Son Dakika
|
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Saldırı tüm boyutlarıyla ortaya çıkarılacak"
Siverek’teki saldırgan sessiz sedasız defnedildi
Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Hiçbir güç Türkiye'ye parmak sallayamaz"
Eyüpsultan’da haraç isteyip galeri kurşunlayan 3 şüpheli tutuklandı
İtalya, İsrail ile savunma anlaşmasını askıya aldı
İsrail ordusu, Lübnan'da yaralı şahsı intihar dronu ile öldürdü
MHP lideri Bahçeli: "Ara seçim yok, seçim zamanındadır"
Elazığ’da Fiat TOFAŞ araç alev alev yandı
Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni!
Dışişleri Bakanı Fidan: "ABD ve İran ateşkes konusunda samimi"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Khartoum’s Marina Park Reopens After Years of War
Kahramanmaraş’ta 1 öğretmen 8 öğrenciyi öldüren saldırganla ilgili ilginç detay
Saldırganın sınıfta çekildiği görüntüler ortaya çıktı
591 hesap hakkında işlem başlatıldı
Bakan Memişoğlu: "Saldırıda yaralanan 11 kişi tedavilerinin ardından taburcu edildi"
Kahramanmaraş’taki saldırıda hayatını kaybeden öğretmen ve öğrencilerin isimleri belli oldu
Pakistan Genelkurmay Başkanı Munir, İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanada Başbakanı Carney ile telefonda görüştü
KÜLTÜR SANAT
Samsun’da turizm dernekleri tek çatı altında birleşti: "Odak Samsun"
15 Nisan 2026 Çarşamba - 21:36:13
Turizm Haftası kapsamında Samsun’da faaliyet gösteren 9 turizm derneği, "Turizm Dernekleri Platformu" çatısı altında bir araya gelerek kentin turizm potansiyelini geliştirmek için ortak hareket etme kararı aldı. Samsun’da Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında Turizm Dernekleri Platformu buluşması gerçekleştirildi. Samsun Büyükşehir Belediyesi Çok Amaçlı Salon’da düzenlenen etkinlikte, turizm alanında faaliyet gösteren 9 dernek aynı çatı altında bir araya geldi. "Turizm Dernekleri Platformu" adıyla oluşturulan yapının, "Odak Samsun" mottosu ve turizm master planının eyleme dönüştürülmesi sürecinden hareketle, şehrin turizm potansiyelini daha görünür kılmak, kurumlar arası iş birliğini güçlendirmek ve ortak bir vizyon etrafında birleşmek amacıyla kurulduğu belirtildi. "Platform, şehrimizin sahip olduğu turizm potansiyelinden yola çıkılarak oluşturuldu" Etkinlikte ilk olarak konuşan Samsun Turizm ve İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Derya Ulusoy Güler, "Samsun; tarihi, doğası ve kültürel değerleriyle Karadeniz’in parlayan turizm şehirlerindendir. 19 Mayıs 1919’un başlangıç noktası olmasıyla Milli Mücadele’nin ilk adımının atıldığı şehir olan Samsun, aynı zamanda İstiklal Madalyası ile onurlandırılmış milli mücadelenin simge şehirlerinden biridir. Bu yönüyle Samsun yalnızca bir turizm kenti değil, aynı zamanda bir kahramanlık ve bağımsızlık şehridir. Sahilleri, doğası, termal kaynakları ve gelişen turizm altyapısıyla da önemli bir potansiyele sahiptir. Şehrimizin sahip olduğu turizm potansiyelinden yola çıkılarak oluşturulan bu platform, çok daha önceki dönemlere dayanan bir fikir birikiminin ürünü olmakla birlikte, Sayın Valimizin, Büyükşehir Belediye Başkanımızın ve İl Kültür ve Turizm Müdürümüzün turizme verdikleri güçlü destekten etkilenerek bugün bu anlamlı gecenin ortaya çıkmasına vesile olmuştur" dedi. "Samsun turizmi adına bir miladı başlatıyoruz" Turizm Dernekleri Platformu adına konuşan Turistik İşletmecileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Murat Toktaş, "Bugün, Samsun turizmi adına bir ilki gerçekleştiriyoruz. Belki de yıllardır eksik olan en kritik adımı atıyoruz: Aynı sektörün farklı parçaları olarak değil, aynı hedefin paydaşları olarak bir aradayız. Bugün burada sadece Turizm Haftası’nı kutlamıyoruz. Aynı zamanda Samsun turizmi adına bir miladı başlatıyoruz. İlk kez; sağlıktan spora, konaklamadan gastronomiye, acentelerden konaklama işletmecilerine ve turizm gazetemize kadar tüm paydaşlar, "Turizm Dernekleri Platformu" çatısı altında aynı masada, aynı hedef için buluşuyor. Ama artık şunu net söylemek zorundayız: Parça parça güçlü olmak yetmez. Birlikte güçlü olmazsak, sürdürülebilir başarı mümkün değildir. Değerli misafirler, turizm artık tek başına bir sektör değil. Turizm; ekonomi, şehir markası, istihdam ve kalkınmanın merkezidir. Ve açık bir gerçek var: Hiçbir kurum, hiçbir dernek, hiçbir işletme tek başına bir destinasyonu büyütemez. Ama kamu, yerel yönetimler ve sivil toplum el ele verdiğinde bir şehrin geleceği değişir. Bu noktada özellikle ifade etmek isterim: Sayın Valimizin, Sayın Büyükşehir Belediye Başkanımızın ve Sanayi ve Ticaret Odası Başkanımızın sektöre verdiği güçlü destek, bizler için yalnızca bir motivasyon değil, aynı zamanda geleceğe dair bir güven teminatıdır" diye konuştu. "Yeşil ekonomi alanında yatırım yapanlara mali destek" Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA) Genel Sekreteri Mehlika Dicle, "Dünya Bankası ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmekte olan sosyal kapsayıcı yeşil geçiş kapsamında bir program ilan edilmiştir. Bölgemizdeki turizm sektörü işletmelerine, yeşil geçiş ya da yeşil ekonomi alanında yatırım yaptıkları takdirde, 2,5 milyon TL ile 7,5 milyon TL arasında, yapacakları yatırımlar için banka aracılığıyla finansman desteği sağlanacaktır. Bankadan kredi uygunluk belgesi alarak ajansımıza başvuru yapan projeler desteklenecektir. Bu projelerin önemli bir özelliği bulunmaktadır: Sadece yeşil geçiş yatırımı olması yeterli değildir; aynı zamanda sosyal kapsayıcı nitelik de taşımalıdır. Burada kastettiğimiz; kadın ve genç istihdamını gözeten, bu alanları destekleyen yatırımların öncelikli olarak gündemimizde yer alacak olmasıdır" şeklinde konuştu. "Master planını somut ve uygulanabilir hedeflere dönüştürdük" Samsun İl Kültür ve Turizm Müdürü Süleyman Demirtaş, "Geçmişe bakıldığında, geçen yıl 17 Nisan’da bir süreci başlattık. Samsun Turizm Eylem Planı’nı, geniş bir katılımla o tarihte hayata geçirmiştik. Bir yıldır bu çalışmanın içerisindeyiz. Geçtiğimiz dönemde, Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan turizm master planını bir eylem planına dönüştürmek ve uygulanabilir kılmak için yoğun bir gayret gösterdik. Aslında master planı hazırlamak işin daha kolay tarafıdır; zor olan, bunu uygulamaya dönüştürmektir. Biz de master planını somut ve uygulanabilir hedeflere dönüştürdük" ifadelerini kullandı. "Pazarlama açısından bakıldığında elimizde çok fazla ürün var" Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yetkin Bulut, "Coğrafi açıdan bakıldığında Samsun, ender şehirlerden biridir. Türkiye’de, iki saatlik bir süre içerisinde hem kış turizmini hem de yaz turizmini deneyimleyebileceğiniz nadir illerden biridir.17 ilçemizi gezdiğimizde, turizm master ve eylem planı çalışmalarında gördük ki aslında çok ciddi bir envantere sahibiz. Pazarlama açısından bakıldığında elimizde çok fazla ürün var; esas problem, bu ürünleri doğru kitleyle, doğru zamanda buluşturabilmektir. Bu çerçevede değerlendirildiğinde, turizm master planı ile ortaya konan çalışmalar doğrultusunda Samsun’un turizmden en yüksek geliri elde edebilmesi için doğru bir planlama yapılması gerekmektedir. Ancak burada kritik bir nokta vardır: Tüm kurumlar son derece değerlidir. Bir kenti ileriye taşımak istiyorsanız, temel kurumların bir arada ve uyum içinde hareket etmesi gerekmektedir" açıklamasında bulundu.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 20:58
Sinema Genel Müdürü Birol Güven: "Sinema sektörümüzün turizmle çok yakından ilişkisi var"
Kastamonu’da düzenlenen Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen panelde konuşan Sinema Genel Müdürü Birol Güven, "Sektörümüzün turizmle çok yakından bir ilişkisi var. 150’ye yakın ülkede, 1 milyara yakın insana düzenli olarak Türk dizilerini gösteriyoruz, satıyoruz. Dünyada 1 milyara yakın insan Türk dizilerini düzenli olarak seyrediyorlar. Dizilerin etkisi vardır. Ben yan etkisinin turizm olduğunu düşünüyorum" dedi. Kastamonu’da Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında turizm sektörünün paydaşlarını, protokol üyelerini ve öğrencileri bir araya getiren kapsamlı bir panel düzenlendi. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) Destinasyon Geliştirme Birim Başkanı Serkan Doğru’nun moderatörlüğünde gerçekleştirilen "Turizm Zirvesi" paneline Kastamonu Vali Yardımcısı Aydın Ergün, eski Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu, Sinema Genel Müdürü Birol Güven, KUZKA Genel Sekreteri Mehmet Akif Eraslan, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kerem Seven, İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş ile çok sayıda davetli katıldı. "İstiklal Yolu Ankara Polatlı’ya kadar uzanacak" Panelin açılışında konuşan Kastamonu Vali Yardımcısı Aydın Ergün, İstiklal Yolu’nun sadece bir doğa sporu rotası olarak kalmaması gerektiğini vurgulayarak, "2008 yılından bu yana büyük çabalarla bir noktaya getirilen İstiklal Yolu, son yıllarda bir outdoor spor alanı haline geldi. Çankırı Valiliği ve Gençlik ve Spor Bakanlığımız ile görüşmelerimiz sürüyor. Önümüzdeki yıldan itibaren bu etkinliği Çankırı ile ortak yapacağız. İnebolu’da gemiyi karşılayıp, bayrağı Ilgaz sınırında Çankırı’ya devredeceğiz. Hedefimiz bu yolu Ankara Polatlı’ya kadar kesintisiz bir rota haline getirmek ve bu farkındalığı sürekli kılmaktır" dedi. "Tarih ve kültür turizmin temeli olmalı" Eski Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu ise, Kastamonu’nun tarihi derinliğine dikkat çekerek, turizmin bu köklü geçmiş üzerine inşa edilmesi gerektiğini belirterek, "Bu coğrafyada Paflagonyalılardan başlayarak Hititler, Frigler ve Perslere kadar uzanan muazzam bir tarih var. Milli Mücadele döneminde Gazi Mustafa Kemal’in kararıyla cephanenin İnebolu üzerinden Anadolu’ya taşınması, Kastamonu’nun bu vatanın meşakkatini yüreğinde nasıl hissettiğinin kanıtıdır. Bütün sektörlerin arka planında bu tarih panosu yer almalıdır" diye konuştu. "Dizilerin en önemli yan etkisi turizmdir" Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürü Birol Güven de sinemanın tanıtımdaki gücüne değinerek, "Gezen Sinema’nın asıl amacı olarak şehirlerin merkezi değil, ilçelere daha çok zaman ayırıyoruz. Sinema gittiği yeri şenliğe çevirir. İnşallah bizim tırımız da Kastamonu merkezde Turizm Haftasını bir şenliğe çevirmeye vesile olur. Türkiye’nin çok önemli mekanlarını, Türkiye’nin değerlerini gastronomisini tanıtmak için dizileri kullanmaya başladık. Mini diziler çekiyoruz. Bizim sektörümüzün turizmle çok yakından bir ilişkisi var. Biz 150’ye yakın ülkede, bir milyara yakın insana düzenli olarak Türk dizilerini gösteriyoruz, satıyoruz. Dünyada 1 milyara yakın insan Türk dizilerini düzenli olarak seyrediyorlar. Dizilerin etkisi vardır. Ben yan etkisinin turizm olduğunu düşünüyorum. Sanatın temeli sipariştir. Sipariş olmadan sonuca ulaşamayız. Portakal üreticileri portakal suyunun kahvaltıda içilmesini Hollywood’a sipariş ettiler. Diz çöküp tektaşla evlenme teklifini Hollywood’a sipariş ettiler. Bugün bizim geleneğimize dönüşün çok önemli detaylar var. Turizm ya da kültürel değerlerin sinema yoluyla aktarılması için bizim çalışmamız gereken şey sipariştir. Sipariş kelimesi üzerinde biraz zaman ve emek harcamamız gerekiyor" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından paneldeGençlik ve Spor Bakanlığı Uluslararası Organizasyonlar ve Dış İlişkiler Daire Başkanı Burak Mumcu tarafından "Türkiye’nin spor turizmi potansiyeli", Uluslararası Sağlık Turizmi Enstitüsü Başkanı Fatih Seyran tarafından "sağlık turizmi", iş insanı Elif Boyner tarafından "Halka projesi: Kırsal turizm" ve Miray Cruises Yöneticisi Hakan Yılmazer tarafından "Karadeniz’de kruvaziyer turizmi" konularında sunumlar gerçekleştirildi Program, protokol üyeleri tarafından konuşmacılara plaket takdim edilmesiyle sona erdi.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 19:08
Kahramanmaraş’taki acı olay sonrası Denizli’deki polis konseri iptal edildi
DENİZLİ (İHA) – Denizli İl Emniyet Müdürlüğü, Kahramanmaraş’ta meydana gelen olay nedeniyle bu akşam düzenlenmesi planlanan Denizli Polis Korosu konserinin iptal edildiğini bildirildi. Denizli Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada, sanatseverlerin ve vatandaşların katılımıyla gerçekleştirilmesi beklenen etkinlik alınan iptal kararı kamuoyuyla paylaşıldı. Yapılan resmi duyuruda, 15 Nisan 2026 Çarşamba günü (bugün) saat 20.00’de Nihat Zeybekci Kongre ve Kültür Merkezi’nde, Polis Akademisi Armoni Orkestrası eşliğinde düzenlenmesi planlanan Denizli Polis Korosu konserinin, Kahramanmaraş’ta yaşanan üzücü olay sebebiyle yapılmayacağı belirtildi. Açıklama, iptal kararının kamuoyuna duyurulur.
