KÜLTÜR SANAT
Niğde’de Altay köyünde Nevruz coşkusu 12 Nisan 2026 Pazar - 20:56:46 Niğde’de iki gün süren Nevruz Bayramı kutlamalarının ikinci günü, Kazak Türklerinin yaşadığı Altay köyünde düzenlenen renkli etkinliklerle devam etti. Kent merkezinde kortej yürüyüşü ve konserlerle başlayan kutlamalar, Altay köyünde geleneksel göstelerin ön plana çıktığı programlarla taçlandı. Atlı kortej ve mehteran takımı eşliğinde gerçekleştirilen karşılama programıyla başlayan etkinlikte, açılış duası yapıldı. Türk dünyasının ortak kültürel mirasını yansıtan programda birlik, beraberlik ve kardeşlik vurgusu öne çıktı. Programda konuşan Niğde Valisi Nedim Akmeşe, Nevruz’un sadece baharın gelişi değil; aynı zamanda yeniden doğuşun, dayanışmanın ve ortak kültürel değerlerin simgesi olduğunu belirterek, "Bu anlamlı günde sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Nevruz, köklü tarihimizden aldığımız güçle birlik ve beraberliğimizi pekiştiren önemli bir bayramdır" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanı Kürşad Zorlu ise Nevruz’un Türk dünyasının ortak bayramı olduğuna dikkat çekerek, "Nevruz, kadim tarihimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Türkiye’nin teklifi ve Türk Devletleri Teşkilatı’nın kabulüyle ortak bir anma ve bayram günü olarak kutlanacak olması son derece anlamlıdır. Bu birliktelik, gönül coğrafyamızda barış ve huzurun teminatıdır. Türkiye’nin teklifiyle, değerli devlet başkanlarının kabulüyle Türk Devletleri Teşkilatı’nın ortak resmi anma ve bayram günü olarak da artık kutlanacaktır. Hepimize hayırlı olmasını diliyorum. Bütün kurumlarımızla Türk dünyasına karşı yaklaşımımız çok nettir. Biz, gönül coğrafyamızı bir bütün olarak kabul ediyoruz ve nerede olursa olsun kültürel zeminde birliğimizi güçlendirmenin inanıyoruz ki bulunduğumuz her coğrafyada barış ve huzurun temeli olacağına yürekten inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Kazakistan’ın Ankara Büyükelçisi Yerkebulan Sapiyev de Nevruz’un kardeşliğin en güçlü sembollerinden biri olduğunu vurgulayarak, bu tür organizasyonların geleneksel hale getirilmesinin önemine değindi. Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir ise Niğde’nin köklü tarihine işaret ederek, "Hedefimiz, Nevruz denildiğinde akla Niğde’nin ve Altay Köyü’nün gelmesini sağlamak" diye konuştu. Protokol konuşmalarının ardından Nevruz’un anlam ve önemine ilişkin tanıtım filmi izletildi. Program kapsamında çapan giydirme ve demir dövme gibi geleneksel ritüeller gerçekleştirilirken, Kazak Türk mutfağına özgü lezzetler katılımcılara ikram edildi. Okçuluk ve atlı okçuluk gösterileri ile geleneksel oyunlar büyük ilgi gördü. Günün ilerleyen saatlerinde dans gösterileri ve konserlerle devam eden kutlamalar, ödül ve plaket takdimi ile sona erdi. Programa Niğde Valisi Nedim Akmeşe, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, AK Parti Niğde Milletvekili Cevahir Uzkurt, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Niğde Belediye Başkanı Emrah Özdemir, Kazakistan’ın Ankara Büyükelçisi Yerkebulan Sapiyev ile çok sayıda davetli katıldı.
12 Nisan 2026 Pazar - 17:40 Artvin’de boğa güreşleri sezonu Sarıgöl’de açıldı Artvin’in Yusufeli ilçesinde düzenlenen 31’inci boğa güreşleriyle sezon açılırken, 104 boğanın kıran kırana mücadele ettiği güreşleri soğuk havaya aldırış etmeyen binlerce kişi ilgiyle izledi. Artvin’de her yıl geleneksel olarak düzenlenen boğa güreşleri sezonu, Yusufeli ilçesine bağlı Sarıgöl köyünde gerçekleştirilen organizasyonla başladı. Yusufeli Sarıgöl Spor Kulübü tarafından bu yıl 31’incisi düzenlenen güreşler, soğuk havaya rağmen yoğun katılımla gerçekleşti. Nefes kesen mücadeleleri izlemek isteyen binlerce vatandaş, tribünleri doldurarak boğaların 31’inci randevusuna tanıklık etti. Artvin ve ilçeleri başta olmak üzere Rize ve Erzurum’dan 104 boğa sahibinin katıldığı güreşler; baş, başaltı, küçük başaltı, büyük orta, küçük orta, ayak ve deste olmak üzere 7 kategoride yapıldı. Yaklaşık 200 yıllık geçmişe sahip olan boğa güreşleri, kentteki önemini bir kez daha ortaya koyarken, 380 ile 950 kilogram ağırlığındaki boğalar arenada üstünlük sağlamak için mücadele etti. Canpolat, Bozo, Balaban, Katilim, Tumtum, Çamur gibi ilginç isimler taşıyan boğalar izleyenlerin dikkatini çekti. Yaklaşık 10 bin kişinin takip ettiği organizasyonda 25 hakem ve çok sayıda görevli yer aldı. Festival kapsamında baş boğa sahibine 100 bin TL ödül verilirken, toplamda 500 bin TL para ödülü dağıtıldı. Güreşler öncesinde kampa alınan boğalar sıkı bir hazırlık sürecinden geçirildi. Sabah yürüyüş ve koşularla form tutturulan boğalar, pekmez, üzüm kurusu, arpa, yumurta ve mısır gibi özel besinlerle beslendi. Arenaya çıkmadan önce boynuzları törpülenen boğalar doping kontrolünden geçirilirken, idrar testine tabi tutuldu. Güreşleri izlemek isteyen vatandaşlar sabahın erken saatlerinden itibaren tribünlerde yerini alırken, yer bulamayanlar ise kurulan çadırlardan müsabakaları takip etti. 31’incisi düzenlenen festivalde boğa güreşlerine olan ilginin her geçen yıl artarak devam ettiğini belirten Sarıgöl Boğacılar Dernek Başkanı Mevlüt Akıcı, özellikle bölge ve çevre illerden yoğun katılım sağlandığını, kadın ve erkek yetiştiricilerin de sektöre dahil olmasıyla organizasyonun büyüdüğünü ifade etti. Bu yıl 120-125’in üzerinde boğanın katılımıyla sezonun tamamlandığını vurgulayan Akıcı, boğacılığın bölgesel ölçekte önemli bir ekonomik ve kültürel değer haline geldiğini söyledi. Festivalde dereceye giren boğaların sahiplerine ödülleri verilirken, şampiyonluklar horon eşliğinde kutlandı.
Siirt’in şal şepik kumaşının coğrafi işaretinin Avrupa Birliği düzeyine taşınması hedefleniyor
13 Kasım 2025 Perşembe - 09:03 Siirt’in şal şepik kumaşının coğrafi işaretinin Avrupa Birliği düzeyine taşınması hedefleniyor Siirt Olgunlaşma Enstitüsü’nde Güneydoğu’ya özgü doğal tiftikten üretilen şal şepik kumaşının coğrafi işaret tescilinin Avrupa Birliği (AB) düzeyine taşınması hedefleniyor. Bölgede kışın sıcak, yazın serin tutması dolayısıyla dört mevsim tercih edilen şal şepik kumaşı, usta ellerde günlerce süren aşamalı uzun uğraşlar sonucunda birçok ürüne dönüşüyor. Türk Patent ve Marka Kurumunca iki yıl önce coğrafi işaretle tescillenen kumaşın daha geniş kitlelere ulaştırılması amacıyla Siirt Olgunlaşma Enstitüsü bünyesinde bu yıl "Şal Şepik Dokuma Atölyesi" kuruldu. Zorlu aşamalardan geçen bu sanat, 6 erkek usta tarafından saf tiftikten hazırlanan iplikler renklendirdikten sonra tezgahlarda elle dokunarak kumaş haline getirilip tasarımlara dönüştürülüyor. Ürünün tescilinin Avrupa Birliği düzeyine taşınması hedefleniyor. Siirt Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Elif Bobuş, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine atölyede 6 tane çok kıymetli ustanın bu kadim sanatı sürdürmeye devam ettiğini söyledi. Ustaların bu sanatı en ince detayına kadar en güzel şekilde yaptığını belirten Bobuş, şal şepik kumaşındaki dokumada çözgünün hazırlanması, kaynatılması, preslenmesinin, her bir detayının çok önemli ve kıymetli olduğunu vurguladı. Bobuş, bu kadim sanatın enstitüde sürdürülmesiyle çok önemli bir görev yaptıklarını düşündüğünü belirterek, "Biz, bu kumaşımızı sonrasında kumaş olarak bırakmıyoruz, yeni ürünlere, yeni sektörlere de ürünler ortaya çıkartarak daha da ileri bir duruma taşımayı hedefliyoruz. Şu anda enstitümüzde şal şepik fular, yaka, manşet, broş, kravat pantolon, bluz gibi üretimlerimiz devam ediyor. Şu anda enstitümüzde özel sipariş ve satışlarımız devam ediyor. Hedefimiz, şal şepik dokumasının coğrafi işaretini uluslararası, Avrupa Birliği düzeyine taşımak ve bu kumaşı uluslararası platformlarda da temsil etmek" dedi. "Kumaşın tamamıyla bitmesi 15 günlük bir süreçtir" Ustalardan Osman Demir, 9 yıldır şal şepik ustası olduğunu ifade etti. Şal şepik kumaşını dokuyarak ürettiklerini kaydeden Demir, "Birçok aşaması bulunmaktadır. İlk önce masura sarma aşaması. Masura aşaması da çözgüye hazırlıktır. İkinci aşama da çözgü yapımıdır. Çözgü dediğimizde çaprazlama şeklinde oluşuyor. O da çirişleme dediğimiz üçüncü aşama için yapılıyor. Burada da iplerin pürüzsüz hale getirilip daha rahat dokuması, iplerin kopmasını engellemek için yapılıyor. Dördüncü aşama da gücüden ve taraktan geçirme işlemidir. İpler teker teker gücüden geçirilerek dokumaya hazır hale getiriliyor. Sonrasında ipler tezgaha atılarak kumaş dokunuyor. Bu dokuma süresi de 10 günü buluyor. Kumaşın tamamıyla bitmesi 15 günlük bir süreçtir. Dokuma bitikten sonra da kumaş güzelce yıkanır. Yıkandıktan sonra eğer boyama işlemi varsa boyanır. Eğer boyama işlemi yapılmayacaksa çelik levhalara sarılır, kaynadıktan sonra prese verilir. Bir gece preste kaldıktan sonra kumaşımız hazır hale gelmiş oluyor" şeklinde konuştu.
Siirt’in şal şepik kumaşının coğrafi işareti, Avrupa Birliği düzeyine taşınması hedefleniyor
13 Kasım 2025 Perşembe - 09:01 Siirt’in şal şepik kumaşının coğrafi işareti, Avrupa Birliği düzeyine taşınması hedefleniyor Siirt Olgunlaşma Enstitüsünde Güneydoğu’ya özgü doğal tiftikten üretilen şal şepik kumaşının coğrafi işaret tescili, Avrupa Birliği (AB) düzeyine taşınması hedefleniyor. Bölgede kışın sıcak, yazın serin tutması dolayısıyla dört mevsim tercih edilen kumaş, usta ellerde günlerce süren aşamalı uzun uğraşlar sonucunda birçok ürüne dönüşüyor. Türk Patent ve Marka Kurumunca iki yıl önce coğrafi işaretle tescillenen şal şepik kumaşının daha geniş kitlelere ulaştırılması amacıyla Siirt Olgunlaşma Enstitüsü bünyesinde bu yıl "Şal Şepik Dokuma Atölyesi" kuruldu. Zorlu aşamalardan geçen bu sanat, 6 erkek usta tarafından saf tiftikten hazırlanan iplikler renklendirdikten sonra tezgahlarda elle dokunarak kumaş haline getirilip tasarımlara dönüştürülüyor. Ürünün tescili, Avrupa Birliği düzeyine taşınması hedefleniyor. Siirt Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Elif Bobuş, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine, atölyede 6 tane çok kıymetli ustanın bu kadim sanatı sürdürmeye devam ettiğini söyledi. Ustaların bu sanatı en ince detayına kadar, en güzel şekilde yaptığını belirten Bobuş, şalşepik kumaşındaki dokumada çözgünün hazırlanması, kaynatılması, preslenmesi her bir detayının çok önemli ve çok kıymetli olduğunu vurguladı. Bobuş, bu kadim sanatın enstitüde sürdürülmesiyle çok önemli bir görev yaptıklarını düşündüğünü belirterek, "Biz, bu kumaşımızın sonrasında kumaş olarak bırakmıyoruz, yeni ürünlere, yeni sektörlere de ürünler ortaya çıkartarak daha da ileri bir duruma taşımayı hedefliyoruz. Şu anda enstitümüzde şal şepik fular, yaka, manşet, broş, kravat pantolon, bluz gibi üretimlerimiz devam ediyor. Şu anda enstitümüzde özel sipariş ve satışlarımız devam ediyor. Hedefimiz, şal şepik dokumasının coğrafi işaretini uluslararası, Avrupa Birliği düzeyine taşımak. Ve bu kumaşı uluslararası platformlarda da temsil etmek" dedi. "Kumaşın tamamıyla bitmesi 15 günlük bir süreçtir" Ustalardan Osman Demir, 9 yıldır şal şepik ustası olduğunu ifade etti. Şal şepik kumaşını dokuyarak ürettiklerini kaydeden Demir, "Birçok aşaması bulunmaktadır. İlk önce masura sarma aşaması. Masura aşaması da çözgüye hazırlıktır. İkinci aşama da çözgü yapımıdır. Çözgü dediğimiz de çaprazlama şeklinde oluşuyor. O da çirişleme dediğimiz üçüncü aşama için yapılıyor. Burada da iplerin pürüzsüz hale getirilip daha rahat dokuması, iplerin kopmasını engellemek için yapılıyor. Dördüncü aşamada, gücüden ve taraktan geçirme işlemidir. İpler teker teker gücüden geçirilerek dokumaya hazır hale getiriliyor. Sonrasında ipler tezgaha atılarak kumaş dokunuyor. Bu dokuma süresi de 10 günü buluyor. Kumaşın tamamıyla bitmesi 15 günlük bir süreçtir. Dokuma bitikten sonra da kumaş güzelce yıkanır. Yıkandıktan sonra eğer boyama işlemi varsa boyanır. Eğer boyama işlemi yapılmayacaksa çelik levhalara sarılır, kaynadıktan sonra prese verilir. Bir gece preste kaldıktan sonra kumaşımız hazır hale gelmiş oluyor" şeklinde konuştu.
‘İlhan Berk Şiir Ödülü’ sahibini buldu
12 Kasım 2025 Çarşamba - 17:08 ‘İlhan Berk Şiir Ödülü’ sahibini buldu Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl ilki düzenlenen 2025 İlhan Berk Şiir Ödülü’nün heyecanla beklenen kazananı belli oldu. Şiir dünyasına taze bir soluk getiren şair Oğulcan Kütük, ‘Dimdik Bakma Rehberi’ adlı eseriyle bu anlamlı ödüle layık görüldü. Manisa Büyükşehir Belediyesince düzenlenen İlhan Berk Şiir Ödülü sahibini buldu. Şair Oğulcan Kütük’ün, ‘Dimdik Bakma Rehberi’ adlı eseri ödüle layık görüldü. Etkinliğin ödül töreninin, 18 Kasım Salı günü, saat 18.00’de, Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Uğur Mumcu Sahnesi’nde gerçekleştirileceği belirtildi. Türk şiirinin en köklü ve geniş okur kitlesine sahip ustaları Ahmet Telli ve Şükrü Erbaş; Araştırmacı-Yazar Bedriye Aksakal, modern şiirin yenilikçi ve güçlü kalemleri Tuğrul Keskin ve Gonca Özmen’den oluşan seçici kurul, 10 Kasım 2025 tarihinde gerçekleştirdiği çevrimiçi toplantıda kararını oy birliğiyle aldı. Seçici kurul, ödül gerekçesinde, Oğulcan Kütük’ün şiirinin gücünü ve yenilikçi yönünü vurguladı. "Toplumsal-siyasal yıkımların ortasında dünyaya sorgulayıcı gözlerle bakan ve onu yeni zamanın diliyle yeniden var eden bir şiirle okurun ufkunu bin yıldır görmediği ruhuna ve çoktan kanıksadığı hayatına çevirmeyi başardığı; ironi ile lirizmi şaşırtıcı biçimde buluşturduğu" ifadeleriyle eserin günümüz dünyası ile okur arasındaki yıkıcı ilişkiyi çağın gergeflerinden geçirerek sunduğu belirtildi. Manisa Büyükşehir Belediyesinin kültür-sanat hayatına kazandırdığı bu önemli etkinliğin ödül töreni, 18 Kasım Salı günü, saat 18.00’de, Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Uğur Mumcu Sahnesi’nde gerçekleştirilecek. Şiirseverleri, modern Türk şiirinin büyük ustalarından İlhan Berk’in anısını yaşatan törene davet eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Merhum Ferdi Başkanımızın başlattığı bu önemli etkinliği devam ettirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Düzenlediğimiz bu etkinlikle hem usta şair İlhan Berk’in mirasını yaşatıyor hem de genç şairlere önemli bir destek sunarak edebiyat dünyasına katkı sağlamaya devam ediyoruz" dedi.
Kahramanların emanetleri, kitapların ışığında bir araya geldi
12 Kasım 2025 Çarşamba - 15:52 Kahramanların emanetleri, kitapların ışığında bir araya geldi Kepez Belediyesi, Dünya Çocuk Kitapları Haftası’nı anlamlı bir etkinlikle taçlandırdı. Kepez Aile ve Sosyal Hizmetler İlçe Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen programda, şehit ve gazi aileleri Dokumapark’ta bir araya geldi. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Vatanı için canını ortaya koyan kahramanlarımızın aileleri bizim için en değerli emanettir" dedi. Kepez Belediyesi, Dünya Çocuk Kitapları Haftası’nı anlamlı bir etkinlikle kutladı. Kepez Aile ve Sosyal Hizmetler İlçe Müdürlüğü ile Kepez Belediyesi Şehit Yakınları ve Gaziler Birimi iş birliğiyle gerçekleştirilen programda, şehit ve gazi aileleri Dokumapark’ta yer alan müzeleri ziyaret etti. Etkinlik kapsamında; Burhanettin Onat Çocuk Kütüphanesi, Araba Müzesi, Hababam Sınıfı Müzesi, Anadolu Şehitleri Müzesi ve Oyuncak Müzesi’ni gezen 20 şehit ve gazi ailesi, hem geçmişe yolculuk yaptı hem de çocuklarla birlikte kitap okuma etkinliğine katıldı. Katılımcılar, tarih, kültür ve çocuk edebiyatının iç içe geçtiği bu özel günde, güzel hatıralar biriktirdi. Burhanettin Onat Çocuk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen kitap okuma etkinliğinde, çocuklara kitap sevgisi aşılanırken; Araba Müzesi’nde klasik otomobillerin nostaljik atmosferi büyük ilgi gördü. Hababam Sınıfı Müzesi’nde Türk sinemasının unutulmaz sahneleri yeniden hatırlandı, Anadolu Şehitleri Müzesi’nde ise duygusal anlar yaşandı. Oyuncak Müzesi ise hem çocuklar hem de yetişkinler için renkli ve keyifli bir mola oldu. Kocagöz: "Şehit ve gazi ailelerimiz bizim baş tacımızdır" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada, şehit ve gazi ailelerinin her zaman baş tacı olduklarını vurguladı. Başkan Kocagöz, "Vatanı için canını ortaya koyan kahramanlarımızın aileleri bizim için en değerli emanettir. Onların yanında olmak, yalnız olmadıklarını hissettirmek, bizim en temel sorumluluklarımızdandır. Bu anlamlı günde çocuklarımızla ve ailelerimizle bir araya gelerek kitap, kültür ve tarih dolu bir paylaşım ortamı oluşturduk. Kepez’de sosyal belediyeciliği hayatın her alanına taşımaya devam edeceğiz" dedi.
İş Sanat’ta ‘Radyo Günleri’ ile nostaljik bir yolculuk
12 Kasım 2025 Çarşamba - 15:50 İş Sanat’ta ‘Radyo Günleri’ ile nostaljik bir yolculuk İş Sanat, Türk Halk Müziği’nin duayen ismi Canan Başkaya’yı "Radyo Günleri"’nde ağırlıyor. İş Sanat’ın 26. sezonu, müziğin farklı renklerini buluşturan özel yerli projelerle devam ediyor. Bu sezonun en heyecan verici buluşmalarından biri, Türk Halk Müziği’nin duayen ismi Canan Başkaya’yı ağırlayacak olan "Radyo Günleri" konseri olacak. 28 Kasım Cuma akşamı 20.30’da İş Kuleleri Salonu’nda dinleyicilerle buluşacak konser, tiyatro sanatçısı Çağıl Taşbaşı’nın anlatımıyla radyolu günlerin sıcak ve samimi atmosferine yeniden hayat verecek. Başkaya, "Cumhuriyetimizin kuruluşunda radyo, çölde bir vaha gibiydi. İnsanlarla iletişimde en önemli haber kaynağıydı. 1940’lı yıllarda Muzaffer Sarısözen’in Yurttan Sesler Korosu’nu kurmasıyla halk müziği için bu yolculuk halen devam ediyor. Teknoloji değişiyor, insanlar değişiyor ama bizi kucaklayan bir sese, tınıya ulaşma isteğimiz değişmiyor" dedi. Başkaya, radyonun sadece bir yayın organı değil, aynı zamanda bir okul olduğunun altını çizerek, "Radyoda katılacağım programlar için ne kadar heyecanlanır, eserleri en doğru şekilde icra ederek yapımcıların ve dinleyicilerin karşısında mahcup olmamak için ne kadar özenirdim" diye konuştu. Ankara Radyosu’ndan devlet sanatçılığına Canan Başkaya’nın radyoya olan bağlılığının ardında, 1981’de kazandığı TRT Ankara Radyosu stajyer ses sanatçılığı sınavıyla başlayan köklü bir sanat kariyeri yatıyor. 1983’te profesyonel olarak radyoda başlayan bu serüven, ertesi yıl çıkardığı "Ayrılık Hasreti" albümüyle taçlandı ve Milliyet gazetesinin "Yılın Halk Müziği Sanatçısı" ödülünü kazandı. 15 yıl TRT’de sürdürdüğü kariyerin ardından Kültür Bakanlığı’na geçerek Devlet Sanatçısı unvanıyla yurtiçi ve yurtdışında sayısız konser veren Başkaya, emekliliğinden sonra da sanatını büyük bir tutkuyla sürdürüyor. "Merhamet Kıl", "Gönül Senden Ayrılır mı?" ve "Gül Ek Yüreğine" gibi albümlerle geniş bir repertuvarı dinleyicisiyle buluşturan Başkaya, İş Sanat sahnesinde türküleri radyodan dinlercesine samimiyetle seslendirmeye hazırlanıyor. Konserin repertuvarını, albümlerinde yer alan ve dinleyicilerin gönlünde taht kuran eserlerden özenle seçtiklerini belirten Başkaya, "Hocalarımız bize, ‘Siz radyo sanatçısısınız. Her yöreyi başarı ile okumalısınız’ derlerdi. Bu uyarı bizim kulağımıza küpe olduğu için radyoda yetişen sanatçıların repertuvarı çok zengindir. Bu konserde keyifli bir repertuvarla Anadolu’da ve Rumeli’de bir gezintiye çıkacağız" dedi. "Her türkü bir ders" Ses eğitimi dersleri vererek genç yetenekler yetiştirmeyi sürdüren Başkaya, öğrencilerine her zaman söylediği bir sözü hatırlatarak, sözlerini şöyle tamamladı: "Her türkü bir derstir. Bu dersi öğrenmenin yoluysa radyodan geçiyor" dedi.
Terme Belediyesi’nde "2. Kitap Günleri"
12 Kasım 2025 Çarşamba - 15:04 Terme Belediyesi’nde "2. Kitap Günleri" Samsun’un Terme Belediyesi, "2. Kitap Günleri"ni 17-25 Kasım tarihleri arasında Terme Park Sosyal Yaşam Alanı’nda düzenleyecek. Tam 40 yayınevi ve 50 yazarın katılacağı etkinlik için konuşan eğitimci ve akademisyen kimliğiyle de tanınan Belediye Başkanı Şenol Kul, "Edebiyatın kalbi dokuz gün boyunca Terme’de atacak" dedi. Terme 2. Kitap Günleri, bu yıl kapsamını büyük ölçüde genişleterek bölgenin en önemli kültürel buluşmalarından biri olmaya hazırlanıyor. 17 Kasım’da başlayacak ve 9 gün sürecek etkinlikte; 40 farklı yayınevi stant açacak, 50 yazar kitapseverlerle buluşacak. Ziyaretçiler, stantları ücretsiz gezmenin yanı sıra, düzenlenecek 10 söyleşi ve imza gününe katılabilecek. Ayrıca, minik kitapseverlerin kitapla bağını güçlendirmek amacıyla 12 özel çocuk etkinliği de programda yer alacak. Etkinliğin onur konukları arasında, İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy’un torunu Selma Argon Ersoy, usta şair ve yazar Sunay Akın, Termeli şair yazar Dr. Senai Demirci ve eğitimci yazar Dilek Cesur gibi Türkiye çapında tanınan isimler bulunuyor. Başkan Kul’dan kişisel vurgu Aynı zamanda eğitimci kimliğiyle de tanınan, Türkiye’nin farklı üniversitelerinde ders vermiş bir akademisyen olan Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, Kitap Günleri’nin açılışı öncesinde güçlü bir davette bulundu. Başkan Kul, kendi sosyal hayatında da geniş bir kitap arşivine sahip ve okumayı seven biri olarak, Kitap Günleri’nin taşıdığı anlama dikkat çekti. Kul, "Bir eğitimci ve okur olarak, bilginin ve düşüncenin en temel kaynağının kitaplar olduğunu çok iyi biliyorum. Terme Belediyesi olarak, eğitim ve kültürel gelişime verdiğimiz önemi en üst düzeyde tutuyor, bu alanları önceliklerimizin başında görüyoruz" dedi. "Tüm hemşerilerimiz davetlidir" Başkan Kul, Terme 2. Kitap Günleri’nin ilçenin kültürel hayatına yaptığı katkının altını çizdi. Kul şunları söyledi: "Bu yıl ikincisini düzenlediğimiz Kitap Günleri, Terme’mizi dokuz gün boyunca bir kültür merkezine dönüştürecek. Kitaplar aracılığıyla bilginin sınırlarını hep birlikte genişleteceğiz. Başta gençlerimiz ve çocuklarımız olmak üzere, tüm hemşehrilerimizin edebiyat dünyasının değerli isimleriyle buluşmaya ve girişin ücretsiz olduğu bu kitap şölenine katılmaya davet ediyorum." Terme 2. Kitap Günleri, 17-25 Kasım tarihleri arasında Terme Park Sosyal Yaşam Alanı’nda ziyaretçilerini bekliyor olacak.
Yaşadıklarını 5 ciltlik kitapla ölümsüzleştirecek
12 Kasım 2025 Çarşamba - 14:01 Yaşadıklarını 5 ciltlik kitapla ölümsüzleştirecek KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’de emekli öğretim görevlisi Mahmut Seyfeli, 48 yıldır sürdürdüğü halk edebiyatı, folklor ve etnografya çalışmalarını hiçbir maddi karşılık beklemeksizin beş ciltlik bir kitap haline getiriyor. 1976 yılında Kırşehir Lisesi’ne öğretmen olarak atanan Seyfeli, öğrencilerine kendi kültürlerini tanıtmak amacıyla ödevler vererek başladığı araştırma sürecinin yıllar içinde kapsamlı bir derlemeye dönüştüğünü söyledi. Seyfeli, "Öğrencilerimden gelen masal, hikaye ve metinler arasında ilgimi çeken birçok konu oldu. Bu durum beni Kırşehir’in halk edebiyatı, folklor ve etnografyasını derinlemesine incelemeye yöneltti. 48 yıl boyunca bu alanda çalışmalar yürüttüm" dedi. Erciyes Üniversitesi’nde yüksek lisansını tamamladıktan sonra Kırşehir’e yerleşerek öğretim görevlisi olarak çalıştığını belirten Seyfeli, uzun yıllara yayılan araştırmalarını kitaplaştırmak için büyük çaba harcadığını ifade etti. Seyfeli, "Kendi imkanlarımla bu çalışmaları yayımlamam mümkün olmadı. Ankara’dan gelen destekle beş ciltlik bir Kırşehir Halk Edebiyatı çalışması ortaya çıktı" diye konuştu. Beş ciltten oluşan eser ile Kırşehir’in tarihi, aşık edebiyatı, anonim edebiyatı, gelenekleri, beslenme kültürü ve halk anlatılarının yer alacağını aktaran Seyfeli, çalışmasının gelecek kuşaklara kültürel bir miras bırakma amacı taşıdığını söyledi.
Doğadan ilham alan yarışma
12 Kasım 2025 Çarşamba - 13:40 Doğadan ilham alan yarışma Niğde İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde, doğa sevgisini ve çevre bilincini güçlendirmek amacıyla "Kestanenin Hikâyesi, Yeşil Vatan’ın Sesi" temalı hikâye yarışması düzenleniyor. Cumhurbaşkanlığı tarafından ilan edilen 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü kapsamında gerçekleştirilecek yarışma, öğrencilerin hem çevre duyarlılığını artırmayı hem de edebiyat aracılığıyla kendilerini geliştirmelerini hedefliyor. 500 yıllık kestane ağacından ilham alındı Yarışmanın ilham kaynağını, Bor İlçesi Balcı Köyü Koyungöleği mevkiinde yer alan ve yaklaşık 500 yıllık geçmişiyle dikkat çeken Anadolu Kestanesi oluşturuyor. Halk arasında büyük öneme sahip olan bu ağaç, Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun 24 Kasım 2016 tarihli kararıyla, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 7 Aralık 2016 tarihinde "Anıt Ağaç" olarak tescillendi. Yarışma ile ilgili bilgi veren Niğde İl Kültür ve Turizm Müdürü Elif Belkıs Baştürk; "Niğde’de tescillenerek koruma altına alınan Kestane Anıt Ağacı’ndan ilham alınarak "Yeşil Vatan" anlayışı doğrultusunda doğa sevgisi ve çevre bilincini geliştirmek, öğrencilerin özgün hikayeler yazmalarını sağlamak istedik. Aynı zamanda doğal ve kültürel mirasın korunması konusunda farkındalık oluşturulmasını hedefliyoruz" dedi. atılımcılar, 500 yıllık Kestane Anıt Ağacı etrafında kurgulanacak, doğa sevgisi ve çevre bilincini yansıtan özgün hikayeler yazacak. Her öğrenci yarışmaya yalnızca bir hikayeyle katılabilecek. Hikayelerin özgün olması ve yapay zeka desteğiyle oluşturulmaması şartı da aranacak. Yarışma kapsamında 29 Aralık’a kadar hikayeler teslim edilecek, değerlendirme süreci ise 9 Ocak’ta tamamlanacak. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün resmi internet siteleri ve sosyal medya hesaplarından duyurulacak olan sonuçların ardından ise 12 Ocak 2026’da ödül töreni düzenlenecek. Dereceye girenlere ödüller ve tiyatro sürprizi Hikayeler, 5 ve 6. sınıf öğrencileri ile 7 ve 8. sınıf öğrencileri kendi düzeylerinde olmak üzere ayrı ayrı değerlendirilecek. Türkçe ve Edebiyat öğretmenleri, yazarlar ve İl Kültür Müdürlüğü uzmanlarından oluşan komisyon; eserlerde özgünlük, Türkçenin doğru ve etkili kullanımı, çevre ve doğa sevgisinin yansıtılması ile anlatımın akıcılığına dikkat edecek. Yarışmada dereceye giren öğrencilere birincilik ödülü olarak elektrikli scooter, ikincilik ödülü olarak akıllı kol saati, üçüncülük ödülü olarak ise kablosuz kulak içi kulaklık verilecek. Ayrıca dereceye giren tüm öğrencilere başarı belgesi takdim edilecek ve aileleriyle birlikte bir yıl boyunca Niğde İl Kültür Merkezi’nde düzenlenecek tiyatro etkinliklerine ücretsiz katılım hakkı tanınacak.