KÜLTÜR SANAT
Manisa Kurtuluş Müzesi kentin tarihine ışık tutuyor 25 Ocak 2026 Pazar - 15:03:11 Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı gerçekleştirilen Manisa Kurtuluş Müzesi, kentin tarihi hafızasını yaşatarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Cumhuriyet’in 102’nci yıl dönümünde açılan müze, kurtuluş sürecini belge, görsel ve canlandırmalarla anlatarak milli mücadele ruhunu aktarıyor. Manisa’nın yakın tarihine tanıklık eden, kurtuluş mücadelesinin izlerini bugüne taşıyan Manisa Kurtuluş Müzesi, Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen önemli bir kültür ve hafıza mekânı olarak ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’nun katılımıyla 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda açılışı gerçekleştirilen müze, Manisa’nın 1918-1923 yılları arasında yaşadığı işgal sürecini, Kuvayımilliye mücadelesini ve kurtuluşun ardından yeniden ayağa kalkışını belge, görsel, panorama ve canlandırmalarla ziyaretçilere aktarıyor. Kuvayı Millîye mücadelesinin hafızası Müze, Birinci Dünya Savaşı sonrası işgale uğrayan Manisa’nın 3 yıl 3 ay 14 gün süren işgal döneminde yaşadığı tüm zorluklara tanıklık ediyor. Bu süreçte, kurtuluş mücadelesini kazanma gayesiyle halkın birbirine kenetlenmesi, işgal kuvvetlerinin şehirden çekilirken Manisa’yı planlı bir şekilde yakıp yıkması ve Türk ordusunun zaferi sonrası şehrin yeniden inşa edilme süreci ziyaretçilerle paylaşılıyor. Felaket günlerinin isimsiz kahramanlarının hatıralarını yaşatmayı amaçlayan müze; yaşamlarını, ailelerini ve çocuklarını bağımsızlık ülküsü için tehlikeye atan halkın mücadelesini, tanıklık edilen tüm acı ve zorluklara rağmen umudun hiç yitirilmediği bir ruhla anlatıyor. Dünyaca ünlü mimarlık dergileri ve sosyal medya sayfalarında yer aldı Manisa Kurtuluş Müzesi, yalnızca içerdiği tarihi anlatımla değil, mimari yapısıyla da dikkat çekiyor. Müze, son dönemde dünyaca ünlü mimarlık dergilerinde yer alan yazılarla uluslararası alanda da ilgi gördü. Binlerce takipçisi bulunan sosyal medya hesaplarında yapılan paylaşımlarla da geniş kitlelere ulaşan müze, hem Türkiye’de hem de uluslararası platformlarda ilgi odağı haline geldi. Manisa’nın kurtuluş mücadelesini tüm yönleriyle anlatan Manisa Kurtuluş Müzesi, tarih bilincini güçlendirmek ve ortak hafızayı canlı tutmak isteyen tüm ziyaretçilerini bekliyor.
25 Ocak 2026 Pazar - 14:36 ASEV TSM Korosu, Şekip Ayhan Özışık eserleriyle sahne aldı Aliağa Belediyesi Sanatevi (ASEV) Türk Sanat Müziği (TSM) Korosu, Türk Sanat Müziği’nin usta bestecilerinden Şekip Ayhan Özışık’ın eserlerinin seslendirildiği kış konseriyle müzikseverlere keyif dolu anlar yaşattı. Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Öğretim Üyesi Şef Dr. Barış Doğan yönetimindeki 98 kişilik dev koro, profesyonel enstrüman ekibinin eşliğinde sahne aldı. Müzikseverlerin yoğun ilgi gösterdiği konser, Şekip Ayhan Özışık’ın "Bahar Gelmiş Neyleyim" adlı eseriyle başladı. Usta bestecinin 16 eserinin seslendirildiği tek bölümden oluşan konser, "O Beni Bir Bahar Akşamı Terkedip Gitti" adlı eserle sona erdi. Şarkı müzikseverlere bırakıldı Gecenin en özel anlarından biri, "Gönlümde Açmadan Solan Bir Gülsün" adlı eser sırasında yaşandı. Şef Barış Doğan, eserin programa dinleyicilerin seslendirmesi hayal edilerek dahil edildiğini belirtirken, şarkının müzikseverlere bırakılmasıyla salonu dolduran izleyiciler eseri hep birlikte seslendirdi. ‘Sanat şehrimizi daha da güzelleştiriyor’ Konserin son bölümünde sahneye davet edilen Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk koro şefi Barış Doğan’a teşekkür çiçeği takdim etti. Ardından yaptığı konuşmasında şunları söyledi: "Şekip Ayhan Özışık’ın eserlerini başarıyla seslendiren koromuzu yürekten kutluyorum; bizlere çok değerli bir gece yaşattılar. Gördüğünüz gibi sanat, şehrimizi daha da güzelleştiriyor. Bu anlamlı akşam için Şefimiz Barış Doğan’a, koromuza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Ayrıca koromuzu yalnız bırakmayan siz değerli sanatseverlere de şükranlarımı sunuyor, sanat dolu nice güzel gecelerde buluşmayı diliyorum." Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk konuşmasının ardından Aliağa Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Serap Cerrahoğlu ile birlikte konserin son şarkılarında koristlere eşlik etti. Şef Barış Doğan, kış konserinde korosunu yalnız bırakmayıp gelen herkese teşekkür ederken, ekibin yaz konseri için çalışmalarına başladığını duyurdu.
25 Ocak 2026 Pazar - 13:44 Vali Davut Gül başkanlığında Fatih’te kültürel mirasın korunması değerlendirme toplantısı düzenlendi İstanbul Valisi Davut Gül’ün başkanlığında, Fatih’te kültürel mirasın korunması ve ihyası amacıyla değerlendirme toplantısı düzenlendi. Toplantının ardından Şekerci Han’da incelemelerde bulunuldu. Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan’ın da eşlik ettiği incelemelerde, restorasyon süreciyle alakalı bilgi alındı. Fatih ilçesinde kültürel mirasın korunması ve ihyası amacıyla yürütülen çalışmalar, İstanbul Valisi Davut Gül’ün başkanlığında düzenlenen değerlendirme toplantısında ele alındı. Toplantıda, İstanbul Valiliği ile Fatih Belediyesi iş birliğinde Yadigâr Projesi kapsamında devam eden ve planlanan restorasyon projeleri masaya yatırıldı. Toplantının ardından Vali Gül, Yadigâr Projesi kapsamında Fatih Belediyesi iş birliğiyle restore edilmesi planlanan Şekerci Han’da incelemelerde bulundu. İnceleme programında Vali Gül’e; Vali Yardımcısı Dr. Ahmet Süheyl Üçer, Fatih Kaymakamı Cafer Sarılı ve Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan eşlik etti. "Tarihi mirası aslına uygun şekilde ayağa kaldırıyoruz" İncelemeler sırasında değerlendirmelerde bulunan Vali Davut Gül, Fatih’in İstanbul’un hafızasını taşıyan en önemli merkezlerden biri olduğunu vurgulayarak, "Yadigâr Projemiz kapsamında kamu kurumlarımızın eşgüdümüyle, kültürel miras eserlerini bilimsel ve aslına uygun restorasyon anlayışıyla ihya etmeyi sürdürüyoruz. Bu çalışmalar sadece bir yapı yenilemesi değil; şehrin kimliğini, tarihini ve toplumsal hafızasını geleceğe taşıma iradesidir" dedi. Vali Gül, yürütülen restorasyonların planlı şekilde ilerlemesi için kurumlar arası koordinasyona önem verdiklerini belirterek, Fatih’teki eserlerin etap etap ele alınacağını ifade etti. Başkan Turan: "Fatih’i koruyarak yaşatacağız" Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan da Fatih’in her sokağında tarihî bir iz bulunduğuna dikkati çekerek, "Fatih, medeniyetimizin merkezidir. Valiliğimizin öncülüğünde yürüttüğümüz Yadigâr Projesi kapsamında hem ilçemizin kültürel mirasını koruyor hem de bu kıymetli eserleri şehrin sosyal ve kültürel hayatına yeniden kazandırıyoruz. Şekerci Han gibi han kültürünü yaşatan yapılar, doğru restorasyon ve işlevlendirmeyle yeniden kamusal bir değere dönüşecek" şeklinde konuştu. Şekerci Han’da sahada inceleme Çalışmalar hakkında bilgi alan Vali Gül, Şekerci Han’ın mevcut durumu, planlanan restorasyon etapları ve uygulanacak teknik süreçlere ilişkin değerlendirmeler yaptı. İnceleme sırasında, yapının özgün karakterinin korunması ve restorasyon sürecinin mevzuata uygun biçimde yürütülmesine ilişkin başlıklar da ele alındı. Toplantıda ve saha incelemesinde, Fatih’teki kültür varlıklarının restorasyonunun yanı sıra, bu eserlerin yeniden kullanımına yönelik planlamalar ile çevre dokusuyla uyumlu uygulamaların da önem taşıdığı vurgulandı.
25 Ocak 2026 Pazar - 13:15 Perküsyon imalatçısı Emin Bolat Nilüfer’de sanatseverlerle buluştu Perküsyon imalatçısı Emin Bolat, Nilüfer Belediyesi Dr. Hüseyin Parkan Sanlıkol Müzik Enstrümanları Müzesi’nde gerçekleşen söyleşide, enstrüman yapımındaki 33 yıllık yolculuğunu ve "gönül işi" olarak tanımladığı sanatını anlattı. Özlem Doğuş Varlı’nın hazırladığı, Ersen Varlı’nın moderatörlüğünde düzenlenen "Bir Luthier, Bir Enstrüman Yolculuğu" serisinin ikinci buluşması, Nilüfer Belediyesi Dr. Hüseyin Parkan Sanlıkol Müzik Enstrümanları Müzesi’nde gerçekleştirildi. Etkinliğin konuğu olan ünlü perküsyon imalatçısı ve icracısı Emin Bolat, mesleki yolculuğunu ve enstrümanlarının imalat aşamalarını Nilüferli sanatseverlerle paylaştı. Söyleşinin açılış konuşmasını yapan Ersen Varlı, müzenin özel atmosferine dikkat çekerek, Emin Bolat’ın el emeğiyle ürettiği enstrümanların da müze envanterinde yer aldığını belirtti. Luthier kavramının geleneksel olarak çalgı yapımcılarını tanımladığını ifade eden Varlı, "Bizler de bu müzik aletlerini üreten insanların hikâyelerine bakmak ve enstrümanların nasıl ortaya çıktığını anlatmak istiyoruz" dedi. Emin Bolat, müzik tutkusunun ilkokul yıllarında başladığını, o dönemlerde derslerde sürekli ritim tuttuğunu anlattı. Berberde çıraklık yaparken biriktirdiği paralarla kendisine dümbelek aldığını söyleyen Bolat, babasının karşı çıkmasına rağmen bu alanda ilerlemek istediğini dile getirdi. İlk enstrümanını 12 yaşında yaptığını belirten Bolat, "23 yaşında kaçarak İstanbul’a geldim. Bir valizimde yaptığım enstrümanlar vardı. Müziği öğrenmeye geldim. 1993 yılında atölyemi kurdum. Kendi enstrümanlarımı evde yapıyor, arkadaşlarımla paylaşıyordum. Bugün dünyanın dört bir yanına enstrüman gönderiyorum" dedi. Vurmalı çalgı icracılarının müzik sektöründe yeterince değer görmediğine dikkat çeken Bolat, "Birçok sahne sanatçısına eşlik ettim. Ancak kıymet bilinmediği için 2010 yılında çalmayı bıraktım. Atölyemde hobimi sürdürerek enstrüman yapmaya devam ediyorum" diye konuştu. Sadece icra ettiği enstrümanları üretmeye çalıştığını vurgulayan Emin Bolat, "Türk ve Orta Doğu vurmalı sazları üretiyorum. Darbuka, bendir, tef, yöresel davul ve bunların farklı çeşitlerini yapıyorum. Sürekli araştırma halindeyim. Ağırlık dengesi çok önemli. Pek çok ağaç türü kullanıyoruz ancak kayın ağacı en elverişlisi. Fırınlanmamış, en az 12 yıl dinlendirilmiş ağaç tercih ediyoruz" dedi. Ticari kaygıdan uzak, 33 yıldır enstrüman yapımcılığı yaptığını belirten Bolat, "Hâlâ Ar-Ge çalışmalarına devam ediyorum. Amacım iyi bir enstrüman üretmek. Bu iş tamamen gönül işi. Büyük bendirlerden yemek masası yaptım, zigon sehpa gibi tasarımlar ürettim ama hepsi birer enstrüman aslında. Sürekli ‘daha iyisini nasıl yaparım’ diye çalışıyorum" ifadelerini kullandı. Söyleşiye kasası bakır, üstü gümüş kaplamalı özel bir darbukasını da getiren Emin Bolat, dinleyicilere kısa bir icra sundu. Programın sonunda Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Emin Bolat’a teşekkür ederek hediye takdim etti.
Osmaniye’de, Türkiye’nin ilk Devlet Hastanesi kütüphanesine hizmete açıldı
29 Eylül 2025 Pazartesi - 14:37 Osmaniye’de, Türkiye’nin ilk Devlet Hastanesi kütüphanesine hizmete açıldı Türkiye’de ilk kez bir devlet hastanesi bünyesinde açılan kütüphane Osmaniye Devlet Hastanesinde hizmete açıldı. Osmaniye İl Sağlık Müdürlüğü ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arasında imzalanan protokol kapsamında Osmaniye Devlet Hastanesi Halk Kütüphanesi açıldı. Türkiye’de ilk kez devlet hastanesi bünyesinde kurulan kütüphanenin açılışına Kültür Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Batuhan Mumcu, Osmaniye Valisi Erdinç Yılmaz, Osmaniye Belediye Başkanı İbrahim Çenet, protokol mensupları ve sağlık çalışanların yanı sıra vatandaşlarda katıldı. Yaklaşık 300 metre kare alanda sağlık çalışanları, tedavi gören vatandaşlar ve hasta yakınlarına hizmet verecek olan kütüphane, hastane ortamında sosyal ve kültürel destek sunmayı hedefliyor. Kütüphanenin Türkiye’de bir ilk olduğunu belirten Kültür Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Batuhan Mumcu, "Osmaniye’de tarihi boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış, kültürel çeşitliliğiyle fıstık tarlalarından doğan bereketiyle yörük kültüründen gelen misafirperverliğiyle her zaman özel bir yere sahip olmuştur. Bugün açılışını yaptığımız kütüphanede işte bu katmanlı kimliğin üzerine inşa edilen yeni bir kültür durağıdır. Osmaniye’yi elimizde kütüphane hizmetlerinin güçlenmesine büyük önem sarf ediyoruz. Osmaniye Devlet Hastanesi’nde yer alan yaklaşık 300 metre karelik bu alanda kurulan kütüphanemiz 7 bin üzeri kitap koleksiyonuyla ve 50 kişilik oturma kapasitesiyle Osmaniyelilere ve çevre ilçelilere hizmet verecek bir alandır. Danışma bölümünde özellikle tıp alanında başvuru kaynaklarının yer alması da sağlık çalışanlarımız için önemli bir imkan sağlamaktadır. Burası sağlık hizmeti almak için hastanede bulunan vatandaşlarımızın tedavi sürecinde zamanında değerlendirmek isteyen refakatçilerine dinlenme aralarında kitapların dünyasına adım atmak isteyen sağlık çalışanlarımızın dair bir oluşma noktası olacaktır "diye konuştu.
Sinema öğrencileri Altın Portakal’da yarışacak
29 Eylül 2025 Pazartesi - 14:29 Sinema öğrencileri Altın Portakal’da yarışacak Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında düzenlenen Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nda finalistler belli oldu. 75 okuldan 34 projenin başvurduğu yarışmada 10 öğrenci filmi, Altın Portakal heykelciği için yarışacak. Türkiye’nin en köklü film festivali olan Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında genç sinemacılar için önemli bir adım atıldı. 24 Ekim - 2 Kasım tarihleri arasında 62.’si düzenlenecek festivalde, sinema eğitimi alan öğrencileri desteklemek, onların profesyonel çevrelerle buluşmasını sağlamak ve potansiyellerini geliştirmek amacıyla gerçekleştirilecek "Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması"nın finalistleri belli oldu. Türkiye genelindeki 75 farklı sinema okulundan 34 projenin başvurduğu yarışmada, yönetmen ve senarist Aydın Sayman ile yönetmen Onur Güler’in yer aldığı Ön Seçici Kurul değerlendirmeleri sonucunda 10 proje finale kaldı. Finale kalan öğrenciler, festival süresince yerli ve yabancı filmlere akredite olacak, sektörün önde gelen profesyonelleriyle bir araya gelme fırsatı yakalayacak. Yarışmada "En İyi Film" seçilen öğrenci projesi ise Altın Portakal heykelciği ile ödüllendirilecek. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yarışacak öğrenci filmleri şöyle: Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Seni Görebilecek Miyim Anne? (Hasan Hüseyin Korkmaz), Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Köye Dönerken (Musa Uysun), Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Film Tasarımı ve Yönetmenliği Bölümü’nden Sahnenin Kadınları (Mustafa Uçar), Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema Televizyon Bölümü’nden Buharlaşır Tüm Katı Olanlar (Baturay Tunçat), İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Kusursuz Ölçü Nedir? (Eylül Babur), İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Tümseğin Uğultusu (Abdurrahim Karabulut), İzmir Ekonomi Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema ve Dijital Medya Bölümü’nden Sevim (Yağmur Canpolat), Kırıkkale Üniversitesi Kırıkkale Meslek Yüksekokulu Radyo Televizyon Programcılığı Bölümü’nden Sazdan Örülen Hayat (Zeynep Aslı Yoncu & Zübeyde Melek Algül), Mardin Artuklu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Çukurova’nın Kara Ekmeği (Onur Sürek) ve Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden RAH (Beyza Nimet Emişen). Bu yıl Altın Portakal’da genç sinemacıların eserleri de geniş kitlelerle buluşacak ve festivalin uluslararası atmosferinde önemli bir görünürlük kazanacak.
İtfaiye Haftası’nda ‘Pelerinsiz Kahramanlar’a teşekkür
29 Eylül 2025 Pazartesi - 14:15 İtfaiye Haftası’nda ‘Pelerinsiz Kahramanlar’a teşekkür Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, İtfaiye Haftası kapsamında itfaiye erleri ile bir araya geldi. Özdemir, "Her türlü doğal afette vatandaşın can ve mal güvenliği için 7/24 çalışan başta Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi olmak üzere tüm ‘Pelerinsiz Kahramanlar’ın İtfaiye Haftası kutlu olsun" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, 25 Eylül-1 Ekim tarihleri arasında kutlanan İtfaiye Haftası kapsamında, Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Teşkilatı ile buluştu. Başkan Vekili Büşra Özdemir, itfaiye teşkilatının 311 yıllık bir köklü bir geçmişi olduğunu belirterek, depremde, selde, su baskınlarında, yangınlarda vatandaşın ‘Aman’ dediği anda ilk koşanların itfaiyeciler olduğuna dikkat çekerek, itfaiyecilerin çok zor şartlar altında görev yaptığını söyledi. "Zor bir coğrafyada yaşıyoruz" "Zor bir yaz geçirdik" diyen Başkan Vekili Özdemir, "Antalya’mız olarak zor bir coğrafyada yaşıyoruz. 1 milyon 180 bin hektar alanla Türkiye’nin en geniş ormanlık alanına sahip kentte yaşıyoruz. Yüzölçümünün de yüzde 57’si ormanlık alan olması sebebiyle, yangına da 1’inci derece hassas olan bir şehirde yaşıyoruz. Yükünüzün, sorumluluğunuzun farkındayız. Muhittin Başkan’ımız ilk göreve geldiğinde itfaiye teşkilatımızı hem personel olarak hem de araç olarak güçlendirmek için önemli adımlar attı. Şu an 19 ilçede 48 itfaiye istasyonumuzla, 637 personelimizle ve 162 itfaiye aracımızla hizmet vermekteyiz. Teşkilatımıza yeni katılacak 45 arkadaşımızda birlikte daha da güçleneceğiz. 7/24 esasıyla büyük bir özveriyle çalışan; ‘Pelerinsiz Kahramanlarımızın’ İtfaiye Haftası’nı kutluyorum. Sizlerle gurur duyuyoruz" dedi. İtfaiye araç parkı güçleniyor Yangın sezonu bitti derken Alanya’daki üzücü orman yangınlarıyla karşı karşıya kaldıklarını ifade eden İtfaiye Daire Başkanı Ahmet Kısa ise, "Biz her yıl ortalama 14 binin üzerinde vakaya gidiyoruz. Bunun yaklaşık 7 bini yangınlardan oluşuyor. Diğerleri de çeşitli kurtarma vakaları, trafik kazaları, falezlerden düşme gibi birçok vakadan oluşuyor. Arkadaşlarımız 7/24 esasına göre gerek ilimiz gerekse ilimizin dışında oluşabilecek felaketlere hazır durumda. 14 milyon euroluk ihalemize ilaveten, 23 milyon euroluk bir kredi daha imzalandı. Bunun sözleşmelerini şu an hazırlıyoruz. 23 milyon euroluk araç alımı için de ihalemize çıkacağız. 40’a yakın bir araba öngörüyoruz. Bu alımları tamamlarsak, kadromuzu 2’ye katlamış olacağız. Her iki kredi paketiyle aldığımız araçlarla 132 aracımızın yüzde 50’sini yenilemiş olacağız. Bu aldığımız araçlar 20 yıl Antalya’mızın hizmetinde olacak" diye konuştu. Ziyaret anısına Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Ahmet Kısa, Başkan Vekili Büşra Özdemir’e baret takdim etti.
Tarihçi Ahmet Şimşirgil’den Fatih dizisi ve Selimiye çıkışı: "Osmanlı’yı itibarsızlaştırıyorlar"
29 Eylül 2025 Pazartesi - 13:40 Tarihçi Ahmet Şimşirgil’den Fatih dizisi ve Selimiye çıkışı: "Osmanlı’yı itibarsızlaştırıyorlar" Tarih Profesörü Ahmet Şimşirgil, ’Fatih’ dizisindeki sahnelere ve Selimiye Camii’ndeki düzenlemelere tepki göstererek, "Osmanlı’yı itibarsızlaştırıyorlar, izlerini silmeye çalışıyorlar" dedi. Samsun’da düzenlenen Karadeniz 10. Kitap Fuarı’nda okurlarıyla buluşan Prof. Dr. Şimşirgil, ’Fatih’ dizisinde tarihi gerçeklerle bağdaşmayan sahneler bulunduğunu belirtti. Şimşirgil, "Dizide Fatih’in oğlu 2. Bayezid, Pontus Rum kralının kızıyla aşk yaşıyormuş. İnanamadım. Kızı almaya gitmiş, bir de dayak yemiş. O kızla buluşuyor, paşa da gözcülük yapıyormuş. Yazıklar olsun. Ve Fatih onu çağırtıyor şimdi, boynuna ipi geçirip boğduruyor. Milletimizin tarihini alaya alıyorlar. Bunlar tarihle bağdaşmayan kurgulardır. Osmanlı’da böyle bir şey asla yoktur" ifadelerini kullandı. Selimiye Camii ve Osmanlı izleri Kültürel mirasın korunamamasına da dikkat çeken Şimşirgil, Selimiye Camii üzerinden örnek verdi. Şimşirgil, "Şimdi Selimiye’yi bozuyorlar, Osmanlı’nın izlerini silmeye çalışıyorlar. Bir yandan yanlış dizilerle tarih çarpıtılıyor, diğer yandan eserlerimize dokunuluyor. Osmanlı’nın hatırasını ve medeniyet anlayışını yok etmeye çalışıyorlar. Bir telefon geliyor oradan buradan, tehditler de var. Osmanlı izlerini silmeye çalışıyorlar" diye konuştu. Osmanlı’nın sanat, estetik ve devlet terbiyesinin gençlere doğru şekilde aktarılması gerektiğini vurgulayan Şimşirgil, söyleşisinin sonunda kitaplarını imzalayarak okurlarıyla hatıra fotoğrafı çektirdi.
"Yaşayan İnsan Hazinesi" ödüllü usta, semerciliği yaşatmaya devam ediyor
29 Eylül 2025 Pazartesi - 12:54 "Yaşayan İnsan Hazinesi" ödüllü usta, semerciliği yaşatmaya devam ediyor Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ‘Yaşayan İnsan Hazineleri Geleceğe Aktarılan Mirasın Temsilcileri Ödülü’ alan semer ustası İbrahim Atıcı, Ankara’nın Beypazarı ilçesinde unutulmaya yüz tutmuş mesleğini devam ettiriyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ‘Yaşayan İnsan Hazineleri Geleceğe Aktarılan Mirasın Temsilcileri Ödülü’ alan semer ustası İbrahim Atıcı, semercilik geleneğini yaşatmak için yoğun uğraş içerisinde. Dükkanının önüne oturup, tahta iskeletini çıkarıp boyadıktan sonra keçe kaplı minderini üstüne geçiren Atıcı, bölgeye gelen turistlerin ilgi odağı oluyor. Yük hayvanları için yaptığı semerler köylüler tarafından hala kullanılırken, minyatür semerler ise Beypazarı’na gelen turistler tarafından tercih ediliyor. Semercilik mesleğinin neredeyse bittiğini ve ata mirası mesleklerin yok olmaya yüz tuttuğunu belirten Atıcı, ilerleyen yıllarda semercilik gibi el işiyle yapılan mesleklerin de sona ereceğini ifade etti. "Bu mesleği 52 senedir yapıyorum" Semercilik mesleğini dedesinden gördüğünü ve uzun yıllardır semercilikle uğraştığını belirten Atıcı, "Ben 3’üncü kuşak olarak çalışıyorum. Ben babamdan öğrendim. Babam da babasından öğrendi. Semercilik şu anda bitiyor. Çırak da bulunmuyor zaten. Meslek kaybolup gidiyor. Semer yapmak 1 gün veya 2 gün sürüyor. İnce iş. Buradaki semerleri kendim yaptım. Belediye burayı bana verdi, ben de burayı canlandırdım. Güzelce restorasyon yaptım. Yaptığımız semerleri; eşek kullananlara ve davarcılara satıyoruz" diye konuştu. "Ayda 30 semer yapabiliyorum" Semerciliğin yavaş yavaş yok olmaya yüz tuttuğunu ve semer satışının eskiye göre azaldığını ifade eden Atıcı, "Biz eskiden senede 600 tane semer yapıyorduk. Şimdi senede 30 tane semer satamıyoruz. Eskiden her köyde 1-2 tane eşek vardı. Köylerde insan kalmadığı için, satışlar da azaldı. Köyde odununu alan her yere giderdi. Şimdi hayvan sürücülerinin yiyeceklerini ve torbasını şu anda eşekler taşıyor. Semer, başka bir işe yaramıyor. Süs olarak da alan çok. İnsanlar, evinin köşesine alıp koyuyorlar. Son zamanlarda satış yok. Zaten malzemesini bulamıyoruz" ifadelerini kullandı.
Bakan Ersoy: "Türkiye Yüzyılı, bilgiyle, kültürle ve gençliğin enerjisiyle yükselecek"
29 Eylül 2025 Pazartesi - 11:33 Bakan Ersoy: "Türkiye Yüzyılı, bilgiyle, kültürle ve gençliğin enerjisiyle yükselecek" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Çocuklarımızın gözlerindeki ışık, gençlerimizin dile getirdiği umut dolu sözler, bizlere en büyük motivasyonu veriyor. Çünkü biliyoruz ki Türkiye Yüzyılı, bilgiyle, kültürle ve gençliğin enerjisiyle yükselecek" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 2 Temmuz’da açılışını gerçekleştirdiği Esendere Halk Kütüphanesi’ne ilişkin sosyal medya hesabında bir paylaşımda bulundu. Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı, İran sınırındaki Esendere beldesinde bulunan kütüphanenin kısa sürede çocukların ve gençlerin hayallerini gerçekleştirdiği yerlerden biri haline geldiğini belirten Bakan Ersoy, kütüphanede 15 binlik kitap koleksiyonunun bulunduğunu, modern çalışma salonları ile bölge halkına kapsamlı bir hizmet sunduklarını açıkladı. Bunun yanı sıra 500 metrekare alanda 120 kişiye ev sahipliği yapan Esendere Halk Kütüphanesi, öğrenciler için yüksek kapasiteli çalışma imkanı da sağlıyor. Bakan Ersoy, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "İran sınırındaki Esendere beldemize kazandırdığımız Halk Kütüphanemiz, kısa sürede sadece kitapların değil; umutların, dostlukların ve hayallerin de mekanı oldu. Çocuklarımızın ve gençlerimizin anlattıkları her şeyin özeti niteliğinde. 15 bin kitaplık koleksiyonu, modern yapısı, internet ve çalışma salonlarıyla Esendere Halk Kütüphanesi, öğrencilerimizin kendilerini geliştirdikleri, hayallerini büyüttükleri bir merkez haline geldi. Burada artık sadece kitap okunmuyor; araştırmalar yapılıyor, etkinlikler düzenleniyor, gençlerimiz geleceğe hazırlanıyor. Çocuklarımızın gözlerindeki ışık, gençlerimizin dile getirdiği umut dolu sözler, bizlere en büyük motivasyonu veriyor. Çünkü biliyoruz ki Türkiye Yüzyılı, bilgiyle, kültürle ve gençliğin enerjisiyle yükselecek."