13:53
Etkinlik önerileri yapay zeka ile kişiselleşiyor
Etkinlik biletleme platformu Biletinial, kullanıcılarına yapay zeka destekli kişisel etkinlik önerileri sunan yeni uygulamasını hayata geçirdi. Şirketten yapılan açıklamaya göre, platformun ana sayfasında yer alan yeni sistem, kullanıcıların geçmiş bilet alışverişleri, ilgi alanları ve site içi hareketlerini analiz ederek çalışıyor. Benzer ilgi alanlarına sahip kişilerin tercihleri ve veri analizleri doğrultusunda, her kullanıcıya özel etkinlik listeleri oluşturuluyor. Bu sistemin Türkiye’de ilk kez uygulandığı bildirildi. Biletinial Deneyim ve Büyümeden Sorumlu Direktör Ece Uslu, uygulamanın kullanıcıların etkinlik keşfini hızlandırmayı amaçladığını belirtti. Teknolojik yatırımlarla platformu geliştirmeye devam ettiklerini aktaran Uslu, şunları kaydetti: "Motivasyonumuz, her zaman Biletinal’ı eğlence ve etkinlik sektöründe yeni açılımlar kazandıran bir platform olarak konumlamak ve geliştirmekti. Yapay zeka destekli kişisel etkinlik önerileri, Biletinial’ı yalnızca bilet satan bir platform olmaktan çıkarıp kullanıcılarını anlayan ve yönlendiren bir teknoloji liderine dönüştürüyor. Bu adım hem sektör için bir ilk hem de kullanıcılarımız için daha zengin, daha kişisel bir deneyimin kapısını aralıyor."
22 Ocak 2026 Perşembe - 13:20
Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi sinema etkinliğinde buluştu
Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi tarafından düzenlenen sinema etkinliğinde, Filistin’de yaşanan insanlık dramını anlatan ‘Hind Rajab’ın Sesi’ filmi izlendi. Filistin için vicdani farkındalık oluşturulması amaçlanan etkinlikte Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, "Bu etkinlikle amacımız zulmü görmezden gelmeyen ortak bir vicdanı diri tutmaktır" dedi. Eğitim-Bir-Sen Adana Şubesi, üyeleri ve ailelerine yönelik düzenlediği sinema etkinliğinde "Hind Rajab’ın Sesi" filmini iki ayrı salonda gösterime sundu. Organizasyona yüzlerce sendika üyesi ile yakınları katıldı. Gösterimin ardından etkinlik katılımcıları filmde yer alan insanlık dramı karşısında gözyaşlarına boğuldu. Etkinlik sonrası açıklamalarda bulunan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, filmin İsrail işgal güçlerinin uygulamalarını çarpıcı ve sarsıcı biçimde gözler önüne serdiğini vurgulayarak, "Film bir kez daha bizlere gösterdi ki; İsrail terör rejimi küçücük bir kızı, suçsuz bir aileyi, hatta sağlık görevlilerini bile canice katledebiliyor. Bu insanlık dışı vahşete beyaz perde de şahitlik ettik ancak bunların hala yaşanıyor olması hepimizi derinden yaralamaya devam ediyor" dedi. Gösterime aileleriyle katılan üyelerine teşekkür eden ve etkinliğin yalnızca bir kültür-sanat faaliyeti olmaktan öte, vicdani bir duruş sergileme imkanı sunduğunu belirten Sarıgeçili, "Bu etkinlikle amacımız zulmü görmezden gelmeyen ortak bir vicdanı diri tutmaktır. Zulümle abad olunmaz. İnanıyoruz ki bu zulüm kısa bir süre sonra sona erecek ve onurla direnen Gazzeli mazlumlar bu savaşı kazanacaktır" ifadelerini kullandı. Başkan Sarıgeçili, son bir hafta içinde düzenledikleri masa tenisi turnuvası, kitap okuma etkinlikleri, umre turu ve sinema gösterimleriyle sendikacılık faaliyetlerinin yanında sosyal ve kültürel faaliyetlerin de çalışmalarının ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi. Benzer kültür, sanat ve dayanışma odaklı etkinliklerin önümüzdeki dönemde de sürdürüleceğini vurgulayan Sarıgeçili açıklamalarını etkinlikte görev alan gönüllülere ve organizasyona destek veren birimlere teşekkür ederek tamamladı.
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:47
Kırsalda antik bir inanç merkezi: Apollon’un saklı tapınağı
Manisa’daki Aigai Antik Kenti’ne bağlı Apollon Khresterios Kehanet Merkezi, özgün mimari bloklarının büyük bölümünü koruması ve restore edilebilir yapısıyla, hem antik dünyanın gizemli inanç merkezlerinden biri hem de kültür turizmi açısından güçlü potansiyeliyle öne çıkıyor. Manisa’nın Yunusemre ilçesinde bulunan Aigai Antik Kenti, antik dönemlerde yalnızca siyasi ve ekonomik değil, inanç dünyası açısından da büyük bir önem taşıyor. Kentten yaklaşık 2,5 kilometre uzaklıkta, doğal su kaynakları bulunan Kocaçay Vadisi içerisinde yer alan Apollon Khresterios Kehanet Merkezi, Tanrı Apollon’un "kahin" sıfatıyla insanlara kehanet sunduğu sayılı merkezlerden biri olma özelliğini barındırıyor. Helenistik dönemde, milattan önce yaklaşık 280 yıllarında inşa edildiği bilinen tapınak, yalnızca Aigai’nin değil, antik çağda Aiolis olarak adlandırılan bölgenin de en önemli kehanet merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Anadolu’daki Didyma ve Klaros gibi ünlü kehanet alanlarıyla aynı inanç geleneği içinde değerlendirilen bu kutsal alanın, özellikle su kaynaklarıyla ilişkili yapısı, Apollon kehanet merkezlerinin yer seçiminde izlenen dini ve ritüel anlayışı da gözler önüne seriyor. Tapınağın yeniden ayağa kalkması mümkün Tapınağa ulaşım ise oldukça zorlu bir parkurdan geçiyor. Aigai Antik Kenti içerisinde yer alan ancak henüz gün yüzüne çıkarılmamış antik yol üzerinden ulaşılan tapınak Roma döneminde de önemli bir kehanet merkezi olarak rol oynuyor. Dönemin Roma yönetimi tarafından kapsamlı bir yenilemeden geçirildiği, bugün alanda görülen sütunlar ve mimari blokların büyük bölümünün bu döneme ait olduğu belirlenirken, tapınağa ulaşan modern bir yolun bulunmaması ve alanın kırsal bir coğrafyada yer alması, tapınağın büyük ölçüde özgün taşlarıyla günümüze ulaşmasını sağlamış. Büyük ölçüde korunmuş olan tapınağa ulaşan modern bir yolun bulunmaması aynı zamanda yapının yeniden ayağa kaldırılabilmesine yönelik önemli bir potansiyel sunuyor. "Kutsal alanın tanrı Apollon’a adandığını biliyoruz" Tapınak hakkında bilgi veren Pergamon Koordinatör Kazı Başkanı ve Aigai Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Yusuf Sezgin, "Şu anda bulunduğumuz yer Aigai Antik Kent’in yaklaşık 2,5 kilometre uzağında bir nokta. Bilindiği üzere Aigai Antik Kenti yüksek bir tepe üstünde kurulmuş. Burası Aigai’ın yanından geçen Kocaçay vadisinin içinde dere kıyısında kurulmuş bir tapınak. Burası aslında bir kutsal alan ve bir kehanet merkezi olarak geçiyor. Kutsal alanın tanrı Apollon’a adandığını biliyoruz" dedi. "Bölgedeki en önemli kehanet merkezlerinden birisiydi" Bölgedeki en önemli kutsal alanlardan biri olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sezgin, "Kısa bir bilgi vermek gerekirse; Antik dönemde kehanet ve kahinlik çok önemli. İnsanların gündelik hayatında kehanetin çok önemli bir yeri var. Şu an bulunduğumuz yerde bu kehanetlerin gerçekleştirildiği bir kahinlik merkezi. Anadolu’da birkaç tane önemli kehanet merkezi var bilinen. Didyma en önemlisi. İkincisi Klaros’taki Apollon kehanet merkezi. Bizim bulunduğumuz bölgede, yani antik dönemde adına Aiolis denen bu bölgede herhâlde en önemli kehanet merkezlerinden bir tanesi buradaki Apollon’un kehanet merkeziydi" ifadelerini kullandı. Tanrı Apollon’un kahin sıfatıyla insanlara hizmet verdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Yusuf Sezgin, "Buranın adı orijinalinde Apollon Khresterios kehanet merkezi. Khresterios eski Yunancada kelime anlamı olarak kahinlik, kehanet, kehanet saçan gibi anlamlar geliyor. Yani tanrı Apollon’un sıfatlarından birisi bu. Yani bizim içinde bulunduğumuz tapınaktaki Tanrı Apollon aslında burada kahin sıfatıyla insanlara hizmet vermiş diyebiliriz" diye konuştu. Roma valisi tapınağı restore ettirmiş Tapınağın Roma Valisi tarafından büyük bir yatırımla yeniden inşa ettirildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Sezgin, "Tapınak Aigai Antik Kenti açısından oldukça önemli bir yere sahip. Hemen bulunduğumuz bu noktadaki tapınak milattan önce yaklaşık 280 yıllarında inşa ediliyor. Yani Helenistik dönemde inşa edildiğini biliyoruz. Fakat sonrasında, milattan önce 1. yüzyılda tapınak yenilenmiş. Bölgede önemli bir konumda bulunan Roma valisi Publius Servilius Isauricus büyük bir yatırım yaparak tapınağı yeniden inşa ettirmiş. Şu an etrafımda gördüğünüz enkazdaki bütün sütunlar ve mimari bloklar o dönemdeki tapınağa ait" dedi. Modern yolun bulunmaması tapınağı günümüze ulaştırdı Aigai Antik Kenti’nden yaklaşık 2,5 kilometre uzaklıkta bulunan ve herhangi bir yolun bulunmadığı antik yapı tüm parçalarıyla günümüze kadar ulaştı. Tapınağın orijinal bloklarıyla yeniden restore edilebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Sezgin, "Buraya ulaşan modern bir yol yok. Buraya yürüyerek gelmek zorundasınız. Oldukça kırsal bir alan günümüzde ve ulaşımı çok zor. O bakımdan bu bir avantaja dönüştürülebilir. Yani tapınağın enkazının büyük bir kısmı hala burada duruyor. İleride yapılacak bir çalışmayla bu tapınağın ayağa kaldırılması mümkün. Belki yüzde 70, yüzde 80’e kadar tapınağın orijinal bloklarıyla restorasyonu yapmak mümkün olabilecek diye düşünüyorum" diye konuştu. Antik kentte yaşamış önemli kahinlerin izlerine rastlandı Öte yandan Prof. Dr. Sezgin, antik dönemde yaşamış önemli kahinlerin isimlerine de ulaştıklarını ve bu isimlere atfedilen bir takım sıfatların da bulunduğunu belirterek "Apollon kehanetleriyle ilişkili olabileceğini düşündüğümüz çok önemli bir figür var. Aigai’da yaşamış ünlü bir kahin. Bu kahinin adını da biliyoruz; Adı Pollees. Milattan sonra 10. yüzyıla ait sözlük tarzı bir kitapta bu kahinin adı geçiyor. "Aigai’li Kahin Pollees". Helenistik dönemde yaşadığını tahmin ettiğimiz Polles çok ünlü olmuş ve çok önemli kehanetler göstermiş. Mesela kuşlarla ilişkili kehanetler üstüne bir kitabı var. İç organlarla ilgili yapılan bir takım kehanetler ile ilişkili kitabı var. Ve bu Polle’s o kadar ünlü olmuş ki döneminde "Polle’s gibi olmak" diye bir deyim oluşmuş. Bu durum antik dönemde Polles’in çok önemli bir kahin olduğunu gösteriyor. Pollés’e atfedilerek "Pollés gibi olmak" yani bir şeyi önceden tahmin eden insanlara "Pollés gibi" sıfatı yakıştırılmış. Tabii bu noktada düşününce bu kahin Pollés kehanetlerinin nereyle ilişkisi olabilir sorusu akla geliyor? Büyük ihtimalle buradaki Apollon Tapınağı’yla ilişkili olabilir diye düşünüyorum" diye konuştu. Aigai’den tapınağa ulaşılan antik yol var Aigai Antik Kentinden tapınağa ulaşan antik yol bulunduğu ve bu yolun gün yüzüne çıkarılmasının mümkün olduğunu ifade eden Prof. Dr. Yusuf Sezgin, "Kutsal alan kente 2,5 km uzakta olmasına rağmen Aigai Antik Kentinin bir tapınağı olduğu açık. Kente bu kadar uzak olmasının nedeni buradaki su kaynakları ve dere kıyısına yakın konumu nedeniyle tercih edilmiş olması. Elbette ki insanlar buraya belli dönemlerde festivaller ve törenler için geliyorlardı. Ve bunun için yapılmış muhteşem taş döşeli bir yol var. Yani Aigai Antik Kent’ini ziyarete geldiğinizde neredeyse yüzde 50, yüzde 60 açıkta olan antik dönem yolundan yürüyerek tapınağa ulaşabiliyorsunuz. Tabii ki antik dönemde insanlar da o yolu kullanarak buraya geliyorlardı ve Tanrı Apollon’a özel günlerde, bayramlarda boğa kurbanı gerçekleştiriyorlardı" dedi. Tapınak 2005 yılında saldırıya uğrayarak tahrip edildi Öte yandan tapınağın günümüze kadar ulaşan önemli bir parçası ise 2005 yılında bölgeye gelen defineciler tarafından tahrip edildi. Tapınak kapısının iki sütununun üzerinde bulunan lento defineciler tarafından kırıldığı bilgisini veren Prof. Dr. Sezgin "Tapınağın bulunduğu alanda aslına bakarsanız çok fazla kaçak kazı gerçekleşmiyor. Belki ufak tefek birtakım girişimler oluyor günümüzde. Fakat 2005 yılının kış ayında maalesef çok büyük bir felaket gerçekleşti. Arkamda gördüğünüz o iki tane dikili taş aslında bir kapının iki yanında duran söve taşları. Bunların üstünde bir de lento oluyor biliyorsunuz. Şu an lento eksik. Fakat 2005 yılından önce o lento yerindeydi. 2005 yılında bir karlı havada gelip burada kamyon krikosuyla o lento düşürülüyor yere ve parçalanıyor. Bir taşın içinde define ya da kıymetli bir şeyin olması mümkün değil tabii. Hangi gerekçeyle yapıldıklarını açıklamak belki mümkün değil ama maalesef çok kötü bir görüntü oluştu. Yani 2005 yılından önce gelseydiniz bu tapınağa giriş yapılan kapıyı sağlam olarak ayakta görecektiniz" diye konuştu. Yer altı sularıyla beraber çıkan gazlar kahinlerin bir takım görüntüler görmesini sağlıyor Bu tür tapınakların su kaynaklarına yakın bölgelerde kurulduğuna işaret eden Prof. Dr. Yusuf Sezgin, "Bu tapınağın olduğu alan kırsal bir arazi olmakla birlikte hemen yakınımızdan bir dere akıyor. Kocaçay deresi antik dönemde Titnaios ya da Pytikos isimleriyle anılmış. Bölgenin en önemli su varlıklarından biri olan Kocaçay’ın bu bölümünde, dere kenarlarında doğal su kaynakları bulunmakta. Apollo’nun kehanet merkezleri için özellikle suya yakın yerlerin tercih edildiğini biliyoruz. Çünkü yer altından çıkan bu kaynak suyuyla beraber gazlar da çıkıyor ve Apollo’nun rahibeleri kehanetleri aktarıyorlar. Yani bu gazın etkisiyle tanrıyla iletişim kurdukları ve bu iletişim sonucunda da kehanetler ve haberler getirdiklerine inanılıyor" ifadelerini kullandı. Tapınağın taşları kullanılarak değirmen inşa edilmiş Öte yandan tapınağın işlevsiz hale gelmesi sonrasında tapınağın hemen 20 metre yakınında tapınaktaki taşlar kullanılarak değirmen inşa edilmiş. Tapınak taşları ve sütunlarının değirmende kullanılmış olması ise, bölgedeki çok katmanlı kültürel mirası gözler önüne seren bir başka unsur olarak dikkat çekiyor. İnşa edilen değirmen kalıntılarının da tarihi bir öneme sahip olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sezgin, "Günümüzden yaklaşık 150 yıl önce, tapınak işlevsiz hale gelmiş ve yıkılmış. Tapınağın enkazındaki özellikle duvar taşları alınarak hemen 20 metre yakınımızda bir değirmen inşa edilmiş. Aslında o da bir kültürel miras. Bence onun da olduğu gibi korunması gerekir" diye konuştu. Keşif rotası için güçlü bir potansiyel Bugün Apollon Khresterios Kehanet Merkezi, yalnızca arkeolojik bir kalıntı olarak değil; özgün mimari dokusu, antik yol bağlantısı ve inanç tarihindeki yeriyle, Aigai Antik Kenti’ni ziyaret edenler için yeni bir keşif rotası ve kültür turizmi açısından güçlü bir potansiyel alan olarak değerlendiriliyor. Bugün büyük bölümü özgün mimari bloklarıyla ayakta kalan Apollon Khresterios Kehanet Merkezi, bilimsel kazı, belgeleme ve restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırılabilecek nitelikte önemli bir arkeolojik miras olarak öne çıkıyor. Modern yapılaşmadan uzak kalması sayesinde büyük ölçüde korunmuş olan tapınağın, kontrollü bir restorasyon süreciyle hem mimari bütünlüğünün yeniden ortaya çıkarılması hem de Aigai Antik Kenti ile birlikte bütüncül bir ziyaret rotasına dönüştürülmesi mümkün görülüyor.
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:43
Yumurta kabuklarıyla başlayan sanat merakında 30 yıldır ilmik ilmik taşları mozaiğe dönüştürüyor
Hatay’da yaşayan mozaik sanatçısı Serap Akgöl, 5 yaşındayken yumurta kabuklarıyla başlayan sanat merakında 30 yıldır ilmik ilmik taşları işliyor. Depremde atölyesi yıkılan Akgöl, Hatay Valiliği tarafından kendisine tahsis edilen yeni atölyesinde mesleğini yaşatıyor. Depremin izlerinin silindiği Hatay’da Valilik tarafından Defne ilçesine inşa edilen Kültür Sanat Çarşısı’nda kentin kültürü yaşatılmaya devam ediyor. Asrın felaketinde atölyesi yıkılan ve Kültür Sanat Çarşısı’nda yeniden sanatını yaşatma imkanı bulan mozaik sanatçısı Serap Akgöl, 30 yıldır taşları ilmik ilmik işleyerek eserler yapıyor. Sanata olan ilgisinin 5 yaşında yumurta kabuklarıyla başladığını ifade eden Serap Akgöl, "Aslında sanatla buluşmam 5 yaşında yumurta kabuklarıyla gerçekleşti. Kabukları kafalara dönüştürerek şekiller, objeler yaparak sanatıma başladım ve bu yolculukta birçok sanat dalını da yaptım. Elime geçen her objeyi nasıl değerlendiririm, dönüştürürüm şeklinde düşüncelerle ve hep ileri dönüşüm çalışmaları yaparak buralara kadar geldim. Sanatımın içinde örgüden tutun da dikiş-nakış, alüminyum folyo, ahşap boyama gibi birçok sanatı icra ettim ama kendime en yakın olan en zorunu, mozaik sanatını seçtim. Bu sanatı da 30 yıldır yapıyorum ve Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Taş Mozaik Sanatçılığı unvanını da almış bulunmaktayım" dedi. Mozaik taşlarını yaşamın her alanındaki eşyalarda kullanmayı başardığını ifade eden Akgöl, "Mozaik geçmişten günümüze hep replika olarak Roma dönemi çalışılmıştı ve Antakya’nın geleneksel el sanatı olduğu için de günümüze kadar Roma tasvirleri gelmişti. Ama 30 yıl önce ben mozaikle tanıştıktan sonra hep dikkatimi ‘neden hep müze eserleri ya da Roma dönemi çalışılıyor’ konusu çekmişti. Bunu biraz değiştirmek gerektiğini düşündüğüm için mozaiği çağdaş sanatın içerisine geçirdik. Yani Roma’dan çıkartarak günümüze kadar yaşantılarımızı resmetmeye başladık. Bu yolculukta da taşların enerjisine inandığım için Türkiye’de ilk tasarımları şahsıma ait olan mozaik takıları üretmeye başladım ve çok talep gördüler. Kişiye özel olarak hazırladığım için enerjisi de çok yüksek ve size ait oluyor. Bunun yanı sıra da evlerimizde dekorasyon olarak kullandığımız objelere dönüştürdüm. Ayrıca moda sektörüne de geçirdiğimiz için çantalar, ayakkabılar, ceket ve gelinlik tasarımlarıyla da mozaiği oralara kadar taşıdık. Bu sefer de mozaiğin gidişi çok başka bir hale büründü, her yerde kullanılabilir bir sanat olmaya başladı" dedi. Depremde atölyesinin yıkıldığını anlatan Akgöl, "Depreme kadar çok güzel atölyelerimiz vardı, işimizi çok güzel icra ediyorduk ama depremde her şeyimizi yitirdikten sonra sağ olsun valimiz bize böyle bir yer kazandırdı. Kendilerine şükranlarımı sunuyorum, bizi manevi olarak ayağa kaldırdı. Kendisi sayesinde tekrardan üretmeye devam ettik ve mesleğimize tutunduk. Valimiz Mustafa Masatlı’ya ve vali yardımcılarımıza bizi verdikleri destekten ve böyle bir yer kazandırdıklarından dolayı da şükranlarımı sunuyorum. Her daim var olsunlar" ifadelerini kullandı.
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:42
Bursa’nın yüzlerce yıllık simgeleri Osmangazi’de perdeye yansıdı
Yüzlerce yıllık geçmişe sahip olan gölge oyunu Karagöz’ü yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak için etkinlikler düzenleyen Osmangazi Belediyesi, "Karagöz Yolda" gölge oyunu ile çocuklara sömestr tatilinde unutulmaz anlar yaşattı. Bursa’nın geçmişten gelen kültürel mirasını kentin yarınlarına taşımak amacıyla çalışmalarını sürdüren Osmangazi Belediyesi, Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde ‘Karagöz Yolda’ gölge oyunu gösterisi düzenledi. Sömestr tatilindeki çocukların keyifli vakit geçirmesi için düzenlenen etkinlikte Usta Hayali Nevzat Çiftçi, geleneksel gölge oyunu Karagöz’ü esprili bir dille perdeye yansıttı. Oyunun sahnelendiği salonu tıklım tıklım dolduran çocuklar oyunu kahkahalar eşliğinde keyifle izledi. Sömestr tatilinde çocukların kahkahalarıyla renklenen etkinlikte, Karagöz ve Hacivat’ın eğlenceli diyalogları büyük ilgi görürken, kültürel aktarım eğlenceli bir aktivite ile gerçekleştirildi. Ailelerin de yoğun ilgi gösterdiği program, çocukların sosyal gelişimine katkı sunarken, geleneksel sanatların yaşatılmasına da önemli bir katkı sağladı. "Osmangazi’de Karagöz Rüzgarı Devam Edecek" Osmangazi Belediyesi’nin Bursa Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ile Kukla Oyunları Uygulama ve Araştırma Merkezi arasında imzaladığı protokol kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte konuşan usta hayalî Nevzat Çiftçi, "Karagöz’ün büyüklüğü ve güzelliği burada, salonda sadece çocukların değil büyüklerin de olmasıyla görülüyor. Karagöz’ü büyük yapan, bir kesime değil her kesime hitap etmesidir. Karagöz’ün her şeyi bir araya toplayan bir yapısı var ve bunu bugün burada gördük. Oyunu sahnelerken biz de, çocuklar ve aileleri de çok eğlendi. Osmangazi’de Karagöz rüzgarı devam edecek. Karagöz bir şey söylediği zaman bunu özellikle anaokulu çocuklarında daha çok görüyoruz. Çocukların uzun zamanda öğrenemediği bir konuyu Karagöz söylediğinde, çocuk bunu bir oyunda öğreniyor ve unutmuyor. Bu oyunu izleyen çocuklara bir yıl sonra sorsanız bile burada anlatılanları size söyleyebilirler." şeklinde konuştu. Oyunu büyük bir keyifle izleyen çocuklar Sömestr tatillerinde kendilerine böyle bir imkan tanığı için Osmangazi Belediye Erkan Aydın’a teşekkür etti.
22 Ocak 2026 Perşembe - 10:42
Gölcük’te öğrenciler için "Ara Tatil Tiyatro Şenliği" başladı
Gölcük Belediyesi tarafından yarıyıl tatiline giren öğrenciler için düzenlenen "Ara Tatil Tiyatro Şenliği" başladı. Gölcük Belediyesi Kongre Sarayı’nda gerçekleştirilen ilk etkinlikte, çocuklar için tiyatro oyunları sahnelendi. İnteraktif gösterilerin sunulduğu programda, öğrenciler sahne etkinliklerine katıldı. Tiyatro gösterilerinin yanı sıra yüz boyama ve balon dağıtımı gibi aktivitelerin de yer aldığı şenliğin 4 gün boyunca farklı merkezlerde süreceği belirtildi. Etkinlik takvimine göre programın; 22 Ocak’ta Kongre Sarayı, 27 Ocak’ta Değirmendere Kültür Merkezi ve 31 Ocak’ta Yazlık Kültür Merkezi’nde saat 15.00 ile 17.00 arasında devam edeceği öğrenildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder