KÜLTÜR SANAT
26 Ocak 2026 Pazartesi - 16:06 Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Kalkan: "Kurmuş olduğumuz yeni müzelerle Ankara’ya gelen yerli ve yabancı turistleri daha iyi ağırlarız" ‘2025 Yılı Yeni Müzeler Mali Destek Programı’ imza töreninde konuşan Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Duhan Kalkan, "Kurmuş olduğumuz müzeler ve bunlara eklenecek olan yeni müzelerle birlikte Ankara’ya gelen yerli ve yabancı turistleri daha iyi ağırlarız düşüncesindeyim" dedi. Ankara Kalkınma Ajansı ve Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından, Ankara’nın köklü tarihini ve kültürel mirasını çağdaş müzecilik yaklaşımlarıyla korumayı ve gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlayan ‘2025 Yılı Yeni Müzeler Mali Destek Programı’ ile destek almaya hak kazanan projeler için imza töreni düzenlendi. Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde imzalanan sözleşmelerle birlikte projeler kapsamında kurulacak müzelerin Ankara Kale Mahallesi sınırları içerisindeki tarihi ve kültürel değere sahip yapılarda hayata geçirilmesi planlandı ve Kale Mahallesi’nin kültürel çekim merkezi haline gelmesi amaçlandı. "Ankara Kalkınma Ajansı uygulayıcı bir kurum değil, destekleyici bir kurum" Ankara’nın kültürel ve tarihi değerlerini ön plana çıkartacak projeleri hayata geçirmeyi hedeflediklerini ifade eden Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Duhan Kalkan, şu ifadelere yer verdi: "Ankara Kalesi Ankara’nın en fazla ziyaretçi çeken bölgelerinden bir tanesi. Biz de 2024-2028 bölge planında hedeflediğimiz kültür başlığı altında bazı hususlar var. Onlardan bir tanesi de Ankara’nın aynı zamanda kültürel ve tarihi değerlerini ön plana çıkartacak projeleri hayata geçirmek. Bu kapsamda Ankara Kalesi Bölgesi’nde müzecilik faaliyetlerinin geliştirilmesi noktasında bir çareye çıktık. 20 tane başvuru geldi. Aslında başvuru anlamında çok güzel müze fikirleri vardı. Profesyonel bir ekip tarafından yapılan değerlendirmeler neticesinde de özellikle 3 projemizin çok fazla öne çıktığını gördük. Bugün de bu projelerle ilgili imza törenlerini gerçekleştiriyoruz. 2026 yılı Ankara için önemli bir yıl. Hem NATO zirvesinin Ankara’da yapılıyor olması hem Ankara’nın Türk Dünyası Turizm Başkenti olmasından kaynaklı. Aslında sadece Türkiye’nin değil, bölgenin değil, dünyanın gözünün Ankara’da olduğu bir yıl olacak. Bizler de çeşitli vesilelerle Ankara’ya gelen misafirleri özellikle kale bölgesinde daha fazla nasıl tutabiliriz? Ankara’nın hem manevi hem tarihi zenginliklerini nasıl gösterebiliriz? Bunun için yıl boyunca farklı etkinlikleri İl Kültür Turizm Müdürlüğümüzle birlikte yapıyor olacağız. Ankara Kalkınma Ajansı uygulayıcı bir kurum değil, destekleyici bir kurum. Bizim için paydaşlık ilişkileri çok önemli. İl Kültür Turizm Müdürlüğümüz bizim her konudaki önemli paydaşlarımızdan bir tanesi. Başta müdürümüz olmak üzere tüm İl Kültür Turizm Müdürlüğü personeline de teşekkür etmek istiyorum. Hayırlı uğurlu olur inşallah. Bu kurmuş olduğumuz müzeler ve bunlara eklenecek olan yeni müzelerle birlikte Ankara’ya gelen yerli ve yabancı turistleri burada daha iyi ağırlarız düşüncesindeyim." "Yıl içerisinde de bu müzelerimizi Ankara’mıza kazandırmayı hedeflemekteyiz" Başkente turizme açabilecek yeni mekanları kazandırmak istediklerini belirten Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürü Erhan Karakaya, "Ankara’ya gelen yurt içi ve yurt dışı turistlerimizin ve Ankara’daki vatandaşlarımızın kale bölgesinde gezebileceği yeni müzeleri kazandırmak maksadıyla Ankara Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle projemizi nihayete erdirdik. Bugün de başvurusu onaylanan müze adaylarımızla huzurunuzda imzalarımızı atmış olacağız. Yıl içerisinde de bu müzelerimizi Ankara’mıza kazandırmayı hedeflemekteyiz. Bu vesileyle başta Ankara Kalkınma Ajansı’na valiliğe ve bakanlığa çok teşekkür ediyoruz. Önümüzdeki süreçte turizme açılabilecek yeni mekanları Ankara’mıza kazandırmak hedefimiz. Bu bölge Ankara’nın en değerli bölgelerinden birisi ve memleketimizin başkentin hak ettiği seviyeyi turizmde de elde edeceğini düşünüyoruz" diye konuştu. Törene, Ankara Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Duhan Kalkan’ın yanı sıra Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürü Erhan Karakaya ve destek almaya hak kazanan başvuru sahipleri ile yetkililer katıldı.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 15:43 Ara tatil Beykoz’da dolu dolu geçiyor Beykoz Belediyesi’nin çocuklar ve gençler için hazırladığı 2025-2026 eğitim öğretim yılı ara tatili, kültürel ve sportif etkinliklerle dolu dolu devam ediyor. Ara tatil boyunca süren etkinliklere ilişkin değerlendirmede bulunan Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel, "Çocuklarımızın tatil dönemlerini yalnızca dinlenerek değil; öğrenerek, üreterek ve sporla iç içe geçirmelerini önemsiyoruz" ifadelerini kullandı. Beykoz’da öğrenciler, ara tatil süresince hem keyifli vakit geçiriyor hem de sosyal, kültürel ve fiziksel gelişimlerine katkı sağlayan etkinliklere katılma imkânı buluyor. Ara tatil boyunca devam eden etkinliklerden şu ana kadar yaklaşık 3 bin çocuk ve genç faydalanırken, ara tatil sürecinin tamamlanmasıyla birlikte bu sayının daha da artması bekleniyor. Beykoz Belediyesi, ara tatil boyunca ilçedeki kütüphanelerde çocuklara yönelik yenilikçi ve eğitici atölye çalışmalarını sürdürüyor. El becerilerini geliştiren, kitapla desteklenen ve hayal gücünü teşvik eden bu etkinliklerde; bileklik yapımı, kâğıt vitray, geri dönüşüm temalı kolaj çalışmaları ve yazarlık atölyeleriyle çocuklar kütüphanelerde buluşuyor. Öte yandan BEYSEM bünyesinde müzik, yabancı dil, tiyatro, bilişim ve teknoloji eğitimleri ile kadınlara yönelik kurslar ve çeşitli hobi eğitimleri ara tatil boyunca devam ediyor. Halk oyunları ve modern dans kursları da çocuklar ve gençler tarafından ilgiyle takip ediliyor. Sporla güçlenen bir ara tatil Beykoz Belediyesi, çocukların ve ailelerin sporla iç içe bir tatil geçirmesine imkan sağlayarak, takdir ve teşekkür belgesi alan ortaokul ve lise öğrencilerine, yarıyıl tatili süresince Çavuşbaşı Kapalı Yüzme Havuzu’nda ücretsiz yüzme imkânı sunmaya devam ediliyor. Ara tatil kapsamında ayrıca 7-17 yaş arası Beykozlu çocuklar, hafta içi her gün Zeytinburnu Buz Adası’nda ücretsiz buz pateni deneyimi yaşıyor. Spor etkinlikleri yalnızca çocuklarla sınırlı kalmıyor; ebeveyn-çocuk at biniciliği etkinliğiyle aileler doğayla iç içe keyifli anlar paylaşıyor. Baba-oğul ve anne-kız yüzme günleriyle de aile bağları spor aracılığıyla güçleniyor. Çocuklar ve veliler için düzenlenen Ebeveyn & Çocuk Kano Keyfi etkinliğiyle aileler, birlikte spor yapmanın ve hareketli bir tatilin tadını çıkarmayı sürdürüyor. Ara tatilde etkinlikler hız kesmeden sürüyor Beykoz Belediyesi, ara tatil süresince sunduğu kültürel ve sportif faaliyetlere yeni etkinlikler ekleyerek çocuklara ve ailelerine unutulmaz deneyimler yaşatıyor. Bu kapsamda; çocuklar ve ailelerine, Kemankeş Mete Gazoz Okçuluk Tesisleri’nde düzenlenen etkinlikle, geleneksel spor dallarından biri olan okçuluk deneyimi kazandırıldı. Ara tatilin enerjisi Zumba Kids etkinliği ile zirveye taşındı. Çocuklar müzik eşliğinde dans ederek hem eğlendi hem de hareketli bir tatilin keyfini çıkardı. Bunun yanı sıra düzenlenen Emaar Su Altı Hayvanat Bahçesi gezisi, çocuklara deniz canlılarını yakından tanıma ve keşfetme imkânı sundu. Sömestir tatili boyunca sahnelenen çocuk tiyatroları da minik izleyicilerden yoğun ilgi gördü. Renkli gösterilerle çocuklar hem eğlenceli vakit geçirdi hem de sanatsal etkinliklerle buluştu. "Her çocuğun eşit şekilde sosyal hayata katılması önceliğimiz" Ara tatil etkinliklerine ilişkin değerlendirmelerini sürdüren Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel, çocukların çok yönlü gelişiminin belediyenin temel öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayarak, "Beykoz’da her çocuğun kültüre, sanata ve spora eşit şekilde ulaşabilmesini hedefliyoruz. Ara tatil boyunca devam eden etkinliklerimizle çocuklarımızın hayal gücünü besliyor, yeteneklerini keşfetmelerine destek oluyoruz. Aynı zamanda ailelerimizin çocuklarıyla birlikte nitelikli ve güvenli ortamlarda zaman geçirebilecekleri sosyal alanlar oluşturmaya devam ediyoruz" şeklinde konuştu.
Osmaniye’de, Türkiye’nin ilk Devlet Hastanesi kütüphanesine hizmete açıldı
29 Eylül 2025 Pazartesi - 14:37 Osmaniye’de, Türkiye’nin ilk Devlet Hastanesi kütüphanesine hizmete açıldı Türkiye’de ilk kez bir devlet hastanesi bünyesinde açılan kütüphane Osmaniye Devlet Hastanesinde hizmete açıldı. Osmaniye İl Sağlık Müdürlüğü ile İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü arasında imzalanan protokol kapsamında Osmaniye Devlet Hastanesi Halk Kütüphanesi açıldı. Türkiye’de ilk kez devlet hastanesi bünyesinde kurulan kütüphanenin açılışına Kültür Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Batuhan Mumcu, Osmaniye Valisi Erdinç Yılmaz, Osmaniye Belediye Başkanı İbrahim Çenet, protokol mensupları ve sağlık çalışanların yanı sıra vatandaşlarda katıldı. Yaklaşık 300 metre kare alanda sağlık çalışanları, tedavi gören vatandaşlar ve hasta yakınlarına hizmet verecek olan kütüphane, hastane ortamında sosyal ve kültürel destek sunmayı hedefliyor. Kütüphanenin Türkiye’de bir ilk olduğunu belirten Kültür Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Batuhan Mumcu, "Osmaniye’de tarihi boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış, kültürel çeşitliliğiyle fıstık tarlalarından doğan bereketiyle yörük kültüründen gelen misafirperverliğiyle her zaman özel bir yere sahip olmuştur. Bugün açılışını yaptığımız kütüphanede işte bu katmanlı kimliğin üzerine inşa edilen yeni bir kültür durağıdır. Osmaniye’yi elimizde kütüphane hizmetlerinin güçlenmesine büyük önem sarf ediyoruz. Osmaniye Devlet Hastanesi’nde yer alan yaklaşık 300 metre karelik bu alanda kurulan kütüphanemiz 7 bin üzeri kitap koleksiyonuyla ve 50 kişilik oturma kapasitesiyle Osmaniyelilere ve çevre ilçelilere hizmet verecek bir alandır. Danışma bölümünde özellikle tıp alanında başvuru kaynaklarının yer alması da sağlık çalışanlarımız için önemli bir imkan sağlamaktadır. Burası sağlık hizmeti almak için hastanede bulunan vatandaşlarımızın tedavi sürecinde zamanında değerlendirmek isteyen refakatçilerine dinlenme aralarında kitapların dünyasına adım atmak isteyen sağlık çalışanlarımızın dair bir oluşma noktası olacaktır "diye konuştu.
Sinema öğrencileri Altın Portakal’da yarışacak
29 Eylül 2025 Pazartesi - 14:29 Sinema öğrencileri Altın Portakal’da yarışacak Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında düzenlenen Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması’nda finalistler belli oldu. 75 okuldan 34 projenin başvurduğu yarışmada 10 öğrenci filmi, Altın Portakal heykelciği için yarışacak. Türkiye’nin en köklü film festivali olan Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında genç sinemacılar için önemli bir adım atıldı. 24 Ekim - 2 Kasım tarihleri arasında 62.’si düzenlenecek festivalde, sinema eğitimi alan öğrencileri desteklemek, onların profesyonel çevrelerle buluşmasını sağlamak ve potansiyellerini geliştirmek amacıyla gerçekleştirilecek "Sinema Okulları Öğrenci Filmleri Yarışması"nın finalistleri belli oldu. Türkiye genelindeki 75 farklı sinema okulundan 34 projenin başvurduğu yarışmada, yönetmen ve senarist Aydın Sayman ile yönetmen Onur Güler’in yer aldığı Ön Seçici Kurul değerlendirmeleri sonucunda 10 proje finale kaldı. Finale kalan öğrenciler, festival süresince yerli ve yabancı filmlere akredite olacak, sektörün önde gelen profesyonelleriyle bir araya gelme fırsatı yakalayacak. Yarışmada "En İyi Film" seçilen öğrenci projesi ise Altın Portakal heykelciği ile ödüllendirilecek. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde yarışacak öğrenci filmleri şöyle: Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Seni Görebilecek Miyim Anne? (Hasan Hüseyin Korkmaz), Çukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Köye Dönerken (Musa Uysun), Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Film Tasarımı ve Yönetmenliği Bölümü’nden Sahnenin Kadınları (Mustafa Uçar), Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema Televizyon Bölümü’nden Buharlaşır Tüm Katı Olanlar (Baturay Tunçat), İstanbul Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Kusursuz Ölçü Nedir? (Eylül Babur), İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Tümseğin Uğultusu (Abdurrahim Karabulut), İzmir Ekonomi Üniversitesi İletişim Fakültesi Sinema ve Dijital Medya Bölümü’nden Sevim (Yağmur Canpolat), Kırıkkale Üniversitesi Kırıkkale Meslek Yüksekokulu Radyo Televizyon Programcılığı Bölümü’nden Sazdan Örülen Hayat (Zeynep Aslı Yoncu & Zübeyde Melek Algül), Mardin Artuklu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden Çukurova’nın Kara Ekmeği (Onur Sürek) ve Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü’nden RAH (Beyza Nimet Emişen). Bu yıl Altın Portakal’da genç sinemacıların eserleri de geniş kitlelerle buluşacak ve festivalin uluslararası atmosferinde önemli bir görünürlük kazanacak.
İtfaiye Haftası’nda ‘Pelerinsiz Kahramanlar’a teşekkür
29 Eylül 2025 Pazartesi - 14:15 İtfaiye Haftası’nda ‘Pelerinsiz Kahramanlar’a teşekkür Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, İtfaiye Haftası kapsamında itfaiye erleri ile bir araya geldi. Özdemir, "Her türlü doğal afette vatandaşın can ve mal güvenliği için 7/24 çalışan başta Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiyesi olmak üzere tüm ‘Pelerinsiz Kahramanlar’ın İtfaiye Haftası kutlu olsun" dedi. Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, 25 Eylül-1 Ekim tarihleri arasında kutlanan İtfaiye Haftası kapsamında, Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Teşkilatı ile buluştu. Başkan Vekili Büşra Özdemir, itfaiye teşkilatının 311 yıllık bir köklü bir geçmişi olduğunu belirterek, depremde, selde, su baskınlarında, yangınlarda vatandaşın ‘Aman’ dediği anda ilk koşanların itfaiyeciler olduğuna dikkat çekerek, itfaiyecilerin çok zor şartlar altında görev yaptığını söyledi. "Zor bir coğrafyada yaşıyoruz" "Zor bir yaz geçirdik" diyen Başkan Vekili Özdemir, "Antalya’mız olarak zor bir coğrafyada yaşıyoruz. 1 milyon 180 bin hektar alanla Türkiye’nin en geniş ormanlık alanına sahip kentte yaşıyoruz. Yüzölçümünün de yüzde 57’si ormanlık alan olması sebebiyle, yangına da 1’inci derece hassas olan bir şehirde yaşıyoruz. Yükünüzün, sorumluluğunuzun farkındayız. Muhittin Başkan’ımız ilk göreve geldiğinde itfaiye teşkilatımızı hem personel olarak hem de araç olarak güçlendirmek için önemli adımlar attı. Şu an 19 ilçede 48 itfaiye istasyonumuzla, 637 personelimizle ve 162 itfaiye aracımızla hizmet vermekteyiz. Teşkilatımıza yeni katılacak 45 arkadaşımızda birlikte daha da güçleneceğiz. 7/24 esasıyla büyük bir özveriyle çalışan; ‘Pelerinsiz Kahramanlarımızın’ İtfaiye Haftası’nı kutluyorum. Sizlerle gurur duyuyoruz" dedi. İtfaiye araç parkı güçleniyor Yangın sezonu bitti derken Alanya’daki üzücü orman yangınlarıyla karşı karşıya kaldıklarını ifade eden İtfaiye Daire Başkanı Ahmet Kısa ise, "Biz her yıl ortalama 14 binin üzerinde vakaya gidiyoruz. Bunun yaklaşık 7 bini yangınlardan oluşuyor. Diğerleri de çeşitli kurtarma vakaları, trafik kazaları, falezlerden düşme gibi birçok vakadan oluşuyor. Arkadaşlarımız 7/24 esasına göre gerek ilimiz gerekse ilimizin dışında oluşabilecek felaketlere hazır durumda. 14 milyon euroluk ihalemize ilaveten, 23 milyon euroluk bir kredi daha imzalandı. Bunun sözleşmelerini şu an hazırlıyoruz. 23 milyon euroluk araç alımı için de ihalemize çıkacağız. 40’a yakın bir araba öngörüyoruz. Bu alımları tamamlarsak, kadromuzu 2’ye katlamış olacağız. Her iki kredi paketiyle aldığımız araçlarla 132 aracımızın yüzde 50’sini yenilemiş olacağız. Bu aldığımız araçlar 20 yıl Antalya’mızın hizmetinde olacak" diye konuştu. Ziyaret anısına Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Ahmet Kısa, Başkan Vekili Büşra Özdemir’e baret takdim etti.
Tarihçi Ahmet Şimşirgil’den Fatih dizisi ve Selimiye çıkışı: "Osmanlı’yı itibarsızlaştırıyorlar"
29 Eylül 2025 Pazartesi - 13:40 Tarihçi Ahmet Şimşirgil’den Fatih dizisi ve Selimiye çıkışı: "Osmanlı’yı itibarsızlaştırıyorlar" Tarih Profesörü Ahmet Şimşirgil, ’Fatih’ dizisindeki sahnelere ve Selimiye Camii’ndeki düzenlemelere tepki göstererek, "Osmanlı’yı itibarsızlaştırıyorlar, izlerini silmeye çalışıyorlar" dedi. Samsun’da düzenlenen Karadeniz 10. Kitap Fuarı’nda okurlarıyla buluşan Prof. Dr. Şimşirgil, ’Fatih’ dizisinde tarihi gerçeklerle bağdaşmayan sahneler bulunduğunu belirtti. Şimşirgil, "Dizide Fatih’in oğlu 2. Bayezid, Pontus Rum kralının kızıyla aşk yaşıyormuş. İnanamadım. Kızı almaya gitmiş, bir de dayak yemiş. O kızla buluşuyor, paşa da gözcülük yapıyormuş. Yazıklar olsun. Ve Fatih onu çağırtıyor şimdi, boynuna ipi geçirip boğduruyor. Milletimizin tarihini alaya alıyorlar. Bunlar tarihle bağdaşmayan kurgulardır. Osmanlı’da böyle bir şey asla yoktur" ifadelerini kullandı. Selimiye Camii ve Osmanlı izleri Kültürel mirasın korunamamasına da dikkat çeken Şimşirgil, Selimiye Camii üzerinden örnek verdi. Şimşirgil, "Şimdi Selimiye’yi bozuyorlar, Osmanlı’nın izlerini silmeye çalışıyorlar. Bir yandan yanlış dizilerle tarih çarpıtılıyor, diğer yandan eserlerimize dokunuluyor. Osmanlı’nın hatırasını ve medeniyet anlayışını yok etmeye çalışıyorlar. Bir telefon geliyor oradan buradan, tehditler de var. Osmanlı izlerini silmeye çalışıyorlar" diye konuştu. Osmanlı’nın sanat, estetik ve devlet terbiyesinin gençlere doğru şekilde aktarılması gerektiğini vurgulayan Şimşirgil, söyleşisinin sonunda kitaplarını imzalayarak okurlarıyla hatıra fotoğrafı çektirdi.
"Yaşayan İnsan Hazinesi" ödüllü usta, semerciliği yaşatmaya devam ediyor
29 Eylül 2025 Pazartesi - 12:54 "Yaşayan İnsan Hazinesi" ödüllü usta, semerciliği yaşatmaya devam ediyor Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ‘Yaşayan İnsan Hazineleri Geleceğe Aktarılan Mirasın Temsilcileri Ödülü’ alan semer ustası İbrahim Atıcı, Ankara’nın Beypazarı ilçesinde unutulmaya yüz tutmuş mesleğini devam ettiriyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ‘Yaşayan İnsan Hazineleri Geleceğe Aktarılan Mirasın Temsilcileri Ödülü’ alan semer ustası İbrahim Atıcı, semercilik geleneğini yaşatmak için yoğun uğraş içerisinde. Dükkanının önüne oturup, tahta iskeletini çıkarıp boyadıktan sonra keçe kaplı minderini üstüne geçiren Atıcı, bölgeye gelen turistlerin ilgi odağı oluyor. Yük hayvanları için yaptığı semerler köylüler tarafından hala kullanılırken, minyatür semerler ise Beypazarı’na gelen turistler tarafından tercih ediliyor. Semercilik mesleğinin neredeyse bittiğini ve ata mirası mesleklerin yok olmaya yüz tuttuğunu belirten Atıcı, ilerleyen yıllarda semercilik gibi el işiyle yapılan mesleklerin de sona ereceğini ifade etti. "Bu mesleği 52 senedir yapıyorum" Semercilik mesleğini dedesinden gördüğünü ve uzun yıllardır semercilikle uğraştığını belirten Atıcı, "Ben 3’üncü kuşak olarak çalışıyorum. Ben babamdan öğrendim. Babam da babasından öğrendi. Semercilik şu anda bitiyor. Çırak da bulunmuyor zaten. Meslek kaybolup gidiyor. Semer yapmak 1 gün veya 2 gün sürüyor. İnce iş. Buradaki semerleri kendim yaptım. Belediye burayı bana verdi, ben de burayı canlandırdım. Güzelce restorasyon yaptım. Yaptığımız semerleri; eşek kullananlara ve davarcılara satıyoruz" diye konuştu. "Ayda 30 semer yapabiliyorum" Semerciliğin yavaş yavaş yok olmaya yüz tuttuğunu ve semer satışının eskiye göre azaldığını ifade eden Atıcı, "Biz eskiden senede 600 tane semer yapıyorduk. Şimdi senede 30 tane semer satamıyoruz. Eskiden her köyde 1-2 tane eşek vardı. Köylerde insan kalmadığı için, satışlar da azaldı. Köyde odununu alan her yere giderdi. Şimdi hayvan sürücülerinin yiyeceklerini ve torbasını şu anda eşekler taşıyor. Semer, başka bir işe yaramıyor. Süs olarak da alan çok. İnsanlar, evinin köşesine alıp koyuyorlar. Son zamanlarda satış yok. Zaten malzemesini bulamıyoruz" ifadelerini kullandı.
Bakan Ersoy: "Türkiye Yüzyılı, bilgiyle, kültürle ve gençliğin enerjisiyle yükselecek"
29 Eylül 2025 Pazartesi - 11:33 Bakan Ersoy: "Türkiye Yüzyılı, bilgiyle, kültürle ve gençliğin enerjisiyle yükselecek" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Çocuklarımızın gözlerindeki ışık, gençlerimizin dile getirdiği umut dolu sözler, bizlere en büyük motivasyonu veriyor. Çünkü biliyoruz ki Türkiye Yüzyılı, bilgiyle, kültürle ve gençliğin enerjisiyle yükselecek" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 2 Temmuz’da açılışını gerçekleştirdiği Esendere Halk Kütüphanesi’ne ilişkin sosyal medya hesabında bir paylaşımda bulundu. Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı, İran sınırındaki Esendere beldesinde bulunan kütüphanenin kısa sürede çocukların ve gençlerin hayallerini gerçekleştirdiği yerlerden biri haline geldiğini belirten Bakan Ersoy, kütüphanede 15 binlik kitap koleksiyonunun bulunduğunu, modern çalışma salonları ile bölge halkına kapsamlı bir hizmet sunduklarını açıkladı. Bunun yanı sıra 500 metrekare alanda 120 kişiye ev sahipliği yapan Esendere Halk Kütüphanesi, öğrenciler için yüksek kapasiteli çalışma imkanı da sağlıyor. Bakan Ersoy, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: "İran sınırındaki Esendere beldemize kazandırdığımız Halk Kütüphanemiz, kısa sürede sadece kitapların değil; umutların, dostlukların ve hayallerin de mekanı oldu. Çocuklarımızın ve gençlerimizin anlattıkları her şeyin özeti niteliğinde. 15 bin kitaplık koleksiyonu, modern yapısı, internet ve çalışma salonlarıyla Esendere Halk Kütüphanesi, öğrencilerimizin kendilerini geliştirdikleri, hayallerini büyüttükleri bir merkez haline geldi. Burada artık sadece kitap okunmuyor; araştırmalar yapılıyor, etkinlikler düzenleniyor, gençlerimiz geleceğe hazırlanıyor. Çocuklarımızın gözlerindeki ışık, gençlerimizin dile getirdiği umut dolu sözler, bizlere en büyük motivasyonu veriyor. Çünkü biliyoruz ki Türkiye Yüzyılı, bilgiyle, kültürle ve gençliğin enerjisiyle yükselecek."