KÜLTÜR SANAT
Hattat Emrullah Demirkaya’nın eserlerinin 34 yıl sonra ilk kez bir araya geldiği sergiye yoğun ilgi 11 Nisan 2026 Cumartesi - 17:05:33 Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte hüsn-i hat sanatına önemli katkılar sağlayan Hattat Emrullah Demirkaya’nın 73 eseri, vefatından 34 yıl sonra ilk defa bir araya getirildi. Kastamonu’da 1 ay açık kalacak sergi, ilk gününde yoğun ilgi gördü. Kastamonu’da 1894 yılında dünyaya gelen ve hat sanatında önemli çalışmalara imza atan Hattat Emrullah Demirkaya, düzenlenen sergi ile yad edildi. Ankara’da 1992’de vefat eden Demirkaya’nın 7 farklı koleksiyonerden toplanan eserleri, doğup büyüdüğü şehir olan Kastamonu’da ilk defa sergilendi. Kastamonu Valiliği’nin organizasyonunda düzenlenen "Hattat Emrullah Demirkaya Hüsn-i Hat Sergisi", Kastamall AVM’de açıldı. Serginin açılışına Kastamonu Valisi Meftun Dallı, İstanbullu Kolleksiyoner İbrahim Ethem Gören, Hattat Mahmut Şahin, koleksiyonerler, kurum müdürleri, STK ve siyasi parti temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Serginin açılışının ardından koleksiyoner İbrahim Ethem Gören ve Hattat Mahmut Şahin tarafından Vali Meftun Dallı’ya hat yazısı hediye edildi. Vali Dallı da sergiye katkı veren koleksiyonerlere teşekkür belgesi takdim etti. Açılışın ardından katılımcılar sergiyi gezerek, eserlerle ilgili bilgi aldı. Sergiye yoğun ilgi Sergi, Ankara’da 96 yaşında vefat eden Hattat Emrullah Demirkaya’nın 70 yıllık sanat hayatı boyunca elinden çıkan yüzlerce eserden günümüzde bir araya getirilebilen 73 eseri bir araya getirdi. İstanbullu koleksiyoner İbrahim Ethem Gören’in elindeki 40’ı aşkın eserin Kastamonu’da sergilenmesi fikri ile başlayan sergi sürecinde Mustafa Gezici, Emrah Küçükşengün, Mahmut İslamoğlu, Kastamonu Yazma Eser Kütüphanesi, Oğuzhan Arslanoğlu ve Osman Sarıkaya’nın koleksiyonlarında yer alan 30 civarı eser de emanet alındı. 1 ay boyunca açık kalacak sergi, klasik hat sanatının inceliklerini, estetik derinliğini ve irfan köklerini Kastamonulu Hattat Emrullah Demirkaya’nın eserleriyle günümüz sanat meraklıları ile buluşturmayı hedefliyor. Sergi ilk gününde vatandaşlardan da yoğun ilgi gördü. "98 yıllık bereketli bir ömrü var" Sergideki eserler ve Hattat Emrullah Demirkaya’nın hayatıyla ilgili bilgi veren Yazar ve Koleksiyoner İbrahim Ethem Gören, "Uzunca bir hayatı var, 98 yıllık bereketli bir ömrü var. Burada hüsn-i hatla meşgul oluyor, yazıyla meşgul oluyor. Dini ve sivil mimari eserler kazandırıyor. Aynı zamanda kendisi hakkak, mermeri oyuyor. Mermer sanatında da eserler meydana getiriyor. Çok bereketli bir hayat sürüyor. Üstad Necip Fazıl’ın bir sözü var, der ki, ‘Laf var ki laftır, laf var ki iştir, iş var ki laftır.’ Bize iş kalıyor, hamle çapında iş lazım. Bereketli ömründe hamle çapında bir sanat telakkisi ortaya koyuluyor. Biz kendisine bu vefatından 34 yıl sonra Kastamonu Valimizin hürmetleriyle saygı sunuyoruz" dedi. "Üstadımızın 73 eseri yer alıyor" Hattat Emrullah Demirkaya’nın ömrü boyunca farklı sanatlarla ilgilendiğini dile getiren Gören, "Kastamonulu koleksiyonerlerden, Kastamonu Yazma Eser Müzesi’nde bulunan eserlerden ve bizim aile koleksiyonumuzda bulunan eserlerden toplam üstadımızın 73 eseri yer alıyor. Ben bu serginin hayırlara, bereketlere ve üstada rahmetle vesile olması niyazıyla sayın valimize teşekkür ediyorum" diye konuştu. Serginin açılışında konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı ise, "Ayasofya Camimizdeki büyük Lafzatullah ismini yazan Mustafa İzzet Efendi başta olmak üzere Kastamonu’muzun pek çok hattatı var. Hüsn-i hat sanatına Kastamonu’da hizmet eden pek çok şahsiyet çıkmış, ki her birisi Kastamonu çapında bir vilayete değil, bir ülkeye onur verecek kadar değerli şahsiyetler. Hepsini rahmetle yad edelim, hepsinin mekanları cennet olsun. Tabii özellikle de Emrullah Demirkaya merhum üstadı rahmetle yad edelim. Onun da mekanı cennet olsun, Allah rahmet eylesin. Ben İbrahim Ethem hocama, Mahmut Şahin hocama, Erhan Bektaş hocama ve diğer talebelerimize geldikleri ve bu sergimize bizimle teşrif ettikleri için çok teşekkür ediyorum. Sizlere katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Sergimizin gençlerimizde hem hat sanatına bir ilgi uyandırması hem de bu güzelliği görüp en azından estetik anlamda buradan bir hüner ve değer kazanmaları, kendilerine bir değer katmalarına vesile olmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu. Hattat Mustafa Şahin ise Kastamonu’nun hat sanatı için önemli bir şehir olduğunu ifade ederek, "Kastamonu’da Sayın Valimiz Meftun Dallı’nın himayesinde Emrullah Demirkaya hat eserleri sergisini açtık. İbrahim Ethem Gören, koleksiyoner ve yazar, sanat yazarı bir ağabeyimiz. Onun koleksiyonundan ve Kastamonu’da koleksiyonerlerde yer alan eserlerle böyle bir sergi açıldı. 73 tane eser var. Rahmetli Emrullah Demirkaya, Osmanlı’dan günümüze köprü olan insanlardan bir tanesi. Hat sanatını İstanbul’da askerlik yaptığı dönemde Reis-ül Hattatin Kamil Akdik Hoca’dan ve Mehmet Hulusi Yazgan Hoca’dan meşk etmiş. Çok güzel, keyifli bir şey. Allah nasip ederse Kastamonu’ya yakışır bir hüsn-i hat müzesi düşünüyoruz. Hattat Mehmet Şevki Efendi Hüsn-i Hat Müzesi, Kastamonu’nun kendi sanat ruhuna tekrar dönmesine vesile olacak. Çok büyük medeniyetlerin kurulduğu bir şehir. Buradan Üsküdar’a kadar Kastamonu vilayeti olarak geçer. O ihtişamını tekrar canlandırıp, hattın ve sanatın merkezi yapacak bir müze çalışması ve sergiler devam edecek" ifadelerini kullandı.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 16:30 Hikayeni Anlatma Zamanı: Ulusal Erenler Film Festivali başvuruları başladı Anadolu’nun kadim hafızasından beslenen, inançla yoğrulan, kültürle derinleşen ve insan sevgisiyle anlam kazanan hikâyeler bu yıl sinemanın evrensel diliyle buluşuyor. Alevi Vakıfları Federasyonu tarafından her yıl gerçekleştirilen Sinema Günleri, büyüyen vizyonu ve artan uluslararası ilgisiyle bu yıl yeni bir kimliğe kavuşarak, Ulusal Erenler Film Festivali adıyla yoluna devam ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Sinema Genel Müdürlüğü’nün destekleriyle hayata geçirilen Ulusal Erenler Film Festivali, 19-23 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Alevi-Bektaşi inancının hoşgörü, eşitlik ve hakikat arayışı üzerine kurulu felsefesinden ilham alan festival, insanı merkeze alan, vicdana dokunan ve kültürel belleği geleceğe taşıyan anlatıları bir araya getiriyor. Festival, kadim mirası çağdaş anlatılarla buluşturarak yeni bir ifade alanı açmayı hedefliyor. Kurmaca, belgesel ve animasyon olmak üzere üç ana kategoride düzenlenecek festivale başvurular başladı. İlk günden yoğun ilgi gören festivale 52 başvuru yapıldı. Festival başkanlığını Alevi Vakıfları Federasyonu Başkanı Baki Doğan üstlenirken, festival direktörlüğünü akademisyen ve ödüllü yönetmen Ahmet Bikiç yürütüyor. Alanında yetkin isimlerden oluşan jürisi ve çok katmanlı programıyla festivalde film gösterimlerinin yanı sıra söyleşiler, paneller ve paralel etkinlikler yer alacak. Film gösterimleri, Türkiye’nin farklı noktalarındaki cemevlerinde eş zamanlı gerçekleştirilecek. Festivale başvurular https://avfueff.com.tr/basvuru.html sitesi üzerinden yapılabiliyor.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 15:15 Köyceğiz’de Nevruz Bayramı coşkuyla kutlandı Muğla’nın Köyceğiz ilçesinde kaymakamlık tarafından organize edilen baharın gelişi, birlik ve beraberliğin en güzel hali, Nevruz Bayramı coşkuyla kutlandı. Köyceğiz Toparlar Mahallesi Kazancı Mesire Alanı’nda düzenlenen Nevruz Bayramı Şenliği, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın söylenmesiyle başladı. Açılış konuşmasının ardından mehteran gösterisi gerçekleşti. Program çerçevesinde, yumurta tokuşturma, kartal dansı, yağlı güreş, Kafkas gösterisi, atlı gösteri, örste demir dövme, Nevruz ateşinin yakılması ve ateşten atlama gibi etkinlikler yapıldı. Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık tarafından ilan edilen 2026 Gençlik Yılı kapsamında şenlikte çeşitli sportif ve geleneksel yarışmalar düzenlendi. Nevruz Bayramı Şenliği’nde birbirinden heyecanlı halat çekme, çuval yarışı, yumurta taşıma yarışı, mas güreş yarışması ve bilek güreşi gibi ödüllü yarışmalar gerçekleştirildi. Geleneksel okçuluk, at binme, spor stantları, Türk otağında hatıra fotoğrafı çektirme, çocuklar için yüz boyama, pamuklu şeker, fidan dağıtımı ve Gençlik Merkezi etkinlikleri gün boyu devam etti. Nevruz Bayramı Şenliği’nde Orta Asya Ezgileriyle "Grup Mesai" sahne aldı. Sevilen müziklerin sunulduğu, unutulmaz konserde coşku dolu anlar yaşandı. Ayrıca keşkek, Özbek pilavı, gözleme, ayran ve çay ikramında bulunuldu. Müziğin, oyunların, yarışmaların ve dostluğun bir araya geldiği bu coşkulu günde Köyceğizliler Nevruz’un sevincine ortak oldu.
11 Nisan 2026 Cumartesi - 15:08 Hattat Emrullah Demirkaya’nın eserlerinin 34 yıl sonra ilk kez bir araya geldiği sergiye yoğun ilgi Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte hüsn-i hat sanatına önemli katkılar sağlayanHattat Emrullah Demirkaya’nın, vefatından 34 yıl sonra ilk defa bir araya gelen 73 eseri Kastamonu’da sergiye açıldı. 1 ay açık kalacak sergi ilk gününde yoğun ilgi gördü. Kastamonu’da 1894 yılında dünyaya gelen ve hat sanatında önemli çalışmalara imza atanHattat Emrullah Demirkaya, düzenlenen sergi ile yad edildi. Ankara’da 1992 de vefat eden Demirkaya’nın 7 farklı koleksiyonerden toplanan eserleri doğup büyüdüğü şehir olan Kastamonu’d ailk defa gün yüzüne çıktı. Kastamonu Valiliği’nin organizasyonu ile "Hattat Emrullah Demirkaya Hüsn-i Hat Sergisi", Kastamall AVM’de açıldı. Serginin açılışına Kastamonu Valisi Meftun Dallı, İstanbullu Kolleksiyoner İbrahim Ethem Gören, Hattat Mahmut Şahin, kolleksiyonerler, kurum müdürleri, STK ve siyasi parti temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Sergi açılışının ardından Kolleksiyoner İbrahim Ethem Gören ve Hattat Mahmut Şahin tarafından Vali Meftun Dallı’ya hat yazısı hediye edildi. Vali Meftun Dallı tarafından da sergiye katkı veren kolleksiyonerlere teşekkür belgesi takdim edildi. Açılışın ardından katılımcılar sergiyi gezerek eserlerle ilgili bilgi aldı. Sergiye yoğun ilgi Sergi, Ankara’da 96 yaşında vefat edenHattat Emrullah Demirkaya’nın 70 yıllık sanat hayatı boyunca elinden çıkan yüzlerce eserden, günümüzde bir araya getirilebilen 73 eseri ilk defa güçlü bir organizasyon oldu. İstanbullu kolleksiyoner İbrahim Ethem Gören’in elindeki 40’ı aşkın eserin Kastamonu’da sergilenmesi fikri ile başlayan sergi fikri, Mustafa Gezici, Emrah Küçükşengün, Mahmut İslamoğlu, Kastamonu Yazma Eser Kütüphanesi, Oğuzhan Arslanoğlu ve Osman Sarıkaya koleksiyonlarında yer alan 30 civarı eserleri de emanet alınarak açıldı. 1 ay boyunca açık kalacak sergi, klasikhatsanatının inceliklerini, estetik derinliğini ve irfan köklerini KastamonuluHattat Emrullah Demirkaya’nın eserleriyle günümüz sanat meraklıları ile buluşturmayı hedefliyor. Sergi ilk gününde vatandaşlardan da yoğun ilgi gördü. "98 yıllık bereketli bir ömrü var" Sergideki eserler ve Hattat Emrullah Demirkaya’nın hayatıyla ilgili bilgi veren Yazar ve Koleksiyoner İbrahim Ethem Gören, "Uzunca bir hayatı var, 98 yıllık bereketli bir ömrü var. Burada hüsn-i hatla meşgul oluyor, yazıyla meşgul oluyor. Dini ve sivil mimari eserler kazandırıyor. Aynı zamanda kendisi hakkak, mermeri oyuyor. Mermer sanatında da eserler meydana getiriliyor. Çok bereketli bir hayat sürüyor. Üstad Necip Fazıl’ın bir sözü var, der ki, ‘laf var ki laftır, laf var ki iştir, iş var ki laftır.’ Bize iş kalıyor, hamle çapında iş lazım. Bereketli ömründe hamle çapında bir sanat telakkisi ortaya koyuluyor. Biz kendisine bu vefatından 34 yıl sonra Kastamonu Valimizin hürmetleriyle saygı sunuyoruz" dedi. "Üstadımızın 73 eserleri yer alıyor" Hattat Emrullah Demirkaya’nı ömrü boyunca farklı sanatlarla ilgilendiğini dile getiren Gören, "Kastamonu koleksiyonerlerden, Kastamonu Yazma Eser Müzesinde bulunan eserlerden ve bizim aile koleksiyonumuzda bulunan eserlerden toplam üstadımızın 73 eserleri yer alıyor. Ben bu serginin hayırlara, bereketlere ve üstada rahmetle vesile olması niyazıyla Sayın Valimiz’e teşekkür ediyorum" diye konuştu. Sergi açılışında konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı ise, "Ayasofya Camimizdeki büyük Lafzatullah ismini yazan Mustafa İzzet Efendi başta olmak üzere Kastamonumuzun pek çok hattatı var. Hüsn-i hat sanatına Kastamonu’da hizmet eden pek çok şahsiyet çıkmış ki her birisi Kastamonu çapında bir vilayete değil, bir ülkeye onur verecek kadar değerli şahsiyetler. Hepsini rahmetle yad edelim, hepsinin mekanları cennet olsun. Tabii, özellikle de Emrullah Demirkaya merhum üstadı rahmetle yad edelim. Onun da mekanı cennet olsun, Allah rahmet eylesin. Ben İbrahim Ethem hocama, Mahmut Şahin hocama, Erhan Bektaş hocama ve diğer talebelerimize ve geldikleri bu sergimizi bizimle teşrif ettikleri için çok teşekkür ediyorum. Sizlere katılımlarınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Sergimizin gençlerimizle hem sanatı hat sanatına bir ilgi uyandırması hem de bu güzelliği görüp en azından estetik anlamda buradan bir hüner ve değer kazanmaları, kendilerine bir değer katmalarına vesile olmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu. Sergide konuşan Hattat Mustafa Şahin ise Kastamonu’nun hat sanatı için önemli bir şehir olduğunu ifade ederek, "Kastamonu’da Sayın Valimiz Meftun Dallı’nın himayesinde Emrullah Demirkaya hat eserleri sergisini açtık. İbrahim Ethem Gören, koleksiyoner ve yazar, sanat yazarı bir ağabeyimiz. Onun koleksiyonlanan ve Kastamonu’da koleksiyonerlerde yer alan eserlerle böyle bir sergi açıldı. 73 tane eser var. Rahmetli Emrullah Demirkaya, Osmanlı’dan günümüze köprü olan insanlardan bir tanesi. Hat sanatını İstanbul’da askerlik yaptığı dönemdeReis-ül Hattatin Kamil Akdik Hoca’dan ve Mehmet Hulusi Yazgan Hoca’dan meşk etmiş. Çok güzel bir, keyifli bir şey. Allah nasip ederse burada Kastamonu’da bir müze niyetimiz var. İhlas Haber Ajansı Genel Yayın Koordinatörü İrfan Altıkardeş’le geçen geldiğimizde, Valimizle görüştük. Allah nasip ederse Kastamonu’ya yakışır bir hüsn-i hat müzesi de düşünüyoruz. Hattat Mehmet Şevki Efendi Hüsn-i Hat Müzesi Kastamonu’nun kendi sanat rununa tekrar dönmesine vesile olacak. Çok büyük medeniyetlerin kurulduğu bir şehir. Buradan Üsküdar’a kadar Kastamonu vilayeti olarak geçer. O ihtişamını tekrar canlandırıp hattın ve sanatın merkezi yapacak bir müze çalışması ve sergiler devam edecek" ifadelerini kullandı.
Kars’ta tarihe yolculuk: Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi’ne yoğun ilgi
15 Kasım 2025 Cumartesi - 09:53 Kars’ta tarihe yolculuk: Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi’ne yoğun ilgi Tarihi dokusu ve kültürel mirasıyla dikkat çeken Kars’ta, "Kanlı Tabya" olarak bilinen ve interaktif özellikleriyle öne çıkan Kafkas Cephesi Harp Tarihi Müzesi, yerli ve yabancı turistlerin akınına uğruyor. Ziyaretçiler, özellikle Sarıkamış Harekatı’nın canlandırıldığı ve şehit askerlerin yaşadığı zorlukların gözler önüne serildiği bölümlerde duygusal anlar yaşıyor. Osmanlı-Rus Savaşı’nda bir tabur askerin şehit düştüğü bu tarihi mekan, Türkiye’de Çanakkale ve Edirne’den sonra interaktif özelliği bulunan nadir müzelerden biri. Müzede, balmumu heykeller ve ses efektleri ile desteklenen canlandırmalar, ziyaretçileri o dönemin zorlu şartlarına götürüyor. Müzeden çok etkilendiğini ifade eden Yaren Buse Yıldız, "Kanlı Tabya’ya gezmeye geldim. Similasyonlar çok gerçekçi, çok etkilendik, çok güzel yapılmış bir müze" dedi. İlk defa müzeyi ziyaret ettiğine dikkat çeken Ahmet Aydın, "Kanlı Tabya’yı ecdadımızın burada göstermiş olduğu fedakarlığı, vatanımızın savunmasında yaşadıkları tüm zorlukları burada gördük. Onlara binlerce dua ediyoruz, şükrediyoruz. Allah onları cennetine koysun" diye konuştu. "Çok duygulandık" Kafkas Harp Tarihi Müzesi’ni görmek için Iğdır’dan Kars’a geldiğini belirten Pınar Ulama, "Müzedeyim çok güzel bir yer, askerlerimizin topluca şehit edildiği yer. Gördük çok duygulandık, çok etkilendik" şeklinde konuştu. Öte yandan, Kafkas Harp Tarihi Müzesi’nde kar fırtınasının görselleştirildiği ve donan askerlerin buğulu cam arkasından gösterildiği sahneler, ziyaretçilerin en çok etkilendiği kısımlar arasında yer alıyor. Müze girişindeki aynalar aracılığıyla, şehit askerlerin sonsuza kadar anılması amacıyla çarıkları üzerine konulan ışıklar, ziyaretçilere duygu seli yaşatıyor. Askerlerin mutfak, revir ve koğuşlarının yer aldığı bölümler, o dönem kullanılan silahların yer aldığı bölümlerde ziyaretçileri o döneme taşıyor.
EBYÜ’de Ahıska Türkleri sürgünü konferansla hatırlandı
15 Kasım 2025 Cumartesi - 07:49 EBYÜ’de Ahıska Türkleri sürgünü konferansla hatırlandı Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinde (EBYÜ) "Siyasete Karşı Kültürün Simgesi Ahıska Türkleri" temalı konferans gerçekleştirildi. Fen Edebiyat Fakültesi ile Türk ve Akraba Halklar Kültür Kulübü iş birliğinde düzenlenen programa konuşmacı olarak Prof. Dr. Ali Kafkasyalı katıldı. Etkinliğe Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. A. Ercan Ekinci ve Prof. Dr. Adem Başıbüyük’ün yanı sıra akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda Ahıska Türkü iştirak etti. Konferansın açılış konuşmasını yapan Dr. Öğr. Üyesi Kasım Kağan Özlok, 14 Kasım 1944’te trenlerle sürgün edilen Ahıska Türklerinin maruz kaldığı acı süreci hatırlattı. Yaklaşık 20 bin kişinin hayatını kaybettiği bu dönemin kolektif hafızada derin bir yara bıraktığını belirten Özlok, Ahıska Türklerinin tüm zorluklara rağmen dillerini, inançlarını ve kültürlerini koruyarak birliklerini güçlendirdiğini vurguladı. Özlok, Cumhurbaşkanlığı öncülüğünde Erzincan’ın Üzümlü ilçesi ile Bitlis’in Ahlat ilçesinde yürütülen çalışmalar sonucunda 170 binden fazla Ahıska Türkünün Türk vatandaşlığına geçtiğini ifade ederek, Erzincan’ın bu süreçte örnek bir şehir olduğunu dile getirdi. Konuşmasını, sürgünde hayatını kaybedenleri anarak ve konferansın düzenlenmesine katkı sağlayanlara teşekkür ederek tamamladı. Programın konuşmacısı Prof. Dr. Ali Kafkasyalı ise Ahıska Türklerinin 1944 sürgününü "tarihsel ve uluslararası güçler tarafından uygulanan bir proje" olarak nitelendirdi. Sürgünün II. Dünya Savaşı şartları içinde planlandığını belirten Kafkasyalı, İngiltere, ABD ve Sovyetler Birliği’nin bu süreçte etkili olduğuna dair görüşlerini katılımcılarla paylaştı. Bu iddiaların "Tahran Konferansı’ndan sızan belgelere dayandığını" ifade eden Kafkasyalı, planın Ahıska Türklerinin Türkiye ve Azerbaycan ile bağlarını koparmayı amaçladığını söyledi. Ahıska Türklerinin Osmanlı döneminden itibaren bölgenin asli unsurları olduğunu belirten Kafkasyalı, tarihsel kimliklerinin Kıpçak ve diğer Türk boylarıyla bağlantılı olduğunu vurguladı. Sürgün sonrasında da kültürel değerlerini yaşatmayı başardıklarını söyleyen Kafkasyalı, özellikle ozanlık geleneğinin bu direnişin önemli bir parçası olduğunu dile getirdi. Yaşananların "zulüm" niteliği taşıdığını ifade ederek gençlere millî değerleri unutmamaları çağrısında bulundu. Konferansın sonunda Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun tarafından Prof. Dr. Ali Kafkasyalı’ya çiçek takdim edildi. Program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
RTÜK’ün ilk kadın başkan vekili Deniz Güçer oldu
14 Kasım 2025 Cuma - 15:31 RTÜK’ün ilk kadın başkan vekili Deniz Güçer oldu Radyo ve Televizyon Üst Kurulunda (RTÜK) Üst Kurul toplantısında ilk kadın başkan vekili Deniz Güçer oldu. RTÜK’te gerçekleştirilen Üst Kurul toplantısında Başkan Vekilliği görevi için seçim yapıldı. Üst Kurul Üyelerinden Deniz Güçer RTÜK Başkan Vekili olarak seçildi. İlk kez bir kadın üyenin RTÜK Başkan Vekili olarak seçilmesi 31 yıllık RTÜK tarihinde bir ilk olarak kayıtlara geçti. RTÜK Başkan Vekili Deniz Güçer, "Üst Kurulumuzun birikimi ve vizyonuyla, yayıncılık alanında ülkemizin örnek gösterilen kurumlarından biri olma hedefimizi daha da ileriye taşıyacağız" ifadelerini kullandı. Özdemir ve Çeliker görevlerine başladı Yapılan seçim sonucunda yeni Başkan Vekili göreve başlarken, aynı toplantıda RTÜK Üyesi seçilen Orhan Özdemir ile Fatma Çeliker de Üst Kurul’daki görevlerine başladı. Uzun yıllar kamuda görev yapan Orhan Özdemir daha önce RTÜK Başkan Yardımcılığı görevinde de bulunmuş, RTÜK’ün kurumsal çalışmalarına pek çok katkı sağlamıştı. Fatma Çeliker de 25 yıl önce memur olarak başladığı RTÜK’te pek çok idari görevde bulunmuş ve başarılı çalışmalara imza atmıştı. Çeliker; Üye seçilmeden önce RTÜK Kamuoyu Yayın Araştırmaları ve Ölçme Dairesi Başkanlığı görevini yürütüyordu. Yeni Üyelerin, yayıncı kuruluşlarla iş birliğini güçlendirerek toplumsal duyarlılığı esas alan projelerin hayata geçirilmesine katkı sağlaması bekleniyor. RTÜK tarihinde bir ilk: İki kadın üye Yeni Başkan Vekili ve Üyelerin göreve başlamasıyla birlikte, Üst Kurulda ilk kez biri Başkan Vekili olmak üzere iki kadın Üye görev almış oldu. 2021 yılında RTÜK Üyesi olarak seçilen Dr. Deniz Güçer, Üst Kuruldaki tek kadın Üyeydi. Fatma Çeliker’in de Üye seçilmesiyle birlikte RTÜK tarihinde ilk kez iki kadın üye Üst Kurulda görev almış oldu. RTÜK Başkanı Daniş’ten katılımcı ve yenilikçi dönem mesajı Yeni Başkan Vekilini ve Üyeleri tebrik eden RTÜK Başkanı Mehmet Daniş de hem Başkan Vekilinin bir kadın olmasından hem de Üst Kurulda iki kadın Üyenin bulunmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Başkan Daniş, RTÜK’ün yayıncılık alanındaki denetim ve düzenleme faaliyetlerinde dinamik, katılımcı ve yenilikçi bir döneme adım attığını vurguladı. Daniş, "Bu değişim, medya politikalarının geliştirilmesi ve yayıncılıkta etik standartların güçlendirilmesi sürecine taze bir enerji kazandıracak" dedi.
Nilüfer’deki söyleşilerde bu kez Erving Goffman’ın etkileşim düzeni kuramı masaya yatırıldı
14 Kasım 2025 Cuma - 14:01 Nilüfer’deki söyleşilerde bu kez Erving Goffman’ın etkileşim düzeni kuramı masaya yatırıldı Nilüfer Belediyesi’nin "Nasıl Yapmışlar?" söyleşi dizisinin ikinci buluşmasında Doç. Dr. Levent Ünsaldı, Erving Goffman’ın gündelik yaşamda benliğin sunumu yaklaşımını anlattı. Söyleşide bireylerin toplumsal yaşamdaki rolleri ve yüz yüze etkileşimlerde benliğin nasıl kurulduğu ele alındı. Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen "Nasıl Yapmışlar?" söyleşileri, ikinci buluşmayla devam etti. Pancar Deposu’nda düzenlenen etkinlikte Doç. Dr. Levent Ünsaldı, sosyolojinin önemli isimlerinden Erving Goffman’ın etkileşim düzeni kuramını masaya yatırdı. Söyleşide, Goffman’ın "gündelik yaşamda benliğin sunumu" yaklaşımı merkezinde bireylerin toplumsal yaşamdaki rolleri tartışıldı. Doç. Dr. Ünsaldı, insanların gündelik hayatta nasıl birer "aktör" gibi davrandıklarını, rollerini "sahne önünde" nasıl sergilediklerini ve "sahne arkasında" bu rolleri nasıl yeniden şekillendirdiklerini anlattı. Goffman’ın kuramı çerçevesinde benliğin özellikle yüz yüze ilişkilerde ve etkileşim anlarında nasıl kurulduğuna dair bilgiler paylaşan Doç. Dr. Levent Ünsaldı, katılımcıların sorularını da yanıtladı. Önemli sosyal bilimcilerin çalışmalarını ele alan "Nasıl Yapmışlar?" söyleşi serisinin bir sonraki etkinliğinde Howard S. Becker’ın çalışmaları, toplumsal eylemi ve sanat dünyalarını ele alış biçimi konuşulacak.
Bursa yeni fikirlerin başkenti oluyor
14 Kasım 2025 Cuma - 13:57 Bursa yeni fikirlerin başkenti oluyor Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından yenilikçi çözümleri desteklemek ve teknoloji temelli çözümlerin kamu hizmetlerine entegrasyonunu sağlamak amacıyla düzenlenen ‘Bursa Demo Day 2025’, genç girişimcileri ve girişimcilik ekosisteminin öncü aktörlerini buluşturdu. Bursa’yı girişimciliğin ve inovasyonun merkezi haline getirmek için çalışan Büyükşehir Belediyesi, şirket temsilcilerini, akademisyenleri, kamu kurumlarının teknik ekipleri ve üniversite öğrencilerini DemoDay 2025’te buluşturdu. Strateji Geliştirme Dairesi Başkanlığı’na bağlı Araştırma, Geliştirme ve İnovasyon Şube Müdürlüğü bünyesindeki B-CUBE Akıllı Şehircilik ve İnovasyon Merkezi koordinasyonunda hazırlanan programa Bursa Uludağ Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi, Mudanya Üniversitesi, Bursa Uludağ TTO, Ulutek, Bursa TTO, Bursateknopark, BUSİAD ve BİSİAD destek veriyor. "Bir kentin değeri paylaştığı hayallerde saklıdır" Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey adına programa katılan Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Orkun Gazioğlu, konuşmasına Gürcistan’da şehit olan askerlere ve Hırvatistan’da şehit olan yangın uçağı pilotuna Allah’tan rahmet, ailelerine ve sevenlerine sabır dileyerek başladı. Bursa Demo Day 2025 ile fikirden eyleme, eylemden başarıya uzanan yolculukların, iş birliğinin ve umudun sahnesinde olduklarını belirten Gazioğlu, "Burası sadece bir yarışmanın değil; vizyonların, ekip ruhunun ve geleceğin buluştuğu bir yer. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak hedefimiz kentimizin potansiyelini, vizyonunu ve enerjisini bu dönüşümle bütünleştirmektir. Bir kentin gerçek değeri sadece altyapısında değil, insanının ürettiği fikirlerde, geliştirdiği projelerde ve paylaştığı hayallerde saklıdır" dedi. "Görevimiz Bursa’mızı çekim merkezi haline getirmek" Girişimciliğin risk kadar ödülü, zorluklar kadar fırsatları da içinde barındırdığını dile getiren Gazioğlu, sahne alacak her projenin bir cesaret göstergesi olduğunu ifade etti. Yarışmaya katılanların hayallerini gerçeğe dönüştürmek için yola çıktığını vurgulayan Gazioğlu, "Bu sahnede azminizi, emeğinizi ve inancınızı bizlerle paylaşıyorsunuz. Alt yapı desteğimizle, ofis alanlarımızla, mentorluk programlarımızla, hibe ve kaynaklarımızla daima yanınızda olacağız. Bizim görevimiz sadece bugünü iyileştirmek değil, Bursa’mızı gençlerin ve yenilikçilerin geleceğe yön verdiği bir çekim merkezi haline getirmektir" diye konuştu. "Bursa’mızı fikirlerin başkenti haline getirmesini temenni ediyorum" Salonda Türkiye’yi, hatta dünyayı değiştirecek fikirlerin var olduğuna inandığını söyleyen Gazioğlu, atılan her adımın Bursa’nın, ülkenin ve insanlığın geleceği için bir umut olduğunu vurguladı. Umudu birlikte büyütmekten gurur duyduklarını da belirten Gazioğlu, "Gerçek başarı; denemeye cesaret etmekte, her düşüşten sonra yeniden kalkabilmekte, vazgeçmemekte gizlidir. DemoDay 2025’in kentimizin teknoloji ve inovasyon yolculuğunda yeni kapılar açmasını, Bursamızı fikirlerin başkenti haline getirmesini temenni ediyorum. Bu organizasyona emek veren herkese ve geleceğe umutla bakan girişimcilere teşekkür ediyorum" dedi. Konuşmaların ardından Büyükşehir Belediyesi’nin hizmet alanlarına giren projelerin ilgili birimlerde küçük ölçekli olarak test edilmesine imkân tanıyan kavram kanıtı (PoC) süreci video gösterimiyle anlatıldı. Strateji Geliştirme Daire Başkanı Derya Özgök de kamu, girişimci ve akademi iş birliğiyle yürütülen DemoDay 2025 sürecinin ayrıntılarını paylaştı. Süreç içinde seçilen 20 girişimin PoC (test) süreci ile belediye hizmetlerinin ölçümlendiğini anlatan Özgök, 17 girişimcinin yapacağı sunumun ardından başarılı projelerin belirleneceğini ifade etti. Belediye açısından önemli kazanımlar elde edildiğini hatırlatan Özgök, başarılı olan uygulamaların ilerleyen dönemlerde kalıcı belediye hizmetlerine dönüşmesini hedeflediklerini dile getirdi. Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in vizyonu doğrultusunda Bursa’yı akıllı şehircilikte öncü bir kent haline getirmeyi amaçladıklarını aktaran Özgök, Bursa Demo Day 2025’te emeği geçen herkese teşekkür etti. Bursa’nın akıllı şehircilik vizyonuna katkı sağlayan DemoDay’de girişimciler, akademisyenlerden oluşan jüri önünde projelerini anlattı. Katılımcıların ilgiyle takip ettiği sunumlar, kamu kurumu yöneticilerini, öğrencileri ve iş dünyasının temsilcilerini inovasyon yolculuğuna çıkarttı. Yeni umutların ve iş birliklerinin kapısını aralayan DemoDay’de birinci olan girişime 500 bin TL, ikinciye 300 bin TL, üçüncüye ise 200 bin TL para ödülü verilecek. Ayrıca Platin Capital tarafından iki ayrı projeye 75’er bin TL ödül verilecek. Yine Platin Capital tarafından birinci seçilen girişim, yatırım turuna çıkarılacak. BUSİAD ise ilk 5’e girmeye hak kazanan girişimler için yatırımcı görüşmeleri düzenleyecek.