KÜLTÜR SANAT
Bayramın ikinci günü vatandaşlar Edirne’ye akın etti 21 Mart 2026 Cumartesi - 19:08:57 Selimiye Camii, Mimar Sinan’ın ustalık eseri olarak bilinen ihtişamıyla, 4 yıl süren restorasyonun ardından yeniden ibadete açılmasının ardından Ramazan Bayramı’nda ziyaretçi akınına uğradı. Bayramın özellikle ikinci gününü fırsat bilen ve çevre illerden Edirne’ye gelen çok sayıda vatandaş, kentin tarihi ve kültürel değerlerini yakından görme imkanı buldu. Meteorolojik verilere göre yağışlı geçen bayram süresine rağmen ziyaretçiler, yağmura aldırış etmeden kentin simge noktalarını gezdi. Edirne’nin meşhur tava ciğeri satan işletmelerin önünde uzun kuyruklar oluşurken, Selimiye Camii içerisinde de gözle görülür bir yoğunluk yaşandı. Bu ilgi, vatandaşların camiye duyduğu özlemi bir kez daha ortaya koydu. Kent genelinde artan ziyaretçi sayısına bağlı olarak trafik yoğunluğu da dikkat çekti. Ana arterlerde zaman zaman trafik durma noktasına gelirken, Edirne Emniyet Müdürlüğü ekipleri kavşaklarda görev alarak ulaşımın aksamaması için yoğun çaba sarf etti. Camiyi ziyaret eden vatandaşların en çok ilgi gösterdiği detaylardan biri ise Selimiye Camisi içindeki ters lale motifi oldu. Bu özel motifi yakından görmek ve görüntülemek isteyen ziyaretçiler adeta birbirleriyle yarıştı. Restorasyon çalışmalarından duydukları memnuniyeti dile getiren vatandaşlar, emeği geçen herkese teşekkür ederek, Selimiye Camii’nin yeniden eski ihtişamına kavuşmasından büyük mutluluk duyduklarını ifade etti.
21 Mart 2026 Cumartesi - 13:16 Moda dünyasının yeni gözdesi: Ehram Erzurum’daki bir çok atölyede koyun yününden elde edilen ipliklerin dokunmasıyla elde edilen ehram kumaşıyla giyimden süs eşyalarına, tablolardan yastıklara daha onlarca ürün ortaya çıkarılıyor. Ehram kumaşının geleneksel kullanımının büyük ölçüde terkedilmesine rağmen moda dünyasına farklı tasarımlarla girmesi için özel çalışmalar yapılıyor. Erzurum, Bayburt, Erzincan, Elazığ, Ağrı, Van, Malatya ve Kayseri gibi daha bir çok ilde ehram, ince eğrilmiş koyun yününden yapılan çok zahmetli aşamalardan geçerek düz yüzeyli mekikli dokuma ile elde edilen kadın dış giysisinin adı olarak özetleniyor. Yazılı kaynaklarda ehramın ilk ne zaman dokunmaya ve kullanılmaya başlandığına ilişkin kesin bilgiye ulaşılamamakla birlikte bugünkü şekliyle 1850’li yıllardan beri kullanıldığı belirtiliyor. "Kısır koyun ve koç yününden ehram olmuyor" Ehram için koyunun 6-7 aylarında kırkılan yünü kullanılıyor. Bölge halkı bu yünün tellerinin uzun olduğuna, yağmurda çekmeyeceğine; kısır koyun ve koç yününden ehram olmayacağına inanıyor. Ehramın değeri ipin inceliği ile doğru orantılı olarak değerlendiriliyor. Ehramda genellikle kahverengi, siyah, krem gibi yünün doğal renkleri kullanılıyor, renkli iplerle ehram üzerine dokuma esnasında ya da sonradan elle nakış işleniyor. Yazın ve kışın yaygın olarak kullanılıyor. Yazın açık renk kışın koyu renk tercih ediliyor. Doğal yün oluşu nedeniyle özellikle kışın örtünmeyle beraber, ısınma avantajı da sağlıyor. Koyun yününden yapılan ve kimyasal madde içermeyen sağlıklı olması yönüyle tercih edilen el emeği olan bu kıymetli kumaş günümüzde kadın/erkek giysisi ve aksesuarlarına(kadın el çantası/cüzdan, dizlik, erkek yelekleri, kravat, kemer, anahtarlık, magnet) varana dek yapılmakta olup geleneksel ehram kullanımından modern kullanıma adapte edildi. Tezgahlarda dokunuyor Ata yadigârı olarak bilinen, geçmişte kadınların örtünmek amacıyla kullandığı ehram, çeşitli nakış teknikleriyle süslenerek şimdilerde ayakkabıdan cüzdana, kravattan cekete, masa örtüsünden anahtarlığa pek çok ürünün yapımında kullanılıyor. Ehram ustalarının bahar döneminde köy köy dolaşarak en iyi koyunun yününü topladıklarını ve alabalık suyunun olduğu köylerde bu yünleri tokaçlama yıkanıyor. Temizlenmiş yünün kaliteli kısmı ayrılarak tarama ve çirişleme işlemiyle ipler tezgâhta dokumaya hazır hale getiriliyor.
21 Mart 2026 Cumartesi - 13:04 Mesir Macunundan alabilmek için kazanın içine girdiler Manisa 486. Uluslararası Mesir Macunu Festivali, Ramazan Bayramının ikinci gününde Nevruz ateşinin yakılması, temsili Merkez Efendi ve Hafsa Sultan eşliğinde protokolün kortej yürüyüşü ve mesir macunu karma töreniyle başladı. Kazanda karılan mesir macunundan almak isteyen vatandaşlar, ellerindeki poşet, tencere ve plastik tabaklarla adeta birbirleriyle yarışırken, her sene olduğu gibi ortaya renkli görüntüler çıktı. UNESCO’nun Dünya Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, Nevruz Bayramı şenlikleriyle beraber başladı. İlk olarak Cumhuriyet Meydanı’nda başlayan etkinliklerde, Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, mesir komitesi üyeleri tarafından Milli Egemenlik ve Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu. Saygı duruşunda bulunulması ve ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla devam eden etkinlikte şiirler okundu, halk oyunları gösterileri sunuldu. Manisa İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Sudak’ın selamlama konuşması ve Nevruz’un önemine ilişkin yaptığı konuşmasının ardından protokol üyeleri Nevruz’un simgesi haline gelen renkli yumurtaları birbirleriyle tokuşturarak kırmaya çalışırken, Nevruz’un en önemli ritüellerinden olan örste demir dövüp ateş üzerinden atladı. Mesir Korteji düzenlendi Etkinlik, geleneksel hale gelen kortej yürüyüşüyle devam etti. Mesir Macunu sayesinde şifa bulan Hafsa Sultan ve Mesir Macununu hazırlayan Merkez Efendi’yi ve Manisa’da yetişen şehzadeleri temsil eden tiyatrocuların eşliğinde protokol üyeleri Manisalıları selamlayarak, Sultan Camii Külliyesi içerisinde yer alan Şifahanenin önüne kadar yürüyüş gerçekleştirdi. Törenlere Manisa Valisi Vahdettin Özkan, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP Manisa Milletvekilleri Bekir Başevirgen, Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Şifalı Mesir Macunu dualarla karıldı Mesir Karma Töreninin açılış konuşmasını yapan Manisa’yı Mesir’i Tanıtma ve Turizm Derneği Başkanı Ufuk Tanık, "Manisa hepimiz için çok önemli. Manisa deyince Mesir, Mesir deyince Manisa akla geliyor artık ve her yıl büyüyerek bu tanıtım anlamında da hem yurt dışında, yurt dışında bu gelenek, bu inanış büyüyerek devam ediyor. Her zaman söylediğim gibi biz Sultan Camii Kubbe ve minarelerinden sadece Mesir Macunu saçmıyoruz. İhtiyacı olanlara şifa, sevgi, kardeşlik, umut ve barış açıyoruz" dedi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Şehrimizin gururu, kültürümüzün en kıymetli mirası olan Mesir Festivali geleneğimizin 486. yılını karşılamanın heyecanını ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bugün Manisa’mızda çifte bayram yaşıyoruz. 486 yıldır bu topraklarda mayalanan, hoşgörünün ve şifanın sembolü olan Mesir geleneğimizi bu yıl Ramazan Bayramı’nın ikinci gününde sizlerle beraber karşılıyoruz. Bayramın o birleştirici ruhu ile Mesir’in kadim şifasının aynı gün buluşması şehrimiz için çok güzel ve anlamlı bir denk geliş. Bayramın huzuru ile Mesir’in şifası Manisa’mızın bereketli topraklarında birleşiyor. 486 yıl önce Merkez Efendi’nin Hafsa Sultan’ın şifa bulması için hazırladığı bu şifalı macun bugün sadece bir geleneği değil, hoşgörüyü, dayanışmayı ve bir arada yaşam kültürünü temsil ediyor" şeklinde konuştu. Manisa Mesir Macunu Festivalinin sosyal dayanışmanın bir örneği olduğunu ifade eden Manisa Valisi Vahdettin Özkan ise şunları söyledi: "Mesir Festivali deyip geçmemek lazım. Klasik bir festival değil. Bir kere dünyanın en kadim ve en eski festivali Mesir festivalidir. Mesir Bayramı’dır. Aynı zamanda manevi olarak, şifa olarak inanç değerlerimiz açısından çok kıymetli bir bayramdır, bir festivaldir. Keza sağlık, sıhhat bulma açısından insanın ihtiyaçlarının önem hiyerarşisinde en önemlisi olan sağlık hizmetine erişimle ilgili o zamanın şartlarında en güzel ilaçlar terkip edilerek sunulmuştur. Aynı zamanda bir sağlık kurumunun ifadesidir" Kazanın içinde kıyasıya yarış Yapılan konuşmaların ardından Manisa İl Müftü Vekili Mehmet Nurlu’nun yaptırdığı dua ile birlikte Mesir Macunu kazanına 41 çeşit baharat ilave edilerek karıştırıldı. Protokol üyeleri tarafından hazırlanan temsili Mesir Macunu kazanı vatandaşların alabilmesi için sahneden aşağıya indirildi. Ellerinde kavanozlar, poşetler, plastik tabaklar ile kazanın içine ellerini daldıran vatandaşlar şifalı olduğuna inanılan Mesir Macunundan alabilmek için birbirleriyle yarışırken, ortaya her sene olduğu gibi renkli görüntüler çıktı. Sadece Manisalıların değil, İzmir, İstanbul gibi farklı illerden gelen vatandaşlar da macundan alabilmek için yarıştı. Kimi vatandaşlar mesir macununa bulanırken, macundan alabilen vatandaşlar ise yüzyıllardır yaşatılan geleneğin kendine has bir geleneği olduğunu ve her sene takip ettiklerini söyledi. Nevruz Bayramı ve Mesir Macunu Karma Töreniyle başlayan 486. Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, 26 Nisan Pazar günü Sultan Camii kubbe ve minarelerinden vatandaşlara 10 ton mesir macunu saçılmasıyla sona erecek.
Restorasyon kapsamına alınması planlanan tarihi Galer Hamamı yıkılıyor
17 Aralık 2025 Çarşamba - 10:37 Restorasyon kapsamına alınması planlanan tarihi Galer Hamamı yıkılıyor Bayburt’un Tuzcuzade Mahallesi’nde bulunan ve restorasyon kapsamına alınacağı açıklanan tarihi Galer Hamamı’nın atıl durumda kalması tepkilere neden oluyor. Yıllardır bakım ve onarım bekleyen tarihi yapıda zamanla ciddi yıpranmalar meydana geldi. Mahalle içerisinde yer alan tarihi hamamın mevcut durumu çevrede yaşayan vatandaşların da dikkatini çekti. Mahalle sakinleri, hamamın restore edilmediğinden dert yanarak, tarihi yapının göz göre göre yok olmasından duydukları rahatsızlığı dile getirdi. Özellikle son dönemde yapının bazı bölümlerinde ciddi bozulmaların meydana geldiği, oluşan deformasyonlar nedeniyle çökme ve yıkılma riskinin arttığı gözlemlendi. Öte yandan Tarihi Galer Hamamı ile ilgili olarak Haziran ayında restorasyon çalışmaları yapılacağı yönünde açıklamalar yapılmış, Bayburt Valisi Mustafa Eldivan tarafından inceleme gerçekleştirilmişti. Vali Eldivan, kentin tarihi ve kültürel yapıları arasında yer alan hamamda mülk sahiplerinden bilgi alarak, yapının tarihi dokusunu koruyacak şekilde yenilenmesine ihtiyaç duyulduğunu ifade etmişti. Hamamın, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) destekli bir proje ile restore edilerek yeniden kente kazandırılmasının planlandığı, proje başvuru sürecine ilişkin hazırlıkların sürdüğü de duyurulmuştu. Aradan geçen yaklaşık 6 aya rağmen herhangi bir somut çalışmanın başlatılmaması dikkat çekerken, ağır kış şartları ve bakımsızlık nedeniyle tarihi yapının mevcut durumunda zamanla bozulmalar oluştu. Tarihi Galer Hamamı’nın restorasyon sürecine ne zaman dahil edileceği merak konusu olurken, yapının geleceğine ilişkin belirsizlik sürüyor. Mahalle sakinleri, tarihi hamamın korunarak gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekerek, yapının Bayburt’un kültürel mirası açısından önemli bir değer taşıdığına vurgu yaptı.
Kütahya’da "Bir Dürüstlük Hikâyesi" adlı çocuk tiyatrosu öğrencilerle buluştu
17 Aralık 2025 Çarşamba - 10:25 Kütahya’da "Bir Dürüstlük Hikâyesi" adlı çocuk tiyatrosu öğrencilerle buluştu Kütahya’da "Bir Dürüstlük Hikâyesi" adlı çocuk tiyatrosu üçüncü oyunla öğrencilerle buluştu. İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Eğitim Fakültesi iş birliğiyle, Prof. Dr. Fulya Topçuoğlu Ünal yönetmenliğinde ve Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Mustafa Topuz koordinatörlüğünde hayata geçirilen, Dumlupınar Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği Tiyatro ve Drama Uygulamaları dersi kapsamında, Türkçe Öğretmenliği 4. sınıf öğrencileri tarafından yazılan ve sahnelenen "Bir Dürüstlük Hikâyesi" adlı çocuk tiyatrosu, öğrencilere üç ayrı gösterim sundu. "43 Adım" projesi kapsamında sahnelenen oyun, değerler eğitimi, erdem, dürüstlük, aile bilinci ve sorumluluk konuları etrafında kurgulanarak minik izleyicilere hem eğitici hem de düşündürücü bir tiyatro deneyimi sundu. Renkli karakterleri, akıcı sahneleri ve güçlü mesajlarıyla dikkat çeken gösterim, öğrenciler tarafından ilgiyle takip edildi. İl Milli Eğitim Müdürlüğü Beylerbeyi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen üç ayrı gösterimde, öğrencilerin doğru ile yanlışı ayırt edebilme, dürüst davranmanın bireysel ve toplumsal hayattaki önemini kavrama noktasında farkındalık kazanmaları hedeflendi. Etkileşimli sahneler sayesinde çocuklar oyuna aktif olarak katılarak öğrenme sürecini keyifli bir atmosferde deneyimledi.
Hayata köprü sanat projesi kapsamında "Altın Çağ" tiyatro gösterisi sahnelendi
17 Aralık 2025 Çarşamba - 10:01 Hayata köprü sanat projesi kapsamında "Altın Çağ" tiyatro gösterisi sahnelendi Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) işbirliğinde hayata geçirilen "Hayata Köprü Sanat" projesi çerçevesinde tiyatro gösterisi düzenlendi. Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, devlet himayesinde bulunan çocuklar tarafından "Altın Çağ" adlı tiyatro oyunu sahnelendi. Gösteri, izleyicilerden beğeni topladı. Tiyatronun ardından Tekirdağ Valisi Recep Soytürk ve eşi Nurdan Soytürk, oyunda görev alan öğrencileri tebrik ederek hediye takdim etti. Vali Soytürk ve eşi, öğrencilerle birlikte günün anısına hatıra fotoğrafı çektirdi. Program kapsamında Vali Soytürk, TDV Anı Defteri’ni de imzaladı. 2021 yılında başlatılan proje, 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 250 çocukla devam ediyor. Proje kapsamında İstanbul’da 10 farklı kuruluşta halk oyunları, diksiyon, el sanatları, bendir, ebru, tezhip, çini, kâğıt rölyef, resim, tiyatro, filografi, mozaik ve icat atölyeleri yürütülüyor. Hayata Köprü Sanat Projesi çerçevesinde bugüne kadar "Yunus Emre: Buğday Tanesi", "Mimar Sinan: Aşk ve Gayret", "Hezarfen Ahmet Çelebi", "Sessiz Dünya" ve "Altın Çağ" adlı tiyatro oyunları sahnelendi. Düzenlenen tiyatro etkinliğine, Tekirdağ Valisi Recep Soytürk ve eşi Nurdan Soytürk’ün yanı sıra Süleymanpaşa Kaymakamı Mahmut Nedim Tunçer, İl Emniyet Müdürü Ahmet Metin Turanlı, İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Ali Güngör, Kültür ve Turizm Müdürü Ömer Faruk Karaküçük, Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürü Hüseyin Özdemir, İl Müftüsü Mustafa Soykök, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.
Bir yılda 400 bin kişi 3 bin yıllık kaleye çıktı
17 Aralık 2025 Çarşamba - 09:41 Bir yılda 400 bin kişi 3 bin yıllık kaleye çıktı Diyarbakır’ın Çınar ilçesinde, Roma İmparatorluğu döneminde "askeri yerleşim" olarak kullanılan, arkeolojik kazılarla geçmişe ışık tutan 3 bin yıllık Zerzevan Kalesi, yılın 12’nci ayına kadar yerli ve yabancı 400 bin ziyaretçi ağırladı. İlçeye 13 kilometre uzaklıktaki Demirölçek Mahallesi yakınlarında 124 metre yükseklikte kayalık tepede bulunan ve askeri yerleşimde dünyada bulunan son Mithras tapınağının ortaya çıkarıldığı Zerzevan Kalesi, aralıksız olarak devam eden bilimsel kazılarla tarihe ışık tutuyor. 2020 yılında UNESCO Dünya Miras Geçici Listesine dahil edilen, kentin önemli turizm değerlerinden olan kale, yerli ve yabancı turistlerden de büyük ilgi görüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, valilik, Çınar Kaymakamlığı ve Diyarbakır Müzesi Müdürlüğü katkılarıyla 2014 yılında başlatılan kazılarda bugüne kadar bin dönüm alanda 15 metre yüksekliğinde ve bin 200 metre uzunluğunda sur kalıntısı, 21 metre yüksekliğinde gözetleme ve savunma kulesi, kilise, yönetim binası, konutlar, tahıl ve silah depoları, kaya mezarları, su kanalları ile 63 su sarnıcı, yer altı kilisesi, 400 kişinin sığacağı yer altı sığınağı, konutlar ve gizli geçitler, milattan sonra 4. yüzyılda Hristiyanlığın benimsenmesiyle önemini kaybeden, dönemin Mithras dinine ait yer altı tapınağı ve Mithras Tapınağı’na gizli dini tören ve ayinler için gelen davetlilerin konakladığı alan ile birçok eser gün ışığına çıkarıldı. Ortaya çıkartılan bu tarihi yapılar ile bu yıl, 400 bin yerli ve yabancı ziyaretçi kaleyi gezmeye geldi. Kazılar 2014’ten beri devam ediyor Kazı Başkanı Prof. Dr. Aytaç Coşkun, Zerzevan Kalesinde kazıların ilk defa 2014 yılında başladığını ve aralıksız olarak devam ettiğini söyledi. Alan önemli bir turizm destinasyonu olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Coşkun, hem Diyarbakır hem de bölge turizmi ve istihdamı için önemli olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Coşkun, bu yıl 400 bin rakamına ulaştıklarını belirterek, "Şu anda bazı alanlarımız kapalı restorasyondan dolayı. Buna rağmen önemli bir rakam. Yıl sonuna kadar bu rakam daha da artacaktır. Hem çevre düzenleme hem kazı çalışmaları devam ediyor. Önümüzdeki yılla birlikte yeni restore edilen alanlarında ziyarete açılmasıyla bu rakamın çok daha üzerine çıkacağız. Belki 700-800 binlere ulaşacak. Ama hedefimiz yılda 1 milyon ziyaretçinin Zerzevan Kalesine gelmesi. Hem Zerzevan Kalesi hem de Mithras kutsal alanı UNESCO Dünya Mirası Geçici listesinde. 2026 yılında dünya mirası olmasını da hedefliyoruz. Bu konuda da çalışmalarımız bütün hızıyla devam ediyor" dedi. ’’Tapınağın altında büyük bir şehir var’’ Kalenin dünyanın en iyi korunmuş Roma’nın sınır garnizonu olduğu ifade eden Prof. Dr. Coşkun, "Aslında toprağın altında büyük bir şehir var. Kazıldığı zaman hem dönemin askeri hem de siyasi yaşantısına dair on binlerce eser ortaya çıkarıldı ki bazı eserler ünik. Toprağın altından ameliyat aletlerinden aydınlatma araçlarına, pişirme kaplarından askeri teçhizata kadar, hem sivil hem de askerlerin kullandıkları takılara kadar her şey Zerzevan Kalesinde mevcut. Bu on binlerce eser, dönemin aydınlatılması açısından hem bölgenin tarihini değiştirdi hem de bölgenin turizmine de önemli katkı sundu" şeklinde konuştu. Ziyaretçilerden Sevtap Güzeltürk grup olarak 54 kişiyle Antalya’dan geldiklerini belirterek, "Turumuz Diyarbakır’da başladı. İki gün burada geçireceğiz. Antalya’da Roma ve Bizans uygarlığıyla neredeyse iç içeyiz. Burada çok daha farklı ve çok daha eski uygarlık. Hemen hepimiz çok etkilenmiş olarak dönüyoruz. Bir kez daha geleceğim. Bu gezi bizim için çok etkileyici oldu" diye konuştu. Doktor Cemile İnci ise kendilerini tarih kitaplarının içinde dolanıyormuş gibi hissettiklerini, Mezopotamya’nın etkileyici büyüsünü hissettiğini dile getirdi. Nesrin Ülk de "Zerzevan’a ikinci çıkışım. Burada çok önemli bir tarih yatıyor, çok güzel. Herkesin gelip görmesi lazım" ifadelerinde bulundu.
İş Sanat Anadolu Sergileri İznik’te
16 Aralık 2025 Salı - 17:10 İş Sanat Anadolu Sergileri İznik’te İş Sanat Anadolu Sergileri’nin 2025 yılındaki son durağı, Osmanlı çini sanatının merkezlerinden biri olan İznik olacak. Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndan yapılan özel seçkileri sanatseverlerle buluşturan İş Sanat Anadolu Sergileri’nin 2025 yılındaki son durağı, yüzyıllar boyunca Osmanlı çini sanatının merkezlerinden biri olan İznik olacak. 20-21 Aralık tarihlerinde İş Bankası İznik Şubesi’nde sergilenecek "Mavinin Sırları" seçkisi, renk, desen ve zarafetin buluştuğu özel bir estetik mirasın Türk resim sanatındaki yansımalarını bir araya getirecek. Şerif Renkgörür’ün İznik çinisi motiflerini taşıyan leylaklı vazo kompozisyonu, Şevket Dağ’ın çininin mimariyle kurduğu ritmi öne çıkaran Rüstem Paşa Camii tablosu, Feyhaman Duran ve Selahattin Teoman’ın izlenimleriyle Topkapı Sarayı’nın çinili mekânları, İznik doğumlu Zeki Fındıkoğlu’nun kırsal yaşamı aktaran baskıları, Nazlı Ecevit ve İbrahim Çallı’nın mavi seramikli natürmortları, Melahat Üren ve Söbütay Özer’in İznik motifli vazoları, Hulusi Mercan’ın geometrik düzenlemeleri ön plana çıkaran Yeşil Türbe yorumu ve Türkiye’de modern seramiğin önde gelen isimlerinden Füreya Koral’ın üçlü yuvarlak panosu bu sergide izlenebilecek. Anadolu Sergileri, estetik nitelikleriyle olduğu kadar, tarihsel ve kültürel tanıklıklarıyla da büyük bir önem taşıyan sanat eserlerinin Türkiye’nin her köşesinde erişilebilir olmasını amaçlıyor. İş Bankası şubelerini geçici sanat mekânlarına dönüştüren Anadolu Sergileri, çocuk atölyeleri ve uzman sanat tarihçilerinin anlatımıyla desteklenerek kapsayıcı bir sanat deneyimi oluşturuyor. İlk altı ayında 4 bin sanatsevere ulaşan Anadolu Sergileri önemli ödüllerin de sahibi oldu. MarCom Ödülleri’nin "Stratejik İletişim-Kurumsal Sosyal Sorumluluk" kategorisinde platin ödül kazanan proje, Sardis Ödülleri’nin "Kültür Sanat İştirakleri ve Faaliyetleri", Toplumsal Fayda Ödülleri’nin ise "Topluma Değer Katan Projeler-Kültür Sanat" kategorilerinde ödüle layık görüldü. İbrahim Çallı’nın eserlerini Çal ilçesindeki izleyicilerle buluşturan seçkiyle başlayan Anadolu Sergileri, Hocalar ve Öğrenciler (Milas), Mavinin İzinde (Gelibolu), Büyük Zafer (Kocatepe), Aşina Yüzler (Antakya), Çarşı-Pazar (Midyat) ve Ege Havası (Edremit) gibi farklı seçkileri sanatseverlere sundu. Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin öğrenme programlarının düzenli faaliyetlerinden biri olan ve sanatseverlerin yoğun ilgisiyle karşılanan Anadolu Sergileri’nin, ortak kültürel mirasın doğduğu topraklarda bugünün kuşaklarıyla buluşturmayı sürdüreceği belirtildi.
Girişimci Kadınlar ve El Emeği Festivali başlıyor
16 Aralık 2025 Salı - 16:13 Girişimci Kadınlar ve El Emeği Festivali başlıyor Merkezefendi Belediyesi tarafından geleneksel hale getirilen Girişimci Kadınlar ve El Emeği Festivali, bu yıl da dolu dolu içeriğiyle kapılarını açmaya hazırlanıyor. Festival, 19,20 ve 21 Aralık tarihlerinde gerçekleştirilecek. Kültür ve sanat alanındaki faaliyetlerine devam eden Merkezefendi Belediyesi, girişimci kadınlara desteklerini sürdürüyor. Merkezefendi Belediyesi tarafından ilk kez 2021 yılında düzenlenen ve geleneksel hale gelen Girişimci Kadınlar ve El Emeği Festivali, kapılarını açmaya hazırlanıyor. 250 standın yer alacağı, girişimci kadınların ürünlerini sergileyeceği yılbaşı konseptli festival, 19, 20 ve 21 Aralık tarihlerinde Merkezefendi Kültür Merkezi’nde düzenlenecek. Stantlar, 3 gün boyunca saat 22.00’ye kadar açık olacak. Kadın emeğini ve girişimciliğini desteklemeyi amaçlayan festival, üç gün boyunca söyleşilerden konserlere, atölyelerden çocuk etkinliklerine kadar zengin bir program düzenlenecek. Festival programı belli oldu Festival, 19 Aralık Cuma günü saat 12.30’da açılış töreniyle başlayacak. Aynı gün saat 20.00’de Güvenç Yıldırım sahne alarak müzikseverlerle buluşacak. 20 Aralık Cumartesi günü ise saat 13.00’te Ritmin Melekleri gösterisiyle devam edecek. Saat 15.00’te Suna Dumankaya ile söyleşi gerçekleştirilecek. Günün bir diğer söyleşisi ise saat 18.00’de Psikolojik Danışman ve Aile Danışmanı Kevser İrdem tarafından "Kelimelerin Hayatımıza Olan Büyülü Etkisi" başlığıyla yapılacak. Festivalin ikinci günü, saat 20.00’de sevilen sanatçı Cem Belevi’nin konseriyle sona erecek. Festivalin son günü olan 21 Aralık Pazar günü saat 13.00’te Uzman Doktor Betül Yılmaz ile "Zihin Atölyesi" söyleşisi düzenlenecek. Saat 15.00’te ise Ceren Özdemir "Darbuka Show" performansı gerçekleştirecek ve saat 17.30’da ise ‘Piyonlar’ isimli çocuk tiyatrosu minik izleyicilerle buluşacak. Üç gün boyunca girişimci kadınların büyük emekle hazırladığı el emeği ürünlerin satışa sunulacağı festival, her yaştan ziyaretçiye hitap eden etkinlikleriyle Merkezefendi’de üretimin, dayanışmanın ve paylaşımın buluşma noktası olacak. "Birlikte üretecek, birlikte güçleneceğiz" Düzenledikleri festivaller ile birçok girişimci kadının gelir elde ettiğini, iş yeri sahibi olduğunu belirten Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, "Her geçen yıl daha da büyüyen ve artık Merkezefendi’mizin vazgeçilmez bir geleneğine dönüşen Girişimci Kadınlar ve El Emeği Festivali’mizi düzenlemekten büyük bir mutluluk ve heyecan duyuyoruz. Üç gün boyunca; müzikten söyleşilere, konserlerden atölye çalışmalarına uzanan dopdolu bir programla hemşerilerimizle bir araya geleceğiz. Girişimci kadınlarımızın büyük emek ve özveriyle hazırladığı el emeği ürünlerimizi bu festivalde halkımızla buluşturacağız. Bu güzel buluşmaya tüm hemşerilerimi davet ediyorum. 19-20-21 Aralık tarihlerinde Merkezefendi Kültür Merkezi’mizde bir araya gelecek, birlikte üretecek ve birlikte güçleneceğiz" dedi.
MSKÜ Turizm Fakültesi, Bodrum’un 5 yıldızlı otel genel müdürlerini ağırladı
16 Aralık 2025 Salı - 16:06 MSKÜ Turizm Fakültesi, Bodrum’un 5 yıldızlı otel genel müdürlerini ağırladı Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Turizm Fakültesi, Bodrum’un önde gelen 5 yıldızlı otellerinin genel müdürleri ve sektör temsilcilerini ağırladı. Önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapılan etkinlikte, turizm sektörünün geleceği, nitelikli iş gücü ihtiyacı ve üniversite-sektör iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik konular ele alındı. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi adına Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Gökçe, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökhan Ayazlar, Dekan Yardımcıları Doç. Dr. Senem Yazıcı Yılmaz ile Doç. Dr. Şaban Kargiglioğlu katıldı. Programın açılış konuşmasını Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökhan Ayazlar gerçekleştirdi. Açılışın ardından söz alan otel yöneticileri, sektörün güncel durumu, turizmde yaşanan dönüşüm, öğrencilerin kariyer yolculukları ve gelecekte sektörü bekleyen gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini paylaştı. Etkinlik boyunca Öğretim Görevlisi Adnan Acar yemek organizasyonunda ve Öğretim Görevlisi Dr. Fırat Biçici servis hizmetinde öğrenciler ile uygulama yaptı. Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencileri tarafından özenle hazırlanan yemekler Turizm İşletmeciliği öğrencileri tarafından katılımcılara servis edildi. Daha fazla uygulamalı eğitim ve staj imkânı Toplantıda; öğrencilerin turizm sektöründe istihdamda kalmasının önemi, daha donanımlı mezunlar yetiştirilmesi, sektörün ihtiyaçlarına uygun eğitim içeriklerinin geliştirilmesi ve turizm sezonunun akademik takvimle daha uyumlu hale getirilmesi gibi başlıklar ön plana çıktı. Katılımcılar, üniversite-sektör iş birliğinin güçlendirilmesi ve öğrencilere daha fazla uygulamalı eğitim ve staj imkânı sunulması konusunda ortak görüş bildirdi. Etkinlik, sektör temsilcileri ile akademisyenlerin ilerleyen süreçte daha sık bir araya gelmesi, ortak projeler geliştirilmesi ve öğrencilerin sektöre adaptasyonunu hızlandıracak yeni iş birliklerinin hayata geçirilmesi yönündeki karşılıklı temennilerle sona erdi.