Son Dakika
|
Dünya nüfusu 8,2 milyarı aştı
Gaziantep’te aynı aileden 7 kişi karbonmonoksit gazından zehirlendi
Bozcaada ve Gökçeada’ya hafta sonu tüm feribot seferleri iptal edildi
Gökmen Özdenak son yolculuğuna uğurlandı
İstanbul E-5 Saadetdere’de trafiği kilitleyen kaza
İsviçre'de kayak merkezinde 40 kişinin öldüğü yangının başladığı anlar ortaya çıktı
Kayıp Elif olayında yeni gelişme!
Kadıköy’de metruk binada çıkan yangın korkuttu
Türkiye kara büründü: Tatil haberleri peş peşe geldi
Fenerbahçe sezon sonu seçime gidecek
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Radon Thermal Springs Near Bishkek Attract Visitors Year-Round
Rusya, Harkov'da 5 katlı binayı vurdu: en az 25 yaralı
DEAŞ operasyonunda 72 şüpheliye tutuklama talebi
Antalya’da 1 yaşındaki bebeğe şiddet iddiasında anne tutuklandı
Meksika’da 6.5 büyüklüğünde deprem
Bozcaada ve Gökçeada’ya hafta sonu tüm feribot seferleri iptal edildi
Karadeniz’de kuvvetli fırtına geliyor
Gökmen Özdenak son yolculuğuna uğurlandı
KÜLTÜR SANAT
Kocaeli’de "Alev Alatlı Kütüphanesi ve Sanat Galerisi" törenle tanıtıldı
02 Ocak 2026 Cuma - 20:09:56
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türk düşünce dünyasının önemli ismi Alev Alatlı’nın adını taşıyan kültür kompleksini tanıttı. İzmit Millet Bahçesi içinde yer alan Alev Alatlı Kütüphanesi ve Sanat Galerisi, düzenlenen törenle tanıtıldı. Alev Alatlı’nın kızı Funda Firuz Aktan, kütüphaneye annesinin isminin verilmesinin kendisi için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirterek, Başkan Tahir Büyükakın’a teşekkür etti. Törende konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, İzmit Millet Bahçesini şehrin kalbinde bir kültür alanı olarak tasarladıklarını ifade ederek, içinde yer alan kütüphanenin ise gençlerin talebi üzerinde hazırlandığına dikkati çekti. Sergi alanının da kentin ihtiyacı olduğunu söyleyen Büyükakın, merkezin her şeyiyle çok fonksiyonlu olarak hayata geçirildiğini aktardı. "Roman onun için bir laboratuvardı" Büyükakın, konuşmasında Alev Alatlı’nın Türk düşünce dünyasındaki yerine dikkati çekti. Alatlı’yı "Doğu’ya da Batı’ya da teslim olmayan bir münevver" olarak tanımlayan Büyükakın, şöyle devam etti: "Alatlı, Gazali’nin bir zamanlar din ilimlerini ihya ettiği gibi, çağının yeniden ihya edenidir. O, Aristo’nun ’ya ya da’ dünyasından, modern kuantum fiziğinin ’hem hem de’ dünyasına kapı aralayan gerçek bir entelektüeldi. Bir sözü var çok etkilendiğim; ’Benim tarafım yok, benim derdim var’ O ne sağa, ne sola teslim oldu. O hep derdinin peşinden koştu, hakikati anlatmaya çalıştı ve bunu hep cesaretle yaptı. Zaten entelektüel konfor onun hiç arayışı olmamıştı. Öyle olsaydı birilerini alkışlardı, ’kimden daha çok alkış alırım’ diye yazardı ama hiç öyle yapmadı. Roman onun için bir laboratuvardı ama sadece onun için değil; romandaki karakterler aracılığıyla okuyucu da o laboratuvarın içine girer, orada onunla birlikte o serüvenin bir parçası olurdu. Derdi aslında düşünmeyi öğretmekti, akletmeyi öğretmekti. Çokça kabul edilen popüler değerleri sorgulamayı öğretmekti. Gençler bu ismi burada gördükçe, onun ismi burada yaşadıkça biz geleceğin inşasında da çok kıymetli şeyler yapmış olacağız." Konu Alev Alatlı olunca her türlü söz biter" Vali İlhami Aktaş, Alatlı’nın bu ülkeye çok fazla kazanç sağladığını ifade ederek, "Konu Alev Alatlı olunca her türlü söz biter. Alev Alatlı hocamız ile, önceki görev yerimde Kapadokya Yüksek Okulu’nun üniversiteye çevrilmesi noktasında uğraş verdik. Kendisi entelektüel olarak yazdığı tüm kitapları hayatında da yaşayan bir kişidir. Devlet yönetimi gibi konularda ne kadar fedakarca çalıştığını biliyoruz. Hiçbir maddi beklentisi olmadan ihtiyacı olan yerlerde eğitim kurumları oluşturdu. Buradaki kütüphanenin ve sanat galerisinin de ilimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. "Türkiye’deki aydın despotizmine karşı bizi uyandırdı" Alev Alatlı Kütüphanesi ve Sanat Galerisi projesi dolayısıyla Tahir Büyükakın’a teşekkür eden AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala ise, "Gerçek ile gösterilmek istenen şeylerin arasındaki farkı Alev Alatlı ortaya koydu. Herkesin uygarlık diye övgüler dizdiği dünyada insanların ne kadar manipüle edildiğini bize sundu. Bugün Gazze’de zulüm var. Dünya naklen seyrediyor. Oysa Alev Alatlı o kadar içten takip etti ki Gazze’yi, Filistin davasını... Filistinli annelerin dramını ondan öğrendik. Türkiye’deki aydın despotizmine karşı bizi uyandırdı. Bu ülkede kendisini aydın olarak tanıtanların nasıl bir çöküş yaşadığını Alev Hoca deşifre etti. Türkiye’nin içini inanılmaz ifadelerle anlattı. Malumatla bilgi arasındaki derin farkı anlattı" diye konuştu. 7’den 70’e herkese hitap ediyor Alev Alatlı Kütüphanesi 2 bin 200 metrekare kapalı alanı ve 500 kişilik çalışma kapasitesiyle her yaştan kullanıcıya hitap ediyor. İçerisinde yer alan 23 bin 52 basılı eser, 29 bin e-kitap, 106 tez ve 22 bilgisayarlı dijital araştırma salonu ile şehrin en donanımlı kütüphanelerinden biri olarak ön plana çıkıyor. Kütüphane bünyesinde sessiz çalışma salonu, sesli çalışma salonu, 2 çocuk kütüphanesi, 22 bilgisayarlı dijital çalışma salonu, atölye alanı ve çok amaçlı salon yer alıyor. Alev Alatlı Kütüphanesi, pazartesi hariç haftanın 6 günü, 09.00-22.00 saatleri arasında hizmet verecek. Kütüphanenin yanında yer alan 2 bin 200 metre karelik Sanat Galerisi ise 360 derece sahnesi, sergi alanları ve çok amaçlı salonlarıyla hizmet vermeye hazır. 135 metrekarelik fuaye ve suaye alanına sahip Sanat Galerisi, kültür-sanat etkinliklerine de ev sahipliği yapacak. Ayrıca programda Kocaeli Milletvekilleri Prof. Dr. Sadettin Hülagü, Veysel Tipioğlu, Sami Çakır, Cemil Yaman, Radiye Sezer Katırcıoğlu, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Cantürk, AK Parti İl Başkanı Dr. Şahin Talus, MHP İl Başkanı Tuncay Batı, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Yasemin Özdemir, Alev Alatlı’nın kızı Funda Firuz Aktan, STK temsilcileri, vatandaşlar ve çok sayıda öğrenci de hazır bulundu.
02 Ocak 2026 Cuma - 17:19
Gazeteci Gürhan Adana: "Yenişehir’deki ilk yerleşim 9 bin yıl öncesine kadar dayanmaktadır"
Yenişehir Belediyesi ile Kent Konseyi’nin birlikte gerçekleştirdiği ’Yenişehir Tarih Sohbetleri’nin konuğu olan gazeteci yazar Gürhan Adana, "10 yıl süren antik kazılardan elde edilen buluntu ve çıkarılan sonuçların Yenişehir’deki ilk yerleşim 9 bin yıl öncesine kadar dayanmaktadır" dedi. Geçmişten geleceğe tarih haberleri başlığı altında bugüne değin yaptığı tarih haberlerinin öyküsünü anlatan Gürhan Adana, bu alanda edindiği deneyimlerini paylaştı. 2005-2015 yılları arasında Barcın höyüğünde 10 yıl süren antik kazılardan elde edilen buluntu ve çıkarılan sonuçların Yenişehir’deki ilk yerleşimin 9 bin yıl öncesine kadar dayandığının anlaşıldığını ifade eden Adana, "Dünyada ilk kez Yenişehir Barcın höyüğündeki yerleşimde sütten yoğurt, peynir üretilmiştir. Bu bilimsel olarak kanıtlandı" dedi. Buradaki kazılarda günümüzden 8 bin 500 yıl öncesine uzanan zaman dilimindeki Bizans, Kalkolitik ve Neolitik çağlarına ait mimari yapılar, mezarlar ve kap kacaklar bulunduğunu ifade eden Adana, sözlerini şöyle sürdürdü: "Boğaziçi Üniversitesi Kimya Bölümü’nden Prof. Dr. Hadi Özbal, çanak çömlek pişirme kaplarında bulunan yağ kalıntılarının Boğaziçi Üniversitesi’nde analizinin yapıldığını, peynir, tereyağı ya da yoğurt gibi ürünlerin 9 bin yıl önce burada imal edildiğinin anlaşıldığını belirtmişti. Özbal ayrıca tarımın çok verimli olan bu ovadan Balkanlar üzerinden Avrupa’ya ulaşmış olabileceğini vurgulamıştı. Bu arada bu kazılarda Yenişehir’in ormanlarla çevrili bir göl olduğu, gölün çevresinin yüksek kesimlere doğru meşe ve fındık ormanlarıyla kaplı olduğu da tespit edilmişti." "İnalcık, uç beyliği olan Yenişehir’in de ilk başkent olduğunu vurgulamıştı" Dünyaca ünlü merhum tarihçi Halil İnalcık’ın Yenişehir’e ziyaretini hatırlatan Adana, "Halil Hoca, Yenişehir’in Osmanlı’nın ilk başkenti olduğunu açıklayıp kutlamaların burada yapılması gerektiğini söylemişti. Ayrıca, Osman Bey’in 1299 yılında Yenişehir’e geldiğini ve komşu ilçe İznik’in fethi için Bizans ordusuyla yaptığı savaşı kazandığını, 27 Temmuz 1302’deki bu savaşın sonuçları itibarıyla Osmanlı Devleti’nin kurulduğu tarih olduğunu, uç beyliği olan Yenişehir’in de ilk başkent olduğunu vurgulamıştı. Bu açıklamalarını haber yapıp kayıt altına almıştık. Kendisinin bu açıklamalarının çok kıymetli olduğunu düşünüyorum" diye konuştu. Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın da Yenişehir’de 2012 yılında bir konferans verdiğini hatırlatan Adana, "Konferansta, ’Türkler tarafından kurulmuş ilk ve tek şehir Yenişehir’dir’ demişti. Yenişehir’in göçebe Türkler tarafından kurulduğunu ve adının da bu nedenle Yenişehir olduğunu vurgulamıştı" dedi. Prof. Dr. Yusuf Oğuzoğlu’nun ise Yenişehir sevdalısı bir tarihçi olduğunu anlatan Adana, Oğuzoğlu’nun ilçedeki çalışmalarının önemine değindi. 1988 yılında Balibey Camii’nin bahçe düzenlemesi sırasında Bali Bey ile kızına ait mezar ile 300 yıllık olduğu sanılan bir su kuyusunun bulunduğunu ifade eden Adana, bu kuyunun gün yüzüne çıkarılabileceğinin altını çizdi.
02 Ocak 2026 Cuma - 17:11
Mudurnu’da eksi 18 derecede esnaf duası geleneği sürdürüldü
Bolu’nun Mudurnu ilçesinde yaklaşık 7 asırdır sürdürülen esnaf duası geleneği, dondurucu soğuğa rağmen yaşatılmaya devam etti. Hava sıcaklığının sıfırın altında 18 dereceyi gösterdiği günde, Mudurnulu esnaf geleneği bozmadı. Mudurnu ilçe merkezindeki Orta Çarşı’da her cuma namazı öncesinde yapılan esnaf duasında, esnaf hayırlı ve bereketli kazanç ile sağlık için hep birlikte dua etti. Olumsuz hava şartlarına rağmen gerçekleştirilen duaya, yediden yetmişe çok sayıda vatandaş katıldı. Şehir dışından Mudurnu’yu gezmeye gelen ziyaretçiler de duaya eşlik etti. Geleneğe göre ayakta çalışan esnaf oturarak, oturarak çalışanlar ise ayakta dua etti. Cuma namazı öncesinde okunan esnaf duasının ardından, hayırseverler tarafından esnaf ve vatandaşlara lokum, hayır ekmeği ve pilav ikram edildi.
02 Ocak 2026 Cuma - 16:50
3 Ocak şiir yarışmasında dereceye girenler belirlendi
Bu yıl 11’incisi düzenlenen ’3 Ocak Mersin’in Kurtuluşu ve Mersin Konulu Şiir Yarışması’nın sonuçları açıklanırken dereceye girenlere ödülleri verildi. Erdemli Belediyesi ile Mersin Yazarlar Derneği iş birliğinde düzenlenen ’3 Ocak Mersin’in Kurtuluşu ve Mersin Konulu Şiir Yarışması’nın sonuçları belirlendi. Bu yıl 11’incisi gerçekleştirilen yarışmaya, Mersin ve ilçelerinin yanı sıra farklı illerden toplam 56 şair katıldı. Jüri değerlendirmesi sonucunda birincilik ödülünü "Mersin Güzellemesi" adlı şiiriyle Uşak’tan Ömer Ali Şimşek, ikincilik ödülünü "Mersin Destanı" adlı şiiriyle Isparta’dan Durmuş Kaya, üçüncülük ödülünü ise "Tarihe Destan Yazdık" adlı şiiriyle Adana’dan Hülya Çapar kazandı. Yarışmada sırasıyla Mehmet İbiş (Karboğazı Destanı), Yusuf Öz (3 Ocak Destanı), Ersin Aydın (Kurtuluşun Kalesi), Abdullah Coşkun (3 Ocak’ta Yanan Hürriyet Meşalesi), Mehmet Boz (3 Ocağa Giden Yol) ve Yakup Gümüş (Kanla Yazılan Destan) ilk onda yer aldı. Düzenlenen ödül töreninde dereceye giren şairlere kitap seti ve teşekkür belgeleri, Erdemli Belediye Başkanı Mustafa Kara ve davetliler tarafından takdim edildi. Mersin’in kurtuluş ruhunun gelecek nesillere aktarılması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Başkan Kara, "3 Ocak, Mersin’in bağımsızlık ruhunun simgesidir. Bu anlamlı günü şiirle, sanatla yaşatmak bizim için çok kıymetli. Yarışmaya katılan ve emeği geçen tüm şairlerimizi yürekten kutluyorum" dedi. Ödül töreni toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
31 Aralık 2025 Çarşamba- 09:40
Aydın’ın antik kentleri Nazilli’de konuşuldu
2
15 Mart 2016 Salı- 11:57
Usta çizer Tan Oral, çizgileriyle İKÜSAG’da
3
29 Temmuz 2025 Salı- 10:23
Terme’de bin 350 çocuk yaz okullarında hem eğleniyor hem öğreniyor
4
29 Aralık 2025 Pazartesi- 09:19
Fransızların 1922 petrol planı: Erzurum neden ilk hedef?
5
06 Ekim 2025 Pazartesi- 17:30
Amasra’ya "Ören Yeri" müjdesi
30 Eylül 2025 Salı - 10:18
Keçiören Belediyesi sanata yön veriyor
Keçiören Belediyesi tarafından düzenlenen Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği ve Çocuk Korosu’na 450 kişi başvurdu. Keçiören Belediyesi, 2025-2026 eğitim öğretim yılı için başlattığı konservatuvar çalışmalarıyla kültür ve sanata verdiği önemi bir kez daha gösterdi. Belediye tarafında açılan ‘Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği ve Çocuk Korosu’ programlarına 450 kişi başvurdu. 27-28 Eylül tarihlerinde, alanında uzman eğitmenler tarafından gerçekleştirilen ön değerlendirmeler sonucunda 230 kişi korolarda yer almaya hak kazandı. Uzman eğitmenlerin görev alacağı koroların çalışmaları, ekim ayının 2’nci haftasında Yunus Emre Kültür Merkezi’nde başlayacak. "Kursiyerlerimizi en iyi şekilde yetiştireceğiz" Müziğe gösterilen bu yoğun ilgiden memnuniyet duyduklarını belirten Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, "Konservatuvarımız, yetenekli hemşehrilerimize kendilerini geliştirme ve sahne deneyimi kazanma imkanı sunuyor. Eğitimlerimizle sadece bireysel gelişimi değil, aynı zamanda kültürel birikimi de destekliyoruz. Keçiören Belediyesi olarak sanatın birleştirici gücünü toplumun her kesimine ulaştırmayı hedefliyoruz. Bu nedenle her yaştan vatandaşımızı sanatla buluşturmaya devam edeceğiz. Düzenleyeceğimiz konserlerde ise bu emeğin meyvelerini inşallah hep birlikte izleyeceğiz" dedi. Çalışmalar ekim ayında başlayacak Koroların çalışmaları, ekim ayının 2’nci haftasında Yunus Emre Kültür Merkezi’nde başlayacak. Katılımcılar, nefes tekniklerinden ritim çalışmalarına, işitme egzersizlerinden sahne performansına kadar kapsamlı bir eğitim sürecinden geçecek. Uzman eğitmenler görev alacak Eğitimler, Araştırmacı-Yazar ve TRT Sanatçısı Kubilay Dökmetaş’ın koordinasyonunda, Şefler İlkim Eylül İlk, Canan Kara ve Figen Genç’in rehberliğinde yürütülecek. Dönem sonunda kursiyerler, solo ve koro performanslarıyla sahneye çıkarak edindikleri bilgileri halk konserlerinde sergileme fırsatı bulacak.
30 Eylül 2025 Salı - 10:17
Türkiye İş Bankası ‘Aşina Yüzler’ sergisiyle sanatseverlerle Antakya’da buluştu
Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndan usta ressamları tarafından yapılan seçkilerin Anadolu’daki sanatseverler ile buluştuğu son durak Antakya’da, "Aşina Yüzler" seçkisiyle sergilendi. "Aşina Yüzler" başlıklı seçkide, öncü sanatçılarımızdan Feyhaman Duran’ın eşini resmettiği Güzin Duran Portresi, Edip Hakkı Köseoğlu’nun tasarruf ve modernleşme düşüncesini simgeleyen Kumbaralı Çocuk tablosu, Nuri İyem’in Anadolu kadınının emeğini ve dayanışmasını işlediği Kardeşler eseri, Belkıs Mustafa’nın yaşlılığın yüzlerde bıraktığı izlere odaklanan Erkek Portresi, Adnan Çoker’in soyut yaklaşımlı Otoportre’si, Ergin İnan’ın içsel dünyaya üretici bir pencere açan Damlalı Portre’si, Semiha Berksoy’un dramatik bir anlatımla kızını resmettiği Zeliha Berksoy Portresi, Hakkı Anlı’nın hayat verdiği Sait Faik Portresi ve Ayhan Dürrüoğlu’nun gösterişli bir kadını resmettiği Portre isimli eseri yer aldı. Bireylerin dış görünüşüyle birlikte karakterini, ruh hâlini ve yaşadığı zamanı da yansıtan bu güçlü portreler aracılığıyla bugünü, tanıdık bakışlar ve ortak duygularla buluşturan sergide sanat tarihçisi Doç. Dr. Fırat Arapoğlu, sanatçılar ve eserleri hakkında ziyaretçilere bilgi verdi. Çok sayıda sanatseverin ilgi gösterdiği sergide çocuklara yönelik atölye çalışmaları da düzenlendi. Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nin öğrenme programlarının düzenli faaliyetlerinden biri olan ve ortak kültürel mirasımızı doğduğu topraklarda bugünün kuşaklarıyla buluşturan Anadolu Sergileri’nin bir sonraki etkinliği, 11-12 Ekim tarihlerinde Türkiye İş Bankası Midyat Şubesi’nde düzenlenecek.
30 Eylül 2025 Salı - 10:15
Gaziantep’te Kültür Yolu Festivali GastroANTEP esnafıyla teşekkür buluşması düzenlendi
Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Kültür Yolu Festivali GastroANTEP’e katkı sunan esnafla bir araya gelerek festivalin genel değerlendirmesini yaptı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, Kültür Yolu Festivali GastroANTEP’e katılan esnaf için Meclis Toplantı Salonu’nda teşekkür buluşması düzenledi. Programa, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in yanı sıra Kebapçılar, Pastacılar, Tatlıcılar ve Baklavacılar Odası Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Katmerci, Gaziantep Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Başkan Vekili Tuncay Tabur ve Gaziantep Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Acıoğlu ile sektör temsilcileri katıldı. "Gaziantep’te kadim bir mutfak kültürü var" Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, "Gaziantep’in elinde binlerce ürün, kadim bir mutfak kültürü var. Buna rağmen uzun yıllar marka değerimizi hak ettiğimiz noktaya çıkaramadık. Bugün hedefimiz bu şehrin gastronomi ekonomisini Türkiye ortalamasının üzerine taşımak, Gaziantep’i lezzet başkenti yapmak. Festival sürecinde en çok önem verdiğimiz konu hijyen ve kalite oldu. ‘Temiz mutfak, temiz iş yeri, temiz tuvalet’ diyerek başladığımız bu yolculukta hem hizmet verenin hem de hizmet alanın memnuniyetini artırdık" dedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle yapılan tanıtım çalışmaları sayesinde GastroANTEP’in ulusal ve uluslararası medyada geniş yer bulduğunu dile getiren Başkan Fatma Şahin, "Bu ilgi kent ekonomisine önemli katkı sağladı. Gaziantep’in potansiyeli dünya çapında rekabet edecek seviyede. Ne kadar doğru tanıtım yapar, ne kadar hikayemizi paylaşabilirsek rekabet gücümüz de o kadar artacak" şeklinde konuştu. Bundan sonraki hedeflerinin gastronomide dünyaya açılmak ve bu başarıyı sürdürülebilir hale getirmek olduğunu kaydeden Başkan Şahin, "Bu yolculukta emeği geçen esnafımıza, oda başkanlarımıza, sektör temsilcilerimize ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Festival her yıl daha geniş kitlelere ulaşıyor Kebapçılar, Pastacılar, Tatlıcılar ve Baklavacılar Odası Yönetim Kurulu Başkanı Abdulkadir Katmerci, Gaziantep Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Başkan Vekili Tuncay Tabur ve Gaziantep Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Uğur Acıoğlu, yaptıkları ortak değerlendirmede festivalin her yıl gelişerek daha geniş bir kitleye ulaştığını, esnafın yoğun ilgisinin bu başarının temelini oluşturduğunu dile getirdi. Program, sektör temsilcileri ile Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin arasında geçen soru-cevap kısmı ile devam etti. Programın sonunda Başkan Şahin ve protokol, esnafa sertifikalarını takdim etti.
30 Eylül 2025 Salı - 10:10
Galatlar’dan kalan Adaören Kalesi’nin sırları gün yüzüne çıkıyor
Ankara’nın Beypazarı ilçesinde bulunan Adaören Kalesi’nin sırları gün yüzüne çıkıyor. Kadim tarihiyle öne çıkan Ankara, adeta her karışında geçmişin izlerini barındırıyor. Ankara’nın Beypazarı ilçesi Adaören Mahallesi’nde yer alan Adaören Kalesi’nde yürütülen arkeolojik kazılarla, kalenin geçmişine ışık tutuluyor. Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan kalede uzman ekipler tarafından yapılan çalışmalar, bölgenin zengin kültürel mirasını ortaya koyuyor. Stratejik konumuyla dikkat çeken kalenin, Galatlar, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde askeri ve yerleşim amaçlı işlev gördüğü biliniyor. Surlar ve burçlarla çevrili olan kale, bulunduğu noktadan çevreye hakim bir yapı olarak dikkat çekiyor. Tarih boyunca Roma İmparatorluğu, Selçuklu Devleti ve Osmanlı gibi farklı devletlerin onarımlarından geçtiği, bugün hala duvar ve taş işçiliğinde görülebiliyor. Kale, farklı medeniyetlerin hakimiyetinde olduğu dönemlerde çeşitli adlarla anılmış. Bulunan kaynaklarda Peium, Peon, Adaören Kalesi, Sedkaşı Kalesi ve Gavur Kalesi isimleriyle geçtiği biliniyor. Günümüzde devam eden kazılarda elde edilen bulguların, bölgenin tarihine dair yeni bilgileri gün yüzüne çıkaracağı ifade ediliyor. Kazılarda ortaya çıkan eserlerin ise ilerleyen dönemde sergilenerek kamuoyuna tanıtılması planlanıyor. "En erken dönem Galat Topluluğu’nun kullandığı bir kale olarak biliniyor" Adaören Kalesi hakkında detaylı bilgiler veren Orhun Çelebioğlu, kalenin birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını belirterek, "En erken dönem Galat Topluluğu’nun kullandığı bir kale olarak biliniyor. Daha sonra Roma, Bizans, Anadolu, Selçuklu ve Osmanlı’ya kadar da uzanıyor. Hatta çok yakın bir geçmişe kadar da buralarda tarımsal faaliyetlerin olduğu biliniyor. Yapıyı gelecek yıllardaki çalışmalara hazırlamak, mimari olarak incelemek ve araştırmak amacıyla temizlik çalışmaları yapıyoruz. Çalışmaları Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın himayesinde, Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nin kontrolünde yürütüyoruz. Kale, savunma amacıyla inşa edilmiş. Aynı zamanda yerleştirildiği topografiye bakarsak da vadi üzerine, Kirmir Çayı’nın üç tarafından kapattığı bir tepe üzerine yerleştirilmiş. Bunun sebebi ise savunma ve askeri olarak güçlü bir konumda olduğu için seçilmiş bir alan ve su kaynaklarına yakınlığından dolayı da uzun süre kullanılabilmiş. Gelecek çalışmalarla birlikte kalenin mimari yapısı ortaya çıktıkça, buluntular eşliğinde insanların ilgisini çekebilecek" diye konuştu. "Burası adeta bir cennet gibi" Adaören Mahallesi’nin muhtarı olmaktan mutluluk duyduğunu ve bu tarihsel yapının köyünde bulunmasından dolayı gururlandığını belirten Adaören Mahallesi Muhtarı Yusuf Ok ise, "Burası adeta bir cennet gibi. Görüntüsüyle, manzarasıyla şahane bir yer. İnşallah turizme de kazandırılır. Bizim en çok istediğimiz şey birçok köylümüz buradan ekmek yemesidir. Beypazarı’na gelenler turizmden daha çok faydalanacak. Ankara’ya da büyük faydası olacak" şeklinde konuştu.
30 Eylül 2025 Salı - 10:01
Hınıs’ta 5 bin yıllık tarih gün yüzüne çıkarılıyor
Erzurum’un Hınıs ilçesinde Parmaksız Kale Höyük’ün kazı çalışmaları ile 5 bin yıllık tarihi Cumhurbaşkanlığı kararı ile geleceğe miras projesi kapsamında ilk çapa vuruşu ile başladı. Parmaksız Kale Höyük Erzurum’un Hınıs ilçesinin 8 kilometre kuzey doğusunda yer alıyor. Orta Demir Çağı(Urartu) Orta Tunç Çağı (Karaz Kültürü) olmak üzere üç farklı kültür katmanı bulunuyor. Arkeolojik çit çerçevesi Rituel alanı, kale, yamaç alanı ve karşı yamaç olmak üzere 4 ana yerleşkeden oluşuyor. Şu ana kadar 6 farklı üniversiteden 21 ekip üyesinin katkı sunduğu Doğu Anadolu’daki Parmaksız Kale Höyük çalışmalarında 5 Bin yıllık Erken Tunç Çağı katmanında Karaz medeniyetinin ölü gömme geleneklerini ve mezar tiplerini aydınlatacak önemli kanıtlar elde edildi. 2025 kazı çalışmalarına höyüğün Güney yamacında ve karşı yamaç alanına, tarihi alana ilk çapa vuruşuyla başlandı. Kazı Başkanı Doç. Dr. Umut Parlıtı, yaklaşık 5 bin yıl öncesine uzanan anıtsal bir kaya petroglifi üzerinde panel içerisine oyma tekniği ile işlenmiş insan ve hayvan betimlemelerinin ve söz konusu anıtın zamanında şehrin ve mezarlığın giriş kapısında durduğunu insanları ve medeniyetin mezarlarını kötülüklerden koruyacağına inanıldığını belirtti. Kazı Başkanı Parlıtı, kazı alanının Güney kesiminde yaklaşık 5 bin 200 yıl öncesine kadar uzanan Karaz medeniyetine ait mezarların ve bir metreyi bulan tabakalanmanın Anadolu arkeolojisine katkılar sunacağını da aktardı. Kültür ve turizm bakanlığı, Erzurum valiliği, Atatürk üniversitesi, Hınıs kaymakamlığı, Hınıs belediyesinin destekleriyle kazı çalışmaları yürütülmektedir. Cumhurbaşkanlığı kararlı kazı statüsünde olan kazı çalışmalarının Eylül ayı itibariyle Kültür ve turizm bakanlığı tarafından "Geleceğe Miras Projesi" tarafından da desteklenmeye başlandı. Yöre halkı için de gelir kapısı olan kazı çalışmaları uluslararası yayınlarla da dünya bilimine katkı sunuluyor. Yapılan çalışmalarda Karaz medeniyetine ait taş çevrili, taş sanduka ve oda mezarların olduğu belirlenmiştir. Mezar mimarisiyle birlikte çok sayıda tunç, taş, kemik ve pişmiş toprak taşınabilir eser ülkemizin kültürel tarihine kazandırıldı.
30 Eylül 2025 Salı - 09:56
Türkiye’nin şampiyon atları Menemen’de yarıştı
Menemen’de 11. Geleneksel Rahvan At Yarışları şölen havasında yapıldı. 184 rahvan atın piste çıktığı yarışlar, Türkiye’nin dört bir yanından atçılığa gönül verenleri Menemen’de buluşturdu. Alana rahvan at üzerinde vatandaşları selamlayarak gelen Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Menemen bir yandan modern projelerle geleceğe yürürken, diğer yandan asırlık gelenekleriyle köklerine bağlı bir kenttir. Gelecek yıl rahvan at yarışlarımızı uluslararası düzeyde yapacağız" dedi. Türkiye’nin en iyi rahvan atları, Menemen’de görsel bir şölen oluşturdu. Menemen 11. Geleneksel Rahvan At Yarışları, Seyrek Arena’da gerçekleştirildi. Yarışlarda en büyük baş kategorisindeki yarışa bir vefa örneği olarak kısa süre önce vefat eden Seyrekli rahvan atçılardan Dedeoğlu Kasap Ali olarak tanınan Alaattin Özeren’in adı verildi. Yarışları Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan ile birlikte MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, MHP Bursa İl Başkanvekili Ferhat Daysalı,Rahvan Atlı Spor Kulüpleri Federasyonu Genel Başkanvekili Zeki Genellioğlu, Menemen Kaymakamı Vedat Yılmaz ve Menemen protokolü de tribünden takip etti. Bu yıl rekor bir katılımla tam 184 atın ve binicisinin kıyasıya yarışına sahne olan 11. Geleneksel Rahvan At Yarışları, Türkiye’nin dört bir tarafından ata ve rahvan atçılığa gönül verenleri buluştururken, Menemen’in birçok farklı noktasından düzenlenen ring seferlerle birlikte Menemenlilerin de yoğun ilgisine sahne oldu. Mehteran ve zeybek gösterisiyle coşkunun doruğa ulaştığı yarışlarda, Başkan Pehlivan da geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi geleneği bozmadı ve yarış alanına elinde Türk Bayrağı ile at üstünde girdi. "Geleneklerimize bağlıyız" Yarışlar nedeniyle bir konuşma yapan Başkan Pehlivan, atçılığın Türk kültürü açısından önemine değindi. Başkan Pehlivan, "Tarih boyunca nice başarıya imza atmış milletimiz, atları evcilleştiren ilk millettir. Asya’dan Avrupa’ya kadar kıtalar boyunca süren akınlarımızda ve zaferlerimizde en büyük yoldaşımız atlarımız olmuştur.Menemen Belediyesi olarak bizler, bilime, sanayiye, teknolojiye ve yeniliklere ne kadar destek oluyorsak, geleneklerimize de bir o kadar bağlıyız. Kültürümüzü korumak ve yeni nesillere aktarmak, bizim için çok önemli bir vazifedir. Bu sebeple Menemen Geleneksel Rahvan At Yarışları’nı göreve geldiğimden beri her yıl sürdürmekten ve sizlerle birlikte olmaktan onur duyuyorum, gurur duyuyorum." dedi. Başkan Pehlivan’dan 3 müjde birden Konuşmasında Menemen’de yeni açılacak 3 tesisin müjdesini de veren Başkan Aydın Pehlivan, "Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsamında 28 Ekim günü, Kurtuluş Savaşı Müzemizi büyük bir coşkuyla açıyoruz. Kasım ayında Kent Gözü projemizi hayata geçiriyoruz. Yine Kasım ayında, büyük beğeni gören kafe restoranlarımızın üçüncüsünü hizmetinize sunuyoruz." dedi. "İhanet girişiminin önünde dimdik duracağız!" Konuşmasında Menemen’e yapılmak istenen çöp tesisine de tepki gösteren Başkan Pehlivan, "Birileri ne yazık ki tüm bu güzellikleri yok etmek ister gibi, Menemen’e çöplük yapmak istiyor. Her gün binlerce ton çöpü, Menemen’in bereket fışkıran topraklarının üstünde vahşi bir depolamayla istiflemek istiyor. Menemen’e karşı bu ihanet girişiminin önünde dimdik duracağız. Bizler Menemenliler olarak atalarımızın emaneti ve evlatlarımıza miras olacak olan bu güzel kentin karanlığa teslim edilmesine izin vermeyeceğiz!" dedi. İşte şampiyonlar Kıyasıya geçen yarışlarda ithal A kategorisinde Oktay Dönmez’e ait Tulpar birinci olurken, B kategorisindeyse Nazım Sunar’a ait Maverink birinciliği göğüsledi. Üçlü tay kategorisinde Zekiler Gıda adına yarışan Gökkule, dörtlü tayda İbrahim Ongün’e ait Haydi, deste kategorisinde İsmail Onbaşıoğlu’na ait Derman, küçük ortada Hüseyin Güder’e ait Bahtiyar, büyük ortada Zekiler Gıda’ya it Atakan, başaltında Yücel Akkaya’ya ait Paşam, baş kategorisinde Mustafa Küçükmeral’e ait Dizel, ikili taylarda Süleyman Duransoy’a ait Konan, beşli taylarda Alican Kahraman’a ait Bahriyeli birinci oldu. Kadınlar kategorisindeyse birinciliği Esma Arslan göğüslerken, köylü nörtnal kategorisinde kazanan Recep Konuk oldu.
30 Eylül 2025 Salı - 09:30
İstanbul’un göbeğinde Anadolu dayanışması: Mahalle halkı el birliğiyle hizmet üretiyor
İstanbul’un Arnavutköy ilçesi Ömerli Mahallesi sakinleri, muhtarlık desteğiyle kurulan atölyede gönüllülük esasına dayalı çalışmalar yaparak mahallenin ihtiyaçlarını karşılıyor. Çöp kovalarından banklara, otobüs duraklarının düzenlenmesine kadar birçok hizmeti vatandaşlar kendi imkanlarıyla gerçekleştiriyor. Arnavutköy ilçesine bağlı Ömerli Mahallesi’nde hayata geçirilen uygulama, Anadolu’nun köklü dayanışma kültürünün İstanbul’un kalbinde yaşatıldığını gözler önüne serdi. Anadolu köylerinde sıkça rastlanan imece geleneği, burada modern şehir yaşamına uyarlanmış bir şekilde sürdürülüyor. Mahalle sakinleri boş vakitlerinde bir araya gelerek bank, çöp kovası, otobüs durağı gibi ihtiyaçları kendi emekleriyle üretirken, ortaya sadece somut eserler değil aynı zamanda güçlü bir toplumsal bağ da çıkıyor. Bir yandan el birliğiyle üretmenin verdiği gurur paylaşılırken, diğer yandan komşuluk ilişkileri güçleniyor ve mahalleli kendi yaşadığı yere sahip çıkmanın mutluluğunu yaşıyor. İstanbul’un yoğun temposunda kaybolmaya yüz tutan paylaşma ve dayanışma ruhunun, Ömerli’de yeniden hayat bulması, bölgedeki vatandaşlar için yalnızca bir hizmet değil, aynı zamanda ortak kimliği ve aidiyet duygusunu pekiştiren bir kültür aktarımı niteliği taşıyor. Atölyede gönüllü olarak üretilen bank, çöp kovası ve durak düzenlemeleri kısa sürede mahalle geneline yerleştiriliyor. Mahalle sakinleri, bu dayanışma sayesinde hem ihtiyaçlarını gideriyor hem de birlikte üretmenin mutluluğunu yaşıyor. "Halkın istekleri gönüllülük esasıyla burada karşılanıyor" Mahalle sakini Edanur Aydın, "Ömerli Mahallesi olarak, toplum olarak, halk olarak mahallemize hizmet ediyoruz. Belediyenin bize sunduğu imkanları atölyemizde değerlendiriyoruz. Hep beraber gönüllülük esasıyla yapıyoruz. Hem hobi anlamında iyi oluyor hem de mahallenin ihtiyaçları karşılanmış oluyor. Mesela otobüs durağımıza yağmurdan ve güneşten korunmak için eklemeler yaptık. Halkın istekleri gönüllülük esasıyla burada karşılanıyor" dedi. "Herkes taşın altına elini koyuyor" Mahalle muhtarının azası Aykut Aktaş ise, "Yaptığımız işlerin başında banklarımız, çöp kovalarımız, duraklarımız var. Gönüllülük esasına göre çalışıyoruz. Vatandaşlarımızdan çok güzel dilekler aldık. Ayrıca atölyemiz cenaze merasiminden düğün ve nişanlara, sergilere kadar birçok etkinlikte de kullanılıyor. Burada herkes taşın altına elini koyuyor, biz de bundan gurur duyuyoruz" ifadelerini kullandı.
30 Eylül 2025 Salı - 09:11
Artvin’de asırlık gelenek sürüyor: Kadınlar kışa üzüm pekmeziyle hazırlanıyor
Artvinli kadınlar, üzümleri geleneksel yöntemlerle işleyerek odun ateşinde pekmez kaynatıyor; hem kışa hazırlanıyor hem de kuşaktan kuşağa aktarılan bir geleneği yaşatıyor. Artvin’in Arhavi ilçesine bağlı Derecik köyünde kadınlar, asırlık bir geleneği yaşatmaya devam ediyor. Kararan üzümler dallarından tek tek toplanıyor. Ezilerek suyu çıkarılan üzümler, bez torbalarda süzülerek kazanlara aktarılıyor. Odun ateşinde kazanlarda saatlerce kaynatılarak doğal pekmez haline getiriliyor. Kış öncesi hazırlıkların en tatlı telaşı olan bu süreç, köyde hem dayanışmayı hem de kültürü ayakta tutuyor. Saatler süren kaynatma işlemi boyunca kazan başında nöbet tutuluyor. 68 yaşındaki Aysen Bayramin, çocukluğundan bu yana her yıl bu geleneği sürdüren isimlerden biri. Sabahın erken saatlerinde başladığı mesaisini gün boyu sürdüren Bayramin, üzüm pekmezi yapımını hem bir görev hem de bir yaşam tarzı olarak görüyor. "Pekmez bizim şifamız, emeğimiz, geleneğimiz" Aysen Bayramin, "Her yıl bu zamanlar pekmez yaparız. Üzümler karardığında onları toplar, suyunu çıkarır, sonra da kazana alırız. Bu iş zahmetli ama bir o kadar da bereketlidir. Komşularla bir araya geliriz, sohbet ederiz, geçmişi anarız. Bizim pekmezimiz ne katkı maddesi içerir ne de raf ömrü hesabı yapılır. Tamamen doğal, odun ateşinde pişer. İçine sevgi de katılır, emek de. O yüzden kıymetlidir" ifadelerini kullandı.
29 Eylül 2025 Pazartesi - 22:58
"Aile ve Çocuk Dostu Yapım ve Dizi Teşvik Ödülleri" içim son başvuru tarihi 30 Eylül
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, "’Aile ve Çocuk Dostu Yapım ve Dizi Teşvik Ödülleri’ başvurularında artık son aşamadayız. Aile değerlerini yaşatan, çocuklarımızın geleceğine ışık tutan yapımlar için başvuru süresi 30 Eylül Salı günü tamamlanıyor" dedi. RTÜK Başkanı Şahin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Ailenin korunması ve çocukların sağlıklı gelişimi için medyanın toplumsal sorumluluğunu esas alan bir anlayışla RTÜK olarak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızla iş birliği ve Kültür ve Turizm Bakanlığımızın katkılarıyla hayata geçirdiğimiz ’Aile ve Çocuk Dostu Yapım ve Dizi Teşvik Ödülleri’ başvurularında artık son aşamadayız. Aile değerlerini yaşatan, çocuklarımızın geleceğine ışık tutan yapımlar için başvuru süresi 30 Eylül Salı günü tamamlanıyor. Tüm medya hizmet sağlayıcılarımızı bu anlamlı sürece katkı sunmaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı.
29 Eylül 2025 Pazartesi - 17:35
Germencikliler eğlenceye doydu
Germencik Belediyesi 21. İncir Festivali coşku ve eğlencenin zirveye yaptığı muhteşem bir finalle tamamlandı. 22 Eylül’de başlayan festivalin son 3 gününde Ece Seçkin, Çakal ve Simge Sağın sahne alarak Germenciklilere unutulmaz anlar yaşattı. Led, çiçek ve emoji korteji ve All Times Orchestra konseri ile başlayan ve yedi gün boyunca gündüz ve gece her an bir aktiviteyle dolu olan festival programında, çocuk etkinlikleri, söyleşi, MasterChef İncir Lezzetleri Yarışması, yerel konserler, fuar ve panayır alanı satış stantları, köylü pazarı vatandaşlardan tam not aldı. Festival kapsamında incire dair lezzetler yarışması da düzenleyen Germencik Belediyesi’nin davetlisi olarak Germencik’e gelen MasterChef Suna 21 yarışmacının yaptığı lezzetleri puanladı. Yarışmada birinciye yarım altın, ikinciye çeyrek altın verilirken puanlamada eşit çıkan iki yarışmacıya da gram altın verildi. Festivalin son günü konser öncesi sahneye çıkan ünlü sunucu Alp Kırşan festival kapsamında yapılan Traktör Piyangolu Özel Çekilişi gerçekleştirdi. Noter huzurunda çekilen piyangonun talihlisi 1265 numaralı biletle Ortaklar’dan Hüseyin Kaya isimli vatandaş oldu. Festivalin bir diğer sürpriz etkinliği ise açılış günü Germencik Belediye Başkanı Burak Zencirci tarafından havaya bırakılan ve ucunda 10 bin TL hediye çeki olan balon oldu. Germencik’ten yola çıkan balon Kuyucak Pamucak’ta keçilerini otlatan Hatice Düztepe adlı vatandaş tarafından bulundu. Talihli vatandaş Başkan Zencirci’den ödülünü aldı. 21. İncir Festivali’nin son 3 gününde sahne alan Ece Seçkin, Çakal ve Simge Sağın konserlerinde binlerce vatandaş hafızlardan kolay kolay silinmeyecek anlara şahit oldu. Ünlü sanatçıların en güzel şarkılarına hep bir ağızdan eşlik ederek unutulmaz bir festival deneyimi yaşadı. Festival ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Germencik Belediye Başkanı Burak Zencirci dünyanın incirini üreten Germencik’e yakışan bir festival olduğunu ifade ederek amaçlarına ulaştıklarını söyledi. Başkan Zencirci "Festival öncesinde en başta söylediğimiz gibi bugün yine tekrardan hatırlatıyorum. Amacımız burada sadece eğlenmek, eğlendirmek değildi. Dünyanın en kaliteli incirini üreten Germencik‘in sahip olduğu bu tarımsal hazinenin, kutsal meyvenin adının daha fazla duyurulması, katma değerinin arttırılması, hak ettiği değere ulaşması ana hedefimizdi. Yani tamamen üreticimizi tanıtmak duyurmak aslında onlara yardımcı olmak için bu festivalleri düzenliyoruz. Bundan sonraki süreçte de incire dair tanıtım faaliyetlerimize ağırlık verecek daha önemli çalışmalara da imza atacağız. Yedi gün yedi gece süren festivalde herkes doyasıya eğlendi. Özellikle çocuklarımızın keyifli vakit geçirmesi için titiz davrandık ve çeşitli etkinlikler hazırladık. SMA hastası çocuklarımızın ailelerini davet ettik. Kısacası herkesin kendini bulduğu keyifle vakit geçirdiği bir festival yaptığımıza inanıyorum. Emeği geçen tüm herkese sonsuz teşekkür ediyorum" dedi.
29 Eylül 2025 Pazartesi - 16:13
Sanat ve şehir kültürü TAG ile buluştu
Contemporary Istanbul, sanatseverlerle buluştu. Etkinliğin ulaşım partneri olan TAG, şehir içi mobilite çözümlerini kültür ve sanatla bir araya getirdi. Türkiye’nin en büyük çağdaş sanat buluşmalarından Contemporary Istanbul, bu yıl 20’nci kez sanatseverlerle buluştu. Etkinliğin ulaşım partneri olan TAG, şehir içi mobilite çözümlerini kültür ve sanatla bir araya getirerek yeni bir vizyon ortaya koydu. Bu iş birliği kapsamında sanatçı Halil Ege Doğramacı’nın ’Yolculuk’ adlı eseri, İstanbul’un sokaklarından başlayıp New York’a uzanan bir yolculuğun hikayesi. ’Yolculuk’ TAG’ın ve onunla birlikte yol alanların hikayesinden ilham aldı. Mekânlar ve zaman katmanları arasında ilerleyen eser, markanın bugünden geleceğe uzanan vizyonunu sanat diliyle yansıttı. "Şehirle kurulan bağı dönüştürmeye devam edeceğiz" TAG Kurucu Ortağı Sena Öktem, etkinlikte yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Contemporary Istanbul’un 20’nci yılında ulaşım partneri olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Halil Ege Doğramacı’nın ‘Yolculuk’ eserine verdiğimiz destekle de sadece ulaşımda değil, şehir kültüründe ve sanatta da değer oluşturmayı önemsediğimizi ortaya koyuyoruz. Bu eser, TAG’ın hikâyesine ayna tutarken izleyiciye de kendi dönüşümünü düşünme imkânı sunuyor. Marka olarak insanların şehirle kurduğu bağı dönüştürmeye, sanatı ve şehir kültürünü desteklemeye devam edeceğiz."
29 Eylül 2025 Pazartesi - 16:01
Mondiacult 2025 Zirvesi’ne Türkiye’den Gülpınar katıldı
UNESCO tarafından düzenlenen ve dünyanın en büyük kültür zirvesi olan Mondicukt 2025’e, Türkiye’den akredite edilen tek belediye başkanı olarak Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar katıldı. Binlerce yıllık medeniyetlere ev sahipliği yapan Şanlıurfa’yı yurtdışında gururla temsil eden Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar, daha önce Avrupa’da gerçekleştirdiği başarılı temasların ardından, İspanya’nın Barselona şehrinde önemli görüşmeler yapıyor. Gülpınar, United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization (UNESCO) tarafından düzenlenen ve dünya çapında büyük önem taşıyan Mondiacult 2025 Zirvesi’ne katıldı. İlk olarak UCLG Kültür Zirvesi’ne, ardından Mondiacult 2025’e katılan Başkan Gülpınar’a, Dış İlişkiler Daire Başkanı Elif Esra Önal da eşlik ediyor. 29 ila 30 Eylül 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen MONDIACULT 2025 Dünya Kültür Politikaları Konferansı, kültür alanında küresel politikaların ve stratejilerin yeniden ele alındığı en önemli uluslararası platformlardan biri oldu. Dünya genelinden kültür bakanları, bakan yardımcıları, uluslararası kuruluş temsilcileri ve akademisyenlerin katıldığı bu zirvede, Gülpınar da Türkiye’den ve UCLG-MEWA Bölgesi’nden akredite edilen tek belediye başkanı olarak yer aldı. Zirveye, UNESCO’nun 194 üye ülkesinden temsilciler katılım sağladı. Türkiye’den; Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı, UNESCO Türkiye Daimi Temsilcisi Büyükelçi Gülnur Aybet, UNESCO Türkiye Milli Komitesi Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz ve çok sayıda üst düzey temsilci de konferansta hazır bulundu. MONDIACULT 2025, yalnızca devletlerin değil, yerel yönetimlerin de küresel kültür politikalarının şekillenmesinde oynadığı kritik rolü vurgulaması bakımından büyük önem taşıdı. Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı (UCLG-MEWA) Kültür Elçisi de olan Başkan Gülpınar’ın bu önemli programa katılımı, Şanlıurfa’nın kültürel diplomaside yükselen bir merkez olduğunun güçlü bir göstergesi oldu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder