KÜLTÜR SANAT
28 Ocak 2026 Çarşamba - 17:33 Syedra Antik kenti kazılarına uluslararası destek Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) tarafından Syedra Antik Kenti’nde yürütülen çalışmalar TÜBİTAK ile Fransa Dışişleri Bakanlığı tarafından ortaklaşa yürütülen 2509 – İkili İş Birliği Destek Programı (Bosphorus) kapsamında uluslararası alanda destek alırken aynı zamanda ALKÜ’nün ilk uluslararası ikili iş birliği projesi olarak kayda geçti. Türk ve Fransız arkeologlar arasındaki akademik iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan TÜBİTAK–Fransa Dışişleri Bakanlığı 2509 İkili İş Birliği Destek Programı (Bosphorus) kapsamında yapılan başvuruların sonuçları açıklandı. Desteklenmesine karar verilen toplam 8 proje arasında, Alanya’nın önemli antik kentlerinden Syedra’yı konu alan çalışma da yer aldı. ALKÜ Turizm Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Hasan Ertuğ Ergürer ile Fransa’daki cole Normale Supérieure PSL Üniversitesinden Dr. Jeanne Capelle ortaklığında yürütülen "Kilikia’da Syedra (Seki, Alanya, Antalya): Antik Bir Kent ve Tiyatrosu" başlıklı proje, Bosphorus Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Programın açıklanmasıyla birlikte proje, ALKÜ’nün ilk uluslararası ikili iş birliği projesi olarak kayıtlara geçti. Antalya’nın Alanya ilçesinde yer alan Syedra Antik Kenti’nde sürdürülen arkeolojik kazı ve araştırmalar, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın izin ve destekleriyle devam ediyor. Çalışmalar, Doç. Dr. Hasan Ertuğ Ergürer başkanlığındaki ekip tarafından yürütülüyor. Son yıllarda Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında desteklenen kazılar, Türkiye’den ve yurt dışından alanında uzman araştırmacıların katılımıyla çok disiplinli bir yapıya ulaştı. Antik kentin tiyatrosunda sürdürülen kazı ve araştırmalar ise Küçük Asya (Eski Anadolu) tiyatroları üzerine yaptığı doktora çalışmalarıyla tanınan Dr. Jeanne Capelle tarafından yürütülüyor. Bu kapsamda hayata geçirilen uluslararası iş birliğiyle, Syedra Antik Kenti’ne ilişkin bilimsel verilerin daha kapsamlı şekilde değerlendirilmesi hedefleniyor. Bilimsel yayın ve araştırmalar hedefleniyor Projenin temel hedefi, Syedra Antik Kenti tiyatrosunun tarihsel gelişimi, kullanım evreleri ve mimari özelliklerini ele alan; kazılar sırasında elde edilen tüm buluntuları içeren kapsamlı bir bilimsel kitaba dönüşecek. Uzun vadede ise arkeobotanik çalışmalar kapsamında eski polen ve tohum analizleri ile Antik Yunanca yazıtlar üzerine yapılacak araştırmalar sayesinde, tiyatro yapısının ötesine geçen yeni bilimsel verilerin ortaya konulması amaçlanıyor. Rektör Türkdoğan:" Syedra Alanya’nın turizm ve tarih merkezi olacak" ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, Syedra Antik Kenti’nde yapılan kazı çalışmalarını yakından takip ettiğini söyleyerek şu ana kadar gelen süreç içinde önemli bir noktaya ulaştıklarını belirtti. Syedra’daki kazı çalışmalarının tamamlanmasıyla ülkemizin önemli bir merkeze kavuşacağını söyleyen Rektör Türkdoğan, "ALKÜ ve Alanya olarak Syedra’ya özel bir ilgi duyuyoruz. Bosphorus projesi kapsamında desteklenmeye hak kazanan Syedra, bu vesile ile uluslararası alanda da tanınırlığını artırmış olacak. Çok önem verdiğimiz kazı çalışmaları devam ederken böyle bir başarının gelmesi de bizleri gururlandırdı. Syedra Alanya’mızın ülkemizin önemli bir turizm ve tarih şehri olacak. Kazı Başkanımız Doç. Dr. Hasan Ertuğ Ergürer’e ve Dr. Jeanne Capelle’ye yoğun emeklerinden dolayı teşekkür eder, çalışmalarında başarılar dilerim." dedi. Türkiye ve Fransa’dan üniversitelerin yürütücü olduğu Bosphorus projesinde, 8 işbirlikli çalışma destek almaya hak kazandı. Bahçeşehir Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, Acıbadem Mehmet Ali Aydınlar Üniversitesi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ve Sabancı Üniversitesi Nanoteknoloj Araştırma ve Uygulama Merkezi gibi Türkiye’nin önde gelen üniversiteleri listede yer aldı. ALKÜ ile Ecole Normale Superieure PSL Üniversitesi tarafından yürütülecek Kilikia’da Syedra (Seki,Alanya,Antalya): Antik Bir Kent ve Tiyatrosu projesi de uluslararası bilim camiası tarafından yakından takip edilecek.
13. Nilüfer Görükle Balkan Panayırı coşkuyla başladı
28 Eylül 2025 Pazar - 11:02 13. Nilüfer Görükle Balkan Panayırı coşkuyla başladı Nilüfer Belediyesi ve BAL-GÖÇ iş birliğiyle bu yıl 13’üncüsü düzenlenen Görükle Balkan Panayırı, coşkulu bir başlangıç yaptı. Balkan kültürünün en güzel örneklerinin sergilendiği panayırın ilk gününe vatandaşlar büyük ilgi gösterdi. Nilüfer Belediyesi ve Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği (BAL-GÖÇ) işbirliğiyle düzenlenen 13. Nilüfer Görükle Balkan Panayırı, Görükle Göçmen Konutları Pazar Alanı’nda kapılarını açtı. Balkan kültürü, müziği ve lezzetlerinin buluşma noktası olan panayırın ilk günü, yoğun katılımla geçti. Panayır açılışına Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, BAL-GÖÇ Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, Nilüfer Belediye Meclis Üyeleri ile kamu kurum ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. "Ortak şarkımızı söylemeye devam edeceğiz" Panayır alanındaki stantları tek tek gezerek esnaf ve vatandaşlarla sohbet eden Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, daha sonra sahneye; eşi Nuray Özdemir, Nilüfer Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Bayraktar, Balkan Mahalle Muhtarı Samet Sönmez, Dumlupınar Mahalle Muhtarı Mustafa Aktaş ve Kurtuluş Mahalle Muhtarı İpek Saldız ile birlikte çıkarak halkı selamladı. Birlikte karar alma kültürünü yerleştirmeye çalıştıklarını ifade eden Başkan Özdemir, "Herkesin sesi hepimizin Nilüfer’i" sloganına atıfta bulunarak, "Herkesin kendini iyi hissettiği, hep birlikte olduğumuz bir Nilüfer oluşturma yolculuğuna devam ediyoruz. Balkan insanı da bu kent için çok değerli. Ekonomiye, siyasete, bürokrasiye, kültüre, sanata ve spora büyük katkıda bulunuyorlar. Nilüfer, Türkiye’nin en gelişmiş 5’inci ilçesi olduysa onların katkıları da gözardı edilemez dedi. Başkan Şadi Özdemir, bölgeye yönelik yatırımlar hakkında da bilgi verdi. Balkan Mahallesi’ndeki park çalışmalarının tamamlandığını açıklayan Başkan Şadi Özdemir, kapalı pazar alanının modernizasyonu ve yeni kültür merkezi projeleri için çalışmaların devam ettiğini belirterek, "Nilüfer’de ortak şarkımızı söylemeye devam edeceğiz" diyerek sözlerini tamamladı. Eylül ayının Balkan insanının panayır ayı olduğunu söyleyen CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ise, "Bu panayırlarda Balkan müziğiyle, kültürüyle ve yemekleriyle buluşmak çok güzel. Bu organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen Nilüfer Belediyesi ve BAL-GÖÇ’e teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Balkan kültürü yaşatılmalı" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de Balkan kültürünün yaşatılmasının önemine dikkat çekerek, "Bizler de panayırlarımızı desteklemek ve bu kültürü gelecek kuşaklara aktarmak için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Gençlerin de bu kültüre sahip çıkmasını istiyorum" dedi. "Evimizde hissediyoruz" Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ise, "Buraya gelince kendimi sanki Balkanlara gitmiş, Avrupa’nın bir şehrinde gibi hissediyorum. Enerjiniz güzel. Biz de buraya geldiğimizde kendimizi evimizde gibi hissediyoruz" şeklinde konuştu. En büyük güvencemiz Türkiye Cumhuriyeti’dir" BAL-GÖÇ Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan da, olumsuzluklar içerisinde bu panayırın düzenlenmesini sağlayan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’e teşekkür etti. Prof. Dr. Balkan, gelecek yıl panayırı daha geniş bir alanda yapmak istediklerini belirtti. Balkan göçmenlerinin Cumhuriyet ve Atatürk değerlerine sahip çıkan insanlar olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Balkan, "Bizler, Balkanlardan geldik ama oralarda yaşayan yaklaşık 15 milyon Türk ve akraba topluluğu var. Onların en büyük güvencesi Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti’dir. Her şartta onların yanında olmalıyız" dedi. Panayırın ilk günü Zafer Halk Oyunları Derneği’nin gösterisiyle açıldı. Rumeli Ayhan’ın sevilen şarkıları ve Bursa Rumeliler Halk Oyunları Derneği’nin Balkan dansları büyük alkış aldı. Gece coşku, Grup Nova Balkan konseriyle zirveye çıktı. İlk günün finalini DJ Samet Kurtuluş yaptı. Eğlence ikinci gün de devam edecek Festivalin ikinci gününde de Balkan rüzgarı esmeye devam edecek. İnegöl Rumeli Halk Oyunları Derneği ve BAL-GÖÇ Halk Dansları Topluluğu’nun gösterilerinin ardından sahne alacak olan Mutlu Dindar ve Rumeli Semih, şarkılarıyla panayır ziyaretçilerine keyifli anlar yaşatacak. Panayırın kapanışını yine DJ Samet Kurtuluş’un performansı yapacak.
Efeler diyarı Aydın, 2026’da Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yapacak
28 Eylül 2025 Pazar - 10:45 Efeler diyarı Aydın, 2026’da Kültür Yolu Festivali’ne ev sahipliği yapacak Türkiye’nin en büyük kültür ve sanat etkinliği olan Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 2026 yılında Aydın’da gerçekleştirileceği duyuruldu. Tralleis’ten Afrodisias’a, Nysa’dan Milet’e kadar birçok antik kente ev sahipliği yapan Aydın, 2026 yılında Türkiye’nin en büyük kültür ve sanat organizasyonlarından biri olan Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne hazırlanıyor. Kamuoyuna duyurulan karar kentte büyük sevinç ve heyecanla karşılanırken, festivalin şehre binlerce yerli ve yabancı ziyaretçi çekerek ekonomiye büyük katkı sağlayacağını belirtiyor. Yetkililer tarafından konuyla ilgili yapılan açıklamada, "Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un açıklamalarıyla ülkemizin en büyük kültür ve sanat etkinliği olan Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin 2026 yılında yeni durağının Aydın olacağı müjdesini büyük bir gurur ve heyecanla paylaşıyoruz. Efeler diyarı Aydın, antik kentleri, bereketli toprakları, eşsiz gastronomisi ve zengin kültür mirasıyla bu büyük organizasyona ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. 2026 yılında şehrimizin dört bir yanı konserler, sergiler, atölyeler ve birbirinden renkli etkinliklerle canlanacak. Bu önemli kararın şehrimize ve ülke turizmine hayırlı olmasını diliyor, başta Kültür ve Turizm Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy olmak üzere emeği geçen herkese şükranlarımızı sunuyoruz" ifadelerine yer verildi.
Selçuklu’da kültür ve sanatla dolu bir eylül ayı yaşandı
28 Eylül 2025 Pazar - 10:41 Selçuklu’da kültür ve sanatla dolu bir eylül ayı yaşandı Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi bünyesinde bulunan Sanat Akademisi, eylül ayı boyunca birbirinden farklı etkinliklere imza atarak kültür ve sanat rüzgarı estirdi. Selçuklu Belediyesi Sanat Akademisi, eylül ayında gerçekleştirdiği konser ve tiyatrolarla unutulmaz bir ay yaşattı. Sanat Akademisi daha önce de "Zeki Müren Şarkıları" ve "Müslüm Gürses Şarkıları" konserleriyle müziğin efsane isimlerini anarak beğeni toplamıştı. Bu ay da her yaşa hitap eden ve zengin içeriklerle hazırlanan programlar sanatseverlerden yoğun ilgi gördü. Ferdi Tayfur’un şarkılarına binlerce Konyalı eşlik etti Sanat Akademisi Müzik Topluluğu tarafından eylül ayındaki etkinlikleri çerçevesinde hazırlanan "Ferdi Tayfur Şarkıları" konseri en çok ilgi gören etkinlik oldu. Bu özel konserde; sözleri, müziği ve eşsiz yorumuyla Türk müziğine eserler bırakan usta sanatçı Ferdi Tayfur’un en sevilen eserleriyle sanatseverler nostalji dolu, unutulmaz bir gece yaşadı. Selçuklu Kongre Merkezi Açık Hava Sahnesi’nde binlerce izleyicinin katılımıyla gerçekleştirilen konserde Ferdi Tayfur’un "Huzurum Kalmadı", "Ben de Özledim", "Bana Sor" ve "Sabahçı Kahvesi" gibi dillere pelesenk olmuş parçaları, hep bir ağızdan söylendi. Yetişkin Tiyatro Topluluğu’nun sahnelediği "Şen Şakrak Şov" ile Çocuk Tiyatrosu bünyesinde drama eğitimi alan minik oyuncuların sahne aldığı "Paldır Güldür Şov" oyunları da izleyicileri hem güldürdü hem de büyük alkış topladı. Akademinin "90’larTürkçe Pop" konserleri nostalji keyfi yaşatırken, "Fasıl Meclisi" konseri ise klasik Türk müziği sevenlerle ilk kez buluşmuş oldu. Sanat Akademisi, tiyatro ve müzikle dolu etkinlik takvimiyle özel performanslara ev sahipliği yaparak Konya’nın kültür ve sanat yaşamına değer katmaya devam edecek. Başkan Pekyatırmacı: "Sanat Akademimiz artık salonlara sığmıyor" Selçuklu Belediyesi Sanat Akademisi’nin düzenlediği konserlerin yoğun ilgi gördüğüne vurgu yapan Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, "Sanat Akademimiz artık salonlara sığmıyor. Geçtiğimiz günlerde Selçuklu Kongre Merkezi’nde açık hava konserimiz olmuştu. Orada 10 binin üzerinde hemşehrimizle buluşmuştuk. İnanıyoruz ki şehirde sanat ve kültürel faaliyetler icra ediliyorsa o şehirde hayat, canlılık var demektir, insanlar birlikte mutlu demektir. O yüzden Sanat Akademisi her yerde olmaya bundan sonra da devam edecek. Temel belediyecilik hizmetlerini en iyi şekilde yerine getirmek öncelikli görevimiz. Ama bu görevleri en iyi şekilde icra ettikten sonra eğitimden sağlığa, spora, kültüre, sanata, müziğe, tiyatroya varıncaya kadar her alanda olmamız gerekiyor. Bu anlamda Konyamızda eğitim, spor, sağlık ve kültür alanlarında çok güzel işlere imza atıyoruz" dedi.
Kınık’ta 7 yıl sonra ‘Çömlek ve Sanat Festivali’ coşkusu
28 Eylül 2025 Pazar - 10:35 Kınık’ta 7 yıl sonra ‘Çömlek ve Sanat Festivali’ coşkusu Bilecik’in Pazaryeri ilçesinde 7 yıl aradan sonra yeniden düzenlenen Kınık Uluslararası Çömlek ve Sanat Festivali, adeta görsel bir şölenle başladı. Kınık Köyü Camisi önünden kortej yürüyüşüyle başlayan festival, köy meydanında saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla resmi açılışını yaptı. Ardından mehter takımının coşkulu gösterisi festival alanını inletirken, köylü kadınların yöresel kıyafetleriyle sunduğu çömlek defilesi seyircilerden büyük alkış topladı. Bilecik Valiliği, Pazaryeri Kaymakamlığı, Pazaryeri Belediyesi ve Kınık Köyü Geleneksel El Sanatları Derneği ve Köy Muhtarlığın işbirliği ile düzenlenen festivalde halk oyunları gösterileriyle renklendi. Festivalde, geçmişten günümüze uzanan kültür mirası Çömlekçilik sanatı yeniden hayat buldu. Programın açılış konuşmasında Bilecik Vali Yardımcısı, Pazaryeri Kaymakam Vekili Akın Ağca, 2026 yılında Kınık Uluslararası Çömlek ve Sanat Festivali’ni daha kapsamlı olacağını vurgularken, "Valilik olarak, kaymakamlık olarak, belediye olarak, kültür il müdürlüğü olarak bu çalışmada ortak bir koordinasyon ve emekle 7, 8 yıl sonra tekrar Kınık çömlek festivalini düzenlemenin mutluluğu içerisindeyiz. Bu festivalin bizim açımızdan önemi aslında, sadece bu güzel insanları bir araya getirmenin ötesinde. İnşallah önümüzdeki seneden itibaren çok daha görkemli çok daha güzel büyük bir organizasyonla beraber olacağız. Ve Kınık’ımızı Pazaryeri’mizi, Bilecik’imizi hak ettiği turizmdeki yerini alabilmesi için bir tuğlada biz koymuş olacağız. Hak ettiği yer diyorum, gerçekten Bilecik doğasıyla kültürüyle Osmanlıya başkentlik, kuruculuk yapmış olmasıyla önemli bir turizm değeri, kültür değeri, tarih değeri, fakat bizim daha çok çalışarak daha çok çaba sarf ederek bu değeri ortaya koymamız parlatmamız gerekiyor. Orta Asya’dan Osmanlı’dan getirdiğimiz değerler hala bu topraklarda insanımızın yüreğinde ve insanımızın elinde emeğinde var olmaya devam ediyor. Dolayısıyla hep beraber çalışarak ortaya emek sarf ederek birlikte koordinasyon içerisinde birlikte çaba içerisinde Bilecik’i ilçelerimizi ve Kınık gibi güzel köylerimizi inşallah ülkemizi ve hatta bugün ki uluslar arası dememizin sebebi budur. Dünyanın gündemine taşıyarak turizmde çok daha fazla eko sistem oluşturarak başarılı olacağımızı düşünüyoruz. Bu gün bunun Kınık’taki ilk adımını atıyoruz. Gelecek sene tekrar sizlerle daha büyük bir organizasyonla buluşmak dileğiyle" dedi. Pazaryeri Belediye Başkanı Zekiye Tekin ise "Kınık çömlekçiler derneğimiz bu gün burada bu stantların kurulmasında gerçekten emekleri çok büyük onlara teşekkür ediyoruz. Muhtarımız çok gayret sarf etti ailecek eşiyle birlikte hepsinden Allah razı olsun. Bu köyümüzün insanı o kadar güzel ki her bir evinde tarih her bir evinde bir hikaye var bu hikayeyi topraktan sanata dönüştüren insanlarımız var. Her bir evimizde yapmış oldukları çömlekleri ekonomiye, önce kendi köylerindeki hanelerine ekonomik katkıları var. Sonra Pazaryeri ilçesine sonra ülkemize katkıları var her bir köylümüzden Allah razı olsun bu köyün insanı kültürünü değerini hala geçmişten günümüze yaşatmaya devam ediyor. Pazaryeri ilçemiz çok güzel Pazaryeri kendi içinde hem gastronomisi hem doğası turizmi, hem kültürü tarihi hem de hayvancılığı ile gerçekten kendine has Bilecik’imizin bize göre en güzel ilçelerinden bir tanesi ben bu kültürü yaşattıklarından dolayı bu kültürü gastronomiyi tarihi gelecek kuşaklara aktardıklarından dolayı hepinizin huzurunda Pazaryerili hemşehrilerime teşekkür ediyorum" diye konuştu. Programa katılan Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, protokol üyeleriyle birlikte stantları gezerek yöresel ürünleri ve el emeği çömlek eşyaları inceledi. Üretici kadınlarla tek tek sohbet eden Vali Sözer, Kınık köyünün kültürel değerlerini yaşatma çabasına dikkat çekti. Programa, Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, Vali Yardımcısı Pazaryeri Kaymakam Vekili Akın Ağca, Belediye Başkanı Zekiye Tekin, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Kurban, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Ali Vanlı, İl Emniyet Müdürü Gökalp Şener, İl Kültür ve Turizm Müdürü Serkan Bircan, İl Genel Meclisi Başkanı Ramazan Kurtulmuş, AK Parti İl Başkanı Serkan Yıldırım ve diğer davetlilerin yanı sıra çevre il ve ilçelerden vatandaşlar katıldı.
Kınık’ta 7 Yıl Sonra Çömlek ve Sanat Festivali coşkusu
28 Eylül 2025 Pazar - 10:26 Kınık’ta 7 Yıl Sonra Çömlek ve Sanat Festivali coşkusu Bilecik’in Pazaryeri ilçesinde 7 yıl aradan sonra yeniden düzenlenen Kınık Uluslararası Çömlek ve Sanat Festivali, adeta görsel bir şölenle başladı. Kınık Köyü Camisi önünden kortej yürüyüşüyle başlayan festival, köy meydanında saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla resmi açılışını yaptı. Ardından mehter takımının coşkulu gösterisi festival alanını inletirken, köylü kadınların yöresel kıyafetleriyle sunduğu çömlek defilesi seyircilerden büyük alkış topladı. Bilecik Valiliği, Pazaryeri Kaymakamlığı, Pazaryeri Belediyesi ve Kınık Köyü Geleneksel El Sanatları Derneği ve Köy Muhtarlığın işbirliği ile düzenlenen festivalde halk oyunları gösterileriyle renklendi. Festivalde, geçmişten günümüze uzanan kültür mirası Çömlekçilik sanatı yeniden hayat buldu. Programın açılış konuşmasında Bilecik Vali Yardımcısı, Pazaryeri Kaymakam Vekili Akın Ağca, 2026 yılında Kınık Uluslararası Çömlek ve Sanat Festivali’ni daha kapsamlı olacağını vurgularken, "Valilik olarak, kaymakamlık olarak, belediye olarak, kültür il müdürlüğü olarak bu çalışmada ortak bir koordinasyon ve emekle 7, 8 yıl sonra tekrar Kınık çömlek festivalini düzenlemenin mutluluğu içerisindeyiz. Bu festivalin bizim açımızdan önemi aslında, sadece bu güzel insanları bir araya getirmenin ötesinde. İnşallah önümüzdeki seneden itibaren çok daha görkemli çok daha güzel büyük bir organizasyonla beraber olacağız. Ve Kınık’ımızı Pazaryeri’mizi, Bilecik’imizi hak ettiği turizmdeki yerini alabilmesi için bir tuğlada biz koymuş olacağız. Hak ettiği yer diyorum, gerçekten Bilecik doğasıyla kültürüyle Osmanlıya başkentlik, kuruculuk yapmış olmasıyla önemli bir turizm değeri, kültür değeri, tarih değeri, fakat bizim daha çok çalışarak daha çok çaba sarf ederek bu değeri ortaya koymamız parlatmamız gerekiyor. Orta Asya’dan Osmanlı’dan getirdiğimiz değerler hala bu topraklarda insanımızın yüreğinde ve insanımızın elinde emeğinde var olmaya devam ediyor. Dolayısıyla hep beraber çalışarak ortaya emek sarf ederek birlikte koordinasyon içerisinde birlikte çaba içerisinde Bilecik’i ilçelerimizi ve Kınık gibi güzel köylerimizi inşallah ülkemizi ve hatta bugün ki uluslar arası dememizin sebebi budur. Dünyanın gündemine taşıyarak turizmde çok daha fazla eko sistem oluşturarak başarılı olacağımızı düşünüyoruz. Bu gün bunun Kınık’taki ilk adımını atıyoruz. Gelecek sene tekrar sizlerle daha büyük bir organizasyonla buluşmak dileğiyle" dedi. Pazaryeri Belediye Başkanı Zekiye Tekin ise "Kınık çömlekçiler derneğimiz bu gün burada bu stantların kurulmasında gerçekten emekleri çok büyük onlara teşekkür ediyoruz. Muhtarımız çok gayret sarf etti ailecek eşiyle birlikte hepsinden Allah razı olsun. Bu köyümüzün insanı o kadar güzel ki her bir evinde tarih her bir evinde bir hikaye var bu hikayeyi topraktan sanata dönüştüren insanlarımız var. Her bir evimizde yapmış oldukları çömlekleri ekonomiye, önce kendi köylerindeki hanelerine ekonomik katkıları var. Sonra Pazaryeri ilçesine sonra ülkemize katkıları var her bir köylümüzden Allah razı olsun bu köyün insanı kültürünü değerini hala geçmişten günümüze yaşatmaya devam ediyor. Pazaryeri ilçemiz çok güzel Pazaryeri kendi içinde hem gastronomisi hem doğası turizmi, hem kültürü tarihi hemde hayvancılığı ile gerçekten kendine has Bilecik’imizin bize göre en güzel ilçelerinden bir tanesi ben bu kültürü yaşattıklarından dolayı bu kültürü gastronomiyi tarihi gelecek kuşaklara aktardıklarından dolayı hepinizin huzurunda Pazaryeri’li hemşehrilerime teşekkür ediyorum" diye konuştu. Programa katılan Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, protokol üyeleriyle birlikte stantları gezerek yöresel ürünleri ve el emeği çömlek eşyaları inceledi. Üretici kadınlarla tek tek sohbet eden Vali Sözer, Kınık köyünün kültürel değerlerini yaşatma çabasına dikkat çekti. Programa, Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, Vali Yardımcısı Pazaryeri Kaymakam Vekili Akın Ağca, Belediye Başkanı Zekiye Tekin, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Kurban, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Ali Vanlı, İl Emniyet Müdürü Gökalp Şener, İl Kültür ve Turizm Müdürü Serkan Bircan, İl Genel Meclisi Başkanı Ramazan Kurtulmuş, AK Parti İl Başkanı Serkan Yıldırım ve diğer davetlilerin yanı sıra çevre il ve ilçelerden vatandaşlar katıldı.
İspanya’daki dağ köyü için tasarım yaptılar
28 Eylül 2025 Pazar - 10:16 İspanya’daki dağ köyü için tasarım yaptılar Yaşar Üniversitesi’nin öncülüğünde İspanya’nın Alpujarra bölgesinde düzenlenen yaz okulunda öğrenciler, terk edilmiş La Cebadilla köyünün şapelini dijital göçebeler için çok amaçlı bir mekâna dönüştürecek projeler geliştirdi. Program, su, peyzaj ve kültürel mirasın çağdaş yaşamla nasıl buluşabileceğini öznel tasarımlarla ortaya koydu. Yaşar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü, Yunanistan’daki West Attica Üniversitesi ve İspanya’daki ESADA (Endülüs Tasarım ve Sanat Okulu) iş birliğiyle düzenlenen uluslararası yaz okulu serisi, üçüncü yılında İspanya’nın Granada kentine bağlı Alpujarra bölgesinde gerçekleştirildi. Erasmus+ BIP (Yüksek Öğretim Hareketliliği Karma Yoğun Programlar) çerçevesinde yürütülen 2025 Yaz Okulu, "Göçebenin Sığınağı" (The Nomad’s Sanctuary) başlığıyla öğrencileri terk edilmiş bir dağ köyünde miras, mekân ve çağdaş toplum üzerine düşünmeye davet etti. Eski şapele dijital göçebe teması 2023’te İzmir’de Yaşar Üniversitesi, 2024’te ise Midilli’de West Attica Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen yaz okulunun bu yılki konusu, bir dönem hidroelektrik santral işçileri için inşa edilen ve bugün terk edilmiş durumda olan La Cebadilla köyü oldu. Öğrenciler, köyün şapelini dijital göçebeler için çok amaçlı bir mekâna dönüştürmeyi hedefleyen yeniden kullanım projeleri geliştirdi. Su, peyzaj ve kültür ilişkisini merkeze alan bu tasarımlar, şapeli bir buluşma, çalışma ve ortak yaşam alanı olarak yeniden tanımladı. Çevrim içi seminerlerde Alpujarra’nın geleneksel mimarisi, Granada’da su ve mimarlık ilişkisi ile bölgenin dönüşüm potansiyeli ele alındı. Ardından bölgeye giden öğrenciler, alan gezileri, atölyeler ve yoğun stüdyo çalışmalarıyla projelerini geliştirdi. Ayrıca Elhamra Sarayı gibi Dünya Mirası alanlarında inceleme yapma fırsatı buldular. Final projeleri ise yerel yönetim ve halkın katılımıyla gerçekleştirilen bir sunumda paylaşıldı. Programa; Yaşar Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü’nden Dr. Öğretim Üyesi Ebru Karabağ, Öğretim Görevlisi Sergio Taddonio ve Araştırma Görevlisi Özüm Karadağ, İspanya ESADA’dan José Antonio Gonzlez Casares, Carmen Gmez Vélez, Mara José Duran Vaquero, Yunanistan West Attica Üniversitesi’nden ise Angelos Psilopoulos ve Maria Moira eğitmen olarak katıldı. Öğrencilerden ise Deniz Çıray, Göktuğ Yiğitol, Ceren Çamlıca, Aycan Dede, Ayten Güner, Sevim Çankaya, İrem Türker, Türkay Korkusuz, Gökçe İrem Bozkurt ve Gamze Eneş programı başarıyla tamamladı. Proje Koordinatörleri Ebru Karabağ ve Sergio Taddonio programı şu sözlerle değerlendirdi: "Bu yılki atölyenin amacı, Alpujarra bölgesinin dağlık coğrafyasında su, peyzaj ve kültür arasındaki güçlü bağı vurgulamaktı. Öğrenciler, terk edilmiş La Cebadilla köyünün şapeli için yeniden kullanım senaryoları geliştirerek, mirasın tarihi sürekliliğini günümüzün yaşam biçimleriyle buluşturdu. Tasarım önerileri, dijital göçebeler için çok amaçlı ortak bir mekân kurgularken, bölgenin kültürel belleğini, doğal dokusunu ve topluluk yaşamını bir araya getiren yaklaşımlar sundu."
Türkiye’de ilk kez baraj gölü üzerinde, feribot içerisinde defile düzenlendi
28 Eylül 2025 Pazar - 09:30 Türkiye’de ilk kez baraj gölü üzerinde, feribot içerisinde defile düzenlendi Tunceli’nin Pertek ilçesinde, Keban Baraj Gölü üzerinde Türkiye’de ilk kez bir feribotta defile düzenlendi. Renkli görüntülere sahne olan defile büyük ilgi çekti. Tunceli’nin Pertek ilçesinde, Keban Baraj Gölü üzerinde Türkiye’de ilk kez bir feribotta defile gerçekleştirildi. "Kaleden Podyuma, Bir Pertek Rüyası" adıyla düzenlenen etkinlik, terörsüz bir Türkiye’nin sanat ve kültürle buluşmasının simgesi oldu. Pertek Kaymakamlığı ve belediyesi öncülüğünde Pertek Kalesi manzarası eşliğinde gerçekleşen defileye çok sayıda davetli katıldı. Gecede, Tunceli’nin köklü kültürel mirası ve modern tasarımlar birleşerek podyuma yansıdı. Tunceli’nin artık bir turizm ve huzur şehri olarak Türkiye’nin cazibe merkezlerinden biri olma yolunda ilerlediğini belirten Vali Şefik Aygöl, "Biliyoruz ki bir şehirde barış hakimse orada sanat filizlenir, kültür kök salar ve turizm canlanır" dedi. "Barış hakimse orada sanat filizlenir" Açıklamalarda bulunan Vali Aygöl, "Tunceli artık sadece doğal güzellikleriyle değil, köklü tarihi mirası, zengin kültürü, sanatla iç içe geçmiş yapısı ve en önemlisi huzuruyla anılan bir şehir konumundadır. Hepimizin bildiği gibi huzur olmadan ne turizmden ne de kalkınmadan bahsetmek mümkün değildir. Hamd olsun bugün Tunceli güven ve barış iklimiyle birlikte artık bir turizm ve huzur şehri olarak Türkiye’nin cazibe merkezlerinden biri olma yolunda ilerlemektedir. Pertek ise bu yolculuğun en önemli duraklarından biridir. Sahip olduğu tarihi kale kültürel değerler, baraj gölüyle birleşen eşsiz doğası ve misafirperver insanıyla adeta Anadolu’nun saklı bir hazinesidir. İşte bu akşam burada düzenlenen ’Kaleden Podyuma Bir Pertek Rüyası’ defilesi de bu hazineyi gün yüzüne çıkaran değerli bir adımdır. Bu defile sadece bir moda etkinliği değil, aynı zamanda Tunceli’nin huzur ve güven ortamında, sanatla kültürle, estetikle buluşmasında en güçlü sembollerinden biridir. Çünkü biliyoruz ki bir şehirde barış hakimse orada sanat filizlenir, kültür kök salar, turizm canlanır. Bu şehir artık göçün ya da olumsuz algıların değil, turizmin, huzurun, kardeşliğin ve gelişmenin şehridir" diye konuştu.