15 Nisan 2026 Çarşamba - 18:03
Tekirdağ’da Turizm Haftası’nda el sanatları sergisi
Tekirdağ İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü öncülüğünde, Turizm Haftası etkinlikleri kapsamında "El Sanatları Sergisi" düzenlendi. Sergi, Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Kültürel mirasın yaşatılması ve geleneksel sanatların tanıtılması amacıyla gerçekleştirilen sergide, ustaların el emeği göz nuru eserleri sergilendi. Sergide özellikle el dokuma ürünleri ile çini sanatının özgün örnekleri dikkat çekti. Geleneksel dokuma teknikleriyle hazırlanan kumaşlar, kilimler ve çeşitli tekstil ürünleri ziyaretçiler tarafından ilgiyle incelenirken; çini sanatının zarif motiflerle süslenmiş tabak, vazo ve dekoratif eserleri de sergiye estetik bir zenginlik kattı. Etkinlikte ayrıca el sanatları ustalarının üretim süreçleri ve kullanılan geleneksel teknikler hakkında ziyaretçilere bilgi verildi. Vatandaşlar, geçmişten günümüze aktarılan bu sanatların nasıl ortaya çıktığını yakından görme fırsatı buldu. Etkinliğe Süleymanpaşa Kaymakamı Nedim Tunçer, Tekirdağ İl Milli Eğitim Müdürü Abdülaziz Yeniyol, İl Kültür Turizm Müdürü Ömer Faruk Karaküçük ve Tekirdağ Halk Eğitim Müdürü Erdem Zeray da katıldı. Protokol üyeleri sergi alanını gezerek el sanatları ustalarından çalışmalar hakkında bilgi aldı. Sergi, hafta boyunca ziyaretçilere açık olacak
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
09 Nisan 2026 Perşembe- 11:51
Sefine Hz. Nuh Camisinin yapımı başladı
2
13 Nisan 2026 Pazartesi- 10:07
Kütahya’nın kültürel zenginliği Çanakkale’de tanıtıldı
3
10 Nisan 2026 Cuma- 15:14
Ovacık’tan Çanakkale’ye giden gençler törenle uğurlandı
4
14 Nisan 2026 Salı- 12:13
Ordu’da ‘Turizm Haftası’ kutlamaları başladı
5
15 Nisan 2026 Çarşamba- 09:21
Erzurum’da "Özbekistan’dan Anadolu’ya Türk Avazı Kardeşlik Konseri" beğeni topladı
08 Kasım 2025 Cumartesi - 10:18
E-5’in yanında çukura terk edildi: 470 yıllık Haramidere Köprüsü içler acısı halde
Beylikdüzü’nde E-5 Karayolu yaptırılırken çukura terk edilen Mimar Sinan’ın eseri 470 yıllık Haramidere (Kapı Ağası) Köprüsü’nün bakımsız hali dikkat çekti. Asırlara meydan okuyan ancak günümüzde altında simsiyah renkte su bulunan, üstünün otlarla kaplandığı ve çevresinin de çöplüğe döndüğü tarihi köprünün içler acısı hali havadan görüntülendi.
08 Kasım 2025 Cumartesi - 10:14
Öykünün en iyileri belli oldu
Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin, 21-23 Kasım tarihlerinde 10’uncusunu düzenleyeceği 10. Antalya Edebiyat Günleri kapsamında, Türk edebiyatının en canlı alanlarından biri olan öykü dalında verilen ödüllerin bu yılki sahipleri açıklandı. Bu yılki ödülleri belirleyen Seçici Kurul’da Ayşen Işık, Gülay Kaplan, İbrahim Karaoğlu, Özcan Karabulut ve Şenay Eroğlu Aksoy yer aldı. Kurul, ‘En İyi Öykü Kitabı’ ödülünü bu yıl iki isme paylaştırdı. Cabir Özyıldız, Dünyanın Bütün Karıncaları isimli kitabıyla Özlem Dikeçligil ise Karanlığın İcadı’yla Antalya Edebiyat Günleri’nin 10’uncu yılında ödülün sahibi oldu. Özyıldız, kitabında ülke coğrafyasından Ortadoğu’ya uzanan geniş bir hattı ele alırken şiddet, yoksulluk ve gelenek baskısı altında ezilen insanların trajedisini kendine özgü, güçlü bir anlatım diliyle işlediği ve okuru bu deneyimin etkin bir öznesi haline getirdiği için ödüle değer görüldü. Dikeçligil ise özgün bakış açısı ve ayrıntılardan ördüğü çarpıcı atmosferle okuru içine çeken etkisi uzun süre hissedilen sarsıcı bir öykü dünyası kurmayı başardığı için aynı ödülün sahibi oldu. En İyi İlk Öykü Kitabı Ödülü ise Kağıttan Kaplan ile Ceyhan Usanmaz’a verildi. Seçici Kurul, yazma-yazamama meselesini merkezine alarak okuru kurmacanın sınır tanımaz alanına davet eden, edebiyatın içsel evrenine taze ve cesur bir bakış sunmayı başardığı için ödüle layık buldu. Ödüller, 21 Kasım Cuma saat 20.00’de Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde düzenlenecek törenle sahiplerine takdim edilecek. Ayrıca, bu yılın ödül alanları 22 Kasım Cumartesi, Erdal İnönü Kent Parkı’nda saat 14.00-15.30 arasında Tuncer Çetinkaya moderatörlüğünde edebiyatseverlerle bir araya gelecek.
08 Kasım 2025 Cumartesi - 10:04
Asırlara meydan okuyan han, restore edilmeyi bekliyor
Yozgat’ın Saraykent ilçesine bağlı Kadışehri yolu üzerinde, Örencik ile Kesikköprü köylerinin kesiştiği noktada bulunan ve halk arasında ‘Kesikköprü Kervansarayı’ olarak bilinen tarihi yapı, dron kamerasıyla kaydedildi. Tarihi İpek Yolu üzerinde yapılmış olan Kesikköprü Kervansarayı, Çekerek Irmağı yakınında yer alıyor. Tarihi kayıtlara göre, 1239-1240 yıllarında Anadolu Selçuklu Sultanı 1. Alaeddin Keykubat’ın eşi Valide Sultan Melike Mahperi Hatun tarafından yaptırıldığı tahmin ediliyor. Karma tipte inşa edilen yapının hem kapalı bölümü hem de açık avlusu bulunuyor. Avlusu tamamen yıkılmış olan ve kapalı kısmı ise büyük ölçüde tahrip olan Kesikköprü Kervansarayı, restore edilmeyi bekliyor. İlçede yaşayan çiftçi İlhami Öztürk, tarihi yapıya sahip çıkılması çağrısında bulunarak; "Burası tarihi hanımız. Yıkık ve virane bir halde. Buralara sahip çıkılmasını istiyoruz. Sahip çıkarlarsa seviniriz. Sürekli gelenler oluyor. Böyle çekiyorlar, bakıyorlar. İlgi çekici bir yer. Buraya yetkililerden bu tarihi hanımıza sahip çıkılmasını istiyoruz" dedi.
