KÜLTÜR SANAT
Kuantum İstihbarat 2071 kitabı tanıtıldı 08 Şubat 2026 Pazar - 18:50:13 Prof. Dr. Ramazan Biçer ve Dr. Eda Alemdar’ın kaleme aldığı "Kuantum İstihbarat 2071" adlı kitap, diplomasi, akademi, yargı, kamu ve güvenlik alanından önemli isimlerin katılımıyla düzenlenen etkinlikle tanıtıldı. İstihbarat anlayışına yeni bir soluk kazandıran Kuantum İstihbarat 2071 kitabının tanıtımı, İstanbul’daki Rami Kütüphanesi’nde düzenlenen etkinlikle gerçekleştirildi. Prof. Dr. Ramazan Biçer ve Dr. Eda Alemdar’ın kaleme aldığı kitabın tanıtımında diplomasi, akademi, yargı, kamu ve güvenlik alanından çok sayıda önemli isim bir araya geldi. Programa Pakistan’ın İstanbul Başkonsolosu Khawaja Khurram Naeem, Cumhuriyet Savcısı Yusuf Çakar, İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Hüseyin Can, Eyüpsultan Kaymakamı Dr. Arslan Yurt, Pakistan Türkiye Dostluk Derneği Kurucu Başkanı ve Pakistan İstanbul Başkonsolosluğu Onursal Danışmanı Dr. Mian Waqar Badshah, Dışişleri Bakanlığı İstanbul Temsilciliği adına Muhammed Mustafa Şimşek, STM Savunma Teknolojileri Kıdemli Mühendisi Reha Biçer, sanatçı Ahmet Şafak ve çok sayıda basın mensubu katıldı. Programda konuşan yazarlar Prof. Dr. Ramazan Biçer ve Dr. Eda Alemdar, kitapta geleceğin istihbarat anlayışını, kuantum teknolojilerinin güvenlik ve devlet yönetimine etkilerini ele aldıklarını belirtti. Biçer ve Alemdar, çalışmanın akademik ve stratejik alanda önemli bir referans kaynağı olmasını hedeflediklerini ifade etti. Dr. Eda Alemdar, "Bu kıymetli etkinlikle tanıtımını gerçekleştirdiğimiz Kuantum İstihbarat 2071; yapay zekâyı, bilinci ve güvenliği ayrı ayrı değil, aynı denklem içerisinde ele alan, geleceği yalnızca tahmin etmeye değil, bilimsel veriler ışığında anlamaya ve yönlendirmeye çalışan bir perspektif sunmaktadır. Bu nedenle ülkemizin bilinç araştırmaları ve kuantum yapay zekâ çalışmalarında bir araştırma merkezi haline gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu alanlara yapılacak yatırımlar yalnızca akademik ilerleme sağlamayacak, aynı zamanda güvenlik, teknoloji ve insanlık geleceği açısından kritik katkılar sunacaktır. Bugün atılan bu adımın yarının dünyasında bilimi yönlendiren ve geleceği okuyabilen ülkeler arasında yer almamıza katkı sağlayacağına yürekten inanıyorum" dedi. Kitabın özgün bir çalışma olduğunu belirten Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ramazan Biçer, "Mevlana’nın ifadesiyle söylenenleri söylenmiş yeni bir şeyler söylemek lazım ilkesinden hareket ettik. Bize göre de özgün bir çalışma oldu. Bu çalışma geniş boyutta insanlığa yönelik bir katkı, aynı zamanda devletimize yönelik ve bilim dünyasında yeni ufuklar verir. Yeni düşüncelere kapı açma mahiyetinde bu çalışmamızı gerçekleştirdik. Daha geniş çaplı düşünebilmek, interdisipliner bir alanda fikir üretebilmek amacıyla bu çalışma sadece bir alana yönelik değil. Yapay zeka vardır, teoloji vardır, metafizik vardır ama onun yanında da fütürist yaklaşımla bu çalışma ele alındığı için okuyucularımızın hemen hemen her kesimi ve her kitleye hitap edebilecek bir yapıda olduğunu düşünüyorum. Pakistan’la ilgili çalışma Pakistanlı bir yazar bizim editörümüz oldu. Dolayısıyla kitabı tamamen gözden geçirdik. Çalışmanın daha ileriye yönelik Pakistan-Türkiye arasındaki stratejik işbirliklerine yol açabilecek bir mahiyet ve yapıda olduğunu düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. Sanatçı Ahmet Şafak, Kuantum İstihbarat 2071’in yalnızca teknik ya da akademik bir çalışma olmadığını vurgulayarak, "Daha önce kaleme aldıkları kuantum boyutundaki istihbarat kitabını çok daha geniş bir perspektifle bu defa Kuantum İstihbarat 2071’i yazdılar. Vizyonu biraz daha artık 2071’lere taşındı. Nöroscience dediğimiz nörobilimin sınırları içerisinde aslında Türk insanına yeni bir vizyon anlatmak ve tüm dünyaya bunu anlatmak noktasında çok önemli bir kitap ele aldılar" şeklinde konuştu. Katılımcılar da yaptıkları değerlendirmelerde, eserin Türkiye’nin gelecekteki güvenlik ve teknoloji vizyonuna katkı sağlayacağını vurguladı. Etkinlik, hatıra fotoğrafı çekimi ve kitap imza programının ardından sona erdi.
08 Şubat 2026 Pazar - 17:18 Kars Çıldır Gölü’nde buz üstünde muhteşem şölen Kars Çıldır Gölü Buz Şenliği renkli görüntülere sahne oldu. Doğal buz üzerinde Short Track ’Sürat Pateni’ ekibinin hız denemeleri nefes keserken, artistik buz pateni solo gösterisi ve senkronize takımı, gölün aynasında adeta süzülerek izleyenleri mest etti. Buz üzerinde yapılan kıran kırana buz hokeyi gösteri maçı ise seyircilerden büyük alkış topladı. Kars Çıldır Gölü’nün uçsuz bucaksız beyazlığı, tarihinin en renkli günlerinden birine şahitlik etti. Kars Valiliği koordinesinde düzenlenen "Çıldır Gölü Buz Şenliği" soğuk havada binlerce vatandaşın katılımıyla adeta iç ısıtan bir festivale dönüştü. Kars’ın kış turizmi potansiyelini dünyaya duyurmak ve bölgenin saklı değerlerini gün yüzüne çıkarmak amacıyla gerçekleştirilen etkinlik, kristal buz tabakasının üzerinde görsel şölene sahne oldu. Buzun üstünde estetik ve hız Şenlik programı, buzun sadece bir kış dekoru değil, aynı zamanda devasa bir sahne olduğunu kanıtladı. İzleyiciler, modern kış sporları ve geleneksel motiflerin harmanlandığı etkinliklerde unutulmaz anlar yaşadı. Kafkas folklor ekibi ve yöresel folklor ekibinin gösterisiyle başlayan etkinlikte, sürat pateni ekibinin hız denemeleri nefes kesti, artistik buz pateni solo gösterisi ve senkronize takımının gösterisi ise izleyenleri büyüledi. Çıldır Gölü’nün buz tabakasının üzerinde oynanan buz hokeyi karşılaşması kıran kırana geçti. Buz hokeyi karşılaşmasının ardından Çıldır Gölü’nün sembolü haline gelen atlı kızakların yarışlarıyla festival adeta izleyenleri kendinden geçirdi. Festival daha sonra sona erdi. Öte yandan, festivale katılan milli sporcular ise buz üzerinde farklı bir deneyim yaşadıklarını kaydettiler.
08 Şubat 2026 Pazar - 17:15 Aliağa’da Türk Halk Müziği rüzgârı esti Aliağa Belediyesi Sanatevi (ASEV) Türk Halk Müziği Korosu (THM), Anadolu’nun farklı bölgelerinden seçilen birbirinden güzel eserlerle sahne alarak izleyenlere sanat dolu bir gece yaşattı. Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Öğretim Görevlisi ve ASEV Türk Halk Müziği Eğitmeni Dr. Ali Hikmet Gökçen yönetimindeki dev koro, profesyonel enstrüman ekibinin eşliğinde sergiledikleri sahne performanslarıyla büyük beğeni topladı. Türk Halk Müziği eserlerinin yanı sıra Azerbaycan halk müziğinden seçkilere de yer verilen konserde 22 parça, solo ve koro performanslarla seslendirildi. Konser sırasında sahneye davet edilen Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk, Şefi Ali Hikmet Gökçen’e teşekkür çiçeği takdim etti. Ardından yaptığı konuşmasında koristlere, saz sanatçılarına, Şef Ali Hikmet Gökçen’e ve geceye katılan tüm sanatseverlere teşekkürlerini iletti. ASEV THM Korosu yeni konserlere hazırlanıyor Final performansı öncesinde konuşan Şef Ali Hikmet Gökçen, emeği geçenlere teşekkür ederek koronun yeni konser programlarını da duyurdu. Gökçen, "Ekim ayından bu yana sizler için hazırladığımız bir konserdi. Yaza kadar yeni konserlerimiz olacak, hepinizi bekliyoruz. Başta Aliağa Belediye Başkanımız Serkan Acar olmak üzere, Aliağa Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Serap Cerrahoğlu’na ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu akşam buradaki kalabalık, belediyemizin doğru ve akılcı kültür çalışmaları sayesindedir. Bizleri yalnız bırakmayan herkese arkadaşlarım adına teşekkür ediyorum" dedi. Aliağa sanatseverleri buluşturan konser büyük alkış aldı "Felek Şad Olacak Günün Görmedim" ve "Ötme Bülbül Ötme" eserleriyle başlayan ve yaklaşık iki saat süren THM konseri, "Kavurma Koydum Tasa" ve "Sabunu Koydum Leğene" isimli eserlerle coşkulu bir final yaptı. Konser sırasında eserlere eşlik eden yöresel dans performansları ise izleyicilerden büyük alkış aldı.
Polisiye romanlarıyla ünlü Ahmet Ümit, Diyarbakır’da hayranlarıyla imza gününde buluştu
14 Eylül 2025 Pazar - 15:53 Polisiye romanlarıyla ünlü Ahmet Ümit, Diyarbakır’da hayranlarıyla imza gününde buluştu Polisiye romanlarıyla ünlü yazar Ahmet Ümit, Ceylan Karavil Park AVM’de imza günü etkinliğiyle vatandaşlarla buluştu. Ceylan Karavil Park AVM, unutulmaz bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Polisiye romanlarıyla ün kazanan sevilen yazar Ahmet Ümit, yoğun katılımla gerçekleşen imza gününde sevenleriyle bir araya geldi. Geniş bir okur kitlesine ulaşan yazar Ümit, okuyucularıyla birebir sohbet edip kitaplarını imzaladı ve bol bol fotoğraf çektirdi. Diyarbakır’ın ikinci memleketi olduğunu ifade eden Ahmet Ümit, "Ben Gaziantepliyim, liseyi Diyarbakır’ın Ergani ilçesinde bitirdim. Dolayısıyla burası benim ikinci memleketim gibi" dedi. Kitap yazma planlarının olduğunu aktaran Ümit, şu ifadeleri kullandı: "Ben buraya Zerzevandan geldim imzaya. Biliyorsunuz Zerzevan önemli bir kültür yeri. Anadolu’daki en önemli kültür yerlerinden biri. Muhtemelen de UNESCO kültür listesine girecek. Yeni bir kitap yazıyorum. Roma imparatorluğuyla ilgili. Muhtemelen Zerzevan’dan da bu yeni romanımızdan bahsedeceğiz" Okurlardan Halil Kutluay, Ahmet Ümit’i çok sevdiğini ifade etti. Kutluay, "İmza gününde yanında olmak istedik" dedi. Bir diğer okur Sozdar Açanlaroğlu ise Ahmet Ümit’i çok sevdiğini ve okuduğu kitapları imzalatmak için buraya geldiklerini ifade etti. Avsar Akıncı da, Ahmet Ümit’i görmek için heyecanlandığını söyledi. Akıncı, "Çok heyecanlı ve çok mutluyuz. Birçok kitabını okudum, diğerlerini de okumak istiyorum" diye konuştu.
Hasan Kalyoncu Üniversitesi Lider paydaşlığında Türkiye’nin ilk gastronomi temalı uluslararası yol koşusu, Gurme Run Gaziantep’te gerçekleşti
14 Eylül 2025 Pazar - 13:33 Hasan Kalyoncu Üniversitesi Lider paydaşlığında Türkiye’nin ilk gastronomi temalı uluslararası yol koşusu, Gurme Run Gaziantep’te gerçekleşti Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ), Türkiye’nin ilk gastronomi temalı yarı maratonu olan "Gurme Run" ile Gaziantep’in uluslararası tanıtımına önemli bir katkı sundu. HKÜ’nün lider paydaşlığında ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle gerçekleşen etkinlik, Türkiye’nin yanı sıra Avrupa’dan da sporcuları koşu turizmi kapsamında Gaziantep’te buluşturdu. Her yaştan sporseveri bir araya getiren Gurme Run, farklı koşu kategorileriyle büyük ilgi gördü. Etkinlik kapsamında 13 Eylül’de çocuklara yönelik ücretsiz Kids Run, 14 Eylül’de ise 5K, 10K, 21K (yarı maraton) ve 21K Relay (üçlü takım koşusu) kategorileri düzenlendi. Katılımcılar, yarış rotası boyunca yerel lezzet durakları, kültürel miras noktaları ve müzikli eğlence alanlarıyla unutulmaz bir deneyim yaşadı. Koşu kit’lerinde sunulan yöresel ürünler ve gastronomi rehberi sayesinde Gaziantep mutfağının eşsiz tatları hem keşfedildi hem de uluslararası katılımcılara tanıtıldı. Gurme Run Yarı Maratonu’na ilişkin değerlendirmede bulunan HKÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, "Hasan Kalyoncu Üniversitesi olarak, öğrencilerimizin yalnızca akademik gelişimlerini değil; sosyal, kültürel ve sportif alanlardaki gelişimlerini de aynı derecede önemsiyoruz. Paydaşı olduğumuz Gurme Run Yarı Maratonu, bu yaklaşımımızın en somut örneklerinden biridir. Sporun birleştirici ruhunu, Gaziantep’in UNESCO tescilli mutfağıyla harmanlayan bu özel organizasyon; şehrimizin kültürel değerlerini dünyaya tanıtma açısından da büyük önem taşımaktadır. Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü öğretim üyelerimizin desteğiyle öğrencilerimizin gönüllü katkılarıyla güçlenen bu etkinlik, üniversitemizin gençlerine toplumsal sorumluluk bilinci kazandırma vizyonunu da yansıtmaktadır. HKÜ olarak bundan sonra da bilimin, sanatın, sporun ve kültürün iç içe geçtiği projeleri desteklemeye devam edeceğiz" dedi. Sporculara HKÜ öğrencileri sahada tam destek Gurme Run Yarı Maratonu’nda HKÜ’den 50 gönüllü öğrenci, yarışın farklı noktalarında görev alarak organizasyona aktif katkı sunarken; Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü öğrencileri, koşuyu tamamlayan sporculara finish alanında masaj ve recovery (yenilenme) desteği verdi. Sporun enerjisi, Antep mutfağının lezzeti Binlerce yerli ve yabancı sporcunun katıldığı etkinlikte, Gaziantep’in UNESCO tescilli mutfağı sporun dinamizmiyle birleşerek katılımcılara eşsiz bir deneyim sundu. Koşu boyunca yerleştirilen yerel tat durakları, müzikli eğlence alanları ve kültürel güzergahlar sayesinde katılımcılar sadece bir yarış değil, aynı zamanda unutulmaz bir kültür ve lezzet festivali yaşadı. Gurme Run, katılımcılarına koşu kitlerinde yer alan yöresel ürünler ve "lezzet rehberi" ile benzersiz bir deneyim sundu. Şehir dışından ve yurt dışından gelen koşucular Gaziantep’in tarihi sokaklarını adımlarken, aynı zamanda Gaziantep mutfağının zenginliğini keşfetti. Uluslararası Gurme Run Gaziantep Yarı Maratonu’nda tüm yarışmacılara katılım madalyası verildi. Dereceye giren sporcular ise ödüllendirildi. Törende, HKÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Gül Rengin Küçükerdoğan, dereceye giren sporculara ödüllerini takdim ederek spor ve gastronomiyi buluşturan bu özel etkinliğin Gaziantep’in uluslararası marka değerine yaptığı katkıyı vurguladı.
Seçer: "Verebileceğimiz en büyük servet; birliği, huzuru ve adaleti tesis etmektir"
14 Eylül 2025 Pazar - 12:36 Seçer: "Verebileceğimiz en büyük servet; birliği, huzuru ve adaleti tesis etmektir" Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Mersinden Kadın Kooperatifi Başkanı Meral Seçer, dünyaca ünlü tasarımcı Dilek Hanif tarafından Mersin’e özgü dokumalardan hazırlanan kıyafetlerin sergilendiği ’Mersin Dokumaları Kıyafet Sergisi’nin açılışına katıldı. Mersin Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde ve Mersinden Kadın Kooperatifi paydaşlığında düzenlenen sergi, 21 Eylül’e kadar sanatseverlerle buluşacak. Kadın emeğinin görünür kılınması, geleneksel değerlerin korunması ve yerel kültürün moda aracılığıyla uluslararası platformlara taşınması amacıyla gerçekleştirilen sergi, ilk gününde yoğun ilgi gördü. "Kadın emeğinin ekonomik değere dönüşmesi için çalışıyoruz" Açılışta konuşan Başkan Seçer, serginin kadın emeği ve kültürel miras açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Kadınların üretim gücünü desteklemek için uzun yıllardır projeler yürüttüklerini kaydeden Seçer, şunları söyledi: "Kadınların sorunlarını çözmek, onların ekonomiye katılımını sağlamak için çok yol aldık. Bu sergi de bu anlayışın bir neticesi. Mersin’in geleneksel dokuma kültürünü modern dünyada, modern bir yorumla yeniden ele alıyoruz. Gelenekselle moderni harmanlayarak markalaştırıyoruz. Kadının emeğini ekonomik değere dönüştürmek için murat ettiğimiz düşüncelerin hayata geçtiği bir proje oldu." "Türkiye bir mozaiktir, Mersin de öyle" Mersin’in kültürel çeşitliliğine değinen Seçer, farklı toplulukların bir araya gelmesinin şehre kattığı renge vurgu yaptı. Seçer, "Türkiye bir mozaikse, Mersin de bir mozaiktir. Yörük, Türkmen, Kürt, Arap, Balkan ve Kafkas göçmeni kültürleri bu şehirde bir arada yaşıyor. Bu mozaiğin her parçası ayrı bir değer. Bu farklılıklar bir araya geldiğinde inanılmaz bir sevgi ve huzur yumağı ortaya çıkıyor. Benim dileğim, Türkiye’de de bu barış, huzur ve kardeşlik ortamının ‘amasız’, ‘fakatsız’, ‘lakinsiz’ bir an önce tahkim edilmesidir" ifadelerini kullandı. "Ülkeye vereceğimiz en büyük servet; birlik ve adalet" Seçer, Türkiye’nin en büyük ihtiyacının birlik, beraberlik ve adalet olduğunu vurguladı. "Bizim bu ülkeye vereceğimiz en büyük servet; birliği, huzuru ve adaleti tesis etmektir" diyen Seçer, sosyal devletin önemine dikkat çekerek, "Kimsenin kimseye muhtaç olmadığı, demokratik ve hukuk devleti anlayışını benimsemiş bir Türkiye için çalışıyoruz. Emin olun yaptığımız her iş bu özlemle yapılıyor" dedi. Kadın emeğine de ayrıca teşekkür eden Seçer, "Dokuma tezgahlarının başında alın teriyle üretim yapan kadınlarımızın eline, emeğine sağlık. Umarım bu emekler ekonomik değere dönüşür, yuvalarına ve çocuklarının geleceğine katkı sağlar" diye konuştu. "Bu sadece bir kumaş değil, bir miras" Mersinden Kadın Kooperatifi Başkanı Meral Seçer ise dokuma kültürünün Anadolu’nun kadim değerlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, "Kadınlar acısını, sevgisini, heyecanını dokumalara işliyor. Bu sadece bir kumaş değil, bir miras. Bizim görevimiz bu kültürü korumak ve gelecek nesillere aktarmaktır. Kadınlar güçlü olduğu sürece toplum da güçlü olacaktır" şeklinde konuştu. "Dokumaları günümüze uyarlamalıyız" Ünlü tasarımcı Dilek Hanif, Mersinli kadınlarla birlikte yürüttükleri çalışmadan duyduğu memnuniyeti dile getirdi, "Bu dokumalar hak ettiği değeri bulmalı. Bunun için onları modern tasarımlarla günümüze uyarlamak gerekiyor. Kadınların yaptıkları işler çok kıymetli, daha görünür hale gelmeli" dedi. Açılış programında emek veren kadınlara plaket ve çiçek takdim edilirken, Başkan Vahap Seçer sergiye dair düşüncelerini anı defterine yazdı.