KÜLTÜR SANAT
Çorum’da Puduhepa anısına görsel eserler sanatseverlerin beğenisine sunuldu 26 Mart 2026 Perşembe - 19:11:58 Çorum’da bu yıl 3’üncüsü düzenlenen Puduhepa Kadın Kültür Festivali kapsamında Hitit İmparatorluğu’nun güçlü kadın figürlerinden Puduhepa anısına hazırlanan görsel sanatlar sergisi sanatseverlerle buluştu. Çorum’da Hitit İmparatorluğu’nun güçlü kadın figürlerinden Puduhepa’nın adı verilen Kadın Kültür Festivali’nin bu yıl 3’üncüsü düzenleniyor. Festivalde tarihi Veli Paşa Hanı önünde 34 sanatçının görsel eserleri katılımcılara sunuldu. Program, Hitit dönemini yansıtan kostümler giyen figüranların geçişi ve açılış konuşmalarıyla başladı. Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından kurdelesi kesilen sergi ziyarete açıldı. Etkinliğe katılanlar, tarihi hanın atmosferi eşliğinde eserleri tek tek inceleme fırsatı buldu. Program, eserleri oluşturan sanatkarlara protokol üyeleri tarafından teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi. "Sanatçılarımızın kıymetli eserlerini bugün kent meydanında halkımızla buluşturduk" Serginin açılışında konuşan Çorum Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Yağbat, "34 sanatçımızın birbirinden kıymetli eserlerinden oluşan çok değerli bir etkinlik gerçekleştiriyoruz. Çorum’daki kadın ve erkek değerli sanatçılarımızın katılımıyla oluşturulan bu organizasyonla bugüne kadar birçok etkinliğe birlikte imza attık. Bu etkinlik de onlardan biri. Sanatçılarımızın kıymetli eserlerini bugün kent meydanında halkımızla buluşturduk" dedi.
26 Mart 2026 Perşembe - 16:55 Ankara’da sanat buluşması: ArtAnkara kapılarını açtı Ankara’da bu yıl 12’ncisi düzenlenen ArtAnkara Uluslararası Çağdaş Sanat Fuarı, 45 ülkeden binin üzerinde sanatçının eserini sanatseverlerle buluşturacak. Türkiye’nin önemli sanat etkinlikleri arasında yer alan ArtAnkara Uluslararası Çağdaş Sanat Fuarı, Ankara Ticaret Odası (ATO) Congresium’da kapılarını açtı. Bu yıl 150’ye yakın yerli, yabancı galeri ve kurumun katılımıyla gerçekleştirilecek fuarda, 45 ülkeden binin üzerinde sanatçının eserleri sergileniyor. "Fuarımıza bu yıl 13 ülkeden direkt katılım var" Fuar hakkında bilgi veren ArtAnkara Çağdaş Sanat Fuarı’nın kurucusu Bilgin Aygül, "Fuarımıza bu yıl 13 ülkeden direkt katılım var. Direkt katılan galerilerin çatısı altında 45 ülkeden bin 500’e yakın sanatçımız var. Kore’den, Rusya’dan, Irak’tan, İran’dan, Gürcistan’dan, Ermenistan’dan, Kazakistan’dan, Kırgızistan’dan çok farklı sanatçılarımız bizlerle birlikte. Artık dünyada fuarımızda 33 panel ve söyleşi var. Bunlar sektörde farklı disiplinlerden gelen, sanatla ilgili konularda ilgi alanlarına çok başarılı isimler" şeklinde konuştu. "Fuarımız 25-29 Mart’ta kapılarını açıyor" Geçen sene 80 bine yakının ziyaretçinin geldiğini belirten Aygül, "Bu yıl da o sayıları geçeceğimizi düşünüyorum. Fuarımız 25-29 Mart’ta kapılarını açıyor. Sabah 11’den akşam 8’e kadar ziyarete açık. Tüm sanat dostlarını, sanatseverleri bekliyoruz" dedi. "Kendimi bildiğimden beri resim yapıyorum" Sosyal medyada Şalvarlı Picasso olarak bilinen Ayfer Bozkurt ise ilk sergisine şalvarlı haliyle gittiği için, gazeteciler tarafından Şalvarlı Picasso lakabının takıldığını söyleyerek, "Yapıtlarım Picasso’nun kübik tarzındaydı ama şimdilerde biraz daha evrildim, somut anlatmaya başladım. Kendimi bildiğimden beri resim yapıyorum. Genelde doğadan, şarkılardan, duygularımdan, başkalarının hayatlarından, kendi yaşadığım hayatlardan, bunların hepsini harmanlayarak getiriyorum, somutluyorum" diye konuştu. "Antik kentler beni etkileyen bir konu olduğu için bu konuyla fuara hazırlandım" Yaklaşık 25 yıldır profesyonel resim sanatıyla uğraşan Belgin Yasinoğlu ise fuara antik kentleri resmettiği eserleriyle katıldığını belirterek, "Beni de çok etkileyen bir konu olduğu için bu konuyla fuara hazırlandım. Genellikle peyzaj ressamıyım. Bu sene ikinci kez bu konuyla katılıyorum. Çok beğenildi" dedi. "Görsel olarak insanı mest ediyor" ArtAnkara’yı hiç kaçırmadığını ifade eden Semih Baydar ise, "Burada olan arkadaşlarım var hem onları ziyaret ediyorum hem de çok değişik eserler var. Bu sene özellikle seramik olsun, tuval üzerinde diğer çalışmalar olsun, görsel olarak insanı mest ediyor. Böyle bir sanat etkinliğini kaçıramam. Sanatsız kalmayalım. Sanat olan yerde biz varız, siz de olun" şeklinde konuştu. "Sanat varsa gerçekten hayat var" Sanatçı arkadaşlarını ziyarete geldiğini ifade eden hat sanatçısı Şule Tuğran Aslan ise şöyle konuştu: "Gördüğüm eserler karşısında etkilenmemek elde değil. Gelmek isteyenler varsa bence kaçırmasınlar, çünkü gerçekten çok güzel eserler var. Gençliğe bir çağrı yapabilirim, ebeveynlere çağrı yapabilirim. Merak ettirsinler, çocuklarını gezdirsinler, tanıtsınlar, öğretsinler. Kendileri de hevesli olsunlar bu konuda, çünkü sanat varsa gerçekten hayat var."
26 Mart 2026 Perşembe - 16:46 Kula’da nevruz bayramı kutlandı Manisa’nın Kula ilçesinde Nevruz Bayramı dolayısıyla Bebekli 75. Yıl İlkokulu ve Ortaokulu tarafından düzenlenen program, renkli görüntülere sahne oldu. Bebekli 75. Yıl Ortaokulu’nda gerçekleştirilen kutlama programı, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programda günün anlam ve önemine ilişkin konuşmayı Türkçe Öğretmeni İbrahim İnmez yaptı. İnmez, Nevruz’un birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını pekiştiren önemli bir kültürel miras olduğunu vurguladı. Konuşmanın ardından öğrenciler tarafından okunan şiirler büyük beğeni toplarken, sergilenen halk oyunları gösterileri izleyicilerden alkış aldı. Program kapsamında düzenlenen atlı geçiş töreni ise etkinliğe ayrı bir renk kattı. Nevruz geleneğinin önemli simgelerinden olan örste demir dövme etkinliği protokol üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Ardından yakılan Nevruz ateşinin üzerinden atlayan katılımcılar, baharın gelişini coşkuyla kutladı. Program, geleneksel ok atışlarının yapılmasıyla sona erdi. Düzenlenen törene; Selendi Kaymakamı ve Kula Kaymakam Vekili Mücahit Enes Yıldız, Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Uçak, İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Bayram Yüksel, İlçe Emniyet Müdürü Secaattin Aktay, İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Taşçı, siyasi parti temsilcileri, daire müdürleri, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, okul idarecileri, öğrenciler ve veliler katıldı.
Michelin yıldızları artık Kapadokya’da
09 Aralık 2025 Salı - 12:03 Michelin yıldızları artık Kapadokya’da 2026 Michelin Rehberi’nin açıklanması Kapadokya’da büyük heyecan oluşturdu. Bu yıl ilk kez bölgedeki restoranların da seçkiye dahil edilmesiyle Kapadokya’dan 18 yeni restoran listeye girdi. Rehbere giren işletmeler arasında Kapadokya Üniversitesi (KÜN) mezunu ve öğrencilerinin görev yaptığı restoranların öne çıkması dikkat çekti. Kapadokya Üniversitesi aşçılık programı 2010 mezunu ve KÜN Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğretim görevlisi Cem Aydoğdu’nun şefliğini yaptığı Gorgoli Lounge & Eatery ile 2019 yılı KÜN mezunu Mustafa Türkten’in executive şef olarak görev aldığı Taşkonaklar Otel Moniq Restaurant, Michelin Rehberi’ne girerek Kapadokya’nın gastronomi sahnesine güçlü bir giriş yaptı. Listeye giren restoranlarda görev yapan KÜN öğrencileri de başarılarıyla öne çıktı. Bu yılki seçkide yer alan Lil’a Restaurant’ta çalışan KÜN 4. sınıf öğrencisi Mustafa Can Özlü ile rehbere giren Seki Restaurant’ın mutfağında görev yapan KÜN 4. sınıf öğrencisi Mehmet Eren Memiş, henüz mezun olmadan uluslararası standartlarda deneyim elde ederek önemli bir başarıya imza attı. KÜN öğrencilerinin Michelin Rehberi’ndeki restoranlarda görev alması, üniversitenin uygulamalı eğitim yaklaşımının başarısını ortaya koyarken, bölgenin gastronomi ekosistemine sağlanan katkıyı da somutlaştırdı. Kapadokya’nın gastronomi vizyonu güçleniyor Michelin Rehberi’nin küresel gastronomideki prestiji göz önünde bulundurulduğunda, elde edilen bu başarılar Kapadokya Üniversitesi’nin eğitim kalitesi ve gastronomi vizyonunun tescili niteliği taşıyor. KÜN’de eğitim alarak temellerini burada atan ve bugün şeflik görevlerini sürdüren mezunların uluslararası alanda takdir görmesi, üniversitenin gastronomi alanındaki stratejik yaklaşımının gücünü bir kez daha ortaya koydu. Kapadokya; turizmin yanı sıra özgün mutfak kültürü, yerel ürün çeşitliliği ve akademik altyapısıyla artık dünya çapında dikkat çeken bir gastronomi merkezi hâline gelirken, KÜN bu yükselişin en güçlü aktörleri arasında yer almaya devam ediyor. Sistematik çalışmalar sonuç veriyor Kapadokya Üniversitesi’nin yıllardır yürüttüğü akademik ve uygulamalı çalışmalar bölgenin gastronomi potansiyelinin görünür hâle gelmesine önemli katkı sağlıyor. Üniversitenin hazırladığı Kapadokya Gastronomi Envanteri, bölge mutfağının özgün ürün ve tekniklerinin belgelenmesini sağlarken; 2022’den bu yana düzenlenen Kapadokya Gastronomi Festivali, akademisyenleri, sektör profesyonellerini, yerel üreticileri ve gastronomi tutkunlarını bir araya getirerek bölgenin tanıtımında etkili bir platform sunuyor. Kapadokya’da hayata geçirilen Yeryüzü Pazarı Kapadokya-Uçhisar (Earth Market), sürdürülebilir yerel üretimin güçlenmesine katkıda bulunurken; Kültür ve Turizm Bakanlığı iş birliğiyle düzenlenen Türk Mutfağı Haftası etkinlikleri, bölgenin geleneksel Türk mutfağının tanıtımında öne çıkmasını sağladı. 2025 yılında gerçekleştirilen Kapadokya Gastronomi, Gıda ve Turizm Araştırmaları Kongresi ve aynı yıl yayına başlayan Kapadokya Gastronomi, Gıda ve Turizm Çalışmaları Dergisi ise gastronomi alanındaki akademik üretimin sürdürülebilir biçimde gelişmesini destekliyor. Tüm bu çalışmalar; ’Gastronomi Mirası: Kapadokya Yemekleri’ kitabı, ’Mutfağın Genç Uzmanları Yetişiyor’ projesi, aşçılık atölyeleri, paneller ve tadım etkinlikleriyle güçlendirilirken, Michelin Rehberi’nde yer alan restoranların elde ettiği başarı, KÜN’ün gastronomi kültürünü uluslararası arenada görünür kılma çabasının karşılık bulduğunu gösteriyor.
Osmangazi’de Cengiz Aytmatov günleri başlıyor
09 Aralık 2025 Salı - 12:00 Osmangazi’de Cengiz Aytmatov günleri başlıyor Osmangazi Belediyesi, Türk dünyasının ortak değeri olarak kabul edilen dünyaca ünlü yazar Cengiz Aytmatov için 9 gün sürecek ‘Cengiz Aytmatov Günleri’ düzenliyor. Eserleri 176 dile çevrilerek halkını dünyaya tanıtan ünlü Kırgız yazar, gazeteci, diplomat ve devlet adamı Cengiz Aytmatov’un hayatı ile eserleri, Osmangazi Belediyesi’nin Elif Sanat Kültür ve Kadın Dayanışma Derneği’yle ortaklaşa düzenleyeceği sergi, panel ve kolektif okuma etkinlikleriyle 9 gün boyunca Bursalılarla buluşacak. ‘Cengiz Aytmatov Günleri’, 13 Aralık 2025 tarihinde Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde düzenlenecek ‘Sanatlararası Cengiz Aytmatov Sergisi’ ile başlayacak. Cengiz Aytmatov’un Cemile, Toprak Ana, Gün Olur, Asra Bedel, Elveda Gülsarı ve Beyaz Gemi romanlarının incelenerek rölyef, ipek koza, yağlı boya ve çini gibi el sanatlarıyla hazırlanan birbirinden özel eserler sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Sanatlararası Cengiz Aytmatov Sergisi’nin açılışının ardından aynı gün saat 14:00’de Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde Prof. Dr. Orhan Söylemez, Doç. Dr. Serap Aslan Cobutoğlu ve Dr. Öğretim Üyesi Ayşe Yılmaz Balkan’ın konuşmacı olarak katıldığı ‘Cengiz Aytmatov Edebiyatında Ütopyacı Arayış ve Umudun Estetiği’, ‘Aytmatov ile Yüz Yüze’ ve ‘Aytmatov’u Anlamak ve Anlatmak’ konulu panel düzenlenecek. ‘Cengiz Aytmatov Günleri’ kapsamında 20 Aralık 2025 saat 13:00’de ise Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde Kolektif Okuma etkinliği gerçekleştirilecek. Öğretim Görevlisi Ayşe Energin moderatörlüğünde düzenlenecek etkinlikte Cengiz Aytmatov’un Elveda Gülsarı eseri katılımcılarla birlikte hep beraber okunarak analiz edilecek.
Boubon’un Kayıp İmparatoru, Mermer Demosthenes Başı ve düver pişmiş toprak levhaları Türkiye’ye dönüyor
09 Aralık 2025 Salı - 09:38 Boubon’un Kayıp İmparatoru, Mermer Demosthenes Başı ve düver pişmiş toprak levhaları Türkiye’ye dönüyor Kültür ve Turizm Bakanlığı, Burdur’daki Boubon Antik Kenti’nden kaçırılan bronz imparator heykelinin Türkiye’ye dönüş sürecini tamamladı. ABD’de yürütülen soruşturmada heykeli satın alan koleksiyoner hakkında tutuklama emri çıkması ve Bakanlığın uzun süredir sürdürdüğü hukuki takip, iadenin önünü açan en önemli aşamalar oldu. Bronz heykel, Türkiye’nin kültürel mirasına yönelik uluslararası mücadelesinde son yılların en önemli kazanımları arasında yer alıyor. "Kültürel mirasımıza sahip çıkmaya, Türkiye’ye ait her eserin izini dünyanın neresine uzanırsa uzansın sürmeye devam ediyoruz." Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, iade sürecine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Boubon’un kayıp imparatorunu ülkemize kazandırmak için uzun soluklu ve titiz bir süreci kararlılıkla takip ettik. Kültürel mirasımıza ait her eserin izini sürmeye, uluslararası iş birlikleriyle iade süreçlerini sonuçlandırmaya devam edeceğiz." Bakan Ersoy, aynı süreçte Başmelek Mikail sütun başı ile birlikte iade işlemleri tamamlanan 28 eserin daha Türkiye’ye kazandırıldığını belirterek, "2018-2025 döneminde 9.133 kültür varlığını ait oldukları topraklarla yeniden buluşturduk." ifadelerini kullandı. Başmelek Mikail Sütun Başı ve 28 Eser de Türkiye’ye geliyor Bakanlık, bronz imparator heykelinin yanı sıra Başmelek Mikail tasvirli mermer sütun başının Metropolitan Sanat Müzesi’nden iadesini de sonuçlandırdı. Yapılan köken araştırmaları, eserin İstanbul Samatya’daki Meryem Ana Peribleptos Manastırı’ndan yasa dışı yollarla çıkarıldığını ortaya koydu. Aynı kapsamda hukuki süreçleri daha önce tamamlanan 28 eser, Bakan Yardımcısı Gökhan Yazgı tarafından ABD makamlarından teslim alındı. Bu eserler arasında Boubon kökenli parçalar, Düver kökenli Arkaik Dönem pişmiş toprak levhaları ve Roma dönemine ait mermer Demosthenes başı yer alıyor. Uluslararası iş birliği ve soruşturma süreci Boubon imparator heykelinin iadesi, ABD’de savcılık ve güvenlik birimlerinin yürüttüğü soruşturmayla ilerledi. Heykeli satın alan koleksiyoner Aaron Mendelsohn hakkında verilen tutuklama kararı, eserin Türkiye’ye dönüşünde kritik bir rol oynadı. Bakanlık, süreç boyunca Manhattan Bölge Savcılığı ve Amerikan İç Güvenlik Birimi ile koordineli bir çalışma yürüttü ve heykelin teslimi için gerekli tüm prosedürleri tamamladı. Türkiye’nin kültür varlığı iadelerindeki başarısı Kültür ve Turizm Bakanlığı, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede son yıllarda güçlü bir ivme kazandı. Arkeolojik eserlerin izini süren teknik ekiplerin çalışmaları, uluslararası iş birlikleri ve etkin hukuki takip mekanizmaları, Türkiye’nin kültürel mirasına ait eserlerin ülkeye dönüşünde önemli sonuçlar veriyor. Bu çabalar, Türkiye’nin kültürel mirası koruma alanında uluslararası ölçekte öne çıkan ülkeler arasında yer almasını sağlıyor. Türkiye’nin Kararlılığı: Mirasımıza sahip çıkıyoruz Boubon imparator heykeli, Başmelek Mikail sütun başı ve diğer eserlerin Türkiye’ye dönmesi; Bakanlığın kültürel mirasa sahip çıkma konusundaki kararlı yaklaşımının somut bir göstergesi oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye’ye ait kültür varlıklarının izini dünya çapında sürmeye ve her bir eseri ait olduğu topraklarla yeniden buluşturmaya devam edecek.
Trabzon’da tarihî mezar taşları karekodla dijital kayıt altına alınıyor
09 Aralık 2025 Salı - 09:32 Trabzon’da tarihî mezar taşları karekodla dijital kayıt altına alınıyor Trabzon Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen "Tarihî Mezar Taşlarının Temizlenmesi, Bakımı ve Dijital Kayıt Altına Alınması" projesi sayesinde şehir genelindeki tarihî mezar taşları karekodla dijital kayıt altına alınıyor. Trabzon Büyükşehir Belediyesinin resmi internet sitesinde yer alan Mezarlık Bilgi Sistemi üzerinden "Tarihi mezarlar" adıyla oluşturulan özel bölümde, mezar taşlarına ait bilgiler aşamalı olarak sisteme işleniyor. Çalışmaların önemli bir ayağını da karekod uygulaması oluşturuyor. Mezar taşlarına zarar vermeyecek şekilde yerleştirilen karekodlar sayesinde, vatandaşlar ve akademisyenler mezar ziyaretleri sırasında karekodu okutarak ilgili mezar taşı hakkında hazırlanmış tüm bilgilere anında ulaşabilecek. Trabzon’un Fatih Sultan Mehmet Han tarafından fethinin ardından önemli bir merkez haline geldiğini, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman ve birçok devlet adamının burada yetişmiş olması nedeniyle çok sayıda tarihi mezar taşını barındırdığını ifade eden Trabzon Büyükşehir Mezarlıklar Daire Başkanı Köksal Saral, bu doğrultuda tarihi mezarları koruma altına aldıklarını söyledi. Saral, bu tarihi mezarlardan birinin Tavanlı Cami Haziresi Mezarlığı olduğunu ifade ederek "Burada toplamda yaklaşık 170 tarihi mezar taşı bulunmaktadır. Burada miladi 1651 yılına ait bir mezar taşına rastladık. Daha eski taşların da bulunabileceğine dair kanaatimiz var. Ayrıca önemli devlet adamlarının mezar taşları da tespit edildi. Trabzon Büyükşehir Belediyesinin ana sayfasında bulunan ’Mezarlık Bilgi Sistemi’ üzerinden mezarlarla ilgili bilgiler erişilebilir durumdadır. Tarihi mezarların bu sisteme aktarılması için bir çalışma yapılmaktadır. Okunan taşlarla ilgili olarak ayrıca karekod çalışması yürütülüyor. Taşlara zarar vermeyecek şekilde yerleştirilen karekodlar sayesinde, vatandaşlar veya akademik araştırma yapanlar, ziyaret sırasında karekodu okuttuklarında o mezar taşı hakkında hazırlanan bilgilere doğrudan sistem üzerinden ulaşabilecektir" dedi. "Bu taşlar kaybolsa bile kayıtları sistemde bulunacak ve akademisyenler bu bilgilere ulaşabilecek" Sistemin iki yıl önce kurulduğunu belirten Saral, "Bu sistem yaklaşık iki yıl önce kurulmuştur. Trabzon, köklü bir tarihe sahiptir. Fatih Sultan Mehmet Han’ın İstanbul’un fethinden sonra Trabzon’u fethetmesiyle bu bölgenin önemi artmış, ardından Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman gibi padişahlar burada yetişmiştir. Bununla birlikte pek çok devlet adamının da bölgede bulunduğu bilinmektedir. Buradaki tarihi mezar taşlarının da bu kişilere ilişkin izler taşıdığı düşünülmektedir. Bugüne kadar çalışmalar daha çok merkez ölçeğinde yapılmıştı; biz ise bunu Trabzon’un tüm ilçelerine, mahallelerine ve köylerine yaymayı hedefledik ve çalışmalarımızı bu doğrultuda sürdürüyoruz. Amacımız, Trabzon’un tüm mahallelerinde tarihi mezar taşlarının konumlarını almak, fotoğraflarını çekmek ve sisteme yerleştirmektir. Böylece tarihimiz ve kültürümüz açısından önemli olan bu taşlar kaybolsa bile kayıtları sistemde bulunacak ve akademisyenler bu bilgilere ulaşabilecektir. Bu oldukça yoğun emek gerektiren bir çalışmadır" diye konuştu. Padişahın huzuruna destursuz girenler... Yapılan çalışmalarda mezarlardan bazılarının Peygamber Efendimizin torunları ile ilgilenen Nakibü’l Eşraflar’a ait olduğunun belirlendiğini kaydeden Saral, "Nakibü’l Eşraflar padişahın huzuruna destursuz girenlerdir. Şu ana kadar 4 adet Nakibü’l Eşraf mezar taşı belirledik. Nakibü’l Eşraf, Osmanlı Devleti içinde önemli bir konuma sahip, padişahın huzuruna destursuz girebilen bir vezir, bir bakan ya da bir vali düzeyindeki kişidir" şeklinde konuştu. "Bu proje sayesinde tarihimiz kayıt altına alınmış olacak" diyen Saral "Mezar taşları bizim için çok değerli; çünkü üzerlerindeki manzumeler o döneme dair bilgiler verebiliyor. Şu ana kadar Trabzonlu şair ve yazar İbrahim Cudi Bey’in şiir yazdığı 21 mezar taşını tespit ettik. Bu bulgunun önemli bir ışık tutacağını düşünüyoruz. Şu ana kadar toplam bin 342 mezar taşını dijitalleştirerek sisteme ekledik. Çalışma yürüttüğümüz mezarlık sayısı 10-12 civarında. Trabzon’da resmi mezarlık sayısı yaklaşık 4 bindir; bunun dışındaki mezarlıklar da hesaba katıldığında toplam sayı 20-50 bin arasına çıkabilir. Dolayısıyla bu uzun soluklu ve devam ettirilmesi gereken bir çalışmadır. Sistem de buna göre tasarlanmıştır. Mezar taşlarının yapısından, o kişinin mesleğini anlamak mümkündür. Örneğin başındaki kavuk paşa olduğunu, kavuğun şekline göre âlim, hoca veya asker olduğunu gösterir. Bunların tamamını dijital ortama aktararak kayıt altına alacağız ve kaybolmalarının önüne geçeceğiz" ifadelerini kullandı. Trabzon Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Dairesi Başkanlığında görev yapan Halil Acer, silinmiş eserleri okunaklı hale getirmeye çalıştıklarını da belirterek "Burada, Osmanlı döneminden kalan ve yazıları silinmiş eserlerin metinlerini tebeşirle üzerinden geçerek okunaklı hale getiriyoruz. Okuduğumuz bu metinleri belediyemizin internet sitesine yükleyip üzerlerine karekod ekleyerek araştırmacılar için bir çalışma zemini oluşturmaya çalışıyoruz. Buradaki yazılar, sanılanın aksine Arapça ya da Farsça değildir; metinler Osmanlı Türkçesidir. Sadece içinde Arapça ve Farsça unsurlar bulunur. Yazılanlar, dönemin günlük konuşma diline yakın ifadelerdir. Aralarında 1170’li yıllara ait eserler de bulunuyor" dedi.
Şampiyon güreşçilere destek sözü
08 Aralık 2025 Pazartesi - 17:30 Şampiyon güreşçilere destek sözü Okul Sporları Gençler (A-B Kategorileri) Serbest ve Grekoromen Güreş İl Birinciliği müsabakalarında şampiyon olan sporcular yemekte bir araya geldi. Mudanya İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Topal, sporculara her türlü destek için söz verdi. Kutlamaya Mudanya İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Topal, (İHL) Müdürü Mahmud Abdullah İnce, İlçe Gençlik ve spor Müdürü Çağlar Yeni, Beden eğitimi öğretmenleri, Antrenör ve sporcular katıldı. Okul Müdürü, İnce karşılama konuşması yaparak, burada toplanmamızın sebebi ve mimarı siz başarılı gençlerimiz. Her zaman bazı konuları değerlendirmek için toplanıyoruz, fakat bu sefer geriye dönüp baktığımızda gerçek bir eser ortaya çıktı. 50 sene önce bende bu işin içinde olan biri için söylüyorum. O zamanlar Işıklar Askeri Lise dışında İmam Hatip Lisesinin bileğini büken olmazdı. Bu günde tarih tekerrür etti. Bu gün daha güçlü ve daha teknik üstünlüklerin dışında İman gücü ve ahlak edeple İmam Hatiplinin gücünü gösterdiniz Allah hepinizden razı olsun" diyerek sözlerini tamamladı. Mudanya İlçe Gençlik ve Spor Müdürü Çağlar Yeni sözlerine başlarken verdiği mesaj güreşin çok önemli bir spor olduğunu vurguladı. Bursa için de önemli bir spor dalı, Bursa yıllardır önemli güreşçiler ve federasyon başkanı çıkarmış bir ilimiz. Her genç kardeşimizin güreş sporu yapmasını isterim. Yıllardır birlikte olduğu Kadir Gül hocamızla bu branşta mücadele verdik. Bende naçizane elimden ne gelirse bu spora, bu sporcu kardeşlerimiz ne gerekirse vermeye razıyım. Bu spora destsek olan Müdürlerimize, siz genç kardeşlerimize teşekkür ederim. Siz çalışın biz imkan sağlayalım" diyerek mutluluğunu dile getirdi. Mudanya İlçe Milli Eğitim Müdürü Suat Topal, Sevgili Şampiyonlar sizleri saygıyla selamlıyorum diyerek başladığı sözlerine, "İmam Hatip Okulu Birinci sınıfta 36 Kiloda başladığım güreş hayatımı Üniversite yıllarında 74 Kiloda noktaladım. Bu kilolarda hem serbest, hem grekoromen dalında güreşler yaptım. Sporun bir öğrencinin hayatına neler kattığını yaşayarak öğrendim. 36 Kiloda İzmir üçüncüsü oldum ve küçük bir bronz madalya aldım. Fakat benim için en kymetli madalya odur. Daha sonra hiç üçüncü olmadım benim madalyalarım, kupalarım oldu, çok şampiyonluklar yaşadım, emin olun benim için en kıymetli madalyam o bronz madalyam oldu. Allah sizlere yardımcı olsun,sizlere başarılar ve güzellikler versin. Diyerek duygularını dile getirdi. Müdür Topal sporun ahlak ve saygı yönünü anlatarak genç sporcuları her zaman saygılarını devam ettirerek İmam Hatipli olmanın başarılarını ve takdirlerini kazanmalarını istedi. Okul Müdüründen şampiyon sporcuların fotoğraflarını okul müdürü ve idarecilerden bir köşe yapılmasını istedi, sporculara ve emeği geçenlere teşekkür etti.