KÜLTÜR SANAT
04 Ocak 2026 Pazar - 17:14 Suriçi Camikebir Kentsel Dönüşüm Projesi’ndeki çalışmalar yerinde incelendi Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; tarihî dokuyu koruyarak güvenli ve çağdaş bir şehir merkezi oluşturmayı hedefleyen, ulusal ödüllü Suriçi Camikebir Kentsel Dönüşüm Projesi’nde yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, projenin Kayseri’nin geleceğine yön vereceğini vurguladı. Cumhuriyet Mahallesi sınırları içerisinde, Cumhurbaşkanı Kararı ile "Riskli Alan" ilan edilen bölgede uygulanan projede 1. Etap çalışmaları titizlikle sürdürülüyor. Büyükşehir Belediyesi Kentsel Dönüşüm Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen süreçte, hak sahiplerine yeni bağımsız bölümler teslim edilirken, boşaltılan eski yapıların kontrollü yıkımları tamamlandı. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen ve Türkiye genelinde örnek gösterilen Suriçi Camikebir Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında yürütülen çalışmaları yerinde inceledi. Başkan Büyükkılıç, Suriçi Camikebir Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, projenin mevcut durumu hakkında bilgi aldı. Başkan Büyükkılıç’a Kentsel Dönüşüm Daire Başkanı Hasan Cihat Türkmen, Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Daire Başkanı Gürcan Senem ile Cami-i Kebir Güzelleştirme ve Yaşatma Derneği Başkanı Ömer Faruk Çarşıbaşı da eşlik etti. İnceleme sırasında açıklamalarda bulunan Büyükkılıç, Kayseri’nin bir esnaf şehri olduğunu vurgulayarak, dönüşüm sürecinin esnafı mağdur etmeden yürütüldüğünü belirtti. Büyükkılıç, önce esnafa ait alanların hayata geçirildiğini, ardından Suriçi bölgesindeki çalışmaların sürdürüldüğünü ifade etti. Bölgeyi Camikebir Külliyesi olarak nitelendirdiği Camikebir’in Suriçi’nin en önemli eserlerinden biri olduğuna dikkat çeken Başkan Büyükkılıç, yapının Danışmendli dönemine, Mehmet Melikgazi Hazretleri’nin yaşadığı döneme ait olduğunu söyledi. Çalışmalar sırasında, kamuoyunda ’Camikebir’in kıblesinde bir medrese olduğu’ yönünde söylemler olduğunu ve medrese izlerine ulaşıldığını belirten Büyükkılıç, bu alanın kazısının yapılarak projelendirileceğini ve ayağa kaldırılacağını ifade etti. Açıklamasında "Medresenin izleri ortaya çıktı, kazısını yapıp, projelendirip, ayağa kaldırıp, şehrimize, şehrimizin kurucusu Mehmet Melikgazi hazretlerine vefa borcumuzu ödeyeceğiz ve hep beraber ruhuna okuyacağız" diyen Başkan Büyükkılıç, bu çalışmaların etap etap sürdüğünü söyledi. Camikebir bölgesinde çalışmaların hummalı şekilde devam ettiğine dikkat çeken Büyükkılıç, 1950’li yıllarda yapılmış, depreme dayanıklı olmayan ve dirençli şehir anlayışına uymayan yapıların kaldırılmaya devam ettiğini, bu süreçte herhangi bir mağduriyet yaşanmaması gayretinde olduklarını kaydetti. Camikebir’in kuzeyinde, esnafların bulunduğu alan için de gerekli projelendirmelerin yapıldığını ifade eden Büyükkılıç, bölgede ’gökdelen’ olarak nitelendirilen yapıların kaldırılarak Camikebir’in siluetinin ve çevresinin rahatlatılacağını söyledi. Yapılacak yeni çalışmaların bölgenin dokusuna uygun şekilde gerçekleştirileceğini belirten Başkan Büyükkılıç, etap etap genişletme çalışmalarının devam edeceğini aktardı. Projede görev alan ekibi tecrübeli, samimi ve gayretli olarak nitelendiren Başkan Büyükkılıç, emeklerinden dolayı çalışma arkadaşlarını tebrik ederken, projeye verdikleri destekten dolayı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a teşekkür etti. Başkan Büyükkılıç ayrıca, Camikebir’in Allah dostları tarafından ’Kâbe-i Muazzama’nın bir şubesi’ olarak nitelendirildiğini, burada namaz kılmanın ayrı bir manevi iklim oluşturduğunun ifade edildiğini belirterek, bu manevi değeri yüksek eserin ortaya çıkarılması ve Selçuklu’nun temelini oluşturan gönül insanlarının mirasının ayağa kaldırılmasına yönelik çalışmaların sürdürüleceğini söyledi. "Burası Kayseri’nin en büyük turizm alanlarından biri olacak" Başkan Büyükkılıç ve ekibine teşekkür eden Cami-i Kebir Güzelleştirme ve Yaşatma Derneği Başkanı Ömer Faruk Çarşıbaşı da projeye ilişkin değerlendirmesinde, Camikebir bölgesinin Erciyes’ten sonra Kayseri’nin en büyük turizm alanlarından biri olacağını belirterek, medresenin ortaya çıkarılması ve külliye bütünlüğünün sağlanmasıyla bölgenin çok güçlü bir turizm potansiyeline kavuşacağını ifade etti. İncelemelerin ardından Başkan Büyükkılıç, Camikebir bölgesindeki esnafları ziyaret ederek hayırlı ve bereketli kazançlar diledi, vatandaşlarla sohbet etti. Öte yandan Suriçi Camikebir Kentsel Dönüşüm Projesi, KentFest 2025 Belediye Ödülleri kapsamında "En İyi Tarihi Alan Dönüşümü Yapan Belediye" ödülüne layık görülerek ulusal ölçekte de büyük takdir topladı. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, yıkım çalışmalarının tamamlanmasının ardından yeni etaplara geçerek, şehir merkezinde tarihî kimliği koruyan, güvenli ve nitelikli yaşam alanları oluşturmayı sürdürecek.
04 Ocak 2026 Pazar - 16:44 Ahmet Arvasi özel programla anıldı Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi’ndeki programda, Avukat Rahim Er, MHP eski Milletvekili Bozkurt Yaşar Öztürk ve yazar Muzaffer Doğan, Türk milliyetçiliğinin abide şahsiyetlerinden S. Ahmet Arvasi’yi anlattılar. Türk-İslâm Ülküsü’nün anıt şahsiyetlerinden S. Ahmet Arvasi, vefatının 37. yıl dönümünde çeşitli etkinliklerle anılıyor. Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi ile Yesevi Alperenler iş birliğinde Sultanahmet’teki Kızlarağası Mehmed Ağa Medresesi’nde düzenlenen programda, Ahmet Arvasi’nin Türk fikir hayatına kazandırdığı kitapları ve kültür mirası ele alındı. Yesevi Alperenler Ocağı’ndan Kürşat Mican ve TYB İstanbul Şubesi Başkanı Mahmut Bıyıklı’nın açılış konuşmalarını yapmalarının ardından, Nazlı Hilal Aydın ve Muhammed Muhammedoğlu adlı gençler Arvasi’nin şiirlerini okudular. Oturumu yöneten Hüdavendigâr Onur yaptığı kısa konuşmasında, Arvasi’nin kitaplarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini belirterek, "Eserleri okunduğunda yaşadığı dönemin sorunlarına çözüm aradığı görülür. Satır aralarında fıkıh ve itikat bilgileri sıkça yer alır. Ahmet Arvasi bir fıkıh âlimidir" dedi. Avukat ve Türkiye gazetesi yazarı Rahim Er de Ahmet Arvasi’nin büyük bir mütefekkir olduğunu belirterek hocayla ilgili anılarını anlattı. Er, "Ölümünün ardından yaklaşık 40 yıl geçti ama bıraktığı iz günümüzde devam ediyor, gelecekte yine devam edecektir" diye konuştu. 1990-93 yılları arasında MÇP İstanbul İl Başkanlığını yapan, MHP eski Milletvekili Bozkurt Yaşar Öztürk de Arvasi’nin Mamak zindanlarında kalp rahatsızlığına yakalandığını belirterek "Ona bu zulmü yapanlar daha sonra Doğu ve Güneydoğu Anadolu meselesinin çözümü için ayağına gelerek yardım istediler. ‘Doğu Anadolu Gerçeği’ adlı eseri böyle kaleme alındı" ifadelerini kullandı. Yazar Muzaffer Doğan da programda yaptığı konuşmada, Arvasi’nin kitaplarını okuduğunu ve etkilendiğini, kendisine de imzalattığını anlattı. Programın sonunda Hüdâvendigâr Onur, Rahim Er ve Bozkurt Yaşar Öztürk’e Mehmet Ali Bal’ın "Esmâ-i Hüsnâ" adlı kitabı hediye edildi.
Sinema öğrencileri Altın Portakal’da yarışacak
29 Eylül 2025 Pazartesi - 14:29 Sinema öğrencileri Altın Portakal’da yarışacak Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında düzenlenen Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nda finalistler belli oldu. 75 okuldan 34 projenin başvurduğu yarışmada 10 öğrenci filmi, Altın Portakal heykelciği için yarışacak. Türkiye’nin en köklü film festivali olan Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında genç sinemacılar için önemli bir adım atıldı. 24 Ekim - 2 Kasım tarihleri arasında 62.’si düzenlenecek festivalde, sinema eğitimi alan öğrencileri desteklemek, onların profesyonel çevrelerle buluşmasını sağlamak ve potansiyellerini geliştirmek amacıyla gerçekleştirilecek "Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması"nın finalistleri belli oldu. Türkiye genelindeki 75 farklı sinema okulundan 34 projenin başvurduğu yarışmada, yönetmen ve senarist Aydın Sayman ile yönetmen Onur Güler’in yer aldığı Ön Seçici Kurul değerlendirmeleri sonucunda 10 proje finale kaldı. Finale kalan öğrenciler, festival süresince yerli ve yabancı filmlere akredite olacak, sektörün önde gelen profesyonelleriyle bir araya gelme fırsatı yakalayacak. Yarışmada "En İyi Film" seçilen öğrenci projesi ise Altın Portakal heykelciği ile ödüllendirilecek. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yarışacak öğrenci filmleri şöyle: Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Seni Görebilecek Miyim Anne? (Hasan Hüseyin Korkmaz), Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Köye Dönerken (Musa Uysun), Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Film Tasarımı ve Yönetmenliği Bölümü’nden Sahnenin Kadınları (Mustafa Uçar), Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema Televizyon Bölümü’nden Buharlaşır Tüm Katı Olanlar (Baturay Tunçat), İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Kusursuz Ölçü Nedir? (Eylül Babur), İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Tümseğin Uğultusu (Abdurrahim Karabulut), İzmir Ekonomi Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema ve Dijital Medya Bölümü’nden Sevim (Yağmur Canpolat), Kırıkkale Üniversitesi Kırıkkale Meslek Yüksekokulu Radyo Televizyon Programcılığı Bölümü’nden Sazdan Örülen Hayat (Zeynep Aslı Yoncu & Zübeyde Melek Algül), Mardin Artuklu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Çukurova’nın Kara Ekmeği (Onur Sürek) ve Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden RAH (Beyza Nimet Emişen). Bu yıl Altın Portakal’da genç sinemacıların eserleri de geniş kitlelerle buluşacak ve festivalin uluslararası atmosferinde önemli bir görünürlük kazanacak.
İtfaiye Haftası’nda ‘Pelerinsiz Kahramanlar’a teşekkür
29 Eylül 2025 Pazartesi - 14:15 İtfaiye Haftası’nda ‘Pelerinsiz Kahramanlar’a teşekkür Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, İtfaiye Haftası kapsamında itfaiye erleri ile bir araya geldi. Özdemir, "Her türlü doğal afette vatandaşın can ve mal güvenliği için 7/24 çalışan başta Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi olmak üzere tüm ‘Pelerinsiz Kahramanlar’ın İtfaiye Haftası kutlu olsun" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, 25 Eylül-1 Ekim tarihleri arasında kutlanan İtfaiye Haftası kapsamında, Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Teşkilatı ile buluştu. Başkan Vekili Büşra Özdemir, itfaiye teşkilatının 311 yıllık bir köklü bir geçmişi olduğunu belirterek, depremde, selde, su baskınlarında, yangınlarda vatandaşın ‘Aman’ dediği anda ilk koşanların itfaiyeciler olduğuna dikkat çekerek, itfaiyecilerin çok zor şartlar altında görev yaptığını söyledi. "Zor bir coğrafyada yaşıyoruz" "Zor bir yaz geçirdik" diyen Başkan Vekili Özdemir, "Antalya’mız olarak zor bir coğrafyada yaşıyoruz. 1 milyon 180 bin hektar alanla Türkiye’nin en geniş ormanlık alanına sahip kentte yaşıyoruz. Yüzölçümünün de yüzde 57’si ormanlık alan olması sebebiyle, yangına da 1’inci derece hassas olan bir şehirde yaşıyoruz. Yükünüzün, sorumluluğunuzun farkındayız. Muhittin Başkan’ımız ilk göreve geldiğinde itfaiye teşkilatımızı hem personel olarak hem de araç olarak güçlendirmek için önemli adımlar attı. Şu an 19 ilçede 48 itfaiye istasyonumuzla, 637 personelimizle ve 162 itfaiye aracımızla hizmet vermekteyiz. Teşkilatımıza yeni katılacak 45 arkadaşımızda birlikte daha da güçleneceğiz. 7/24 esasıyla büyük bir özveriyle çalışan; ‘Pelerinsiz Kahramanlarımızın’ İtfaiye Haftası’nı kutluyorum. Sizlerle gurur duyuyoruz" dedi. İtfaiye araç parkı güçleniyor Yangın sezonu bitti derken Alanya’daki üzücü orman yangınlarıyla karşı karşıya kaldıklarını ifade eden İtfaiye Daire Başkanı Ahmet Kısa ise, "Biz her yıl ortalama 14 binin üzerinde vakaya gidiyoruz. Bunun yaklaşık 7 bini yangınlardan oluşuyor. Diğerleri de çeşitli kurtarma vakaları, trafik kazaları, falezlerden düşme gibi birçok vakadan oluşuyor. Arkadaşlarımız 7/24 esasına göre gerek ilimiz gerekse ilimizin dışında oluşabilecek felaketlere hazır durumda. 14 milyon euroluk ihalemize ilaveten, 23 milyon euroluk bir kredi daha imzalandı. Bunun sözleşmelerini şu an hazırlıyoruz. 23 milyon euroluk araç alımı için de ihalemize çıkacağız. 40’a yakın bir araba öngörüyoruz. Bu alımları tamamlarsak, kadromuzu 2’ye katlamış olacağız. Her iki kredi paketiyle aldığımız araçlarla 132 aracımızın yüzde 50’sini yenilemiş olacağız. Bu aldığımız araçlar 20 yıl Antalya’mızın hizmetinde olacak" diye konuştu. Ziyaret anısına Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Ahmet Kısa, Başkan Vekili Büşra Özdemir’e baret takdim etti.
Tarihçi Ahmet Şimşirgil’den Fatih dizisi ve Selimiye çıkışı: "Osmanlı’yı itibarsızlaştırıyorlar"
29 Eylül 2025 Pazartesi - 13:40 Tarihçi Ahmet Şimşirgil’den Fatih dizisi ve Selimiye çıkışı: "Osmanlı’yı itibarsızlaştırıyorlar" Tarih Profesörü Ahmet Şimşirgil, ’Fatih’ dizisindeki sahnelere ve Selimiye Camii’ndeki düzenlemelere tepki göstererek, "Osmanlı’yı itibarsızlaştırıyorlar, izlerini silmeye çalışıyorlar" dedi. Samsun’da düzenlenen Karadeniz 10. Kitap Fuarı’nda okurlarıyla buluşan Prof. Dr. Şimşirgil, ’Fatih’ dizisinde tarihi gerçeklerle bağdaşmayan sahneler bulunduğunu belirtti. Şimşirgil, "Dizide Fatih’in oğlu 2. Bayezid, Pontus Rum kralının kızıyla aşk yaşıyormuş. İnanamadım. Kızı almaya gitmiş, bir de dayak yemiş. O kızla buluşuyor, paşa da gözcülük yapıyormuş. Yazıklar olsun. Ve Fatih onu çağırtıyor şimdi, boynuna ipi geçirip boğduruyor. Milletimizin tarihini alaya alıyorlar. Bunlar tarihle bağdaşmayan kurgulardır. Osmanlı’da böyle bir şey asla yoktur" ifadelerini kullandı. Selimiye Camii ve Osmanlı izleri Kültürel mirasın korunamamasına da dikkat çeken Şimşirgil, Selimiye Camii üzerinden örnek verdi. Şimşirgil, "Şimdi Selimiye’yi bozuyorlar, Osmanlı’nın izlerini silmeye çalışıyorlar. Bir yandan yanlış dizilerle tarih çarpıtılıyor, diğer yandan eserlerimize dokunuluyor. Osmanlı’nın hatırasını ve medeniyet anlayışını yok etmeye çalışıyorlar. Bir telefon geliyor oradan buradan, tehditler de var. Osmanlı izlerini silmeye çalışıyorlar" diye konuştu. Osmanlı’nın sanat, estetik ve devlet terbiyesinin gençlere doğru şekilde aktarılması gerektiğini vurgulayan Şimşirgil, söyleşisinin sonunda kitaplarını imzalayarak okurlarıyla hatıra fotoğrafı çektirdi.
"Yaşayan İnsan Hazinesi" ödüllü usta, semerciliği yaşatmaya devam ediyor
29 Eylül 2025 Pazartesi - 12:54 "Yaşayan İnsan Hazinesi" ödüllü usta, semerciliği yaşatmaya devam ediyor Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ‘Yaşayan İnsan Hazineleri Geleceğe Aktarılan Mirasın Temsilcileri Ödülü’ alan semer ustası İbrahim Atıcı, Ankara’nın Beypazarı ilçesinde unutulmaya yüz tutmuş mesleğini devam ettiriyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ‘Yaşayan İnsan Hazineleri Geleceğe Aktarılan Mirasın Temsilcileri Ödülü’ alan semer ustası İbrahim Atıcı, semercilik geleneğini yaşatmak için yoğun uğraş içerisinde. Dükkanının önüne oturup, tahta iskeletini çıkarıp boyadıktan sonra keçe kaplı minderini üstüne geçiren Atıcı, bölgeye gelen turistlerin ilgi odağı oluyor. Yük hayvanları için yaptığı semerler köylüler tarafından hala kullanılırken, minyatür semerler ise Beypazarı’na gelen turistler tarafından tercih ediliyor. Semercilik mesleğinin neredeyse bittiğini ve ata mirası mesleklerin yok olmaya yüz tuttuğunu belirten Atıcı, ilerleyen yıllarda semercilik gibi el işiyle yapılan mesleklerin de sona ereceğini ifade etti. "Bu mesleği 52 senedir yapıyorum" Semercilik mesleğini dedesinden gördüğünü ve uzun yıllardır semercilikle uğraştığını belirten Atıcı, "Ben 3’üncü kuşak olarak çalışıyorum. Ben babamdan öğrendim. Babam da babasından öğrendi. Semercilik şu anda bitiyor. Çırak da bulunmuyor zaten. Meslek kaybolup gidiyor. Semer yapmak 1 gün veya 2 gün sürüyor. İnce iş. Buradaki semerleri kendim yaptım. Belediye burayı bana verdi, ben de burayı canlandırdım. Güzelce restorasyon yaptım. Yaptığımız semerleri; eşek kullananlara ve davarcılara satıyoruz" diye konuştu. "Ayda 30 semer yapabiliyorum" Semerciliğin yavaş yavaş yok olmaya yüz tuttuğunu ve semer satışının eskiye göre azaldığını ifade eden Atıcı, "Biz eskiden senede 600 tane semer yapıyorduk. Şimdi senede 30 tane semer satamıyoruz. Eskiden her köyde 1-2 tane eşek vardı. Köylerde insan kalmadığı için, satışlar da azaldı. Köyde odununu alan her yere giderdi. Şimdi hayvan sürücülerinin yiyeceklerini ve torbasını şu anda eşekler taşıyor. Semer, başka bir işe yaramıyor. Süs olarak da alan çok. İnsanlar, evinin köşesine alıp koyuyorlar. Son zamanlarda satış yok. Zaten malzemesini bulamıyoruz" ifadelerini kullandı.
Bakan Ersoy: "Türkiye Yüzyılı, bilgiyle, kültürle ve gençliğin enerjisiyle yükselecek"
29 Eylül 2025 Pazartesi - 11:33 Bakan Ersoy: "Türkiye Yüzyılı, bilgiyle, kültürle ve gençliğin enerjisiyle yükselecek" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Çocuklarımızın gözlerindeki ışık, gençlerimizin dile getirdiği umut dolu sözler, bizlere en büyük motivasyonu veriyor. Çünkü biliyoruz ki Türkiye Yüzyılı, bilgiyle, kültürle ve gençliğin enerjisiyle yükselecek" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 2 Temmuz’da açılışını gerçekleştirdiği Esendere Halk Kütüphanesi’ne ilişkin sosyal medya hesabında bir paylaşımda bulundu. Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı, İran sınırındaki Esendere beldesinde bulunan kütüphanenin kısa sürede çocukların ve gençlerin hayallerini gerçekleştirdiği yerlerden biri haline geldiğini belirten Bakan Ersoy, kütüphanede 15 binlik kitap koleksiyonunun bulunduğunu, modern çalışma salonları ile bölge halkına kapsamlı bir hizmet sunduklarını açıkladı. Bunun yanı sıra 500 metrekare alanda 120 kişiye ev sahipliği yapan Esendere Halk Kütüphanesi, öğrenciler için yüksek kapasiteli çalışma imkanı da sağlıyor. Bakan Ersoy, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "İran sınırındaki Esendere beldemize kazandırdığımız Halk Kütüphanemiz, kısa sürede sadece kitapların değil; umutların, dostlukların ve hayallerin de mekanı oldu. Çocuklarımızın ve gençlerimizin anlattıkları her şeyin özeti niteliğinde. 15 bin kitaplık koleksiyonu, modern yapısı, internet ve çalışma salonlarıyla Esendere Halk Kütüphanesi, öğrencilerimizin kendilerini geliştirdikleri, hayallerini büyüttükleri bir merkez haline geldi. Burada artık sadece kitap okunmuyor; araştırmalar yapılıyor, etkinlikler düzenleniyor, gençlerimiz geleceğe hazırlanıyor. Çocuklarımızın gözlerindeki ışık, gençlerimizin dile getirdiği umut dolu sözler, bizlere en büyük motivasyonu veriyor. Çünkü biliyoruz ki Türkiye Yüzyılı, bilgiyle, kültürle ve gençliğin enerjisiyle yükselecek."
Kış sofralarının vazgeçilmezi: Orcik mesaisi başladı
29 Eylül 2025 Pazartesi - 11:24 Kış sofralarının vazgeçilmezi: Orcik mesaisi başladı Elazığ’da kış aylarının vazgeçilmezi olan orcik yapımı başladı. Üreticilerden Tayfun Erdem, asırlardır süren bu geleneği doğal yöntemlerle sürdürdüklerini belirtti. Elazığ’ın Değirmenönü (Zerteriç) köyünde kış aylarının vazgeçilmez lezzeti orcik yapımı, asırlardır süregelen gelenekler çerçevesinde devam ediyor. Üzüm ve ceviz hasadının ardından köy halkı, orcik üretimi için mesaiye başladı. Üzümler sıkıldıktan sonra şıra, özel toprakla mayalanıyor ve kazanda kaynatılıyor. Yüzeye çıkan "paf" temizlendikten sonra un eklenip bulamaç haline getiriliyor ve cevizler ipe dizilerek karışıma batırılıyor. Bu gelenek, köy halkının hem geçim kaynağı hem de kış aylarının vazgeçilmez lezzeti olmaya devam ediyor. Emekli olduktan sonra 25 yıldır orcik ve pestil üretimini sürdürdüğünü belirten Tayfun Erdem, "Orcik sezonu başladı. Hemen hemen her gün yapıyoruz. Önce üzümü sıkıyoruz. Ondan sonra özel toprağından şıranın içerisine katıyoruz. Bunun ekşiliğini alıyor. Daha sonra üzümü kazana doldurup kaynatıyoruz. Bunun yüzüne çıkan pafını alıyoruz. Akşamdan kaynatıyoruz, sabaha kadar dinleniyor. Ondan sonra tekrar kazana çekiyoruz ve tekrar kaynatıyoruz. Akabinde un katıyoruz ve liviç yapıyoruz ve tekrar kazana dolduruyoruz. Bir saate yakın karıştırıyoruz. Ondan sonra orcik yapımına başlıyoruz. Üzüm ve ceviz kaliteli olacak. Özellikle şırasında oluşan o pafı almak lazım. Talep çok güzel. Bazen talepleri yetiştiremiyoruz bu da kaliteye bağlı. Genelde cevizli sucuk diyorlar bizim Elazığ’da ’Orcik’ olarak geçiyor" dedi. Orcik’in köy yaşamındaki önemine dikkat çeken Bilal Erdem ise, "Köyümüzde şu anda üzüm ve ceviz hasadı zamanıdır. Bu hasatlardan elde edilen Anadolu’muzun en güzel tatlarından biri olan orcik yapımını yapmaktayız. Orcik yapımı ortalama her bir işlemler için bir hafta sürmektedir. Bir gün öncesinden üzüm sıkımından başlar, ardından cevizler ipe dizilir. Daha sonra elde edilen şıra ile içine karışım yapılan unla bulamaç dediğimiz madde elde edilir. Tamamıyla el ürünü ve doğal ve organiktir. Köyümüzde meşhur olduğu için hemen hemen her evde yapılmaktadır. Köyümüzün geçim kaynağı da bu şekildedir" şeklinde konuştu.
Beyağaç’ın yöresel ürünleri bağbozumu şenliğinde tanıtıldı
29 Eylül 2025 Pazartesi - 10:44 Beyağaç’ın yöresel ürünleri bağbozumu şenliğinde tanıtıldı Beyağaç Belediyesi tarafından Beyağaç Geriçam Mahallesi’nin yöresel ürünlerini tanıtmak ve sezonu başlayan üzüm hasadını renklendirmek amacıyla 3. Bağbozumu, Doğal ve Yöresel Ürünler Şenliği düzenlendi. Beyağaç Belediyesi tarafından Beyağaç’ın kültürünü, doğal güzelliklerini, yöresel ürünlerini ve sezonu başlayan üzüm hasadını eğlenceli hale getirmek amacıyla Geriçam Bağbozumu, Doğal ve Yöresel Ürünler Şenliği düzenlendi. Beyağaç Belediyesi tarafından 3’üncüsü düzenlenen şenlikler Geriçam Mahallesi Sosyal Tesislerinde gerçekleştirilen festivale Tavas Belediye Başkanı Kadir Tatık da katılım sağladı. Gündüz bağ bozumu gibi çeşitli etkinliklerin yer aldığı şenlik Denizli Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı sanatçısı Emin Boyacıoğlu konserleriyle son buldu. Hem çiftçiye destek olama hem de Beyağaç’ın kültürünü ve yöresel ürünlerini tanıtmak için çalışmalarına devam edeceklerini belirten Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün, "Bugün Beyağaç Geriçam Mahallesi’nde düzenlediğimiz 3. Bağ Bozumu, Doğal ve Yöresel Ürünler Şenliğini gerçekleştiriyoruz. Burada köylülerimizin ürettiği ürünler kurulan tezgahlarda satışa sunuldu. Festivalimiz şehir dışından ve çevre ilçelerden gelen vatandaşlarımızla gerçekleştiriyoruz. Antalya ve Köyceğiz’den festivalimize özel turlar düzenlendi. Bu festival sayesinde Beyağaç’ın kültürünü, doğal güzelliklerini ve yöresel ürünlerini tanıtma fırsatı bulduk. Kadınlarız Kışa hazırlık amacıyla hazırladıkları ürünlerin de fazlaları burada kurdukları tezgahlarda satışa sundular. Bu da kadınlarımıza ek bir gelir kazandırdı. Kırsalda yaşan vatandaşlarımız bu festivalle iyi bir kazanç elde etti. Festivalimiz akşam da Denizli Büyükşehir Belediyesi Konservatuarı sanatçısı Emin Boyacıoğlu sahne alacak. Düzenlediğimiz bu festival geleceğe yatırım bir festival. Kültün ve yöresel ürünlerin ve çiftçinin sahip çıkıldığı bir festival. Hizmete geldiğimiz günden bu yana en büyük hedefimiz çiftçiye ve üreticiye sahip çıkmaktır. Biz çiftçiye sahip çıkacağız sözü vermiştik ve yaptığımız yatımlarla ve projeler üretmeye devam ediyoruz. Türkiye’nin hatta dünyanın bilmesi gereken bir durum var ki çiftçi üretmezse aç kalacağımızdır. Çiftçiye destek vermezsek oluşabilecek sorunları göz önüne almalıyız" dedi.