08 Kasım 2025 Cumartesi - 09:03
Keçiören’de yöresel lezzetler final heyecanı yaşandı
Keçiören Belediyesi tarafından Türkiye Aşçılar Federasyonu iş birliğiyle Fatih Stadı’nda düzenlenen ve 5 gün süren 2. Geleneksel Serhat İlleri Yöresel Yemek Yarışması’nda dereceye giren 30 hünerli el, ödüllerini aldı. Heyecan dolu yarışmanın final töreni Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan ve eşi Filiz Özarslan’ın ev sahipliğinde yoğun katılımla gerçekleşti. Başkan Dr. Mesut Özarslan’a, aşçılık mesleğine verdiği emek ve kattığı değer dolayısıyla Türkiye Aşçılar Federasyonu tarafından madalya da takdim edildi. Heyecan ve sevinç bir arada yaşandı Yarışmada kete, hıngel ve kavut kategorilerinde birinciliği göğüsleyen lezzet ustalarının isimleri Ankara 47. Noter Başkâtibi Tevfik Kadri Anarat tarafından sırayla açıklandı. Birinciliği göğüsleyen yarışmacılar ve aileleri büyük sevinç yaşarken, kete kategorisinde birinci 500 bin TL, hıngel kategorisinde birinci 300 bin TL ve Kavut kategorisinde ise birinci 100 bin TL ödül kazandı. Her kategorilerde ilk 10’a giren yarışmacılara takdim edilen tüm ödüller, Serhat İlleri Federasyonu, bölgede faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ve iş insanlarının sponsorluğunda karşılandı. Keçiören’de büyük bir gastronomi şölenine sahne olan yarışmanın finali saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programa; CHP PM Üyesi Saniye Barut, CHP Keçiören İlçe Başkanı Görkem Cevahir Yıldırım, CHP Altındağ İlçe Başkanı Gökhan Urun, Ankara Ordu Dernekler Federasyonu Başkanı Mehmet Duman, Kars Dernekler Federasyonu Başkanı Nuri Deniz, Tüm Özel Halk Otobüsleri Birliği Genel Başkanı Ercan Soydaş, Ankara Sivaslı Dernekler Federasyonu Başkanı Maksut Yücegöğ, Türkiye Aşçılar Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Açıköz, Başkent Aşçılar Derneği Başkanı Gökhan Yılmaz, Erzurumlular Dayanışma Federasyonu Başkan Vekili Ümit Kırmızı, Atatürkçü Düşünce Derneği Keçiören Şube Başkanı Halime Şentürk, Keçiören Belediye Başkan Danışmanı İlahiyatçı Yazar Ayşe Sucu, belediye meclis üyeleri, muhtarlar, yarışmacıların aileleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Bu yarışma köklerimize ve kültürümüze sahip çıkmanın bir göstergesidir" Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan, 2. Geleneksel Serhat İlleri Yöresel Yemek Yarışması’nın ödül töreninde yaptığı konuşmada birlik ve beraberliğe, hizmet anlayışlarına ve milli değerlere vurgu yaparak şunları söyledi: "Biz kimsenin başına baş olmaya gelmedik, sizlerin hizmetkârı olmaya geldik. Her gün adım adım, karış karış Keçiören’in nasıl hizmetkârı oluruz, onun gayreti içindeyiz. Bizim derdimiz makam, mevki değil; gönüllere girmek, dua almak. Halkımızın derdiyle dertleniyor, sevinciyle seviniyoruz. Vatandaşlarımızın dertlerini, taleplerini dinliyoruz. Belediye başkanlığı masa başında değil, milletin arasında yapılır. Bu yarışma sadece bir yemek yarışması değil; köklerimize, kültürümüze sahip çıkmanın bir göstergesidir. Serhat illerimiz Kars, Ardahan, Iğdır bu ülkenin kültürel zenginliğinin temellerindendir. Biz bu toprakların mayasından gelen kardeşlik ruhunu yaşatıyoruz. Her yörenin bir lezzeti, her lezzetin de bir hikâyesi var. Bu hikâyeleri gelecek nesillere taşımak, geçmişe vefa göstermektir. Biz kuru kuruya bir milliyetçilikten bahsetmiyoruz. Bizim milliyetçiliğimiz, insanlığa hizmet eden, adaleti önceleyen, çalışkanlığı esas alan bir anlayıştır. Gerçek dindarlık da budur. Biz Hoca Ahmet Yesevi’nin, Horasan Erenleri’nin, Alperenlerin yolundan gelen bir milletiz. Onların öğrettiği gibi insanı sevmek, adaletten sapmamak, hizmeti ibadet bilmek bizim yolumuzdur. Halka hizmet, Hakk’a hizmettir. Biz bu anlayışla çalışıyoruz. Keçiören’in her köşesinde, her mahallesinde vatandaşımıza dokunacak işler yapmaya devam edeceğiz. Çünkü biz birlikte güçlüyüz, birlikte Keçiören’iz. Ne mutlu Türk’üm diyene." "Bu yarışma çok kıymetli" Cumhuriyet Halk Partisi PM Üyesi Saniye Barut ise yaptığı konuşmada Keçiören Belediyesi’nin toplumun her kesimine eşit hizmet sunduğunu vurgulayarak şunları dile getirdi: "Belediye Başkanımız seçimden bu yana hiçbir ayrım yapmadan hizmet ediyor. Kadınların her ilden katılım sağladığı bu yarışma çok kıymetli. Her yıl katılım artıyor. Keçiören halkı gerçekten çok şanslı. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum." "Bu yarışmanın asıl kazananı birlik ve beraberliğimiz" Cumhuriyet Halk Partisi Keçiören İlçe Başkanı Görkem Cevahir Yıldırım da konuşmasında dayanışma ve kardeşlik vurgusu yaparak, "5 gün boyunca Serhat illerimizin kültürünü yaşatan tüm katılımcılara teşekkür ediyorum. Bu yarışmanın asıl kazananı birlik, beraberliğimiz ve kardeşlik kültürümüzdür. Bu güzel organizasyon için Başkanımız Dr. Mesut Özarslan ve ekibini kutluyorum." dedi. "Başkanımız büyük destek veriyor" Ankara Sivaslı Dernekler Federasyonu Başkanı Maksut Yücegöğ de konuşmasında Başkan Mesut Özarslan’a teşekkür ederek, "15 gün önce de Sivaslılar olarak buradaydık. Başkanımız da bir Sivaslı olarak bu etkinliklere büyük destek veriyor. Biz de Sivas’ın özgün yemeklerini tanıtıyoruz. Bu konuda Başkanımıza teşekkür ediyoruz." ifadelerine yer verdi. "Yürekten teşekkür ediyorum" Kars Dernekler Federasyonu Başkanı Nuri Deniz ise yaptığı konuşmada, Keçiören Belediyesi’ne ve emeği geçenlere teşekkür ederek, "İkincisini düzenlediğimiz yarışmamızda jüri üyelerimize, sanatçılarımıza, yarışmacılarımıza ve en önemlisi bu organizasyona öncülük eden Keçiören Belediye Başkanımız Sayın Dr. Mesut Özarslan’a yürekten teşekkür ediyorum" dedi. "Büyük mutluluk duyuyorum" Erzurumlular Dayanışma Federasyonu Başkan Vekili Ümit Kırmızı konuşmasında Keçiören Belediyesi’ne teşekkür edip, "İkinci kez düzenlenen bu kültür ve dayanışma etkinliğinde bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Bu birlikteliğin artarak devam etmesini diliyorum" ifadelerini kullandı. "Etkinlik benim için ayrı bir gurur" Türkiye Aşçılar Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Açıköz, yaptığı konuşmada, Keçiören’de bulunmaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek, "Ben de bir Keçiörenliyim, 20 yıldan fazla bu ilçede yaşadım. Böyle bir etkinliğin burada yapılması benim için ayrı bir gurur. Turizmin kelebekleri dediğimiz aşçılarımızla ülkemizi her yerde temsil ediyoruz. Bu yarışma sadece Keçiören’e değil, tüm Türkiye’ye örnek olmalı" diye konuştu. Dereceye girenler noter tarafından açıklandı Protokol konuşmalarının ardından Ankara 47. Noter Başkâtibi Tevfik Kadri Anarat, noter imzalı zarf içindeki ödül kazanan isimleri sırayla açıkladı. Sonuçların duyurulduğu esnada heyecan dolu anlar yaşanırken, birincilerin ve dereceye girenlerin öğrenilmesiyle birlikte bu heyecan yerini sevince bıraktı. Programda, Tulpar Dans Topluluğu tarafından Kafkas dans gösterisi sergilenirken, sazı eline alan âşıkların keyifli atışmaları da etkinliğe renk kattı. Birinci 500 bin TL kazandı Kete kategorisinde birinci Güler Bayram 500 bin TL, ikinci Yeşim Kahraman 250 bin TL, üçüncü Pakize Ünlü ise 125 bin TL ödülün sahibi oldu. Hıngel kategorisinde birinci Emine Çiçek 300 bin TL, ikinci Dudu Atar 150 bin TL, üçüncü Ayça Çelik ise 75 bin TL ödül kazandı. Kavut kategorisinde birinci Betül Şimşek 100 bin TL, ikinci Remziye Pala 50 bin TL, üçüncü Songül Ünal da 25 bin TL ödül aldı. Her kategoride 10 yarışmacı dereceye girme başarısı gösterirken; Serhat İlleri Federasyonu, bölgede faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ve iş insanlarının sponsorluğundaki para ödülleri Başkan Özarslan ve protokol heyeti tarafından yarışmacılara takdim edildi. Toplam 562 yarışmacı ter döktü Toplam 562 yarışmacının 5 gün boyunca hünerlerini sergileyerek en lezzetli yemeği yapmak için mücadele ettiği yarışma, Fatih Stadı’na kurulan çadırlarda gerçekleştirildi. Yarışma, şartnamede yer alan kurallar ile puanlama sistemine göre uzman jüri üyeleri ve noter huzurunda yapıldı. Her çadırda yarışmacılar için gerekli malzemeler hazır bulunduruldu ve belirlenen süre sonunda hazırlanan yemekler görevliler aracılığıyla jüriye teslim edilerek tarafsız bir puanlama sağlandı. Kete kategorisinde 327, hıngel kategorisinde 183, kavut kategorisinde 52 yarışmacı büyük ödüle ulaşmak için kıyasıya yarıştı. Ödüller sponsorlar tarafından karşılandı Yarışmada takdim edilen para ödülleri Serhat İlleri Federasyonu, sivil toplum kuruluşları ve iş insanlarının sponsorluğunda karşılanırken; Keçiören Belediyesi kasasından herhangi bir harcama yapılmadı.
07 Kasım 2025 Cuma - 23:29
Mersin Kenti Edebiyat Ödülü Ahmet Ümit’in
Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) öncülüğünde bu yıl 18’incisi düzenlenen ve Türkiye’de kent adına verilen tek ödül olma özelliği taşıyan ’Mersin Kenti Edebiyat Ödülü’ne, polisiye türündeki romanlarıyla edebiyat dünyasında kendine özgü bir yer edinen Usta Yazar Ahmet Ümit layık görüldü. MTSO tarafından, Türkiye ve Mersin’de edebiyat ilgisini geliştirmek, nitelikli eserlerin görünürlüğünü artırmak amacıyla düzenlenen ödülün bu yılki sahibi, güçlü olay örgüleri, derin karakter analizleri ve dönemin sosyo-ekonomik yapısına ışık tutan eserleriyle tanınan Ahmet Ümit oldu. Ümit’e ödülünü MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ve Meclis Başkanı Hamit İzol birlikte takdim etti. "Çok şanslı bir yazarım" Kendisine verilen ödül nedeniyle duyduğu mutluluğu dile getiren Ümit, çocukluk yıllarında yazar olmayı hiç düşünmediğini ancak hayatın onu bu yola yönlendirdiğini ifade etti. "Ben yaşadıklarımı yazdım. 37 farklı dilde 150’ye yakın kitabım yayınlandı. Eserlerimden filmler, tiyatrolar, operalar yapıldı. Türkiye ve dünyada 15 milyona yakın kitabım basıldı. Bu benim değil, sizin başarınız. Çok şanslı bir yazarım" diyen Ahmet Ümit, iyi polisiye yazmanın zorluklarına da değindi. Ümit, "İyi edebiyat, iyi polisiyedir. Çünkü iyi polisiye; sağlam kurgu, güçlü karakterler, derin bir sosyo-ekonomik arka plan ve hikayenin gerektirdiği olağanüstü bir dil ister. Bu yönüyle hem çok zor hem de çok değerlidir" dedi. İlk kez 22 yaşında yaşadığı bir olayı kaleme alarak edebiyata adım attığını aktaran Ümit, "Bir yazarın iyi olup olmadığını belirleyecek tek ölçüt vardır: O da öldükten en az 25 yıl sonra hala okunuyorsanız iyi bir yazarsınızdır. Bu ödül, buna olan inancımı güçlendiriyor" diye konuştu. "Okumak yenilenmek, kendini yeniden inşa etmektir" MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Sefa Çakır ise çağın hızına vurgu yaparak okuma alışkanlığının giderek zayıfladığını belirtti. "Artık insanlar telefon ve bilgisayar ekranlarından dünyayı izliyor. Bir dokunuşla ulaşıyor, bir dokunuşla vazgeçiyor. Böyle bir çağda okumak çaba gerektiriyor. Oysa okumayan insan hep aynı yerde yaşar, okuyan yolculuk halindedir. Okumak, yenilenmek, kendini yeniden inşa etmektir" diyen Çakır, Ahmet Ümit’e Mersinliler adına teşekkür etti. "Yazan insan hisseden insandır" MTSO Meclis Başkanı Hamit İzol, roman yazmanın yalnızca teknik değil, derin bir duygusal süreci de gerektirdiğini ifade ederek, "Bir romanı yazabilmek için onu hissetmek gerekir. Bir karakterin ruhuna girebiliyorsanız, onu hissedebiliyorsanız gerçek anlamda yazarsınız. Başarı, vazgeçmemekle mümkündür" dedi. "Mersin Kenti Edebiyat Ödülü 18 yaşında" Seçici Kurul Üyesi Celal Soycan, ödülün 18. yılına ulaşmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Etkinliğin Türkiye’de bir ticaret ve sanayi odası tarafından verilen tek kent edebiyat ödülü olduğuna dikkat çekerek, "Bu ödül, Milli Eğitim Bakanlığının dahi dikkatini çekmiş ve LGS’de soruya konu olmuştur. Mersin adına önemli bir kültürel mirastır" ifadelerini kullandı.
07 Kasım 2025 Cuma - 22:30
"Yaşayan İnsan Hazinesi" unvanına sahip çini sanatçısı Hamza Üstünkaya için DPÜ’de anma töreni düzenlendi
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi’nde (DPÜ) Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından "Yaşayan İnsan Hazinesi" unvanına sahip olan ve geçen hafta yaşamını yitiren çini sanatçısı Hamza Üstünkaya için anma töreni gerçekleştirildi. Şehit Astsubay Ömer Halisdemir Kütüphanesi Konferans Salonu’nda düzenlenen anma törenine Kütahya Vali Yardımcısı Süleyman Ovalı, Rektör Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İsmail Yalçın ve Prof. Dr. Mustafa Arif Özgür, Genel Sekreter Yusuf Çetin, Hamza Üstünkaya’nın yakınları, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı. Programda Hamza Üstünkaya’nın yaşam öyküsünün anlatılması ve hakkında hazırlanan videonun izlenmesinin ardından Kur’an-ı Kerim okundu. Törende Fen Edebiyat Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Kazım Uysal, Mazhar Akalınoğlu, Mustafa Kıratlı, Adil Özkan, Gökhan Akça ve Gülseren Üstünkaya Öztuğcu birer konuşma yaptı. Rektör Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak, "Bugün burada bir ustayı değil, bir çağın kapanışını uğurlamak için toplandık. Hamza Üstünkaya, 1 Kasım 2025’te Kütahya’nın toprağına geri döndü. Ama biliniz ki o aslında hiç gitmedi. Çünkü o çiniye öylesine bir ruh üfledi ki, her bir fırın ateşinde onun nefesi, her bir kubbede onun duası, her bir motifte onun gözyaşı ve gülüşü sonsuza dek yaşayacak. Çini, bizim medeniyetimizde yalnızca bir süs değildir. Bir ayet, bir dua, bir aşk mektubudur. Caminin mihrabında ’Ya Hak’ diye fısıldayan mavi, türbenin kubbesinde açan lale, sarayın duvarında uçan rumi, bunlar insanı güzellikle hakikate taşıyan merdivenlerdir. Hamza usta bu merdivenin her basamağına kendi ruhundan bir parça koydu" dedi. "Çamurun kokusu onun ilk oyuncağı, sırın parlaklığı ilk ışığıydı" Rektör Kızıltoprak, "Düşünün 8 binden fazla desen, 8 binden fazla kez ’Bismillah’ dedi. 8 binden fazla kez toprağı sevdi. 8 binden fazla kez ’Allah’ım, bu renk senin rızan için olsun’ diye fırına verdi. Ve hiçbiri birbiriyle aynı değildi. Çünkü o Allah’ın her kuluna ayrı bir yüz, her çiçeğe ayrı bir koku verdiği gibi her çiniye ayrı bir hikmet, ayrı bir nefes verdi. Kütahya’nın dar sokaklarında babası Mehmet Usta’nın atölyesinde büyüdü. Okul defteri yerine çini levhalarını, kalem yerine fırçayı, silgi yerine sabrı seçti. Çamurun kokusu onun ilk oyuncağı, sırın parlaklığı ilk ışığıydı. Çocuk yaşta atölyeye adım attığında belki de kaderini değil, bizim kaderimizi çizmişti. O, mirası devralmakla yetinmedi, onu yeniden doğurdu. Geçmişin zarafetini geleceğin diliyle konuşturdu. Toprağa can, renge anlam, sanata ölümsüzlük kattı. Ve en güzelini yaptı. Bu ateşi başkalarına da aktardı. Yüzlerce öğrenci yetiştirdi. Her biri onun elinden tutmuş birer ışık. Bugün o ışıklar, onun yokluğunda bile Kütahya’nın her köşesini aydınlatıyor. Hamza usta gitti ama çinileri konuşuyor. Bir lale açtığında onun gülüşü açılıyor. Bir rumi kıvrıldığında onun kalbi kıvrılıyor. Bir mavi parladığında onun gözlerindeki o derin Kütahya mavisi parlıyor" ifadelerini kullandı. "Şimdi bize düşen onun bıraktığı fırçayı yere düşürmemek" "Şimdi bize düşen onun bıraktığı fırçayı yere düşürmemek" diyen Rektör Kızıltoprak, "Onun ’Bismillah’ dediği her desene sahip çıkmak. Onun sabrını, onun aşkını, onun Kütahya’sını yaşatmak. Ey Hamza usta sen toprağa döndün ama senin çinilerin gökyüzünde. Sen sustun ama desenlerin hâlâ dua okuyor. Elveda demiyoruz. Çünkü sen her fırın açıldığında, her çini parladığında bir kez daha aramıza dönüyorsun. Allah rahmet eylesin. Mekânın cennet, çinilerin ebediyete nakşolsun" dedi. Törenin ardından katılımcılar kütüphane binası içinde Hamza Üstünkaya’nın çalışmalarını yürüttüğü ve kendi adı verilen Çini Tasarım ve Uygulama Atölyesi’ni ziyaret etti. Anma programı kapsamında DPÜ Vakıf Camii’nde Hamza Üstünkaya için mevlit okunarak, helva da dağıtıldı.
07 Kasım 2025 Cuma - 18:14
Isparta Belediyesi Şehir Tiyatroları "Eyvah Yine Karıştı" adlı komedi oyunu ile perdelerini açtı
Isparta Belediyesi ile Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi iş birliğiyle kurulan Isparta Belediyesi Şehir Tiyatroları, "Eyvah Yine Karıştı" adlı komedi oyunu ile perdelerini açtı. Isparta Belediyesi Kültür Merkezi’nde sahne alan oyuna ilgi ise bir hayli yoğundu. Isparta, kültür ve sanat alanındaki yeniliklerine devam ediyor. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in öncülüğünde Isparta Belediyesi ile Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi iş birliğiyle Isparta Belediyesi Şehit Tiyatroları kuruldu. Belediye ile üniversite iş birliğinde kurulan ve Türkiye’de ilk olma özelliğine sahip olan Isparta Belediyesi Şehir Tiyatroları, "Eyvah Yine Karıştı" adlı komedi oyunu ile perdelerini açtı. Tiyatro gösterimi öncesi Isparta Belediyesi Şehit Tiyatroları galası yapıldı. Düzenlenen galaya Isparta Belediye Başkan Yardımcıları Uğur Büyükçulcu ve Özler Erdoğan, ISUBÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Ramazan Özçelik, AK Parti İl Başkanı Furkan Cem Er, MHP İl Başkanı Önder Topçu, ITSO Başkanı Metin Çelik, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı. Özçelik: "Belediyemizin desteği takdire şayandır" Galanın açılış konuşmasını yapan ISUBÜ Rektör Vekili Prof. Dr. Ramazan Özçelik, Isparta Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun kuruluşunda Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in büyük desteklerinin olduğunu belirterek, desteklerinden dolayı Başkan Başdeğirmen’e teşekkür etti. Rektör Vekili Özçelik, "Devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa tam bir hayata malik olamaz. Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir’ sözünden ilham aldığımızda Isparta Belediyesi ve Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi iş birliğinde şehrimizin kültürel hayatına büyük katkılar sağlayacağını umduğumuz bu büyük projeyi hayata geçirmekten büyük gurur ve mutluluk duyuyoruz. Isparta Belediyesi ile gerçekleştirdiğimiz bu ortaklık yalnızca bir şehir tiyatrosu kurma projesi olması ötesinde akademik bilgi ve deneyimin sahne sanatlarıyla buluştuğu bir ekosistem oluşturmaktadır. Isparta Belediyemizin kültür ve sanat alanına verdiği önemin bir sonucu olarak bu proje şehrimizdeki tüm vatandaşlarımızın sanatla buluşması için eşsiz bir fırsattır. Isparta Belediyemizin şehir tiyatrosunun kurulmasında sağladığı destek takdire şayandır. Tiyatro salonlarının modernize edilmesinden teknik ekipman ve altyapının sağlanmasına kültürel etkinliklerin organize edilmesinden, şehrin tüm ilçelerine tiyatro etkinliğinin sağlanmasına kadar belediyemizin katkısı, sürecin başarılı olmasında kritik bir rol oynamaktadır. Bu nedenle Isparta Belediye Başkanımız Şükrü Başdeğirmen’e çok teşekkür ediyoruz" dedi. Büyükçulcu: "Çocuklarımızı da tiyatroyla buluşturuyoruz" Isparta Belediye Başkan Yardımcısı Uğur Büyükçulcu, Isparta Belediyesi Şehir Tiyatroları için Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in önemli destekler verdiğini belirterek, ISUBÜ’nün sanata olan duyarlı yaklaşımının da sürece katkısı olduğunu vurguladı. Başkan Yardımcısı Büyükçulcu, "İçinde bulunduğumuz Isparta Belediyesi Kültür Merkezi bugün tarihi bir ana daha şahitlik ediyor. Belediye ile üniversite iş birliğinde kurulan ve Türkiye’de bir ilk olan Isparta Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun gala programını yapıyoruz. Isparta Belediyesi Şehir Tiyatroları, kentimizin kültür ve sanat yaşamında kalıcı bir soluk kazandırmak amacıyla 2025 yılında Belediye Başkanımız Sayın Şükrü Başdeğirmen’in direktifleri doğrultusunda bugünlere geldi. Başkanımızın ve ekibimizin yoğun çalışmalarıyla Isparta’nın kültürel kimliğini güçlendirmeyi, tiyatroyu toplumun her kesimiyle buluşturmayı, hedefleyerek kuruluş sürecinde yerel sanat topluluklarının birikimini, belediyemizin desteğini ve akademik çevrelerin katkısını bir araya getirmeye gayret ettik. ISUBÜ’nün sanata olan duyarlı yaklaşımı bu süreçte bizler için önemli bir dayanak olmuştur. Bu iş birliği ile Isparta’nın kültürel dönüşümü olumlu yönde olacaktır. Şehir tiyatrolarımızın seçmelerine 106 kişi başvurdu. Yapılan seçmelerde 21 oyuncu Isparta Belediyesi Şehir Tiyatrosuna girmeye hak kazandı. Ayrıca bu ekip, çocukları da tiyatroyla buluşturacak. Çocuklar için tiyatro gösterisi ise 9 Kasım saat 15.00’da yine Isparta Belediyesi Kültür Merkezi’nde olacak" diye konuştu. Galanın ardından "Eyvah Yine Karıştı" adlı komedi oyunu sahnelendi. Salonun hınca hınç dolduğu oyun, izleyenler tarafından büyük beğeni topladı.
07 Kasım 2025 Cuma - 17:27
Sorgun’da kadınların gücüne güç katacak üçüncü Hilal Ev açıldı
Sorgun Belediyesi, kadınların sosyal hayata katılımını desteklemek ve aile ekonomilerine katkı sağlamalarına imkan tanımak amacıyla hayata geçirdiği ‘Hilal Evleri’ projesinin üçüncüsünü Agah Efendi Mahallesi’nde hizmete açtı. Yaklaşık 400 kadına hizmet vermesi hedeflenen yeni Hilal Evi, içerisinde bulunan Çocuk Kütüphanesi ile de annelerin hayatını kolaylaştıracak önemli bir detaya sahip. Bu sayede kadınlar, çocuklarını güvenle yanlarında getirerek hem kendileri kurs ve etkinliklerden faydalanabilecek hem de çocuklarının kültürel gelişimine katkıda bulunabilecekler. Hilal Evlerden sorumlu Çini Öğretmeni Hale Ekim, çini işleme, ahşap, sepet, dikiş-nakış, kuaförlük, fitness, yemek ve pasta kursları olduğunu söyledi. Kadınların sosyalleşirken ev ekonomisine de katkı sağladığını belirten Ekim, "Hanımlar Hilal Evlerden oldukça memnun. Onlar için burası bir terapi niteliğinde. Sosyalleşme ve etkinlik için kültür evi olarak burayı tercih ediyorlar" dedi. Öğretmen Fatma Özkaya ise Hilal Evlerin, Kadın Kooperatifi özelliğine değindi. Özkaya, "E-ticaretle uğraşıyoruz. Satışlarımız var. Bayanlar oradan parça başına ücret alıyorlar. Hilal Evlerde üretilen ürünlerin satışını e-ticaret üzerinden yapıyoruz" ifadelerini kullandı. "Ödüllü projemiz 2019’dan bu yana devam ettiriliyor, üçüncüsü açılıyor" Açılışta konuşma yapan Sorgun Belediye Başkanı Erkut Ekinci, Malatya’da belediyelerin projelerinin yarıştığı bir yarışmada Hilal Evler projesinin birinci olduğunu ifade ederek sözlerine başladı. Başkan Ekinci sözlerini şöyle sürdürdü: "Ödül alan bir projenin 2019’dan bu yana devam ettiriliyor olması ve bugün de burada üçüncü Hilal Evi hayata geçiriyor olmamız bizim için çok büyük bir gurur kaynağı. Buralar bir tedavi merkezi. Bu mekanları açıyoruz ki depresyon rahatsızlığı olan hastalarımızı tedavi edelim. Çocukların kullanabileceği alanlar oluşturuyoruz ki anneler biraz olsun rahat etsin." "Dördüncü Hilal Ev ve ikinci Bebek Kütüphanesi açılacak" Sıradaki Hilal Evin müjdesini veren Başkan Ekinci, dördüncü Hilal Evin, Aydınlıkevler Mahallesinde açılacağını duyurdu. Kış şartlarında çocukların sosyalleşmesinin zor olduğunu belirten Ekinci, "Millet Bahçesi içinde faaliyete geçirdiğimiz kapalı alan çocuk oyun grubumuz var. Bir müjde daha vereyim. İl Özel İdaresi eski binasının tahsisi Sorgun Belediyesi’ne yapıldı. Orada en kısa zamanda kış aylarında çocukların gidebileceği alanı oluşturacağız. Alt katına da ikinci bebek kütüphanesi yapacağız" dedi. Açılış kurdelesinin açılması ve sınıfların gezilmesiyle program sona erdi.
07 Kasım 2025 Cuma - 17:08
Çal, Güney ve Buldan turizm rotası ziyaretçilerini bekliyor
DENİZLİ (İHA) – Denizli’de Çal, Güney ve Buldan turizm rotasında düzenlenen geziler, bu bölgedeki doğal, tarihi ve kültürel güzelliklerini tanıtıyor. Denizli’nin turizm potansiyelini gençlere ve Denizlili gezi meraklılarına tanıtmak, farkındalık oluşturmak amacıyla yeni bir turizm rotasını uygulamalı olarak turizme kazandırıyor. Katılımcılar Laodikeia Antik Kenti, Kaklık Mağarası, Çal Kısık Kanyonu, Apollon Lairbenos Tapınağı, Çal köyleri, Güney Şelalesi, Tripolis Antik Kenti ve Buldan ilçesini ziyaret etti. Katılımcılar hem kentin zengin turizm değerlerini yakından tanıma, hem de tarih ve doğayla iç içe keyifli zaman geçirme olanağı buldu. Gezi meraklılarına yönelik olarak başlatılan proje ile Denizli’nin sahip olduğu turizm hazinelerinin daha geniş kitlelere tanıtılması, gençlerin kent kimliğine bağlılıklarının güçlendirilmesi ve kültürel miras bilincinin artırılması hedefleniyor.
07 Kasım 2025 Cuma - 16:59
Tarsus’u karnaval kentine dönüştüren ’4. Uluslararası Tarsus Festivali’ başladı
Mersin Büyükşehir Belediyesinin geleneksel hale getirdiği ve bu yıl ’toprakta tarihi, sofrada tat, sokakta neşe’ sloganıyla düzenlenen 4. Uluslararası Tarsus Festivali, Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından gelen binlerce kişinin katılımıyla başladı. Tarsus’un binlerce yıllık tarihini, doğal güzelliklerini, kültürünü ve gastronomisini üç gün boyunca birbirinden renkli etkinliklerle tanıtacak festival, kenti adeta bir karnaval havasına bürüdü. Festivalin ilk gününde, Yarenlik Alanı, St. Paul Meydanı, Kültür Park, Kırkkaşık Bedesteni ve Yeryüzü Pazarı gibi kentin en işlek noktaları gün boyu dans gösterilerine, konserlere, yazar buluşmalarına ve atölyelere ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin yanı sıra Kosova’dan ’Kastriotet’ ve Bosna Hersek’ten ’Ivan Planina Tarin’ folklor ekiplerinin sahne aldığı dans gösterileri, izleyenler tarafından büyük beğeni topladı. Geleneksel kıyafetleriyle sahne alan dansçılar, Tarsus sokaklarını karnaval alanına çevirdi. ’Tataki-Zome’ Atölyesi yoğun ilgi gördü Festival kapsamında gerçekleştirilen ’Tataki-Zome Çiçek Baskı Atölyesi’, doğanın renklerini kumaşlara taşıdı. Geleneksel kökboyama ve Japon çekiç baskı tekniklerini birleştiren eğitmen Gizem Dündar, katılımcılara unutulmaz bir deneyim yaşattı. Tarsus’un tarihi dokusuna hayran kaldığını belirten Dündar, "Bu festival, enerjisiyle, tarihiyle ve kültürüyle çok özel bir etkinlik. Her detayı özenle düşünülmüş" dedi. Tarsus Müzesi ve TADEKA stantları ilgi odağı oldu Tarsus Müzesi önünde kurulan stantlarda yöresel yiyecekler, el işi ürünler ve kitaplar ziyaretçilerden büyük ilgi gördü. TADEKA Edebiyat Kurulunun standında Tarsuslu yazarların eserleri sergilenirken, edebiyat sohbetleri de festival ruhuna renk kattı. Tarsuslu yazar Yılmaz Aydoğan, "Her yıl ilgi artıyor. Bu festival Tarsus’un tanıtımı için çok önemli bir fırsat. Emeği geçenlere teşekkür ederim" ifadelerini kullandı. Kültür Parkta her yaşa uygun etkinlikler Festivalin en canlı alanlarından Kültür Park, üç gün boyunca her yaştan ziyaretçiye hitap eden etkinliklerle dolup taştı. Yeme-içme stantları, sanat sergileri, çanak çömlek ve çiçek dikim atölyeleri, hayvan sahiplendirme etkinlikleri, sanal gözlem ve bilim atölyeleri büyük ilgi gördü. Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesinin tanıtım standı, Mercan Gözlemevinin teleskopla güneş gözlemleri, spor turnuvaları ve teknoloji atölyeleri festivalin dikkat çeken etkinlikleri arasında yer aldı. Tiyatro tutkunları ’Oyunculuk Atölyesi’nde buluştu Festival kapsamında Mersin Şehir Tiyatrosu oyuncusu Ömer Faruk Ustaoğlu tarafından verilen ’Oyunculuk Atölyesi’ büyük ilgi gördü. Katılımcılar sahnede nefes, artikülasyon, doğaçlama ve beden dili üzerine çalışmalar yaptı. Ustaoğlu, "Diksiyon, diyafram nefesi ve doğaçlama çalışmaları yaptık. Katılımcılar çok istekliydi, keyifli bir atölye oldu" diye konuştu. Küçük eller ’Kukla Yapım Atölyesi’nde Buluştu St. Paul Meydanında düzenlenen ’Kukla Yapım Atölyesi’, minik katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Mersin Şehir Tiyatrosu sanatçısı Fatih Selçuk yönetimindeki atölyede çocuklar rengarenk kuklalar yaparak eğlenceli vakit geçirdi. TADEKA binasında düzenlenen ’Oyunla Tiyatro Atölyesi’, 6-9 yaş arası çocukların yeteneklerini sahneye taşımalarını sağladı. 9 Kasım’a kadar sürecek olan 4. Uluslararası Tarsus Festivali, konserler, gastronomi buluşmaları, dans gösterileri, sanat etkinlikleri ve atölyelerle Tarsuslulara ve kente gelen misafirlere unutulmaz anlar yaşatacak.
07 Kasım 2025 Cuma - 16:07
Aliağa Kent Kitaplığı yeni eserlerle büyümeye devam ediyor
Aliağa Belediyesi, son yıllarda tarihten coğrafyaya, arkeolojiden kent kültürüne kadar farklı alanlarda birçok kitap yayımladı. Belediyenin yayıncılık markası "Aliağa Kent Kitaplığı" logosuyla yayımlanan eserler, vatandaşlar ve akademik çevrelerce büyük ilgi gördü. Aliağa Belediyesi, "Aliağa Kent Kitaplığı" yayınevinin ardından 2023 yılında "Aliağa Çocuk" adıyla ikinci yayınevini kurdu. 2026 yılında belediye tarafından her iki yayınevinden de yeni eserler okurlarla buluşacak. "En çok yayın yapan yerel yönetimlerden biri" Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar’ın kültür vizyonu kapsamında 2014 yılında kurulan Aliağa Kent Kitaplığı, kent tarihi ve kültürüyle ilgili onlarca esere ve bilimsel çalışmaya imza attı. Başkan Serkan Acar’ın göreve gelir gelmez başlattığı "Aliağa Kent Belleği Araştırmaları" ve "Aliağa Kent Kitaplığı" projeleriyle, Aliağa ve çevresinin tarihi, kültürel, arkeolojik ve doğal zenginlikleri kent belleğine kazandırıldı. Bugüne kadar yayımlanan 22 eserle, Aliağa Belediyesi Türkiye’de en çok kitap yayımlayan yerel yönetimlerden biri oldu. Bilginin ışığında aliağa kent kitaplığı "Aliağa Kent Kitaplığı" yayınevinden 2026 yılında yeni eserler okurlarla buluşacak. Belediye tarafından 2026’da "Aliağa ve Çevresindeki Türk Eserleri", "Aliağa’da Ekonomik ve Sosyal Yaşam: 1923-1960", "Aliağa’nın Doğal Zenginlikleri: Ağaçlar, Çalılar ve Bitkiler", "Helvacı Kilimi", "Aliağa Gastronomi Kültür Envanteri", "Myrina, Kyme, Gryneion, Tisna, Aigai" antik kentleri tanıtım kitapçıkları, "Helvacı Halkbilim Çalışması" ve "Uzaktaki Aiolis: Dünya Müzelerindeki Aiolis Eserleri" gibi eserler yayımlanacak. Çocuklar unutulmadı: 3 yeni çocuk kitabı geliyor "Aliağa Çocuk" yayınlarından daha önce iki macerası yayımlanan "Ali ve Ece" resimli çocuk öyküleri serisinin "Ali ve Ece 23 Nisan’da", "Ali ve Ece Yavru Flamingo" ve "Ali ve Ece Piknik Günü" adlı serisi ise 2026 yılının ilk aylarında çocuklarla buluşacak.
07 Kasım 2025 Cuma - 15:58
II. Dünya savaşında Türkler
Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Satan, Türkiye’nin II. Dünya Savaşına fiili olarak katılmamasına rağmen 4 milyon Özbek, Kırgız, Kazak, Türkmen, Azerbaycan, Kafkasya ve Kırım Türklerinin hayatlarını kaybettiğini belirtti. Satan, "Türk Devletler Teşkilatı bu acıları duyurmayı kendisine görev edinmeyi, özellikle sinema ve belgesel yapının teşvik edilmeli" Eskişehir Türk Ocaklarında 2. Dünya Savaşında Türkler konuşuldu. Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Satan, yaptığı konuşmada, 1939-45 arasında süren II. Dünya Savaşına Türkiye’nin fiili olarak katılmadığını anlattı. Türkiye’nin neredeyse harp bittikten sonra müttefiklerin yanında güya harbe katıldığını ilan ettiğini, ama zaten harp bittiğini belirten Satan, "Türkiye harbe katılmadı amma, Türk Milleti harbin tamda ortasındaydı. Zira Sovyet ordusunun takriben yüzde 40’ı Türk soylu idi. Yapılan hesaplamalara göre Sovyetler 6 milyon Türk’ü askere aldı. Özbek, Kırgız, Kazak, Türkmen, Azerbaycan Türkleri, Kafkasya Türkleri, Kırım Türkleri ve daha niceleri. 2. Dünya savaşının tek mağduru Yahudiler gibi bir algı var. Sadece Yahudiler değil bütün milletler acı çekti. Harpte en çok kayıp veren asker ve sivil Sovyetler idi takriben 27 milyon. Sırasıyla; 20 milyon Çin, 12 milyon civarında Almanya, 6 milyon civarında Polonya ve takriben 4,5 milyon Türk soylu, yani harbe güya girmedik amma Sovyet ordusunun içerisindeki adı sanı, soyu sopu Türkoğlu Türk olan 6 milyonun 4 milyonu öldü veya kaybedildi. Harbin mağlubu Japonya’nın 2 misli ölü" diye belirtti. Türkiye dışındaki bütün Türklerin bu savaşa girdiğini, ancak bunun kendi rızaları ile olmadığını anlatan Prof. Dr. Ali Satan, "İşgali altında bulundukları, özellikle Sovyetler tarafından askere alınıp ön cephelere gönderildiler. Savaşta ölenler şanslıydı, ölmeyip esir olanlar için acı dolu yıllar başladı. Esir kampları adeta ölüm kampları oldu. Açlık, yokluk, hastalık, yorgunlukla perişan oldular. Türk Dünyası ve Türkler için savaşın bitmesi acıları bitirmedi. Müttefikler tarafından Stalin’in talebe üzerine Sovyetlere teslim edilen Türk soylu esirlerin kurşuna dizilmesi, Stalin yönetiminin sürgünleri, savaşta esir olanların cezalandırılması, parçalanmış aileler ve artan kızıl baskılar ile acı ve ıstırapların etkileri 1990’lara kadar devam etti" dedi. Ali Satan, bu konuda daha çok akademik çalışma yapılması ve Türk Devletler Teşkilatının bu acıları duyurmayı kendisine görev edinmesi gerektiğini özellikle sinema ve belgesel yapımının teşvik edilmesi gerektiğini hatırlattı. Toplantıya çok sayıda ilgili ve heyecanlı dinleyici topluluğu katıldı. Sorulan soruların cevaplandırılmasından sonra Eskişehir Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal da bu çalışmanın Türk dünyasının milli bilinç ve hissiyatının uyanması ve gelecek nesillere aktarılması için bir başlangıç olmasını dilediğini ifade ederek Satan’a Şükran Beratını takdim etti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder