KÜLTÜR SANAT
İş Sanat’tan çocuklar için üç yeni kitap 25 Mart 2026 Çarşamba - 15:12:03 İş Sanat, çocuklar için üç yeni kitabı duyurdu. İş Sanat’ın yayınlarına üç yeni kitap eklendi. Burcu Ural Kopan’ın yazdığı ve Gözde Eyce’nin resimlediği Elmamın Rengi: Kırmızı, Kayığımın Rengi: Mavi ve Çizmemin Rengi: Sarı, resim sanatının üç ana renginden hareketle hazırlandı. Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’ndeki eserlerden yola çıkan seri, minik okurları şehirde, doğada ve günlük yaşamda bu renkleri taşıyan eserlerin izini sürecekleri eğlenceli bir oyuna davet ediyor. Nazlı Ecevit’in aşı boyalı "Amcazade Hüseyin Paşa Yalısı"ndan Hasan Vecih Bereketoğlu’nun bereketli toprak tenceresine ve Osman Hamdi Bey’in "Kaplumbağa Terbiyecisi"ne uzanan bir seçkiyle, kırmızı öğelerin başrolde olduğu Elmamın Rengi: Kırmızı, çocuklara eğlenceli bir rehberlik sunuyor. Kayığımın Rengi: Mavi, Mustafa Pilevneli’nin bol ışıklı ve hareketli "Mavi Yolculuk", Hüseyin Avni Lifij’in "Testili Kadın" tablolarındaki ve Füreya Koral’ın seramik panolarındaki farklı tonların hikâyelerini çocukların dünyasına taşıyor. Çizmemin Rengi: Sarı ise Melahat Üren’in ayçiçekleriyle süslü vazosu, Celile Hanım’ın elmalar ve üzümlerle dolu tabağı, Halil Paşa’nın güneş vuran Boğaziçi yalıları ve İbrahim Safi’nin gülleriyle sarının sayfadan taşan enerjisini paylaşıyor. "Bir rengin peşine düşerek müzede dolaşmak, çocuklar için sanata açılan en doğal kapılardan biri. Renkle oynadıkça, sanat eserleri çocukların zihninde kalıcı bir yer ediniyor" diyen Burcu Ural Kopan, kitaplar için İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndan seçilen tabloların çocukların sanata bakma ve fark etme becerilerini güçlendirdiklerini belirtiyor. Geçtiğimiz yıl Gözde Eyce ile Müze için hazırladıkları Çok Severim isimli çocuk kitabında İstanbul’u dolaşan kahramanımız, bu yeni üçlemede müzenin koridorlarında geziniyor ve görüp öğrendiklerini kedisi Fırça’ya anlatıyor. Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, çocukların sanatla kurdukları ilişkiyi ücretsiz atölyeler, rehberli geziler ve özel kitaplarla zenginleştiriyor. İş Sanat koordinasyonunda hazırlanan ve Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları etiketiyle minik okurlara sunulan kitaplara RHM Dükkân, İş Kültür mağazaları ve internet sitesi ile seçkin kitabevlerinden ulaşılabiliyor.
25 Mart 2026 Çarşamba - 15:04 Aksa Elektrik ’Geleceğin Enerjisi Resim Yarışması’ başlıyor Türkiye’nin enerji sektöründe faaliyet gösteren önemli şirketlerinden Aksa Elektrik, "Geleceğin Enerjisi" Resim Yarışması ile çocukları hayal güçleriyle geleceğin enerji dünyasını resmetmeye davet ediyor. 7-10 yaş arasındaki çocukların katılabileceği yarışma için başvurular, 25 Mart’ta başladı. Türkiye’nin önde gelen enerji şirketlerinden Aksa Elektrik’in çocukların hayal gücünü desteklemek ve enerji bilincinin erken yaşlarda gelişmesine katkı sunmak amacıyla hayata geçirdiği "Geleceğin Enerjisi" Resim Yarışması için başvurular 25 Mart 2026 tarihinde başladı. Aksa Elektrik’in çocuklar ve gençler odağında yürüttüğü sosyal sorumluluk çalışmalarını bir araya getiren "Gücümüz Yarınlarımız" platformu kapsamında düzenlenen yarışma, çocukların enerji bilinci konusunda erken yaşta farkındalık kazanmalarına ve üreticiliklerini geliştirmelerine katkı sağlamayı amaçlıyor. Çocuklar geleceğin enerji dünyasını resimlerle anlatacak Yarışmaya, 7-10 yaş arasındaki çocuklar geleceğin enerji dünyasını hayal güçleriyle yorumladıkları resimlerle katılabiliyor. Yarışmaya gönderilecek resimlerin 35 x 50 cm ölçülerinde hazırlanması gerekiyor. Çalışmalar kurşun kalem, pastel boya, sulu boya, keçeli kalem veya kuru boya gibi farklı tekniklerle yapılabiliyor. Başvuru için hazırlanan resmin fotoğrafının çekilerek Aksa Elektrik’in resmi internet sitesindeki başvuru sayfasına yüklenmesi yeterli oluyor. Başvurular 19 Nisan 2026 tarihine kadar Aksa Elektrik’in resmi internet sitesi üzerinden kabul ediliyor. Her katılımcı yarışmaya yalnızca bir eser ile başvurabiliyor, başvurular ise öğrencilerin veli veya yasal temsilcileri tarafından gerçekleştiriliyor. Yarışma sonunda jüri tarafından yapılacak değerlendirme ile ilk üçe giren eser sahipleri çeşitli ödüller kazanacak. Ayrıca yarışma kapsamında Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’na (TEGV) bağışta bulunulacak. Kazananlar Aksa Elektrik’in resmi internet sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden duyurulacak.
25 Mart 2026 Çarşamba - 14:53 Politik kurgu romanı "Operasyon Altın Kubbe" tanıtıldı Yazar Mehmet Hilmi Aygün’ün kaleme aldığı politik kurgu romanı ‘Operasyon Altın Kubbe’nin tanıtım programı Rami Kütüphanesi’nde gerçekleştirildi. Etkinlikte füze saldırısını konu alan politik gerilim romanının ortaya çıkış süreci ve ele aldığı küresel gelişmeler değerlendirildi. Yazar Mehmet Hilmi Aygün’ün kaleme aldığı ve Türkiye ile uğraşmanın gerilimini merkezine alan politik kurgu romanı "Operasyon Altın Kubbe", Rami Kütüphanesi’nde düzenlenen programla tanıtıldı. Hayat Yayın Grubu tarafından yayımlanan romanın tanıtım programa medya temsilcileri ve davetliler katıldı. Türkiye ile uğraşmanın gerilimini konu alan romanın, günümüz jeopolitiğinde Ortadoğu’da son yollarda yaşanan gerilimlerden ve saldırılardan esinlenerek kaleme alındığı belirtildi. Eserde, son yıllarda Doğu Akdeniz’de artan askeri hareketlilik, Güney Kıbrıs’ta gerçekleştirilen tatbikatlar ve uluslararası açıklamaların bölgesel bir çatışma ihtimalini gündeme getirdiği vurgulandı. Romanın kurgusunda, "Samuel 15:3" kodunun devreye girmesiyle başlayan bir savaş senaryosu ele alınıyor. İsrail’in Ankara’yı hedef alan bir füze saldırısının Türkiye tarafından savaş sebebi sayılmasıyla iki ülke arasında kısa sürede büyük bir askeri çatışmanın başladığı aktarılıyor. Eserde, yerli ve milli savunma sistemlerinin devreye girmesiyle Türkiye’nin hızlı bir şekilde organize olduğu, ülke genelinde seferberlik ilan edildiği ve uzun süredir gizli kalan bir organizasyonun savaşın seyrini değiştirecek hamleler yaptığı ifade ediliyor. İstihbarat operasyonları, askeri stratejiler ve uluslararası diplomasi trafiğinin iç içe geçtiği romanın, politik gerilim türünde dikkat çeken bir eser olarak öne çıktığı kaydedildi. Tanıtım programında katılımcılara kitap hakkında bilgi verilirken, etkinlik imza töreni ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi. "Kitabım bir farkındalık çağrısı" Yazar Mehmet Hilmi Aygün, "Kitabım aslında bir farkındalık çağrısı. Günümüzdeki olaylara baktığımda ufukta yaklaşan olayları insanlara izah etmek istedim. Füze saldırısının nereye varabileceğini, atılacak bir sonraki adımların neleri doğurabileceğini anlattım. Aslında bir savaş var ve bu savaşın adım adım nasıl yaklaştığını, Türkiye’nin buna nasıl reaksiyon verdiğini sonunda da ne olduğunu aktardım. Bunu yaparken de gerçeklikten kopmadan bir kurgu dünyası inşa ettim. Okuyanların çok aksiyonlu, tempolu bir kitapla karşılaşacağını şimdiden söyleyebilirim" dedi. Kitabı yazarken en çok zorlandığı kısımları açıklayan Aygün, "En zorlandığım nokta inançlarında bu işin temellerini anlatmaktı. Bir dinin bu kadar tahrif edilip, insanlık düşmanı, merhametten yoksun olabileceğini düşünmemiştim. Tahrif edilmiş bir inanç sistemine bunun bir insanlık politikası olmuş olması beni çok şaşırttı" ifadelerini kullandı. "Sınırları aşmak kabuğumu kırmak gibiydi" Aygün açıklamasının devamında, "Diğer kitaplarımda çok etik sınır ve ahlaki çerçeve vardı. Bu kitapta ise bu sınırların tamamen aşıldığı bir olayı yazıyoruz. Bu sınırları aşmak kendi kabuğumu kırmak gibiydi. Ayrıca çocuk edebiyatından yetişkin edebiyatına geçiş benim işin daha zordu. Okuyucular kitabı okumadan derin bir nefes alsın, çünkü kitabı çok hızlı okuyacaklar. Okuduktan sonra da biz ne yaşadık diye kendilerine soracaklar" diye konuştu.
‘Hüseyin Nihal Atsız’a Vefa’ temasıyla düzenlenen şiir yarışmasının ödül töreni yapıldı
12 Aralık 2025 Cuma - 10:34 ‘Hüseyin Nihal Atsız’a Vefa’ temasıyla düzenlenen şiir yarışmasının ödül töreni yapıldı ‘Doğumunun 120’nci, vefatının ise 50’nci yılında Hüseyin Nihal Atsız’a Vefa’ temasıyla düzenlenen ‘Milli Ruh, Milli Kimlik ve Kahramanlık’ şiir yarışması ödül töreni gerçekleştirildi. Türk Eğitim Sen Genel Merkezi’nin, Türk fikir dünyasına, edebiyatına ve tarihine derin izler bırakan Hüseyin Nihal Atsız’ı anmak ve aziz hatırasını yaşamak amacıyla ‘Doğumunun 120’nci, vefatının ise 50’nci yılında Hüseyin Nihal Atsız’a Vefa’ temasıyla düzenlediği ‘Milli Ruh, Milli Kimlik ve Kahramanlık’ şiir yarışmasının ödül töreni gerçekleştirildi. Törene, Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan ve eşi Havva Geylan, Türkiye Kamu Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, Ülkü Ocakları Genel Sekreteri İlhan Durak, TÜRKAV Genel Başkanı Ebubekir Korkmaz, Türk Mühendisler Derneği Genel Başkanı Yaşar Yekebağcı, Türk Orman Sen Genel Başkanı Ahmet Demirci, Türk Yerel Hizmet Sen Genel Başkanı Tuncay Erden, Türk İmar Sen Genel Başkanı Zafer Çelik, Türk Enerji Sen Genel Başkanı Şuayip Deniz Demir, Türk Eğitim Sen Genel Başkan Yardımcıları, Türk Eğitim Sen Merkez Kadın Komisyonu, Türk Eğitim Sen Ankara Şubeleri ve çok sayıda davetli katıldı. Yarışma, Türk Dünyası’nın güçlü isimlerinden Nihal Atsız’ın fikirlerini ve eserlerini genç nesillere tanıtmayı amaçlarken, aynı zamanda Türk milletinin kahramanlık mirasına, kültürel zenginliklerine ve millî ruhuna şiir aracılığıyla taze bir nefes kattı. Ödül töreni, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Kur’an-ı Kerim Tilaveti’nin ardından da Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan açılış konuşmalarını gerçekleştirdi. "Milletler yalnızca zaferler kazanarak değil; dilini koruyarak, kimliğini yaşatarak değerlerini diri tutar " Genel Başkan Geylan, ödül töreninin açılış konuşmasına şair yazar Hüseyin Nihal Atsız’ı şükranla anarak başladı. Geylan şunları söyledi: "Bugün burada, Türk fikir dünyasına, edebiyatına ve tarihine derin izler bırakmış büyük mütefekkir Hüseyin Nihal Atsız’ın; ‘Vaktiyle bir Atsız varmış derlerse ne hoş, Anılmakla hangi bir ruh olmaz ki sarhoş?’ Diyerek gönderdiği selamı almak, onu rahmet ve vefayla anmak; onun aziz hatırasını yaşatmak için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu buluşma; yalnızca bir anma programı değildir; millet olmanın temel mayası olan millî ruhu, millî kimliği ve kahramanlık şuurunu yeniden hatırlama vesilesidir. Türk milletinin tarih sahnesindeki yürüyüşü, yalnızca ‘destan yapanların’ yürüyüşü değildir; aynı zamanda destanı kelimeye dönüştürenlerin, hatırayı hafızaya, hafızayı şuura çevirenlerin de yürüyüşüdür. Tarih yapan kadar tarihi yazan; kılıç kullanan kadar kalem taşıyan; sınır çizen kadar sınırı anlamlandıran münevverler vardır. Çünkü milletler yalnızca zaferler kazanarak değil; dilini koruyarak, kimliğini yaşatarak, değerlerini diri tutarak büyür. Bu yüzden edebiyat, fikir, tarih ve kültür dünyamızın büyük isimleri, zamanın karanlığında ışığı yakan birer nöbetçilerdir" dedi. "Türk milleti haysiyetini ve istikbal tasavvurunu korumak için mücadele etmiş büyük bir millettir" Türk milletinin, tarih boyunca yalnızca sınırlarını değil; inancını, dilini, haysiyetini ve istikbal tasavvurunu da korumak için mücadele etmiş büyük bir millet olduğunu kaydeden Geylan, "İşte Hüseyin Nihal Atsız da bu nöbetin önemli isimlerindendir. O; tarih araştırmacısı, öğretmen, akademisyen, şair-yazar ve milletine karşı mesuliyet duyan büyük bir mütefekkirdir. O, Ziya Gökalp ve arkadaşlarının yaktığı meşaleyi kimi zaman sisin içinde, kimi zaman fırtınanın karşısında taşımış ama her daim istikametini muhafaza etmiştir. Türk milleti, tarih boyunca yalnızca sınırlarını değil; inancını, dilini, haysiyetini ve istikbal tasavvurunu da korumak için mücadele etmiş büyük bir millettir. Bu mücadele, kimi zaman ordunun ön saflarında, kimi zaman kürsüde, kimi zaman kalemin ucunda, kimi zaman da bir ülkünün etrafında kenetlenen yüreklerde sürmüştür. Bu mücadelede, her çağın kendi öncüleri var olmuştur. Bilge Kağan’dan Sultan Alparslan’a, çağ açıp çağ kapatan Fatih’ten küllerinden yeni bir devlet kuran Atatürk’e uzanan bu yürüyüş; Türk devlet aklının ve Türk idealinin ufkunu temsil eder" diye konuştu. "Eğitimin yalnızca bilgi aktarmak değil; aynı zamanda karakter inşa etmek, değer yaşatmak ve mensubiyet duygusunu güçlendirmek olduğuna inanıyoruz" Türk milletinin büyük yürüyüşlerinin sadece meydanlarda değil mısralarda da sürdüğünü kaydeden Geylan, "Geçmişte ve yakın tarihimizde ise Atsız gibi isimler, farklı şartlarda ama aynı hedef doğrultusunda, inandığı fikirleri savunmayı milli bir sorumluluk bilmiştir. Atsız’ın yürüyüşü; Türkçülük ve Turancılık davasını bir slogan kolaylığına teslim etmeyen, ödediği bedeliyle birlikte yaşayan bir fikrî seferberliktir. O, kalemini rüzgâra göre eğip bükmeyen; itirazın, yalnızlığın, hatta zaman zaman hedef gösterilmenin karşısında dahi duruşunu koruyan bir iradenin adıdır. Türk Eğitim-Sen olarak, eğitimin yalnızca bilgi aktarmak değil; aynı zamanda karakter inşa etmek, değer yaşatmak ve mensubiyet duygusunu güçlendirmek olduğuna inanıyoruz. Tam da bu anlayışla, ‘Doğumunun 120’nci, Vefatının 50’nci Yılında Hüseyin Nihal Atsız’a Vefa" temasıyla düzenlediğimiz ‘Millî Ruh, Millî Kimlik ve Kahramanlık’ Şiir Yarışması; Türk milletinin en asli unsurlarından olan kahramanlık, milliyetçilik, devletçilik gibi hasletleri yüceltmeyi; şiirin diliyle tarihe not düşmeyi ve bunu geleceğe emanet etmeyi hedeflemektedir. Çünkü milletlerin büyük yürüyüşleri yalnızca meydanlarda değil, mısralarda da sürer: Bazen bir mısra bir nesli ayağa kaldırır; bazen bir hissediş bir millete yön verir; bazen bir şiir bir çağrıyı tarihin vicdanına kazır" şeklinde konuştu. "Bedel ödemek, doğru yoldan döndürmez; aksine doğruyu daha gür sesle söyleme cesareti verir" Türk Eğitim-Sen ve Türkiye Kamu-Sen çatısı olarak emeğin onurunu ve kamu çalışanının hakkını savunmaktan her zaman vazgeçmeyeceklerinin altını çizen Geylan, "Atsız’ı anlamak, sadece bir kişiyi hatırlamak değildir; öğretmenliğiyle, akademisyenliğiyle, şairliğiyle ve mütefekkir duruşuyla bedel ödemeyi göze alan bir fikrî ahlâkı da hatırlamaktır. Sendikal mücadelemizle fikrî mücadelenin aynı çizgide yürüdüğünü söylerken, aslında Hüseyin Nihal Atsız’ın şahsında, bugün de sendikal tercihi, fikrî duruşu, millet ve devlet hassasiyeti sebebiyle ekmeğiyle, işiyle, çalışma ortamıyla, ücretiyle tehdit edilen; baskıya, dışlanmaya ve gadre uğrayan kamu çalışanlarımızın hâlini görüyoruz. Atsız’ın Türkçülük ve Turancılık davasıyla başlayan yürüyüşünün tabutlukta işkenceye varan ağır süreçlerle sınandığı; fakat bütün mağduriyetlere rağmen yılmadan direndiği ve sonunda hakikatin yanında duruşuyla zaferi kazanarak bize 3 Mayıs Milliyetçiler Günü gibi nesilden nesile taşınan bir şuur mirası bıraktığı gerçeği, bizim için sadece bir hatıra değil; aynı zamanda bir moral ve motivasyon kaynağıdır. Çünkü o mücadele bize şunu öğretiyor: Bedel ödemek, doğru yoldan döndürmez; aksine doğruyu daha gür sesle söyleme cesareti verir. Bu inançla bizler de Türk Eğitim-Sen ve Türkiye Kamu-Sen çatısı altında, hangi şartla karşılaşırsak karşılaşalım, emeğin onurunu ve kamu çalışanının hakkını savunmaktan vazgeçmeyecek; birliğimizi büyüterek, teşkilatımızı güçlendirerek, haklı mücadelemizi kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz" ifadelerine yer verdi. "Türk Eğitim-Sen bir yıldız gibi parlıyor" Türkiye Kamu Sen Genel Başkanı Önder Kahveci ise şunları kaydetti: "Türk Eğitim-Sen, yalnızca eğitim çalışanlarımızın ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumakla kalmıyor. Ülkemizin bilimsel ve entelektüel kapasitesinin artırılması, milli değerlerimizin yaşatılması ve geleceğimizi emanet edeceğimiz çocuk ve gençlerimizin, şanlı tarihimizin ve kahramanlarımızın ışığında yetişerek devletine ve milletine bağlı bireyler olması yolunda son derece önemli çalışmalara da imza atıyor. Bu çerçevede yazar, Türkolog, düşünür, şair ve her şeyden önemlisi bir öğretmen olan Hüseyin Nihal Atsız’ın hatırasını yaşatmak, düşünce dünyasını genç dimağlarda sürdürmek adına son derece anlamlı bir yarışmayı da düzenlemiş olması, Türk Eğitim-Sen’in neden hizmet kolundaki diğer bütün sendikalar içinde bir yıldız gibi parladığını da ortaya koyuyor. Başta Atsız olmak üzere; bu millet için yazan, düşünen, mücadele eden, fikriyle yol açan tüm münevverlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Bu güzel programımıza katılan tüm misafirlere saygılarımı sunuyor; Hepinizi Allah’a emanet ediyorum. ‘Ne Mutlu Türk’üm Diyene’." Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, Türkiye Kamu Sen Genel Başkanı Önder Kahveci ve TÜRKAV Genel Başkanı Ebubekir Korkmaz dereceye giren eser sahiplerine ödüllerini takdim etti. Buna göre; birincilik ödülünü Türk Eğitim Sen Uşak Şubesi’nden Ömerali Şimşek’in "Atsız Ata" isimli eseri kazandı. İkincilik ödülünü Türk Eğitim Sen Gümüşhane Şube’den Talat Ülker’in "Kızılelma Muştusu" isimli eseri alırken iken, üçüncülük ödülünü ise Türk Eğitim Sen Gaziantep 1 No’lu Şube’den Abdulhamit Koçoğlu’nun "Hilalin Gölgesinde Atsızlar" isimli eseri kazandı. Ödül töreni, Atilla Yılmaz’ın ‘Yolların Sonu’ adlı konseri ile son buldu.
Bin yıllık Merzifon Savaşı’nın sır perdesi aralanıyor: Haçlı ordusunun kullandığı güzergâh ve bozguna uğradığı kalenin yeri bulundu
12 Aralık 2025 Cuma - 09:41 Bin yıllık Merzifon Savaşı’nın sır perdesi aralanıyor: Haçlı ordusunun kullandığı güzergâh ve bozguna uğradığı kalenin yeri bulundu Anadolu Selçuklu Sultanı 1. Kılıçarslan komutasındaki Türk İslam ordusunun 1101’de Amasya, Konya ve Ereğli üçgeninde karşılaştığı Haçlı ordusunu bir ay içinde 3 defa bozguna uğrattığı tarihi zaferin sır perdesi aralanıyor. Haçlı ordusunun Merzifon Savaşı’na ilerlerken kullandığı güzergâh ve bozguna uğradıkları kalenin yeri tespit edildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle çeşitli üniversitelerden bilim insanlarının katıldığı 1101 yılı Haçlı Seferleri yüzey araştırmaları iki yıldır Amasya ve Konya’da gerçekleştiriliyor. Bin yıllık zaferin izlerinin bulunmasıyla amacıyla Amasya’nın Merzifon ve Gümüşhacıköy ilçelerinde süren kapsamlı çalışmalarda önemli sonuçlara ulaşıldı. "Haçlıların geldiği güzergahı tespit ettik" Tarihi çalışmaya bilimsel danışmanlık yapan Amasya Üniversitesi Hattat Hamdullah Güzel Sanatlar Fakültesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Neslihan Korkmaz, "Bu yıl Haçlıların geldiği güzergahı tespit etmek imkanımız oldu. Hacılar yolu ya da Kudüs yolu olarak adlandırılan yol üzerinden gelerek Tosya, Osmancık, Gümüşhacıköy, Merzifon güzergahını kullandıklarını belirlemiş olduk. Haçlı karargahına birkaç mil uzaklıkta olup erzak alımı için gidilen ve Haçlıların pusuya düşürüldüğü kale tespit edildi" dedi. Anadolu’nun Türk yurdu olmasında önemli zafer Türklere Anadolu’nun kapılarını açan 1071 Malazgirt Savaşı’ndan sonra Anadolu’nun Türk yurdu olmasındaki önemli zafer olan Merzifon savaşının izlerinin sürüldüğü projenin devamında Haçlıların ve şehit Selçuklu askerlerinin mezarlarının ortaya çıkarılması ile savaş aletlerinin bulunması planlanıyor. Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi, bulunacak mezarlardan DNA örnekleri alınarak araştırmalara devam edileceğini açıkladı.
Üç aylar programında Ahıska Türkleri ve protokol bir araya geldi
12 Aralık 2025 Cuma - 03:11 Üç aylar programında Ahıska Türkleri ve protokol bir araya geldi Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Üzümlü Kaymakamı Buğra Karadağ ve İl Müftüsü İsmail Fakirullahoğlu ile birlikte Üzümlü ilçesinde ikamet eden Ahıska Türkleri tarafından mübarek üç aylar münasebetiyle düzenlenen programa katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda Ahıskalı çocuklar Hadis-i Şerifler ve kasideler okuyarak ailenin önemi ile üç ayların manevi değerine ilişkin bilgiler verdi. Katılımcılar tarafından ilgiyle takip edilen program, ilçedeki Ahıska Türklerinin kültürel ve manevi hassasiyetlerini yansıtan görüntülere sahne oldu. Programda konuşan Vali Aydoğdu, düzenlenen etkinliğin anlamına dikkat çekerek, "Bu güzel ve anlamlı programdan dolayı gençlerimizi ve çocuklarımızı tebrik ediyorum. İnsanın anavatanı kendi çocukluğudur. İlk terbiyesini ailesinden, ilk öğretmenini ise annesinden alır. Çocuklarımızı yetiştiren hocalarımıza, anne ve babalarına teşekkür ediyorum. Bu geleneklerin Üzümlü’de yaşatılması çok önemli" dedi. Vali Aydoğdu konuşmasının devamında kültürel değerlerin korunması gerektiğini vurgulayarak, "Hangi asırda yaşarsak yaşayalım insan samimiyetinin ve sıcaklığının yerini hiçbir şey tutamaz. Küçüklerimize büyüklere saygıyı, aile büyüklerinin kıymetini, komşuluk hukukunu öğretmeli ve bu değerleri hayatımızda yaşatmalıyız," ifadelerini kullandı. Ahıska Türklerinin Erzincan ve Üzümlü’ye kattıkları değerlerden dolayı teşekkür eden Vali Aydoğdu, "En büyük teşekkürü bugün bu programı hazırlayan gençlerimize ediyorum. Üç aylarımız hayırlı ve bereketli olsun," dedi.
"Yıldızların Altında" Türk sanat müziği konseri
11 Aralık 2025 Perşembe - 17:05 "Yıldızların Altında" Türk sanat müziği konseri Samsun Çarşambalılar Yardımlaşma ve Haberleşme Derneği Türk Sanat Müziği Korosu, yeni sezonun ilk konserini "Yıldızların Altında" temasıyla gerçekleştirdi. Şef Serkan Zevkibol’un hazırlayıp yönettiği koro, Türk sanat müziği tutkunlarını bir araya getirerek izleyicilere unutulmaz bir gece yaşattı. Samsun Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi’nde gerçekleşen konser öncesi açılış konuşmasını yapan Çarşambalılar Derneği Başkanı Hüseyin Avni Özdemir, yoğun katılım için teşekkür ederek başladığı konuşmasında, "1984 yılında kurulan derneğimizin 41. yılını yaşıyoruz. Kuruluşumuzdan bu yana kültürel, sosyal ve sanatsal faaliyetlerin içinde olduk ve desteklemeye de devam edeceğiz. Dernek binamızın en büyük salonunda kültür-sanat ve sosyal etkinlikler için konforlu bir çalışma ortamı oluşturduk; masa ve sandalyeleri yeniledik, profesyonel bir ses sistemi kurduk. Kıymetli müzikseverler, müzik dünyadaki ortak dil, atan tek kalptir. İnsanlık tarihi kadar eski olan müzik, etkileşim ve birleşim sanatıdır. Her birey müziği kendi diliyle söyler, paylaşır ve yaşar. Türk Sanat Müziği, güçlü ve kalıcı bir soyut kültür mirasımızdır. Bizler de yönetim kurulu olarak bu değerlere sahip çıkmaya devam edeceğiz" dedi. İki bölümden oluşan ve sunuculuğunu Mehmet Çömez’in üstlendiği konsere sanatseverler büyük ilgi gösterdi. Yaklaşık 2,5 saat süren etkinlikte koronun performansı, izleyicilerden büyük alkış aldı. Başkan Özdemir, konserin hazırlık sürecinde emeği geçen başta Şef Serkan Zevkibol olmak üzere, tüm korist, solist ve müzisyenlere teşekkür etti. Koro Şefi Serkan Zevkibol, konser öncesi yaptığı açıklamada, "Yoğun bir hazırlık sürecinin ardından seyirci karşısına çıkmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Titiz bir çalışmayla özel bir repertuvar hazırladık. Tüm arkadaşlarımızla birlikte sahnede bu heyecanı yaşarken, izleyicilerimizin de aynı duyguyu hissedeceğine inanıyoruz. Türk müziğinin en güzel eserlerini birlikte icra edeceğiz. Bu konser, şehrin kültür ve sanat hayatına katkı sunacak" ifadelerini kullandı. Konserin kapanışında söz alan Dernek Başkanı Hüseyin Avni Özdemir, Divan Şairi Baki’nin "Bâkî kalan bu kubbede hoş bir sadâ imiş" dizelerini hatırlatarak, "Çarşambalılar Derneği Türk Sanat Müziği Korosu’nun bu kubbede daha nice hoş sadâlar bırakmasını temenni ediyorum. Yeni etkinliklerimizde buluşmak dileğiyle saygılar sunuyorum" ifadelerini kullandı. Konseri; TÜİK Bölge Müdürü Halil Emecen, CHP İl Başkanı Mehmet Özdağ, Dernek Genel Sekreteri Özlem Toraman Dağdelen, Sayman Ömer Bir ve Yönetim Kurulu Üyeleri Sezai Sezgin, Sercan Yaşar, Büşra Çakır’ın yanı sıra çok sayıda davetli izledi.
Malatya’da milli teknoloji sergisi
11 Aralık 2025 Perşembe - 15:46 Malatya’da milli teknoloji sergisi Malatya’da Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası etkinlikleri kapsamında İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve DHMİ iş birliğinde düzenlenen "Milli Teknoloji Sergisi" törenle açıldı. Malatya Valiliği koordinesinde Maarif Kongre Salonu’nda gerçekleştirilen ve bu yıl 3’üncüsü düzenlenen sergi, iki gün boyunca ziyaretçilerini ağırlayacak. Yaklaşık 5 bin öğrencinin sergiyi ziyaret etmesi bekleniyor. Teknoloji ve üretim konulu sergi, 11-12 Aralık 2025 tarihlerinde açık olacak. Açılış programına Malatya Valisi Seddar Yavuz, 2. Ordu Kurmay Başkanı ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Aydın Kılıç, İl Jandarma Komutan Vekili Kıdemli Albay Burhan Gökçen, AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan, İl Milli Eğitim Müdürü Behçet Bakır, DHMİ Müdürü Serdar Akyüz, kurum temsilcileri, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı. Açılışta konuşan Vali Seddar Yavuz, Türkiye’nin teknoloji alanındaki ilerlemelerine vurgu yaptı. Yavuz, "Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında ortaya koyduğumuz özgün ve yenilikçi ürünlerin somut örneklerini bu sergide görmekten büyük memnuniyet duyuyorum." dedi Çocukların bilim ve teknolojiyle buluşmasının önemine dikkat çeken Vali Yavuz, "Dünya hızla dijitalleşirken bu alana yapılacak her yatırım bağımsızlığımıza yapılan yatırımdır. Havalimanı Müdürümüz ve eşinin hazırladığı maketlerle birlikte öğrencilerimizin projeleri de sergide yer almaktadır" diye konuştu. Konuşmaların ardından protokol üyeleri sergiyi gezerek öğrencilerin hazırladığı projeleri inceledi. Sergide robotik uygulamalardan yapay zeka projelerine, tarım teknolojilerinden çevre dostu enerji çözümlerine kadar çok sayıda yenilikçi çalışma yer aldı.