KÜLTÜR SANAT
15. Nilüfer Liseli Gençler Arası Müzik Yarışması başlıyor 25 Mart 2026 Çarşamba - 12:25:23 Nilüfer Belediyesi tarafından bu yıl 15’incisi düzenlenen Nilüfer Liseli Gençler Arası Müzik Yarışması için başvuru süreci başladı. Bursa genelindeki tüm lise öğrencilerinin katılımına açık olan yarışmanın finali 10 Mayıs’ta Balat Atatürk Ormanı’nda yapılacak. Nilüfer Belediyesi’nin geleneksel hale gelen Liseli Gençler Arası Müzik Yarışması, bu yıl 15’inci kez düzenleniyor. Müziğini duyurmak ve sahne deneyimi kazanmak isteyen tüm liseli gençlere kapılarını açan yarışma için başvurular başladı. Her yıl yalnızca Nilüfer’den değil, Bursa’nın farklı ilçelerinden onlarca okulun katılımıyla gerçekleştirilen yarışma, bu yıl da müziğin coşkusunu Nilüfer’e taşımaya hazırlanıyor. Gençlere keşfetme ve geliştirme fırsatı sunan yarışmaya katılmak isteyen ekipler, 16 Nisan Perşembe gününe kadar başvurularını yapabilecek. Yarışmanın ön elemeleri 26-27 Nisan tarihlerinde Nazım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenecek. Ön elemelerden finale kalan ekipler ise 10 Mayıs Pazar günü Balat Atatürk Ormanı’nda sahneye çıkacak. Gençleri yarışmaya katılmaya davet eden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "Nilüfer’de 15 yıldır gençlerin müziğine ev sahipliği yapıyoruz. Bu yarışma; gençlerin kendilerini ifade ettiği, sahne deneyimi kazandığı ve birlikte bir şeyler üretmenin heyecanını yaşadığı bir alan. Tüm liseli gençlerimizi sahnede yerlerini almaya, yeteneklerini sergilemeye ve müziğin birleştirici gücüyle bu coşkuyu hep birlikte yaşamaya davet ediyorum" dedi. Yarışmaya başvurmak isteyen gençler, https://www.nilufer.bel.tr/kategoriler/hizmet/yarismalar/liseli-gencler-arasi-muzik-yarismasi adresinden kayıt yaptırarak, 0224 452 45 00 numaralı telefondan bilgi alabilecekler.
25 Mart 2026 Çarşamba - 11:27 Gazipaşa’dan "kara şalvar" için coğrafi işaret hamlesi Antalya’da son yıllarda ivme kazanan coğrafi işaret çalışmaları kapsamında, geleneksel "kara şalvar" için önemli bir başvuru Gazipaşa’dan geldi. Gazipaşa Kaymakamlığınca yapılan tescil başvurusu, bölgenin kültürel mirasının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından dikkat çeken bir adım olarak değerlendiriliyor. Edinilen bilgilere göre başvuru, Antalya genelinde yürütülen coğrafi işaret projeleri çerçevesinde hazırlandı. Uzun yıllardır bölgede kullanılan bu geleneksel kıyafet, hem günlük yaşamın hem de yerel kimliğin önemli unsurları arasında yer alıyor. Sadece ürün değil, geleneğin korunması Uzmanlar, coğrafi işaret tescilinin yalnızca bir ürünün adını korumakla sınırlı olmadığını, aynı zamanda o ürüne ait üretim teknikleri, kullanım biçimi ve kültürel geçmişin de güvence altına alındığını vurguluyor. Kara şalvar için yapılan başvurunun da bu yönüyle, somut olmayan kültürel mirasın korunmasına katkı sağlaması bekleniyor. Kırsal yaşamın simgesi Gazipaşa’da özellikle kırsal mahallelerde kadınlar tarafından aktif olarak kullanılan kara şalvar, pratikliği ve dayanıklılığıyla biliniyor. Kuşaktan kuşağa aktarılan üretim teknikleri ve kullanım alışkanlıkları, bu geleneğin günümüzde de canlılığını korumasını sağlıyor. Bu yönüyle kara şalvar, yalnızca bir giyim ürünü değil, aynı zamanda yaşayan bir kültürel değer olarak öne çıkıyor. Süreç Türk Patent’te Başvuru dosyası, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından incelenmeye alınacak. Değerlendirme sürecinde ürünün tanımı, üretim yöntemi ve coğrafi sınırları detaylı şekilde ele alınacak. Tescilin onaylanması halinde kara şalvar, Gazipaşa ile özdeşleşen coğrafi işaretli ürünler arasında yerini alacak. Ekonomik ve tanıtım katkısı bekleniyor Yetkililer, coğrafi işaret tescilinin yalnızca kültürel değil, ekonomik anlamda da önemli kazanımlar sağlayacağına dikkat çekiyor. Tescil ile birlikte yerel üretimin desteklenmesi, taklit ürünlerin önüne geçilmesi ve Gazipaşa’nın ulusal ölçekte tanıtımına katkı sunulması hedefleniyor.
Ordu’nun kültürü ve lezzetleri Keçiören’de halkla buluştu
12 Aralık 2025 Cuma - 11:09 Ordu’nun kültürü ve lezzetleri Keçiören’de halkla buluştu Keçiören Belediyesi’nin ev sahipliğinde Anadolu Ordulular Federasyonu tarafından düzenlenen ‘Ordu Tanıtım Günleri Yöresel Ürünler Kültür ve Sanat Festivali’ başladı. 14 Aralık’a kadar devam edecek olan festivalde Ordu’nun kültürel değerleri ve yöresel lezzetleri, Ankaralılarla buluşturulacak. Renkli ve eğlenceli görüntülere sahne olan açılış törenine; Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak, Ordu Valisi Muammer Erol, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Hilmi Güler, İYİ Parti Adana Milletvekili ve Türk Dünyası ve Yurt Dışı Teşkilatlanma Başkanı Ayyüce Türkeş Taş, Keçiören Belediye Başkanvekili Tolga Turgut, Keçiören Belediye Başkan Yardımcıları Atila Zorlu ve Av. Serkan Bedirhanoğlu, CHP Keçiören İlçe Başkanı Görkem Cevahir Yıldırım, Anadolu Ordulular Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Duman, Kars Ardahan Iğdır Dernekler Federasyon Başkanı Erdoğan Yıldırım, çok sayıda milletvekili, Ordu’nun ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri ve vatandaş katıldı. "Gurbetteki Ordululara Ordu’yu da hatırlatmak ve unutturmamak gerekiyor" Ticaret Bakan Yardımcısı Sezai Uçarmak, yaptığı konuşmada, "Gurbetteki Ordululara Ordu’yu hatırlatmak ve unutturmamak gerekiyor. Ben burada stant açmış olanlara, belediyelerimize hayırlı kazançlar diliyor ve bu çabalarının devamını temenni ediyorum. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. "Ordulu hemşehrilerimizle aile oluyoruz" Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan’ı temsilen katılımcılara hitap eden Keçiören Belediye Başkanvekili Tolga Turgut, şu mesajları paylaştı: "Bugün burada Ordulularla Keçiörenli hemşerilerimizin bir araya gelmesine vesile olan Keçiören Belediye Başkanımız Dr. Mesut Özarslan’a çok teşekkür ediyoruz. Ordu günlerinin yapılması için gerekli emeğin, çabanın ve mücadelenin verilmesinde pay sahibi olan herkese ayrı ayrı çok teşekkür ediyorum. Bizler Keçiören’de çok sayıda Ordulu hemşehrimizi ağırlıyoruz, onlarla kapı komşuluğu yapıyoruz, dostluk yapıyoruz, aile oluyoruz. Ben Erzurumlu bir hemşehriniz olarak burada bulunmaktan dolayı çok mutluyum. Hem Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur Yavaş adına hem de Keçiören Belediye Başkanımız Dr. Mesut Özarslan adına sizlere saygılar, sevgiler sunuyorum." "Ordu bizim için çok önemli bir şehir" İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş ise Ordu’nun öneminden bahsettiği konuşmasında, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun selamını ileterek şunları söyledi: "Ordu bizim için çok önemli bir şehir. Çünkü biz Ordu’nun yiğit evladı, Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu’na sahibiz. Bugün buraya Sayın Genel Başkanımız Müsavat Dervişoğlu’nun size en kalbi selamlarını iletmek üzere geldik. Ankara’nın Keçiören sentimde Keçiören Belediye Başkanımızın ve Anadolu Ordular Derneği’nin önderliğinde düzenlenen bu kıymetli organizasyonda emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz." Keçiören’de Ordu rüzgârı esti Protokol üyelerinin yaptıkları konuşmaların ardından yöresel halk oyunlarının sahnelendiği alanda renkli görüntüler oluştu. Gösterilerin ardından stantları gezen protokol üyeleri, Ordu kültürüne yakından şahit oldu. Vatandaşların da ziyaretine açılan etkinlik alanında Ordu’nun yöresel lezzetleri, el sanatları ve tanıtım stantları büyük ilgi gördü. ‘Ordu Tanıtım Günleri Yöresel Ürünler Kültür ve Sanat Festivali’ 14 Aralık’a kadar Keçiören Fatih Stadı’nda devam edecek.
‘Hüseyin Nihal Atsız’a Vefa’ temasıyla düzenlenen şiir yarışmasının ödül töreni yapıldı
12 Aralık 2025 Cuma - 10:34 ‘Hüseyin Nihal Atsız’a Vefa’ temasıyla düzenlenen şiir yarışmasının ödül töreni yapıldı ‘Doğumunun 120’nci, vefatının ise 50’nci yılında Hüseyin Nihal Atsız’a Vefa’ temasıyla düzenlenen ‘Milli Ruh, Milli Kimlik ve Kahramanlık’ şiir yarışması ödül töreni gerçekleştirildi. Türk Eğitim Sen Genel Merkezi’nin, Türk fikir dünyasına, edebiyatına ve tarihine derin izler bırakan Hüseyin Nihal Atsız’ı anmak ve aziz hatırasını yaşamak amacıyla ‘Doğumunun 120’nci, vefatının ise 50’nci yılında Hüseyin Nihal Atsız’a Vefa’ temasıyla düzenlediği ‘Milli Ruh, Milli Kimlik ve Kahramanlık’ şiir yarışmasının ödül töreni gerçekleştirildi. Törene, Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan ve eşi Havva Geylan, Türkiye Kamu Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, Ülkü Ocakları Genel Sekreteri İlhan Durak, TÜRKAV Genel Başkanı Ebubekir Korkmaz, Türk Mühendisler Derneği Genel Başkanı Yaşar Yekebağcı, Türk Orman Sen Genel Başkanı Ahmet Demirci, Türk Yerel Hizmet Sen Genel Başkanı Tuncay Erden, Türk İmar Sen Genel Başkanı Zafer Çelik, Türk Enerji Sen Genel Başkanı Şuayip Deniz Demir, Türk Eğitim Sen Genel Başkan Yardımcıları, Türk Eğitim Sen Merkez Kadın Komisyonu, Türk Eğitim Sen Ankara Şubeleri ve çok sayıda davetli katıldı. Yarışma, Türk Dünyası’nın güçlü isimlerinden Nihal Atsız’ın fikirlerini ve eserlerini genç nesillere tanıtmayı amaçlarken, aynı zamanda Türk milletinin kahramanlık mirasına, kültürel zenginliklerine ve millî ruhuna şiir aracılığıyla taze bir nefes kattı. Ödül töreni, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Kur’an-ı Kerim Tilaveti’nin ardından da Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan açılış konuşmalarını gerçekleştirdi. "Milletler yalnızca zaferler kazanarak değil; dilini koruyarak, kimliğini yaşatarak değerlerini diri tutar " Genel Başkan Geylan, ödül töreninin açılış konuşmasına şair yazar Hüseyin Nihal Atsız’ı şükranla anarak başladı. Geylan şunları söyledi: "Bugün burada, Türk fikir dünyasına, edebiyatına ve tarihine derin izler bırakmış büyük mütefekkir Hüseyin Nihal Atsız’ın; ‘Vaktiyle bir Atsız varmış derlerse ne hoş, Anılmakla hangi bir ruh olmaz ki sarhoş?’ Diyerek gönderdiği selamı almak, onu rahmet ve vefayla anmak; onun aziz hatırasını yaşatmak için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu buluşma; yalnızca bir anma programı değildir; millet olmanın temel mayası olan millî ruhu, millî kimliği ve kahramanlık şuurunu yeniden hatırlama vesilesidir. Türk milletinin tarih sahnesindeki yürüyüşü, yalnızca ‘destan yapanların’ yürüyüşü değildir; aynı zamanda destanı kelimeye dönüştürenlerin, hatırayı hafızaya, hafızayı şuura çevirenlerin de yürüyüşüdür. Tarih yapan kadar tarihi yazan; kılıç kullanan kadar kalem taşıyan; sınır çizen kadar sınırı anlamlandıran münevverler vardır. Çünkü milletler yalnızca zaferler kazanarak değil; dilini koruyarak, kimliğini yaşatarak, değerlerini diri tutarak büyür. Bu yüzden edebiyat, fikir, tarih ve kültür dünyamızın büyük isimleri, zamanın karanlığında ışığı yakan birer nöbetçilerdir" dedi. "Türk milleti haysiyetini ve istikbal tasavvurunu korumak için mücadele etmiş büyük bir millettir" Türk milletinin, tarih boyunca yalnızca sınırlarını değil; inancını, dilini, haysiyetini ve istikbal tasavvurunu da korumak için mücadele etmiş büyük bir millet olduğunu kaydeden Geylan, "İşte Hüseyin Nihal Atsız da bu nöbetin önemli isimlerindendir. O; tarih araştırmacısı, öğretmen, akademisyen, şair-yazar ve milletine karşı mesuliyet duyan büyük bir mütefekkirdir. O, Ziya Gökalp ve arkadaşlarının yaktığı meşaleyi kimi zaman sisin içinde, kimi zaman fırtınanın karşısında taşımış ama her daim istikametini muhafaza etmiştir. Türk milleti, tarih boyunca yalnızca sınırlarını değil; inancını, dilini, haysiyetini ve istikbal tasavvurunu da korumak için mücadele etmiş büyük bir millettir. Bu mücadele, kimi zaman ordunun ön saflarında, kimi zaman kürsüde, kimi zaman kalemin ucunda, kimi zaman da bir ülkünün etrafında kenetlenen yüreklerde sürmüştür. Bu mücadelede, her çağın kendi öncüleri var olmuştur. Bilge Kağan’dan Sultan Alparslan’a, çağ açıp çağ kapatan Fatih’ten küllerinden yeni bir devlet kuran Atatürk’e uzanan bu yürüyüş; Türk devlet aklının ve Türk idealinin ufkunu temsil eder" diye konuştu. "Eğitimin yalnızca bilgi aktarmak değil; aynı zamanda karakter inşa etmek, değer yaşatmak ve mensubiyet duygusunu güçlendirmek olduğuna inanıyoruz" Türk milletinin büyük yürüyüşlerinin sadece meydanlarda değil mısralarda da sürdüğünü kaydeden Geylan, "Geçmişte ve yakın tarihimizde ise Atsız gibi isimler, farklı şartlarda ama aynı hedef doğrultusunda, inandığı fikirleri savunmayı milli bir sorumluluk bilmiştir. Atsız’ın yürüyüşü; Türkçülük ve Turancılık davasını bir slogan kolaylığına teslim etmeyen, ödediği bedeliyle birlikte yaşayan bir fikrî seferberliktir. O, kalemini rüzgâra göre eğip bükmeyen; itirazın, yalnızlığın, hatta zaman zaman hedef gösterilmenin karşısında dahi duruşunu koruyan bir iradenin adıdır. Türk Eğitim-Sen olarak, eğitimin yalnızca bilgi aktarmak değil; aynı zamanda karakter inşa etmek, değer yaşatmak ve mensubiyet duygusunu güçlendirmek olduğuna inanıyoruz. Tam da bu anlayışla, ‘Doğumunun 120’nci, Vefatının 50’nci Yılında Hüseyin Nihal Atsız’a Vefa" temasıyla düzenlediğimiz ‘Millî Ruh, Millî Kimlik ve Kahramanlık’ Şiir Yarışması; Türk milletinin en asli unsurlarından olan kahramanlık, milliyetçilik, devletçilik gibi hasletleri yüceltmeyi; şiirin diliyle tarihe not düşmeyi ve bunu geleceğe emanet etmeyi hedeflemektedir. Çünkü milletlerin büyük yürüyüşleri yalnızca meydanlarda değil, mısralarda da sürer: Bazen bir mısra bir nesli ayağa kaldırır; bazen bir hissediş bir millete yön verir; bazen bir şiir bir çağrıyı tarihin vicdanına kazır" şeklinde konuştu. "Bedel ödemek, doğru yoldan döndürmez; aksine doğruyu daha gür sesle söyleme cesareti verir" Türk Eğitim-Sen ve Türkiye Kamu-Sen çatısı olarak emeğin onurunu ve kamu çalışanının hakkını savunmaktan her zaman vazgeçmeyeceklerinin altını çizen Geylan, "Atsız’ı anlamak, sadece bir kişiyi hatırlamak değildir; öğretmenliğiyle, akademisyenliğiyle, şairliğiyle ve mütefekkir duruşuyla bedel ödemeyi göze alan bir fikrî ahlâkı da hatırlamaktır. Sendikal mücadelemizle fikrî mücadelenin aynı çizgide yürüdüğünü söylerken, aslında Hüseyin Nihal Atsız’ın şahsında, bugün de sendikal tercihi, fikrî duruşu, millet ve devlet hassasiyeti sebebiyle ekmeğiyle, işiyle, çalışma ortamıyla, ücretiyle tehdit edilen; baskıya, dışlanmaya ve gadre uğrayan kamu çalışanlarımızın hâlini görüyoruz. Atsız’ın Türkçülük ve Turancılık davasıyla başlayan yürüyüşünün tabutlukta işkenceye varan ağır süreçlerle sınandığı; fakat bütün mağduriyetlere rağmen yılmadan direndiği ve sonunda hakikatin yanında duruşuyla zaferi kazanarak bize 3 Mayıs Milliyetçiler Günü gibi nesilden nesile taşınan bir şuur mirası bıraktığı gerçeği, bizim için sadece bir hatıra değil; aynı zamanda bir moral ve motivasyon kaynağıdır. Çünkü o mücadele bize şunu öğretiyor: Bedel ödemek, doğru yoldan döndürmez; aksine doğruyu daha gür sesle söyleme cesareti verir. Bu inançla bizler de Türk Eğitim-Sen ve Türkiye Kamu-Sen çatısı altında, hangi şartla karşılaşırsak karşılaşalım, emeğin onurunu ve kamu çalışanının hakkını savunmaktan vazgeçmeyecek; birliğimizi büyüterek, teşkilatımızı güçlendirerek, haklı mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "Türk Eğitim-Sen bir yıldız gibi parlıyor" Türkiye Kamu Sen Genel Başkanı Önder Kahveci ise şunları kaydetti: "Türk Eğitim-Sen, yalnızca eğitim çalışanlarımızın ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumakla kalmıyor. Ülkemizin bilimsel ve entelektüel kapasitesinin artırılması, milli değerlerimizin yaşatılması ve geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuk ve gençlerimizin, şanlı tarihimizin ve kahramanlarımızın ışığında yetişerek devletine ve milletine bağlı bireyler olması yolunda son derece önemli çalışmalara da imza atıyor. Bu çerçevede yazar, Türkolog, düşünür, şair ve her şeyden önemlisi bir öğretmen olan Hüseyin Nihal Atsız’ın hatırasını yaşatmak, düşünce dünyasını genç dimağlarda sürdürmek adına son derece anlamlı bir yarışmayı da düzenlemiş olması, Türk Eğitim-Sen’in neden hizmet kolundaki diğer bütün sendikalar içinde bir yıldız gibi parladığını da ortaya koyuyor. Başta Atsız olmak üzere; bu millet için yazan, düşünen, mücadele eden, fikriyle yol açan tüm münevverlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Bu güzel programımıza katılan tüm misafirlere saygılarımı sunuyor; Hepinizi Allah’a emanet ediyorum. ‘Ne Mutlu Türk’üm Diyene’." Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Türkiye Kamu Sen Genel Başkanı Önder Kahveci ve TÜRKAV Genel Başkanı Ebubekir Korkmaz dereceye giren eser sahiplerine ödüllerini takdim etti. Buna göre; birincilik ödülünü Türk Eğitim Sen Uşak Şubesi’nden Ömerali Şimşek’in "Atsız Ata" isimli eseri kazandı. İkincilik ödülünü Türk Eğitim Sen Gümüşhane Şube’den Talat Ülker’in "Kızılelma Muştusu" isimli eseri alırken iken, üçüncülük ödülünü ise Türk Eğitim Sen Gaziantep 1 No’lu Şube’den Abdulhamit Koçoğlu’nun "Hilalin Gölgesinde Atsızlar" isimli eseri kazandı. Ödül töreni, Atilla Yılmaz’ın ‘Yolların Sonu’ adlı konseri ile son buldu.
Bin yıllık Merzifon Savaşı’nın sır perdesi aralanıyor: Haçlı ordusunun kullandığı güzergâh ve bozguna uğradığı kalenin yeri bulundu
12 Aralık 2025 Cuma - 09:41 Bin yıllık Merzifon Savaşı’nın sır perdesi aralanıyor: Haçlı ordusunun kullandığı güzergâh ve bozguna uğradığı kalenin yeri bulundu Anadolu Selçuklu Sultanı 1. Kılıçarslan komutasındaki Türk İslam ordusunun 1101’de Amasya, Konya ve Ereğli üçgeninde karşılaştığı Haçlı ordusunu bir ay içinde 3 defa bozguna uğrattığı tarihi zaferin sır perdesi aralanıyor. Haçlı ordusunun Merzifon Savaşı’na ilerlerken kullandığı güzergâh ve bozguna uğradıkları kalenin yeri tespit edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle çeşitli üniversitelerden bilim insanlarının katıldığı 1101 yılı Haçlı Seferleri yüzey araştırmaları iki yıldır Amasya ve Konya’da gerçekleştiriliyor. Bin yıllık zaferin izlerinin bulunmasıyla amacıyla Amasya’nın Merzifon ve Gümüşhacıköy ilçelerinde süren kapsamlı çalışmalarda önemli sonuçlara ulaşıldı. "Haçlıların geldiği güzergahı tespit ettik" Tarihi çalışmaya bilimsel danışmanlık yapan Amasya Üniversitesi Hattat Hamdullah Güzel Sanatlar Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Neslihan Korkmaz, "Bu yıl Haçlıların geldiği güzergahı tespit etmek imkanımız oldu. Hacılar yolu ya da Kudüs yolu olarak adlandırılan yol üzerinden gelerek Tosya, Osmancık, Gümüşhacıköy, Merzifon güzergahını kullandıklarını belirlemiş olduk. Haçlı karargahına birkaç mil uzaklıkta olup erzak alımı için gidilen ve Haçlıların pusuya düşürüldüğü kale tespit edildi" dedi. Anadolu’nun Türk yurdu olmasında önemli zafer Türklere Anadolu’nun kapılarını açan 1071 Malazgirt Savaşı’ndan sonra Anadolu’nun Türk yurdu olmasındaki önemli zafer olan Merzifon savaşının izlerinin sürüldüğü projenin devamında Haçlıların ve şehit Selçuklu askerlerinin mezarlarının ortaya çıkarılması ile savaş aletlerinin bulunması planlanıyor. Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi, bulunacak mezarlardan DNA örnekleri alınarak araştırmalara devam edileceğini açıkladı.
Üç aylar programında Ahıska Türkleri ve protokol bir araya geldi
12 Aralık 2025 Cuma - 03:11 Üç aylar programında Ahıska Türkleri ve protokol bir araya geldi Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Üzümlü Kaymakamı Buğra Karadağ ve İl Müftüsü İsmail Fakirullahoğlu ile birlikte Üzümlü ilçesinde ikamet eden Ahıska Türkleri tarafından mübarek üç aylar münasebetiyle düzenlenen programa katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda Ahıskalı çocuklar Hadis-i Şerifler ve kasideler okuyarak ailenin önemi ile üç ayların manevi değerine ilişkin bilgiler verdi. Katılımcılar tarafından ilgiyle takip edilen program, ilçedeki Ahıska Türklerinin kültürel ve manevi hassasiyetlerini yansıtan görüntülere sahne oldu. Programda konuşan Vali Aydoğdu, düzenlenen etkinliğin anlamına dikkat çekerek, "Bu güzel ve anlamlı programdan dolayı gençlerimizi ve çocuklarımızı tebrik ediyorum. İnsanın anavatanı kendi çocukluğudur. İlk terbiyesini ailesinden, ilk öğretmenini ise annesinden alır. Çocuklarımızı yetiştiren hocalarımıza, anne ve babalarına teşekkür ediyorum. Bu geleneklerin Üzümlü’de yaşatılması çok önemli" dedi. Vali Aydoğdu konuşmasının devamında kültürel değerlerin korunması gerektiğini vurgulayarak, "Hangi asırda yaşarsak yaşayalım insan samimiyetinin ve sıcaklığının yerini hiçbir şey tutamaz. Küçüklerimize büyüklere saygıyı, aile büyüklerinin kıymetini, komşuluk hukukunu öğretmeli ve bu değerleri hayatımızda yaşatmalıyız," ifadelerini kullandı. Ahıska Türklerinin Erzincan ve Üzümlü’ye kattıkları değerlerden dolayı teşekkür eden Vali Aydoğdu, "En büyük teşekkürü bugün bu programı hazırlayan gençlerimize ediyorum. Üç aylarımız hayırlı ve bereketli olsun," dedi.
"Yıldızların Altında" Türk sanat müziği konseri
11 Aralık 2025 Perşembe - 17:05 "Yıldızların Altında" Türk sanat müziği konseri Samsun Çarşambalılar Yardımlaşma ve Haberleşme Derneği Türk Sanat Müziği Korosu, yeni sezonun ilk konserini "Yıldızların Altında" temasıyla gerçekleştirdi. Şef Serkan Zevkibol’un hazırlayıp yönettiği koro, Türk sanat müziği tutkunlarını bir araya getirerek izleyicilere unutulmaz bir gece yaşattı. Samsun Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi’nde gerçekleşen konser öncesi açılış konuşmasını yapan Çarşambalılar Derneği Başkanı Hüseyin Avni Özdemir, yoğun katılım için teşekkür ederek başladığı konuşmasında, "1984 yılında kurulan derneğimizin 41. yılını yaşıyoruz. Kuruluşumuzdan bu yana kültürel, sosyal ve sanatsal faaliyetlerin içinde olduk ve desteklemeye de devam edeceğiz. Dernek binamızın en büyük salonunda kültür-sanat ve sosyal etkinlikler için konforlu bir çalışma ortamı oluşturduk; masa ve sandalyeleri yeniledik, profesyonel bir ses sistemi kurduk. Kıymetli müzikseverler, müzik dünyadaki ortak dil, atan tek kalptir. İnsanlık tarihi kadar eski olan müzik, etkileşim ve birleşim sanatıdır. Her birey müziği kendi diliyle söyler, paylaşır ve yaşar. Türk Sanat Müziği, güçlü ve kalıcı bir soyut kültür mirasımızdır. Bizler de yönetim kurulu olarak bu değerlere sahip çıkmaya devam edeceğiz" dedi. İki bölümden oluşan ve sunuculuğunu Mehmet Çömez’in üstlendiği konsere sanatseverler büyük ilgi gösterdi. Yaklaşık 2,5 saat süren etkinlikte koronun performansı, izleyicilerden büyük alkış aldı. Başkan Özdemir, konserin hazırlık sürecinde emeği geçen başta Şef Serkan Zevkibol olmak üzere, tüm korist, solist ve müzisyenlere teşekkür etti. Koro Şefi Serkan Zevkibol, konser öncesi yaptığı açıklamada, "Yoğun bir hazırlık sürecinin ardından seyirci karşısına çıkmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Titiz bir çalışmayla özel bir repertuvar hazırladık. Tüm arkadaşlarımızla birlikte sahnede bu heyecanı yaşarken, izleyicilerimizin de aynı duyguyu hissedeceğine inanıyoruz. Türk müziğinin en güzel eserlerini birlikte icra edeceğiz. Bu konser, şehrin kültür ve sanat hayatına katkı sunacak" ifadelerini kullandı. Konserin kapanışında söz alan Dernek Başkanı Hüseyin Avni Özdemir, Divan Şairi Baki’nin "Bâkî kalan bu kubbede hoş bir sadâ imiş" dizelerini hatırlatarak, "Çarşambalılar Derneği Türk Sanat Müziği Korosu’nun bu kubbede daha nice hoş sadâlar bırakmasını temenni ediyorum. Yeni etkinliklerimizde buluşmak dileğiyle saygılar sunuyorum" ifadelerini kullandı. Konseri; TÜİK Bölge Müdürü Halil Emecen, CHP İl Başkanı Mehmet Özdağ, Dernek Genel Sekreteri Özlem Toraman Dağdelen, Sayman Ömer Bir ve Yönetim Kurulu Üyeleri Sezai Sezgin, Sercan Yaşar, Büşra Çakır’ın yanı sıra çok sayıda davetli izledi.