Son Dakika
|
Dışişleri Bakanı Fidan: "ABD ve İran ateşkes konusunda samimi"
TBMM Eski Başkanı Hüsamettin Cindoruk son yolculuğuna uğurlandı
Bir ocağı söndüren ikinci facia: 11 yıl sonra aynı sonu yaşadılar!
Starmer: "Abluka'yı desteklemiyoruz"
Bakanlık’tan yemek siparişlerine yönelik yeni düzenleme
Artvin’de ambulans uçuruma yuvarlandı: 1 ölü, 4 yaralı
Macaristan’ın yeni lideri Magyar oldu
ABD Başkan Yardımcısı Vance: "İran’la anlaşmaya varamadık"
Öğretmen Fatma Nur Çelik’i öldüren sanığın 126 yıla kadar hapsi istendi
Aslı Baş’ın ölümünde Yargıtay’ın kararı bozması sonrası yeni gelişme
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
TBMM Eski Başkanı Hüsamettin Cindoruk son yolculuğuna uğurlandı
Beyoğlu’nda yangında mahsur kalan 2 kişi itfaiye ekiplerince kurtarıldı
Starmer: "Abluka'yı desteklemiyoruz"
Artvin’de ambulans uçuruma yuvarlandı: 1 ölü, 4 yaralı
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: "ABD dayatmadan vazgeçerse anlaşma mümkün"
Trump: "NATO’yu yeniden değerlendirmemiz gerekiyor"
İran heyeti Pakistan’dan ayrıldı
KÜLTÜR SANAT
Bodrum’da lezzet rüzgarı: "Wiyanawanda Fest 3’üncü kez kapılarını açıyor"
13 Nisan 2026 Pazartesi - 15:36:36
Muğla’nın Bodrum ilçesinde, Azka Otel ev sahipliğinde bu yıl üçüncü kez düzenlenecek olan Wiyanawanda FEST Bodrum, gastronomi ve müziği buluşturan özel bir etkinlikle "Yaza Merhaba" diyecek. Denize sıfır konumuyla dikkat çeken Azka Otel’in yemyeşil bahçelerinde gerçekleştirilecek festivalde, gastronomi dünyasının önde gelen üreticileri ile lezzet tutkunları bir araya gelecek. Etkinlikte, farklı tatların buluştuğu stantlarda ziyaretçilere geniş bir tadım deneyimi sunulacak. 18 Nisan Cumartesi günü düzenlenecek festivalde yaklaşık 50 lezzet standı yer alacak. Katılımcılar, gün boyu sürecek etkinlikte hem gastronomi hem de müzik eşliğinde keyifli anlar yaşayacak. "Türkiye’nin en büyük etkinliklerinden biri oldu" Etkinliğin kurucularından Berna Kızılhan, festivalin her geçen yıl büyüdüğünü belirterek, "Nisan ayında üçüncüsünü gerçekleştireceğimiz Wiyanawanda FEST Bodrum, geçtiğimiz yıl 1.350 lezzet takipçisini ağırlayarak kendi alanında Türkiye’nin en büyük etkinliklerinden biri oldu. Azka Otel sahibi Bülent Kaya ile Bodrum’un gastronomi alanındaki gelişimine katkı sağladığımız için çok mutluyuz. Etkinliğimiz sadece Bodrum’da yaşayanlara değil, Türkiye’nin dört bir yanından gelen gastronomi tutkunlarına da ev sahipliği yapıyor; aynı zamanda Azka Otel’in atmosferinde unutulmaz bir hafta sonu deneyimi sunuyor" dedi. Festivalin, hem Bodrum turizmine hem de gastronomi sektörüne önemli katkı sağlaması bekleniyor.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 14:48
"Lordlar Apartmanı" okurla buluştu
Anadolu’nun derin hafızasından süzülen hikâyeleriyle tanınan yazar Sümer Tek, yeni eseri "Lordlar Apartmanı" ile edebiyat dünyasında güçlü bir yankı uyandırıyor. Mİ Yayınları etiketiyle yayımlanan kitap, yalnızca bir hikâye kitabı olmanın ötesinde, bir evladın babasına, köklerine ve geçmişine uzanan duygusal bir yolculuk niteliği taşıyor. Babası Talip Pınar’a ithaf edilen eser, daha ilk sayfalarından itibaren okuru derin bir iç hesaplaşmanın içine çekiyor. "Sessizlik sensizlikle yarıştı" sözleriyle başlayan kitap, kaybın, özlemin ve hatıraların insan ruhunda bıraktığı izleri çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. 17 hikâyede Anadolu’nun kalbi atıyor Toplam 17 hikâyeden oluşan eser, farklı coğrafyalardan ve hayat kesitlerinden besleniyor. Kayseri’nin köylerinden Ankara’nın sokaklarına, bozkırın yalnızlığından insanın iç dünyasına uzanan bu anlatılar, okuyucuya tanıdık ama derin bir yolculuk vadediyor. Kitabın ilk hikâyelerinden biri olan "Alev", bir babanın sevinciyle başlayan ancak aile, gelenek ve kimlik üzerine düşündüren bir anlatıya dönüşürken, "Divane" ve "Karyola" gibi hikâyeler, insan ruhunun kırılgan yanlarını çarpıcı metaforlarla ele alıyor. Bir Apartmandan fazlası: Bir soyun hafızası Eserin adını taşıyan "Lordlar Apartmanı", sadece bir mekânı değil, bir sülalenin hatırasını ve kimliğini temsil ediyor. Yazarın kendi ifadesiyle bu kitap, "bir sülalenin adını yaşatma çabası" olarak da öne çıkıyor. Her hikâye, bu büyük bütünün farklı bir parçasını oluşturuyor. Okuru sarsan bir duygusal derinlik Sümer Tek’in dili; sade ama derin, akıcı ama sarsıcı. Hikâyelerde sıkça karşılaşılan ölüm, hasret, aile bağları ve insanın iç dünyası gibi temalar, okurun kendi hayatına da ayna tutuyor. Özellikle taşra hayatının detaylı betimlemeleri, karakterlerin iç dünyasına yapılan güçlü geçişlerle birleşerek eseri yalnızca okunur değil, hissedilir kılıyor. Edebiyat dünyasında güçlü bir ses Daha önce çeşitli dergilerde yayımlanan hikâyeleriyle dikkat çeken Sümer Tek, bu kitabıyla anlatı gücünü daha geniş bir okur kitlesine ulaştırmayı başarıyor. "Lordlar Apartmanı", hem bireysel bir hafıza yolculuğu hem de Anadolu’nun kolektif hikâyesi olarak raflardaki yerini alıyor.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 14:43
‘Anadolu’nun Sesi’ Menteşe’de yankılanacak
Menteşe Belediyesi, Türk müziğinin unutulmaz ustalarına adanmış özel bir konser düzenliyor. "Anadolu’nun Sesi" Konseri, 17 Nisan Cuma akşamı saat 20.00’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk Kültür Merkezi Yıldız Kenter Sahnesi’nde müzikseverlerle buluşacak. Şef Hamdi Demirtaş’ın yönetimindeki Menteşe Belediyesi Korosunun konseri iki ayrı bölüm olarak sahnelenecek. İlk bölümde Anadolu’nun en güçlü halk ozanlarından Âşık Veysel, Neşet Ertaş ve Âşık Mahzuni Şerif’in eserlerinden 14 şarkı seslendirilecek. İkinci bölümde ise 12 şarkıyla Volkan Konak, Erkin Koray ve Edip Akbayram’ın şarkılarının yanı sıra; Cem Karaca, Barış Manço, Müslüm Gürses ve Ferdi Tayfur gibi isimlerin şarkılarına yer verilecek.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 14:41
Vali Şahin: "YÖREX Antalya’nın markası"
Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB’un desteğiyle düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in Antalya’nın markası haline geldiğini söyledi. Antalya Ticaret Borsası (ATB) Başkanı Ali Çandır, Antalya Valisi Hulusi Şahin’i makamında ziyaret etti. Vali Şahin’i Çandır, ATB öncülüğünde bu yıl bu yıl 22-26 Nisan’da ANFAŞ Fuar Merkezi’nde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteğiyle düzenlenecek YÖREX’in Türkiye’nin fuarı haline geldiğini belirtti. Çandır, "Anadolu’nun yüzlerce yöresel ürünü bu yıl da Antalya’da buluşacak" dedi. YÖREX’in coğrafi işaret farkındalığını artırdığını belirten Çandır, Vali Şahin’in başlattığı coğrafi işaretler seferberliğinin yöresel ürünlerin bilinirliği, tanınırlığı açısından önemini vurguladı. Çandır, Vali Şahin’e çalışmaları ve destekleri nedeniyle teşekkür etti. YÖREX Antalya’nın markası Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB’un desteğiyle düzenlenen Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX’in Antalya’nın markası haline geldiğini söyledi. Antalya Ticaret Borsası’nın 17 yıldır çalışmayı yürüttüğünü belirten Vali Şahin, "YÖREX Antalya’nın markası haline geldi. Yöresel Ürünler Fuarı’nı 22-26 Nisan’da Antalya’da gerçekleştireceğiz. Coğrafi işaretler konusunda YÖREX adeta bir katalizör görevi gördü. Coğrafi işaretli ürün sayısı YÖREX sayesinde her geçen yıl artmaya devam etti. Türkiye genelinde başlangıçta 109 olan coğrafi işaretli ürün sayısı günümüzde 1832’ye ulaştı" diye konuştu. Çocuklarınızı YÖREX’e getirin YÖREX’i çocukların mutlaka görmesi gerektiğini vurgulayan Vali Şahin, "Biz aynı zamanda gençlerimizin ve çocuklarımızın memleketlerinin bu güzel eserlerine ve ürünlerine vakıf olmalarını istiyoruz. Bu nedenle herkesi YÖREX’e davet ediyoruz. Çocuklarınızın elinden tutun, gelin ve Anadolu’nun nimetlerini çocuklarınıza tanıtın" dedi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
09 Nisan 2026 Perşembe- 11:51
Sefine Hz. Nuh Camisinin yapımı başladı
2
10 Nisan 2026 Cuma- 17:15
Kozan Portakal Çiçeği Festivali renkli görüntülere başladı
3
12 Nisan 2026 Pazar- 09:29
Çukurova’nın simgesi sapan festivale damga vurdu
4
12 Nisan 2026 Pazar- 11:56
833 yıllık tarihi caminin restorasyonu titizlikle devam ediyor
5
11 Nisan 2026 Cumartesi- 11:22
Başkan Çenet: "Osmaniye, edebiyatçılarıyla da mümbit bir coğrafya"
13 Kasım 2025 Perşembe - 09:30
Kütahya’da 52 yıllık terzi Himmet Kalkan: "Sanat artık bitmek üzere"
Kütahya’da yarım asrı aşkın süredir terzilik yapan 67 yaşındaki Himmet Kalkan, mesleğin giderek yok olmaya başladığını söyledi. Kalkan, "Sanat artık bitti, gitmek üzere. Yeni yetişen kimse yok" diyerek el emeği işlerin önemine dikkat çekti. 52 yıldır aynı mesleği sürdüren Himmet Kalkan, geçmişte atölyelerde birden fazla ustanın birlikte çalıştığını belirterek, "Eskiden 3-4 kişi çalışırdık. Şimdi o işler bitti. Sanat ölüyor mu? Evet, artık bitmek üzere. Yeni yetişen yok, yetiştirmek de zor" ifadelerini kullandı. Kalkan, mesleğe olan ilginin azalmasının nedenini eğitim sistemindeki değişimlere ve kazancın düşüklüğüne bağlayarak, "Eskiden ilkokuldan çıkan çocuklar mesleğe yönelirdi. Şimdi okullar uzadı, mesleğe yönelen kalmadı. Bir de bu işten eskisi gibi para kazanılmıyor." dedi. 1981 yılından beri aynı adreste, aynı makinelerle çalıştığını dile getiren usta terzi, 50 yıla yaklaşan dikiş makinelerini adeta birer hatıra gibi sakladığını söyledi. "Bu makineler yarım asırlık. İlk göz ağrım onlar. Ayağım doydu, şimdi motorla çalışıyorum" diyen Kalkan, mesleğini sürdürmekte kararlı olduğunu vurguladı. Kütahya’nın yaşayan meslek ustalarından biri olan Himmet Kalkan, el emeği işlerin unutulmaması gerektiğini belirterek, gençlerin zanaata yönelmesini istedi.
13 Kasım 2025 Perşembe - 09:16
Erzurum Valisine İstiklal Madalyası
Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında Erzurum’da görev yapmış, uzun süredir gündemden düşmüş bir devlet adamı, arşivlerden çıkarılan belgelerle yeniden gün yüzüne çıktı. Araştırmacı Taner Özdemir, bilinmeyen yönleriyle Zühtü Bey’i araştırdı. Zühtü Bey’in Erzurum tarihinin sayfalarında adı sıkça anılmayan bir devlet adamı olduğunu vurgulayan Araştırmacı Taner Özdemir, "1888 yılında doğan ve 1964 yılında vefat eden Zühtü Bey, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan devlet hizmeti boyunca, görev yaptığı her yerde adalet, dürüstlük ve halkla kurduğu güçlü iletişimle öne çıkan bir idareciydi" dedi. "Zühtü Bey’e tevcih edilen beyaz-yeşil şeritli İstiklal Madalyası" Zühtü Bey’in hikayesi, yıllardır arşivlerde sessizce bekleyen belgeler sayesinde bugün gün ışığına çıkıyor ve Erzurum’un tarih gündemine yeniden taşınıyor. Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Taner Özdemir’in uzun süren arşiv araştırmaları sırasında, en dikkat çekici belge, doğrudan Zühtü Bey’e tevcih edilen beyaz-yeşil şeritli İstiklal Madalyası’nın resmi tevcih belgesi oldu. Bu belge, sadece madalyanın verildiğini göstermiyor; aynı zamanda devletin Zühtü Bey’in hem idari hem de güvenlik alanındaki üstün hizmetlerini resmen takdir ettiğini ortaya koyuyor. "Kritik rol oynayan bir liderdi" Özdemir, Zühtü Bey’in hayatına dair gerçekleri anlatırken, "Belgede açıkça belirtiliyor ki, madalya tevcihi, Koçgiri İsyanı’nın bastırılmasındaki etkin rolü, Erzurum’un yeniden yapılanmasındaki katkıları ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında şehrin idari düzenini tesis etme çabaları nedeniyle yapılmıştır. Belgede kullanılan resmi dil, Cumhuriyet yönetiminin, fedakâr idarecilere verdiği değeri ve şehrin güvenliği ile refahı için gösterilen üstün hizmetleri nasıl kayıt altına aldığını açıkça gösteriyor. Özellikle belge, Zühtü Bey’in yalnızca bir vali olarak değil, aynı zamanda devletin ilk yıllarında doğudaki düzenin korunmasında kritik rol oynayan bir lider olarak görüldüğünü ortaya koyuyor" diye konuştu. "Milletvekili seçilerek aktif siyasi yaşamını sürdürdü" Zühtü Bey’in Erzurum Valiliği döneminde şehre sağladığı katkıların yalnızca idari alanda sınırlı olmadığını anlatan Araştırmacı Taner Özdemir, "1924 yılında Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Doğu gezisi sırasında Erzurum’a gelişinde şehri karşılayan vali olması, onun halkla kurduğu yakın ilişkiyi ve devlet terbiyesini gözler önüne seriyor. Zühtü Bey, tüm idari birimleri seferber ederek kapsamlı bir karşılama töreni düzenlemiş, o tarihi gün Cumhuriyet ruhunun Anadolu’da en canlı şekilde hissedildiği anlardan biri olmuştur. Dönemin basını, valinin vakur duruşunu ve halkla iletişimini övgüyle aktarmıştır. Valilik görevini tamamladıktan sonra da hizmetten geri durmayan Zühtü Bey, çeşitli illerden milletvekili seçilerek aktif siyasi yaşamını sürdürmüştür. Meclis kayıtları, onun milli birliğin korunması, eğitim seferberliği, altyapı yatırımları ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesi konularında yaptığı konuşmaları içeriyor. Bu kayıtlar, Zühtü Bey’in yalnızca Erzurum değil, Türkiye’nin farklı bölgelerinde de devlet hizmetine olan katkısını gözler önüne seriyor" diye konuştu. "Düzenini sağlayan kritik bir devlet adamı" Taner Özdemir, konuyla ilgili şunları söyledi: "Arşivlerden çıkarılan tevcih belgesi, doğrudan Zühtü Bey’e verilen İstiklal Madalyası’na aittir. Bu belge, onun Cumhuriyet’in ilk yıllarında yürüttüğü idari ve güvenlik hizmetlerinin devlet tarafından resmen takdir edildiğini gösteriyor. Belge, Koçgiri İsyanı sürecindeki kararlılığı, Erzurum’da tesis ettiği düzen ve Mustafa Kemal Paşa’yı büyük bir vakar içinde karşılayışını açıkça ortaya koyuyor. Zühtü Bey’in hikayesi, yalnızca bir vali olarak değil, Cumhuriyet’in doğudaki düzenini sağlayan kritik bir devlet adamı olarak da anlaşılmalıdır. Bu tür belgeler, Cumhuriyet’in Anadolu’da nasıl inşa edildiğini ve fedakâr idarecilerin emeğini anlamak için çok kıymetlidir." Erzurum’un İdari Hafızası Araştırma kapsamında ulaşılan diğer belgeler arasında, Zühtü Bey’in imzasını taşıyan resmi yazışmalar, dönemin hükümet raporları ve milletvekilliği dönemine ait meclis tutanakları da bulunuyor. Belgeler, Zühtü Bey’in sadece Erzurum değil, ülke çapında devlet hizmetine katkısını ortaya koyuyor ve ilerleyen dönemde "Erzurum’un İdari Hafızası" başlığıyla yayımlanması planlanıyor. Böylece, yıllar boyunca gündemden düşmüş Erzurum Valisi Zühtü Bey, İstiklal Madalyasıyla taçlanan resmi hizmetleri ve arşiv belgeleriyle yeniden şehir hafızasında hak ettiği yere kavuşuyor. Onun yaşamı, bir dönemin devlet ahlakını, hizmet anlayışını ve Cumhuriyet’e olan bağlılığını temsil ediyor. Arşivlerin sessiz tanıklığında saklı kalan bu hikâye, Erzurum tarihine bir ışık daha yakıyor ve gelecek nesillere fedakârlıkla yürütülen kamu hizmetinin önemini hatırlatıyor.
13 Kasım 2025 Perşembe - 09:06
Anadolu’nun bilinen ilk Roma köprüsüne sprey boyayla yazılama yapıldı
Adana’nın Yüreğir ilçesindeki Anadolu’nun ilk Roma köprüsü olarak bilinen Misis Köprüsüne sprey boya ile yazılama yapıldı. Misis Köprüsü, Ceyhan Nehri üzerinde, Adana’nın Yüreğir ilçesinde Yakapınar Mahallesinde bulunmakta. Anadolu’nun ilk Roma köprüsü olarak bilinen köprüye bazı şahıslar tarafından sprey boya ile yazılama yapılarak zarar verildiği görüldü. Düzgün kesme taşlarla inşa edilmiş, 132,80 metre uzunluğunda ve 6,45 metre genişliğindeki bu köprü Roma döneminde yapılmasına ve bir çok deprem görmesine rağmen ayakta kalırken, günümüzde yazılama yapılarak köprüye zarar verilmekte. Sivri kemerli dokuz gözü olan köprünün yapımını kimi araştırmacılar 3. yüzyılda hüküm süren Roma İmparatoru Valerianus dönemiyle ilişkilendirirken, bazıları da 4. yüzyılda hüküm süren II. Constantius dönemine atfederler. Günümüzde, köprünün tarihinin daha eskiye dayandığı, 1. yüzyılda İmparator Vespasianus döneminde inşa edilmiş olabileceği öne sürülmüştür. Yöredeki yaygın inanca göre ölümsüzlük ilacını bulan Lokman Hekim’in bu ilacı yazdığı kağıt, Misis Köprüsü’nde elinden uçmuştur.
13 Kasım 2025 Perşembe - 09:03
Siirt’in şal şepik kumaşının coğrafi işaretinin Avrupa Birliği düzeyine taşınması hedefleniyor
Siirt Olgunlaşma Enstitüsü’nde Güneydoğu’ya özgü doğal tiftikten üretilen şal şepik kumaşının coğrafi işaret tescilinin Avrupa Birliği (AB) düzeyine taşınması hedefleniyor. Bölgede kışın sıcak, yazın serin tutması dolayısıyla dört mevsim tercih edilen şal şepik kumaşı, usta ellerde günlerce süren aşamalı uzun uğraşlar sonucunda birçok ürüne dönüşüyor. Türk Patent ve Marka Kurumunca iki yıl önce coğrafi işaretle tescillenen kumaşın daha geniş kitlelere ulaştırılması amacıyla Siirt Olgunlaşma Enstitüsü bünyesinde bu yıl "Şal Şepik Dokuma Atölyesi" kuruldu. Zorlu aşamalardan geçen bu sanat, 6 erkek usta tarafından saf tiftikten hazırlanan iplikler renklendirdikten sonra tezgahlarda elle dokunarak kumaş haline getirilip tasarımlara dönüştürülüyor. Ürünün tescilinin Avrupa Birliği düzeyine taşınması hedefleniyor. Siirt Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Elif Bobuş, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine atölyede 6 tane çok kıymetli ustanın bu kadim sanatı sürdürmeye devam ettiğini söyledi. Ustaların bu sanatı en ince detayına kadar en güzel şekilde yaptığını belirten Bobuş, şal şepik kumaşındaki dokumada çözgünün hazırlanması, kaynatılması, preslenmesinin, her bir detayının çok önemli ve kıymetli olduğunu vurguladı. Bobuş, bu kadim sanatın enstitüde sürdürülmesiyle çok önemli bir görev yaptıklarını düşündüğünü belirterek, "Biz, bu kumaşımızı sonrasında kumaş olarak bırakmıyoruz, yeni ürünlere, yeni sektörlere de ürünler ortaya çıkartarak daha da ileri bir duruma taşımayı hedefliyoruz. Şu anda enstitümüzde şal şepik fular, yaka, manşet, broş, kravat pantolon, bluz gibi üretimlerimiz devam ediyor. Şu anda enstitümüzde özel sipariş ve satışlarımız devam ediyor. Hedefimiz, şal şepik dokumasının coğrafi işaretini uluslararası, Avrupa Birliği düzeyine taşımak ve bu kumaşı uluslararası platformlarda da temsil etmek" dedi. "Kumaşın tamamıyla bitmesi 15 günlük bir süreçtir" Ustalardan Osman Demir, 9 yıldır şal şepik ustası olduğunu ifade etti. Şal şepik kumaşını dokuyarak ürettiklerini kaydeden Demir, "Birçok aşaması bulunmaktadır. İlk önce masura sarma aşaması. Masura aşaması da çözgüye hazırlıktır. İkinci aşama da çözgü yapımıdır. Çözgü dediğimizde çaprazlama şeklinde oluşuyor. O da çirişleme dediğimiz üçüncü aşama için yapılıyor. Burada da iplerin pürüzsüz hale getirilip daha rahat dokuması, iplerin kopmasını engellemek için yapılıyor. Dördüncü aşama da gücüden ve taraktan geçirme işlemidir. İpler teker teker gücüden geçirilerek dokumaya hazır hale getiriliyor. Sonrasında ipler tezgaha atılarak kumaş dokunuyor. Bu dokuma süresi de 10 günü buluyor. Kumaşın tamamıyla bitmesi 15 günlük bir süreçtir. Dokuma bitikten sonra da kumaş güzelce yıkanır. Yıkandıktan sonra eğer boyama işlemi varsa boyanır. Eğer boyama işlemi yapılmayacaksa çelik levhalara sarılır, kaynadıktan sonra prese verilir. Bir gece preste kaldıktan sonra kumaşımız hazır hale gelmiş oluyor" şeklinde konuştu.
13 Kasım 2025 Perşembe - 09:01
Siirt’in şal şepik kumaşının coğrafi işareti, Avrupa Birliği düzeyine taşınması hedefleniyor
Siirt Olgunlaşma Enstitüsünde Güneydoğu’ya özgü doğal tiftikten üretilen şal şepik kumaşının coğrafi işaret tescili, Avrupa Birliği (AB) düzeyine taşınması hedefleniyor. Bölgede kışın sıcak, yazın serin tutması dolayısıyla dört mevsim tercih edilen kumaş, usta ellerde günlerce süren aşamalı uzun uğraşlar sonucunda birçok ürüne dönüşüyor. Türk Patent ve Marka Kurumunca iki yıl önce coğrafi işaretle tescillenen şal şepik kumaşının daha geniş kitlelere ulaştırılması amacıyla Siirt Olgunlaşma Enstitüsü bünyesinde bu yıl "Şal Şepik Dokuma Atölyesi" kuruldu. Zorlu aşamalardan geçen bu sanat, 6 erkek usta tarafından saf tiftikten hazırlanan iplikler renklendirdikten sonra tezgahlarda elle dokunarak kumaş haline getirilip tasarımlara dönüştürülüyor. Ürünün tescili, Avrupa Birliği düzeyine taşınması hedefleniyor. Siirt Olgunlaşma Enstitüsü Müdürü Elif Bobuş, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine, atölyede 6 tane çok kıymetli ustanın bu kadim sanatı sürdürmeye devam ettiğini söyledi. Ustaların bu sanatı en ince detayına kadar, en güzel şekilde yaptığını belirten Bobuş, şalşepik kumaşındaki dokumada çözgünün hazırlanması, kaynatılması, preslenmesi her bir detayının çok önemli ve çok kıymetli olduğunu vurguladı. Bobuş, bu kadim sanatın enstitüde sürdürülmesiyle çok önemli bir görev yaptıklarını düşündüğünü belirterek, "Biz, bu kumaşımızın sonrasında kumaş olarak bırakmıyoruz, yeni ürünlere, yeni sektörlere de ürünler ortaya çıkartarak daha da ileri bir duruma taşımayı hedefliyoruz. Şu anda enstitümüzde şal şepik fular, yaka, manşet, broş, kravat pantolon, bluz gibi üretimlerimiz devam ediyor. Şu anda enstitümüzde özel sipariş ve satışlarımız devam ediyor. Hedefimiz, şal şepik dokumasının coğrafi işaretini uluslararası, Avrupa Birliği düzeyine taşımak. Ve bu kumaşı uluslararası platformlarda da temsil etmek" dedi. "Kumaşın tamamıyla bitmesi 15 günlük bir süreçtir" Ustalardan Osman Demir, 9 yıldır şal şepik ustası olduğunu ifade etti. Şal şepik kumaşını dokuyarak ürettiklerini kaydeden Demir, "Birçok aşaması bulunmaktadır. İlk önce masura sarma aşaması. Masura aşaması da çözgüye hazırlıktır. İkinci aşama da çözgü yapımıdır. Çözgü dediğimiz de çaprazlama şeklinde oluşuyor. O da çirişleme dediğimiz üçüncü aşama için yapılıyor. Burada da iplerin pürüzsüz hale getirilip daha rahat dokuması, iplerin kopmasını engellemek için yapılıyor. Dördüncü aşamada, gücüden ve taraktan geçirme işlemidir. İpler teker teker gücüden geçirilerek dokumaya hazır hale getiriliyor. Sonrasında ipler tezgaha atılarak kumaş dokunuyor. Bu dokuma süresi de 10 günü buluyor. Kumaşın tamamıyla bitmesi 15 günlük bir süreçtir. Dokuma bitikten sonra da kumaş güzelce yıkanır. Yıkandıktan sonra eğer boyama işlemi varsa boyanır. Eğer boyama işlemi yapılmayacaksa çelik levhalara sarılır, kaynadıktan sonra prese verilir. Bir gece preste kaldıktan sonra kumaşımız hazır hale gelmiş oluyor" şeklinde konuştu.
12 Kasım 2025 Çarşamba - 17:08
‘İlhan Berk Şiir Ödülü’ sahibini buldu
Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl ilki düzenlenen 2025 İlhan Berk Şiir Ödülü’nün heyecanla beklenen kazananı belli oldu. Şiir dünyasına taze bir soluk getiren şair Oğulcan Kütük, ‘Dimdik Bakma Rehberi’ adlı eseriyle bu anlamlı ödüle layık görüldü. Manisa Büyükşehir Belediyesince düzenlenen İlhan Berk Şiir Ödülü sahibini buldu. Şair Oğulcan Kütük’ün, ‘Dimdik Bakma Rehberi’ adlı eseri ödüle layık görüldü. Etkinliğin ödül töreninin, 18 Kasım Salı günü, saat 18.00’de, Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Uğur Mumcu Sahnesi’nde gerçekleştirileceği belirtildi. Türk şiirinin en köklü ve geniş okur kitlesine sahip ustaları Ahmet Telli ve Şükrü Erbaş; Araştırmacı-Yazar Bedriye Aksakal, modern şiirin yenilikçi ve güçlü kalemleri Tuğrul Keskin ve Gonca Özmen’den oluşan seçici kurul, 10 Kasım 2025 tarihinde gerçekleştirdiği çevrimiçi toplantıda kararını oy birliğiyle aldı. Seçici kurul, ödül gerekçesinde, Oğulcan Kütük’ün şiirinin gücünü ve yenilikçi yönünü vurguladı. "Toplumsal-siyasal yıkımların ortasında dünyaya sorgulayıcı gözlerle bakan ve onu yeni zamanın diliyle yeniden var eden bir şiirle okurun ufkunu bin yıldır görmediği ruhuna ve çoktan kanıksadığı hayatına çevirmeyi başardığı; ironi ile lirizmi şaşırtıcı biçimde buluşturduğu" ifadeleriyle eserin günümüz dünyası ile okur arasındaki yıkıcı ilişkiyi çağın gergeflerinden geçirerek sunduğu belirtildi. Manisa Büyükşehir Belediyesinin kültür-sanat hayatına kazandırdığı bu önemli etkinliğin ödül töreni, 18 Kasım Salı günü, saat 18.00’de, Manisa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu Uğur Mumcu Sahnesi’nde gerçekleştirilecek. Şiirseverleri, modern Türk şiirinin büyük ustalarından İlhan Berk’in anısını yaşatan törene davet eden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, "Merhum Ferdi Başkanımızın başlattığı bu önemli etkinliği devam ettirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Düzenlediğimiz bu etkinlikle hem usta şair İlhan Berk’in mirasını yaşatıyor hem de genç şairlere önemli bir destek sunarak edebiyat dünyasına katkı sağlamaya devam ediyoruz" dedi.
12 Kasım 2025 Çarşamba - 15:52
Kahramanların emanetleri, kitapların ışığında bir araya geldi
Kepez Belediyesi, Dünya Çocuk Kitapları Haftası’nı anlamlı bir etkinlikle taçlandırdı. Kepez Aile ve Sosyal Hizmetler İlçe Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen programda, şehit ve gazi aileleri Dokumapark’ta bir araya geldi. Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Vatanı için canını ortaya koyan kahramanlarımızın aileleri bizim için en değerli emanettir" dedi. Kepez Belediyesi, Dünya Çocuk Kitapları Haftası’nı anlamlı bir etkinlikle kutladı. Kepez Aile ve Sosyal Hizmetler İlçe Müdürlüğü ile Kepez Belediyesi Şehit Yakınları ve Gaziler Birimi iş birliğiyle gerçekleştirilen programda, şehit ve gazi aileleri Dokumapark’ta yer alan müzeleri ziyaret etti. Etkinlik kapsamında; Burhanettin Onat Çocuk Kütüphanesi, Araba Müzesi, Hababam Sınıfı Müzesi, Anadolu Şehitleri Müzesi ve Oyuncak Müzesi’ni gezen 20 şehit ve gazi ailesi, hem geçmişe yolculuk yaptı hem de çocuklarla birlikte kitap okuma etkinliğine katıldı. Katılımcılar, tarih, kültür ve çocuk edebiyatının iç içe geçtiği bu özel günde, güzel hatıralar biriktirdi. Burhanettin Onat Çocuk Kütüphanesi’nde gerçekleştirilen kitap okuma etkinliğinde, çocuklara kitap sevgisi aşılanırken; Araba Müzesi’nde klasik otomobillerin nostaljik atmosferi büyük ilgi gördü. Hababam Sınıfı Müzesi’nde Türk sinemasının unutulmaz sahneleri yeniden hatırlandı, Anadolu Şehitleri Müzesi’nde ise duygusal anlar yaşandı. Oyuncak Müzesi ise hem çocuklar hem de yetişkinler için renkli ve keyifli bir mola oldu. Kocagöz: "Şehit ve gazi ailelerimiz bizim baş tacımızdır" Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada, şehit ve gazi ailelerinin her zaman baş tacı olduklarını vurguladı. Başkan Kocagöz, "Vatanı için canını ortaya koyan kahramanlarımızın aileleri bizim için en değerli emanettir. Onların yanında olmak, yalnız olmadıklarını hissettirmek, bizim en temel sorumluluklarımızdandır. Bu anlamlı günde çocuklarımızla ve ailelerimizle bir araya gelerek kitap, kültür ve tarih dolu bir paylaşım ortamı oluşturduk. Kepez’de sosyal belediyeciliği hayatın her alanına taşımaya devam edeceğiz" dedi.
12 Kasım 2025 Çarşamba - 15:50
İş Sanat’ta ‘Radyo Günleri’ ile nostaljik bir yolculuk
İş Sanat, Türk Halk Müziği’nin duayen ismi Canan Başkaya’yı "Radyo Günleri"’nde ağırlıyor. İş Sanat’ın 26. sezonu, müziğin farklı renklerini buluşturan özel yerli projelerle devam ediyor. Bu sezonun en heyecan verici buluşmalarından biri, Türk Halk Müziği’nin duayen ismi Canan Başkaya’yı ağırlayacak olan "Radyo Günleri" konseri olacak. 28 Kasım Cuma akşamı 20.30’da İş Kuleleri Salonu’nda dinleyicilerle buluşacak konser, tiyatro sanatçısı Çağıl Taşbaşı’nın anlatımıyla radyolu günlerin sıcak ve samimi atmosferine yeniden hayat verecek. Başkaya, "Cumhuriyetimizin kuruluşunda radyo, çölde bir vaha gibiydi. İnsanlarla iletişimde en önemli haber kaynağıydı. 1940’lı yıllarda Muzaffer Sarısözen’in Yurttan Sesler Korosu’nu kurmasıyla halk müziği için bu yolculuk halen devam ediyor. Teknoloji değişiyor, insanlar değişiyor ama bizi kucaklayan bir sese, tınıya ulaşma isteğimiz değişmiyor" dedi. Başkaya, radyonun sadece bir yayın organı değil, aynı zamanda bir okul olduğunun altını çizerek, "Radyoda katılacağım programlar için ne kadar heyecanlanır, eserleri en doğru şekilde icra ederek yapımcıların ve dinleyicilerin karşısında mahcup olmamak için ne kadar özenirdim" diye konuştu. Ankara Radyosu’ndan devlet sanatçılığına Canan Başkaya’nın radyoya olan bağlılığının ardında, 1981’de kazandığı TRT Ankara Radyosu stajyer ses sanatçılığı sınavıyla başlayan köklü bir sanat kariyeri yatıyor. 1983’te profesyonel olarak radyoda başlayan bu serüven, ertesi yıl çıkardığı "Ayrılık Hasreti" albümüyle taçlandı ve Milliyet gazetesinin "Yılın Halk Müziği Sanatçısı" ödülünü kazandı. 15 yıl TRT’de sürdürdüğü kariyerin ardından Kültür Bakanlığı’na geçerek Devlet Sanatçısı unvanıyla yurtiçi ve yurtdışında sayısız konser veren Başkaya, emekliliğinden sonra da sanatını büyük bir tutkuyla sürdürüyor. "Merhamet Kıl", "Gönül Senden Ayrılır mı?" ve "Gül Ek Yüreğine" gibi albümlerle geniş bir repertuvarı dinleyicisiyle buluşturan Başkaya, İş Sanat sahnesinde türküleri radyodan dinlercesine samimiyetle seslendirmeye hazırlanıyor. Konserin repertuvarını, albümlerinde yer alan ve dinleyicilerin gönlünde taht kuran eserlerden özenle seçtiklerini belirten Başkaya, "Hocalarımız bize, ‘Siz radyo sanatçısısınız. Her yöreyi başarı ile okumalısınız’ derlerdi. Bu uyarı bizim kulağımıza küpe olduğu için radyoda yetişen sanatçıların repertuvarı çok zengindir. Bu konserde keyifli bir repertuvarla Anadolu’da ve Rumeli’de bir gezintiye çıkacağız" dedi. "Her türkü bir ders" Ses eğitimi dersleri vererek genç yetenekler yetiştirmeyi sürdüren Başkaya, öğrencilerine her zaman söylediği bir sözü hatırlatarak, sözlerini şöyle tamamladı: "Her türkü bir derstir. Bu dersi öğrenmenin yoluysa radyodan geçiyor" dedi.
12 Kasım 2025 Çarşamba - 15:04
Terme Belediyesi’nde "2. Kitap Günleri"
Samsun’un Terme Belediyesi, "2. Kitap Günleri"ni 17-25 Kasım tarihleri arasında Terme Park Sosyal Yaşam Alanı’nda düzenleyecek. Tam 40 yayınevi ve 50 yazarın katılacağı etkinlik için konuşan eğitimci ve akademisyen kimliğiyle de tanınan Belediye Başkanı Şenol Kul, "Edebiyatın kalbi dokuz gün boyunca Terme’de atacak" dedi. Terme 2. Kitap Günleri, bu yıl kapsamını büyük ölçüde genişleterek bölgenin en önemli kültürel buluşmalarından biri olmaya hazırlanıyor. 17 Kasım’da başlayacak ve 9 gün sürecek etkinlikte; 40 farklı yayınevi stant açacak, 50 yazar kitapseverlerle buluşacak. Ziyaretçiler, stantları ücretsiz gezmenin yanı sıra, düzenlenecek 10 söyleşi ve imza gününe katılabilecek. Ayrıca, minik kitapseverlerin kitapla bağını güçlendirmek amacıyla 12 özel çocuk etkinliği de programda yer alacak. Etkinliğin onur konukları arasında, İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy’un torunu Selma Argon Ersoy, usta şair ve yazar Sunay Akın, Termeli şair yazar Dr. Senai Demirci ve eğitimci yazar Dilek Cesur gibi Türkiye çapında tanınan isimler bulunuyor. Başkan Kul’dan kişisel vurgu Aynı zamanda eğitimci kimliğiyle de tanınan, Türkiye’nin farklı üniversitelerinde ders vermiş bir akademisyen olan Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, Kitap Günleri’nin açılışı öncesinde güçlü bir davette bulundu. Başkan Kul, kendi sosyal hayatında da geniş bir kitap arşivine sahip ve okumayı seven biri olarak, Kitap Günleri’nin taşıdığı anlama dikkat çekti. Kul, "Bir eğitimci ve okur olarak, bilginin ve düşüncenin en temel kaynağının kitaplar olduğunu çok iyi biliyorum. Terme Belediyesi olarak, eğitim ve kültürel gelişime verdiğimiz önemi en üst düzeyde tutuyor, bu alanları önceliklerimizin başında görüyoruz" dedi. "Tüm hemşerilerimiz davetlidir" Başkan Kul, Terme 2. Kitap Günleri’nin ilçenin kültürel hayatına yaptığı katkının altını çizdi. Kul şunları söyledi: "Bu yıl ikincisini düzenlediğimiz Kitap Günleri, Terme’mizi dokuz gün boyunca bir kültür merkezine dönüştürecek. Kitaplar aracılığıyla bilginin sınırlarını hep birlikte genişleteceğiz. Başta gençlerimiz ve çocuklarımız olmak üzere, tüm hemşehrilerimizin edebiyat dünyasının değerli isimleriyle buluşmaya ve girişin ücretsiz olduğu bu kitap şölenine katılmaya davet ediyorum." Terme 2. Kitap Günleri, 17-25 Kasım tarihleri arasında Terme Park Sosyal Yaşam Alanı’nda ziyaretçilerini bekliyor olacak.
12 Kasım 2025 Çarşamba - 14:01
Yaşadıklarını 5 ciltlik kitapla ölümsüzleştirecek
KIRŞEHİR (İHA) – Kırşehir’de emekli öğretim görevlisi Mahmut Seyfeli, 48 yıldır sürdürdüğü halk edebiyatı, folklor ve etnografya çalışmalarını hiçbir maddi karşılık beklemeksizin beş ciltlik bir kitap haline getiriyor. 1976 yılında Kırşehir Lisesi’ne öğretmen olarak atanan Seyfeli, öğrencilerine kendi kültürlerini tanıtmak amacıyla ödevler vererek başladığı araştırma sürecinin yıllar içinde kapsamlı bir derlemeye dönüştüğünü söyledi. Seyfeli, "Öğrencilerimden gelen masal, hikaye ve metinler arasında ilgimi çeken birçok konu oldu. Bu durum beni Kırşehir’in halk edebiyatı, folklor ve etnografyasını derinlemesine incelemeye yöneltti. 48 yıl boyunca bu alanda çalışmalar yürüttüm" dedi. Erciyes Üniversitesi’nde yüksek lisansını tamamladıktan sonra Kırşehir’e yerleşerek öğretim görevlisi olarak çalıştığını belirten Seyfeli, uzun yıllara yayılan araştırmalarını kitaplaştırmak için büyük çaba harcadığını ifade etti. Seyfeli, "Kendi imkanlarımla bu çalışmaları yayımlamam mümkün olmadı. Ankara’dan gelen destekle beş ciltlik bir Kırşehir Halk Edebiyatı çalışması ortaya çıktı" diye konuştu. Beş ciltten oluşan eser ile Kırşehir’in tarihi, aşık edebiyatı, anonim edebiyatı, gelenekleri, beslenme kültürü ve halk anlatılarının yer alacağını aktaran Seyfeli, çalışmasının gelecek kuşaklara kültürel bir miras bırakma amacı taşıdığını söyledi.
12 Kasım 2025 Çarşamba - 13:46
Çankırı’da yerli turist yoğunluğu
Sakarya’dan Çankırı’ya gelen 100 kişilik yerli turist kafilesi, müzeleri, ibadet yerlerini ve dünyanın en büyük tuz mağaralarından birini gezerek kentin tarihi ve doğal güzelliklerine hayran kaldı. Sakarya’dan Çankırı’ya gelen 100 kişilik yerli turist kafilesi, kentin tarihi ve doğal güzelliklerine hayran kaldı. Kafile, ilk olarak müzeleri gezerek kentin köklü tarihine tanıklık etti. Ardından dünyanın en büyük tuz mağaralarından biri olan Tuz Mağarasını ziyaret eden vatandaşlar, şehrin ibadet yerlerini gezip yöresel lezzetlerini tattı. "Çankırı’yı çok güzel bulduk" Murat Altaç, "Çankırı’ya iki otobüsle toplam 100 kişi geldik. Burada bize yoğun ilgi gösterdiler. Özellikle Orta Belediye Başkanı Ömer Bezci bizlerle yakından ilgilendi. Tuz mağarası, müzeler ve ibadet yerlerini gezdik, hepsi görülmeye değerdi. Çankırı’yı gerçekten çok beğendik. Sakarya’ya döndüğümüzde burayı herkese anlatacağız" dedi.
12 Kasım 2025 Çarşamba - 13:43
Tavşanlı’da yöresel lezzetler standı ilgi görüyor
Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde, yöresel lezzetlerin sergilendiği ve satışa sunulduğu stant açıldı. Bölge halkının yoğun ilgi gösterdiği stant, 23 Kasım 2025 tarihine kadar ziyaretçilerini ağırlayacak. Kurulan yöresel lezzetler standında, Türkiye’nin farklı bölgelerine ait damak çatlatan tatlar Tavşanlı halkının beğenisine sunuluyor. Geleneksel mutfağın en güzel örnekleri arasında yer alan çeşitli tatlılar, tuzlular ve ev yapımı ikramlıklar, ziyaretçilere hem nostaljik hem de lezzet dolu bir alışveriş deneyimi yaşatıyor. Yapılan incelemelere göre, stantta sunulan ürünlerin büyük çoğunluğunu Ege ve Marmara bölgelerinin otantik tatları oluşturuyor. Özellikle bu iki bölgeye özgü hamur işleri ve tatlı çeşitleri, vatandaşlardan yoğun ilgi görüyor. Yöresel ürünlerin satışa sunulduğu stant, hem bölge esnafına destek olmayı hem de Tavşanlı halkını farklı yörelerin zengin mutfak kültürüyle buluşturmayı amaçlıyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder