KÜLTÜR SANAT
11 Ocak 2026 Pazar - 15:09 Ressam Cenk Mısırlıoğlu, SANKO Sanat Galerisi’nde sergi açtı Ressam Cenk Mısırlıoğlu, "Biraz Taş, Biraz Hayvan, Biraz Düş" isimli resim sergisini SANKO Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşturdu. Cenk Mısırlıoğlu, eserlerinde de yer verdiği hayvan figürlerinin, yalnızca doğanın bir parçası değil; insanın kontrol edemediği hırslarının, öfkesinin ve nefsinin zoomorfik birer yansıması olarak tezahür ettiğini söyledi. Mısırlıoğlu, kendisi için sarsılmaz bir hafızayı ve kurbanın üzerinde icra edildiği antik sunakları temsil eden "Taş" kavramının; şehrin kalker ve bazalt dokusundan, Hitit kabartmalarının ham maddesi olan Yesemek Taş Ocağı’na ve Zeugma’nın zeminlerini nakış gibi süsleyen o incecik mozaik taşlarına (tessera) kadar sinmiş olan arkeolojik belleği simgelediğini ifade etti. Eserlerini Gaziantepli sanatseverler ile buluşturmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Mısırlıoğlu, "Eserlerime ev sahipliği yapan SANKO Sanat Galerisi Yönetimine ve Küratör Aslı Özen Hocamıza teşekkür ediyorum" diye konuştu. Konuşmaların ardından SANKO Sanat Galerisi Yürütme Kurulu Üyesi Murat Köylüoğlu, SANKO Holding adına "Zeugma Fırat’ın Gerdanlığı" isimli yayını Cenk Mısırlıoğlu’na takdim etti. Cenk Mısırlıoğlu’nun 15 eserinin yer aldığı sergi, SANKO Park AVM üçüncü katta bulunan SANKO Sanat Galerisi’nde 23 Ocak 2026 tarihine kadar her gün 12.00-20.00 arasında gezilebilecek.
11 Ocak 2026 Pazar - 14:44 Marmaris Orman İşletme Müdürlüğü’nden yürüyüş yollarında temizlik Muğla’nın gözde turizm kentlerinden Marmaris ilçesinde, turizmin 12 aya yayılması amacıyla yürütülen projeler dahilinde Orman İşletme müdürlüğü ekipleri güzergah belirleme ve hazırlama çalışmalarına devam ediyor. Marmaris Orman İşletme Müdürlüğü tarafından yapımı planlanan ’Karia–Phoenix Ekoturizm Alanı’ için temizlik çalışmalarına başlandı. Söğüt ve Taşlıca mahalleleri sınırları içerisinde yer alan alanın bir bölümü, Karia Yolu yürüyüş güzergahı ile kesişiyor. Türkiye’nin önemli ve güzel yürüyüş rotaları arasında gösterilen parkurda, yürüyüşçüler için planlanan güzergahların açılması ve temizlik çalışmaları Muğla Orman Bölge Müdürlüğü destekleri ile Marmaris Orman işletme müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirildi. Seyir terasından başlayarak üç ayrı koya ulaşan yürüyüş yolunda düzenleme çalışmaları sürüyor. Özellikle İlkbahar ve Sonbahar mevsimlerinde popüler olan ekoturizm alanında yürüyüşçüler için belirlenen güzergahların açılması ve temizlik çalışmaları el ile hiçbir iş makinası kullanılmadan tamamen beden gücü ile gerçekleştirildi. Seyir terasından başlayan ve üç ayrı koya ulaşan yürüyüş yolunda, doğaya zarar vermeden düzenlemeler yapıldığı belirtildi. Proje dahilinde yağmur barınakları, tanıtım alanları, yönlendirme tabelaları ve seyir teraslarının yapılması planlanıyor. Çalışmaların tamamlanmasının ardından kısa, orta ve uzun mesafeli parkurların oluşturulması için planlamalar ve bakımları yapılacak olup toplamda 91 km yürüyüş parkuru bulunuyor. Marmaris Orman İşletme Müdürlüğü yetkilileri, özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında doğa yürüyüşçülerinin ekoturizm alanını ziyaret etmesini amaçladıklarını belirtti. Karia Yolu ile bağlantılı güzergah sayesinde Taşlıca ve Söğüt Mahallelerinde alternatif turizmin geliştirilmesi hedeflendiği vurgulandı. Yetkililer ayrıca İçmeler Mahallesi ile Turunç mahalleleri arasında kalan ve Phoenix ile birleşen, Karia yürüyüş yolunun temizlik çalışmalarının devam ettiğini, diğer kurumların da destekleri ile yolların güvenli güzergahlar olması için hazırlıkların tam olduğunu kaydetti.
11 Ocak 2026 Pazar - 14:20 Semercilik mesleği Kahramanmaraş’ta yok olma noktasına geldi Kahramanmaraş’ta hayvancılığın azalması ve modern tarım araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte semercilik mesleği yok olma noktasına geldi. Hayvanların sırtına yük taşımak amacıyla kullanılan semerleri üreten ustalardan biri olan 60 yaşındaki Mahmut Gökpınar, mesleğin geleceğine dair endişelerini dile getirdi. Merkez Onikişubat ilçesinde yaşayan Gökpınar, yaklaşık yarım asırdır semercilik yaptığını belirtti. Geçmişte Kahramanmaraş’ta 25-30 civarında semer ustasının bulunduğunu aktaran Gökpınar, bugün bu sayının birkaç kişiye kadar düştüğünü söyledi. Hayvancılığın azalmasıyla birlikte semer kullanımının da yok denecek kadar az olduğunu ifade eden usta Gökpınar, "Makineleşmeyle birlikte hayvancılık azaldı. Hayvancılık bitince semercilik de bitti. Şuan çırak yok. Usta yetişmiyor. Meslek sona doğru gidiyor" dedi. Mesleğin sürdürülebilirliği için mesleki eğitimin önemine dikkat çeken Gökpınar, zorunlu eğitim sürecinin ardından çırak bulunamadığını belirtti. Gençlerin küçük yaşta mesleğe yönelmesinin önünün kapandığını ifade eden Gökpınar, meslek liselerinin ve çıraklık sisteminin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı. Gökpınar, özellikle okumakta zorlanan gençlerin bir sanat dalına yönlendirilmesinin hem mesleklerin yaşatılması hem de gençlerin bir iş sahibi olması açısından önemli olduğunu kaydetti. Semerin yapım süreci hakkında da bilgi veren Gökpınar, üretimde telis bezi, inek derisi ve çınar, kayın gibi ağaç türlerinden yararlanıldığını söyledi. İyi bir ustanın yaz aylarında bir semeri yaklaşık bir ila bir buçuk günde tamamlayabildiğini belirten Gökpınar, mesleğin tamamen el emeğine dayandığını ifade etti.
Asırlık kilim geleneğinde genç ustalar yetişiyor
21 Kasım 2025 Cuma - 09:58 Asırlık kilim geleneğinde genç ustalar yetişiyor Samsun’un Vezirköprü ilçesi Sarıdibek Mahallesi’nde 2019 yılında coğrafi işaret alarak tescillenen Tahtaköprü kilimi, usta öğretici Sümeyye Naçar’ın öncülüğünde yeniden canlanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığından kısa süre önce "Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı" kartını alan Naçar, 12 öğrencisine geleneksel kilim dokumacılığını öğreterek kültürün yeni nesillere aktarılmasını sağlıyor. 42 yaşındaki usta öğretici Sümeyye Naçar, mesleğin aileden gelen bir gelenek olduğunu belirterek, "Bu iş doğuştan beri var. Annemden gördüm, annemin geçim kaynağıydı. Tahtaköprü’de başladım, şimdi Sarıdibek’te devam ettiriyorum. Bildiğimiz bu dokumacılık 200 yıla dayanıyor" dedi. Kilim yapım sürecini anlatan Naçar, "Koyundan kırptığımız yünü temizleyip ip haline getiriyoruz. Çıkrıkla bükme yapıp çözgüye hazırladıktan sonra dokumaya başlıyoruz. İplerimiz ve desenlerimiz sıralı gider" diye konuştu. Ürünlerde kullanılan geleneksel motiflerin "fare dişi", "sızı", "çobanıliğmez" ve "göbek bağı" olduğunu ifade eden Naçar, büyük ebatlı kilimlerin gün içinde ancak 10 santimetre dokunabildiğini, bir kilimin yaklaşık bir ayda tamamlandığını söyledi. Dokumacılığın büyük emek istediğini vurgulayan Naçar, "Dokumacılık sabır demek, emek demek, kültüre sahip çıkmak demek" diyerek kursların büyük bölümünü kendi imkânlarıyla sürdürdüklerini, Vezirköprü Kaymakamı Özgür Kaya’nın da çalışmalara destek olduğunu belirtti. Atölyede çalışan 19 yaşındaki bir genç kız, 6 aydır dokuma yaptığını söyleyerek köylerdeki gençlere daha fazla destek verilmesi gerektiğini ifade etti. Bir diğer çalışan ise dokuma kültürünü yaşatmak için çaba gösterdiklerini, yetkililerin de bu kültüre sahip çıkmasını istedi.
Samsun turizmde yükselişini sürdürüyor: 1,57 milyon ziyaretçi
21 Kasım 2025 Cuma - 09:51 Samsun turizmde yükselişini sürdürüyor: 1,57 milyon ziyaretçi Turizmde yükselişini sürdüren "Karadeniz’in ve Kuzey Anadolu’nun incisi Samsun" 2024 yılında 1 milyon 571 bin ziyaretçiyi ağırlarken, kentin kültürel mirasına olan ilgi de rekor seviyeye ulaştı. Samsun Müzesi başta olmak üzere Bakanlığa bağlı 3 müze ve 7 özel müzeyi toplam 610 bin kişi ziyaret etti. Samsun’un kültürel mirası, turizm potansiyeli ve kütüphane hizmetlerinin değerlendirildiği toplantı, Samsun Valisi Orhan Tavlı başkanlığında gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan Samsun Turizm Master Planı doğrultusunda ilerleyen çalışmalar masaya yatırılırken, müzelerden konaklama tesislerine, coğrafi işaretten kütüphane verilerine kadar pek çok başlık ayrıntılı şekilde ele alındı. Samsun’un "Karadeniz’in ve Kuzey Anadolu’nun incisi" olarak turizmde güçlü bir marka olma hedefi doğrultusunda adımların hızla devam ettiğini belirten Vali Tavlı, ilin sahip olduğu kültürel ve doğal değerlerin bölgesel turizmin gelişmesinde önemli rol oynadığını ifade etti. Müzelere 610 bin ziyaretçi İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü verilerine göre, Samsun Müzesi başta olmak üzere ilde bulunan Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı 3 müze ile 7 özel müzeyi 2024 yılı içerisinde 610 bin kişinin ziyaret ettiği bildirildi. Zengin arkeolojik ve kültürel eserlerin sergilendiği müzeler, turizmin önemli çekim noktaları arasında yer aldı. Konaklama tesisleri 294’e ulaştı Turizm altyapısının gelişimine ilişkin bilgiler de toplantıda paylaşıldı. Samsun genelinde faaliyet gösteren 294 turizm işletme belgeli konaklama tesisi, ilin artan turist kapasitesini karşılamada önemli bir rol üstleniyor. 2024 yılında Samsun’u ziyaret eden turist sayısı ise dikkat çekici bir artış gösterdi. Buna göre şehre 1 milyon 392 bin yerli, 179 bin yabancı olmak üzere toplam 1 milyon 571 bin turist geldi. Coğrafi işarette 18 tescil, 8 başvuru Samsun’un yöresel ürünlerinin marka değerini artıran coğrafi işaret çalışmalarında da önemli ilerleme kaydedildi. 2005 yılında Bafra pidesi ile başlayan süreçte ilin coğrafi işaret tescili alan ürün sayısı 18’e, başvuru aşamasındaki ürün sayısı ise 8’e yükseldi. Yetkililer, bu çalışmaların hem gastronomi turizmine hem de yerel üreticinin güçlenmesine katkı sunduğunu belirtti. Kütüphanelerde 1 milyonun üzerinde ziyaretçi Toplantıda ele alınan bir diğer başlık ise kütüphane hizmetleri oldu. Samsun Müzesi Halk Kütüphanesi dahil olmak üzere kent genelinde hizmet veren 20 kütüphanede; 437 bin kitap, 155 bin üye, 172 bin ödünç verilen kitap, 1 milyon 51 bin ziyaretçi rakamlarına ulaşıldığı kaydedildi. Bu veriler, Samsun’da kültürel ve akademik faaliyetlere olan ilginin her geçen yıl arttığını gösteriyor. Milli Mücadele Salonu yenileniyor Samsun Müzesi içinde yer alan Milli Mücadele Salonu’nun yenilenmesine yönelik çalışmalar da toplantının gündem maddeleri arasında yer aldı. Yetkililer, salonun modern müzecilik anlayışına uygun şekilde yeniden düzenlenmesi için hazırlıkların sürdüğünü açıkladı. Toplantıya, Vali Yardımcısı V./Atakum Kaymakamı Murat Bulacak, İl Kültür ve Turizm Müdürü Süleyman Demirtaş, müdür yardımcıları İrfan Göz ve Hasan Kılıçarslan, Samsun Müzesi Müdürü Kenan Sürül ve Müdür Yardımcısı Selahattin Kanca, Gazi İl Halk Kütüphanesi Müdürü Mikdat Malat, OMÜ Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Yavuz Erler katıldı.
Devlet Çoksesli Korosu 90’ıncı yaşını kutlayan Arvo Part’in İstanbul’a özel bestelediği eseri sanatseverlerle buluşturdu
21 Kasım 2025 Cuma - 09:28 Devlet Çoksesli Korosu 90’ıncı yaşını kutlayan Arvo Part’in İstanbul’a özel bestelediği eseri sanatseverlerle buluşturdu Devlet Çoksesli Korosu (DÇK), 90’ıncı yaşını kutlayan Arvo Part’in prömiyeri 2010 yılında İstanbul’da gerçekleştirilen ‘Adams Lament (Adem’in Yakarışı)’ isimli eserini seslendirdi. Koro Şefi Burak Onur Erdem, "Devlet Çoksesli Korosu olarak bu eseri mutlaka seslendirmemiz gerek diye düşündük. Bu akşam Arvo Part’e ayrılan bir gece hazırladık" dedi. Dünyada en çok seslendirilen yaşayan besteci Arvo Part’in bu yıl 90’ıncı yaşı kutlanıyor. Prömiyerinin 2010 yılında İstanbul’da gerçekleştirildiği Adam’s Lament eseri, Orkestra Akademik Başkent, Devlet Çoksesli Korosu ve Devlet Çoksesli Çocuk Korosu ile CSO Ada Ankara Tarihi Salon’da Burak Onur Erdem yönetiminde seslendirildi. Konser öncesinde Koro Şefi Burak Onur Erdem, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. "Arvo Part’e ayrılan bir gece hazırladık" Şef Erdem, Arvo Part’in bütün dünyada 90’ıncı yaşının kutlandığını aktardı. Erdem, Arvo Part tarafından bestelenen ‘Adams Lament (Adem’in Yakarışı)’ isimli esere ilişkin, "Bizim için özel olan bu eserim İstanbul için yazılmış olması. 2010 yılında İstanbul Müzik Festivali’nde bu eserin prömiyeri yapıldı. Arvo Part İstanbul’a geldi. Biz de 15 yıl sonra tekrar Ankara’da CSO tarihi salonda bu eseri sahneye taşıyoruz. Neden İstanbul için yazdığını açıklamak gerekirse, Hz. Adem tüm dinleri birleştiren bir figür. İstanbul da öyle bir şehir. Bütün dinler yaşamış, kadim kültürler İstanbul’da yer almış. İstanbul herkese kucak açmış. Türkiye de aslında böyle. O açıdan bizim Türkiye Devlet Korosu olarak, Devlet Çoksesli Korosu olarak bu eseri mutlaka seslendirmemiz gerek diye düşündük. Bu akşam Arvo Part’e ayrılan bir gece hazırladık" dedi. "Sesimiz buradan bütün dünyaya ulaşıyor" Konserin Arvo Part ve çevresiyle bağlantılı halde düzenlendiğini kaydeden Erdem, "Duyurular sırasında Ankara’da bu yapılıyor diye tüm dünyaya duyuruluyor. Arvo Part 15 yıl önce İstanbul’a geldiğinde de tanışma fırsatı buldum. Hatta bir gün rehberliğini yaptım, kendisiyle orada tanıştık. O günden beri de müziklerini farklı farklı konserlerde seslendiriyoruz. Sesimiz buradan bütün dünyaya ulaşıyor" diye konuştu.
Devlet Çoksesli Korosu: "Arvo Part’e ayrılan bir gece hazırladık"
21 Kasım 2025 Cuma - 09:06 Devlet Çoksesli Korosu: "Arvo Part’e ayrılan bir gece hazırladık" Devlet Çoksesli Korosu (DÇK) Şefi Burak Onur Erdem, "Devlet Çoksesli Korosu olarak bu eseri mutlaka seslendirmemiz gerek diye düşündük. Bu akşam Arvo Part’e ayrılan bir gece hazırladık" dedi. Dünyada en çok seslendirilen yaşayan besteci Arvo Part’in, bu yıl 90’ıncı yaşı kutlanıyor. Prömiyerinin 2010 yılında İstanbul’da gerçekleştirildiği Adam’s Lament eseri, Orkestra Akademik Başkent, Devlet Çoksesli Korosu ve Devlet Çoksesli Çocuk Korosu ile CSO Ada Ankara Tarihi Salon’da, Burak Onur Erdem yönetiminde seslendirildi. Konser öncesinde Koro Şefi Burak Onur Erdem, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. "Arvo Part’e ayrılan bir gece hazırladık" DÇK Şefi Burak Onur Erdem, Arvo Part’in bütün dünyada 90’ıncı yaşının kutlandığını aktardı. Erdem, Arvo Part tarafından bestelenen ‘Adams Lament’ yani ‘Ademin Yakarışı’ isimli esere ilişkin şöyle konuştu: "Bizim için özel olan bu eserim İstanbul için yazılmış olması. 2010 yılında İstanbul Müzik Festivalinde bu eserin prömiyeri yapıldı. Arvo Part İstanbul’a geldi. Biz de 15 yıl sonra tekrar Ankara’da CSO tarihi salonda bu eseri sahneye taşıyoruz. Neden İstanbul için yazdığını açıklamak gerekirse, Hz. Adem tüm dinleri birleştiren bir figür. İstanbul da öyle bir şehir. Bütün dinler yaşamış, kadim kültürler İstanbul’da yer almış. İstanbul herkese kucak açmış. Türkiye de aslında böyle. O açıdan bizim Türkiye Devlet Korosu olarak Devlet Çoksesli Korosu olarak bu eseri mutlaka seslendirmemiz gerek diye düşündük. Bu akşam Arvo Part’e ayrılan bir gece hazırladık." "Sesimiz buradan bütün dünyaya ulaşıyor" Gerçekleşen konserin Arvo Part ve çevresiyle bağlantılı halde düzenlendiğini kaydeden Erdem, "Duyurular sırasında Ankara’da bu yapılıyor diye tüm dünyaya duyuruluyor. Arvo Part 15 yıl önce İstanbul’a geldiğinde de tanışma fırsatı buldum. Hatta 1 gün rehberliğini yaptım. Kendisiyle orada tanıştık. O günden beri de müziklerini farklı farklı konserlerde seslendiriyoruz. Sesimiz buradan bütün dünyaya ulaşıyor" diye konuştuk.
Son Başbakan Binali Yıldırım Konuralp Antik kentini gezdi
20 Kasım 2025 Perşembe - 22:38 Son Başbakan Binali Yıldırım Konuralp Antik kentini gezdi 60 yılda yapılacak çalışmaları çok kısa bir süre olan 5 yılda yaptıklarını aktardı. Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, Türkiye Cumhuriyeti Son Başbakanı Binali Yıldırım, 26. Dönem TBMM Başkanı İsmet Yılmaz, 65. Hükümet Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan ile bakanlık yetkililerini Düzce’de ağırladı. Aynı hükümette birlikte çalıştığı bürokratlarla bir araya gelen Özlü, Düzce tarihini barındıran Konuralp Antik Tiyatrosu’nu tanıttı. Çalışmalar hakkında bilgiler aktaran Faruk Özlü, 50-60 yılda yapılması mümkün olan kazıların 5 yıl gibi kısa bir sürede bitirildiğini aktararak; "Burada 5 yıldır kazı yapıyoruz. Kazılarda çok önemli eserler bulduk, hepsi orijinal. Bu alanın milattan önce 3. Yüzyılda inşa edildiğini biliyoruz. Koyu renk olan taşlar daha önce vardı, yerel halk arasında ‘Kırk Basamaklar’ olarak bilinirdi, onun alt kısmında olanları biz çıkardık. Normalde 50-60 yılda yapılacak kazıları biz 5 yılda yaptık. Kazı ekibi ve ekipmanlarını biz sağlıyoruz. Kazı başkanı müze müdürüdür. Yani buranın kazı kontrolü Kültür ve Turizm Bakanlığı’mızdadır. Düzce’nin en güzel yeri burası. Romalılar burayı seçmişler, buraya yerleşmişler. Buranın zemini de kaya, sağlam bir zemini var" ifadelerini kullandı. Heyet bölgeyi incelemesinin ardından Konuralp’ten ayrıldı.
Balıkesirli öğretmen yazar Dilaver Ayyıldız’dan çocuklara şiir kitabı
20 Kasım 2025 Perşembe - 18:53 Balıkesirli öğretmen yazar Dilaver Ayyıldız’dan çocuklara şiir kitabı Balıkesirli öğretmen yazar Dilaver Ayyıldız 4. kitabı ’Çocuk Şiirleri’ yayımlandı. Eğitim camiasında öğretmenlik ve müdürlük görevlerinde bulunan Emekli Eğitimci ve yazar Dilaver Ayyıldız bugüne kadar şiir kitabı İfadem, Gülsafa, Yaşadıkça dan sonra 4. kitabı ’Çocuk Şiirleri’ şiir kitabını hazırladı. Balıkesirli kitapseverleri 4 eseri ile buluşturan Ayyıldız, kitap fuarlarına katılıyor, merkez ve ilçelerdeki okullarda söyleyişlere katılarak deneyimlerini çocuklara aktarıyor. Hem merkez ve hem ilçelerde düzenlenen etkinliklerde Dilaver Ayyıldız, 15 yaşındayken bir yazısı ulusal dergide, bir yazı ve şiiri de ulusal gazete köşe yazısında yer almıştı. Öğretmen Yazar ve Şair Ayyıldız, kitap fuarları yanı sıra okullarda öğrencilere okumanın ve anlamanın değerlerini genç öğrencilere anlatıyor. Lise yıllarından bu yana yazan ve yıllar sonra yazdıklarını kitaba dönüştüren Ayyıldız, yaptığı çalışmalar ile şiir ve çocuk hikâyeleri yazan yazarın dördüncü kitabı ’Çocuk Şiirleri’ raflarda yerini aldı. Kitapları ile kitap fuarları ve okullarda Balıkesirli vatandaşlarla ve öğrencilerle buluşmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti. Ayyıldız son olarak Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği kitap fuarında, Bigadiç Belediyesi etkinliğinde ve İvrindi’deki kitap fuarında yer aldı.
Rektör Adıgüzel, 17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği’ni ziyaret etti
20 Kasım 2025 Perşembe - 17:28 Rektör Adıgüzel, 17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği’ni ziyaret etti Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, 17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliğini ziyaret ederek atölye çalışmalarını yerinde inceledi. 17. Uluslararası Anadolu Kaligrafi ve Tipografi Etkinliği kapsamında gerçekleştirilen çalıştaylar tüm hızıyla devam ediyor. Anadolu Üniversitesi tarafından düzenlenen etkinlik çerçevesinde, Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Sanatlar Bölümü’nde uygulamalı çalıştay gerçekleştirildi. Uluslararası sanatçılar Einoddin Sadeghzadeh ve Natalia Toropitsyna, çalıştayda öğrencilerle bir araya geldi. Rektör Adıgüzel, atölye çalışmalarını yerinde inceledi Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, gün boyu süren ve üretim sürecine öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği çalıştayı ziyaret etti. Ziyarette, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Duygu Kahraman ile Grafik Sanatlar Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mehtap Uygungöz de yer aldı. Rektör Adıgüzel, atölye çalışmalarını yerinde inceleyerek öğrencilerle sohbet etti, yürütülen üretim süreçlerine ilişkin bilgi aldı. Sadeghzadeh ve Toropitsyna ile de bir araya gelen Rektör Adıgüzel, sanatçıların çalıştay kapsamındaki üretimlerini inceleyerek Anadolu Üniversitesi’nin uluslararası sanat etkinliklerine verdiği önemin altını çizdi.
Menteşe, Tarihi Kentler Birliği teknik eğitim programına ev sahipliği yapıyor
20 Kasım 2025 Perşembe - 17:22 Menteşe, Tarihi Kentler Birliği teknik eğitim programına ev sahipliği yapıyor Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL) tarafından yürütülen "Gelecek Akademi-Alanda Eğitimler" programı kapsamında, Tarihi Kentler Birliği üyesi 9 belediyeden 19 teknik personel 4 gün sürecek program kapsamında Menteşe’de bir araya geldi. Katılımcılar Konakaltı İskender Alper Kültür Merkezi, Arasta bölgesi ve çevresindeki kültürel miras alanlarında gezi ve inceleme çalışması yaptı. Konakaltı İskender Alper Kültür Merkezi’nde başlayan programın açılışında konuşan Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, Türkiye’deki ilk koruma amaçlı İmar Planının Muğla’da yapıldığını ifade ederek, Muğla’nın özel bir bölge olduğunu söyledi. Başkan Köksal Aras, kültürel mirası korumanın yalnızca yapıları değil, bir kentin ruhunu, kimliğini ve hafızasını da geleceğe taşımak olduğuna dikkati çekerek, "Bugün burada Şehir Plancısı bir belediye başkanı olarak böyle bir programa ev sahipliği yapmak benim için çok kıymetli. Belediye Başkanlığından önce de 10 yıllık bir meclis üyeliği geçmişim var. Bu süreçte, İmar Komisyonu Başkanlığı ve 10 yıl boyunca belediyemizin Tarihi Kentler Birliği Temsilciliği görevlerinde bulundum. Şu anda da Mansur Başkanımızın önderliğindeki Tarihi Kentler Birliğinde Encümen Üyesiyim. Muğla ve Menteşe korumacılık anlamında ülkemizin en özel şehirlerinden biridir. Dönemin Belediye Başkanı Erman Şahin ve o dönemde Muğla’da görev yapan Mimar Oktay Ekinci’nin yoğun çalışmaları sonucu, 1970’li yılların başında Türkiye’nin ilk koruma amaçlı imar planı Muğla’da hazırlanmıştır. Daha sonra seçilen belediye başkanlarımız da bu bilinci yaşatmıştır. Kentimiz tarihi dokusu, yüzyıllardır uyum içinde yan yana duran evleri, meydanları, sokakları ve yaşam kültürüyle bugün hâlâ kendini koruyabilen nadir kentlerden biridir. Menteşe’nin sokaklarında yürürken, aslında yaşayan bir açık hava müzesinde dolaşırsınız. Burada, bu iki günde bu deneyimi keyifle yaşamanızı temenni ediyorum. Çünkü doğal, kentsel ve arkeolojik sit alanlarının aynı anda bulunduğu nadir kentlerden biridir Menteşemiz" dedi. Menteşe’nin hamamları, hanları, sivil mimarlık örnekleri ile geçmişi bugüne taşıyan önemli bir kültürel mirasa sahip olduğunu dile getiren Başkan Köksal Aras, "Zanaatın ve el emeğinin hâlen yaşadığı Arastamız, Saat Kulemiz, hemen yanında restorasyonu devam eden Vakıflar Hamamımız ve şu anda içerisinde bulunduğumuz Konakaltı İskender Alper Kültür Merkezimiz kentimizin önemli kültürel miraslarından. Özellikle Konakaltı Hanımızın Osmanlı dönemine ait bir han. Yine bir şansımız da Ağa Han Mimarlık Ödülünü 1983 yılında kazanan Nail Çakırhan büyüğümüzün de bu hana elinin değmiş olması. Halet Çambel ile birlikte buranın restorasyonunu yapmışlar. Bu hanın bu bakımdan bizim için ayrı bir değeri var. Türkiye’nin inilen tek yaylası olan Karabağlar Yaylamız ise kendine özgü dokusuyla, irimleriyle, kahveleriyle yan yana camileriyle hoşgörünün simgesidir" dedi. Köksal Aras, "Bu değerlerin korunması hepimizin ortak sorumluluğudur" Sahip olunan kültürel ve tarihi değerlerin korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirten Başkan Köksal Aras, "ÇEKÜL Vakfı ve Tarihi Kentler Birliği’nin yürüttüğü bu programı çok önemsiyoruz. Bu vesileyle Vakfın Kurucu Başkanı olan ve geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz değerli hocamız Prof. Dr. Metin Sözen’i de saygı ve sevgiyle anıyorum. Kendisine bakış açımıza yaptığı katkılar ve çalışmaları için minnettarız. Sizler için düzenlenen eğitimin, hem Menteşe’nin kültürel mirasını deneyimlemek hem de iyi örnekleri paylaşmak adına verimli geçeceğine inanıyorum. Menteşe Belediyesi olarak, yerel mirası koruma çalışmalarımızı bilimsel verilerle, ortak akılla ve katılımcı bir anlayışla yürütüyoruz. Kentimizin tarihi alanlarını korumaya ve yaşatmaya devam ediyoruz. Bu programın kentlerimizin geleceğine katkı sunacak yeni iş birliklerine vesile olmasını diliyorum" şeklinde konuştu. Başkan Köksal Aras’ın konuşmasının ardından yerel mirasın korunması, kentsel tasarım, uygulama deneyimleri ve koruma politikaları üzerine sunumlar yapıldı. Katılımcılar daha sonra Muğla Müzesi, Konakaltı İskender Alper Kültür Merkezi, Arasta bölgesi ve çevresindeki kültürel miras alanlarında inceleme ve saha çalışması yaptılar.
Yorgancılar son ilmeklerini atıyor: En genç usta 52 yaşında
20 Kasım 2025 Perşembe - 15:06 Yorgancılar son ilmeklerini atıyor: En genç usta 52 yaşında Bir zamanların vazgeçilmez el sanatlarından "yorgancılık", son ustalarının ellerinde yavaş yavaş tarihe karışıyor. Samsun’da mesleğin "en genci" olduğunu söyleyen 52 yaşındaki yorgan ustası Mehmet Selçuk, 40 yıldır attığı ilmeklerin artık sonuna geldiklerini söyledi. Sanayileşme ile birlikte makine üretimi yorganların piyasayı ele geçirmesi, el emeği göz nuru yün ve pamuk yorganları ikinci plana itti. Bir dönem 100’ü aşkın yorgan ustasının bulunduğu Samsun’da bugün sayı iki elin parmaklarını geçmezken, çırak yetişmediği için mesleğin geleceği de karanlık görünüyor. 40 yıl önce çırak olarak başladığı meslekte kendisinden sonra hiç çırak yetişmediğini belirten usta Selçuk, "Yün, pamuk ve elyaftan yorganlar yapıyorum. Müşterinin kendi malzemesi varsa işçilik de yapıyoruz. Kış aylarında en çok yün yorgan tercih edilir. Yün hem sıcak tutar hem de daha sağlıklıdır. Elyafın hammaddesi kimyasal olduğundan çok önermiyoruz. Hakiki yün yorgan 3 bin 500 TL, pamuk yorgan 2 bin 500 TL, elyaf ise yaklaşık bin 500 TL’den satılıyor" dedi. "En genç yorgancı benim" Mesleğin yok oluşun eşiğinde olduğunu kaydeden Selçuk, çırak bulamamanın sektörü bitirdiğini vurgulayarak, "Önceden Samsun’da 100’ün üzerinde usta vardı. Şimdi 10’u zor bulursun. Çırak yetişmiyor. Gençler kolay para kazanabilecekleri işlere gidiyor. 52 yaşındayım ama benden genç yorgancı yok. Diğer ustalar 55 ile 70 yaş arasında. En fazla 5-6 yıl daha devam edebilirim. Hazır dikim yorganlar oldukça yaygınlaştı. El işi yorganların 15-20 yıl sonra tamamen biteceğini düşünüyorum" diye konuştu. Yorgancılığın zahmetli bir iş olduğuna dikkat çeken Selçuk, "Yere oturup saatlerce iğneyle işlemek kolay değil. Çıraklar 2 saatte ‘belim ağrıyor’ deyip bırakıyor. ‘Elime iğne battı’ diye kaçan çok oldu" ifadelerini kullandı. Soğuk kış günlerine doğru gidilirken yün ve pamuk yorganların hem daha sıcak hem de daha sağlıklı olduğunu belirten usta, eskilerin yün yorgana değer verdiğini ancak yeni gelinlerin el işi yorgan almaya pek sıcak bakmadığını da sözlerine ekledi.
Medusa mozaiği kış şartları için korumaya alındı
20 Kasım 2025 Perşembe - 14:22 Medusa mozaiği kış şartları için korumaya alındı Burdur’da kazı çalışmalarıyla ortaya çıkarılan ve yüzde 95 oranda orijinal olması sebebiyle dünyada bir tek Kibyra Antik Kenti’nde bulunan, "opus sectile" tekniğiyle renkli mermerlerden inşa edilen Medusa mozaiği kış şartlarında zarar görmemesi için üzeri kapatıldı. Burdur’un Gölhisar ilçesinde bulunan "Gladyatörler Şehri" olarak bilinen Kibyra Antik Kenti’nin içerisindeki Odeon’un ortasında yer alan, "opus sectile" tekniğiyle oluşturulan Medusa mozaiğinin kış şartlarından korumak için üzeri kapatıldı. Yaz aylarında binlerce turistin ziyaret ettiği eşsiz eser, MS 1. yüzyılın ilk evrelerine dayanıyor; mitolojide ise "Gözlerine bakan kötü niyetli kişileri taşa çevirdiğine" inanılan "yılan saçlı, keskin dişli, dişi canavar" olarak biliniyor. Antik dönemde konser alanı, meclis, mahkeme ve üzeri kapalı tiyatro olarak kullanılan Odeon, ziyaretçilerin en çok ilgisini çeken eserlerin başında geliyor. Kibyra Kazı Başkanı Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Kibyra Olympeion Odeionu orkestra zeminini kaplayan opus sectile Medusa mozaiği ile Odeion Stoası zemin döşemesi opus tessellatum mozaiğin üzeri, iklim şartlarından korunması amacıyla kapatılmıştır. 2026 yılı Nisan ayında tekrar ziyarete açılacaktır" ifadelerine yer verdi.