Son Dakika
|
Beşiktaş’ta Mert Günok ile yollar ayrıldı
Çanakkale’de 4 büyüklüğünde deprem
İsviçre'de 40 kişinin öldüğü barda 5 yıldır denetim yapılmadığı ortaya çıktı
Seçil Erzan davasında gerekçeli karar açıklandı
ABD’nin kaçırdığı Venezuela Devlet Başkanı Maduro, mahkemeye getirildi
ABD'li Senatör Graham: "Maduro bugün Türkiye'de olabilirdi"
Bedelli askerlik 333 bin 88 TL oldu
Memur ve emeklinin maaş zammı belli oldu
Eskişehir’de katliam gibi kaza: 3 ölü
ABD’den Maduro operasyonu açıklaması!
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Clay Consumption Remains Common in Parts of Kyrgyzstan
Fransa'daki Gönüllüler Koalisyonu Liderler Zirvesi başladı
İsrail Dışişleri Bakanı Saar'dan Somaliland'a ziyaret
Bozcaada ve Gökçeada’ya yarınki tüm feribot seferleri iptal edildi
ABD'nin Venezuela saldırısı Tokyo'da protesto edildi
MİT’ten ‘Lawrence’a dair 87 yıllık tarihi belge
Çanakkale’de 4 büyüklüğünde deprem
Samsun’da meteor heyecanı
KÜLTÜR SANAT
EBYÜ’de yaşam boyu öğrenmenin sanatla buluşması
06 Ocak 2026 Salı - 22:18:48
Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) Tazelenme Üniversitesi bünyesinde 60 yaş ve üzeri öğrencilere yönelik verilen eğitimler kapsamında hazırlanan "Tazelenme Üniversitesi Rölyef Sergisi" açıldı. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Sosyal Tesislerinde düzenlenen serginin açılışına Rektör Prof. Dr. Akın Levent, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. A. Ercan Ekinci, Prof. Dr. Adem Başıbüyük, Prof. Dr. Çağrı Çırak ile Tazelenme Üniversitesi öğrencileri katıldı. İlgi gören sergide, Tazelenme Üniversitesi öğrencilerinin yıl boyunca gerçekleştirdiği rölyef çalışmaları sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Sergide eserleri inceleyen Rektör Prof. Dr. Akın Levent, Tazelenme Üniversitesi kapsamında yürütülen çalışmaların öğrenmenin yaşam boyu devam eden bir süreç olduğunu ortaya koyduğunu belirtti. Sergide yer alan eserlerin öğrencilerin üretkenliğini ve sanata olan ilgisini yansıttığını ifade eden Levent, emeği geçen öğrencilere, akademik danışmanlara ve katkı sunanlara teşekkür etti.
06 Ocak 2026 Salı - 21:58
"Mehmet Akif İnan Ödülleri" sahiplerini buldu
Mehmet Akif İnan Vakfı ile Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) tarafından düzenlenen 7’nci Mehmet Akif İnan Ödülleri hak sahiplerini buldu. Mehmet Akif İnan Vakfı ve Memur-Sen iş birliğiyle bu yıl 7’ncisi düzenlenen Mehmet Akif İnan Ödül Töreni programı, edebiyat, düşünce ve sendikal mücadele alanlarında önemli katkılar sunan isimleri bir araya getirdi. Programda, Türk şair, yazar, araştırmacı ve Memur-Sen’in kurucusu Mehmet Akif İnan’ın fikir dünyasını, mücadelesini ve bıraktığı mirası yaşatmak amacıyla çeşitli kategorilerde ödüller takdim edildi. Program kapsamında Mehmet Akif İnan’ın düşünce hayatına ve sendikal mücadele anlayışına vurgu yapıldı. "Mehmet Akif İnan abi, sendikal zeminde emeğin izzetini tahkim eden bir mefkurenin müellifiydi" Ödül töreninde açıklamalarda bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Mehmet Akif İnan’ın Türkiye için önemli bir edebiyat insanı olduğunu belirterek, "Mehmet Akif İnan abi, kalemiyle tefekkür eden, kürsüde sözü inşa eden, sendikal zeminde emeğin izzetini tahkim eden bir mefkurenin müellifiydi. Ardında bıraktığı, Hakk’a yaslanan bir mizan, ölçüsü olan bir tavır, edebi olan bir mücadele terbiyesiydi. Hakk’ı talep ederken dili kirletmeyen, adaleti savunurken ölçüyü zedelemeyen, haysiyeti pazara düşürmeyen bir sebat çizgisi oluşturdu. Bu akşam o mizanın huzurunda duruyoruz. Kendi sözümüzün ağırlığını, kendi tavrımızın istikametini, kendi mesuliyetimizin hududunu tartıyoruz. Zira bu terbiye, insanın iç nizamını da dünyanın hengamesini de aynı terazide okur. Mazlumun ahını duyan vicdanı diri tutar, zalimin kabalığı karşısında eğilmeyen vakar talim eder, hak hatırını her şeyin fevkinde görmeyi öğretir. Genel olarak büyüklerimizin ve özel olarak da Akif İnan abinin bizlere emanet ettiği çizgi, bugünün gürültüsü içinde sözü ve duruşu muhkem kılan bir muhasebe kapısıdır. İçinden geçtiğimiz zaman, bu muhasebeyi daha ağır ve daha zaruri kılıyor" diye konuştu. "Hakemlik iddiasındaki yapıların tarafsızlığını kaybettiği bir dünyada; güçlü olmak bir mecburiyettir" Türkiye Yüzyılı Maarif Modeliyle birlikte gençlerin vizyonunu daha da üst sıralara çıkaracaklarının altını çizen Bakan Tekin, "Kontrol ve denge mekanizmalarının zayıfladığı, hakemlik iddiasındaki yapıların tarafsızlığını kaybettiği bir dünyada güçlü olmak bir mecburiyettir. Bu güç, zulmetmenin imkanı değil; zulümden korunmanın, haysiyeti muhafaza etmenin, hakkı savunmanın dayanağıdır. Kendi güvenliğimiz kadar, mazlumların hukukuna omuz verebilmenin de şartıdır. Bu yüzden teknolojide güçlü, ilimde güçlü, stratejik akılda güçlü, en önemlisi maneviyatı güçlü nesiller yetiştirmek zorundayız. Dünyayı bilen ama kendini de bilen; kökünü inkar etmeden ufkunu büyüten, tarihini ve kültürünü bir hamaset malzemesi değil, bir istikamet kaynağı olarak taşıyan bir nesil yetiştirmek zorundayız. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, işte bu nesli yetiştirecek modeldir" şeklinde konuştu. "Mehmet Akif İnan, Türkiye’nin emek tarihine yön veren kurucu akıldır" Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise, Mehmet Akif İnan’ın sadece bir fikir adamı olmadığını, sendikalaşmanın kurucusu olduğunu da ifade ederek şunları söyledi: "Mehmet Akif İnan, yalnızca bir edebiyatçı değildir. O; şair, yazar, öğretmen, sendikacı, fikir ve aksiyon adamıdır. Tüm bu vasıfları tek bir kimlikte buluşturmuş, aydın sorumluluğuyla hareket etmiş bir münevverdir. Anadolu’nun vicdanından süzülüp gelen bir duruşun adı, isminin hakkını veren, medeniyet davamızın yiğididir. ‘Hiçbir ülke, yeniden ayağa kalkma potansiyeline bizim kadar sahip değildir’ derken, bu millete özgüven aşılayan, inancı dirilten bir öncüdür. Türkiye’nin emek tarihine yön veren, sendikal dünyaya Eğitim Bir-Sen’i, Memur-Sen’i armağan eden kurucu akıldır. Emek, ekmek ve medeniyet mücadelemizde, sivil toplum alanında attığımız her adımı haykırıyoruz. Hamdolsun bugün çatısı altında bulunduğumuz Memur-Sen kurucu liderinin vasfıyla kuşanmış, bir sendikadan fazlası olmayı kendine şiar edinmiş bir örgütlenmedir. Dün, milletin tepesine çöken yasakçılara, başörtüsünü turnikelerde boğmak isteyenlere, 28 Şubat’ın hadsizliğine, 27 Nisan’ın aymazlığına, 15 Temmuz’un hainliğine karşı ‘pabuç o kadar ucuz değil’ diyerek bir yumruk gibi meydanlara indiysek, biliniz ki bu duruşun arkasında, mayası yerli, mefkuresi milli Akif İnan’ın halis fikirleri vardı." Tören kapsamında ödül hak sahiplerinin isimleri ve aldıkları ödüller ise şöyle: "Dr. Dilek Gürsoy - Jüri Özel Ödülü, Prof. Dr. Mustafa Büyükada - Çalışma Hayatı ve Emek Ödülü, Tahta Kılınç - Başarı ve Teşvik Ödülü, Ebubekir Eroğlu - Kültür Sanat Edebiyat Ödülü, Prof. Dr. Bekir Karlığa - Üstün Hizmete Vefa Ödülü, Sumud Filosu - Uluslararası Değer Ödülü." Eğitim, kültür ve sendikal alanda emek veren kişi ve kuruluşların ödüllendirildiği programa, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, ÖSYM Genel Başkanı Bayram Ali Ersoy ile sendika üyeleri katıldı. Program, ödül töreninin ardından hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.
06 Ocak 2026 Salı - 17:45
Büyükşehir’in turlarıyla vatandaşlar Aydın’ın tarihi ve doğasını keşfediyor
Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından Aydın’ın doğasını, tarihini ve kültürel zenginliklerini tanıtmak, vatandaşları sporla, doğayla ve kentin eşsiz değerleriyle buluşturmak amacıyla düzenlenen trekking ve kültür gezisi etkinlikleri devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği kültür gezisi etkinliği, bu kez doğa ve spor tutkunlarını Aydın’ın dünyaya açılan en önemli tarihi miraslarından biri olan Afrodisias Antik Kenti’nde bir araya getirdi. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Afrodisias’ta gerçekleştirilen etkinlikte katılımcılar, hem spor yaptı hem de binlerce yıllık tarihin izlerini yakından tanıma fırsatı buldu. Büyükşehir Belediyesi’nin alanında uzman rehberleri eşliğinde gerçekleştirilen kültür gezisi kapsamında, Afrodisias Antik Kenti’nin tarihi önemi, mimari yapıları ve kültürel mirası hakkında katılımcılara bilgilendirmelerde bulunuldu. Etkinlik boyunca katılımcılar, doğal güzellikler içerisinde keyifli bir yürüyüş gerçekleştirirken, antik kentin eşsiz atmosferini deneyimledi. Etkinliğe katılan vatandaşlar organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirerek Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’na teşekkür etti.
06 Ocak 2026 Salı - 17:05
’Sivas Turizm Master Planı Çalıştayı’ gerçekleştirildi
Sivas’ın turizm geleceğini planlamak, sürdürülebilir bir turizm anlayışıyla yol haritasını ortaya koymak amacıyla hazırlanan, ’Sivas Turizm Master Planı’ açılış ve tematik masa oturumları gerçekleştirildi. Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve sınırları içerisinde birçok doğal güzelliği barındıran Sivas’ın turizm potansiyeli masaya yatırıldı. Kapadokya Üniversitesi katkılarıyla Sivas Valiliği himayelerinde düzenlenen ’Sivas Turizm Master Planı’na Vali Yılmaz Şimşek, Belediye Başkanı Adem Uzun, STSO Başkanı Zeki Özdemir, Kapadokya Üniversitesi öğretim üyeleri il protokolü katıldı. "Tarihi kent meydanı, adeta bir açık hava müzesi niteliği taşıyor" Sivas’ın doğal alanlarını koruyan, kültürel mirasını yaşatan, yerel halkın refahını önceleyen ve ilin ekonomik gelişimine katkı sağlayan bir turizm yaklaşımını hayata geçirmek amacıyla Sivas Turizm Master Planı ve Eylem Planı hazırlık çalışmalarının Sivas Valiliği koordinasyonunda başlatıldığını ifade eden Vali Şimşek, çalıştayın 9 ana tematik grupta yaklaşık 400 katılımcıyla gerçekleştirildiğini, ayrıca çevrim içi anketlerle sürece geniş katılım sağlanmasının hedeflendiğini dile getirdi. Vali Şimşek, "Tarihi kent meydanı, sıcak ve soğuk çermik kaplıcaları, dünyaca tanınan doktor balıkları, Yıldız Dağı Kış Sporları Turizm Merkezi, göller, vadiler, müzeler, Kangal köpeği, el sanatları ve tescilli yöresel lezzetlerle Sivas, ziyaretçilerine çok yönlü ve özgün bir turizm deneyimi sunuyor. Tarihi kent meydanını üç farklı medeniyete ait sekiz eseri bir arada barındırarak adeta bir açık hava müzesi niteliği taşıyor" dedi. Divriği Ulu Camii, turizmin en güçlü lokomotiflerinden birisi Sivas’ın, Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası ile 1985 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dâhil edildiğini hatırlatan Vali Şimşek, "Bu gelişme ilin uluslararası görünürlüğünü artırdı. 2024 yılında yeniden ziyarete açılan Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, Divriği turizminin en güçlü lokomotiflerinden biri hâline geldi" diye konuştu. Protokol konuşmalarının ardından politika-eylem belirleme ve eylem analizinin gerçekleştirileceği tematik masa oturumlarına geçildi. Gastronomi, kış turizmi, somut olmayan kültürel miras, termal ve sağlık, kırsal/ekoturizm, spor/macera, konaklama, seyahat/ulaşım, somut kültürel ve doğal mirası alanında uzman isimlerin moderatörlüğünü yaptığı ve sektör temsilcilerinin yer aldığı masalarda kentin turizm geleceği detaylı bir şekilde ele alındı.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
05 Ocak 2026 Pazartesi- 12:56
Doğaseverler, Milas’ın tarihi yerlerini gezdi
2
05 Ocak 2026 Pazartesi- 11:38
Tavşanlı esnafının bereket sofrası kültürü
3
29 Temmuz 2025 Salı- 10:23
Terme’de bin 350 çocuk yaz okullarında hem eğleniyor hem öğreniyor
4
18 Kasım 2025 Salı- 10:22
Kuşların kanatlarıyla 15 binden fazla mesaj yükseldi
5
29 Aralık 2025 Pazartesi- 09:19
Fransızların 1922 petrol planı: Erzurum neden ilk hedef?
01 Ekim 2025 Çarşamba - 12:33
Yaşlılar gençlere taş çıkarttı ’yaşlı dostu Kepez’ projesi start aldı
ANTALYA (İHA) Kepez Belediyesi tarafından, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü dolayısıyla Dokuma Park’ta ‘Yaşlı Dostu Kepez’ projesi kapsamında renkli etkinlikler düzenledi. Yaşlılar dans etti, oyun oynadı ve çanta boyadı. Başkan Mesut Kocagöz, etkinlikte yaşlıların her gün değerli olduğunu vurguladı. Antalya’nın Kepez ilçesinde Kepez Belediyesi tarafından yaşlı vatandaşlara yönelik etkinlik düzenlendi. Çok sayıda vatandaşın katıldığı etkinlikte oyunlar oynandı. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, etkinlikte yaptığı konuşmada, "Bizim mottumuz mutlu yaşlı, mutlu Kepez. Hedefimiz de bu. Kepez Meclisimizden ‘Yaşlı Dostu Kepez’ kararını geçirdik. Tüm çalışmalarımızı sözde değil, icraatta hayata geçiriyoruz. Bugün Dünya Yaşlılar Günü’nü kutlamaya başlıyoruz, ancak bizim için sadece 1 Ekim değil; her gün yaşlılar günü. Çünkü yaşlılarımız bizim için çok değerli" dedi. Başkan Kocaöz ayrıca, "Yaşlı Dostu Kepez kapsamında koordinasyon merkezlerimiz, Alzheimer merkezlerimiz, evde bakım hizmetlerimiz ve buna benzer birçok etkinliğimiz olacak. İnsanlarımızın mutlu olması için buradayız. Yaşlılarımızın hem psikolojik hem de fiziksel olarak desteklenmesi bizim önceliğimiz. Bu süreçte bize yol gösteren hocalarımıza teşekkür ediyorum. Yaşlılarımızın ellerinden öpüyoruz" ifadelerini kullandı. Proje insanlığa hizmet edecek Etkinlikte konuşan Tazelenme Üniversitesi kurucusu Prof. Dr. Bismail Tufan, projeyi nesiller arası köprü olarak nitelendirerek, "Bugün burada gerçekleştirdiğimiz proje, nesiller arası çok önemli bir niteliğe sahip. Kepez sınırları içinde hayata geçireceğimiz projeler, Türkiye’ye örnek olacak ve insanlık için büyük bir hizmet sağlayacak. Başkanımıza ve gerontologlara bu imkânı verdikleri için teşekkür ediyorum. Kepezli ve Antalyalı hemşerilerimizi de projeden yararlanmaya davet ediyoruz" dedi. Genç gerontologlardan destek Projede yer alan Nihal Ersu, "Bu projenin içinde birkaç arkadaşımızla yer aldık ve süreç harikaydı. Önce genç gerontolog öğrencilerimizle hazırlıklarımızı yaptık, ardından arkadaşlarımızı ve hocalarımızı davet ettik. Gördüğünüz gibi bugün burada hepsi bir arada. Katılımlarıyla bizleri onurlandıran herkese teşekkür ediyoruz" diye konuştu. "Bunu başarıyla yapıyoruz" Erdal Türker, etkinlikte yaptığı açıklamada, "Bu Dünya Yaşlılar Günü’nü biz her sene kutluyoruz. Bugün de burada, Kepez Belediyesi sınırları içindeki Dokuma Park’tayız. Burası gerçekten çok güzel; adeta doğanın göbeğindeyiz. Ülkemizde 60 yaş üstü 20 milyon insanımız bulunuyor. Bizim amacımız, yaşlılarımızın hem zihinsel hem de fiziksel olarak aktif kalmasını sağlamak. Beyinlerini şaşırtıp yeni bilgiler öğrenmelerine destek olarak Alzheimer gibi çağdaş sağlık sorunlarının önüne geçmeyi hedefliyoruz. Ve bunu şu anda başarıyla yapıyoruz" şeklinde konuştu. Dans, oyun ve çanta boyama etkinliği Etkinlikte yaşlılar, dans ederek ve "Ben Kimim?" oyununu oynayarak doyasıya eğlendi. Katılımcılar ayrıca çanta boyama etkinliğiyle hem el becerilerini geliştirdi hem de keyifli vakit geçirdi.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 11:56
Şehir tiyatrosu sezonu üç oyunla açıyor
Bodrum Belediyesi Şehir Tiyatrosu, ekim ayında ikisi yeni olmak üzere toplam üç oyunla perdelerini açıyor. Yaz sezonu boyunca yoğun bir prova süreci geçiren Bodrum Belediyesi Şehir Tiyatrosu, yeni sezonda seyircisiyle buluşmaya hazır. Sezonun ilk oyunu, 17 Ekim Cuma günü sahnelenecek. Oyunlar her cuma akşamı saat 20.30’da tiyatroseverlerle buluşmaya devam edecek. Geçtiğimiz sezon mart ayında sahnelenmeye başlanan, Aziz Nesin’in yazdığı, Cansın Türkdoğan’ın yönettiği ve Oğulcan Çelik ile Gül Yalçınkaya’nın rol aldığı "Çiçu" oyunu, 17 Ekim Cuma günü, saat 20.30’da sezonun açılışını yapacak. İki yeni oyun seyirciyle buluşuyor Sezonun ikinci oyunu olan "Cambazın Cenazesi", 24 Ekim Cuma akşamı prömiyer yapacak. Firuze Engin’in yazdığı, Cansın Türkdoğan’ın yönettiği ve Oğulcan Çelik ile Sertaç Aydın’ın rol aldığı bu tek perdelik güldürü, geleneksel tiyatrodan ilham alınarak günümüze uygun olacak şekilde sahnelenecek. Güncel mesajlar, taşlamalar ve eleştiriler ışığında bu eğlenceli yapım, izleyicilere keyifli anlar yaşatacak. 31 Ekim Cuma akşamı ise; Peter Quilter’ın yazdığı, Ziba Türk Ateş’in yönettiği, Sertaç Aydın, Oğulcan Çelik ve Cansın Türkdoğan’ın rol aldığı "Bir Film Yıldızının Dilemması" adlı oyun prömiyer yapacak. Ünlü bir Hollywood yıldızının hayatı üzerinden insanların bulundukları yeri korumak adına ne kadar ileri gidebileceklerini inceleyen bu enerjik, modern ve eğlenceli yapım da sezonun dikkat çeken oyunları arasında yer alacak. Bodrum Belediyesi Şehir Tiyatrosu, sekizinci tiyatro sezonunda tüm sanatseverleri salonları doldurmaya ve sanatı birlikte paylaşmaya davet ediyor.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 10:29
‘Muhafızlar: Gizli Proje’ dizisi Tivibu’da ekrana geliyor
Tivibu, ekim ayında Fransız yapımı yeni dizi ‘Muhafızlar: Gizli Proje’yi ekrana getiriyor. 1’inci Dünya Savaşı’nda ‘Süper askerler’ üretme çabasını konu alan ve 30’dan fazla ülkeyle beraber yayına girecek bilim kurgu dizisi, Türkçe alt yazı ve dublaj seçenekleriyle platformda yerini alıyor. Son dönemde Kod Adı: Paris, Kasparov ve Deep Blue: Rövanş, Sherlock ve Kızı, 80 Günde Devriâlem gibi başarılı yapımları dizi seçkisinde toplayan Tivibu, tarih ve bilim kurgu temalarıyla öne çıkan ‘Muhafızlar: Gizli Proje’yle izleyicilere farklı bir deneyim sunuyor. Sinema ve Süper Paket aboneleri, beğenilen yerli ve yabancı dizilere diledikleri zaman erişebiliyor. Tarihsel gerçeklik ile bilim kurguyu bir araya getiren dizi, 1’inci Dünya Savaşı döneminde geçen Fransız ordusunun gizli bir deneyle ‘süper askerler’ üretme çabasını konu alıyor. Savaşta ağır yaralanan Fransız asker Gabriel Ferraud’un gizemli bir şekilde yeniden cepheye dönmesiyle başlayan hikâye, insanlık ile canavarlık arasındaki çizgiyi sorgulatan sürükleyici bir anlatım sunuyor. 1 Ekim itibarıyla Tivibu platformunda olacak dizi, açılışını ilk iki bölümüyle yapacak. Toplam 8 bölümden oluşan ‘Muhafızlar: Gizli Proje’, takip eden haftalarda global yayının hemen ardından yeni bölümleriyle platform izleyicileriyle buluşmaya devam edecek. Dizi, Türkçe dublaj ve alt yazı seçenekleriyle platform ekranlarında izlenebilecek.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 10:26
Türk sineması Balkanlarda: Belgrad Türk Film Günleri başlıyor
Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ve T.C. Belgrad Büyükelçiliği iş birliğiyle düzenlenen Belgrad Türk Film Günleri, 2-5 Ekim tarihleri arasında Belgrad’da gerçekleştirilecek. Güncel Türk sinemasının tematik ve estetik çeşitliliğini güçlü bir şekilde yansıtan seçkisiyle Sırbistan seyircisine hitap etmeyi amaçlayan etkinlik kapsamında dört gün boyunca "Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri", "Ölü Mevsim", "Hakkı" ve "Akıldan Kalbe" filmleri Belgrad’daki Kinoteka salonlarında ücretsiz olarak izlenebilecek. 2 Ekim’deki resepsiyonla başlayacak etkinliğin ardından Türkiye’nin 2026 Oscar adayı "Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri" gösterilecek. Yönetmen Murat Fıratoğlu film sonrası izleyiciyle buluşacak. 3 Ekim’de, yönetmen Doğuş Algün’ün imzasını taşıyan "Ölü Mevsim" filmi seyirciyle buluşacak. Gösterimin ardından filmin başrol oyuncusu Ece Yaşar ve yönetmen Doğuş Algün, filmin ortaya çıkış sürecine dair deneyimlerini seyircilerle paylaşacak. Etkinliğin üçüncü gününde, yönetmen Hikmet Kerem Özcan’ın yönettiği "Hakkı" filmi Belgradlı izleyicilerle buluşacak. Film gösteriminin ardından yönetmen Hikmet Kerem Özcan, katılımcıların sorularını yanıtlayacak. 5 Ekim’de ise Özer Feyzioğlu’nun "Akıldan Kalbe" filmiyle birlikte "Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri" yeniden gösterilecek ve etkinlik sona erecek. Belgrad Türk Film Günleri, Türk sinemasının Balkanlardaki görünürlüğünü artırmayı ve kültürel iş birliğini güçlendirmeyi amaçlıyor.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 10:06
Hatay’da 7 bin 200 yıl öncesine ait 5 insan ayak izi keşfedildi
Hatay’ın Reyhanlı ilçesi Karahüyük Mahallesi’ndeki Tell Kurdu Höyüğünde yürütülen kazılarda, günümüzden 7 bin 200 yıl öncesine ait 5 insan ayak izi gün yüzüne çıkarıldı. Kazı Başkanı Arkeolog Doçent Dr. Rana Özbal, ölçülebilir nitelikte olan ayak izlerinden birinin 38 numara olduğunu ve diğerinin daha büyük olduğunu söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izniyle 2022 yılında Tell Kurdu Höyüğü’nde başlatılan kazı çalışmaları Arkeolog Doçent Rana Özbal öncülüğünde devam ediyor. Tarih boyunca çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapan Amik Ovası’ndaki kazı çalışmalarında M.Ö. 5 bin 200 yılına uzanan tabaklarda 5 insan ayak izi gün yüzüne çıkarıldı. Radyokarbon tarihleme yöntemiyle 7 bin yıl öncesine ait olduğu tespit edilen ayak izlerinin 3 boyutlu taramaları yapıldı. 3 yıldır ekibiyle birlikte yaptıkları kazılar ardından ayak izlerini keşfeden Arkeolog Doçent Dr. Rana Özbal, ayak izlerinin çamur ve su birikintilerine maruz kalmış toprak dokusu içinde keşfedildiğini ve o tabakanın günümüzden 7 bin 200 yıl öncesine ait olduğunu tespit ettiklerini söyledi. "Ayak izleri, çamur ve su birikintilerine maruz kalmış toprak dokusu içinde keşfedildi" Bölgede yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren Dr. Rana Özbal, "Tell Kurdu Höyüğünde kazı çalışmaları 2022 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı izniyle başladı. Cumhurbaşkanlığının onayıyla üçüncü nesil olarak kazı çalışmalarını yürütüyoruz. Burası daha önce 1930’lu ve 1990’yılının ortalarında kazılmıştı. Ben de üçüncü nesil olarak yapılan çalışmaların başındayım. Tarih öncesi dönemleri özelliklede M.Ö. 5 ila 6 bin yıl öncesini araştırmaktayız. Ayak izleri bu yılki kazılarımızda gün yüzüne çıktı. Bu ayak izlerinden ilk önce birini bulduk ve aynı dolgu içerisinde 5 farklı ayak izi olduğunu tespit ettik. Ayak izleri, çamur ve su birikintilerine maruz kalmış toprak dokusu içinde keşfedildi. O tabakanın günümüzden 7 bin 200 yıl öncesine ait olduğu radyokarbon tarihlemeyle tespit ettik. Bunların hepsinin 3 boyutlu taramalarını yaptık. Ayak izlerinden bir tanesi 38 numara ebadında diğeri daha büyüktü. Öğrencilik yıllarım Hatay’da geçti. Doktora tezimi de bu höyüğün üzerine yazdım. Hatay’da yıllar sonra tekrar kazı yapma imkanı buldum. Böyle bir şey bulmakta gerçekten onur ve gurur verici oldu. Burayı da dikkatli kazıyoruz ve bulmuş olmak gerçekten mutluluk vericiydi. Bu sene Temmuz ayında başlayan kazilarımız bir kaç hafta daha devam edecek. Burada ‘Geç Neolitik’ dediğimiz, insanlığın yerleşik hayata geçtiği dönemin son dönemleri ve ‘Erken Kalkolitik’ ise devletleşmeye gidilen dönemlerin ilk aşamalarını araştırmaktayız. İnşallah daha güzel şeyler de çıkacak" ifadelerini kullandı.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 10:02
Dağcılar ve tarih tutkunları bin yıllık Mor Ahron Manastırı’nda buluştu
Elazığ’ın Baskil ilçesinde, bin 400 metre rakımlı Muşar Dağı zirvesinde yer alan bin yıllık olduğu tahmin edilen Mor Ahron Manastırı, tarihe ışık tutan kalıntılarıyla dikkat çekiyor. ELDAK üyeleri, zorlu 7-8 kilometrelik bir yürüyüşle manastıra ulaştı ve çevresindeki su sarnıçları ile mezarları fotoğrafladı. Elazığ’ın Baskil ilçesinde, 10. yüzyılda Süryaniler tarafından inşa edildiği tahmin edilen Mor Ahron Manastırı, tarihe ışık tutan kalıntılarıyla dikkat çekiyor. Suyatağı Köyü Işıklar mezrası sınırlarında, bin 400 metre rakımlı Muşar Dağı’nın zirvesinde yer alan manastır, çevresindeki su sarnıçları, mezar ve kalıntılarıyla bin yıllık geçmişin izlerini koruyor. Elazığ Dağcılık ve Arama Kurtarma Spor Kulübü (ELDAK) üyeleri, düzenledikleri yürüyüşle manastıra ulaştı. Yaklaşık 8 kilometrelik ve zorlu bir parkurdan geçilerek ulaşılan manastır, hem doğa hem de tarih tutkunları için unutulmaz bir deneyim sundu. Katılımcılar, yapının görkemli kalıntılarını ve çevresindeki doğal manzarayı fotoğraflayarak belgeledi. Doğa ve tarih tutkunları, Mor Ahron Manastırı gibi tarihi ve kültürel değerlerin korunması ve daha güvenli hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Tomisa Kalesi ve Teslim Abdal Türbesi’ni ziyaret eden kafile, tarihi ve dini mekan bölgelerinin bakımsız ve ulaşım noktalarında eksikliklere dikkat çekerek ilgili kurumların gerekli hassasiyeti göstermeleri gerektiğini vurguladı. "Bin 696 yıllık bu yapı, Elazığ’da ayakta kalan nadir ve dini anlamda önemli eserlerden biri" Kulüp olarak önemli ve anlamlı bir gezi gerçekleştirdiklerini ifade eden ELDAK Spor Kulübü Başkanı Murat Bahçeci, "Bugün, Elazığ Dağcılık ve Arama Kurtarma Spor Kulübü üyeleri olarak Baskil ilçesi Işıklar mezrasına, Mor Ahron Manastırı’nı ziyaret etmek için geldik. Öncesinde Kömürhan Köprüsü civarındaki Tomisa Kalesi’ni de gördük. Urartu döneminden kalma bir uç kale olduğu belirtiliyor. Tarihi yerleri görebilmek amacıyla bu geziye çıktık. Bakımsız ve yol olmamasına rağmen orayı gördük ve burayı fotoğrafladık. Daha sonra Şeyh Hasan Köyü’ndeki Teslim Abdal Türbesi’ni ziyaret ettik, bölgeyi inceledik. Ardından Işıklar mezrasında yaklaşık 2 saatlik yürüyüşle, 400 metre kadar irtifa kazanarak manastıra ulaştık. Manastırın tarihi eski süreçlerden gelmekte ve bu bölge kutsal bir dağ olarak biliniyor. Bu nedenle manastırın buraya yapıldığına dair bilgiler mevcut. Manevi atmosferi, manzarası ve Fırat Nehri’ne yakınlığıyla burası özel ve güzel bir yer. Ancak ulaşım ve işaretlemeler açısından geliştirilmesi gerekiyor. Başlangıçta tabelalar ve işaretlemeler yapılırsa daha geniş kitleler burayı rahatlıkla görebilir. Bin 696 yıllık bu yapı, Elazığ’da ayakta kalan nadir ve dini anlamda önemli eserlerden biri. Biz de kulüp olarak buraya gelip insanlara Elazığ’ın tarihi ve doğal güzelliklerini göstermeye çalışıyoruz" dedi. "Buranın varlığından çoğu kimsenin haberi yoktur" Yürüyüşe katılanlardan Murat Karakoç ise "Öncelikle Elazığ Dağcılık ve Arama Kurtarma Spor Kulübü ekibine böyle bir etkinliği gerçekleştirdiği için teşekkürlerimi sunuyorum. Bekar memurların hayatı bellidir. Dolayısıyla evde oturup reels kaydırmaktansa böyle bir etkinliğe katılmayı tercih ettim. Çünkü doğayla iç içe olmayı seviyorum. Bugün burada bin 696 yıllık mabedin içindeyiz. Buranın varlığından çoğu kimsenin haberi yoktur. Şunu da belirteyim ki burası Elazığ’ın Baskil ilçesinde bulunan bir manastır ve bin 696 yılı önce yapılmıştır. Ben bir Elazığlı olarak ve bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, gerek memleketlerim olsun gerek Türkiye Cumhuriyeti halkını gelip görmeleri için buraya davet ediyorum. Çünkü böyle tarihi eserlere bizim millet olarak sahip çıkmamız gerekiyor" şeklinde konuştu.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 09:30
Bölgenin en büyük müzesi Cizre’de açılıyor
Şırnak’ın Cizre ilçesinde restorasyon çalışmaları tamamlanan Hamidiye Kışlası, Cizre Müzesi olarak hizmete açılıyor. Sultan II. Abdülhamid döneminde 1890-1909 yılları arasında Dicle Nehri kenarında inşa edilen Hamidiye Kışlası, yapılan restorasyon çalışmalarının ardından müze olarak kapılarını açacak. Toplam 35 dönümlük alana yayılan müze, Şırnak’ın en büyük müzesi olacak. Şırnak İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile müze yetkilileri, sahada eserlerin teşhir ve tanzim çalışmalarını sürdürüyor. Bölgede farklı zamanlarda çıkartılan, bulunan ve İstanbul, Ankara, Mardin, Diyarbakır, Batman, Şanlıurfa, Kilis müzelerinde sergilenen birçok eser de Cizre’ye getirildi. Bu eserler Cizre Müzesi’nde halka açık olarak arkeolojik, etnografik, Ebu’l-iz El Cezerî ve Mem u Zin olarak dört ayrı salonda sergilenecek. Şırnak İl Kültür ve Turizm Müdürü Celal Baz, "Hamidiye Kışlası, II. Abdülhamit döneminde yapılan tarihi bir yapı olup, bugün Cizre Müzesi binası olarak kullanılmak üzere hazırlanmıştır. Müzenin içerisinde etnografik ve arkeolojik eserler yer almakta, açılış çalışmaları ise devam etmektedir. Birkaç teknik eksikliğin kısa sürede tamamlanması planlanıp, müzenin en yakın zamanda hizmete açılması hedefleniyor. Bugüne kadar bölgemizden çıkarılan etnografik ve arkeolojik eserler Batman, Mardin, Diyarbakır, Kilis, Şanlıurfa, Ankara ve İstanbul’daki müzelerde korunuyordu. Ancak bu eserlerin büyük bölümü geri getirilerek, Cizre Müzesi’ne yerleştirildi. Şu an yaklaşık bin 800 civarında etnografik ve arkeolojik eser sergilenmeye hazır durumda bulunuyor. Tefrişat çalışmaları sona yaklaşırken, peyzaj düzenlemelerinde de son aşamaya gelindi. Müzenin çok yakında halkın ziyaretine açılması bekleniyor" dedi.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 09:20
ADÜ öğrencisi Sönmez’e Altın Koza’dan ödül
Adnan Menderes Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencisi Tuğçe Sönmez, Türkiye’nin en köklü ve prestijli sinema etkinliklerinden biri olan, uluslararası düzeyde de ilgiyle takip edilen 32. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivalinde önemli bir başarıya imza atarak birinci oldu. Sönmez’in, Doç. Dr. Alper Erçetingöz danışmanlığında, "Yapım-Yönetim" dersi kapsamında stop motion tekniğiyle hazırladığı "Aile Yemeği" adlı kısa film, Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışmasında "En İyi Canlandırma Film" ödülüne layık görüldü.
01 Ekim 2025 Çarşamba - 09:15
Son tandır ustası: "Zanaatımız ölmesin"
Bayburt’ta çamura şekil vererek tandır üreten 57 yaşındaki kentin son tandır ustası Recai Purutoğlu, yarım asra yaklaşan meslek hayatında ata mirası zanaatı ayakta tutmaya çalışıyor. Dedesinden babasına, babasından da kendisine kalan mesleği 3 kuşaktır sürdüren Purutoğlu, tandırcılık mesleğinin kaybolmaması için varını yoğunu devretmeye hazır olduğunu söyleyerek, "Yeter ki bu zanaat ölmesin" dedi.
30 Eylül 2025 Salı - 20:20
Kütahya Ahmet Yakupoğlu Güzel Sanatlar Lisesi’nden Gazze için duygu yüklü klip
Kütahya Ahmet Yakupoğlu Güzel Sanatlar Lisesi tarafından hazırlanan "İnsanlık Ölmesin" temalı müzik klibi, sadece Kütahya’dan değil, tüm Türkiye’den yükselen ortak bir dua haline geldi. Klipte, "İnsanlık ölmesin, çocuklar ölmesin. Gazze’de bir çocuk ölürse, insanlığın vicdanı da ölür" mesajı verildi. Öğrenciler ve öğretmenlerin katkılarıyla hazırlanan klip, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekti. Katliamın ortasında kalan masum çocukların yaşadığı acıları konu alan klip, izleyenlerin yüreğine dokundu. İsrail’in uyguladığı zulmün yıkıcı etkileri, çocukların masumiyetiyle tezat oluşturacak şekilde işlendi. Sanatın diliyle barış ve merhamet çağrısı yapılırken, Gazze’deki çocukların ve savunmasız insanların yalnız bırakılmaması gerektiği güçlü bir şekilde vurgulandı. Okul Müdürü Ahmet İren yaptığı açıklamada, "Amacımız, öğrencilerimizi akademik olarak hayata hazırlarken aynı zamanda onları ahlaki ve evrensel değerlere sahip çıkacak şekilde yetiştirmektir. Haksızlığa karşı susmamayı, zulüm kimden gelirse gelsin karşı çıkmayı öğretmek biz eğitimcilerin asli görevidir. Bu klipte de öğrencilerimizin, dünyanın neresinde olursa olsun zulme uğrayan insanların sesi olmalarını istedik" ifadelerini kullandı. İren ayrıca, klibin hazırlanmasında emeği geçen müzik öğretmenleri Serkan Saruhan, Hakan Dağ ve öğrencilere teşekkür etti.
30 Eylül 2025 Salı - 19:42
Kadın müzik topluluğu Allegra Ensemble’den Zerzevan Kalesi’nde unutulmaz konser
Diyarbakır’ın tarihi mirasının simgelerinden Zerzevan Kalesi’nde kadın müzik topluluğu Allegra Ensemble unutulmaz bir konser verdi. DÜ ve Diyarbakır İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenecek etkinlikte, Türkiye’nin önde gelen kadın müzik topluluklarından Allegra Ensemble sahne alacak. 2005 yılından bu yana müzik dünyasında önemli bir yere sahip olan Allegra Ensemble, adını İtalyanca’da "neşeli topluluk" anlamına gelen Allegra kelimesinden alıyor. Topluluk, sekiz kadın sanatçıdan oluşuyor ve farklı enstrümanları ustalıkla icra ederek müzikte zengin bir çeşitlilik sunuyor. Dünya müziğinden gelen ezgileri yorumlayarak dinleyicilerine kültürler arası eşsiz bir deneyim yaşatıyor. Topluluk, Roman’ın doğudaki son garnizonu olan ZerzeVAN Kalesi’nde davetlilere unutulmaz konser sundu. Konsere ilişkin açıklamada bulunan Kazı Başkanı Prof. Dr. Aytaç Coşkun, Zerzevan Kalesi’nde tarihle sanatı bir araya getirdiklerini söyledi. 8 ünlü sanatçı Allegra grubunun burada dünyanın birçok farklı ezgilerini bu mistik atmosferde seslendireceğini belirten Coşkun, "Daha önce Zerzevan Kalesi’nde bale ve opera festivali yapmıştık. Bu da ikinci büyük etkinliğimiz olacak. Gerçekten tarihle sanat ve tarihle müzik bir arada olacak. Bu unutulmaz atmosferi gün batımı eşliğinde izleyeceğiz" dedi. Zerzevan Kalesi’nde sanatsal etkinliklerin devam edeceğini ifade eden Coşkun, "Zerzevan Kalesi ve Mitras kutsal alanı UNESCO Dünya Mirası Geçici listesinde ve önümüzdeki yılında UNESCO adayı. UNESCO heyeti geldi, gerekli incelemelerde bulundu. Özellikle sosyal, kültürel ve bu tip sanatsal etkinliklere UNESCO‘da son derece sıcak bakıyor, destekliyor. Biz, bu tarihi alana hiçbir zarar vermeyecek şekilde bu etkinlikleri düzenliyoruz. 2026 yılında da inşallah UNESCO listesine asıl listeye ve Türkiye’deki 23. dünya mirası olarak listeye kaydedilmesini bekliyoruz" diye konuştu.
30 Eylül 2025 Salı - 16:51
Isparta’nın gül kokusu İstanbul’a taşındı
Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, ikinci büyük İstanbul buluşmasında kentte yaşayan Ispartalılarla bir araya geldi. Isparta’nın yöresel düğün yemeğinin ikram edildiği programa İstanbul’da yaşayan Ispartalılar yoğun katılım gösterdi. Sanatçı Ertuğrul Kiraz’ın da şarkılarıyla buluşmaya renk kattığı programda konuşan Başkan Başdeğirmen, her zaman Isparta için en iyisini yapmaya çalıştıklarını belirtti. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen öncülüğünde geçen yıl ilk kez düzenlenen büyük İstanbul buluşması bu sene ikinci kez gerçekleştirildi. İstanbul’daki Ispartalı köy, belde ve ilçe derneklerinin bir araya gelerek oluşturduğu Isparta Gönül Birliği Derneği’nin organizasyonunda Başkan Başdeğirmen, İstanbul’da yaşayan Ispartalılarla bir araya geldi. Bağcılar Belediyesi Halk Sarayı’nda pazar günü gerçekleşen buluşmada memleket hasreti çeken Ispartalılara kabune pilav ve helvanın yer aldığı yöresel düğün yemeği ikram edildi. Program öncesi kazanlar kuruldu, ateşler yakıldı ve Isparta’ya özgü düğün yemeği pişirildi. Program yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programa Isparta Milletvekili Hasan Basri Sönmez, Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız, Senirkent Belediye Başkanı Hüseyin Baykal, Hüyüklü Belediye Başkanı Kadir Minnet, Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Başkanı Kadir Delibalta, Isparta Muhtarlar Derneği Başkanı Gökhan Büyükleblebi ve Isparta’nın mahalle muhtarları, Isparta Ziraat Odası Başkanı Mustahattin Can Selçuk, belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, İstanbul’daki Ispartalılar derneklerinin yöneticileri ve üyeleri ile birlikte çok sayıda davetli katıldı. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, program öncesi ve program sırasında İstanbul’da yaşayan hemşehrilerinin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Başkan Başdeğirmen’le bol bol fotoğraf çektiren vatandaşlar, şehre yaptığı hizmetler ve programın gerçekleştirilmesinden dolayı teşekkürlerini iletti. Delibalta: "Her gittiğimiz yerde Isparta modelini anlatıyoruz" Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Başkanı Kadir Delibalta, 45 yıldır İstanbul’da yaşadığını, 6 dönemdir muhtarlık yaptığını belirterek, gönülden Ispartalı olduğunu söyledi. Güller, gönüller ve göller şehri Isparta’yı çok sevdiğini dile getiren Delibalta, "Biz tüm Türkiye’yi geziyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın direktifleriyle muhtarlar çatısını büyütüyoruz. İllere puan veriyoruz. Her gittiğimiz yerde Isparta modelini anlatıyoruz. Isparta’da uyum var. Bu uyumun sağlanmasında en büyük pay kıymetli Belediye Başkanımız Sayın Şükrü Başdeğirmen’indir. Sayın başkanı yürekten kutluyorum. Kendi memleketim Rize ve İstanbul’da da aynısını söyledim güzel örnekler var ama Isparta örneği çok güzel. Şükrü başkanı, Isparta’yı çok seviyoruz" ifadelerinde bulundu. Yıldız: "Gitmeyenlerin bile gidip görmek istediği bir şehir" Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız da Bağcılar’da yaklaşık 3 bin Ispartalı vatandaşın ikamet ettiğini ifade etti. Isparta’nın güllerin şehri olduğuna değinen Yıldız, "Gitmeyenlerin bile gidip görmek istediği bir şehir. Ben çok kez gittim Isparta’ya. Bu sene de geçerken Isparta’da durdum yemek yedim, oradan alışveriş yaptım. Isparta kendisine insanları çeken bir şehir. Anadolu kültürünü iliklerinize kadar hissettiren bir şehir. Ben Gümüşhaneliyim. Isparta ve o bölgeyi kendime çok yakın hissetmişimdir" şeklinde konuştu. Özdemir: "Isparta milli ve manevi değerleriyle öne çıkan bir şehrimiz" Geçen yılki Ispartalılar buluşmasına da katıldığını hatırlatan AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Isparta’nın güller diyarı olmasının yanı sıra milli ve manevi değerleriyle de öne çıkan güzide bir memleket olduğunu söyledi. Özdemir, "İstanbul’daki Ispartalı hemşehrilerimizle bu vesileyle bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bizler de geçen sene Bağcılar Belediye Başkanı olarak karşınızda olan bir kardeşinizdik şu anda İstanbul’da AK Partimizin il başkanı olarak görevi icra ediyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın sizlere yürekten selamı var" görüşlerinde bulundu. Başdeğirmen: "Sizlere yakışan bir şehir olsun istiyoruz" Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen de İstanbul’daki Ispartalılarla bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu ifade etti. Isparta’nın havasını, kokusunu, güzelliklerini taşımaya çalıştıklarına değinen Başkan Başdeğirmen, bu buluşmayla amaçlarının birlik, beraberlik ve dostlukları tazelemek olduğunu kaydetti. Başkan Başdeğirmen, "Bazı arkadaşlarımız Ispartalı olup da birbirini tanımıyor olabiliyor. Böyle programlarla tanışma fırsatı oluyorlar. Geçen yıl ilk kez bu programı yaptık. Sağ olsun Ferhat Bey, Mustafa Bey, Bora Bey ve diğer ilçe, köy derneklerimizin yöneticileri bu güzellikleri bizlere yaşatıyorlar. Birlik ve beraberlik içerisinde olmak bizim için en değerli olandır. Isparta’mız her zaman için her şeyin en iyisine layıktır düşüncesiyle hizmetlerimizi eksiksiz yapmaya çalışıyoruz. Isparta bizim Isparta’mız. Siz ne kadar İstanbul’da yaşasanız mutlaka Isparta özleminizin, Isparta’ya dönmenin gerekli olduğunu düşünen birçok dostlarımız var. Sizler buradaki vazifeler bittikten sonra memleketinize döndüğünüzde sizlere yakışan bir şehir olsun istiyoruz. Güzellikler sizleri karşılasın. Bıraktığınızdaki şehir ile geldiğinizdeki şehir arasında mutlaka fark olması lazım. Amacımız vatandaşımıza hizmet etmek, bize verilen görevi layıkıyla yerine getirebilmek" dedi. "Seneye çok daha fazla kalabalık olacağız" Bu yıl katılımın geçen yıldan daha fazla olduğuna değinen Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, "Seneye çok daha fazla kalabalık olacağız. Duymayanlar bir sonraki sene duyarak geleceklerdir. Isparta düğün yemeğini ikram ediyoruz ama burada dostluk ve sohbet şahane. Amacımız birlik ve beraberlik. Bu buluşmaya emek veren değerli dostlarımıza, dernek başkanlarımıza, gönül birliği dernek başkanımız ve yönetimine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. İnşallah seneye sağlıkla, mutlu bir şekilde yeniden burada buluşmak üzere hoşça kalın" diye konuştu. Vatandaşlar: "Başkanımız süper insan" Ispartalılar buluşmasına katılan vatandaşlar ise böyle bir programın düzenlenmesinden dolayı Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e teşekkür ettiler. Vatandaşlar, "Başkanımızı çok seviyoruz. Isparta’ya gidiyoruz çok memnun kalıyoruz. Başkanımız Isparta’nın yüz akı, Türkiye’nin yüz akı. Başkanımız Isparta’nın ve Türkiye’nin baç tacı. Başkanımız süper insan. Isparta yemeğini çok özlemiştik. Çok güzel organizasyon oldu. Ispartalılar böyle bir organizasyonu İstanbul’da 2 yıldır görüyor. Başkanımızdan Allah razı olsun" ifadelerinde bulundular. Programın sonunda Isparta Gönül Birliği Derneği’nin yöneticileri desteklerinden dolayı Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve protokol üyelerine tablo hediye etti. Sanatçı Ertuğrul Kiraz da seslendirdiği şarkılarla buluşmaya renk kattı. Programın son bölümünde Bursaspor-ISBAŞ Isparta32 Spor’un maçı ekrandan takip edildi. Maç sonunda Başkan Başdeğirmen ve buluşmaya katılanlar ISBAŞ Ispartaspor’un 1-0’lık galibiyetini büyük bir sevinçle kutladı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder