KÜLTÜR SANAT
08 Şubat 2026 Pazar - 12:30 Trabzon’da kadın emeği üretime dönüşüyor: Yerel sanatlar dünyaya açılıyor Trabzon Büyükşehir Belediyesi, bünyesinde faaliyet gösteren Kadın İstihdam ve Yaşam Merkezi’nde, daha önce iş piyasasında yer alamamış ancak mesleki yeterliliği yüksek kadınları istihdam ederek hem kadın emeğini destekliyor hem de kentin kültürel mirasını üretime kazandırıyor. Merkezde bulunan 5 üretim atölyesinden birinde dokuma çalışmaları yapılıyor. Kenevir ve pamuk ipliklerinden üretilen organik kumaşlar, kişilerin bireysel tercihlerine göre kıyafet tasarımlarına dönüştürülüyor. Ayrıca desinatörlerin çizimleriyle eskiyle yeniyi buluşturan, kuşaklar arası kültürel aktarımı amaçlayan özgün tasarımlar ortaya çıkarılıyor. Trabzon Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Esengül Kibar, amaçlarının kadınlara kalıcı istihdam alanları oluşturmak olduğunu vurgulayarak, bu sayede kadınların hem aile ekonomisine katkı sağlama hem de özgüven kazanarak toplumda daha güçlü bir yer edindiklerini belirtti. Kibar, üretilen ürünlerin Katar ve Amerika başta olmak üzere uluslararası platformlara da gönderileceğini belirtti. Kibar, Türkiye’de ilk kez bir kadın yaşam merkezinde "istihdam merkezi" adı altında bir bölüm oluşturduklarını belirterek, "Artık burada, daha önce iş piyasasıyla buluşamamış ancak mesleki yeterliliği üst düzeyde olan kadınları Trabzon Büyükşehir Belediyesi bünyesinde istihdam etmeye başladık. Merkezimizde 5 üretim atölyemiz bulunuyor. Atölyelerimizin birinde dokuma çalışmaları yapıyoruz. Kenevir ve pamuk ipliklerinden organik dokumalar üretiyoruz. Daha sonra bu sağlıklı kumaşları, kişilerin bireysel tercihlerine göre kıyafet tasarımına dönüştürüyor ya da desinatörlerimizin çizimleriyle eskiyle yeniyi birleştiren, kuşaklar arası kültürel aktarımı sağlayan tasarımlar ortaya çıkarıyoruz.Coğrafi tescilli kazaziyemiz alanında ise ilk kez kazaziyeden kadın temalı çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Örneğin, yayla göçü temasıyla yapılan çalışmalar kıyafet tasarımına dönüşüyor. En büyük amacımız, Trabzon’un turistik anlamda hediyelik eşya sektörüne ürün kazandırmak ve gelecek nesillere unutulmaya yüz tutmuş sanatlar hakkında farkındalık oluşturacak, modernize edilmiş ürünler üretmek" dedi. "Katar’a ve Amerika’daki bir firmaya ürünler hazırlıyoruz" Katar’a ve Amerika’daki bir firmaya ürünler hazırladıklarını kaydeden Kibar, "Büyükşehir Belediyesi olarak kadın istihdamını yerel düzeyde desteklemek amacıyla ’Kadın Sesi’ anlamına gelen bir marka başvurusu da oluşturduk. Üretimlerimiz tamamen yerel. Vargit çiçeği, mavi yıldız çiçeği gibi serilerimiz ve yayla göçü temamız bulunuyor. Ulusal platformlarda da çalışmalar yürütüyoruz. Örneğin Katar’a ve Amerika’daki bir firmaya ürünler hazırlıyoruz. Bunun yanı sıra ulusal düzeyde bizimle çalışan firmalar için de üretimlerimiz devam ediyor. Özellikle kurs kapsamında 5 atölyemizde eğitim vermiyoruz. Eğitimlerini tamamlamış, mesleki yeterliliği olan kişilerle çalışıyoruz. Dezavantajlı durumda olan birçok kadın üreticimiz var. Örneğin onkolojik tedavi gören bir üreticimiz, kendisine ’yat, dinlen’ dememize rağmen burada olmanın kendisine çok iyi geldiğini ifade ediyor. Büyükşehir Belediyesi olarak amacımız, insanlara kalıcı istihdam imkânları sunmak. Böylece bireylerin hem aile ekonomisine katkı sağlamalarını hem de özgüven kazanarak toplum içinde yer almalarını destekliyoruz" diye konuştu. "Keşan’ımızın desenini bordo ve mavi tonlara uyarladık" Dokuma üzerine üretim yapan Hava Güner keşanı bordo mavi tonlara uyarladıklarını ifade ederek, "47 yaşındayım. Tesadüfen 2017 yılında başladığım bu macera zamanla mesleğim haline dönüştü. Burada Büyükşehir Belediyesi bünyesinde çalışıyoruz. Keşan’ımızın desenini bordo ve mavi tonlara uyarladık. Pamuktan ürettiğimiz bordo-mavi florlar dokuyoruz. Bizim gibi olanlar evde kalmasın. Burası bize psikolojik olarak da destek sağlıyor. Günlük hayattaki dertlerimizi ve sıkıntılarımızı, arkadaş ortamında dokuma yaparken unutuyoruz. Ürettikçe de mutlu oluyoruz" dedi. "Ürettiğimiz ürünleri satışa sunarak ekonomik anlamda katkı sağlıyoruz" Üreticilerden Zahide Erel, ürettikleri ürünleri satışa sunduklarını belirterek,"57 yaşındayım. Kullandığımız oyalı ipek ipliklerle Trabzon’un yaylalarında yetişen çiçekleri yapıyorum. Ürettiğimiz ürünleri satışa sunarak ekonomik anlamda katkı sağlıyoruz. Bu işin zaten ustasıyım, dolayısıyla sevdiğim işi yapıyorum. Belgemle Kadın Yaşam Merkezi’ne başvurdum, mülakata girerek burada çalışmaya başladım. Yaklaşık bir yıldır buradayım. Herhangi bir objeye bakarak iş çıkarabilirim. Annem de iğne oyası yapardı; bu uğraş anneden bize geçmiş diyebiliriz" diye konuştu. "Kültürel mirasımıza neden sahip çıkmayalım" Üreticilerden Semra Beşer ise kültürel mirasa sahip çıkmaları gerektiğine dikkat çekerek, "Arkadaşımın kazaziye yaptığını görünce ’kültürel mirasımıza neden sahip çıkmayalım’ dedim. O heyecanla kendi kendime, ’ben bunu yapmalıyım, başarmalıyım’ diye düşündüm. Ertesi gün Halk Eğitim Kursu’na başvurdum. Kursumu tamamladıktan sonra 9 yıl boyunca ev eksenli kazaziye yaptım. Sertifikamı aldıktan sonra Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin Trabzon Kadın Yaşam ve İstihdam Merkezi için internet üzerinden açtığı ilana başvurdum ve burada çalışmaya başladım. Burada çok güzel takılar yapıyoruz. Ortam çok güzel; bir araya gelerek tasarımlar üretmenin mutluluğunu yaşıyoruz ve evimize keyifle gidiyoruz. Bu bizim kültürel mirasımız, bunu yaşatmalıyız. İnşallah kızlarıma da öğreteceğim ve bu kültürel mirası daha da güzel yerlere taşıyacağız" dedi.
Keçiören’de ücretsiz KEÇMEK kursları başlıyor
16 Eylül 2025 Salı - 15:00 Keçiören’de ücretsiz KEÇMEK kursları başlıyor Keçiören Belediyesi tarafından ücretsiz olarak hizmete sunulan Keçiören Sanat ve Meslek Edindirme Kursları (KEÇMEK) için 2025-2026 dönemi kayıtları başladı. Başvurular, 15-26 Eylül tarihleri arasında ilçedeki KEÇMEK kurs merkezlerinde yüz yüze gerçekleştirilecek. Ankara’nın Keçiören Belediyesi, eğitimde fırsat eşitliğini temel alan projeleriyle vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. KEÇMEK kursları, bireysel ve toplumsal gelişime katkı sağlayarak yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor. Vatandaşlar, kurslarda hem sosyalleşme hem de iş bulma imkânı elde ederken aynı zamanda ilgi duydukları sanat dallarında kendilerini geliştirme fırsatı yakalıyor. 13 merkezde onlarca branş ’Herkese eşit hizmet’ anlayışıyla faaliyet gösteren KEÇMEK’lerde, usta öğreticiler eşliğinde birçok alanda ücretsiz eğitim verilecek. İlçedeki 13 farklı merkezde açılacak kurslarda; bilişim teknolojilerinden kişisel gelişime, güzellik ve saç bakım hizmetlerinden ahşap boyamaya kadar çok sayıda branş yer alacak. Kursiyerler bu eğitimlerle hem yeni hobiler edinme hem de mesleki yeterlilik kazanma imkanına sahip olacak. Başkan Özarslan’a teşekkür Yeni meslekler edinecekleri ve kendilerini geliştirme fırsatı yakalayacakları bu eğitimlerin ücretsiz olmasının büyük bir avantaj sağladığını belirten vatandaşlar, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’a hizmetlerinden dolayı teşekkürlerini iletti. Kayıtlar 26 Eylül’e kadar yapılabilecek KEÇMEK kurslarına ön kayıt başvuruları, 26 Eylül’e kadar ilçe genelindeki 13 kurs merkezinden yapılabilecek. Kurs merkezlerinin isim, adres ve iletişim numaralarına ise Keçiören Belediyesi’nin resmi web sitesinden ulaşabilir.
Antik Kent Priene’nin kalıcı dünya miras listesine girmesi için kararlı adımlar atılıyor
16 Eylül 2025 Salı - 13:19 Antik Kent Priene’nin kalıcı dünya miras listesine girmesi için kararlı adımlar atılıyor 2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne giren, 2023 yılında kalıcı listeye girmesi yolunda ciddi adımların atılmaya başlandığı Priene Antik Kenti’nin; Dünya Kalıcı Miras listesine girmesi için süreç titizlikle sürdürülüyor. Söke Belediyesi öncülüğünde kararlı adımlar atılıyor. Bu anlamda 2024 yılı Ocak ayında alan sınırlarının belirlenmesi, 2024 yılı Eylül ayında Priene Alan Başkanlığı’nın oluşturulmasının ardından çalışmalar daha da hız kazandı. Söke Belediyesi ile Priene Antik Kenti Alan Başkanlığı ve Anti Kent Kazı Başkanlığı tarafından 3 gün sürecek Paydaş Bilgilendirme ve Arama Toplantıları başladı. İlk günün konukları sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri oldu. Toplantıda Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan, Priene Antik Kenti Kazı Başkanı Uludağ Üniversitesi’nden Prof. Dr. İbrahim Hakan Mert ve Kazı Başkanı Yardımcısı Araştırma Görevlisi Dr. Ahmet Ali Altın, Abdullah Gül Üniversitesi’nden Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi Türkiye Milli Komitesi (İCOMOS) Temsilcisi Doç. Dr. Nisa Semiz, Priene Alan Başkanı Mimar Mine Aşçı da bulundu. Toplantının açılış konuşmasını Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan yaptı. Priene’nin yalnızca Söke ve Aydın’ın değil, tüm insanlığın ortak kültürel mirası olduğunu belirten Başkan Arıkan; "Binlerce yıllık geçmişiyle medeniyetlerin izlerini taşıyan bu kadim kent, bugün bizlere hem tarihi bir sorumluluk hem de geleceğe bırakılacak eşsiz bir değer olarak seslenmektedir. 12 İYON Kenti’nden biri, Büyük İskender’in ayak izlerinin bulunduğu ve Bilge Bias’ın kenti olan Priene; Dünyanın ilk planlı kentlerinden biri olma özelliğiyle, geçmişin derinlikleri ve gelecek ile bir köprü olmaya devam ediyor. 2018 yılında UNESCO Dünya Mirası geçici listesine alınan Priene Antik Kentinin Unesco kalıcı miras listesine alınması için ciddi adımlar attık ve atmaya devam ediyoruz. Bakanlık ve Söke Belediyesi tarafından 2023 yılında protokolün imzalanmasının ardından, 2023 yılı Ekim ayında yine bu salonda toplanmış ve yeni bir süreç başlatmıştık. Bu süreci Alan Başkanlığı sizlere daha geniş bir şekilde aktaracak. Bugün burada bir araya gelişimizin amacı, Priene Antik Kenti’nin UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi adaylık sürecine katkı sağlamak; antik kentin korunması, yaşatılması ve dünya mirası yolculuğunda hak ettiği noktaya taşınması için atılacak adımları birlikte değerlendirmektir. Kamu kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz, akademisyenlerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve tüm paydaşlarımızın katkısıyla, Priene’yi sadece bir arkeolojik alan olarak değil; aynı zamanda kültürel, turistik ve ekonomik bir değer olarak geleceğe taşımayı hedefliyoruz. Bu toplantının, ortak akıl ve iş birliğiyle Priene’nin dünya mirası olma yolculuğuna ışık tutacağına, tarihi zenginliklerimizi koruma çabalarımıza güç katacağına inanıyorum" diye konuştu. Toplantıda Priene Antik Kenti Kazı Başkanı Yardımcısı Uludağ Üniversitesi Araştırma Görevlisi Dr. Ahmet Ali Altın; Priene Antik Kenti’nin tarihi, kazı çalışmalarının tarihçesi, antik kentte tarihi yaşam süreci gibi konularda bilgiler verdi. Ardından Priene Alan Başkanı Mimar Mine Aşçı; Antik kentin UNESCO yolculuğu gelinen süreç ve bundan sonra yapılacak çalışmalar ile ilgili bir sunum yaptı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2015 yılında yayınlanan "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının Ve Sitlerin Tespit Ve Tescili Hakkında Yönetmeliği"ne göre çalışmaların yürütüldüğünü belirten Mine Aşçı; geride kalan süreçte önemli adımların atıldığını söyledi. Aşçı; antik kent alan sınırlarının belirlenmesi, Alan Başkanlığı ataması ve ofisinin kurulmasının ardından Danışma Kurulu ve Eşgüdüm Denetleme Kurulu üyelerinin atamalarının da yapıldığını belirtti. Priene Alan Başkanı Mimar Mine Aşçı; "UNESCO kalıcı listeye girmemizden sonra en az 10 yıllık eylem planlarını istiyor. Sadece tarihi alan değil çevresindeki alanın bütüncül bir stratejiyle ele alınması gerekiyor. Bu süreçte genel strateji, mali kaynakların belirlenmesi, uluslararası işbirliği, sektör oluşum potansiyeli gibi kavramların planlanması çok önemli. Ayrıca yerel halkın farkındalığının artması, sivil toplumun katılımı da program açısından oldukça önemli. Bugün başlattığımız toplantılar bu planlamaların bir parçası" dedi. Türkiye’de 22 mirasın kalıcı listede, 79 mirasın ise geçici listede yer aldığına dikkat çeken Mine Aşçı; "Priene kalıcı listeye girmek isteyen 79 mirastan biri. Mimari yapısı ve özgünlüğü, tarihi yaşamı ile ünlü düşünür Bilge Bias ve ünlü mimarı Pieos, Helenistik dönemin yaşam izleri, tapınakları ve estetik anlayışı, evrensel değerleriyle Priene; UNESCO’nun Dünya kalıcı miras listesine girmek için ortaya konan birçok kriteri karşılıyor. Bu anlamda çalışmalarımızı tamamlayıp, kalıcı miras listesine girmek istiyoruz" dedi. UNESCO Dünya Miras Listesine girmenin bölgeye sağlayacağı önemli katkılardan da bahseden Alan Başkanı Mine Aşçı; "Evrensel değerlerin ve alanın bilimsel olarak korunmasının yanında uluslararası tanıtım ve bilinirlik aratacak. Ziyaretçi sayısının bölge ekonomisine büyük katkısı olacak. Uluslararası fonlar ve uzmanlara ulaşımı sağlayacak" dedi. Toplantı sunum ve konulmaların ardından katılımcıların görüş ve önerileri ile son buldu. Priene Paydaş Arama Toplantıları, Kamu kurum ve kuruluş temsilcileri sonrasında Üniversite temsilcilerinin katılımıyla devam edecek.
Kazı başkanından ilginç iddia, Hitit’ler krallarını falla belirliyordu
16 Eylül 2025 Salı - 13:04 Kazı başkanından ilginç iddia, Hitit’ler krallarını falla belirliyordu Sivas’ta 4 bin yıllık olduğu düşünülen Kayalıpınar (Samuha) antik kentinde devam eden kazılarda bulunan son tabletler ilginç bir iddiayı gündeme getirdi. Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çiğdem Maner, bu yıl kazılarda 53 çivi yazısı tablet bulduklarını ve bu tabletlerden yola çıkarak Hitit krallığının devamını kuş falıyla belirlediklerini ileri sürdü. Kayalıpınar (Samuha) antik kentinde Sivas Müze Müdürlüğü’nce 2005 yılında başlanılan çalışmalara, kazı başkanı Doç. Dr. Vuslat Müller-Karpe’nin vefatı nedeniyle bir süre ara verilmişti. Doç. Dr. Vuslat Müller-Karpe’nin başkanlığında süren kazı çalışmalarında önemli veri ve buluntular elde edilirken çalışmalara 2021 yılında Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çiğdem Maner başkanlığında devam edildi. Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çiğdem Maner geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen kazı çalışmalarında elde ettikleri bulgularla antik kentin Hititlerin sözde tanrıçası Şausga’ya ait meşhur kayıp tapınak olma ihtimalini gündeme getirmişti. Maner bu yıl ise kazılarda 53 çivi yazısı tablet bulduklarını ve bu tabletlerden yola çıkarak Hitit krallığının devamını kuş falıyla belirlediklerini ileri sürdü. Maner bu yıl tamamlanan kazı çalışmalarıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, Kayalıpınar’ın tabakalaşmasını anlamaya çalıştıklarını belirtip, "Burada Paleolitik çağdan Selçukluya kadar kesintisiz bir yerleşim olduğunu görüyoruz. Bizim kazdığımız kalıntıların arasında ise Hitit-Bizans-Roma ve eski Asur ticaret dönemine ait kalıntılar var. Bu sene çok verimli geçti. Bu sene yaptığımız açmada 53 adet çivi yazılı tablet bulundu. Bunların birçoğu da kehanet ve falla ilgili, çoğu da kuş falı. Çünkü Hititler genelde iyi ve kötüyü kehanet ve fallardan anlamaya çalışıyorlardı. Bu fallarda enteresan sorular sorulmuş. Veliaht, küçük veliaht ve kız çocuğu-prenses sorgulanmış. Dolayısıyla Hitit krallığının devamı sorgulanmış. Bulduğumuz mekân da kuş falcılığının yapıldığı veya arşivlendiği bir mekân. Bu yıl mühür ve baskılarımız da çıktı. Kral isimleri de geçiyor. Devlet memurlarına ait mühürler de çıktı. En ilginci ordu katibi" dedi.
Bakan Ersoy: "Geçmişi bilmeden geleceğe emin adımlarla ulaşılamaz"
16 Eylül 2025 Salı - 12:43 Bakan Ersoy: "Geçmişi bilmeden geleceğe emin adımlarla ulaşılamaz" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Özellikle gençlere şu hususları ifade etmek isterim ki; geçmişi bilmeden geleceğe emin adımlarla ulaşılamaz. Sizler, bu toprakların taşıdığı eşsiz mirasın hem varisleri hem de koruyucularısınız" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk Tarih Kurumu’nca yayımlanan 9 ciltlik ‘Resimli Türk Abideleri’ (Yusuf Akyurt Koleksiyonu) isimli eserin tanıtım toplantısı katıldı. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’ndaki programda konuşan Bakan Ersoy, eserin yalnızca bir kitap olmadığını, milletin köklü medeniyet birikimini, taşlara ve nakışlara işlenmiş kimliğini bugüne taşıyan bir kültür hazinesi olduğunu vurguladı. Akyurt’un çalışmalarıyla iz bıraktığını belirten Ersoy, "’O’nun gayretleriyle Konya Asar-ı Atika Müzesi kurulmuş, Mevlana Türbesi bir müze düzenine kavuşturulmuş, Anadolu’nun pek çok köşesindeki sanat eserleri kayıt altına alınmıştır. O yıllarda kısıtlı imkanlarla hazırladığı ‘Resimli Türk Abideleri’, dönemi için bir ilk ve aynı zamanda yol gösterici niteliğindedir. Bugün aradan geçen on yıllara rağmen bu eserin kıymeti daha da artmış, Türk Tarih Kurumumuzun titiz çalışmalarıyla yeniden yayına hazırlanmış; önce dijital ortamda erişime açılmış, ardından da 9 cilt halinde yeniden basılarak kültür dünyamıza kazandırılmıştır" şeklinde konuştu. "Bizlere düşen görev, bu hafızayı korumak, geliştirmek ve gelecek nesillere aktarmaktır" Bakan Ersoy, milletin hafızasının geleceğe emanet edilen eserlerde saklı olduğuna dikkati çekerek, "Camilerimiz, medreselerimiz, köprülerimiz, hanlarımız yalnızca taş ve tuğladan ibaret değildir; her biri birer kimlik belgesidir, birer medeniyet nişanesidir. İşte ‘Resimli Türk Abideleri’, bu belgelerin fotoğraflarla, çizimlerle, notlarla kayda geçirildiği öncü bir çalışmadır. Bugün bizlere düşen görev, bu hafızayı korumak, geliştirmek ve gelecek nesillere aktarmaktır" diye konuştu. "Geçmişi bilmeden geleceğe emin adımlarla ulaşılamaz" Ersoy, bakanlık olarak ülkenin dört bir yanında çalışmalarını sürdürdüklerini ifade ederek şunları kaydetti: "Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak bizler bu anlayışla, ülkemizin dört bir yanında restorasyon projeleri yürütüyor, müzelerimizi çağın gereklerine uygun şekilde yeniliyor, eserlerimizi dijital ortamlara taşıyarak evrensel erişime açıyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki: mirasımıza sahip çıkmak, geleceğimizi inşa etmenin en güçlü yoludur. Bugün tanıtımını yaptığımız bu eser de bu çabaların bir parçası, hatta tarihi köklerine uzanan bir ilham kaynağıdır. Bu kıymetli buluşmamızda özellikle gençlere şu hususları ifade etmek isterim ki; geçmişi bilmeden geleceğe emin adımlarla ulaşılamaz. Sizler, bu toprakların taşıdığı eşsiz mirasın hem varisleri hem de koruyucularısınız. ‘Resimli Türk Abideleri’ gibi eserler, sizlere kim olduğunuzu, nereden geldiğinizi ve hangi büyük medeniyetin mirasını taşıdığınızı göstermektedir."
Sivas Kültürü’nü Yayma ve Yaşatma Derneği Başkanı Türkmenoğlu: "Erkeklerin kadın kıyafeti giymesinin kültürümüzde yeri yoktur"
16 Eylül 2025 Salı - 12:20 Sivas Kültürü’nü Yayma ve Yaşatma Derneği Başkanı Türkmenoğlu: "Erkeklerin kadın kıyafeti giymesinin kültürümüzde yeri yoktur" Sivas köy düğünlerinde kadın kıyafeti giyen erkeklerin eğlenceleri tepki çekti, Sivas Kültürü’nü Yayma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ahat Türkmenoğlu yapılanların Sivas kültüründe kesinlikle yeri olmadığını söyledi. Sivas ve Tokat bölgesinde son günlerde köy düğünlerindeki garip eğlenceler dikkat çekmeye başladı. Özellikle kadın kıyafetleri giyerek erkeklerin bu şekilde halaya girmesi, davetlileri eğlendirmeye çalışması tepkilere neden oldu. Sivas Kültürü’nü Yayma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ahat Türkmenoğlu yaptığı değerlendirmede tepki çeken bu eğlencelerin Sivas kültüründe kesinlikle yeri olmadığını belirtip, "Sivas kültüründe kendine özgü düğün geleneklerimiz, adetlerimiz, gelenek ve göreneklerimiz vardır. Akşamları yapılan sıra gezmelerimiz vardır. Sivas’ta geçmişte iki türlü düğün olurdu. Bir kadınlara özel gündüz düğünü bir de gece düğünü olurdu. Bu düğünlerde Sivas halayı ve ağırlaması mutlaka çalınan ince sazla oynanırdı. Günümüzde maalesef farklı bölgelerin türküleriyle de oynanıyor. Sivas’ta asla, kesinlikle erkeklerin giydiği kadın kıyafetiyle oynanan halaylarımız, düğün eğlencelerimiz yoktur. Sadece bazı köy ve beldelerimizde erkek erkeğe oynanan orta oyunlarında genç arkadaşlarımız kadın kıyafeti giyip oyun oynanabiliyordu. Bu da sadece bir iki köy ve beldenin kültüründe olan bir uygulama" dedi. "Sivaslı yiğidodur" Türkmenoğlu, Sivaslıların ’yiğido’ olduklarının altını çizerek, "Sivaslı yiğidodur. Yiğidoların olduğu bölgede de yapılan tüm halaylar Sivas’ı temsil edecek türdendir. Sivas kültüründe asla erkeklerin kadın kıyafeti giyerek gerçekleştirdikleri bir eğlence yoktur. 68 yaşındayım böyle bir oyunu hiç görmedim. Ne mahalle kültürümüzde ne de şehir kültürümüzde yeri yoktur. Bu görüntülerinde sadece bir iki köyde ortaya çıktığını düşünüyorum. Mesela deve kılığına girilir, orta oyunu şeklinde sergilenir. Bu da erkeklerin kendi aralarında olan bir eğlence kültürüdür" şeklinde konuştu. "Gelenek ve göreneklerimizden ayrılmayalım" Türkmenoğlu özellikle gençlere kendi gelenek ve göreneklerinden ayrılmamaları tavsiyesinde bulunarak şunları ifade etti: "Eskiden düğünlerimizde batari cinsi, Türk sanat müziği, Türk hafif müziği ve pop müziğiyle oyunlar oynanırdı. Artık arabesk müziğiyle de oyunlar oynanıyor. Mesela ‘hey on beşli’ ile oyunlar oynanıyor. Bu asla oyun değildir. Bu Çanakkale savaşında Çanakkale cephesine giden gençler için yapılmış bir ağıttır. Maalesef bilinmediği için bununla da oyun oynanıyor. Bu da acı bir şeydir. Gelenek ve göreneklerimizden ayrılmadan, köklerimizdeki kültürümüze dayalı oynayalım. Sivas halk oyunları kıyafetleri ile Doğu oyunları oynanıyor. Bu da doğru değildir. Sivas kentimizde kendi gelenek ve göreneklerimizle yaşamaktan mutluluk duyarız."
Mimar Sinan Akademi seçme başvuruları başladı
16 Eylül 2025 Salı - 11:58 Mimar Sinan Akademi seçme başvuruları başladı Kepez Belediyesi’nin kültür ve sanat alanında geleceğe kazandırdığı Mimar Sinan Akademi’nin, 2025-2026 dönemi seçme başvuruları başladı. Son başvuru tarihi 10 Ekim olarak açıklandı. Antalya’nın sanat eğitimine katkı sunan Mimar Sinan Akademi, 2025-2026 akademi döneminde yine yüzlerce sanatseveri ücretsiz eğitimlerle buluşturmaya hazırlanıyor. Kepez Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren akademide, yeni dönem için seçme başvuruları başladı. Başvurular, Mimar Sinan Kongre Merkezi’ne 10 Ekim tarihine kadar yapılabilecek. Eğitimler ise Mimar Sinan Kongre Merkezi, Sütçüler Müzik Okulları ve Orhangazi Semt Konağı’nda gerçekleştirilecek. Bu sayede kursiyerler, kendilerine en yakın merkezde sanat eğitimine katılma imkanı bulacak. Bu dönem akademide; müzik, dans, görsel sanatlar ve yabancı dil olmak üzere yine birçok alanda eğitimler verilecek. Tamamen ücretsiz olarak sunulan bu eğitimlerle, Antalya’da sanata ilgi duyan her yaştan bireyin yetenekleri keşfedilerek profesyonel bir çerçevede geliştirilmesi sağlanacak. Sanatla iç içe, dolu dolu bir eğitim dönemine adım atmak isteyenler, (0242) 346 67 56 numaralı telefon hattından başvurularla ilgili detaylı bilgilere ulaşabilecek. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Mimar Sinan Akademi’nin çocuklardan yetişkinlere kadar her yaş grubuna hitap eden geniş eğitim yelpazesiyle Antalya’nın kültür ve sanat hayatına değer kattığını söyledi.
Tarihi Katerina Köşkü turizme kazandırılmayı bekliyor
16 Eylül 2025 Salı - 11:14 Tarihi Katerina Köşkü turizme kazandırılmayı bekliyor Kars Sarıkamış’ta her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Katerina Köşkü turizmi kazandırılmayı bekliyor. 1968 yapımı Kafkas Kartalı filminin de çekildiği Katerina Köşkü’nün içler acısı halini gören ziyaretçiler ise köşkün restore edilmesini talep ediyor. Kars’ın Sarıkamış ilçesinde yer alan ve Rus Çarı II. Nikola tarafından yaptırıldığı bilinen tarihi Katerina Köşkü, atıl durumdan kurtarılarak turizme kazandırılmayı bekliyor. Mimari özellikleriyle dikkat çeken ve bölgenin önemli bir kültürel mirası olan köşk için çeşitli projeler gündeme gelirken, nihai yatırım ve yenileme süreci ise merakla takip ediliyor. Bir çok kez projelendirilen ve ancak bir türlü yapımına başlanmayan tarihi köşk hem hayvan barınağı olarak kullanılıyor, hem de her geçen gün biraz daha yıkılıyor. Katerina Köşkü’nü ziyaret eden vatandaşlar ise içler acısı köşkün restore edilmesini bekliyor. "Çarlık dönemine ait Türk filmlerine ev sahipliği yaptı" Katerina Köşkü Çarlık dönemine ait Türk filmlerine de ev sahipliği yaptı. 1968 yılında çekimleri yapılan Fikret Hakan ile Fatma Girik’in oynadığı, yönetmen koltuğunda Yılmaz Atadeniz ve Melih Gülgen’ın oturduğu ve 1973 yılında vizyona giren Kafkas Kartalı filmi de Katerina Köşkü’nde çekilmişti. Günümüzde içler acısı durumda olan Katerina Köşkü Kars turizmine kazandırılmayı bekliyor. "Katerina Köşkü" Kars’ın Sarıkamış ilçesindeki Katerina Köşkü yekpare ağaçtan çivi kullanılmadan 1896 yılında yapılmış. Av köşkü ve ana köşk olarak 2 ayrı yapıdan oluşuyor. Beton kolanlar sayesinde ayakta duran yapının ısıtması da bu kolonlardaki "peç" adı verilen ısıtma sistemi ile sağlanıyor. Av köşkü değerli misafirlerin ağırlandığı yerdir. Asıl köşk ise çeşitli zamanlarda hastane ve saray olarak kullanılmış. Halk arasında Katerina’nın köşkü olarak bilinse de 2. Çar Nikola döneminde yapılan bu köşk yanlış adlandırılmakta. Eşi Katherina için yaptırıldığı zannedilen bu köşk Çar’ın hasta oğlu Aleksi için bir rehabiltasyon merkezi ve aynı zamanda da ailenin kışın ve yazın kullandığı av köşkü olarak yapılmış ve Çar’ın Av Köşkü olarak da bilinmekte.
Aydın’da pekmez yapım sezonu başladı
16 Eylül 2025 Salı - 11:05 Aydın’da pekmez yapım sezonu başladı Aydın’da incir hasat sezonunu tamamlayan çiftçiler bağ bozumuna başladı. Tamamen organik olarak Aydın dağlarında yetişen üzümler, geleneksel yöntemlerle sıkılıp kaynatılarak pekmeze dönüştürülüyor. Besin değeri yüksek olmasına rağmen özellikle soğuk kış günlerinde şifa niyetine tüketilen pekmezin kilosunun 500 TL olduğu belirtildi. Çay dışında tüm tarımsal ürünlerin üretildiği Aydın’da yılın 12 ayı tarımsal faaliyetler devam ediyor. Yaklaşık 2 aydır incir hasadı ile uğraşan Aydınlı çiftçiler şimdi de üzümleri toplayarak pekmez yapımına başladı. Bu yıl etkili olan kuraklık nedeniyle üzüm rekoltesinin az olduğunu belirten çiftçiler, rekoltenin geçen yıllara oranla düşük olduğunu belirttiler. Bir gün önceden asmalardan toplanan üzümler suyu sıkılarak şıra elde ediliyor. Daha sonra bakır kazanların içinde usulüne uygun olarak kaynatılan üzüm suyundan pekmez elde ediliyor. Pekmez yapımının oldukça zor bir uğraş olduğunu ve bu işi geleneksel yöntemlerle sürdürdüklerini belirten Ömer Elbey, "Aydın ili sıcak bir şehir olduğu için üzümlerin tat oranı oldukça yüksektir. Ve pekmez için de elverişlidir. Üzümün suyu sıkılarak elde edilen şıralar kaynatılarak pekmeze dönüştürülür. Kaynama sürecinde üstte biriken tortular dikkatlice alınarak pekmezin berraklaşması sağlanır" diyerek hem pekmez yaptıklarını hem de unutulmaya yüz tutan bir kültürü devam ettirdiklerini belirtti. Geleneksel pekmez yapımının, sabır ve emek isteyen bir uğraş olduğunu belirten Elbey, "Pekmezi atalarımız nasıl yaptıysa biz de aynı yöntemlerle sürdürüyoruz. Pekmez yapımının püf noktası, şırayı yavaş yavaş kaynatmak" diye konuştu.