Son Dakika
|
e-Devlet'i kopyalayıp TOKİ vurgu yaptılar
Uşak Belediyesi’ne operasyon: Belediye başkanı ile birlikte 11 kişi gözaltına alındı
Galatasaray - Fenerbahçe derbisinin tarihi belli oldu
İstanbul'da 4 cezaevi aracı kaza yaptı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur"
Üç kişinin öldüğü bar saldırısının dehşet anları
İran Devrim Muhafızları: "Hürmüz Boğazı kapalıdır, her türlü gemi geçişi sert karşılık bulacaktır"
Uşak Belediyesi’ne rüşvet operasyonu: Başkan da dahil 11 gözaltı
Trump: "İran, benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor"
İran, ABD'nin 15 maddelik teklifine resmen yanıt verdi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Lahmacun ustası "Maçı kazanırsak bin lahmacun dağıtacağım" dedi, sözünü tuttu
İsrail’den İran’a yeni saldırı dalgası
İran’dan İsrail’e füze yağdı: En az 1 ölü
Devrim Muhafızları Ordusu: "El-Harc Hava Üssü’ndeki çok sayıda yakıt ikmal uçağını imha ettik"
Ceza infaz kurumuna ait servis aracı devrildi: 16 yaralı
ABD Dışişleri Bakanı Rubio: "Kara birlikleri olmadan bunu başarabiliriz"
Kaybolan otizmli Fırat her yerde didik didik aranıyor
KÜLTÜR SANAT
Mersin Şehir Tiyatrosu Dünya Tiyatro Günü’nü sahnede kutladı
28 Mart 2026 Cumartesi - 13:14:36
Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü sahnede seyirciyle birlikte kutladı. ‘5 Gün 5 Oyun’ seçkisi kapsamında sahnelenen oyunlar yoğun ilgi görürken, yayımlanan bildiride tiyatronun toplumsal rolüne vurgu yapıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığına bağlı Şehir Tiyatrosu sanatçı kadrosu, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü ‘5 Gün 5 Oyun-27 Mart Dünya Tiyatro Günü Seçkisi’ seçkisi ile sahnede kutlamanın mutluluğunu yaşarken, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü Bildirisini de kendilerini izlemeye gelen seyircilerle paylaştı. Dünya Tiyatro Gününde ‘Buzlar Çözülmeden’ oyunu sahnelenirken, salon seyircilerle dolup taştı. Oyuncuların performansı seyirciler tarafından dakikalarca alkışlandı. Kurulduğu günden bu yana binlerce seyircinin alkışını toplayan ve birbirinden güzel oyunların mimarı olan Şehir Tiyatrosu sanatçı kadrosu, tamamı ücretsiz olan oyunları Mersin’in yanı sıra birçok şehirden de gelen misafirin beğenisine sundu. 24-28 Mart tarihleri arasında 5 gün boyunca süren programda sanatçıların performansları izleyenler tarafından dakikalarca alkışlandı. 27 Mart Dünya Tiyatro Gününü seyircilerin alkışları eşliğinde sahnede ve sahne arkasında kutlama şansı yakalayan sanatçılar, ‘27 Mart Dünya Tiyatro Günü Bildirisi’ni de seyircilerle paylaştı. "Atatürk’ün açtığı yolda, tiyatronun niteliğini korumak ve yeniden değerlendirmek bugün de gereklidir" Gelen seyirciler ile ‘27 Mart Dünya Tiyatro Günü Bildirisi’ni paylaşan Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Ozan Erdönmez, "Tiyatro her dönem içinde var olduğu dünyanın şartlarıyla birlikte düşünülmesi gereken ve insanın kendini ifade etme ihtiyacından doğan bir söz söyleme alanıdır. Bu nedenle her an yaşananlardan asla bağımsız değildir. Toplumsal ve fikri tüm durumlarla birlikte yeniden şekillenir ve değişen şartlar karşısında kendini yeniden inşa eder. Bugün, dünyanın farklı coğrafyalarında ifade biçimleri dönüşürken ve sözün alanı yeniden tanımlanırken, tiyatronun varlığı bir ifade ve görünürlük alanı olarak daha da zenginleşmiş ve belirginleşmiştir" dedi. Erdönmez, tiyatronun evrensel yönüne ve farklılıkları bir araya getiren yapısına da değinerek, "27 Mart, dünyanın her yerinde, farklı dillerde ve farklı kültürlerde üretilen tiyatronun aynı gün ve aynı nedenle varlık gösterdiği, ortak bir ihtiyaç etrafında buluştuğu, aynı anda perde açtığı gündür. Bu ortaklık, tiyatronun sınırlarını aşan yapısını ve insanla kurduğu doğrudan ilişkiyi ortaya koyar. Tiyatro, farklılıkların bir arada var olabildiği, düşüncenin görünür hale geldiği ve insanın kendisine ve başkasına bakabildiği bir alan olarak varlığını bu ortaklık üzerinden sürdürür" ifadelerini kullandı. Tiyatronun gelişimindeki sorumluluğa da dikkat çeken Erdönmez, "Sanatı bir toplumun gelişiminin vazgeçilmez bir parçası olarak gören Mustafa Kemal Atatürk’ün açtığı yolda, tiyatronun bu niteliğini korumak ve onu çağın şartlar içinde yeniden değerlendirmek her zaman olduğu gibi bugün de gereklidir. Bu nedenle tiyatro, değişen dünyayı anlamaya çalışarak kendini geliştirmek ve yeni söz üretmeye devam etmekle varlığını sürdürecektir. Toplumsal ve evrensel sorumluluğu bugün çok daha büyüktür" şeklinde konuştu.
28 Mart 2026 Cumartesi - 13:07
Minyatürlerle fetih canlandırıldı
Yıldırım Belediyesi, ‘Beylikten Cihan Devleti’ne’ temasıyla başlattığı 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nda, Bursa’nın fethini; tarihi, kültürel, sanatsal ve felsefi açıdan ele almaya devam ediyor. Bursa’nın fethinin 700’üncü yıl dönümü nedeniyle, Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından düzenlenen ‘Maddi ve Manevi Yönleriyle Bursa’nın Fethi Minyatür Yarışması’nda sonuçlar belli oldu. Gülçin Anmaç, Aylin Özkan, Suzan Çataloluk, ve Şennur Atalay Varol’dan oluşan seçici kurul; yarışmaya gönderilen birbirinden değerli eserleri detaylıca inceledi. Uzun değerlendirmelerin sonunda; birincilik ödülüne Rie Kudo, ikincilik ödülüne Gülbin Atabek,üçüncülük ödülüne Emine Suna Baran, teşvik ödülüne ise Hasan Atilla Şakarcan, Fatma Çalık ve Ebru Karagöz’ün eserleri layık görüldü. Ayrıca Fatma Arı, Reyhan Budan, Suna Yastı, Nagehan Kumrul, Dilek Varna, Canan Ateş, Canan Karadağ, Nevin Külünkoğlu, Aylin Şekerkaya ve Betül Akbay’ın eserleri ise sergileme ödülü kazandı. Yarışmanın ödül töreni ve sergisi Erguvan Bayramı kutlamaları kapsamında 8 Mayıs Cuma günü Emir Sultan Meydanı’nda yapılacak. ‘Maddi ve Manevi Yönleriyle Bursa’nın Fethi Minyatür Yarışması’nın sonuçlarının hayırlı olmasını dileyen Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Bursa’nın fethi, yalnızca bir şehrin değil, bir medeniyetin kapılarının açılması anlamına gelir. Bu büyük zaferin 700. yıl dönümünü, sanat ve edebiyatla yaşatmak istiyoruz. Yarışmalarımız aracılığıyla hem tarihimize sahip çıkıyor hem de gelecek nesillere ilham kaynağı olacak eserlerin ortaya çıkmasını hedefliyoruz. Yarışmamıza katılan tüm sanatçılarımızı yürekten tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı.
28 Mart 2026 Cumartesi - 12:05
Ödülünü Müjdat Gezen’den alan Binnur Kaya gözyaşını tutamadı: ‘Rüyada gibiyim’
Ataşehir Belediyesi’nin 27 Mart Dünya Tiyatro Günü kapsamında düzenlediği özel gecede, Türk tiyatrosunun köklü mirası bir kez daha sahneye taşındı. İsmail Dümbüllü ödülünü alan Binnur Kaya sahnede duygu dolu anlar yaşadı. Ödülü takdim eden usta sanatçı Müjdat Gezen de ödüle layık görülen Binnur Kaya hakkında övgü dolu ifadeler kullandı. İsmail Dümbüllü Ödülü’nü takdim eden usta sanatçı Müjdat Gezen, gecede yaptığı konuşmada ödüle layık görülen Binnur Kaya hakkında övgü dolu ifadeler kullandı. Kaya’yı "son jenerasyonun en sevilen isimlerinden biri" olarak nitelendiren Gezen, "Artık ‘yetenekli’ demek yetersiz kalır; yeteneği aşmış, kariyer sahibi bir sanatçı. Ben onu bir meslektaşım olarak hayranlıkla izliyorum" dedi. Usta sanatçı, tiyatronun insanlık tarihi kadar köklü bir sanat olduğuna da dikkat çekerek, "İnsan var oldukça tiyatro da var olacak. Çünkü tiyatro insana insanı anlatan bir sanat ve materyali de insandır" ifadelerini kullandı. Türk tiyatrosunun geleceğine dair umutlu olduğunu vurgulayan Gezen, genç kuşağa işaret ederek, "Pırıl pırıl tiyatro öğrencilerimiz ve çok değerli eğitmenlerimiz var. Tiyatroyu da hayatı da öğreten insanlar sayesinde geleceğe umutla bakıyorum" diye konuştu. Binnur Kaya: "Benim için rüya gibi" İsmail Dümbüllü Ödülü’nü alan Binnur Kaya çok mutlu ve heyecan dolu olduğunu belirterek, "Çok kıymetli olan bu ödülü aldığım için çok mutluyum, çok duyguluyum. Pırıl pırıl genç arkadaşlarım, tiyatro öğrencileri; oyunlara gitmişler, seyretmişler ve bu ödülü bana layık görmüşler. Bunun için çok duygulanıyorum. Ayrıca bu ödülü Müjdat hocanın elinden alıyor olduğum için de çok duyguluyum. Benim için rüya gibi bir şey. Bizim teşekkürümüz, işimizi iyi yapabilmektir. Kıymetli vaktinizi ayırdığınız ve oyunlarımızı, filmlerimizi, dizilerimizi seyrettiğiniz için çok teşekkür ederim" şeklinde konuştu. Başkan Adıgüzel: "Bu ödül vefayı ve umudu sergiliyor" Tiyatro adına gerçekleşen bu anlamlı geceyi konuklarla ve eşi Elif Duygu Adıgüzel ile birlikte izleyen Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Böyle anlamlı bir günde sizleri ağırlamak bizim için büyük bir mutluluk. Tiyatro, bazen bizi gülümseten bazen düşündüren bazen sahnede kendimizden bir şey bulduğumuz bizim için çok sihirli bir sanat ürünüdür. Bir yandan da usta çırak ilişkisiyle gelişen bir kültürü var. İsmail Dümbüllü gibi büyük ustaların mirası, sadece hatırlanmakla değil, sahnede yaşatıldıkça anlam kazanır. Binnur Hanım’a takdim edilen bu ödül de, tiyatro geleneğimizin usta çırak ilişkisiyle nasıl geleceğe taşındığını gösteren, bir yandan vefayı bir yandan da umudu sergileyen kıymetli bir iş. Sayın hocamız Müjdat Gezen’e tiyatroya ve Ataşehir’e olan katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. Bu anlamlı gecede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Biz de, göreve geldiğimiz ilk günden beri, ‘Ataşehir sanatla ve kültürel etkinlikleriyle konuşulan bir kent olsun’ diye çalışıyoruz. Ataşehir’deki her komşumuz için sanat erişilebilir olsun ve sanatın aydınlık yüzüyle tüm mahallelerimiz buluşsun istiyoruz." Elif Duygu Adıgüzel: "Umarım Türkiye’de sanatın ışığı hep parlar" Başkan Onursal Adıgüzel’in eşi Elif Duygu Adıgüzel de sahnede Müjdat Gezen ile tiyatroya dair bir anısını paylaşarak, "23 sene önce sevgili hocam Müjdat Gezen’in yaz kampında drama atölyesine katılmıştım ve inanın o kadar etkilenmiştim ki, bize yaklaşımından, her hikâyeyi o kadar güzel anlatmıştı ki. Orada Şevket Çoruh ve Bülent hocamız gibi çok değerli hocalarla çalışmıştık. Sonrasında, lise yıllarımda ben Turgut Özakman’ın Töre oyununu canlandırmıştım ve liselerarası yarışmada bir ödül almıştık. Umarım Türkiye’de sanatın ışığı hep parlar. Bir kadın olarak, bugün Binnur hanımın aldığı ödülden ben çok büyük gurur duydum. İyi ki tiyatro var, Dünya Tiyatro Günü’nüz kutlu olsun" dedi. Müjdat Gezen Sanat Merkezi (MSM) tarafından verilen ve MSM Konservatuvarı Tiyatro Bölümü öğrencilerinin oylarıyla belirlenen İsmail Dümbüllü Ödülü, genç tiyatrocuların seçimiyle verilmesi bakımından Türkiye’de özgün bir nitelik taşıyor. Sanat camiasında saygın bir yere sahip olan ödül, tiyatro geleneğinin kuşaktan kuşağa aktarılmasında önemli bir rol üstleniyor. Bugüne kadar; Münir Özkul, Gazanfer Özcan, Altan Erbulak, Nejat Uygur, Suna Pekuysal, Savaş Dinçel, Ali Sürmeli, Bülent Kayabaş, Altan Erkekli, Ferhan Şensoy, Levent Kırca, Demet Akbağ, Metin Serezli, Genco Erkal, Rasim Öztekin, Yılmaz Erdoğan, Zihni Göktay, Hümeyra, Erol Günaydın, Vahide Gördüm, Cem Yılmaz, Fırat Tanış, Serkan Keskin, Zafer Algöz, Erkan Can, Ali Poyrazoğlu, Melek Baykal, Ayşen Gruda, Metin Akpınar, Meral Çetinkaya ve Nevra Serezli gibi Türk tiyatrosuna damga vurmuş pek çok değerli ismin layık görüldüğü ödül, bu yıl da geleneğin sürekliliğini vurgulayan anlamlı bir buluşmaya sahne oldu. Tiyatro Günü bildirisi okundu, "Pembe Pırlantalar" sahnelendi Program kapsamında ayrıca, oyuncu Çiçek Dilligil tarafından Dünya Tiyatro Günü Bildirisi okundu. Bildiri, tiyatronun toplumsal birleştirici gücüne ve kültürel önemine dikkat çekti. Ödül töreninin ardından sahne, sevilen tiyatro oyunu "Pembe Pırlantalar"a bırakıldı. Renkli anlatımı ve güçlü oyunculuk performanslarıyla beğeni toplayan oyun, izleyicilere sanat dolu ve unutulmaz bir akşam yaşattı.
28 Mart 2026 Cumartesi - 11:48
AŞT Dünya Tiyatro Günü’nü üç ayrı sahnede üç farklı oyunda kutladı
Antalya Büyükşehir Belediyesi Antalya Şehir Tiyatroları (AŞT) 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nü üç ayrı sahnede sahnelenen üç farklı oyunla kutladı. Farklı anlatım biçimlerini ve sahne dillerini izleyiciyle buluşturan temsiller, tiyatroseverlerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Perdelerini açtığı ilk günden bu yana kapalı gişe sahnelenen İstanbul Efendisi müzikali, Antalya Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Doğu Garajı Kültür Merkezi Büyük Sahne’de seyirciyle buluştu. Musahipzade Celâl’in sevilen eserinden uyarlanan ve yönetmenliğini Engin Alkan’ın üstlendiği yapım; müzikal yapısı, güçlü sahne dili ve etkileyici oyunculuk performanslarıyla ilk günden bu yana coşkulu bir şekilde ilgi görmeye devam ediyor. Sahnedeki enerji, uyum ve rejisel bütünlük, izleyiciden uzun süre alkış aldı. Performans Sahne’de izleyiciyle buluşan polisler ise düzenin ayakta kalabilmesi için suça ihtiyaç duyulan absürt bir dünyayı sahneye taşıdı. Otorite ile birey arasındaki ilişkiyi ele alan oyun, çarpıcı anlatımı ve düşündüren yapısıyla öne çıktı. Yıldız Kenter Sahnesi’nde sahnelenen, yetişkinlere yönelik kukla tiyatrosu Göçmen ise; evini, geçmişini ve hayallerini bir bavula sığdırarak yola çıkanların hikâyesini anlattı. Göç olgusunu duygusal ve çarpıcı bir dille ele alan oyun, izleyici üzerinde derin bir etki bıraktı. 27 Mart Dünya Tiyatro Günü kapsamında sahnelenen bu üç yapım, tiyatronun farklı anlatım biçimlerini aynı gün içinde seyirciyle buluşturdu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
27 Mart 2026 Cuma- 12:18
İznik Gölü’nün sular altındaki tarihi, Pancar Deposu’nda konuşuldu
2
26 Mart 2026 Perşembe- 12:57
Kozan’da öğrenciler Nevruz’u coşkuyla kutladı
3
27 Mart 2026 Cuma- 09:36
Asırlar sonra ortaya çıktı... Muradiye’de gizli kalan detay
4
27 Mart 2026 Cuma- 14:04
Ankaralılar geleneksel bayramlaşma buluşmasında bir araya geldi
5
26 Mart 2026 Perşembe- 09:42
Zerzevan Kalesi yağışlı havaya rağmen bayramda 13 bin kişi ağırladı
07 Aralık 2025 Pazar - 13:47
Çubuk’taki tarihi konak ilçedeki kadınların yeni dünyası oldu
Ankara’nın Çubuk ilçesinde kadınlara yönelik hayata geçirilen Kadın El İşleri Atölyesi, Türkiye’ye örnek gösterilen bir sosyal dönüşüm projesine dönüştü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025 yılının ‘Aile Yılı’ ilan edilmesinin ardından Çubuk Belediyesi, aile yapısını güçlendirecek, kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımını artıracak örnek bir projeye imza attı. Yavuz Selim Mahallesi Hükümet Caddesi’nde yıllarca atıl durumda kalan tarihi Mazhar Balcı Konağı, yapılan restorasyonun ardından Çubuk Belediye Başkanı Baki Demirbaş’ın talimatıyla Kadın El İşleri Atölyesi olarak hizmete sunuldu. 80 kadının atölyede aktif olarak eğitim aldığı belirtilirken, 6 eğitmenin ise buradaki kadınlara eğitim verdiği açıklandı. Ayrıca tüm malzemelerin belediye tarafından ücretsiz sağlandığı ifade edildi. Unutulmaya yüz tutan el sanatları yeniden canlanıyor Kadın El İşleri Atölyesi’nde aynı zamanda Çubuk’un kültürel kimliğinin yeniden hayat bulacağı düşünülen projede kadınların amigurumi tekniğiyle yaptığı örgü Turşu Canlar, ilçenin meşhur turşusunu mizahi ve sanatsal bir dille yeniden yorumluyor. İlçeye gelen turistler artık sadece turşu değil, Çubuklu kadınların ürettiği hediyelik ürünleri de satın alıyor. "Çubuk’ta aileyi, kadını, üretimi ve dayanışmayı güçlendirecek bir adım atmak istedik" Çubuk Belediye Başkanı Baki Demirbaş, tarihi konağın kadınlara tahsis edilmesinin yalnızca bir kurs değil, ilçenin geleceğine yönelik bir yatırım olduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanlığımız tarafından 2025 yılının Aile Yılı ilan edilmesinin ardından biz de Çubuk’ta aileyi, kadını, üretimi ve dayanışmayı güçlendirecek bir adım atmak istedik. Mazhar Balcı Konağı’nı restore ederek Kadın El İşleri Atölyesi’ne dönüştürdük. Bu konak artık bir bina değil; kadınlarımızın hayallerinin, emeğinin, üretiminin ve mutluluğunun merkezi. Burada sadece kurs yapılmıyor. Burası aynı zamanda bir okul, bir terapi merkezi, bir sosyalleşme alanı, bir sanat evi ve bir üretim üssüdür. Kadınlarımız hem meslek ediniyor hem üretiyor hem de hayatın stresinden uzaklaşıp kendilerine değer katan bir ortamda günlerini en verimli şekilde geçiriyor" dedi.
07 Aralık 2025 Pazar - 13:44
Konya’da Şeb-i Arus programları başladı
Konya’da Hazreti Mevlana’nın 752. Vuslat Yıldönümü Anma Törenleri (Şeb-i Arus) başladı. Program, Şems-i Tebrizi Hazretleri’nin türbesinin ziyaret edilmesiyle başladı. Türbede Kur’an-ı Kerim okunarak dua edildi. Daha sonra Mevlana Meydanı’na kadar "Huzur Vakti" yürüyüşü gerçekleştirildi. Mevlana Müzesi ziyaret edilerek, Mevlana Hazretleri Türbesi’nde Gülbang duası okundu. Etkinliklere Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, Konya Valisi İbrahim Akın ve protokol mensupları katıldı.
07 Aralık 2025 Pazar - 11:00
UNESCO Kahramanmaraş’ı edebiyat şehri seçti
Cahit Zarifoğlu’ndan Abdurrahim Karakoç’a, Necip Fazıl’dan, Aşık Mahzuni Şerif’e onlarca şair, yazar ve fikir insanını Türk edebiyatına kazandıran Kahramanmaraş, "UNESCO’nun Edebiyat Şehirleri Ağı" edebiyat alanında dahil olarak bu potansiyelini tüm dünyaya duyurdu. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde yürütülen çalışmaların ardından Kahramanmaraş, "Edebiyat" kategorisinde Türkiye’den seçilen ilk şehir oldu. Kahramanmaraş; Barcelona’nın, Beyrut’un, Dublin’in, Bağdat’ın, Melbourne’ün, Tanca’nın, Lahore’un yer aldığı 63 şehirlik çok önemli bir ağın en yeni üyesi oldu. Bu tarihi tescilin kutlanması ve duyurulması için Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi tarafından özel bir program organize edildi. Necip Fazıl Kısakürek’in adını taşıyan kültür merkezinde gerçekleştirilen program yoğun katılımla gerçekleştirildi. Programda; Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Fırat Görgel, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Öcal Oğuz, şehir protokolü ve çok sayıda edebiyatsever yer aldı. Programda; Kahramanmaraş’ın UNESCO yolculuğu, bu tarihi tescilin Kahramanmaraş ve Türkiye’ye katkısı, şehirde gerçekleştirilen ve planlanan dev kültür sanat programları gibi pek çok konu görüşüldü. Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’ndeki programda müzisyenler Coşkun Karademir ve Ayfer Vardar, katılımcılara eşsiz bir müzik ziyafeti sundu. UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Öcal Oğuz, "Kahramanmaraş’ı tebrik ediyorum, azimli ve özenli bir dosya ile aday oldular. Bu adaylık sürecini de başarılı bir şekilde tamamlayarak, ’UNESCO’nun Edebiyat Şehirleri Ağı’ edebiyat alanında dahil oldular. Bu, edebiyat alanında ilk şehrimiz ve elbette çok önemli. Kahramanmaraş hem klasik edebiyat hem modern hem de halk edebiyatı açısından önemli şair ve yazarlara sahip. Edebiyatın bu gücünün şehrin gücünün olması, kültür endüstrisine katkı vermesi, bu durumun tabana yayılarak halkın da destek vermesi ile gelire ve kazanca esin kaynağı olacağına ümit ediyoruz. "UNESCO’nun Edebiyat Şehirleri Ağı" gerçekten Türkiye’de dünyada da çok kabul görülen bir durum. Bu perspektifin Kahramanmaraş’ta da yer almasını memnuniyetle karşılıyoruz" dedi. Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı Görgel, "Gerçekten gurur dolu bir gün ve UNESCO’ya girme iradesi hepimizin malumuydu. Herkesin çok büyük emekleri var. Geçtiğimiz günlerde Paris’te gerçekleştirilen toplantı ile emeğimiz sonuca ulaştı ve Kahramanmaraş, ’UNESCO’nun Edebiyat Şehirleri Ağı"na girmiş durumda. Şehrimiz, altyapısı ve üstyapısı ile çok ciddi bir faaliyet sürdürürken, aynı zamanda ‘Edebiyat İyileştirir’ mottosu ile hep beraber güçlü bir irade ortaya koyarak UNESCO’da şehrimizi ‘Edebiyat Şehri’ olarak tescillendirdik. Bu guru hepimizin, tüm Kahramanmaraş halkının, yazarlarımızın ve şairlerimizin ve bundan sonra yetişecek söz üstatlarının. Emeği geçen herkesin emeklerine sağlık" ifadelerini kullandı.
07 Aralık 2025 Pazar - 10:50
Havaların soğuması sokak sanatına engel olamadı
Eskişehir’de sokakta kanun çalan sanatçı, hava sıcaklıkları düşmesine rağmen vatandaşları sanatla buluşturmaya devam ediyor. Eskişehir de hava sıcaklıkları kışın gelmesiyle hissedilir bir biçimde düştü. Havaların soğuması sebebiyle birçok kişi dışarıya bile çıkmak istemezken, sokak sanatı kentte devam etti. Parmaklarına taktığı mızraplar ile ’Kanun’ isimli enstrümanını çalan sanatçı, çevreden geçen vatandaşlara keyifli anlar yaşattı. Kışlık montunu giyerek sanatını icra etmeyi sürdüren çalgıcının azmi görenlerin takdirini topladı.
07 Aralık 2025 Pazar - 10:24
Diyarbakır İçkale Müzesi’nde kurulan çocuk atölyesinde çocuklar kendi eserlerini yapıp sergiliyor
Diyarbakır’daki İçkale Müzesi’nde bulunan çocuk atölyesinde çocuklar kilden kendi eserlerini oluşturup sergileme fırsatı buluyor. Sur ilçesindeki İçkale Müzesi’ni ziyaret eden çocuklar, önce müzeyi geziyor, daha sonra ise kurulan çocuk atölyesinde kilden kendi eserlerini yapıp sergiliyor. Eğitimin sadece okul ile sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayan müze yetkilileri, eğitimcilerin istedikleri zaman müzeyi ziyaret edip, atölyeyi kullanabileceklerini söyledi. Özel bir kreş sorumlusu ve müdürü olan Halime Özbek, tarihi anlatmak adına 0-3 ve 0-5 yaş aralığındaki çocuklarla birlikte müzeyi ziyaret ederek, onların gelişimleri ve kültürlerini tanımaları açısından anlamlı bir gezi gerçekleştirdiklerini söyledi. Özbek, "Bu anlamda bizleri burada ağırladıkları için Müze Müdürü Sayın Müjdat Gizligöl’e teşekkür ediyoruz. Bugün 20 çocuğumuzla müzeyi gezmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Aynı zamanda çocuklarımız burada daha önce hiç deneyimlemedikleri bir şeyi deneyimliyorlar. Bugün yaptıkları çalışmalar gelişimleri açısından çok kıymetli. Yaptıkları eserlerin müzede sergilenmesi de onlar için son derece değerli. İleride bu görüntüleri gördüklerinde çok mutlu olacaklarına, gelişimlerine katkı sağlayacağına inanıyoruz. Bu süreç onlar için hem heyecan verici hem de unutulmaz bir deneyim oldu" dedi. Müzedeki çocuk atölyesinin sorumlularından Helin Çetin, en büyük amaçlarının eğitimin sadece okulda olmadığını, aynı zamanda müzelerde de çocuklara bir etkinlik alanı oluşturmak olduğunu göstermek istediklerini ifade etti. Çetin, "Diyarbakır Arkeoloji Müzesi’nde bir çocuk atölyesi kurduk. Çocuklar müzeye ilk geldiklerinde öncelikle bir müze gezisi yapılıyor. Müze gezisinden sonra çocuklara tarihi eserin ne olduğu, müzelerde neler bulunduğu ve tarihi eserlerin öneminin ne olduğunu anlatıyoruz. Bu anlatımın ardından çocukları atölyeye getiriyoruz. Burada çocukların sadece görerek değil, dokunarak da tarihi eserleri anlamalarını sağlıyoruz. Çocuklar buraya geliyor, onlarla birebir ilgileniyoruz ve birlikte kil çalışması yapıyoruz. Kil çalışması sayesinde çocukların tarihi eserlerin anlamını daha iyi kavramalarını sağlıyoruz" şeklinde konuştu. Çocuk atölyesi sorumlusu Nuran Candan ise çocuklara öncelikle müzede kültürel miras bilincini aşılamak adına hem müze gezisi yaptırdıklarını hem de çeşitli etkinlikler gerçekleştirdiklerini aktardı. Candan, "Bu etkinliklerle amacımız, çocukların eserlerin ne olduğunu bilmelerini sağlamak, müze bilincini uyandırmak ve eserlerin nasıl korunması gerektiğini öğretmek. Ayrıca bu durumda neler yapılabileceği konusunda da bilgilendirme yapıyoruz. Kil ile yapılan çalışmalarda ise çocukların kendi eserlerini oluşturarak, bu eserlerin nasıl korunacağını ve nasıl teşhir edileceğini öğrenmelerine katkı sağlıyoruz. Gördüğünüz gibi bu kil çalışmalarıyla çocuklarda kültürel miras bilincini uyandırmaya çalışıyoruz. Etkinliklerimiz belirli aralıklarla devam edecektir" ifadelerini kullandı. Öte yandan, etkinliğe katılan tüm çocuklara rozet ve takdir belgesi veriliyor.
07 Aralık 2025 Pazar - 09:44
Rize’de gençlerin sosyal medya bağımlılığı araştırılıyor
Rize’de faaliyet gösteren Genç Düşünce Derneği, kentte yaşayan 18-30 yaş aralığındaki gençlerin sosyal medya bağımlılığını inceleyen bir araştırma başlattı. Avrupa Birliği ve Türkiye Ulusal Ajansı tarafından desteklenen ‘Wifisiz Hayat Mis Gibi Hayat’ adlı proje Rize’de uygulanmaya başladı. Projenin ilk aşamasında Çayeli ilçesinde ‘Dijital Bağımlılıkla Mücadele Eğitmen Eğitimi’ gerçekleştirildi. Beş gün süren program boyunca katılımcılar sosyal medya bağımlılığına ilişkin atölyelere, çalıştaylara ve uzman isimlerin katıldığı seminerlere iştirak etti. Eğitim programında Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Taner Erol, dijital çağda ikna süreçleri ve zihin yönetimi üzerine sunum yaptı. Öğr. Gör. Barış Tüzüner dijital toplumda gerçeklik algısının oluşumunu, Öğr. Gör. Mehmet Çakır dijital dünyada popüler kültürün etkilerini, Öğr. Gör. Süleyman Kandemir ise dijital dünyanın hukuki boyutlarını ele aldı. Mehmet Özkan, Turkuvaz Medya bünyesinde gazeteci olarak edindiği tecrübelerle sosyal medya okuryazarlığı ve bilinçli dijital kullanım konularında bilgi aktardı. Rize’de bir medya gurubunun İmtiyaz Sahibi olan Aytekin Kalender, yerel medya perspektifinden dijitalleşme ve saha deneyimlerini paylaştı. Rize Sivil Toplum Gönüllüleri Platformu Başkanı Vatan Karakaş ise sivil toplum ve gençlik çalışmalarının dijital dönüşümdeki rolüne değindi. Eğitimi başarıyla tamamlayan katılımcılar, proje kapsamında ‘temsilci’ olarak görevlendirildi. Temsilciler, sosyal medya bağımlılığına yönelik hazırlanan anketi Rize’de yaşayan 18-30 yaş aralığındaki gençlere uygulayarak, saha verilerini derneğe ulaştırmayı hedefliyor. Elde edilen verilerin analiz edilmesiyle hazırlanacak rapor, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) Etik Kurulu’na sunulacak ve akademik çalışmalara kaynak oluşturmuş olacak. Genç Düşünce Derneği Başkanı Halil İbrahim Aydın, projeye ilişkin yaptığı açıklamada, "Gençlerin dijitalleşme sürecinde karşılaştığı risklerin doğru analiz edilmesi ve bu alanda bilimsel temelli politikalar geliştirilmesi artık bir ihtiyaç olmaktan çıkıp zorunluluk hâline gelmiştir. Dernek olarak gençlik çalışmalarını yalnızca sosyal faaliyetlerle sınırlı görmüyor; gençlerin davranış, alışkanlık ve dijital etkileşim biçimlerine yönelik kapsamlı araştırmalar yapmayı görevimiz kabul ediyoruz. Bu doğrultuda hayata geçirdiğimiz proje, gençlerin dijital mecralarla ilişkisini objektif verilerle ortaya koymayı ve elde edilen bulguları karar vericilerle paylaşarak çözüm odaklı bir yol haritası oluşturmayı hedeflemektedir. Gençlerin dijital dünyada karşılaştığı sorunları yalnızca bir bağımlılık meselesi olarak değil, aynı zamanda sosyal, psikolojik ve kültürel boyutları olan çok yönlü bir konu olarak ele alıyoruz. Bu nedenle proje sürecinde hem akademik dünyadan hem de sahada aktif çalışan uzmanlardan destek alınması bizim için büyük önem taşımaktadır. Elde edeceğimiz verilerin hem yerel düzeyde hem de ulusal ölçekte gençlik alanında yürütülecek çalışmalara katkı sağlayacağına inanıyoruz. Bu projeyi hayata geçirirken gençlerin fikirlerini merkeze almaya, katılımcılığı ve iş birliğini ön planda tutmaya özen gösteriyoruz. Proje çıktılarının gençlerin dijital farkındalığını artırmanın yanı sıra ailelere, eğitim kurumlarına ve kamu karar vericilerine de yol gösterici olacağına inanıyoruz. Destek veren tüm kurum ve paydaşlara teşekkür ediyor, projemizin gençlerimize ve ilimize değer katmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.
07 Aralık 2025 Pazar - 09:15
Sıcak ve nemli havasıyla astım ve koah hastalarına şifa olarak biliniyor
Alanya’nın önemli turizm noktalarından biri olan Damlataş Mağarası, 2025 yılı boyunca yaklaşık 270 bin yerli ve yabancı turist ağırlayarak bölge turizmine güçlü bir katkı sağladı. Sıcak ve nemli havasıyla bilinen mağara, yalnızca doğal güzelliğiyle değil, aynı zamanda astım ve KOAH hastalarına iyi geldiği yönündeki bilimsel çalışmalarla da ilgi çekiyor. Doğal oluşumunun yüzlerce yıl sürdüğü düşünülen Alanya’nın bilinen en eski mağarası olan Damlataş Mağarası, yaklaşık 15-20 derece sıcaklık, yüksek nem ve düşük seviyedeki radyoaktivite özellikleriyle özellikle solunum rahatsızlıkları bulunan ziyaretçilerin tercih ettiği bir nokta haline geldi. Damlataş Mağarası, hem doğal güzelliği hem de sağlık açısından sunduğu faydalarla 2025 yılında da Alanya’nın en çok ilgi çeken turistik değerlerinden biri olmayı sürdürdü. Doğal güzellikleri ve sağlık açısından faydalı olan mağaraya geçen sene 250 bin kişi ziyaret ederken, bu sene ise 270 bin kişi ziyaret etti. Damlataş mağarasınının girişinde esnaflık yapan Halil Tamuroğlu ‘’Damlataş Mağarası Alanya’nın kültürel miraslarından birisi. Damlataş Mağarasında astım ve KOAH hastalarına mağara şifa oluyor. Mağarada 15 gün boyunca yarım saat kalan hastalara şifa olduğu söyleniyor. Astım ve KOAH hastalığının geçtiği biliniyor. Sene boyunca yerli ve yabancı misafirleri bu mağara ağırlıyor. Birçok misafir burada şifa buluyor. Alanyamızın görülmesi gereken güzide bir yeridir’’ dedi.
07 Aralık 2025 Pazar - 08:56
Alvarlı Efe Erzurum’da anıldı
Erzurum’un yetiştirdiği önemli değerlerden birisi olan Alvarlı Efe Hazretleri için bir anma programı gerçekleştirildi. Ekonomik İş Birliği Teşkilatı Ülkeleri (EİT) tarafından 2025 Erzurum Turizm Başkenti ilan edilen Erzurum’da, gönüllere yön veren büyük manevi önderlerden Alvarlı Efe Hazretleri, düzenlenen geniş katılımlı programda dualarla anıldı. Program, saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından Alvarlı Efe Hazretleri’nin hayatını ve manevi hizmetlerini anlatan kısa belgesel film izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Programda; Vali Vekili Mustafa Berk Çelik, Erzurum AK Parti Milletvekili Mehmet Emin Öz, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen, EİT 2025 Erzurum Turizm Başkenti Koordinatörü Muharrem Çığlık, Prof. Dr. Sayın Mustafa Ağırman, Alvarlı Efe Hazretleri’nin ilmi yönü, tasavvufi kimliği ve Anadolu’ya kattığı manevi değerler üzerine değerlendirmelerde bulundu.
06 Aralık 2025 Cumartesi - 21:18
’Son Dakika - Bizim Hikayemiz: Gördük, Yaşadık, Yazdık’ kitabı tanıtıldı
Muhabirler Derneği üyesi 42 gazeteci tarafından yazılan ’Son Dakika-Bizim Hikayemiz: Gördük, Yaşadık, Yazdık’ kitabı Ankara’da tanıtıldı. Ankara merkezli olarak 29 Ağustos tarihinde faaliyete geçen Muhabirler Derneği (MUHABİR-DER) Yönetim Kurulu Başkanı Berrin Yücesan önderliğinde bir araya gelen 42 gazeteci kendi hikayelerini kaleme aldı. Gazetecilerin haberde yaşadığı hikayeleri anlattığı ’Son Dakika - Bizim Hikayemiz: Gördük, Yaşadık, Yazdık’ kitabı tanıtıldı. Programa, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, Etimesgut Kaymakamı Özlem Bozkurt, Emekli Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Hasan Yücesan, MUHABİR-DER Başkanı Berrin Yücesan, MUHABİR-DER Başkanvekili Demet Keser Soyuçok, MUHABİR-DER Başkan Yardımcıları Beyazıt Cebeci, Oya Armutçu, Erden Karaoğlu, Hülya Keklik, Selçuk Böke, MUHABİR-DER Genel Sekreteri Seyit Taşdelen, MUHABİR-DER Saymanı Yeliz Uslu Aslan, MUHABİR-DER İletişim Koordinatörü Dilek Acar, MUHABİR-DER Yönetim Kurulu Üyeleri Sevim Taşdelen, Teoman Korkmaz, İlknur Atalay Özdemir, MUHABİR-DER üyeleri ve davetliler katıldı. Ankara Valisi Vasip Şahin ise etkinliğe, kitabı ve MUHABİR-DER’i tebrik eden yazılı mesaj ile katıldı. "’Son Dakika - Bizim Hikayemiz: Gördük, Yaşadık, Yazdık’ 42 gazetecinin sahada yaşadıklarının ortak sesidir" Yalnızca bir kitabı tanıtmadıklarını, bu mesleğe adanmış hayatları, sahadaki acıları, umutları ve gerçeğin peşinde verilen mücadeleyi geleceğe taşıdıklarını ifade eden MUHABİR-DER Başkanı Berrin Yücesan, "’Son Dakika - Bizim Hikayemiz: Gördük, Yaşadık, Yazdık’ 42 gazetecinin sahada yaşadıklarının ortak sesidir. Yağmurun, karın altında, enkazın başında, savaş alanlarında, kimi zaman hayatı pahasına gerçeğin izini süren meslektaşlarımızın kaleminden dökülen hakikatin sesidir. Çünkü sahada attığımız her adım yalnızca bir haber değil, aynı zamanda bir insanlık görebilir bu geceyi özellikle Filistin’de gerçeği dünyaya duyurmaya çalışırken şehit olan, yaralanan tüm gazeteci meslektaşlarımıza adıyoruz. Onların cesareti bize bu mesleğin kutsallığını ve ağırlığını bir kez daha hatırlatıyor" diye konuştu. "Kitabı Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kütüphaneye de koyacağız" Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu ise muhabirliğin çok zor bir meslek olduğuna değinerek, "Muhabirler, bizi haberle buluşturmak için hayatlarını ortaya koyuyorlar. Savaş alanlarında, Gazze’de yapılan soykırımı haberleştirirken Allah onların yardımcısı olsun. Görevi başında şehit olanlara Cenab-ı Hak rahmet etsin. Bu görevi en zor şartlarda yürüten bütün arkadaşlarımıza Allah yardımcı olsun. Biliyorsunuz biz yazıyı bulan ilk milletlerden biriyiz. Yani bugün dünyanın sahibi olduğunu iddia edenler, daha dünya tarihinde yerleri yokken biz devletimizin manifestosunu taşlara yazı olarak yazmışız. 40 küsur arkadaşın meydana getirdiği bu eser okuyucularla buluştukları zaman muhabirliği gerçekten ne kadar çetin ama bir o kadar şerefli bir görev olduğunu görmüş olacaklar. Bu kitap geleceğe de onların yaşadıklarını kendi meslektaşlarına da aktarmış olacak, topluma da aktarmış olacak. ’Söz unutulur, yazı kalır’ sözünden hareketle böyle bir eseri meydana getiren arkadaşlara da çok teşekkür ediyorum. İnşallah kitabın bir tanesini alacağım. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kütüphaneye de koyacağız. Bir tanesini de beyefendiye arz edeceğiz" ifadelerini kullandı. "STK’larımıza, derneklerimize mekan ve her türlü desteğe vermeye hazırız" Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu ise muhabirliği doktorluk gibi gördüğünü dile getirdi. Mumcu, şöyle konuştu: "Bugün buraya gelme sebebimiz birbirinden kıymetli üstatlarımızın yaşadığı olayları ve gördüğü gerçeklikleri kaleme alması. ’Söz uçar yazı kalır’ bu anlamda çok kıymetli bir konu olduğunu da hepinizin huzurunda bir kez daha ifade etmek istiyorum. Biz Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak bu tarz STK’larımıza, derneklerimize mekan ve her türlü desteğe vermeye hazır olduğumuzu bakanımızın da selamlarını ileterek sizlere söylemek istiyorum." "Muhabirliğin bir ruhu vardır ve bunu yapay zeka karşılayamaz" İnsanları haberden bihaber yapmayan muhabirlerle bir arada olmaktan mutluluk duyduğunu aktaran İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan ise şu şekilde konuştu: "Gerçeğin peşinde koşan, dertleşen, büyük mesai harcayan özel bir mesleğin mensuplarıyla bir aradayız. Eski dönemlerde gezginler vardı. Köy köy, şehir şehir gezer. Gördüğünü yazar, kitap hazırlardı. Fakat sadece kitap yazmak, anı yazmak değil. Gittiği yere geldiği yerin de haberini götürüp bir anlamda habercilik yapan seyyahlar vardı. O günlerden bugünlere gelindi. Şimdi de daha ötesi acaba ’o gezginlerin görevi bitti, muhabirlerin de bitecek. Yapay zeka bu görevi alacak’ tarzı söylemler başladı. Fakat kim ne derse desin tabii ki yapay zekaya veri yükleyeceğiz. Sonuç alacağız, metin alacağız ama muhabirliğin bir ruhu vardır ve bunu yapay zekanın karşılamasının imkanı olmadığını iddia ediyoruz. Çünkü yapay zeka ne yazarsa yazsın, bir muhabirimizin savaş alanındaki heyecanını, bir yangın ortamındaki terini, bir toplantının saatlerce sürüp heyecanla anlatılmasını yapay zekanın yapma ihtimali yok. Yani zekanın adı ne olursa olsun muhabirlik yok olmayacak." Etkinlikte, hatıralarını kitaba yazan 42 gazeteciye plaket verildi.
06 Aralık 2025 Cumartesi - 17:03
Karacasu’da öğrenciler tiyatroyla buluştu
Karacasu Kaymakamlığı ordinesinde yürütülen "İlçemizde Tiyatro Bilmeyen Kalmasın" projesi kapsamında öğrenciler, İzmir Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenen oyunu izleyerek kültür ve sanatla iç içe bir gün geçirdi. Karacasu Kaymakamlığı koordinesinde, öğrencilerin kültür ve sanatla buluşmasını teşvik etmek, sanatsal farkındalıklarını artırmak ve tiyatro kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla hayata geçirilen "İlçemizde Tiyatro Bilmeyen Kalmasın" projesi devam ediyor. Proje kapsamında Belediye Başkanı, kurum amirleri, öğretmenler ve öğrenciler İzmir Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenen oyunu birlikte izledi. Etkinlik sayesinde öğrenciler hem sahne sanatlarını yakından tanıma fırsatı buldu hem de tiyatro deneyimi yaşadı. Çocukların ve gençlerin kültür-sanat etkinliklerine katılımını artırmayı hedefleyen projenin önümüzdeki süreçte farklı etkinliklerle sürdürüleceğini ifade eden Karacasu Kaymakamlığı yaptığı açıklamada "Kaymakamlığımız koordinesinde, öğrencilerimizin kültür ve sanatla buluşmasını teşvik etmek; çocuklarımızın sanatsal farkındalığını artırmak ve tiyatro kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla yürütülen ’İlçemizde Tiyatro Bilmeyen Kalmasın’ projesi kapsamında öğretmenlerimiz ve öğrencilerimiz İzmir Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenen oyunu izledi" ifadeleri yer aldı.
06 Aralık 2025 Cumartesi - 16:31
Hazreti Mevlana’yı anma törenleri ilk kez Karaman’dan başladı
Hazreti Mevlana’nın 752. Vuslat Yıl Dönümü Uluslararası Anma Törenleri ilk kez Karaman’dan başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca bu yıl Karaman’dan başlatılan anma programında protokol üyeleri ve vatandaşlar, 1. İstasyon Caddesi üzerinden Aktekke 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’na yürüdü. Burada, Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin annesi Mümine Hatun, kardeşi Alaaddin Çelebi ile yakınlarına ait sandukaların bulunduğu tarihi Aktekke Camisi ziyaret edildi. Ardından Aktekke 15 Temmuz Demokrasi Meydanı’nda dua edildi. Hatuniye Medresesi’nde devam eden programda tasavvuf ve şiir dinletisi sunuldu. "İlimiz tarihinde bir ilk" Karaman Valisi Mehmet Fatih Çiçekli, burada yaptığı konuşmada, Kültür ve Turizm Bakanlığının destekleriyle Şeb-i Arus’un 752. yıl dönümü törenlerinin ilk kez Karaman’dan başladığını söyledi. Başlangıcın Karaman’dan yapılmasının kent için önemli olduğunu belirten Çiçekli, programın düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkür etti. Programa, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, Belediye Başkanı Savaş Kalaycı, Karamanoğlu Mehmet Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Gavgalı, Hazreti Mevlana’nın 22. kuşaktan torunu Esin Çelebi Bayru, protokol üyeleri, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
06 Aralık 2025 Cumartesi - 15:50
Kaybolan tarihi saat kulesi yeniden inşa edildi
Sivas Belediyesi, 1803 yılından itibaren yaklaşık 150 yıl boyunca şehre zamanı bildiren tarihi saat kulesini Sivas Kalesi’nde aslına uygun şekilde yeniden inşa ederek hizmete açtı. Sivas’ın tarihi ve kültürel mirasında önemli bir yere sahip olan ve 1803’ten itibaren yaklaşık 150 yıl boyunca şehre zamanı bildiren Tarihi Saat Kulesi, Sivas Belediyesi tarafından aslına uygun şekilde yeniden inşa edildi. Sivas Kalesi’nde düzenlenen açılış törenine Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, Sivas Vali Yardımcısı İlhami Doğan, il protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı. Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından açılış konuşmasını yapan Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun, yapılan çalışmayla şehrin önemli bir kültürel mirasının yeniden hayat bulduğunu söyledi. Uzun konuşmasında, "Çan sesine göre çalışan bir sistemin olduğunu görmekteyiz. Saat yerçekimine göre ayarlanıyor. Yapmış olduğumuz bu çalışmayla birlikte tarihi bir hafızayı şehrimize yeniden kazandırdık" dedi. Konuşmaların ardından kurdele kesilerek saat kulesinin açılışı gerçekleştirildi. Açılış sonrası protokol üyeleri ve vatandaşlar kuleyi gezerek inceledi. Belediye Başkanı Adem Uzun, Vali Yardımcısı İlhami Doğan’a saat kulesinin minyatürünü hediye etti. "Tarihi hafızayı şehre kazandırıyoruz" Adem Uzun, saat kulesinin içerisinde o döneme ait fotoğraflar olduğunu söyleyerek, "Birçok şehirde Abdulhamit’in tahta çıkışının 25. Yılında saat kuleleri yapılmış. Tokat, Kayseri gibi birçok şehirde var. Sivas’ta yapılmamış ve bunun nedeni burada var olan saat kulesinden kaynaklanıyor. Bu saat kulesine dijital bir saat koyduk fakat böyle bir şey yoktu. Çan sesine göre çalışan bir sistemin olduğunu görmekteyiz. Saat kulesinin içinde de göreceğiz, arkadaşlarımız düzenlediler o döneme ait fotoğraflara yer verdik. Hemen saat kulesinin yanında da bir çekim ağırlığı adı verilen bir taş görüyorsunuz. Baktığımız zaman saat yerçekimine göre ayarlanıyor. Aşağı düştüğü zaman saatin de ilerlediğini görüyoruz ve sürekli bir ayarlama yapılmış. Yapmış olduğumuz bu çalışmayla birlikte tarihi bir hafızayı şehrimize kazandırıyoruz. Bir şehirde baktığımız zaman turistlerin de geldikleri zaman karşılaşacakları hikayeler olması gerekiyor. Biz aslında bir hikâyeyi yeniden oluşturmuş oluyoruz. Öncelikle bu çalışmanın gerçekleşmesinde emeği geçen ekip arkadaşlarımın hepsine teşekkürlerimi sunuyorum. Özellikle de plan ve proje müdürümüze ve ekibindeki arkadaşlarıma, Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü ve ekip arkadaşlarıma, herkese ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum. Bu çalışmamız şehrimize hayırlı uğurlu olsun. Aynı zamanda da şehre sahip çıktığımızın da net bir göstergesi. İnşallah ilerleyen zamanlarda güzel açılışları hep birlikte gerçekleştireceğiz. Hepinize katılımlarınız için teşekkürlerimi sunuyorum" ifadelerine yer verdi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder