KÜLTÜR SANAT
08 Ocak 2026 Perşembe - 12:48 Osmaniye’de "Destanların Dansı" sahnelendi Osmaniye’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yılında "Destanların Dansı" tiyatral dans gösterisi sahnelendi. Kurtuluş coşkusunun kültürel ve sanatsal etkinlikle taçlandırıldığı final gecesinde sanatseverler zaman zaman keyifli zaman zaman da duygu dolu anlar yaşadı. Osmaniye’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 104’üncü yıl dönümü çerçevesinde onlarca etkinliği organize eden Osmaniye Belediyesi, "Destanların Dansı" tiyatral dans gösterisine ev sahipliği yaptı. Korkut Ata Üniversitesi 15 Temmuz Amfisi’nde gerçekleşen "Destanların Dansı" gösterisinin sanat yönetmenliğini Serhat Turak üstlenirken müzik seçimleri de Taner Demiralp tarafından yapıldı. Çok sayıda davetlinin katıldığı unutulmaz gecede sanatseverler Nuh Tufanı’ndan Çanakkale Destanı’na kadar Anadolu ve Kafkas halklarının eşsiz tarihini göz alıcı kostümler, her dans için özenle hazırlanmış koreografiler ve birbirinden özel müziklerle hazırlanmış gösteriyi soluksuz izledi. Dans gurubunun geleneksel kostümleriyle renkli koreografiler de sergilediği gösteride izleyiciler zaman zaman keyifli zaman zaman ise duygu dolu anlar yaşadı. Kurtuluş coşkusunun kültürel ve sanatsal etkinlikle taçlandırıldığı anlamlı gece yoğun katılımla gerçekleştirirken "Destanların Dansı" tiyatral dans gösterisi ekibi sahne performansıyla sanatseverlerden tam not aldı. Gösterinin sona ermesinin ardından Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı Yusuf Çomu ile Belediye Başkan Yardımcıları Kevser Davarcı, Seda Horuzoğlu ve Doç. Dr. Selim Serhan Yıldız tarafından Sanat Yönetmeni Serhat Turak’a çiçek takdim edildi.
08 Ocak 2026 Perşembe - 12:21 Ressam Cenk Mısırlıoğlu SANKO Sanat Galerisi’nde sergi açacak Ressam Cenk Mısırlıoğlu, "Biraz Taş, Biraz Hayvan, Biraz Düş" isimli resim sergisini 9 Ocak Cuma günü SANKO Sanat Galerisi’nde sanatseverlerle buluşturacak. Cenk Mısırlıoğlu’nun 15 eserinin yer alacağı sergi, SANKO Park AVM üçüncü katta bulunan SANKO Sanat Galerisinde yarın saat 17.00’de ziyarete açılacak. Cenk Mısırlıoğlu, 1989 yılında İzmir’de doğdu. Resim çalışmalarına 2005 yılında başladı. 2012 yılında Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden mezun oldu. Bugüne kadar birçok karma sergiye katılan sanatçının 7 kişisel sergisi bulunmaktadır. Eserleri Turgut Pura ve DYO gibi prestijli yarışmalarında eserleri sergilenmeye değer görülmüş 2023 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın düzenlediği 20. Şefik Bursalı Resim Yarışmasında başarı ödülüne layık bulunmuştur. Sanat pratiğinde figüratif dışavurumcu üslup benimseyen Mısırlıoğlu, hayvan figürleri üzerinden insan doğasının katmanlarını araştırır. Zayıflık, güç, içgüdü ve özgürlük gibi kavramları hayvan figürleri aracılığıyla ele alırken, doğa ile insan arasındaki kopan bağı görünür kılmayı amaçlar. Anadolu’nun mitolojik ve kültürel zenginliğinden beslenen üretimleri, geçmiş ile bugünü buluşturarak, kolektif hafızaya evrensel bir anlatı sunar. Sanatçı çalışmalarını İzmir’deki atölyesinde sürdürmektedir.
Kütahya Ahmet Yakupoğlu Güzel Sanatlar Lisesi’nden Gazze için duygu yüklü klip
30 Eylül 2025 Salı - 20:20 Kütahya Ahmet Yakupoğlu Güzel Sanatlar Lisesi’nden Gazze için duygu yüklü klip Kütahya Ahmet Yakupoğlu Güzel Sanatlar Lisesi tarafından hazırlanan "İnsanlık Ölmesin" temalı müzik klibi, sadece Kütahya’dan değil, tüm Türkiye’den yükselen ortak bir dua haline geldi. Klipte, "İnsanlık ölmesin, çocuklar ölmesin. Gazze’de bir çocuk ölürse, insanlığın vicdanı da ölür" mesajı verildi. Öğrenciler ve öğretmenlerin katkılarıyla hazırlanan klip, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekti. Katliamın ortasında kalan masum çocukların yaşadığı acıları konu alan klip, izleyenlerin yüreğine dokundu. İsrail’in uyguladığı zulmün yıkıcı etkileri, çocukların masumiyetiyle tezat oluşturacak şekilde işlendi. Sanatın diliyle barış ve merhamet çağrısı yapılırken, Gazze’deki çocukların ve savunmasız insanların yalnız bırakılmaması gerektiği güçlü bir şekilde vurgulandı. Okul Müdürü Ahmet İren yaptığı açıklamada, "Amacımız, öğrencilerimizi akademik olarak hayata hazırlarken aynı zamanda onları ahlaki ve evrensel değerlere sahip çıkacak şekilde yetiştirmektir. Haksızlığa karşı susmamayı, zulüm kimden gelirse gelsin karşı çıkmayı öğretmek biz eğitimcilerin asli görevidir. Bu klipte de öğrencilerimizin, dünyanın neresinde olursa olsun zulme uğrayan insanların sesi olmalarını istedik" ifadelerini kullandı. İren ayrıca, klibin hazırlanmasında emeği geçen müzik öğretmenleri Serkan Saruhan, Hakan Dağ ve öğrencilere teşekkür etti.
Kadın müzik topluluğu Allegra Ensemble’den Zerzevan Kalesi’nde unutulmaz konser
30 Eylül 2025 Salı - 19:42 Kadın müzik topluluğu Allegra Ensemble’den Zerzevan Kalesi’nde unutulmaz konser Diyarbakır’ın tarihi mirasının simgelerinden Zerzevan Kalesi’nde kadın müzik topluluğu Allegra Ensemble unutulmaz bir konser verdi. DÜ ve Diyarbakır İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenecek etkinlikte, Türkiye’nin önde gelen kadın müzik topluluklarından Allegra Ensemble sahne alacak. 2005 yılından bu yana müzik dünyasında önemli bir yere sahip olan Allegra Ensemble, adını İtalyanca’da "neşeli topluluk" anlamına gelen Allegra kelimesinden alıyor. Topluluk, sekiz kadın sanatçıdan oluşuyor ve farklı enstrümanları ustalıkla icra ederek müzikte zengin bir çeşitlilik sunuyor. Dünya müziğinden gelen ezgileri yorumlayarak dinleyicilerine kültürler arası eşsiz bir deneyim yaşatıyor. Topluluk, Roman’ın doğudaki son garnizonu olan ZerzeVAN Kalesi’nde davetlilere unutulmaz konser sundu. Konsere ilişkin açıklamada bulunan Kazı Başkanı Prof. Dr. Aytaç Coşkun, Zerzevan Kalesi’nde tarihle sanatı bir araya getirdiklerini söyledi. 8 ünlü sanatçı Allegra grubunun burada dünyanın birçok farklı ezgilerini bu mistik atmosferde seslendireceğini belirten Coşkun, "Daha önce Zerzevan Kalesi’nde bale ve opera festivali yapmıştık. Bu da ikinci büyük etkinliğimiz olacak. Gerçekten tarihle sanat ve tarihle müzik bir arada olacak. Bu unutulmaz atmosferi gün batımı eşliğinde izleyeceğiz" dedi. Zerzevan Kalesi’nde sanatsal etkinliklerin devam edeceğini ifade eden Coşkun, "Zerzevan Kalesi ve Mitras kutsal alanı UNESCO Dünya Mirası Geçici listesinde ve önümüzdeki yılında UNESCO adayı. UNESCO heyeti geldi, gerekli incelemelerde bulundu. Özellikle sosyal, kültürel ve bu tip sanatsal etkinliklere UNESCO‘da son derece sıcak bakıyor, destekliyor. Biz, bu tarihi alana hiçbir zarar vermeyecek şekilde bu etkinlikleri düzenliyoruz. 2026 yılında da inşallah UNESCO listesine asıl listeye ve Türkiye’deki 23. dünya mirası olarak listeye kaydedilmesini bekliyoruz" diye konuştu.
Isparta’nın gül kokusu İstanbul’a taşındı
30 Eylül 2025 Salı - 16:51 Isparta’nın gül kokusu İstanbul’a taşındı Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, ikinci büyük İstanbul buluşmasında kentte yaşayan Ispartalılarla bir araya geldi. Isparta’nın yöresel düğün yemeğinin ikram edildiği programa İstanbul’da yaşayan Ispartalılar yoğun katılım gösterdi. Sanatçı Ertuğrul Kiraz’ın da şarkılarıyla buluşmaya renk kattığı programda konuşan Başkan Başdeğirmen, her zaman Isparta için en iyisini yapmaya çalıştıklarını belirtti. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen öncülüğünde geçen yıl ilk kez düzenlenen büyük İstanbul buluşması bu sene ikinci kez gerçekleştirildi. İstanbul’daki Ispartalı köy, belde ve ilçe derneklerinin bir araya gelerek oluşturduğu Isparta Gönül Birliği Derneği’nin organizasyonunda Başkan Başdeğirmen, İstanbul’da yaşayan Ispartalılarla bir araya geldi. Bağcılar Belediyesi Halk Sarayı’nda pazar günü gerçekleşen buluşmada memleket hasreti çeken Ispartalılara kabune pilav ve helvanın yer aldığı yöresel düğün yemeği ikram edildi. Program öncesi kazanlar kuruldu, ateşler yakıldı ve Isparta’ya özgü düğün yemeği pişirildi. Program yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programa Isparta Milletvekili Hasan Basri Sönmez, Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız, Senirkent Belediye Başkanı Hüseyin Baykal, Hüyüklü Belediye Başkanı Kadir Minnet, Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Başkanı Kadir Delibalta, Isparta Muhtarlar Derneği Başkanı Gökhan Büyükleblebi ve Isparta’nın mahalle muhtarları, Isparta Ziraat Odası Başkanı Mustahattin Can Selçuk, belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, İstanbul’daki Ispartalılar derneklerinin yöneticileri ve üyeleri ile birlikte çok sayıda davetli katıldı. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, program öncesi ve program sırasında İstanbul’da yaşayan hemşehrilerinin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Başkan Başdeğirmen’le bol bol fotoğraf çektiren vatandaşlar, şehre yaptığı hizmetler ve programın gerçekleştirilmesinden dolayı teşekkürlerini iletti. Delibalta: "Her gittiğimiz yerde Isparta modelini anlatıyoruz" Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu Başkanı Kadir Delibalta, 45 yıldır İstanbul’da yaşadığını, 6 dönemdir muhtarlık yaptığını belirterek, gönülden Ispartalı olduğunu söyledi. Güller, gönüller ve göller şehri Isparta’yı çok sevdiğini dile getiren Delibalta, "Biz tüm Türkiye’yi geziyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın direktifleriyle muhtarlar çatısını büyütüyoruz. İllere puan veriyoruz. Her gittiğimiz yerde Isparta modelini anlatıyoruz. Isparta’da uyum var. Bu uyumun sağlanmasında en büyük pay kıymetli Belediye Başkanımız Sayın Şükrü Başdeğirmen’indir. Sayın başkanı yürekten kutluyorum. Kendi memleketim Rize ve İstanbul’da da aynısını söyledim güzel örnekler var ama Isparta örneği çok güzel. Şükrü başkanı, Isparta’yı çok seviyoruz" ifadelerinde bulundu. Yıldız: "Gitmeyenlerin bile gidip görmek istediği bir şehir" Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız da Bağcılar’da yaklaşık 3 bin Ispartalı vatandaşın ikamet ettiğini ifade etti. Isparta’nın güllerin şehri olduğuna değinen Yıldız, "Gitmeyenlerin bile gidip görmek istediği bir şehir. Ben çok kez gittim Isparta’ya. Bu sene de geçerken Isparta’da durdum yemek yedim, oradan alışveriş yaptım. Isparta kendisine insanları çeken bir şehir. Anadolu kültürünü iliklerinize kadar hissettiren bir şehir. Ben Gümüşhaneliyim. Isparta ve o bölgeyi kendime çok yakın hissetmişimdir" şeklinde konuştu. Özdemir: "Isparta milli ve manevi değerleriyle öne çıkan bir şehrimiz" Geçen yılki Ispartalılar buluşmasına da katıldığını hatırlatan AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Isparta’nın güller diyarı olmasının yanı sıra milli ve manevi değerleriyle de öne çıkan güzide bir memleket olduğunu söyledi. Özdemir, "İstanbul’daki Ispartalı hemşehrilerimizle bu vesileyle bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bizler de geçen sene Bağcılar Belediye Başkanı olarak karşınızda olan bir kardeşinizdik şu anda İstanbul’da AK Partimizin il başkanı olarak görevi icra ediyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın sizlere yürekten selamı var" görüşlerinde bulundu. Başdeğirmen: "Sizlere yakışan bir şehir olsun istiyoruz" Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen de İstanbul’daki Ispartalılarla bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyduğunu ifade etti. Isparta’nın havasını, kokusunu, güzelliklerini taşımaya çalıştıklarına değinen Başkan Başdeğirmen, bu buluşmayla amaçlarının birlik, beraberlik ve dostlukları tazelemek olduğunu kaydetti. Başkan Başdeğirmen, "Bazı arkadaşlarımız Ispartalı olup da birbirini tanımıyor olabiliyor. Böyle programlarla tanışma fırsatı oluyorlar. Geçen yıl ilk kez bu programı yaptık. Sağ olsun Ferhat Bey, Mustafa Bey, Bora Bey ve diğer ilçe, köy derneklerimizin yöneticileri bu güzellikleri bizlere yaşatıyorlar. Birlik ve beraberlik içerisinde olmak bizim için en değerli olandır. Isparta’mız her zaman için her şeyin en iyisine layıktır düşüncesiyle hizmetlerimizi eksiksiz yapmaya çalışıyoruz. Isparta bizim Isparta’mız. Siz ne kadar İstanbul’da yaşasanız mutlaka Isparta özleminizin, Isparta’ya dönmenin gerekli olduğunu düşünen birçok dostlarımız var. Sizler buradaki vazifeler bittikten sonra memleketinize döndüğünüzde sizlere yakışan bir şehir olsun istiyoruz. Güzellikler sizleri karşılasın. Bıraktığınızdaki şehir ile geldiğinizdeki şehir arasında mutlaka fark olması lazım. Amacımız vatandaşımıza hizmet etmek, bize verilen görevi layıkıyla yerine getirebilmek" dedi. "Seneye çok daha fazla kalabalık olacağız" Bu yıl katılımın geçen yıldan daha fazla olduğuna değinen Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, "Seneye çok daha fazla kalabalık olacağız. Duymayanlar bir sonraki sene duyarak geleceklerdir. Isparta düğün yemeğini ikram ediyoruz ama burada dostluk ve sohbet şahane. Amacımız birlik ve beraberlik. Bu buluşmaya emek veren değerli dostlarımıza, dernek başkanlarımıza, gönül birliği dernek başkanımız ve yönetimine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. İnşallah seneye sağlıkla, mutlu bir şekilde yeniden burada buluşmak üzere hoşça kalın" diye konuştu. Vatandaşlar: "Başkanımız süper insan" Ispartalılar buluşmasına katılan vatandaşlar ise böyle bir programın düzenlenmesinden dolayı Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e teşekkür ettiler. Vatandaşlar, "Başkanımızı çok seviyoruz. Isparta’ya gidiyoruz çok memnun kalıyoruz. Başkanımız Isparta’nın yüz akı, Türkiye’nin yüz akı. Başkanımız Isparta’nın ve Türkiye’nin baç tacı. Başkanımız süper insan. Isparta yemeğini çok özlemiştik. Çok güzel organizasyon oldu. Ispartalılar böyle bir organizasyonu İstanbul’da 2 yıldır görüyor. Başkanımızdan Allah razı olsun" ifadelerinde bulundular. Programın sonunda Isparta Gönül Birliği Derneği’nin yöneticileri desteklerinden dolayı Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve protokol üyelerine tablo hediye etti. Sanatçı Ertuğrul Kiraz da seslendirdiği şarkılarla buluşmaya renk kattı. Programın son bölümünde Bursaspor-ISBAŞ Isparta32 Spor’un maçı ekrandan takip edildi. Maç sonunda Başkan Başdeğirmen ve buluşmaya katılanlar ISBAŞ Ispartaspor’un 1-0’lık galibiyetini büyük bir sevinçle kutladı.
Kültür Yolu Festivali’nde Fethi Gemuhluoğlu konuşuldu
30 Eylül 2025 Salı - 16:01 Kültür Yolu Festivali’nde Fethi Gemuhluoğlu konuşuldu Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından İstanbul’da düzenlenen Kültür Yolu Festivali etkinlikleri kapsamında Taksim Kitabevi’nde program gerçekleştirildi. Programa, Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şube Başkanı Yazar Mahmut Bıyıklı konuk oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından İstanbul’da düzenlenen Kültür Yolu Festivali etkinlikleri kapsamında Taksim Kitabevi’nde gerçekleşen programa, TYB İstanbul Şube Başkanı Yazar Mahmut Bıyıklı konuk oldu. "Şehirli Bir Entelektüel: Fethi Gemuhluoğlu" başlıklı konuşmasında Bıyıklı, Gemuhluoğlu’nun Türkiye’nin son yüzyılındaki öncü şahsiyetler arasında özgün bir yere sahip olduğunu belirterek şunları söyledi: "Bu dünyadan göçeli onlarca yıl olmasına rağmen, onu tanıyan herkesin üzerinde hâlâ hayattaymışçasına etkisi olan bir isim Fethi Gemuhluoğlu. Hatta onunla yeni tanışanları bile hayattaymışçasına etkileyen bir insan. Türkiye’ye kazandırdığı sayısız akademisyen, edebiyatçı, ilim ve bilim insanıyla siyasetçinin üzerinde öyle derin izler bırakmış ki adı anıldığında insanların ona duyduğu derin saygıyı ve sevgiyi hemen hissediyorsunuz." Gemuhluoğlu’nun hikâyesinin 1923 yılına, İstanbul’un Göztepe semtine uzandığını hatırlatan Bıyıklı, doğduğu evin Göztepe İstasyonu’na açılan cadde üzerinde, Tütüncü Mehmet Efendi Caddesi’ne bakan tek katlı mütevazı bir bina olduğunu söyledi. Çocukluğunu eski İstanbul efendilerinin arasında geçirdi. Türkçesindeki sadelik ve inceliğin kaynağı da bu çevre oldu. Bugünlerin tanığı Muharrem Ergin’in yıllar sonra yaptığı şu değerlendirmeyi aktardı: "Göztepe’deki ev Fethi’yi Fethi yapan unsurlardan biridir. Bu küçük ev, bir cadde kenarındadır. Öyle ki duvarı doğrudan doğruya yola bitişiktir. Arada en küçük bir mesafe yoktur. Duvarın bir tarafında kalabalık ve gürültü, öte tarafında inanılmaz bir sükûn vardı. Bu, adeta Fethi’nin hayatının aynasıdır. Ev ile bahçe iç içeydi. Bu duvarın ve bahçenin içinde tarihi Türk ailesinin faziletlerini bütün unsurlarıyla taşıyan bir ana ve baba vardı. Gerçekten Fethi gibi bir evlat doğuracak bir anneydi Fethi’nin annesi. Babası ise Türk insanının en güzel örneklerinden birisiydi." Haydarpaşa Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okuyan ancak mezun olmayan Gemuhluoğlu’nun, Gelibolu’da adliye subayı olarak askerlik yaptıktan sonra İstanbul’da öğretmenlik ve Spor-Sergi Sarayı Müdürlüğü gibi görevlerde bulunduğunu anlatan Mahmut Bıyıklı, tasavvuftan siyasete, iktisattan Türk dünyasına kadar pek çok sahada derin bilgi sahibi olduğunu İslam’ın estetik boyutunu sık sık vurguladığını belirtti. Gemuhluoğlu’nun hayatını insan yetiştirmeye adadığına dikkat çeken Bıyıklı, burslar ve sohbetlerle etrafına topladığı gençleri geleceğe hazırladığını söyledi. "Rahmetli Fethi Gemuhluoğlu’nun Türk Petrol Vakfı’nı kurmaktaki en önemli amaçlarından biri, İstanbul’a üniversiteyi okumaya gelen Anadolu irfanıyla yetişmiş gençlere maddi ve manevi destek sağlayarak, İstanbul burjuvazisine alternatif bir elit sınıf oluşturmayı amaçladığını vurguladı. Gemuhluoğlu’nun gençleri yalnızca maddi açıdan desteklemekle kalmadığını, bilgi, zekâ, cesaret ve sanat kabiliyeti taşıyanları da yetenekleri doğrultusunda yönlendirdiğini aktaran Bıyıklı, bu yönlendirmelerin yalnızca akademik hayatta değil, Türk düşünce, sanat ve kültür hayatının gelişmesinde de önemli rol oynadığını sözlerine ekledi. "Sen bakan olacaksın, sen dekan olacaksın, sen roman yazacaksın" diyerek gençlere yol gösterdiğini kaydeden Mahmut Bıyıklı, onun gençlere "Cebinizde kalan son lirayla simit alıp karnınızı doyurmayın, gidin onunla bir tiyatro yahut film seyredin" tavsiyesinde bulunduğunu ifade etti. Fethi Gemuhluoğlu’nun 23 Kasım 1975’te İstanbul Aydınlar Ocağı’nda yaptığı ve sonradan kitaplaşan ’Dostluk’ konuşmasının efsaneleştiğini dile getiren Bıyıklı, bu konuşmanın milyonlarca insana ulaştığını söyledi. Gemuhluoğlu’nun 5 Ekim 1977’de 55 yaşında vefat ettiğini, Sahra-yı Cedid Mezarlığı’nda annesinin kabrine defnedildiğini belirten Bıyıklı, onun bugünün Türkiye’sinin kültürel ve toplumsal hayatında derin izler bıraktığını vurguladı. Taksim Kitabevi’nde gerçekleşen ve yoğun ilgi gören söyleşi programı Yazar Mahmut Bıyıklı’nın TDV Yayınlarından çıkan Dostluk Rehberi isimli eserini okuyucularına imzalamasıyla sona erdi.
Teslim Abdal Sultan Türbesi tepkilerin ardından temizlendi
30 Eylül 2025 Salı - 15:37 Teslim Abdal Sultan Türbesi tepkilerin ardından temizlendi Denizli’de 4. Murat döneminde yaşamış ve Yeniçeri Ocağının halife babası olarak bilinen Teslim Abdal Sultan Türbesinin aylardır bakım yapılmayan çevresi, gelen tepkilerin ardından Pamukkale Belediyesi ekipleri tarafından temizlendi. Pamukkale sınırları içindeki Cankurtaran Mahallesi’nde bulunan Teslim Abdal Türbesi, aynı zamanda "Ceddin deden, neslin baban; hep kahraman Türk milleti" sözleriyle bilinen ünlü Mehter Marşı’nın yazarı olduğu rivayet edilen Teslim Abdal Sultan’a ait olması sebebiyle büyük bir manevi öneme sahip. Hacı Bektaş-ı Veli dervişlerinden olan Teslim Abdal Sultan’ın 1638 yılındaki Bağdat kuşatmasına bile katıldığı rivayet ediliyor. Dua etmek ve manevi huzura ermek isteyenlerin durak noktası olan Teslim Abdal Türbesinin çatısı neredeyse göçme aşamasına gelmesi ve duvarlarında da derin çatlaklar oluşması ziyaretçiler tarafından sosyal medyada paylaşıldı. Kültür Varlıkları Koruma Kurulu tarafından tescillenmiş olmasına rağmen sıvaları dökülmeye başlayan türbe ve içerisinde bulunduğu Çukurköy Höyüğünün otların arasında kalması ve yollarının neredeyse kapanacak hale gelmesi tepkilere yol açtı. Yerel ve ulusal basında yer alan haberlerin ardından geçtiğimiz günlerde Teslim Abdal Türbesi’ni ziyaret ederek, bakımsız kalan çevre için gerekli çalışmaların yapılacağı sözünü veren Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, bu sözünü kısa sürede yerine getirdi. Pamukkale Belediyesi ekipleri, türbenin çevresinde detaylı bir peyzaj düzenlemesi ve genel temizlik çalışması yaparak mekanı ziyaretçilere yakışır, manevi atmosferine uygun bir hale getirdi. Bu çalışma ile tarihi şahsiyetin anısı yaşatılırken, bölgenin kültürel turizmine de katkı sağlanması hedefleniyor.
Aytmatov’un başyapıtı "Cemile" Ortak Türk Alfabesi ile yeniden yayımlanıyor
30 Eylül 2025 Salı - 15:12 Aytmatov’un başyapıtı "Cemile" Ortak Türk Alfabesi ile yeniden yayımlanıyor Cengiz Aytmatov Enstitüsü tarafından Ortak Türk Alfabesi ile hazırlanan özel basım ’Cemile’ romanının tanıtımı MHP Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal tarafından gerçekleştirildi. Türkçeye ve alfabenin önemine vurgu yapan Topsakal, "Cengiz Aytmatov Enstitüsü olarak yalnızca edebiyatla değil, sanatın evrensel diliyle de Türk dünyasının birliğini taçlandırıyoruz" dedi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından kurulan Cengiz Aytmatov Enstitüsü’nün hazırladığı Cengiz Aytmatov’un ünlendiği eseri ’Cemile’nin Ortak Türk Alfabesi ile özel basımının tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Cengiz Aytmatov Enstitüsü Başkanı İlyas Topsakal tarafından gerçekleştirilen başyapıt ’Cemile’nin Ortak Türk Alfabesi ile hazırlanan özel basımının tanıtım toplantısı MHP Genel Merkezi’nde düzenlendi. Milletleri ayakta tutan gücün onların kültürleri olduğunu vurgulayan Topsakal, "Türk milleti binlerce yıllık tarihi boyunca kültürel değerlerine sarılarak varlığını korumuş, destanlarıyla, sanat eserleriyle, edebiyatıyla geleceğe yürümüştür. Bugün bu büyük miras, Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurulmasıyla daha da kurumsallaşarak gönül köprüleriyle geleceğe taşınmaktadır" ifadelerini kullandı. "Ortak alfabe girişimleri zorla kesintiye uğratılmıştır" Türk edebiyatının ortak geçmişinin hafızası ve ortak geleceğin teminatı ve tüm insanlığın evrensel yazarı Cengiz Aytmatov’un başyapıtı ’Cemile’nin Türk milletini aynı satırlarda buluşturan kültür köprüsü olduğunu vurgulayan Topsakal, "Türk toplulukları arasında gönül bağlarını daha da kenetlemek amacıyla Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde düzenlenen toplantılarla ortak alfabe çalışmaları resmen başlatılmış, kısa süre içerisinde 34 harften oluşan Latin esaslı Türk alfabesi üzerinde mutabakata varılmıştır. Ortak alfabe her lehçenin ses ihtiyaçlarına göre belirlenmiş ve akabinde; Özbekistan, Kazakistan ve Kırgızistan alfabelerini kendileri ses karşılıklarına göre oluşturmuş, bu kapsamda Kırgızistan da 29 harfi kabul etmiştir. Ortak alfabe düşüncesi, aslında çok daha köklü bir geçmişe dayanmaktadır. 1920’li yıllarda Sovyetler Birliği sınırları içinde yaşayan Türk halkları için Latin esaslı ’Yaalif’ adı verilen bir alfabe hazırlanmış, bu dönem Türk dünyasının ortak bir yazı sistemi arayışındaki en önemli dönüm noktalarından biri olmuştur. 1 Kasım 1928 tarihinde Türkiye’nin Latin harflerine geçişi, bu sürecin Türk dünyası genelinde yaygınlaşması için güçlü bir örnek teşkil etmiştir. Ne var ki, 1930’ların sonlarına doğru Sovyet yönetiminin uyguladığı baskılar sonucunda Türk topluluklarına farklı Kiril alfabeleri dayatılmış, böylece ortak alfabe girişimleri zorla kesintiye uğratılmıştır. Bu gelişme, Türk dünyasının kültürel bütünlüğüne vurulmuş en ağır darbelerden biri olmuştur" dedi. "Cemile, Türk dünyasının ortak ruhunu yansıtan bir başyapıttır" Türk alfabesinin sadece bir yazı sistemi değil, yüzyılı aşan bir kültürel idealin vücut bulmuş hali olduğunu dile getiren Topsakal, "Türk milletinin farklı coğrafyalarda yaşayan evlatlarını aynı kelimelerde buluşturacak, ortak edebiyatın ve ortak bilimin zeminini oluşturacak, sanatta ve kültürde tek bir yürek gibi atmamızı sağlayacaktır. Bugün gelinen noktada ortak alfabe, sadece harfleri değil; geçmişin mirasını, bugünün birliğini ve yarının ortak geleceğini birleştiren bir kültürel köprü haline gelmiştir. Bu köprünün ilk somut adımı ise, Cengiz Aytmatov’un ‘Cemile’ adlı ölümsüz eseriyle atılmıştır. Cemile, yalnızca Kırgız edebiyatının değil, bütün Türk dünyasının ortak ruhunu yansıtan bir başyapıttır. Bugün Cemile’nin ortak Türk alfabesiyle yayımlanması, yalnızca kültürel bir yayın değil; Türk halklarının birlikte okuduğu, birlikte hissettiği ve aynı geleceğe omuz omuza yürüdüğü bir dönüm noktasıdır. Cemile’nin aynı eserde hem Türkiye Türkçesi hem de Kırgız Türkçesinde belirlenen ortak alfabeyle yayımlanması geleceğe dair büyük bir anlam taşımaktadır. Bu adım, genç nesillerin ortak bir yazı üzerinden birbirini daha iyi anlamasına, ortak kimlik bilincinin güçlenmesine, eğitim ve bilim alanında iş birliklerinin artmasına ve kültürel mirasın tek bir ortak dille gelecek kuşaklara aktarılmasına hizmet edecektir" diye konuştu. "Sanatın evrensel diliyle de Türk dünyasının birliğini taçlandırıyoruz" Ortak Türk Alfabesi ve Cemile’nin buluşturduğu bu tarihi adımın Bozkır ruhunun yeniden dirilişi olduğuna dikkati çeken Topsakal, şu ifadeleri kullandı: "Cengiz Aytmatov Enstitüsü olarak yalnızca edebiyatla değil, sanatın evrensel diliyle de Türk dünyasının birliğini taçlandırıyoruz. Liderimiz Devlet Bahçeli Beyefendi’nin himayelerinde; ’Ulu Bozkırın Ruhu - Türk Dünyası Ressamları Cengiz Aytmatov’u Anıyor’ adlı uluslararası resim sergimizin açılışını büyük bir gururla 3 Kasım tarihinde saat 19.00’da İstanbul Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde (Zorlu PSM) gerçekleştireceğiz. Bu sergi, yalnızca bir sanat etkinliği değil; gelenek ile geleceğin, söz ile imgenin, kelime ile fırçanın aynı zeminde buluştuğu bir kültür şölenidir. Türk dünyasının seçkin ressamları, Aytmatov’un felsefesini ve eserlerini tuvale taşıyarak Ulu Bozkırın ruhunu yeniden yaşatacaktır. Katılımınızla bu özel etkinlik, sadece bir anma değil; köklerimizdeki ortaklığın sanatla taçlandığı bir kardeşlik şöleni olacaktır." Türk Dünyası’nın ortak alfabe kullanımının önemini vurgulayan MHP Genel Başkan Yardımcısı Topsakal, Türkiye’nin Latin Alfabesi’ne geçtiği dönemde Kırgız Türklerinin Manas Destanı’nı Latin Alfabesi ile yeniden yazarak Anadolu’daki Türklerden kopmamayı amaçladıklarını kaydetti. "Bu merkezler lütfen boş oturmasınlar" Alanında uzman akademisyenlerle kısa sürede eseri hazırladıklarını aktaran Topsakal, devlet kurumları ve STK’lara çağrıda bulunarak, "Buradan YÖK’e çağrım, her üniversitenin Türk Dünyası Araştırma Merkezleri var. Bu merkezler lütfen boş oturmasınlar. Orada bizim yüzlerce hocamız Türkistan’a gitti, Rusya’ya gitti geldi. Onlar bu konuda uzmanlar, proje yaptırsınlar. İkincisi Diyanet İşleri Başkanlığı’mız. Bu işler camilerde başlar ve oradaki eğitimlerde devam eder. Üçüncüsü STK’lar. STK’lar, vakıflar, dernekler artık boş iş yapmasınlar. İnsanlara hizmet ederken vatanına ve milletine faydalı iş yapsınlar. Dördüncüsü en son devlet kurumları Kültür Turizm Bakanlığı vasıtasıyla ister yapsınlar ister yapamasınlar. Devlet umurunda kültürel işler insana ve özgürlüğe aittir. Devletten her şey beklenmez, biz yapacağız onlar bizi takip edecekler" dedi.
Gastronomi Festivali Bursa’yı dünya sofrasına taşıdı
30 Eylül 2025 Salı - 13:57 Gastronomi Festivali Bursa’yı dünya sofrasına taşıdı Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin kentin tescilli lezzetlerini ve unutulmaya yüz tutmuş tatlarını tüm Türkiye’ye ve dünyaya tanıtmak amacıyla düzenlediği 4. Bursa Uluslararası Gastronomi Festivali, 3 günde yüzbinlerce lezzet tutkununu ağırlayarak lezzetli ve keyifli vakit geçirmelerini sağladı. Gastronomi şöleni yaşandı Bursa’nın sahip olduğu köklü gastronomi ve mutfak kültürü, Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl ‘Rota Yeniden Oluşturuluyor’ temasıyla düzenlediği 4. Bursa Uluslararası Gastronomi Festivali’nde yeniden vitrine çıktı. Birçok ülkeden ve şehirden getirilen malzemelerle hazırlanan, Bursa Aşçılar Derneği tarafından organize edilen ‘Dostluk Çorbası’ ateşinin yakılması ve ardından gerçekleştirilen kortej yürüyüşü ile başlayan festival, üç gün boyunca panel ve söyleşilerden lezzet atölyelerine, yarışmalardan gastro sahnelere, film gösterimlerinden konserlere kadar birçok renkli etkinliğe ev sahipliği yaptı. Festival, Bursalı ziyaretçilerin yanı sıra şehir dışından ve farklı ülkelerden gelen yüzbinlerce kişiyi ağırladı. 145 konuşmacının ve şefin katıldığı 100’e yakın etkinlikte, gastronomi kültürü tüm yönleriyle ele alındı. Kültürlerarası gastronomi köprüsü kuruldu Etkinlikler; Ana Sahne, Gastro Söyleşi Alanı, Yarışma Alanı, Lezzet Atölyesi, Alternatif Sahne ve Çocuk Sahne olmak üzere birçok alanda eş zamanlı olarak organize edildi. Yarışmalara katılarak hünerlerini sergileyen katılımcılar, tadım ve lezzet atölyelerinde damak şöleni yaşadı. Bulgaristan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Ukrayna, Belarus, Tataristan, Çin Halk Cumhuriyeti, Endonezya, Moldova gibi ülkelerin katılımıyla gerçekleştirilen ‘Kardeş Sofralar Bursa’da Buluşuyor’ etkinliği, festival boyunca kültürlerarası bir gastronomi köprüsü kurdu. 11’i gastronomi alanında olmak üzere 40 sivil toplum kuruluşunun de yer aldığı festival, 50 restoran ve işletmenin kendi markasını daha da fazla tanıtmasına imkan sağladı. 7 farklı üniversiteden akademisyen ve öğrencilerin de destek verdiği programlar, 6 farklı etkinlik sahnesinde gerçekleştirildi. Bursa’nın gastronomi vizyonu konuşuldu 1. Bursa Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi’nin de düzenlendiği festivalde, ‘Rotam Bursa Lezzetleri Ulusal Fotoğraf Yarışması’, ‘Tescilden Tabağa Bursa Gastronomisi’ kitabının lansmanı ve iki fotoğraf sergisi gerçekleştirildi. Gastro sahnede yer alan yerel, ulusal ve uluslararası şefler, Bursa’nın yerel ürünlerini kullanarak hazırladıkları Keles kuzusundan kestane şekerine, Gürsu bamyasından Gedelek turşusuna, İnegöl köftesinden tahinli pide ve cevizli tokuma kadar birçok lezzeti katılımcıların beğenisine sundu. ‘Bursa’nın Gastronomi Vizyonu’ konulu oturuma konuk olan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa’nın gastronomi yolculuğuna dair vizyonunu ve hedeflerini paylaştı. Bursa mutfağını geleneksel tarifleri koruyarak, modern sunumlarla harmanlayıp dünyaya taşımak istediklerini belirten Başkan Bozbey, Bursa’yı dünya gastronomi rotalarının vazgeçilmez duraklarından biri yapmak istediklerini dile getirdi. Mutfak mirasına sahip çıkıldı Bursa’nın geçmişi ile geleceği arasında bir köprü oluşturan 650 yıllık Gezek kültürünün yaşatıldığı festivalde, ‘Kadının Gücü: Mutfağın Değişen Dengeleri’ paneli ile kadın şeflerin görünürlüğü ve ilham verici deneyimleri de paylaşılırken, panel ve söyleşilerde gastronominin her disiplini konunun uzmanlarınca mercek altına alındı. Festival öncesinde İzmir, Antalya, Hatay ve Bursa’dan akademisyen ve gastronomi öğrencileri, ‘Mutfak Mirasına Sahip Çık!’ projesi ile köylerde kayıp reçetelerin peşine düştü ve unutulmaya yüz tutmuş lezzetleri kayıt altına aldı. Usta şefler yerel lezzetleri yorumladı Bursa’nın cantık, tahinli pide, cevizli lokum, Gedelek turşusu, süt helvası gibi yerel lezzetleri üzerine atölyeler gerçekleştirilirken, kadın kooperatiflerinin de etkin rol aldığı birçok atölyede ustalar yerel lezzetleri baştan hazırladı. Farklı sahne ve mekânlarda düzenlenen yemek sunumları, gastro sahneler, yarışmalar, atölyeler, gastronomi temalı film gösterimleri, yönetmen-yapımcı katılımlı sohbetler ve konserlerle ziyaretçiler dopdolu ve eğlenceli bir organizasyon yaşadı. Festival süresince katılımcıların İstanbul-Bursa arası transferleri, İDO ve BUDO tarafından karşılanırken; ziyaretçilere İDO tarafından yüzde 15, BUDO tarafından ise yüzde 16 indirim uygulandı. "Seneye daha fazla yabancı turisti ağırlamak istiyoruz" Festivalin düzenlemesinde emeği geçenlere ve katılan herkese teşekkür eden Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, şeflerden tam not alan festivalin ülke sınırlarını aşarak dünyada yer edinen bir düzeye geldiğini belirtti. 3 gün boyunca birbirinden önemli etkinliklerin düzenlendiğini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, "Merinos Parkı’nda ‘Rota Yeniden Oluşturuluyor’ temasıyla düzenlenen 4. Bursa Uluslararası Gastronomi Festivali’ni 3 günde yüzbinlerce kişi ziyaret etti. Festivale gösterilen ilgi bizleri çok mutlu etti. Önümüzdeki sene daha iyisini yapmak için çalışmalara başlıyoruz. Bursa’nın, gastronomi turizminden hak ettiği payı alabilmesi izin yurt içinde ve yurt dışında gerekli tanıtımları yapacağız. Seneye daha fazla yabancı turisti Bursa’da ağırlamak istiyoruz. 8 bin 500 yıllık tarihi ile birçok kültürel ve turistik değere, köklü gastronomi ve mutfak kültürüne sahip olan Bursa, dünya gastronomi rotasına girecektir" dedi.
Halk danslarının kalbi Konyaaltı’nda attı
30 Eylül 2025 Salı - 12:33 Halk danslarının kalbi Konyaaltı’nda attı Konyaaltı Belediyesi, Türkiye ile beraber farklı ülkelerin de yer aldığı ‘Halk Dansları Gösterileri’ etkinliği düzenledi. HayatPark’ta düzenlenen etkinlik, çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleşti. Konyaaltı Belediyesi, Başkan Cem Kotan’ın sanata verdiği önem doğrultusundaki etkinliklerini halkla buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda birçok etkinlik planlayan Konyaaltı Belediyesi son olarak HayatPark’ta ‘Halk Dansları Gösterileri’ etkinliği düzenledi. Etkinlikte, Konyaaltı Belediyesi Halk Oyunları Topluluğu’nun yanı sıra Sakarya, Estonya, Romanya ve Makedonya’dan gelen dans grupları hünerlerini sergiledi. HayatPark’ta gerçekleşen gösterilerde vatandaşların keyifli anları ve beğenileri gözlerden kaçmadı. Öte yandan ‘Halk Dansları Gösterileri’ etkinliği için Türkiye’ye farklı ülkelerden gelen dans grupları temsilcileri, Konyaaltı Belediye Başkanı Cem Kotan’ı ziyaret etti. Ziyaretten dolayı duyduğu memnuniyeti aktaran Başkan Kotan, "Bizler, sanata ve sanatçıya olan saygımız ile çalışmalarımıza yön veriyoruz. Halkımızı sürekli olarak sanat etkinlikleriyle buluşturuyoruz. Sanatın toplumumuz için ne kadar değerli olduğunun farkındayız. Sanata olan katkılarınız için sizlere çok teşekkür ediyorum" diye konuştu. Gerçekleştirilen etkinlik ve misafirperverliği için Başkan Kotan’a teşekkürlerini ileten temsilciler, Konyaaltı ilçesinin Antalya ve Türkiye için ayrı bir yere sahip olduğunu bildiklerini vurguladı.