KÜLTÜR SANAT
28 Ocak 2026 Çarşamba - 17:33 Syedra Antik kenti kazılarına uluslararası destek Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) tarafından Syedra Antik Kenti’nde yürütülen çalışmalar TÜBİTAK ile Fransa Dışişleri Bakanlığı tarafından ortaklaşa yürütülen 2509 – İkili İş Birliği Destek Programı (Bosphorus) kapsamında uluslararası alanda destek alırken aynı zamanda ALKÜ’nün ilk uluslararası ikili iş birliği projesi olarak kayda geçti. Türk ve Fransız arkeologlar arasındaki akademik iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan TÜBİTAK–Fransa Dışişleri Bakanlığı 2509 İkili İş Birliği Destek Programı (Bosphorus) kapsamında yapılan başvuruların sonuçları açıklandı. Desteklenmesine karar verilen toplam 8 proje arasında, Alanya’nın önemli antik kentlerinden Syedra’yı konu alan çalışma da yer aldı. ALKÜ Turizm Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Hasan Ertuğ Ergürer ile Fransa’daki cole Normale Supérieure PSL Üniversitesinden Dr. Jeanne Capelle ortaklığında yürütülen "Kilikia’da Syedra (Seki, Alanya, Antalya): Antik Bir Kent ve Tiyatrosu" başlıklı proje, Bosphorus Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Programın açıklanmasıyla birlikte proje, ALKÜ’nün ilk uluslararası ikili iş birliği projesi olarak kayıtlara geçti. Antalya’nın Alanya ilçesinde yer alan Syedra Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik kazı ve araştırmalar, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izin ve destekleriyle devam ediyor. Çalışmalar, Doç. Dr. Hasan Ertuğ Ergürer başkanlığındaki ekip tarafından yürütülüyor. Son yıllarda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında desteklenen kazılar, Türkiye’den ve yurt dışından alanında uzman araştırmacıların katılımıyla çok disiplinli bir yapıya ulaştı. Antik kentin tiyatrosunda sürdürülen kazı ve araştırmalar ise Küçük Asya (Eski Anadolu) tiyatroları üzerine yaptığı doktora çalışmalarıyla tanınan Dr. Jeanne Capelle tarafından yürütülüyor. Bu kapsamda hayata geçirilen uluslararası iş birliğiyle, Syedra Antik Kenti’ne ilişkin bilimsel verilerin daha kapsamlı şekilde değerlendirilmesi hedefleniyor. Bilimsel yayın ve araştırmalar hedefleniyor Projenin temel hedefi, Syedra Antik Kenti tiyatrosunun tarihsel gelişimi, kullanım evreleri ve mimari özelliklerini ele alan; kazılar sırasında elde edilen tüm buluntuları içeren kapsamlı bir bilimsel kitaba dönüşecek. Uzun vadede ise arkeobotanik çalışmalar kapsamında eski polen ve tohum analizleri ile Antik Yunanca yazıtlar üzerine yapılacak araştırmalar sayesinde, tiyatro yapısının ötesine geçen yeni bilimsel verilerin ortaya konulması amaçlanıyor. Rektör Türkdoğan:" Syedra Alanya’nın turizm ve tarih merkezi olacak" ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, Syedra Antik Kenti’nde yapılan kazı çalışmalarını yakından takip ettiğini söyleyerek şu ana kadar gelen süreç içinde önemli bir noktaya ulaştıklarını belirtti. Syedra’daki kazı çalışmalarının tamamlanmasıyla ülkemizin önemli bir merkeze kavuşacağını söyleyen Rektör Türkdoğan, "ALKÜ ve Alanya olarak Syedra’ya özel bir ilgi duyuyoruz. Bosphorus projesi kapsamında desteklenmeye hak kazanan Syedra, bu vesile ile uluslararası alanda da tanınırlığını artırmış olacak. Çok önem verdiğimiz kazı çalışmaları devam ederken böyle bir başarının gelmesi de bizleri gururlandırdı. Syedra Alanya’mızın ülkemizin önemli bir turizm ve tarih şehri olacak. Kazı Başkanımız Doç. Dr. Hasan Ertuğ Ergürer’e ve Dr. Jeanne Capelle’ye yoğun emeklerinden dolayı teşekkür eder, çalışmalarında başarılar dilerim." dedi. Türkiye ve Fransa’dan üniversitelerin yürütücü olduğu Bosphorus projesinde, 8 işbirlikli çalışma destek almaya hak kazandı. Bahçeşehir Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloj Araştırma ve Uygulama Merkezi gibi Türkiye’nin önde gelen üniversiteleri listede yer aldı. ALKÜ ile Ecole Normale Superieure PSL Üniversitesi tarafından yürütülecek Kilikia’da Syedra (Seki,Alanya,Antalya): Antik Bir Kent ve Tiyatrosu projesi de uluslararası bilim camiası tarafından yakından takip edilecek.
Turistik Karaelmas Treni ikinci seferini tamamladı
29 Eylül 2025 Pazartesi - 02:13 Turistik Karaelmas Treni ikinci seferini tamamladı Zonguldak-Ankara hattında turizm amaçlı sefer yapan Turistik Karaelmas Treni, ikinci turunu tamamladı. Haziran ayında ilk kez yola çıkan tren, Ekim ve Kasım aylarında da iki kez daha sefer düzenleyerek sezonu kapatacak. Zonguldak’tan Ankara’ya dönüş için hareket eden Turistik Karaelmas Treni, ilk durağı olan Çankırı’da şehir merkezini gezdi. Burada ziyaretçiler Ferit Akalın Radyo ve İletişim Müzesi ile Tuz Mağarasını ziyaret etti. Daha sonra tren, Ankara’nın Kalecik ilçesine ulaştı. Seğmenler tarafından geleneksel karşılama yapılan turda Kızılırmak üzerindeki Develioğlu Köprüsü’nü gezen ziyaretçiler fotoğraf çektirerek köprü hakkında bilgi aldı. Ziyaretçiler, ilçe merkezinde adliye binası, Şehsuvar Bedesteni, tarihi yapılar, meydan ve Saray Camiini görme fırsatı buldu. Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı (BAKKA) Genel Sekreteri Mehmet Çetinkaya, trenin bölge turizmi açısından önemine dikkat çekti. Çetinkaya, "Bölgemizde tren turizmini başlatmak amacıyla böyle bir organizasyona giriştik. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızın koordinasyonunda, Valiliğimizin ve Batı Karadeniz Turizm Ajansı’nın katkılarıyla bu turu gerçekleştirdik. İlk seferimizi Haziran ayında yapmıştık, bu ikinci turumuz. Ankara’dan başlayıp Zonguldak’ta son bulan ve arada çeşitli duraklara uğrayan bir tren seferi ortaya koyduk. Sezon sonuna kadar toplam dört tur düzenleyeceğiz. 240 kişilik kapasitemizin şimdiden büyük oranda dolduğunu görüyoruz. Önümüzdeki yıllarda da artan ilgiyle bu turun devam edeceğini düşünüyoruz" dedi. Trenin önümüzdeki iki ayda da turistik seferlerini sürdürerek sezonu kapatacağını öğrenildi.
Balık festivalide binlerce yavru balık denize bırakıldı
28 Eylül 2025 Pazar - 16:40 Balık festivalide binlerce yavru balık denize bırakıldı Uluslararası Bodrum Balık Festivali, Akyarlar Karaincir Plajı’nda düzenlendi. Festival kapsamında İlçe Tarım Müdürlüğü koordinesinde binlerce yavru balık denize bırakıldı. Katılımcılar, balık salımını alkışlarla takip etti. "Denizin kokusunu damağında hisset" sloganıyla gerçekleştirilen festival, sabah saatlerinde DJ Fatoş Akgün’ün performansıyla başladı. Çocuklara yönelik denizcilik oyunları, düğüm atma atölyeleri ve sanat etkinlikleri gün boyu sürdü. Festivalin resmi açılışına Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, Muğla Büyükşehir Belediyesi Tarımsal İşler Daire Başkanı Buket Kallem, Bodrum İlçe Tarım Müdürü Muamer Bektaş, Erman Aras, Kos ve İstanköy Müslüman Derneği Başkanı Kadri Memiş ve çok sayıda protokol üyesi katıldı. Gün içinde düzenlenen panel ve söyleşilerde Bodrum’un deniz kültürü ve balıkçılık geleneği ele alındı. Araştırmacı Sabahattin Zor süngercilik tarihini anlattı. Bodrum Deniz Müzesi Müdürü Selen Cambazoğlu, Erman Aras ve Dr. Mert Gökalp’in katıldığı söyleşide deniz ekosisteminin korunmasının önemi vurgulandı. Festivalde Ege ve Girit mutfağından örnekler sunuldu. Kadri Memiş karides saganaki ve denizci levrek kavurma hazırladı. Zehra Denizaslanı mürekkep balıklı sübye yemeği ve ahtapotlu pilav tarifleriyle, Gökçen Adar ise mandalina suyunda balık kızartmasıyla yer aldı. Yunanistan’dan gelen Horokos Grubu, Girit ve Sirtaki danslarıyla sahne aldı. Gündoğan Halk Dansları Grubu, Marma Zeybek Ekibi ve öğrencilerin gösteriler sundu. Koslu sanatçı Melek Ercan Kioseoglou Hacıhalili Türkçe ve Yunanca şarkılar söyledi. Yerel sanatçı Ender Kasal ise yöresel türküler seslendirdi. Akşam saatlerinde Dr. Mert Gökalp’in "Deniz Çayırları" belgeseli gösterildi. Gösterim sonrası düzenlenen panelde deniz ekosisteminin korunması konuları ele alındı. Festival, akşam yapılan çekiliş ve balık çorbası ikramı ile sona erdi.
Doğu ve Güneydoğu’nun en güzel horoz ve tavukları belli oldu
28 Eylül 2025 Pazar - 16:35 Doğu ve Güneydoğu’nun en güzel horoz ve tavukları belli oldu Elazığ’da Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Süs Tavukları ve Bahçe Hayvanları Yetiştiriciliği Derneği’nin açtığı özel stantta sergilenen tavuk-horoz cinsleri, düzenlenen güzellik yarışmasıyla ödüllerini aldı. Elazığ’da başlayan Gıda ve Tarım Fuarı’nda, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi Süs Tavukları ve Bahçe Hayvanları Yetiştiriciliği Derneği özel bir stant açtı. Dernek, süs tavuklarının yanı sıra ördek, kaz, hindi, bıldırcın, tavus kuşu, tavşan ve egzotik bahçe hayvanlarını da sergileyerek ziyaretçilerin ilgisini çekti. Fuarın son gününde 2 bölge ve 23 ilden gelen egzotik bahçe hayvanlarının ödül yarışması gerçekleşti. Yarışmaya katılan 150 farklı horoz ve tavuğun kurul tarafından değerlendirilmesinin ardından güzellik yarışmasında dereceye girenler ödüllendirildi. Dernek Başkanı Hüseyin Göksal Karabulut, "Uluslararası hakemimiz alanımıza gelip burada bölgenin en iyi tavuk ve horoz şampiyonlarını belirledi. Burada kupa takdimi yapacağız. Ödüllerimiz üreticilerimize takdim edilecek. Bizler için de çok güzel bir organizasyon oldu. Şehrimiz tarafından bu potansiyele sahip olmamız ve rağbet olması bizleri fazlasıyla mutlu etti. Doğu ve Güneydoğu olmak üzere 23 ilden farklı ırklar geldi. Her üretici bir ırkı teslim ederek 150 farklı alanda çok iyi kanatlı üzerine tavuk çeşitliliğimiz oldu. Bunun yanı sıra, ördek, kaz, hindi ve tavşan çeşitlerimiz de burada var. Biz her yıl bölgesel bir yarışma düzenlemeyi düşünüyoruz. Tarım ve Hayvancılık Fuarında belediyemiz tarafından düzenlenen organizasyonlarda bizler de yer alacağız inşallah" dedi.
Dicle Gençlik Kampında ‘Destek AFAD Gönüllüsü’ etkinliği yapıldı
28 Eylül 2025 Pazar - 16:21 Dicle Gençlik Kampında ‘Destek AFAD Gönüllüsü’ etkinliği yapıldı Diyarbakır’ın Dicle ilçesindeki Kral Kızı Barajı yanındaki Selahattin Eyyubi Gençlik Kampında ‘Destek AFAD Gönüllüsü’ etkinliği yapıldı. Ekipler arasında işbirliğinin güçlendirilmesi, koordinasyon ve birlikte çalışma kültürünün geliştirilmesinin hedeflendiği kampa Diyarbakır Vali Yardımcısı Batuhan Taşgın, Dicle Kaymakamı Mustafa Atış, AFAD Diyarbakır İl Müdürü İlami Çakmak, AFAD Diyarbakır İl Müdür Yardımcısı Erhan Kılıç, Dicle Gençlik Kampı Müdürü Abdulvahap Ürün, Dicle İlçe Gençlik Hizmetleri ve Spor İlçe Müdürü Yücel Mavidemir, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Dicle İlçe Müdürü Melik Aslan, birçok AFAD personeli ve AFAD gönüllüsü katıldı. Yapılan etkinlik kapsamında baraj manzaralı yürüyüş yapıldı. Bilek güreşi, halat çekme gibi birçok alanda yarışma düzenlendi. Yapılan yarışmada dereceye giren katılımcılara Diyarbakır Vali Yardımcısı Batuhan Taşgın, Dicle Kaymakamı Mustafa Atış, AFAD Diyarbakır İl Müdürü İlami Çakmak ödüllerini verdi. Etkinlikte konuşan Diyarbakır Vali yardımcısı Batuhan Taşgın, "Bugün çok güzel bir etkinlik yaptık. Hem Diyarbakır’ımızın güzel doğasıyla hem komşu illerimizin aynı şekilde süslediği güzel manzarayla hoş bir etkinlik yaptığımız kanaatindeyim. Tekrarını da istiyorum. Sizden de söz almak istiyorum. Diyarbakır tarihiyle, her yönüyle görülmesi gereken bir şehrimiz. Özellikle de AFAD’ın bu konuda çok büyük çalışmaları var. Çok büyük çalışmaları olan bir kurum. Gönüllülük hakeza hem dünyada hem ülkemizde çok fazla ilerlemeye başlayan ve insanın hem mesleki hayatına hem kariyerine çok fazla şey kattığını düşündüğüm kişisel gelişim açısından bulunmaz bir tecrübedir, diye düşünüyorum’’ dedi.
Üç gün süren kahve festivali Başkent’i kahve kokusuna bürüdü
28 Eylül 2025 Pazar - 16:17 Üç gün süren kahve festivali Başkent’i kahve kokusuna bürüdü Ankara Coffee Festival, 9’uncu kez yerel kahveciler, nitelikli kahveler ve farklı demleme yöntemleriyle Ankaralılarla bir araya geldi. Ankara Coffee Festival, 9’uncu kez Bilkent Center’da kapılarını açtı. Türk Telekom Prime ana sponsorluğunda, ‘Şehri Uyandıran Festival’ mottosuyla düzenlenen etkinlik, 26-27-28 Eylül tarihlerinde kahve tutkunlarını kahve kültürünün temsilcileri, tadımlar, workshoplar ve müzikle buluşturdu. 3 gün boyunca 200’e yakın marka, 154 stant ve yoğun etkinlik programı Başkentlilerle bir araya geldi. "Ülkenin kahveciye de ihtiyacı var" Dünya kahve kavurma, demleme gibi yarışmalarda dereceye giren ve Türkiye’de birincilikleri olan 13 yıllık kahve firması kurucu ortağı olan İran asıllı Alireza Razzaghzadeh, "Konsantremiz ev tipi tüketici üzerinde. Ev tüketici Türkiye’de çok bilinçli olmuş. Bizim ev baristalarımız var. Türkiye Demleme Şampiyonası’nda bir ev baristası ülkede şampiyon oldu. Biz de firma olarak hem aromatik kahveler hem geleneksel alıştığımız kahveler sunuyoruz. Artık son tüketici farklı kahveler istiyor. Dünya yarışma konusu biraz daha farklı oluyor. Kahvenin özellikleri, aromatik bileşenleri, gövdesi gibi bir sürü farklılık ön plana çıkıyor. En iyi kahveyi bulup yarışmada sergilememiz gerekiyor. Bu sene de Dünya yarışmasında Kolombiya kahvesini bulduk. Çiftlik olarak Mikava çiftliği. Çiftçi sahibiyle arkadaştık. Bize en güzel lotlarından sundu. Dünya yarışmasında başarılı olduk bu sayede. Yerimiz Gaziantep’te ama festivaller bizi bir araya getiriyor. Ekonomi ve Bankacılık okuyordum ama üniversitenin yanında kahve işiyle uğraşıyordum. Ben bankada çalışmayı sevmiyorum ve eve gittim anneme dedim ki ben okulu bırakacağım. Tabii ki beklediğim şey buydu, ‘sen bırakamazsın’. Dedim ki ülkenin kahveciye de ihtiyacı var, ekmekçiye de, fırıncı, lastikçi bunlara da ihtiyacı var. Herkes doktor, mühendis olmaması gerekiyor. Ondan sonra benim kahve yolculuğum başladı. 3-4 ülkede çalıştım. Güzel Türkiye’de çalışmalarımı devam ettim. Gururla Türkiye’yi farklı yarışmalarda sergiledim. Gerçekten bu konuda da çok mutluyum" dedi. "Ankara’da Türkiye’deki en iyi kahve festivali gerçekleşiyor" Eskişehir’den stant açmak için geldiklerini dile getiren kahve kavurucusu Ekrem Özdamar, "İnanılmaz kalabalık. Bence Ankara’da Türkiye’deki en iyi kahve festivali gerçekleşiyor. Burada tüketici, 3’üncü nesil hakkında ve farklı kahveleri deneme konusunda çok açıklar. Konserler de aynı zamanda çok iyi. Her sene katılmaya çalışıyoruz. İnsanlar genelde iletişime açıklar. Deneyimlemek istiyorlar farklı şeyleri. Biz de insanların istediklerine göre farklı kahve seçikleriyle, farklı parametreler oluşturmaya çalışıyoruz. Hatta bazıları şehrimizde kahvemizi denemek istiyorlar. Bizim burada önemsediğimiz şey biraz daha nitelikli kahveler kavurmak. Ekvator bölgesinde dediğimiz ülkelerde yetişen kahve çekirdekleri lojistik firma araçları ile Türkiye’ye geliyor. Bu kahveleri deneyerek en iyi nasıl kavurabiliriz, bu kahveyi nasıl tüketiciyle buluşturabiliriz diyerek bu kahveleri seçiyoruz. Daha sonrasında belli bir ısıl ve enerji işlemiyle beraber bu kahveleri bir kavurma makinesinde kavuruyoruz. Bu kavurma süreçlerinde hepsi için ayrı bazı prosesler deniyoruz" dedi. "Ankara’daki yerel kahvecilerin çok güzel bir tanıtımı oluyor" Kahve meraklısı olarak gününün çok güzel geçtiğini ifade eden Ferhat Türker, "Her sene katılmaya gayret ediyorum bu festivale. Çünkü Ankara’daki yerel kahvecilerin de çok güzel bir tanıtımı oluyor. Yerel kahvecileri de burada tanıyoruz. Farklı kahve tatlarını da burada deneyimlemiş oluyoruz. Bir kupa hediye ettiler bizlere. Her zaman yanımızda taşıyabileceğimiz, boynumuza asılır bir kahve fincanımız oldu. Tadımları da bununla yapmayı planlıyoruz. Burada çok güzel bir kahve müzesi açılmış Ankara Kalesi’nde bulunan. Güzel bir standı var, çok hoş, otantik, tam bir müzeyi buraya taşımış. Çok güzel bir yerdi. Herkesi oraya da beklerim. Hem güzel fotoğraflar çekiyorlar orada. Kahve müzesi de çok güzel" şeklinde konuştu. "Kahve tutkusunu bildiğim için doğum gününde erkek arkadaşıma sürpriz yaptım" Festivale bir süredir gelmek istediğini ve yeni fırsat bulduğunu belirten Ceren Türkmen, "Biraz heyecanlıyım ve her şeyi denemek istiyorum. Yanında bilen biriyle gezmek de o anlamda iyi olacak benim için. Kahvekoliklere gerçekten burası gerçekten burası çok güzel keyifli, güzel bir pazar geçirmelerini sağlıyor. Aslında ben kahve tutkusunu bildiğim için böyle bir sürpriz yapmak istedim doğum gününde erkek arkadaşıma. Kuzenimden de bizim fotoğraflarımızı da yapabileceği, çizebileceği bir tasarım rica ettim. O tasarımı yaptı. Sonrasında bir baskı aldık ama o baskı yetmedi. Çünkü güzel de görünmedi belli bir süre sonra. Sonra dikiş yaptırdık. Daha da güzel oldu. Ne yazıyor? ‘How do you like your coffee?’ ‘With you’ diyor. Kahveni nasıl içmek istersin? Seninle" diyerek Ferhat Türker ile birlikte kahve severlere iyi dileklerde bulundular. "Türkiye’deki kahve kültürünün bu kadar iyi olduğunu bilemiyorduk" Festival için Kırşehir’den ailecek geldiklerini belirten Halil Altunsaray, "İkinci defa geliyoruz buraya. Bizim için çok değişik bir deneyim oldu. Hem geçen sene hem de bu sene. Türkiye’deki kahve kültürünün aslında bu kadar iyi olduğunu bilemiyorduk. Buraya gelerek bunu öğrenmiş olduk. Geldiğimizden beri birçok standı gezdik. Birçok hediye dağıtıyorlardı. Onlardan faydalandık. Şimdi de bir kahve molası verelim dedik. Başlarda çok değişik bir kahve vardı. Tam olarak ismini hatırlamıyorum ama o çok güzeldi. Çok hoşuma gitti. Çok da hafifti böyle. Bildiğimiz acı tadı yoktu çok" diye konuştu.
Balıklıgöl’de sonbahar yoğunluğu
28 Eylül 2025 Pazar - 14:31 Balıklıgöl’de sonbahar yoğunluğu Şanlıurfa’da inanç turizminin önemli merkezlerinden Balıklıgöl, havanın serinlemesiyle sonbaharda da yoğun ilgi görüyor. Hafta sonu yerli ve yabancı turistlerin akınına uğrayan Balıklıgöl Yerleşkesi, ziyaretçilere hem tarihi hem de manevi bir atmosfer sunuyor. "Peygamberler şehri" olarak anılan Şanlıurfa, Hz. İbrahim’in doğduğuna inanılan mağara ile Hz. Eyyüp, Hz. Elyasa ve Hz. Şuayp gibi peygamberlerin yaşadığı rivayet edilen mekanlara ev sahipliği yapıyor. Kentteki tarihi ve turistik alanlar, yaz aylarındaki sıcaklar nedeniyle en çok ilkbahar ve sonbaharda ziyaret ediliyor. Balıklıgöl’e gelenler, burada bulunan balıklara yem atarak hatıra fotoğrafları ile anı ölümsüzleştirdi. Ziyaretçiler, Hz. İbrahim’in doğduğuna inanılan mağarada dua ederek tarihi dokunun atmosferi içerisinde unutulmaz anlar yaşıyor. "Otellerin doluluk oranı yüzde 95’lerde" Kentte her hafta gruplar halinde turist getirdiklerini aktaran turizm rehberi Efe Ay, "Şanlıurfa, tarih ve kültür turizmi açısından Türkiye’de en çok tercih edilen illerin başında geliyor. Karahantepe, Göbeklitepe gibi tarihi alanların keşfedilmesiyle bölge önemli ziyaret merkezi haline geldi. Şu anda Balıklıgöl’de Hazreti İbrahim’in makamındayız. Gelen ziyaretçilere buranın tarihini anlatıyoruz. Neredeyse her hafta Şanlıurfa’ya grup getiriyoruz. Burada otellerin doluluk oranı yüzde 90 ile 95’lerde seyrediyor. Hizmetten dolayı insanlar memnun bir şekilde ayrılıyorlar. Şanlıurfa’nın turizmde çok daha iyi noktalara geleceğini düşünüyorum" dedi. "Buraya 4’üncü defa geliyorum" Şanlıurfa’ya Sakarya’dan gelen ziyaretçilerden Mustafa Bayındır, "Şanlıurfa çok güzel bir şehir. Buraya 4 keredir geliyorum. Viranşehir’de Hazreti Eyüp’ün türbesini ziyaret ettik daha sonra Hazreti Elyasa’nın türbesini ziyaret ettik. Burada Balıklıgöl’ü ziyaret ettik. Türkiye’nin her yerinden ziyaretçileri Şanlıurfa’ya bekliyoruz. Gerçekten çok muazzam bir şehir, herkese tavsiye ediyorum" şeklinde konuştu. Malatya’dan Şanlıurfa’ya gelen ziyaretçilerden Mikail Burak ise "Buralar çok güzel, insan balıkları ve tarihi mekanları görünce duygulanıyor. Buralar peygamberlerimizin geçtiği yerler, çok duygusal bir yer, herkesin gelip görmesi gerektiği yerler diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.