KÜLTÜR SANAT
Selçuklu’nun sembol mekanları bayram tatilinde ziyaretçi akınına uğradı 22 Mart 2026 Pazar - 17:08:04 Konya’nın merkez Selçuklu ilçesinin sembol mekanları 3 günlük bayram tatilinde ziyaretçi akınına uğradı. Tropikal Kelebek Bahçesi ve müzeler yoğun ilgi görerek şehrin en gözde durakları arasında yer aldı. Konya turizmine önemli katkılar sağlayan Selçuklu İlçe Belediyesi’nin sembol mekanları bayram tatilinde yoğun ilgi gördü. Tabiatın, şehir yaşamıyla buluştuğu Tropikal Kelebek Bahçesi, Sille Mahallesi ve müzeler Konya’ya bayram tatili için gelen ve 3 günlük bayram tatilini fırsat bilen ziyaretçileri misafir etti. Bayram tatilinde Selçuklu binlerce kişiyi ağırladı. Konya’da Mevlana Müzesi’nden sonra en çok ziyaret edilen lokasyonların başında gelen Konya Tropikal Kelebek Bahçesi’ne bayram tatilinde ziyarete gelen misafirler kelebeklerin olağanüstü yaşam döngüsüne tanıklık etme fırsatı buldu. Birçok tür kelebeğe doğal yaşam alanı sunan bahçede farklı türlerde binlerce bitki de bulunurken tatilde bahçeye gelen binlerce ziyaretçi bu unutulmayacak anlara şahitlik etti. Ziyaretçilerin gözde mekanlarından olan binlerce yıllık geçmişe sahip Sille Mahallesi ve burada bulunan Aya Eleni Müzesi, Sille Müzesi ile Zaman Müzesi de en çok ziyaret edilen mekanlar arasında yer alarak misafirlerini ağırladı. "Misafirlerimizi Selçuklu’da ağırlamaktan mutluluk duyduk" Bayram tatili için şehre gelen misafirleri ağırlamaktan dolayı memnuniyet duyduklarını ifade eden Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, "Bayram tatilinde turizmin merkezi Selçuklu’muzdaki sembol mekanlarımızda birçok misafirimizi ağırladık. Bayram heyecanını sevdikleriyle beraber yaşayan vatandaşlarımız yine her zaman olduğu gibi Selçuklu’muzun gözde ziyaret mekanlarına yoğun ilgi gösterdi. Ramazan Bayramı tatilinde Konya Tropikal Kelebek Bahçesi ve müzelerimizde vatandaşlarımızı büyük bir memnuniyetle misafir ettik. Konya’dan, şehir dışından ve yurt dışından gelen tüm misafirlerimize ziyaretleri ve teveccühleri için çok teşekkür ediyorum, onları yılın her döneminde şehrimize ve Selçuklumuza bekliyoruz " dedi.
22 Mart 2026 Pazar - 15:43 Bayburt’ta gelenek bozulmadı: Ramazan Bayramı ata sporu ciritle uğurlandı Bayburt’ta Ramazan Bayramı’na ata sporu cirit ile veda edildi. Bayramın son gününde Kop Atlı Spor Kulübü ile Balca Atlı Spor Kulübü arasında oynanan bayram ciridi, vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Cirit sahasında bir araya gelen vatandaşlar önce bayramlaştı ardından müsabakayı ilgiyle takip etti. Rekabetin yüksek olduğu karşılaşmada dostluk ön plana çıktı. Ata sporu ciridin yaşatıldığı illerin başında gelen Bayburt’ta, cirit sporcuları bayram sevincini sahaya taşıdı. Bayram dolayısıyla düzenlenen organizasyonda cirit sporcuları hünerlerini sergilerken, müsabakayı izleyen vatandaşlar, sporcuların at üzerindeki mücadelesini ilgiyle takip etti. Bayram ciridi, sahadaki rekabetin yanı sıra yoğun katılımıyla da dikkat çekti. "İki bayramı bir arada yaşıyoruz" Balca Atlı Spor Kulübü oyuncusu Muhammet Yatkın, bayramın üçüncü gününde Bayburt’ta hem Ramazan Bayramı’nı hem de cirit coşkusunu bir arada yaşadıklarını söyledi. Ortaya güzel bir manzaralar çıktığını belirten Yatkın, "İki bayramı bir arada yaşıyoruz diyebiliriz. Hem Ramazan Bayramı hem de bizler için cirit bayramı" dedi. Balca Atlı Spor Kulübü ile Kop Atlı Spor Kulübü olarak sahada güzel bir müsabaka sergilediklerini ifade eden Yatkın, bayram ciridine gösterilen ilgiden memnuniyet duyduklarını kaydetti. Bayburtlu cirit severlerin kendilerini yalnız bırakmadığını dile getiren Yatkın, ciride gönül veren atlı spor kulüplerine teşekkür ederek, tüm İslam aleminin Ramazan Bayramı’nı kutladı. "Her bayram olduğu gibi bu bayramda da cirit oynadık" Cirit müsabakasını izlemeye gelen gençlerden Yusuf Çalışkan, bayramı ata sporuyla coşku içinde uğurladıklarını belirtti. Çalışkan, ciride gönül verdiklerini ve bu geleneği nesilden nesile aktarmaya devam edeceklerini söyledi. Farklı kulüplerdeki ciritçi abilerinin hünerlerini yakından takip eden Dede Korkut Atlı Spor Kulübü oyuncusu Kenan Yurtsever ise, Bayburt’ta bayram coşkusunun cirit sahasına da yansıdığını söyledi. Bayramlarda cirit oynanmasının kentte köklü bir gelenek olduğunu vurgulayan Yurtsever, "Her bayram olduğu gibi bu bayramda da cirit oynadık. Çok güzel bir cirit oldu" ifadelerini kullandı.
22 Mart 2026 Pazar - 13:18 Tarihi kent Mardin bayram tatilinde ziyaretçi akınına uğradı Bayram tatilinde Mardin, yerli turistlerin ilgisiyle karşılaştı. Kentteki tarihi ve kültürel mekanlar, ziyaretçilerin akınına uğradı. Yağışlı havaya rağmen kente gelen turistler, müzeleri, kiliseleri, camileri ve tarihi meydanları gezerek tatillerini dolu dolu geçirdi. Turist Sibel Kocabıyık, Mardin’in kendisini etkilediğini belirterek, "Mardin çok güzel. Burası için derler ki gecesi gerdanlık, gündüzü seyranlık. Gerçekten de öyle. Birbirinden güzel tarihi yapıları ziyaret ettik. Birbirinden nefis yemeklerin tadına baktık. Büyük bir hüzünle ayrılacağız buradan ve tekrar tekrar buraya gelmek için sabırsızlıkla ve dört gözle bekleyeceğiz. Bence burası bir kültür mozaiği. Farklı dillerin, dinlerin buluştuğu, bir arada barış içinde yüzyıllardır yaşadığı çok kutsal ve kadim topraklardır. Mardin bu yüzden benim için çok özel bir bölge. İnşallah daha çok huzurla, mutlulukla gezelim ve gezdirelim’’ dedi. "Turizmde yoğunluk erken başladı" Tur rehberi Ali Karcı ise bölgedeki hareketliliği değerlendirerek, "Güneydoğu’da Mezopotamya’nın parlayan yıldızı Mardin. Buraya genelde eylül, ekim ve kasım aylarında turist yoğunluğu çok olsa da bu yıl sezonu erken açtık çünkü geçen yıl bölge halkından, işletmelerinden ve hem tarihi hem dini anlamda buranın değerlerinden herkes çok memnun ayrıldı. Bu yüzden de bölgeye bu yıl bir yoğunluk var. Geçen yıl 35 kişi ile sınırladığımız turlar bu yıl o kadar yoğun ki 50-55 kişi arasında değişmekte. Ve bu yıl sezonunu neredeyse 5-6 ay öncesinde açtık. Şu anda bayram sebebiyle burası yoğun ama bu yoğunluğun sebebi aslında geçen seneki memnuniyetin dönüşü. Bölge halkı doğallığını hiç bozmadan turizmi gayet önemseyerek çaba gösteriyor. Gelen misafirler de son derece memnun ayrılıyor’’ diye konuştu. Kente ilk kez geldiğini anlatan Yasemin Yıldırım ise "Aslen Yozgatlıyım, Kayseri’den geliyorum. Tur acentesi ile geldim. Doğu bölgesine hiç gelmemiştim. Bu ilk gelişim. Genelde batıyı geziyordum. 1-2 defa yurt dışına da çıktım ama doğu muhteşemmiş. Ben böyle olduğunu bilmiyordum. Bundan sonra daha sık geleceğim, bu kesin. Muhteşem bir yer, her yer tarih. Ben zaten tarihi çok severim. Tarihi müzeleri, kiliseleri, camileri, meydanları çok iyi. Rehberimiz de bizi bol bol gezdiriyor, görülebilecek her yeri gösteriyor. Ekstralar da yapıyor" şeklinde konuştu.
Bakan Ersoy: "Şimdi sıra Troya’da"
16 Aralık 2025 Salı - 10:18 Bakan Ersoy: "Şimdi sıra Troya’da" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Türkiye’nin eşsiz kültürel mirasını bir kez daha Antik Roma’nın kalbi Kolezyum’a taşıyoruz, şimdi sıra Troya’da" dedi. Türkiye, kültürel mirasını uluslararası alanda görünür kılan sergi projelerine bir yenisini daha ekliyor. Daha önce Kolezyum’da gerçekleştirilen Göbeklitepe ve Magna Mater sergileriyle büyük ilgi gören Türkiye, bu kez Troya temalı kapsamlı bir sergiyi Roma’ya taşımaya hazırlanıyor. Roma’daki Kolezyum Arkeopark Alanı’nda 2026 yılında düzenlenmesi planlanan sergi, Türkiye ile İtalya arasında yürütülen kültürel iş birliğinin yeni ve güçlü bir adımı olarak değerlendiriliyor. Troya Sergisi’ne ilişkin karar, Eylül ayında Roma’da, Aralık ayında ise Ankara’da gerçekleştirilen ikili görüşmeler sonucunda netleşti. Sürecin somut adımı olarak 11 Aralık’ta karşılıklı niyet beyanı imzalandı. Sergi, başta Troya Müzesi olmak üzere Türkiye ve İtalya’daki müzelerin koleksiyonlarından seçilecek eserlerle hazırlanacak ve Troya’nın çok katmanlı tarihi anlatısını uluslararası izleyiciyle buluşturacak. Troya Operası sergiye eşlik edecek Sergi programı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan Troya Operası ile tamamlanacak. Opera, Troya anlatısını bu kez sahne sanatları aracılığıyla Roma’da uluslararası izleyiciye taşıyacak. "Şimdi sıra Troya’da" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Troya Sergisi’ne ilişkin gelişmeyi sosyal medya hesaplarından şu ifadelerle paylaştı: "Türkiye’nin eşsiz kültürel mirasını bir kez daha Antik Roma’nın kalbi Kolezyum’a taşıyoruz, şimdi sıra Troya’da. Dünya Mirası Troya, 2026 yılında Roma’daki Kolezyum Arkeopark Alanı’nda sanatseverlerle buluşacak. Geçtiğimiz yıl gerçekleştirdiğimiz ‘Göbeklitepe: Kutsal Bir Yerin Gizemi’ ve bu yılki ‘Magna Mater’ sergilerinin ardından Kolezyum’da şimdi de Troya temalı bir serginin düzenlenmesi kararlaştırıldı. Eylül ayında Roma’da, bu ay ise Ankara’da yürüttüğümüz ikili görüşmelerin somut sonucu olarak 11 Aralık’ta karşılıklı niyet beyanına imza attık. Başta Troya Müzesi olmak üzere Türkiye ve İtalya müzelerinin koleksiyonlarından seçilecek eserlerle hazırlanacak bu sergiyi Bakanlığımız Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğünün hazırladığı Troya Operası ile de taçlandırılacağız. Troya anlatısı, bu kez sahne sanatları aracılığıyla Roma’da uluslararası izleyiciyle buluşacak."
Ailenin önemi, hat sanatının zarafetiyle yorumlandı
16 Aralık 2025 Salı - 10:02 Ailenin önemi, hat sanatının zarafetiyle yorumlandı Cumhurbaşkanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığınca 2025 yılının "Aile Yılı" ilan edilmesi çerçevesinde hazırlanan "Ayetler ve Hadisler ile Aile: Hüsn-i Hat Sergisi", Kocaeli’de sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Ailenin kutsiyetini, insanın ilk sığınağı oluşunu ve toplumsal hayattaki yerini merkeze alan sergi, kadim hat sanatını manevi mesajların derinliğiyle bir araya getiriyor. Kocaeli Güzel Sanatlar Sergi Salonu-İzmit Tarihi Tren Garı’ndaki serginin açılışı, İl Kültür ve Turizm Müdürü Fatih Taşdelen ile hattatlar Mahmut Şahin, Abdullah Aydemir ve Zafer Günal tarafından gerçekleştirildi. Sergide, ailenin huzur yuvası oluşu, eşler arası muhabbet ve çocuk terbiyesi gibi konuları ele alan ayet ve hadislerin, celi sülüs, nesih ve ta’lik gibi hat sanatının farklı yazı çeşitleriyle işlendiği eserler yer alıyor. Hattat Mahmut Şahin, 2025 "Aile Yılı" dolayısıyla bu projeyi hayata geçirdiklerini söyledi. Günümüzde aile yapısının çeşitli nedenlerle dezenformasyona uğradığını belirten Şahin, "Bizde dezenformasyona uğrayan aile yapısına, ayetler ve hadisler ışığında olumlu bir katkı sunmayı hedefledik. Bu düşünceyle aile sergisini açtık" dedi. "Kültürle yoğrulmuş bir medeniyetin mirasçılarıyız" Serginin tamamının aile temalı olduğunu aktaran Şahin, "Tamamı aileyle ilgili ayet-i kerimeler ve hadis-i şeriflerden oluşan eserlerin hat sanatına dönüştürülmüş hallerini sergiliyoruz. Biz kültürle yoğrulmuş bir medeniyetin mirasçılarıyız. Osmanlı döneminde bilinen 17 padişahın hattat, 27’sinin ise şair olması bunun en somut göstergesidir" diye konuştu. "Kültürümüzde hat sanatının çok özel ve güçlü bir yeri vardır" Hat sanatının kültürel değerine dikkati çeken Şahin, "Her ne kadar bize Batı, ’kaba’, ’yobaz’ ya da bin bir farklı yakıştırma yapsa da, bizim kültürümüzde hat sanatının çok özel ve güçlü bir yeri vardır. Mescitlerimizden evlerimize kadar hayatın her alanında hat, tezhip, ebru ve minyatür gibi sanat dalları yer bulmuştur. Bu sergiyle hem bu kadim sanat geleneğini yaşatmak hem de aile kavramının İslam’daki yerini sanat aracılığıyla anlatmak istedik" şeklinde konuştu. "Ayetler ve Hadisler ile Aile: Hüsn-i Hat Sergisi", 15-20 Aralık tarihleri arasında her gün 10.00-17.30 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. (RBA-HFV-
Kocaeli’nin sözlü mirası "Manav Ağzı Sözlüğü" ile kayıt altına alınıyor
16 Aralık 2025 Salı - 09:59 Kocaeli’nin sözlü mirası "Manav Ağzı Sözlüğü" ile kayıt altına alınıyor Kocaeli’de unutulmaya yüz tutmuş yerel ifadelerin derlenmesi amacıyla "Manav Ağzı Sözlüğü" projesi başlatıldı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) ve Yerel Kültür Platformunca, kentin kültürel belleğini korumak ve sözlü mirasını gelecek kuşaklara aktarmak için hazırlanan proje kapsamında, kentin yüzyıllardır yaşayan yerel ağız yapısı bilimsel yöntemlerle kayıt altına alınacak. KOÜ Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kenan Acar danışmanlığında yürütülen çalışmada, farklı ilçelerdeki Manav köylerinde kapsamlı saha araştırmaları gerçekleştirilecek. Akademik ekip tarafından yapılacak anketler, sözlü görüşmeler ve yerinde gözlemlerle Manav ağzına özgü kelimeler, deyimler ve dilsel ifadeler derlenecek. Çalışmayla günlük hayatta kullanımı giderek azalan kelimelerin belgelenmesi ve kentin sözlü kültür hafızasının korunması hedefleniyor. Yerel Kültür Müzesi koleksiyonuna katkı sunacak Portakal Hafız Konağı’nda hizmet veren Kocaeli Yerel Kültür Müzesi bünyesinde sürdürülen çalışma, müzedeki "Manavların Kocaeli’ye yerleşimi", "Ketenin yolculuğu" ve "Motiflerin dili" gibi bölümlere yeni bir halk hafızası katmanı ekleyecek. Büyükşehir Belediyesi ve Yerel Kültür Platformu iş birliğinde daha önce hayata geçirilen "Kocaeli Mutfağı" kitabı, "Kocaeli Türküleri" albümleri ve yöresel kıyafetlerin tescil süreçlerinin devamı niteliğinde olan sözlük, tamamlandığında araştırmacılar ve öğrenciler için kaynak eser niteliği taşıyacak. Vatandaşlara "katkı sunun" çağrısı Öte yandan, proje kapsamında vatandaşlara da katkı çağrısında bulunuldu. Manav kültürüne ait kelime, hikaye, deyim veya hatıralarını paylaşmak isteyen vatandaşlar, müzeyle iletişime geçebilecek.
ADÜ’de Türk Dilinin Tarihi ve Birliği Konuşuldu
16 Aralık 2025 Salı - 09:49 ADÜ’de Türk Dilinin Tarihi ve Birliği Konuşuldu Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde, düzenlenen konferansta Türkçenin tarihi, gelişimi ve Türk dünyasındaki önemi ele alındı. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde (ADÜ), Türk Dünyası Gençlik Topluluğu tarafından "15 Aralık UNESCO Uluslararası Türk Dili Günü" dolayısıyla konferans düzenlendi. 15 Aralık 2025 tarihinde Atatürk Kongre Merkezi Aydın Bey Salonu’nda gerçekleştirilen program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Marşı ile Kazakistan Cumhuriyeti Milli Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programın açılış konuşmasını yapan Türk Dünyası Gençlik Topluluğu Danışmanı Doç. Dr. Kemal Ramazan Haykıran, Türkçenin dünya üzerinde konuşulan diller arasında özel bir konuma sahip olduğunu belirtti. Türklerin Adriyatik’ten Çin Seddi’ne uzanan geniş bir coğrafyada farklı kültür ve inançlarla zengin bir dil mirası oluşturduğunu ifade eden Haykıran, Kaşgarlı Mahmud’un Türkçenin köklü yapısı ve zenginliğine dikkat çektiğini hatırlattı. Konferansta konuşan ADÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Toksoy ise Orta Asya ve Moğolistan’a gerçekleştirilen bilimsel seferler sonucunda Köktürk ve Yenisey kitabelerinin ilim dünyasına kazandırıldığını söyledi. Türkçenin bugün dünyanın en yaygın dillerinden biri olduğuna vurgu yapan Toksoy, gençlerin yabancı dil öğrenirken ana dilleri Türkçeye de sahip çıkmalarının büyük önem taşıdığını dile getirdi. Program, Türk Dünyası Gençlik Vakfı’nın video gösterimiyle devam etti. Ardından ADÜ öğrencileri Zeynep Atasever ve Doğa Ak, Türk dilinin gelişim süreçlerine ilişkin sunum gerçekleştirdi. Etkinlikte Azerbaycanlı öğrenciler Türk dünyasında dil birliği ve kültürel miras konularında sunum yaparken, program Kafkas dans gösterisi, Kazakistanlı öğrencilerin sunumları ve video gösterimiyle sona erdi.
"Eğitim" temalı 9. Uluslararası Kısa Film Yarışması’na başvurular 12 Ocak’ta sona eriyor
15 Aralık 2025 Pazartesi - 18:08 "Eğitim" temalı 9. Uluslararası Kısa Film Yarışması’na başvurular 12 Ocak’ta sona eriyor Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) tarafından düzenlenen "Eğitim" temalı 9. Uluslararası Kısa Film Yarışması’na başvurular 12 Ocak 2026 tarihinde sona erecek. Eğitimin birey ve toplum üzerindeki dönüştürücü etkisini sinema sanatı aracılığıyla aktarmayı amaçlayan yarışmaya katılmak isteyenler, başvurularını www.ebskisafilm.org ve www.ebsshortfilm.org adresleri üzerinden gerçekleştirebilecek. Alanında deneyimli jüri üyeleri, en etkili eserleri seçmek üzere bir araya geldi. Bu yılki yarışmanın seçici kurulunda yönetmen ve senarist İsmail Güneş, gazeteci-eleştirmen Bedir Acar, sinema yazarı Enver Gülşen, yönetmen Mutlu Kurnalı, yönetmen ve senarist Yeşim Tonbaz, Anadolu Ajansı Sinema Atölyesi’nden Barışkan Ünal yer alıyor. Yarışmaya 18 yaşını tamamlamış amatör ve profesyonel katılımcılar, süresi 15 dakikayı aşmayan, eğitim temalı kurmaca kısa filmler ile başvuru yapabilecek. Yarışmanın değerlendirme süreci iki aşamadan oluşacak. Ön jüri, şartnameye uygunluk, teknik ve sanatsal yeterlilik kriterleri doğrultusunda en fazla 20 eser belirleyecek. Ana jüri ise dereceye giren ve özel ödül alacak eserleri seçecek. Yarışmada birinci olan eser için 80 bin lira, ikinci eser için 60 bin lira, üçüncü eser için ise 40 bin lira ödül verilecek. Ayrıca Mehmet Akif İnan Özel Ödülü kapsamında 30 bin lira, Erol Battal Sendikal Kadraj Ödülü kapsamında ise 20 bin lira ödül takdim edilecek. Bu yılki yarışmada Erol Battal Sendikal Kadraj Ödülü, ilk kez Eğitim-Bir-Sen üyesi izleyicilerin oylarıyla sahibini bulacak.
Perdede oyun köyde şenlik var
15 Aralık 2025 Pazartesi - 16:24 Perdede oyun köyde şenlik var Erzurum Devlet Tiyatrosu’nun "Perdede Oyun, Köyde Şenlik Var" projesi kapsamında Pasinler ilçesi Alvar İlkokulu’nda gerçekleştirilen etkinlikte, hayatlarında ilk kez tiyatro izleyen çocuklar Karagöz ve Hacivat ile buluştu. Köy sokaklarında başlayan şenlik havası, tiyatroyu çocukların yaşam alanının bir parçası hâline getirdi. Erzurum Devlet Tiyatrosu, tiyatroyla bugüne kadar hiç karşılaşmamış köy okullarındaki çocukları sanatla buluşturmak amacıyla hayata geçirdiği "Perdede Oyun, Köyde Şenlik Var" projesinin ilk etkinliğini Pasinler Alvar İlkokulu’nda gerçekleştirdi. Büyük şehirlerde kurulan sahneleri hiç görmemiş, sanatı çoğu zaman yalnızca kitaplardan ya da ekrandan tanımış köyde yaşayan çocuklar için tiyatro bu kez uzaktan izlenen bir anlatı değil; kendi okullarında, birlikte yaşanan bir deneyim haline geldi. Gösterim günü okul ve köy, bando takımı, balonlar, kuklalar, dev kukla ve yüz boyamaları eşliğinde bir şenlik alanına dönüştü. Hayatlarında ilk kez tiyatro izleyen çocuklar, köy sokaklarında başlayan bu karşılaşmada büyük bir coşku yaşadı. Etkinlik kapsamında sahnelenen Karagöz ve Hacivat oyunu öncesinde çocuklara geleneksel Türk tiyatrosu ve oyunda kullanılan enstrümanlar tanıtıldı. Gösterimin ardından okula boyanabilir Karagöz-Hacivat sahnesi ve kukla setleri bırakıldı. Erzurum Devlet Tiyatrosu, okullardan alınacak geri dönüşlerle projeyi sürdürülebilir bir yapıya dönüştürmeyi ve sezon içerisinde 100 köy okuluna ulaşmayı hedeflediğini bildirdi.
Aydın Büyükşehir Belediyesi Kadın Yaşam Atölyesi hizmete açıldı
15 Aralık 2025 Pazartesi - 16:21 Aydın Büyükşehir Belediyesi Kadın Yaşam Atölyesi hizmete açıldı Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Kadın Yaşam Atölyesi kapılarını açarken, Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu; "Kadınların yaşamın her alanında yer alabilmeleri için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, kadınların sosyal ve ekonomik yaşamda daha güçlü bir şekilde yer alabilmeleri için çalışmalarını sürdürüyor. Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen Kadın Yaşam Atölyesi, kadınların hizmetine açıldı. Kadınların sosyal, kültürel ve mesleki gelişimlerine katkı sağlamayı amaçlayan merkezde, birçok farklı alanda ücretsiz eğitimler verilmeye başlandı. Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin kadın odaklı sosyal projeleri arasında yer alan Kadın Yaşam Atölyesi’nde; seramik, pilates, makyaj, protez tırnak, ipek kirpik, dikiş, örgü, punch, aşçılık, pastacılık ve ahşap boyama alanlarında eğitimler düzenleniyor. Alanında uzman eğitmenler tarafından verilen eğitimlerle kadınların hem kişisel becerilerini geliştirmeleri hem de mesleki anlamda donanım kazanmaları hedefleniyor. Merkezde ayrıca kadınlara yönelik psikolojik danışmanlık hizmeti de sunuluyor. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, kadınlara yönelik hizmetlerin artarak devam edeceğini belirterek, "Kadınların yaşamın her alanında daha güçlü bireyler olarak yer alabilmeleri için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Kadın Yaşam Atölyesi de bu anlayışımızın bir parçası. Hemşehrilerimiz için çalışmaya, hizmetlerimizi hayata geçirmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Yerli Malı Haftası’nda Van’ın kültürünü tanıttılar
15 Aralık 2025 Pazartesi - 16:18 Yerli Malı Haftası’nda Van’ın kültürünü tanıttılar Van’ın Erciş ilçesindeki anaokulu öğrencileri, Yerli Malı Haftası kapsamında kentin kültürel değerlerini tanıttılar. Tüm yurtta 12-18 Aralık tarihleri arasında kutlanan Yerli Malı Haftası kapsamında Erciş ilçesindeki anaokulu öğrencileri de farklı bir etkinliğe imza attı. İlçenin Çelebibağı Mahallesi’nde bulunan Selahaddin-i Eyyübi Anaokulu öğrencileri, Van’ın kültürel değerlerini tanıttı. Ailemle Eğitim Yolculuğum projesinden de faydalanarak öğrencilerin ailelerini de etkinliğe dahil eden okul yönetimi, el birliğiyle hazırladıkları etkinliğin sunumunu yaptı. Etkinlikte Van’ın yöresel yemeklerinden el sanatlarına kadar birçok değer tanıtıldı. Etkinlikte öğrencilere yerli malı farkındalığı oluşturulurken, kendi yaşam alanı olan yöresel değerlerinin de tanıtılması amaçlandı. Okul Müdürü Ziver Gürbüz, Yerli Malı Haftası dolayısıyla bir program yaptıklarını belirterek, "Yöresel yemekler ve Van’da olduğumuz için bir de Van yöresini tanıtalım dedik. Etkinlikte Van’ımızın meşhur olan yerlerini arkadaşlara gösterdik. Van’da meşhur olan el işçiliği malzemeleri, yöresel yemeklerimizi tanıttık. Van’ımızın meşhur olan keledoş yemeğimizi, keşkekimizi, Van üzüm yaprağı sarması, Van köftesi hazırladık ve aileleri de bu işin içine kattık. Ailemle Eğitim Yolculuğu projemiz kapsamında her ay bir etkinlik yapmaya çalışıyoruz. Bu ayın etkinliği ise Yerli Malı Haftası oldu. Velilerimizle beraber planladık. Yemeklerimizin hepsi onlardan geldi. Güzel bir katılım oldu. Bu şekilde de Ailemle Eğitim Yolculuğu projesinin aralık ayını gerçekleştirmiş olduk. Öğrencilerimiz için de Dilimizin Zenginlikleri projesi kapsamda bilmedikleri kelimeleri öğrenmiş oldular" dedi.
Aksu’da 7 ürün için coğrafi işaret başvurusu
15 Aralık 2025 Pazartesi - 15:36 Aksu’da 7 ürün için coğrafi işaret başvurusu Antalya’nın Aksu ilçe Kaymakamı Ahmet Hikmet Şahin, "Kaymakamlığımızca; keşkek, köfte, solak pişisi, salça, yabani incir reçeli, Kaliforniya biberi ve araka yemeği olmak üzere 7 ürün için Türk Patent ve Marka Kurumu’na başvuru yaptık" dedi. Antalya’nın Aksu ilçesinde Yerli Malı Haftası, yerli ve milli üretimin önemine dikkat çekilen kapsamlı bir programla kutlandı. Aksu Kocabelen Okulu bahçesinde düzenlenen etkinlikte, Aksu’nun tarımsal gücü, coğrafi işaretli ürünlerin önemi ve üretimde sürdürülebilirlik vurgulandı. "Coğrafi işaret sadece kültürel miras değil, ekonomik kalkınmadır" Aksu Kaymakamı Ahmet Hikmet Şahin, konuşmasında Aksu’nun tarım ve turizm açısından stratejik bir ilçe olduğunu belirterek, yaklaşık 50 bin dekar örtü altı üretim alanıyla bölgenin önemli tarım merkezlerinden biri olduğunu söyledi. İlçede faaliyet gösteren çok sayıda fide ve tohum firmasının milli ve yerli tohum üretimi yaparak hem ülke ekonomisine hem de ihracata katkı sunduğunu ifade eden Şahin, pandemi sürecinin gıdanın stratejik önemini net biçimde ortaya koyduğunu belirtti. 7 ürün için coğrafi işaret başvurusu yaptıklarını belirten Kaymakam Şahin, "Coğrafi işaret sadece kültürel bir miras değil; üretici için sürdürülebilir gelir, bölge için ekonomik kalkınma demektir. Kaymakamlığımızca; keşkek, köfte, solak pişisi, salça, yabani incir reçeli, Kaliforniya biberi ve araka yemeği olmak üzere 7 ürün için Türk Patent ve Marka Kurumu’na başvuru yaptık. Yerli üretimi coğrafi işaretle koruyarak emeği markaya, markayı gelire dönüştürüyoruz. Bu bilinci de çocuklarımıza aktarmayı hedefliyoruz" dedi. "Yerli üretime sahip çıkmak vatan sevgisidir" Aksu İlçe Milli Eğitim Müdürü Cahit Öztürk, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda üretken, sorumluluk sahibi ve bilinçli bireyler yetiştirmeyi amaçladıklarını belirtti. Yerli ve milli üretimin vatan sevgisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Öztürk, "Vatanını sevmek; bu topraklarda üretilen yerli ve milli ürünlere sahip çıkmakla mümkündür" ifadelerini kullandı. Aksu’nun tarımsal üretimi, bereketli toprakları ve köklü kültürüyle güçlü bir potansiyele sahip olduğunu dile getiren Öztürk, coğrafi işaretli ürünlerin geleneksel üretimi koruduğunu ve yerel üreticiyi desteklediğini vurguladı. Öğrencilerin coğrafi işaretli ürünleri tanımasının, ülkenin ekonomik bağımsızlığına ve bölgesel kalkınmaya önemli katkı sunduğunu söyledi. "Coğrafi işaret emeği korur, üretimi güçlendirir" Aksu Tarım ve Orman İlçe Müdürü Dilek Boğatimur ise coğrafi işaretin, ürünün kökenini, niteliğini ve kalitesini güvence altına alan önemli bir tescil olduğunu belirterek, bu sayede hem geleneksel üretimin hem de yerel tarımın sürdürülebilirliğinin sağlandığını ifade etti. Boğatimur, Aksu’nun fide ve tohumculuk alanında Türkiye’nin önde gelen merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, yerli ve milli üretime verilen desteğin artarak devam edeceğini kaydetti.