Son Dakika
|
ASAYİŞ
Balıkesir’de yine sallandı
Yalova’da film gibi kuyumcu soygunu
Beşiktaş’ın anlaşmaya vardığı Amir Murillo, İstanbul’a geldi
Genç taraftarın tribünden düştüğü anlara ait görüntüler ortaya çıktı
Batman’da silahlı kuyumcu soygunu!
Yusuf Demir yeniden Rapid Wien’de
Buca Belediyesinde rüşvet soruşturması: 28 şüpheli hakkında gözaltı kararı
N’Golo Kante, resmen Fenerbahçe’de
Elon Musk net serveti 800 milyar doları aşan tarihteki ilk insan oldu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Kouhu Township and the Legacy of Li Wan-ju
Pezeşkiyan: "İran-ABD görüşmeleri ileriye doğru atılmış bir adım oldu"
Sahibi gelir alır diye bırakılan çantayı kaşla göz arasında çaldı
Çin'de biyoteknoloji tesisinde patlama: 8 ölü
Kar kalınlığı 2 metreyi buldu, araçlar kara gömüldü
Kayıp olarak aranan alzaymır hastası adamın cansız bedeni bulundu
Hobi olarak başladı, siparişler ülke geneline yayıldı
Tayland'da halk sandık başında
KÜLTÜR SANAT
Belekoma Kalesi ve Şeyh Edebali Türbesi’nde sis etkili oldu
08 Şubat 2026 Pazar - 14:51:22
Bilecik’te Osmanlı Devletinin manevi kurucu Şeyh Edebali’nin türbesinin bulunduğu vadide sis etkili oldu. Osmanlı Devletinin kurucusu Osman Gazi’nin kayınpederi devletinin manevi kurucu Şeyh Edebali’nin türbesinin bulunduğu vadide sis etkili oldu. Sis kısa süreli kartpostallık görüntüler oluştururken, yağan yağmurun ardından dağıldı. Sis, Şeyh Edebali Külliyesi içinde yer alana Belekoma Kalesi, Osmanlı Padişahları Tarih Şeridi ve 1392 yılında Yıldırım Beyazıd tarafından dedesi Orhan Gazi adına yaptırılan tarihi mabet, kubbesi kurşunla kaplı olduğundan, halk arasında Kurşunlu Camiinde güzel görüntülere sahne oldu.
08 Şubat 2026 Pazar - 14:47
38 yazar ve 13 yayınevi Sakarya’da buluşuyor
Sakarya Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirilen "Çocuk Edebiyatı Fuarı", 9 Şubat Pazartesi günü saat 10.30’da Ofis Sanat Merkezi’nde (OSM) kapılarını açıyor. Düzenlenen fuar, Türkiye’de üç kamu kurumunun bu model çerçevesinde birleştiği ilk organizasyon olma özelliği taşıyor. Edinilen bilgiye göre, 17 Şubat tarihine kadar devam edecek olan fuarda, çocuk edebiyatı alanında Türkiye’nin önde gelen 13 yayınevi ve 38 yazar yer alacak. Yaklaşık 20 bin kitabın okuyucuyla buluşacağı etkinlik süresince; söyleşiler, imza günleri ve çeşitli kitap etkinlikleri düzenlenecek. 9 gün sürecek organizasyon kapsamında Sakarya Büyükşehir Belediyesi, şehrin farklı noktalarındaki okullardan öğrencilerin fuar alanına ulaşabilmesi için ücretsiz servis desteği sağlayacak. Sakarya’nın eğitim ve kültür hayatına katkı sunması beklenen fuar, her gün 10.30 ile 18.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.
08 Şubat 2026 Pazar - 12:59
Nilüfer Halk Dansları Topluluğu’ndan 25’inci yıla özel kutlama
Nilüfer Belediyesi bünyesinde 2001 yılından bu yana çalışmalarını sürdüren Nilüfer Halk Dansları Topluluğu, çeyrek asırlık yolculuğunu görkemli bir balo ile kutladı. Nilüfer Belediyesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren Nilüfer Halk Dansları Topluluğu, 25’inci yaşını kutladı. Karya Davet’te gerçekleştirilen 25. yıl özel buluşmasında, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, topluluğun kurucu üyeleri, eğitmenler ve çok sayıda dansçı yer aldı. Bukle Erman gecede yaptığı konuşmada, 2001 yılında kurulan topluluğun şu anda Minik, Yıldız, Genç, Gösteri ve Master Grupları ile yaklaşık 300 dansçıdan oluştuğunu söyledi. Anamur, Aydın, Bursa, Van, Bilecik, Silivri, Fethiye, Bolu, Tokat, Üsküp, Karadeniz, Roman ve Gaziantep yörelerinin yanı sıra; repertuvarına 2005 yılında Denizli ve Artvin yörelerinin de eklendiğini söyledi. Erman, Türkiye’de ilk kez müzikli olarak sahnelenen Kılıç Kalkan oyununun, topluluğun repertuvarındaki özgün çalışmalardan biri olarak öne çıktığını dile getirerek, "Nilüfer Halk Dansları Topluluğu, 25 yıldır sahnede sergilediği her adımda kültürel mirası geleceğe taşımayı sürdürüyor. Nilüfer Belediyesi olarak kültüre ve sanata verdiğimiz destekle bu yolcuğa omuz vermeye devam edeceğiz" dedi.
08 Şubat 2026 Pazar - 12:30
Trabzon’da kadın emeği üretime dönüşüyor: Yerel sanatlar dünyaya açılıyor
Trabzon Büyükşehir Belediyesi, bünyesinde faaliyet gösteren Kadın İstihdam ve Yaşam Merkezi’nde, daha önce iş piyasasında yer alamamış ancak mesleki yeterliliği yüksek kadınları istihdam ederek hem kadın emeğini destekliyor hem de kentin kültürel mirasını üretime kazandırıyor. Merkezde bulunan 5 üretim atölyesinden birinde dokuma çalışmaları yapılıyor. Kenevir ve pamuk ipliklerinden üretilen organik kumaşlar, kişilerin bireysel tercihlerine göre kıyafet tasarımlarına dönüştürülüyor. Ayrıca desinatörlerin çizimleriyle eskiyle yeniyi buluşturan, kuşaklar arası kültürel aktarımı amaçlayan özgün tasarımlar ortaya çıkarılıyor. Trabzon Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Daire Başkanı Esengül Kibar, amaçlarının kadınlara kalıcı istihdam alanları oluşturmak olduğunu vurgulayarak, bu sayede kadınların hem aile ekonomisine katkı sağlama hem de özgüven kazanarak toplumda daha güçlü bir yer edindiklerini belirtti. Kibar, üretilen ürünlerin Katar ve Amerika başta olmak üzere uluslararası platformlara da gönderileceğini belirtti. Kibar, Türkiye’de ilk kez bir kadın yaşam merkezinde "istihdam merkezi" adı altında bir bölüm oluşturduklarını belirterek, "Artık burada, daha önce iş piyasasıyla buluşamamış ancak mesleki yeterliliği üst düzeyde olan kadınları Trabzon Büyükşehir Belediyesi bünyesinde istihdam etmeye başladık. Merkezimizde 5 üretim atölyemiz bulunuyor. Atölyelerimizin birinde dokuma çalışmaları yapıyoruz. Kenevir ve pamuk ipliklerinden organik dokumalar üretiyoruz. Daha sonra bu sağlıklı kumaşları, kişilerin bireysel tercihlerine göre kıyafet tasarımına dönüştürüyor ya da desinatörlerimizin çizimleriyle eskiyle yeniyi birleştiren, kuşaklar arası kültürel aktarımı sağlayan tasarımlar ortaya çıkarıyoruz.Coğrafi tescilli kazaziyemiz alanında ise ilk kez kazaziyeden kadın temalı çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Örneğin, yayla göçü temasıyla yapılan çalışmalar kıyafet tasarımına dönüşüyor. En büyük amacımız, Trabzon’un turistik anlamda hediyelik eşya sektörüne ürün kazandırmak ve gelecek nesillere unutulmaya yüz tutmuş sanatlar hakkında farkındalık oluşturacak, modernize edilmiş ürünler üretmek" dedi. "Katar’a ve Amerika’daki bir firmaya ürünler hazırlıyoruz" Katar’a ve Amerika’daki bir firmaya ürünler hazırladıklarını kaydeden Kibar, "Büyükşehir Belediyesi olarak kadın istihdamını yerel düzeyde desteklemek amacıyla ’Kadın Sesi’ anlamına gelen bir marka başvurusu da oluşturduk. Üretimlerimiz tamamen yerel. Vargit çiçeği, mavi yıldız çiçeği gibi serilerimiz ve yayla göçü temamız bulunuyor. Ulusal platformlarda da çalışmalar yürütüyoruz. Örneğin Katar’a ve Amerika’daki bir firmaya ürünler hazırlıyoruz. Bunun yanı sıra ulusal düzeyde bizimle çalışan firmalar için de üretimlerimiz devam ediyor. Özellikle kurs kapsamında 5 atölyemizde eğitim vermiyoruz. Eğitimlerini tamamlamış, mesleki yeterliliği olan kişilerle çalışıyoruz. Dezavantajlı durumda olan birçok kadın üreticimiz var. Örneğin onkolojik tedavi gören bir üreticimiz, kendisine ’yat, dinlen’ dememize rağmen burada olmanın kendisine çok iyi geldiğini ifade ediyor. Büyükşehir Belediyesi olarak amacımız, insanlara kalıcı istihdam imkânları sunmak. Böylece bireylerin hem aile ekonomisine katkı sağlamalarını hem de özgüven kazanarak toplum içinde yer almalarını destekliyoruz" diye konuştu. "Keşan’ımızın desenini bordo ve mavi tonlara uyarladık" Dokuma üzerine üretim yapan Hava Güner keşanı bordo mavi tonlara uyarladıklarını ifade ederek, "47 yaşındayım. Tesadüfen 2017 yılında başladığım bu macera zamanla mesleğim haline dönüştü. Burada Büyükşehir Belediyesi bünyesinde çalışıyoruz. Keşan’ımızın desenini bordo ve mavi tonlara uyarladık. Pamuktan ürettiğimiz bordo-mavi florlar dokuyoruz. Bizim gibi olanlar evde kalmasın. Burası bize psikolojik olarak da destek sağlıyor. Günlük hayattaki dertlerimizi ve sıkıntılarımızı, arkadaş ortamında dokuma yaparken unutuyoruz. Ürettikçe de mutlu oluyoruz" dedi. "Ürettiğimiz ürünleri satışa sunarak ekonomik anlamda katkı sağlıyoruz" Üreticilerden Zahide Erel, ürettikleri ürünleri satışa sunduklarını belirterek,"57 yaşındayım. Kullandığımız oyalı ipek ipliklerle Trabzon’un yaylalarında yetişen çiçekleri yapıyorum. Ürettiğimiz ürünleri satışa sunarak ekonomik anlamda katkı sağlıyoruz. Bu işin zaten ustasıyım, dolayısıyla sevdiğim işi yapıyorum. Belgemle Kadın Yaşam Merkezi’ne başvurdum, mülakata girerek burada çalışmaya başladım. Yaklaşık bir yıldır buradayım. Herhangi bir objeye bakarak iş çıkarabilirim. Annem de iğne oyası yapardı; bu uğraş anneden bize geçmiş diyebiliriz" diye konuştu. "Kültürel mirasımıza neden sahip çıkmayalım" Üreticilerden Semra Beşer ise kültürel mirasa sahip çıkmaları gerektiğine dikkat çekerek, "Arkadaşımın kazaziye yaptığını görünce ’kültürel mirasımıza neden sahip çıkmayalım’ dedim. O heyecanla kendi kendime, ’ben bunu yapmalıyım, başarmalıyım’ diye düşündüm. Ertesi gün Halk Eğitim Kursu’na başvurdum. Kursumu tamamladıktan sonra 9 yıl boyunca ev eksenli kazaziye yaptım. Sertifikamı aldıktan sonra Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin Trabzon Kadın Yaşam ve İstihdam Merkezi için internet üzerinden açtığı ilana başvurdum ve burada çalışmaya başladım. Burada çok güzel takılar yapıyoruz. Ortam çok güzel; bir araya gelerek tasarımlar üretmenin mutluluğunu yaşıyoruz ve evimize keyifle gidiyoruz. Bu bizim kültürel mirasımız, bunu yaşatmalıyız. İnşallah kızlarıma da öğreteceğim ve bu kültürel mirası daha da güzel yerlere taşıyacağız" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
07 Şubat 2026 Cumartesi- 11:03
Mersin Büyükşehir Belediyesi, fuarda kentin turizm potansiyelini tanıttı
2
07 Şubat 2026 Cumartesi- 08:54
Bayburt’ta 150 yıllık nüfus arşivi sergilendi
3
05 Şubat 2026 Perşembe- 11:59
Tuğba’nın ‘Geleneksel Lokum Günleri’ başladı
4
07 Şubat 2026 Cumartesi- 17:47
2 bin 400 rakımlı Aydıntepe Yaylası’nda kış festivali coşkusu
5
01 Şubat 2026 Pazar- 09:53
25 yıldır camlara üfleyerek şekil veriyor
16 Eylül 2025 Salı - 15:00
Keçiören’de ücretsiz KEÇMEK kursları başlıyor
Keçiören Belediyesi tarafından ücretsiz olarak hizmete sunulan Keçiören Sanat ve Meslek Edindirme Kursları (KEÇMEK) için 2025-2026 dönemi kayıtları başladı. Başvurular, 15-26 Eylül tarihleri arasında ilçedeki KEÇMEK kurs merkezlerinde yüz yüze gerçekleştirilecek. Ankara’nın Keçiören Belediyesi, eğitimde fırsat eşitliğini temel alan projeleriyle vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. KEÇMEK kursları, bireysel ve toplumsal gelişime katkı sağlayarak yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor. Vatandaşlar, kurslarda hem sosyalleşme hem de iş bulma imkânı elde ederken aynı zamanda ilgi duydukları sanat dallarında kendilerini geliştirme fırsatı yakalıyor. 13 merkezde onlarca branş ’Herkese eşit hizmet’ anlayışıyla faaliyet gösteren KEÇMEK’lerde, usta öğreticiler eşliğinde birçok alanda ücretsiz eğitim verilecek. İlçedeki 13 farklı merkezde açılacak kurslarda; bilişim teknolojilerinden kişisel gelişime, güzellik ve saç bakım hizmetlerinden ahşap boyamaya kadar çok sayıda branş yer alacak. Kursiyerler bu eğitimlerle hem yeni hobiler edinme hem de mesleki yeterlilik kazanma imkanına sahip olacak. Başkan Özarslan’a teşekkür Yeni meslekler edinecekleri ve kendilerini geliştirme fırsatı yakalayacakları bu eğitimlerin ücretsiz olmasının büyük bir avantaj sağladığını belirten vatandaşlar, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’a hizmetlerinden dolayı teşekkürlerini iletti. Kayıtlar 26 Eylül’e kadar yapılabilecek KEÇMEK kurslarına ön kayıt başvuruları, 26 Eylül’e kadar ilçe genelindeki 13 kurs merkezinden yapılabilecek. Kurs merkezlerinin isim, adres ve iletişim numaralarına ise Keçiören Belediyesi’nin resmi web sitesinden ulaşabilir.
16 Eylül 2025 Salı - 13:40
Doğal yaşamın kalbi İstanbul’da atacak
Sağlıklı ve sürdürülebilir yaşam konularına odaklanan 8. Doğal Yaşam Festivali, 27-28 Eylül tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek. İstanbul Bilgi Üniversitesi Santral İstanbul Kampüsü’nde alanında yetkin doktor, uzman ve akademisyenlerin katılımıyla düzenlenecek seminer, söyleşi ve atölye çalışmalarına ev sahipliği yapacak. Festival alanında yurdun dört bir yanından gelen üreticilerce kurulacak stantlarda, organik gıdalardan ekolojik temizlik malzemelerine ve doğal kozmetik ürünlerine kadar geniş bir yelpaze ziyaretçilere sunulacak. Festival programı kapsamında Derya Baykal, Astrolog Ozan Güner, Aret Vartaryan gibi isimler söyleşiler gerçekleştirecek. Ayrıca aromaterapi atölyesi, kitap okuma etkinlikleri ve şifa çemberi gibi çeşitli ücretsiz etkinlikler de düzenlenecek. "Doğanın Ruhu" temalı kısa film yarışması Festival kapsamında, "Doğanın Ruhu" temalı halka açık bir kısa film yarışması da düzenlenecek. Birinciye 100 bin, ikinciye 50 bin ve üçüncüye 25 bin lira para ödülü verilecek. Festivalin son günü düzenlenecek ödül töreni ile kazananlar açıklanacak. Festivale katılım biletlerinin "Biletinial" üzerinden satışa çıktığı bildirildi.
16 Eylül 2025 Salı - 13:19
Antik Kent Priene’nin kalıcı dünya miras listesine girmesi için kararlı adımlar atılıyor
2018 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne giren, 2023 yılında kalıcı listeye girmesi yolunda ciddi adımların atılmaya başlandığı Priene Antik Kenti’nin; Dünya Kalıcı Miras listesine girmesi için süreç titizlikle sürdürülüyor. Söke Belediyesi öncülüğünde kararlı adımlar atılıyor. Bu anlamda 2024 yılı Ocak ayında alan sınırlarının belirlenmesi, 2024 yılı Eylül ayında Priene Alan Başkanlığı’nın oluşturulmasının ardından çalışmalar daha da hız kazandı. Söke Belediyesi ile Priene Antik Kenti Alan Başkanlığı ve Anti Kent Kazı Başkanlığı tarafından 3 gün sürecek Paydaş Bilgilendirme ve Arama Toplantıları başladı. İlk günün konukları sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri oldu. Toplantıda Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan, Priene Antik Kenti Kazı Başkanı Uludağ Üniversitesi’nden Prof. Dr. İbrahim Hakan Mert ve Kazı Başkanı Yardımcısı Araştırma Görevlisi Dr. Ahmet Ali Altın, Abdullah Gül Üniversitesi’nden Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi Türkiye Milli Komitesi (İCOMOS) Temsilcisi Doç. Dr. Nisa Semiz, Priene Alan Başkanı Mimar Mine Aşçı da bulundu. Toplantının açılış konuşmasını Söke Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan yaptı. Priene’nin yalnızca Söke ve Aydın’ın değil, tüm insanlığın ortak kültürel mirası olduğunu belirten Başkan Arıkan; "Binlerce yıllık geçmişiyle medeniyetlerin izlerini taşıyan bu kadim kent, bugün bizlere hem tarihi bir sorumluluk hem de geleceğe bırakılacak eşsiz bir değer olarak seslenmektedir. 12 İYON Kenti’nden biri, Büyük İskender’in ayak izlerinin bulunduğu ve Bilge Bias’ın kenti olan Priene; Dünyanın ilk planlı kentlerinden biri olma özelliğiyle, geçmişin derinlikleri ve gelecek ile bir köprü olmaya devam ediyor. 2018 yılında UNESCO Dünya Mirası geçici listesine alınan Priene Antik Kentinin Unesco kalıcı miras listesine alınması için ciddi adımlar attık ve atmaya devam ediyoruz. Bakanlık ve Söke Belediyesi tarafından 2023 yılında protokolün imzalanmasının ardından, 2023 yılı Ekim ayında yine bu salonda toplanmış ve yeni bir süreç başlatmıştık. Bu süreci Alan Başkanlığı sizlere daha geniş bir şekilde aktaracak. Bugün burada bir araya gelişimizin amacı, Priene Antik Kenti’nin UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi adaylık sürecine katkı sağlamak; antik kentin korunması, yaşatılması ve dünya mirası yolculuğunda hak ettiği noktaya taşınması için atılacak adımları birlikte değerlendirmektir. Kamu kurumlarımız, yerel yönetimlerimiz, akademisyenlerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız ve tüm paydaşlarımızın katkısıyla, Priene’yi sadece bir arkeolojik alan olarak değil; aynı zamanda kültürel, turistik ve ekonomik bir değer olarak geleceğe taşımayı hedefliyoruz. Bu toplantının, ortak akıl ve iş birliğiyle Priene’nin dünya mirası olma yolculuğuna ışık tutacağına, tarihi zenginliklerimizi koruma çabalarımıza güç katacağına inanıyorum" diye konuştu. Toplantıda Priene Antik Kenti Kazı Başkanı Yardımcısı Uludağ Üniversitesi Araştırma Görevlisi Dr. Ahmet Ali Altın; Priene Antik Kenti’nin tarihi, kazı çalışmalarının tarihçesi, antik kentte tarihi yaşam süreci gibi konularda bilgiler verdi. Ardından Priene Alan Başkanı Mimar Mine Aşçı; Antik kentin UNESCO yolculuğu gelinen süreç ve bundan sonra yapılacak çalışmalar ile ilgili bir sunum yaptı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2015 yılında yayınlanan "Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının Ve Sitlerin Tespit Ve Tescili Hakkında Yönetmeliği"ne göre çalışmaların yürütüldüğünü belirten Mine Aşçı; geride kalan süreçte önemli adımların atıldığını söyledi. Aşçı; antik kent alan sınırlarının belirlenmesi, Alan Başkanlığı ataması ve ofisinin kurulmasının ardından Danışma Kurulu ve Eşgüdüm Denetleme Kurulu üyelerinin atamalarının da yapıldığını belirtti. Priene Alan Başkanı Mimar Mine Aşçı; "UNESCO kalıcı listeye girmemizden sonra en az 10 yıllık eylem planlarını istiyor. Sadece tarihi alan değil çevresindeki alanın bütüncül bir stratejiyle ele alınması gerekiyor. Bu süreçte genel strateji, mali kaynakların belirlenmesi, uluslararası işbirliği, sektör oluşum potansiyeli gibi kavramların planlanması çok önemli. Ayrıca yerel halkın farkındalığının artması, sivil toplumun katılımı da program açısından oldukça önemli. Bugün başlattığımız toplantılar bu planlamaların bir parçası" dedi. Türkiye’de 22 mirasın kalıcı listede, 79 mirasın ise geçici listede yer aldığına dikkat çeken Mine Aşçı; "Priene kalıcı listeye girmek isteyen 79 mirastan biri. Mimari yapısı ve özgünlüğü, tarihi yaşamı ile ünlü düşünür Bilge Bias ve ünlü mimarı Pieos, Helenistik dönemin yaşam izleri, tapınakları ve estetik anlayışı, evrensel değerleriyle Priene; UNESCO’nun Dünya kalıcı miras listesine girmek için ortaya konan birçok kriteri karşılıyor. Bu anlamda çalışmalarımızı tamamlayıp, kalıcı miras listesine girmek istiyoruz" dedi. UNESCO Dünya Miras Listesine girmenin bölgeye sağlayacağı önemli katkılardan da bahseden Alan Başkanı Mine Aşçı; "Evrensel değerlerin ve alanın bilimsel olarak korunmasının yanında uluslararası tanıtım ve bilinirlik aratacak. Ziyaretçi sayısının bölge ekonomisine büyük katkısı olacak. Uluslararası fonlar ve uzmanlara ulaşımı sağlayacak" dedi. Toplantı sunum ve konulmaların ardından katılımcıların görüş ve önerileri ile son buldu. Priene Paydaş Arama Toplantıları, Kamu kurum ve kuruluş temsilcileri sonrasında Üniversite temsilcilerinin katılımıyla devam edecek.
16 Eylül 2025 Salı - 13:04
Kazı başkanından ilginç iddia, Hitit’ler krallarını falla belirliyordu
Sivas’ta 4 bin yıllık olduğu düşünülen Kayalıpınar (Samuha) antik kentinde devam eden kazılarda bulunan son tabletler ilginç bir iddiayı gündeme getirdi. Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çiğdem Maner, bu yıl kazılarda 53 çivi yazısı tablet bulduklarını ve bu tabletlerden yola çıkarak Hitit krallığının devamını kuş falıyla belirlediklerini ileri sürdü. Kayalıpınar (Samuha) antik kentinde Sivas Müze Müdürlüğü’nce 2005 yılında başlanılan çalışmalara, kazı başkanı Doç. Dr. Vuslat Müller-Karpe’nin vefatı nedeniyle bir süre ara verilmişti. Doç. Dr. Vuslat Müller-Karpe’nin başkanlığında süren kazı çalışmalarında önemli veri ve buluntular elde edilirken çalışmalara 2021 yılında Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çiğdem Maner başkanlığında devam edildi. Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Çiğdem Maner geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen kazı çalışmalarında elde ettikleri bulgularla antik kentin Hititlerin sözde tanrıçası Şausga’ya ait meşhur kayıp tapınak olma ihtimalini gündeme getirmişti. Maner bu yıl ise kazılarda 53 çivi yazısı tablet bulduklarını ve bu tabletlerden yola çıkarak Hitit krallığının devamını kuş falıyla belirlediklerini ileri sürdü. Maner bu yıl tamamlanan kazı çalışmalarıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, Kayalıpınar’ın tabakalaşmasını anlamaya çalıştıklarını belirtip, "Burada Paleolitik çağdan Selçukluya kadar kesintisiz bir yerleşim olduğunu görüyoruz. Bizim kazdığımız kalıntıların arasında ise Hitit-Bizans-Roma ve eski Asur ticaret dönemine ait kalıntılar var. Bu sene çok verimli geçti. Bu sene yaptığımız açmada 53 adet çivi yazılı tablet bulundu. Bunların birçoğu da kehanet ve falla ilgili, çoğu da kuş falı. Çünkü Hititler genelde iyi ve kötüyü kehanet ve fallardan anlamaya çalışıyorlardı. Bu fallarda enteresan sorular sorulmuş. Veliaht, küçük veliaht ve kız çocuğu-prenses sorgulanmış. Dolayısıyla Hitit krallığının devamı sorgulanmış. Bulduğumuz mekân da kuş falcılığının yapıldığı veya arşivlendiği bir mekân. Bu yıl mühür ve baskılarımız da çıktı. Kral isimleri de geçiyor. Devlet memurlarına ait mühürler de çıktı. En ilginci ordu katibi" dedi.
16 Eylül 2025 Salı - 12:45
Geleneksel Sanatlar İhtisas Merkezi’nde kayıtlar başladı
Sakarya Büyükşehir Belediyesi Geleneksel Sanatlar İhtisas Merkezi’nde yeni dönem kayıtları başladı. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Geleneksel Sanatlar İhtisas Merkezi’nde yeni dönem kayıtları başladı. Geleneksel sanata ilgi duyanların merakla beklediği eğitimlere son kayıt tarihi ise 28 Eylül Pazar olacak. Hat, ebru başlangıç ve ileri seviye, cilt, tezhip, çamur şekillendirme başlangıç ve ileri seviye, çini, kaligrafi başlangıç ve ileri seviye, minyatür ve vitray gibi 12 farklı branşın yer aldığı eğitimlerde alanında uzman, akademisyen ve sanatçılar kursiyerlerle buluşacak.
16 Eylül 2025 Salı - 12:43
Bakan Ersoy: "Geçmişi bilmeden geleceğe emin adımlarla ulaşılamaz"
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Özellikle gençlere şu hususları ifade etmek isterim ki; geçmişi bilmeden geleceğe emin adımlarla ulaşılamaz. Sizler, bu toprakların taşıdığı eşsiz mirasın hem varisleri hem de koruyucularısınız" dedi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk Tarih Kurumu’nca yayımlanan 9 ciltlik ‘Resimli Türk Abideleri’ (Yusuf Akyurt Koleksiyonu) isimli eserin tanıtım toplantısı katıldı. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu’ndaki programda konuşan Bakan Ersoy, eserin yalnızca bir kitap olmadığını, milletin köklü medeniyet birikimini, taşlara ve nakışlara işlenmiş kimliğini bugüne taşıyan bir kültür hazinesi olduğunu vurguladı. Akyurt’un çalışmalarıyla iz bıraktığını belirten Ersoy, "’O’nun gayretleriyle Konya Asar-ı Atika Müzesi kurulmuş, Mevlana Türbesi bir müze düzenine kavuşturulmuş, Anadolu’nun pek çok köşesindeki sanat eserleri kayıt altına alınmıştır. O yıllarda kısıtlı imkanlarla hazırladığı ‘Resimli Türk Abideleri’, dönemi için bir ilk ve aynı zamanda yol gösterici niteliğindedir. Bugün aradan geçen on yıllara rağmen bu eserin kıymeti daha da artmış, Türk Tarih Kurumumuzun titiz çalışmalarıyla yeniden yayına hazırlanmış; önce dijital ortamda erişime açılmış, ardından da 9 cilt halinde yeniden basılarak kültür dünyamıza kazandırılmıştır" şeklinde konuştu. "Bizlere düşen görev, bu hafızayı korumak, geliştirmek ve gelecek nesillere aktarmaktır" Bakan Ersoy, milletin hafızasının geleceğe emanet edilen eserlerde saklı olduğuna dikkati çekerek, "Camilerimiz, medreselerimiz, köprülerimiz, hanlarımız yalnızca taş ve tuğladan ibaret değildir; her biri birer kimlik belgesidir, birer medeniyet nişanesidir. İşte ‘Resimli Türk Abideleri’, bu belgelerin fotoğraflarla, çizimlerle, notlarla kayda geçirildiği öncü bir çalışmadır. Bugün bizlere düşen görev, bu hafızayı korumak, geliştirmek ve gelecek nesillere aktarmaktır" diye konuştu. "Geçmişi bilmeden geleceğe emin adımlarla ulaşılamaz" Ersoy, bakanlık olarak ülkenin dört bir yanında çalışmalarını sürdürdüklerini ifade ederek şunları kaydetti: "Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak bizler bu anlayışla, ülkemizin dört bir yanında restorasyon projeleri yürütüyor, müzelerimizi çağın gereklerine uygun şekilde yeniliyor, eserlerimizi dijital ortamlara taşıyarak evrensel erişime açıyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki: mirasımıza sahip çıkmak, geleceğimizi inşa etmenin en güçlü yoludur. Bugün tanıtımını yaptığımız bu eser de bu çabaların bir parçası, hatta tarihi köklerine uzanan bir ilham kaynağıdır. Bu kıymetli buluşmamızda özellikle gençlere şu hususları ifade etmek isterim ki; geçmişi bilmeden geleceğe emin adımlarla ulaşılamaz. Sizler, bu toprakların taşıdığı eşsiz mirasın hem varisleri hem de koruyucularısınız. ‘Resimli Türk Abideleri’ gibi eserler, sizlere kim olduğunuzu, nereden geldiğinizi ve hangi büyük medeniyetin mirasını taşıdığınızı göstermektedir."
16 Eylül 2025 Salı - 12:20
Sivas Kültürü’nü Yayma ve Yaşatma Derneği Başkanı Türkmenoğlu: "Erkeklerin kadın kıyafeti giymesinin kültürümüzde yeri yoktur"
Sivas köy düğünlerinde kadın kıyafeti giyen erkeklerin eğlenceleri tepki çekti, Sivas Kültürü’nü Yayma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ahat Türkmenoğlu yapılanların Sivas kültüründe kesinlikle yeri olmadığını söyledi. Sivas ve Tokat bölgesinde son günlerde köy düğünlerindeki garip eğlenceler dikkat çekmeye başladı. Özellikle kadın kıyafetleri giyerek erkeklerin bu şekilde halaya girmesi, davetlileri eğlendirmeye çalışması tepkilere neden oldu. Sivas Kültürü’nü Yayma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ahat Türkmenoğlu yaptığı değerlendirmede tepki çeken bu eğlencelerin Sivas kültüründe kesinlikle yeri olmadığını belirtip, "Sivas kültüründe kendine özgü düğün geleneklerimiz, adetlerimiz, gelenek ve göreneklerimiz vardır. Akşamları yapılan sıra gezmelerimiz vardır. Sivas’ta geçmişte iki türlü düğün olurdu. Bir kadınlara özel gündüz düğünü bir de gece düğünü olurdu. Bu düğünlerde Sivas halayı ve ağırlaması mutlaka çalınan ince sazla oynanırdı. Günümüzde maalesef farklı bölgelerin türküleriyle de oynanıyor. Sivas’ta asla, kesinlikle erkeklerin giydiği kadın kıyafetiyle oynanan halaylarımız, düğün eğlencelerimiz yoktur. Sadece bazı köy ve beldelerimizde erkek erkeğe oynanan orta oyunlarında genç arkadaşlarımız kadın kıyafeti giyip oyun oynanabiliyordu. Bu da sadece bir iki köy ve beldenin kültüründe olan bir uygulama" dedi. "Sivaslı yiğidodur" Türkmenoğlu, Sivaslıların ’yiğido’ olduklarının altını çizerek, "Sivaslı yiğidodur. Yiğidoların olduğu bölgede de yapılan tüm halaylar Sivas’ı temsil edecek türdendir. Sivas kültüründe asla erkeklerin kadın kıyafeti giyerek gerçekleştirdikleri bir eğlence yoktur. 68 yaşındayım böyle bir oyunu hiç görmedim. Ne mahalle kültürümüzde ne de şehir kültürümüzde yeri yoktur. Bu görüntülerinde sadece bir iki köyde ortaya çıktığını düşünüyorum. Mesela deve kılığına girilir, orta oyunu şeklinde sergilenir. Bu da erkeklerin kendi aralarında olan bir eğlence kültürüdür" şeklinde konuştu. "Gelenek ve göreneklerimizden ayrılmayalım" Türkmenoğlu özellikle gençlere kendi gelenek ve göreneklerinden ayrılmamaları tavsiyesinde bulunarak şunları ifade etti: "Eskiden düğünlerimizde batari cinsi, Türk sanat müziği, Türk hafif müziği ve pop müziğiyle oyunlar oynanırdı. Artık arabesk müziğiyle de oyunlar oynanıyor. Mesela ‘hey on beşli’ ile oyunlar oynanıyor. Bu asla oyun değildir. Bu Çanakkale savaşında Çanakkale cephesine giden gençler için yapılmış bir ağıttır. Maalesef bilinmediği için bununla da oyun oynanıyor. Bu da acı bir şeydir. Gelenek ve göreneklerimizden ayrılmadan, köklerimizdeki kültürümüze dayalı oynayalım. Sivas halk oyunları kıyafetleri ile Doğu oyunları oynanıyor. Bu da doğru değildir. Sivas kentimizde kendi gelenek ve göreneklerimizle yaşamaktan mutluluk duyarız."
16 Eylül 2025 Salı - 11:59
Kıbrıs Gazisi Mehmet Yıldırım, hatıralarını Yeşilyurt’ta paylaşacak
Yeşilyurt Belediyesi ve Yeşilyurt Kent Konseyi, Gaziler Haftası kapsamında "Vatana Adanmış Gerçek Bir Hikâye" başlıklı anlamlı bir söyleşi düzenleyecek. 18 Eylül Perşembe günü saat 19.00’da Kongre ve Kültür Merkezi Fahri Kayahan Salonu’nda gerçekleştirilecek söyleşide, Kıbrıs Barış Harekâtı gazisi ve Hava Kuvvetleri Jet Savaş Pilotu Mehmet Yıldırım, yaşadıklarını ve unutulmaz hatıralarını katılımcılarla paylaşacak. Söyleşinin moderatörlüğünü İnönü Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nurkan Yılmaz üstlenecek. Söyleşi öncesinde Yeşilyurt Belediye Başkanı Prof. Dr. İlhan Geçit, Mehmet Yıldırım ve Yeşilyurt Kent Konseyi Genel Sekreteri Mehmet Ercan’ı makamında ağırlayarak sohbet etti. Başkan Geçit, gazinin hayatı ve yaşadıkları hakkında bilgi alarak, vatandaşları söyleşiye davet etti. Prof. Dr. İlhan Geçit, "Yeşilyurt Belediyesi olarak kahramanlarımızın yanındayız. Gazilerimizin fedakârlıklarını topluma aktarmak ve gençlerimize örnek olmak için bu tür etkinlikleri önemsiyoruz. Tüm vatandaşlarımızı 18 Eylül’deki söyleşimize bekliyoruz" diye konuştu.
16 Eylül 2025 Salı - 11:58
Mimar Sinan Akademi seçme başvuruları başladı
Kepez Belediyesi’nin kültür ve sanat alanında geleceğe kazandırdığı Mimar Sinan Akademi’nin, 2025-2026 dönemi seçme başvuruları başladı. Son başvuru tarihi 10 Ekim olarak açıklandı. Antalya’nın sanat eğitimine katkı sunan Mimar Sinan Akademi, 2025-2026 akademi döneminde yine yüzlerce sanatseveri ücretsiz eğitimlerle buluşturmaya hazırlanıyor. Kepez Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren akademide, yeni dönem için seçme başvuruları başladı. Başvurular, Mimar Sinan Kongre Merkezi’ne 10 Ekim tarihine kadar yapılabilecek. Eğitimler ise Mimar Sinan Kongre Merkezi, Sütçüler Müzik Okulları ve Orhangazi Semt Konağı’nda gerçekleştirilecek. Bu sayede kursiyerler, kendilerine en yakın merkezde sanat eğitimine katılma imkanı bulacak. Bu dönem akademide; müzik, dans, görsel sanatlar ve yabancı dil olmak üzere yine birçok alanda eğitimler verilecek. Tamamen ücretsiz olarak sunulan bu eğitimlerle, Antalya’da sanata ilgi duyan her yaştan bireyin yetenekleri keşfedilerek profesyonel bir çerçevede geliştirilmesi sağlanacak. Sanatla iç içe, dolu dolu bir eğitim dönemine adım atmak isteyenler, (0242) 346 67 56 numaralı telefon hattından başvurularla ilgili detaylı bilgilere ulaşabilecek. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, Mimar Sinan Akademi’nin çocuklardan yetişkinlere kadar her yaş grubuna hitap eden geniş eğitim yelpazesiyle Antalya’nın kültür ve sanat hayatına değer kattığını söyledi.
16 Eylül 2025 Salı - 11:34
Muratpaşa’da engelleri aşan buluşma
Antalya Muratpaşa Belediyesi, özel gereksinimli bireylere yönelik aktivitelerin düzenlendiği Engelsiz Kafe’de, Erasmus programı kapsamında Türkiye’ye gelen Polonyalı özel eğitim grubunu ağırladı. Polonya Zihinsel Engelliler Derneği Lublin Şubesi üyeleri, bir haftalık Erasmus programı kapsamında Engelsiz Kafe’nin özel gereksinimli bireyler için uyguladığı eğitim programını yerinde gözlemledi. Yetişkinlere yönelik bireysel eğitim-öğretim faaliyetleri ve kültürel etkinlikler hakkında bilgi alan konuklar, ziyaretin ardından değerlendirmelerde bulunarak Engelsiz Kafe yetkilileriyle fikir alışverişinde bulundu.
16 Eylül 2025 Salı - 11:14
Tarihi Katerina Köşkü turizme kazandırılmayı bekliyor
Kars Sarıkamış’ta her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Katerina Köşkü turizmi kazandırılmayı bekliyor. 1968 yapımı Kafkas Kartalı filminin de çekildiği Katerina Köşkü’nün içler acısı halini gören ziyaretçiler ise köşkün restore edilmesini talep ediyor. Kars’ın Sarıkamış ilçesinde yer alan ve Rus Çarı II. Nikola tarafından yaptırıldığı bilinen tarihi Katerina Köşkü, atıl durumdan kurtarılarak turizme kazandırılmayı bekliyor. Mimari özellikleriyle dikkat çeken ve bölgenin önemli bir kültürel mirası olan köşk için çeşitli projeler gündeme gelirken, nihai yatırım ve yenileme süreci ise merakla takip ediliyor. Bir çok kez projelendirilen ve ancak bir türlü yapımına başlanmayan tarihi köşk hem hayvan barınağı olarak kullanılıyor, hem de her geçen gün biraz daha yıkılıyor. Katerina Köşkü’nü ziyaret eden vatandaşlar ise içler acısı köşkün restore edilmesini bekliyor. "Çarlık dönemine ait Türk filmlerine ev sahipliği yaptı" Katerina Köşkü Çarlık dönemine ait Türk filmlerine de ev sahipliği yaptı. 1968 yılında çekimleri yapılan Fikret Hakan ile Fatma Girik’in oynadığı, yönetmen koltuğunda Yılmaz Atadeniz ve Melih Gülgen’ın oturduğu ve 1973 yılında vizyona giren Kafkas Kartalı filmi de Katerina Köşkü’nde çekilmişti. Günümüzde içler acısı durumda olan Katerina Köşkü Kars turizmine kazandırılmayı bekliyor. "Katerina Köşkü" Kars’ın Sarıkamış ilçesindeki Katerina Köşkü yekpare ağaçtan çivi kullanılmadan 1896 yılında yapılmış. Av köşkü ve ana köşk olarak 2 ayrı yapıdan oluşuyor. Beton kolanlar sayesinde ayakta duran yapının ısıtması da bu kolonlardaki "peç" adı verilen ısıtma sistemi ile sağlanıyor. Av köşkü değerli misafirlerin ağırlandığı yerdir. Asıl köşk ise çeşitli zamanlarda hastane ve saray olarak kullanılmış. Halk arasında Katerina’nın köşkü olarak bilinse de 2. Çar Nikola döneminde yapılan bu köşk yanlış adlandırılmakta. Eşi Katherina için yaptırıldığı zannedilen bu köşk Çar’ın hasta oğlu Aleksi için bir rehabiltasyon merkezi ve aynı zamanda da ailenin kışın ve yazın kullandığı av köşkü olarak yapılmış ve Çar’ın Av Köşkü olarak da bilinmekte.
16 Eylül 2025 Salı - 11:05
Aydın’da pekmez yapım sezonu başladı
Aydın’da incir hasat sezonunu tamamlayan çiftçiler bağ bozumuna başladı. Tamamen organik olarak Aydın dağlarında yetişen üzümler, geleneksel yöntemlerle sıkılıp kaynatılarak pekmeze dönüştürülüyor. Besin değeri yüksek olmasına rağmen özellikle soğuk kış günlerinde şifa niyetine tüketilen pekmezin kilosunun 500 TL olduğu belirtildi. Çay dışında tüm tarımsal ürünlerin üretildiği Aydın’da yılın 12 ayı tarımsal faaliyetler devam ediyor. Yaklaşık 2 aydır incir hasadı ile uğraşan Aydınlı çiftçiler şimdi de üzümleri toplayarak pekmez yapımına başladı. Bu yıl etkili olan kuraklık nedeniyle üzüm rekoltesinin az olduğunu belirten çiftçiler, rekoltenin geçen yıllara oranla düşük olduğunu belirttiler. Bir gün önceden asmalardan toplanan üzümler suyu sıkılarak şıra elde ediliyor. Daha sonra bakır kazanların içinde usulüne uygun olarak kaynatılan üzüm suyundan pekmez elde ediliyor. Pekmez yapımının oldukça zor bir uğraş olduğunu ve bu işi geleneksel yöntemlerle sürdürdüklerini belirten Ömer Elbey, "Aydın ili sıcak bir şehir olduğu için üzümlerin tat oranı oldukça yüksektir. Ve pekmez için de elverişlidir. Üzümün suyu sıkılarak elde edilen şıralar kaynatılarak pekmeze dönüştürülür. Kaynama sürecinde üstte biriken tortular dikkatlice alınarak pekmezin berraklaşması sağlanır" diyerek hem pekmez yaptıklarını hem de unutulmaya yüz tutan bir kültürü devam ettirdiklerini belirtti. Geleneksel pekmez yapımının, sabır ve emek isteyen bir uğraş olduğunu belirten Elbey, "Pekmezi atalarımız nasıl yaptıysa biz de aynı yöntemlerle sürdürüyoruz. Pekmez yapımının püf noktası, şırayı yavaş yavaş kaynatmak" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder